KELİME RÖNTGENİ 2021 / 1 2021 YDS - 1 Kelime Röntgeni SORU 1. Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları take into account hesaba katmak, düşünmek take into consideration outfit malzeme, teçhizat gear, equipment resemblance benzerlik similarity likeness adjustment ayarlama, adaptasyon alteration, modification deterrent engelleyici, caydırıcı restrictive, limiting submission arz, bildirme, itaat supply, obedience adherence bağlılık, sadakat devotion, loyalty particular belirli, özel certain, specific utilisation faydalanma, kullanma use, employment withdrawal bırakma, geri çekilme removal, drawing precaution önlem, tedbir safeguard, protection termination son verme, son bulma end, finish prevalence yaygınlık, hakim olma commonness, occurrence absorb emmek, içine çekmek take in, soak up release salmak, yaymak discharge, give off hospitable konuksever, misafirperver welcoming, friendly convertible çevrilebilir, değiştirilebilir exchangeable, alterable instantaneous ani, anlık rapid, sudden detrimental zararlı, hasar veren harmful, damaging preliminary ilk, ön, giriş initial opening issue mesele, sorun problem, challenge exponentially üssel, katlanarak increase incrementally conveniently uygun olarak, rahatlıkla suitably, fittingly alternatively alternative olarak alternatingly precisely açık olarak, tam olarak exactly, specifically fruitfully yararlı bir şekilde productively, prolifically 2. SORU 3. SORU 4. SORU www.modadil.com 2 2021 YDS - 1 5. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları basic temel, ana elemental, essential competence yeterlik, kabiliyet capability, expertise vocational mesleki professional task görev, vazife duty, undertaking exclude hariç tutmak except, omit relieve rahatlatmak ease, alleviate deteriorate bozulmak, kötüleşmek worsen, weaken restrict kısıtlamak, sınırlandırmak limit, confine attain elde etmek, ulaşmak achieve, accomplish minefield risk içeren durum, mayın tarlası - momentum hız speed, velocity hand over devretmek, teslim etmek deliver, submit look for araştırmak, aramak search, seek turn down reddetmek, geri çevirmek refuse, decline give up bırakmak, terketmek abandon quit run into rast gelmek, karşılaşmak bump into encounter seminal son derece önemli critical, vital mortality ölüm oranı death rate, fatality rate reveal açığa çıkarmak find out, ascertain substantial önemli, kıymetli significant, outstanding signify göstermek, işaret etmek indicate, point approximately yaklaşık olarak roughly, about artificial yapay, suni fake, non-natural limb uzuv part, organ 6. 7. 8. 9. SORU SORU SORU SORU 3 www.modadil.com 2021 YDS - 1 10. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları excessive haddinden fazla, aşırı immoderate, enormous starvation açlık çekme famishment, malnutrition concern kaygı, tasa worry, apprehension demand talep requirement, need replenish tazelemek, yeniden doldurmak refill, refresh beneficial faydalı, yararlı advantegous, useful purpose maksat, amaç object, aim poisonous zehirli dangerous, destructive 11. 12. 13. SORU SORU SORU i̇ ntimate samimi, içten sincere, warm i̇ ntensification yoğunlaştırma, güçlendirme boost, development exploitation istismar, kötüye kullanma victimization, using victimization mağduriyet exploitation, using component bileşen factor, ingredient conventional geleneksel traditional, ordinary be endowed with sahip olmak enjoy, carry debut sahneye çıkış, ortaya çıkma appearance, entrance 14. 15. SORU SORU www.modadil.com 4 2021 YDS - 1 16. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları medium araç, vasıta instrument, tool scholarly bilimsel, ilmi intellectual, erudite advent geliş, ortaya çıkma arrival, coming entirely tümüyle, tamamıyla completely, wholly i̇ nspire ilham vermek animate, activate upheaval kargaşa, ayaklanma unrest, turmoil temsil etmek, yansıtmak symbolize, reflect constitution anayasa basic law, charter withdraw geri çekmek, ayrılmak - manhood suffrage sadece erkek vatandaşların oy verme hakkının olması - adopt kabul etmek, benimsemek accept, embrace provide sağlamak, temin etmek supply, render inspiration esin, ilham encouragement, incentive border hudut, sınır boundary, borderline legacy miras heritage, inheritance eventually sonunda, nihayetinde finally, ultimately force zorlamak, mecbur etmek obligate, compel ruling yöneten, iktidarda olan governing, ruler adopt benimsemek embrace, take on 17. 18. SORU SORU represent 19. 20. 