Uploaded by Zeynep Çiçek

Kadın Doğum

advertisement
ti--tj~DN~
) Anti--R_
0
D) Anti-srrı
il
İlk 1O'da 5, İlk 1OO'de 58 kişi ~izimle kazandı ...
Şubat
2018
Şubat
Temel Bilimler
Klinik Bilimler
1
Birincisi
T.Puanı:
Birincisi
K.Puanı
74.931
· Şublai
2·01s
l.
TEt.!Ell, "_ ~Lİ~İK ;
. IKl~CISI
;
r. Samed ARIKAN
{Gazi Ünlv. Tıp Fakültesi)
T.Puanı:
74.576
K.Puanı:
2018
·
75.454
--
.ı~ ş.~,ı ~.018
ılt..
7 u s ~cısı~
Dr. Hüseyin Can YÜCEL
(İstanbul
Univ. Tıp Fakültesi)
T.Puanı: 73.829
K.Puanı:
74.705
Dr. Sel_man SARI
(Necmettin Erbakan Univ. Meram Tıp Fakültesi)
T.Puanı: 73.318
K.Puanı:
73.994
: 75.621
yirmi yedinci
baskı
••
TUMTU
SORU.LARI
Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
KATKIDA BULUNANLAR
Dr. Abdurrahman KADAYIFÇI
Dr. AhmetALTUN
Dr. Ahmet ANIK
Dr. Ali KOŞAR
Dr.AliONAY
Dr. Alp M. KARATAŞ
Dr. Anıl ÇUBUKÇU
Dr. Atilla UÇAR
Dr. Bahri TEKER
Dr. Burak BILECENOGLU
Dr. Burak KARABULUT
Dr. Bülent Emre BiLGiÇ
Dr. Canan GÜRSEL
Dr. Cem RAZI
Dr. Cemil BINARBAŞI
Dr. Cenan HEPDURGUN
Dr. Cenk YILMAZ
Dr. Cihan ÖZTOPÇU
Dr. Demet AKIN
Dr. Emrah KABATAŞ
Dr. Emre AYDEMiR
Dr. Eray TÜCCAR
Dr. Erdinç NAYIR
Dr. Erdinç TUNÇ
Dr. Erol KISMET
Dr. Faruk BAGIRICI
... ·Dr:Fffnda KOCAAY
Dr. Giray AKGÜL
Dr. Gökhan ÖZKAN
Dr. Gürkan ÇIKIM
Dr. Gürkan KILIÇ
Dr. H. Hasan ÖZKAN
Dr. Hamit YILDIZ
Dr. Hasan OZAN
Dr. Hüseyin CENGiZ
Dr. lbrahim ETHEM ŞAHIN
Dr. idris ŞAHIN
Dr. irfan ÖCAL
Dr. llkçe KURTULMUŞ
Dr. llker BOGA
Dr. Kadir KARIŞMAZ
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Kazım ÖZTARHAN
Kenan GÜLTEKiN
Korkut DAGLAR
Levent KODAL
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
Dr.
M. Akif ~RMUŞ
M. Ali GÜ ÇELiK
M. Esad TEZCAN
Mehmet SAR
Murat HOCAOGLU
Murat PALABIYIK
Musa YILMAZ
Necdet KOCABIYIK
N_urullah OKUMUŞ
Onur AYDIN
Ömer KAYA
Özgür KIRBAŞ
Özhan ÖZDEMIR
Özkan YÜKSELMiŞ
Sadullah ÖZKAN
Salih AYDIN
Dr. Sami SELÇUKBIRICIK
Dr. Sema SELÇUKBIRICIK
Dr. Selen Göknur KOÇAK
Dr. Serkan KARAHAN
Dr. Taner ŞEKER
Dr. Tanju TÜTÜNCÜ
Dr. Tayfun GÖKTAŞ
Dr. Tolga BiÇER
Dr. Tolga KÖŞECi
Dr. Tuğba ÇAKIROGLU
Dr. Tuncer DEMiR
Dr. Uzay YILDIRIM
Dr. Vakkas KORKMAZ
Dr. Vedat ÇiMEN
Dr. Volkan ÖZGÜVEN
Dr. Yakup ERGÜL
Dr. Yalçın SOLAK
Dr. Yasin ABUL
Dr. Yücel ÖZTÜRK
Dr. Zekaver ODABAŞI
TUSDATA BİLİMSEL TOPLANTI MERKEZLERİ
TUSDATA ŞUBELERİ ve KİTAP SATIŞ OFİSLERİ
Atatürk Bulvarı 131/7
Kızılay (Alman Kottür
Merkezi üstü)
O (312) 418 44 68
Milli Müdafa Caddesi
Ka!emcl iş Merkezi No:16
Geçim Sokak No; 33/A
Çankaya l ANKARA
O (312) 418 57 47
O (312) 363 46 52
Kat: 7 Kızılay
Cer~aü~~~~~~~d~~~:53
Mareşal
No: 913
O (312) 223 46 51
Glrne mah. Doğuşkent cad.