21. SORU SORU SORU 5 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ 17-21. sorular 1. Cloze Test Çevirisi According to classical Western historiography, modernity begins in 1789 with the advent of the French Revolution. This is, perhaps, NOT entirely DUE TO the many social changes inspired by that upheaval. It is also because of the political change, marking the break between the former regime and modernity BECAUSE the French Revolution represents the beginning of modern political culture. Between 1791 and 1795, France ADOPTED three constitutions. These were a liberal constitutional monarchy, a democratic republic based on universal manhood suffrage and a liberal republic. All three provided inspiration for constitutional monarchists, democrats and liberals far BEYOND the borders of France. Indeed, the legacy of the 1791 constitution eventually forced most ruling 19th-century monarchs TO ACCEPT a constitution limiting their powers. And of the 29 constitutions adopted in Europe during 1791 – 1802 alone, 26 were the result of direct French influence. Klasik Batı tarihçiliğine göre modernite, 1789’da Fransız Devrimi’nin ortaya çıkmasıyla başlar. Bu, belki de bütünüyle, bu ayaklanmadan ilham alan birçok sosyal değişiklikTEN KAYNAKLANMAMAKTADIR. Aynı zamanda, eski rejim ile modernite arasındaki kopuşu işaret eden siyasi değişimden dolayıdır ÇÜNKÜ Fransız Devrimi, modern siyasi kültürün başlangıcını temsil eder. 1791 ve 1795 yılları arasında Fransa üç adet anayasayı KABUL ETTİ. Bunlar liberal bir anayasal monarşi, sadece erkek vatandaşların oy verme hakkının olduğu demokratik bir cumhuriyet ve liberal bir cumhuriyetti. Üçü de Fransa sınırlarının çok ÖTESİNDE anayasal monarşistler, demokratlar ve liberaller için ilham kaynağı oldu. Gerçekten de, 1791 anayasasının mirası, nihayetinde 19. yüzyıl hükümdarlarının çoğunu yetkilerini sınırlayan bir anayasayı KABUL ETMEYE zorladı. Ve sadece 1791-1802 döneminde Avrupa’da kabul edilen 29 anayasadan 26’sı doğrudan Fransız etkisinin sonucuydu. 22. SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları enthralling büyüleyici, çekici fascinating, captivating i̇ nterweaving birbirinini içine girme interpenetration manhood erkeklik, yetişkinlik adulthood, maturity execute öldürmek, katletmek kill, slay recall hatırlamak, anımsamak remember, recollect convert değiştirmek, dönüştürmek change, alter anticipate öngörmek, tahmin etmek foretell, predict betray ihanet etmek, aldatmak deceive, be disloyal to associate dost, arkadaş fellow, partner at the expense of -nın zararına, -nın pahasına to the detriment of as opposed to -nın aksine contrary to, unlike on account of -den dolayı, -nın yüzünden due to, because of, owing to except for -nın haricinde but, except, saving in comparison karşılaştırıldığında by comparison with superb harika, mükemmel brilliant, marvellous cast oyuncular players, performers 23. SORU www.modadil.com 6 2021 YDS - 1 24. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları collaboration işbirliği association, partnership remarkably önemli biçimde significantly, considerably menacing tehditkar, tehdit edici threatening yıpranmak, etkisi geçmek wear off, go down sustain sürdürmek, devam ettirmek maintain, retain climax doruk, zirve peak, summit 25. SORU erode 26. SORU 22-26. sorular 2. Cloze Test Çevirisi Martin Scorsese’s Goodfellas (1990) is a long, violent and enthralling interweaving of biography, social observation and black comedy. It is a story based on the real life of Henry Hill, who grew to manhood in the Mafia and eventually BETRAYED his former associates, sending them to prison for the rest of their lives. The film is considered to be successful by critics and audiences ON ACCOUNT OF its superb cast, which includes some of the best of New York’s character actors: Paul Sorvino, Lorraine Bracco as Hill’s wife, Robert De Niro in his sixth collaboration with director Scorsese, and Joe Pesci, who gives a remarkably realistic performance as a menacing gangster ON the rise. As Henry Hill, the actor Ray Liotta gives a complex portrayal of an Irish-Italian kid who succeeds in his youthful ambition TO GAIN popularity as a wealthy gangster, only to have his position slowly eroded until it almost destroys him. Martin Scorsese sustains the fast tempo of the tale to an exciting, artful climax, EVEN THOUGH some questioned whether Goodfellas glamorised or made criminals appear too sympathetic. Martin Scorsese’nin Goodfellas’ı (1990), biyografi, sosyal gözlem ve kara komedinin uzun, şiddetli ve büyüleyici bir karışımıdır. Mafyanın içinde büyümüş ve sonunda eski iş arkadaşlarına İHANET EDEN ve onları ömür boyu hapse gönderen Henry Hill’in gerçek hayatına dayanan bir hikayedir. Film, eleştirmenler ve izleyiciler tarafından, New York’un en iyi karakter oyuncularından bazılarının da yer aldığı muhteşem kadrosuNDAN DOLAYI, başarılı olarak kabul ediliyor: Paul Sorvino, Hill’in karısı olarak Lorraine Bracco, yönetmen Scorsese ile altıncı işbirliğinde Robert De Niro, ve İSİM YAPMAKTA OLAN tehditkar bir gangster olarak dikkat çekici derecede gerçekçi bir performans sergileyen Joe Pesci. Henry Hill’i canlandıran aktör Ray Liotta, gençliğinde varlıklı bir gangster olarak popülerlik KAZANMA hırsında başarılı olan İrlandalı-İtalyan bir çocuğun karmaşık bir tasvirini sergiliyor, ancak konumu onu neredeyse yok edene kadar yavaş yavaş yıpratıyor. Martin Scorsese, hikayenin hızlı temposunu heyecan verici, sanatsal bir doruğa kadar sürdürüyor, AMA bazıları Goodfellas’ın çekici mi yoksa suçluları fazla sempatik mi gösterdiğini sorguluyor. 7 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ SORU 27. Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları regard hesaba katmak, düşünmek consider, perceive i̇ ntricate karmaşık, girift complex, entangled prevent engellemek, önlemek hamper, restrain subject konu, denek topic, theme stimulate gayrete getirmek, teşvik etmek encourage, spur i̇ nduce harekete geçirmek promote, encourage vigour dinçlik, coşku vitality, energy bring on sebep olmak give rise to, cause lead to sebep olmak result in, bring about imminent olması yakın, eli kulağında impending, upcoming deadline son teslim tarihi drop-dead date beneficial faydalı, yararlı helpful, useful trigger tetiklemek spark, stimulate discourage caydırmak, cesaretini kırmak daunt, dishearten approach yaklaşım access, path disapproval hoşnutsuzluk, onaylamama displeasure, infelicity subliminal bilinçdışı unconscious credible inandırıcı, güvenilir convincing, persuasive proponent taraftar olan kimse advocate, supporter obvious apaçık, aşikar clear, apparent detrimental zararlı harmful, damaging dissipate yok olmak, yayılmak disappear, spread aspect açı, yön, taraf viewpoint, standpoint spur teşvik etmek promote, encourage coping strategies baş etme stratejileri - 28. 29. SORU SORU 30. SORU www.modadil.com 8 2021 YDS - 1 31. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları sophisticated çok yönlü, sofistike versatile, multifacted reputation ün, nam fame, name treatment tedavi cure, remedy trial-and-error deneme yanılma - integral önemli, ayrılmaz essential, necessary underlying altındaki, altında yatan subjacent through aracılığıyla by, via, by means of drawing çizim sketch, plan prescription reçete, formül formula, recipe i̇ dentical aynı exact, indistinguishable flavour tatlandırmak, lezzet vermek seasoning, savor promote geliştirmek enhance, improve utilise kullanmak use, employ demand ask, call for - certain belirli specific, particular rapidly hızlıca swiftly, hastily favourable uygun convenient, appropriate threaten tehdit etmek intimidate, menace mandatory zorunlu imperative, compulsory opportunity fırsat occasion, chance tourist destination turistik yer touristic place ensure kesinleştirmek confirm, assure profound yoğun intense, extensive 32. 33. 34. 35. SORU SORU SORU SORU 9 www.modadil.com 2021 YDS - 1 36. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları artificial yapay, suni man-made, manufactured master uzmanlaşmak specialize in, bemaster establish tesis etmek, kurmak make, institute i̇ nvent icat etmek fabricate, devise varying değişken changeable, variable medium araç tool, means outcome sonuç conclusion, result non-literate okuma yazması olmayan illiterate generation nesil age hinder engellemek obstruct, hamper, prevent later on ileride afterward, thereafter azaltmak decrease, abate comparatively nispeten relatively, proportionally hinder engellemek impede, restrain emergence ortaya çıkma, belirme development, appearance gradually yavaş yavaş, azar azar bit by bit, step by step relatively nispeten somewhat, comparatively recover iyileşmek, belini doğrultma revive, regain strength 37. SORU 38. 39. SORU SORU reduce 40. SORU www.modadil.com 10 2021 YDS - 1 41. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları compute tahmin yürütmek, hesaplamak gauge, figüre out progress ilerleme advancement, improvement unpredictably tahmin edilemez bir şekilde - abandon terketmek, bırakmak give up, leave response karşılık, reaksiyon reaction, reply unexpectedly beklenmeyen bir şekilde unusually 42. SORU 11 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ 43-46. sorular / 1. Okuma Parçası Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları debate tartışmak, düşünüp taşınmak dispute, consider exceptional istisnai, eşsiz outstanding, unmatched in this respect bu açıdan in this regard, from this point of view with respect to bakımından in terms of, with regards to at stake tehlikede at risk, in peril of associated ilişkili linked, connected human exceptionalism insan istisnacılığı - admit itiraf etmek, kabul etmek acknowledge, accept rudimentary ilkel simple, undeveloped grant kabul etmek ratify, confirm to some extent bir dereceye kadar to a certain extent in captivity esaret altında, tutsak in confinement, in thrall ground temellendirmek build, found plausible akla yatkın, makul reasonable, logical The question of animal language and thought has been debated since ancient times. Some have held the view that humans are exceptional in these respects, while others believe that humans and animals are similar with respect to language and thought. The issue is important because our self-image as a species is at stake. Arguments for human exceptionalism such as Cartesian, Wittgensteinian and behaviourist state that language and thought are closely associated, and animals do not have language. The ape language experiments of the 1960s and 1970s were especially important against this background: if apes could learn language then even the advocates of human exceptionalism would have to admit that they have thoughts. It is now generally believed that whatever linguistic abilities apes have shown have been quite rudimentary. Yet many sceptics are willing to grant that in some cases apes did develop linguistic skills to some extent, and clearly evidenced thought. Studies of other animals in captivity and various animals in the wild have provided evidence of highly sophisticated communicative behaviour. Cognitive ethology and comparative psychology have emerged as the fields that study animal thought. While there are conceptual difficulties in grounding these fields, it appears plausible that many animals have thoughts and these can be scientifically investigated. Hayvan dili ve düşüncesi sorusu eski çağlardan beri tartışılmaktadır. Bazıları insanların bu açılardan istisnai olduğu görüşüne sahipken, diğerleri dil ve düşünce bakımından insanlarla hayvanların benzer olduğuna inanmaktadır. Mesele önemlidir çünkü bir tür olarak kendimize dair imajımız tehlikededir. Kartezyenci, Wittgensteincı ve davranışçı gibi insan istisnacılığına yönelik argümanlar, dil ve düşüncenin yakından ilişkili olduğunu ve hayvanların dili olmadığını belirtir. 1960’ların ve 1970’lerin maymun dili deneyleri bu arka plana karşı özellikle önemliydi: eğer maymunlar dil öğrenebilseydi, o zaman insan istisnacılığının savunucuları bile onların düşünceleri olduğunu kabul etmek zorunda kalacaktı. Artık genel olarak, maymunların gösterdikleri dilsel yetenekler her ne olursa olsun bunların oldukça ilkel olduğuna inanılıyor. Yine de birçok şüpheci, bazı durumlarda maymunların dil becerilerini bir dereceye kadar geliştirdiğini ve açıkça kanıtlanan düşünceyi kabul etmeye isteklidir. Esaret altındaki diğer hayvanlar ve vahşi doğadaki çeşitli hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, son derece donanımlı iletişimsel davranışların kanıtlarını ortaya koymuştur. Bilişsel etoloji ve karşılaştırmalı psikoloji, hayvan düşüncesini inceleyen alanlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu alanları temellendirmede kavramsal zorluklar olsa da, birçok hayvanın düşüncesi olduğu ve bunların bilimsel olarak araştırılabileceği akla yatkın görünmektedir. www.modadil.com 12 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ 47-50. sorular / 2. Okuma Parçası Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları inherent doğasında var olan, kalıtsal in-built, innate face yüzleşmek, karşılaşmak come up against insufficient yetersiz inadequate, lacking revenue gelir income, profit burdensome külfetli, sıkıcı cumbersome, troublesome diversify çeşitlendirmek, farklılaştırmak differentiate, vary spread yaymak propagate, disseminate mindful dikkatli, temkinli watchful, wary consequence sonuç, netice result, outcome pose challenge tehdit oluşturmak, güçlük oluşturmak present threat, pose threat at stake tehlikede olmak in danger, at risk Risk is inherent in all business activity. Start-ups, for example, face the risk of too few customers, and therefore insufficient revenue to cover costs. There is also the risk that a competitor will copy the company’s idea, and perhaps offer a better alternative. When a company has borrowed money from a bank, there is a risk that interest rates will rise, and repayments will become too burdensome to afford. Start-ups that rely on overseas trade are also exposed to exchange-rate risk. Moreover, new businesses in particular may be exposed to the risk of operating in only one market. Whereas large companies often diversify their operations to spread risk, the success of small companies is often linked to the success of one idea (the original genesis for the start-up) or one geographic region, such as the local area. A decline in that market or area can lead to failure. It is essential that new businesses are mindful of market changes, and position themselves to adapt to those changes. At its heart, risk is a strategic issue. Business owners must carefully weigh the operational risk of a start-up, or the risks of a new product or project, against potential profits or losses – in other words, the strategic consequences of action vs. inaction. Risk must be quantified and managed; and it poses a constant strategic challenge. Fortune favours the brave, but with people’s lives and the success of the business at stake, caution cannot simply be thrown to the wind. Risk, tüm ticari faaliyetlerin doğasında vardır. Örneğin, yeni kurulan şirketler çok az müşteri ve dolayısıyla maliyetleri karşılamak için yetersiz gelir riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca bir rakibin şirketin fikrini taklit etmesi ve belki de daha iyi bir alternatif sunması riski de vardır. Bir şirket bir bankadan borç para aldığında, faiz oranlarının yükselmesi ve geri ödemelerin karşılanamayacak kadar külfetli hale gelmesi riski de vardır. Denizaşırı ticarete dayanan yeni kurulan şirketler aynı zamanda döviz kuru riskine maruz kalmaktadır. Ayrıca, özellikle yeni işletmeler tek bir pazarda faaliyet gösterme riskine maruz kalabilir. Büyük şirketler genellikle riskleri yaymak için operasyonlarını çeşitlendirirken, küçük şirketlerin başarısı genellikle bir fikrin (yeni kurulan şirketler için orijinal oluşum) veya yerel alan gibi bir coğrafi bölgenin başarısıyla bağlantılıdır. O pazarda veya bölgede bir düşüş başarısızlığa yol açabilir. Yeni işletmelerin pazar değişikliklerine dikkat etmeleri ve kendilerini bu değişikliklere uyum sağlayacak şekilde konumlandırmaları önemlidir. Risk, özünde stratejik bir konudur. İşletme sahipleri, potansiyel kâr veya kayıplara karşı yeni kurulan bir şirketin operasyonel riskini veya yeni bir ürün veya projenin risklerini, - başka bir deyişle, eyleme geçmenin eylemsizliğe karşı stratejik sonuçlarını - dikkatli bir şekilde tartmalıdır. Risk ölçülebilmeli ve yönetilmelidir ve bu, sürekli bir stratejik zorluk teşkil etmektedir. Şans cesurlardan yanadır, ancak insanların hayatları ve işin başarısı söz konusu olduğunda, temkinli olmak öylece savuşturulamaz. 13 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ 51-54. sorular / 3. Okuma Parçası Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları hold tutmak grip, grasp object nesne, obje thing, article nimble hünerli, atik nimble skilful yetenekli, becerikli talented, adept task görev duty, mission threading ipe dizme, ipe geçirmek - clumsy beceriksiz, sakar awkward, inept chunky tıknaz, bodur lumpy, bumpy imply göstermek, ima etmek suggest, indicate precision hassasiyet, kesinlik exactness, accuracy grip kavrama, tutma grasp, hold attached ilişik, bağlı attached, annexed previously önceden, eskiden connected, joined reconcile bağdaştırmak, uzlaştırmak unite, conciliate propose öne sürmek suggest offer rely on dayanmak, bel bağlamak depend on, rely upon perception algı, bakış açısı insight opinion mounting evidence sağlam kanıt valid / compelling evidence Neanderthals could hold objects between finger and thumb like we would hold a pen because their hands were more nimble, able to move quickly and easily. Recent findings suggest that Neanderthals were able to perform skilful tasks like threading sea shells onto string to make jewellery. These activities were hard to explain if they were clumsy. Neanderthal hand bones were much chunkier than ours, implying a lack of fine control. Previous studies suggested Neanderthals were unable to perform a ‘precision grip’ with finger and thumb. Instead, they were thought to use a ‘power grip’ involving their whole fist like small children holding crayons. To find out how Neanderthals used their hands, Katerina Harvati at the University of Tübingen, Germany studied 3D scans of ‘entheses’: the points on the bones where muscles were attached. A precision grip uses a different set of muscles to a power grip, and those muscles that get used more result in larger entheses. Harvati’s team previously showed this by studying modern humans having done different jobs. They examined the hand entheses of Neanderthals and early modern humans. The Neanderthals spent most of their time using precision grips, while the early modern humans used both precision and power grips. “Our study reconciles the archaeological with the anatomical fossil evidence,” says Harvati. “It was previously proposed Neanderthals relied on force for their manual activities”, but this perception “was at odds with mounting archaeological evidence for sophisticated cultural behaviour of Neanderthals”. Neandertaller, elleri daha hünerli olduğu için, hızlı ve kolay hareket edebildiği için, nesneleri bizim kalem tutuğumuz gibi parmak ve başparmak arasında tutabiliyorlardı. Son bulgular, Neandertallerin mücevher yapmak için deniz kabuklarını ipe geçirmek gibi maharetli görevleri yerine getirebildiğini göstermektedir. Eğer beceriksiz olsalardı bunları açıklamak zor olurdu. Neandertal el kemikleri bizimkinden çok daha büyüktü ve bu da hassas kontrol eksikliğini göstermektedir. Önceki çalışmalar, Neandertallerin parmak ve başparmak ile ‘hassas bir tutuş’ gerçekleştiremediklerini öne sürmüştür. Bunun yerine, boya kalemi tutan küçük çocuklar gibi tüm yumruklarını içeren bir ‘güçlü kavrama’ kullandıkları düşünülmekteydi. Almanya, Tübingen Üniversitesi’nden Katerina Harvati, Neandertallerin ellerini nasıl kullandıklarını öğrenmek için, kasların bağlı olduğu kemiklerdeki noktalar olan entezlerin 3 boyutlu taramalarını inceledi. Hassas bir kavrama, güçlü bir tutuştan farklı bir kas grubu kullanır ve daha fazla kullanılan kaslar daha büyük entezlerle sonuçlanır. Harvati’nin ekibi bunu daha önce farklı işler yapan modern insanları inceleyerek kanıtlamıştı. Neandertallerin ve ilk modern insanların el entezlerini incelediler. İlk modern insanlar hem hassas hem de güçlü kavrama kullanırlarken Neandertaller zamanlarının çoğunu hassas kavrama kullanarak geçirmişlerdir. Harvati, “Çalışmamız anatomik fosil kanıtlarla arkeolojik verileri bağdaştırmaktadır” diyor. “Daha önce Neandertallerin manuel faaliyetleri için güce dayandığı öne sürülüyordu”, ancak bu algı “Neandertallerin sofistike kültürel davranışları için güçlü arkeolojik kanıtlar ile çelişiyordu”. www.modadil.com 14 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ 55-58. sorular / 4. Okuma Parçası Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları suffer muzdarip olmak, yaşamak go through, experience cure tedavi etmek, iyileştirmek treat, remedy prove kanıtlamak, ispatlamak verify, show safety güvenlik security, protection undertake başlamak, yerine getirmek commence, initiate enjoy tadını çıkarmak revel in, rejoice in condition koşul, şart situation, circumstance ground uçağın inmesi land, touch down consider düşünmek contemplate, ponder migrating göçmen travelling, wandering altitude irtifa, yükseklik height, elevation threaten tehdit etmek impend, loom phase aşama, faz stage, part US statistics taken from between 2000 and 2009 show that car drivers or passengers suffer 7.3 deaths per billion miles. In contrast, air travel comes in at just 0.07 deaths per billion passenger miles. Of course, statistics cannot cure someone’s fear of flying, but they do prove that it is one of the safest ways to get from A to B. This safety is thanks to the testing that every single part of the aircraft has to go through before it is allowed to undertake its first flight. While passengers get to enjoy the comfort of air conditioning, the engines have to be able to cope with temperatures as low as -55 ºC during cruise conditions. Temperature tests are important to the airlines because they want to make sure that their planes can operate in as many environments as possible. Each time they have to ground an aircraft because of bad weather, they lose money. Another thing to be considered by the airlines is the migrating birds. They can travel at altitudes of over 8,000m and threaten the cruise phase of the flight, although the greatest risk is during take-off, when the craft is at its heaviest and the engines are close to maximum power. 2000 ve 2009 yılları arasında alınan ABD istatistikleri, milyar mil başına araç sürücülerinin veya yolcuların 7,3’ünün ölümden muzdarip olduğunu göstermektedir. Aksine, hava yolculuğu, milyar yolcu mili başına sadece 0,07 ölümle sonuçlanmaktadır. Elbette istatistikler, birinin uçma korkusunu tedavi edemez, ancak bunun A noktasından B noktasına gitmenin en güvenli yollarından biri olduğunu kanıtlamaktadır. Bu güvenlik, ilk uçuşuna başlamasına izin verilmeden önce uçağın her bir parçasının geçmesi gereken testler sayesindedir. Yolcular klima konforunun tadını çıkarırken, motorların seyir koşullarında -55 ºC’ye kadar düşen sıcaklıklarla baş edebilmesi gerekmektedir. Sıcaklık testleri havayolu şirketleri için önemlidir çünkü uçaklarının mümkün olduğu kadar çok ortamda çalışabileceğinden emin olmak isterler. Kötü hava nedeniyle bir uçağı her yere indirmek zorunda kaldıklarında para kaybederler. Havayollarının dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise göçmen kuşlardır. 8.000 m’nin üzerindeki irtifalarda seyahat edebilirler ve en büyük risk, uçağın en ağır olduğu ve motorların maksimum güce yakın olduğu kalkış sırasında olmasına rağmen, kuşlar, uçuşun seyir aşaması için tehdit oluşturabilirler. 15 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ 59-62. sorular / 5. Okuma Parçası Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları make for meydana getirmek, -e neden olmak create, generate emotional duygusal sentimental, sensual deeply derinden, son derece intensely, profoundly rooted kök salma ingrained, hardened impression izlenim, etki opinion, perception initially başlangıçta, ilkin originally, at first strengthen sağlamlaştırmak, kuvvetlendirmek consolidate, fortify replicate aynını yapmak, tekrarlamak reproduce, retaliate maintain korumak, muhafaza etmek preserve, protect enhance geliştirmek, iyileştirmek develop, improve participant katılımcı, iştirakçi attendant, participator paired with -ile eşleşmiş, ile birlikte along with salience belirginliğini artırma, saliency, strikingness cue ipucu, işaret reminder, signal What makes for a long-lasting memory? Research has shown that emotional or important events become deeply rooted, whereas neutral ones create weak impressions that easily fade. But what about an experience that initially seemed forgettable but was later shown to be important? Animal research suggested that these types of older memories could be strengthened, but until now scientists had not been able to replicate these findings in humans. New evidence suggests that our initially weak memories are maintained by the brain for a set period of time, during which they can be enhanced. In a recent study, psychologists at New York University showed 119 participants a set of images of tools and animals. A few minutes later the subjects saw a new set of images, with an electric shock paired with either tools or animals to increase the salience of one category. The participants’ memories for both sets of images were then tested either six hours later, or the next day. Participants remembered images from the first series better if they belonged to the same category that was later paired with a shock. The findings suggest that even if an event does not seem meaningful when it occurs, a later cue signalling that the experience was important can enhance the old memory. Uzun süreli hafızayı ne meydana getirir? Araştırmalar, duygusal veya önemli olayların derinlere kök saldığını, oysa nötr olanların kolayca kaybolan zayıf izlenimler yarattığını kanıtlamıştır. Peki ya başlangıçta unutulabilir gibi görünen ancak daha sonra önemli olduğu anlaşılan bir deneyim? Hayvan araştırmaları, bu tür eski anıların güçlendirilebileceğini öne sürdü, ancak şimdiye kadar bilim insanları bu bulguları insanlarda tekrarlayamamışlardı. Yeni kanıtlar, başlangıçta zayıf olan anılarımızın, geliştirilebilecekleri belirli bir süre boyunca beyin tarafından korunduğunu göstermektedir. Yakın tarihli bir çalışmada, New York Üniversitesi’ndeki psikologlar, 119 katılımcıya bir dizi alet ve hayvan görüntüsü gösterdi. Birkaç dakika sonra denekler, bir kategorinin belirginliğini artırmak için ya aletlerle ya da hayvanlarla eşleştirilmiş bir elektrik şokuyla yeni bir dizi görüntü gördüler. Katılımcıların her iki görüntü grubu için hafızaları daha sonra altı saat sonra veya ertesi gün test edildi. Katılımcılar, daha sonra bir şokla eşleştirilen aynı kategoriye aitlerse, ilk serideki görüntüleri daha iyi hatırladılar. Bulgular, bir olay meydana geldiğinde anlamlı görünmese bile, deneyimin önemli olduğunu gösteren daha sonraki bir ipucunun eski hafızayı güçlendirebileceğini ortaya koymaktadır. www.modadil.com 16 2021 YDS - 1 63. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları course kurs, ders, gidişat lecture, class common yaygın communal, collective collecting koleksiyon yapmak collection, assortment uncommon alışılmamış, olağandışı rare, unusual represent temsil etmek, yansıtmak symbolize, depict argue savunmak, tartışmak suggest, maintain related to ile ilgili, ile ilişkili coupled with, relevant to cover içermek, kapsamak comprise, involve unexplainable açıklanamaz inexplicable, unaccountable appreciate kıymet vermek cherish, adore scale ölçek extent, range catastrophe felaket, facia disaster, calamity reveal açığa çıkarmak, ortaya çıkarmak expose, uncover viable uygulanabilir applicable, practicable urgent acil, ivedi immediate, pressing precaution önlem, tedbir measure, step at hand yakında, el altında close, imminent contingency plan acil durum planı emergency plan gravely derinden, oldukça intensely, profoundly onset başlangıç beginning, inception sniffle burun çekme snivel, snuffle prevent önlemek, engellemek avoid, avert watch out dikkat etmek beware, be alert deal with ele almak, üstesinden gelmek come through, overcome avoid kaçınmak evade, elude 64. 65. SORU SORU 17 www.modadil.com 2021 YDS - 1 66. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları rise artış increase, augmentation over-prescription sıkça reçeteleme - address (sorunların) üzerine eğilmek deal with, handle body kuruluş association, council fund yatırım yapmak, para sağlamak finance, support respiratory solunum breathing respirational nudge harekete geçirmek, dürtmek stimulate, move interfere with ile çatışmak, karışmak conflict with, clash with initiative inisiyatif, girişim drive, enterprise curb kontrol altına almak, dizginlemek check, restrain focus on odaklanmak dwell on, concentrate on interpret yorumlamak, anlamak understand infer refer to atfetmek accredit, attribute point maksat, amaç intention, purpose complementary tamamlayıcı, tamamlayan balancing, harmonising mainstream yaygın, ana akım conventional, typical feature özellik characteristic, property attend katılmak, iştirak etmek participate in, join intriguing etkileyici fascinating, captivating adolescence ergenlik, gençlik adolescence, adolescence inevitable kaçınılmaz, önlenemez unavoidable, inescapable conflict tartışma, çekişme struggle, quarrel unavoidable kaçınılmaz, önlenemez inevitable, unescapable dispute tartışma, çatışma quarrel, conflict inescapable kaçınılmaz, önlenemez inevitable, unavoidable undergo change değişikliğe uğramak transform, alter intense yoğun penetrating, strong 67. SORU 68. SORU www.modadil.com 18 2021 YDS - 1 69. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları negligible ihmal edilebilir neglectable, trivial advocate savunucu, taraftar supporter, proponent contend iddia etmek assert, claim captive tutsak caged, enslaved justify haklı çıkarmak advocate, sustain unacceptable kabul edilemez objectionable, undesirable infant bebek baby, new-born regardless of bakılmaksızın irrespective of acquire edinmek obtain, get take place yer almak, meydana gelmek occur, happen impact etkilemek affect, influence determine belirlemek decide define go through a process bir süreçten geçmek undergo a process operate çalışmak, işlemek function, work remarkably kayda değer bir şekilde considerably, substantially comprehensive kapsamlı broad, all-inclusive contribute katkıda bulunmak lend, promote significantly önemli ölçüde considerably, dramatically in cooperation elbirliğiyle unitedly collaborate işbirliği yapmak cooperate, team up knowledgeable bilgili, bilgi sahibi well-informed, experienced duty görev work, task functioning işleyiş, çalıştırma operative working 70. 71. SORU SORU 19 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ SORU 70. Hedef Kelime unintended consequence underlying propose trigger random assemble illogical consolidate sceptical interpretation apply to Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları istemeden yapılan, kasıtsız sonuç, netice altında yatan, gizli ileri sürmek, öne sürmek tetiklemek gelişi güzel, rasgele bir araya getirmek mantıksız, mantığa aykırı sağlamlaştırmak, pekiştirmek şüpheci, kuşkucu yorum, açıklama geçerli olmak unintentional, inadvertent result, outcome concealed, veiled bring forward, assert induce, stimulate indiscriminate, haphazard gather, collect irrational, unreasonable strengthen, fortify cynical, dubious reading, understanding go for, valid for tanımak yeni keşfetmek uygunluk gayret, çaba utanma, utanç mahcubiyet gurur identify, distinguish new fresh discover, learn suitability, convenience effort, attempt embarrassment, abashment diffidence, shyness dignity, honour manipulate işlemek, elden geçirmek handle, process application uygulama, tatbik exercise, conformation prevail over yenmek,-den baskın çıkmak prevail against supress bastırmak, ortadan kaldırmak overcome, repress entail gerektirmek, istemek necessiate, require insert arasına sokmak, sokmak embed, enter 73. SORU recognise novel explore appropriateness endeavour shame embarrassment pride 74. SORU www.modadil.com 20 2021 YDS - 1 75. KELİME RÖNTGENİ SORU Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları strive uğraşmak, çabalamak struggle, endeavour ironically ironik olarak, ne gariptir ki - obsession takıntı, saplantı delusion, preoccupation fixate sabitleştirmek fixed, harden malnourished kötü beslenmiş undernourished, ill-fed coin adlandırmak dub, call restrictive sınırlı, kısıtlı restraining, limiting challenge zorluk hardship, difficulty sustained devamlı, aralıksız continuous, lasting peer akran match, equal hold düzenlemek organize, arrange subject matter ana fikir point, central point giant dev, kocaman huge, enormous cluster kümelenmek heap together, aggregate prey av casualty, chased spawning balık yumurtası dökmek - juvenile genç, delikanlı adolescent, youngster capture ele geçirme, yakalama catch, trap collision çarpışma, kaza crash, bump fibre lif tendon, fibroid compete rekabet etmek, yarışmak contest, contend undoubtedly şüphesiz olarak, kesinlikle unquestionably, indubitably account for oluşturmak, açıklamak make up, explain, describe 76. 77. 78. SORU SORU SORU 21 www.modadil.com 2021 YDS - 1 KELİME RÖNTGENİ SORU 79. Hedef Kelime Türkçe Karşılığı Eş ve Yakın Anlamları descendant neslinden olan, soyundan gelen heir, offspring warlike savaşçı, dövüşken belligerent, aggressive tribe kabile clan, caste conquer fethetmek, ele geçirmek defeat, overcome nomadic göçebe itinerant roaming dispersed dağınık spread distributed legend efsane myth, fable reptile sürüngen herptile, herpetoid disappear ortadan kalkmak, yok olmak vanish, recede prey on avlayıp yemek predate ambush pusu assault, surround 80. SORU www.modadil.com 22
0
You can add this document to your study collection(s)
Sign in Available only to authorized usersYou can add this document to your saved list
Sign in Available only to authorized users(For complaints, use another form )