No:6 Kat:3
O (212) 698 88 77
Ost Kas°arca • Pendik
O 21 396 92 04
Maltepellstanbul
O (216) 36619 99
Kültür Mah. 3851.Sok.
Türkmen Apart. No: 2113-4
Vali Hüseyin Öğütcen (ad,
Armağan Lü Apt. 31/2
Balçova/ lzmlr
O (232) 279 09 42
Merkez Mah.
Mimar Sinan Cd. Öınar Sk.
No:3 Kat:1 :2
Küçükçekmece - lstanbul
(Glı!s
Kat) Kepez/ ANTALYA
O (242) 226 27 28
Mahfe Sıfmaz Mah.
Adnan Kahveci Blv,
79005 Sok. Ayşe Hanım Apt
Zem!n Kat • Çukurova
O 922 299 30 93
Bahçelievler Mah. Atat!lrk Bulv.
No: 324/A Merkez I ADtvAMAN
(Samos Otel yanı,
imam Hatip Lisesi Karıısı)
O 533 564 54 39
Karaman Mah.
Milli l:gernenllk Cad.
özel !dare ~ Merk. Kat:7
O
tz°li,<z'i~al~ ~6
1
Üniversite Mah.
Sok, No: 20
O (424) 236 93 33
Akyazı
Mah. Atatürk Bulvarı
No:3Sl {iş Bankası yanı)
Altırıordu
O (452) 20111 55
aşabaı:iı
Mah. Adalet cad
No:9 SUTSO Binası
B Blok Kat:S
O (414) 216 82 22
O (266) 244 44 94
cuş~~;~~~~t~:~JAber
Wl~c;a~1~F!t
1
0
Bü~~~t~~
k
Tramvay son durafı)
O (222) 239 35 75
Çanakkale
O (286) 263 66 44
Haydar ae~Mah,
Karacasu aıv. etkeni
Sitesi AIU G-2 o:16
o 13.f~t~ı1baJ2 80
Mehmet Ali Paşa Mah.
Ba,dat cad. No:189/2
aplan iş Merkez!
O (262) 323 33 50
Ye:ehlr Mah, 259. Sok.
8/ Yahşihan - Kırıkkale
{Tıp Fakültesi Karşısı)
O (318) 310 17 77
Elazı~
Uncubozköy Mah.
SS27 Sok.
No:S/1 Merkez· Manisa
O (236) ~36 32 22
Hlsaılçl Mah,
Yaymacılar Cad. No:27/30
Mahallesi
3154 Sokak No:1/4
Isparta/Merkez
O (246) 223 44 54
Karşıyaka
Yedltepe Mah. 85088 Sok.
No:4/A Şahinbey
O (342) 215 14 00
Zafer Mahallesi
Onıverslte vaıantı cad.
No:18/4B Efe er/Aydın
O (256) 215 35 77
Moderrıev!er
Ekinciler Cad. Kalender
Center Kat:2 No:4·5
O (412) 228 09 64
Akıncılar
Mah. Dr.Mehmet
Serçe Cad.lncl Sitesi
CBlok No:32 Serlnyol
O (326) 245 58 81
Hunat Mah. Hunat
Hatun cad. No: 20 Kat:3
Mellksazl - Kayseri
O (352) 23156 70
Kumrular Sokak No:20
Çankaya/ Ankara (Namık
Kemal Ortaokulu Karşısı)
0(312) 418 44 40
Fevzi Çakmak Matı.
Halkalı
Karakol 51<. No:1 Katı No:8
Haseki· Fatih
4444887
O 212 589 05 82
Fevzi Çakmak Cad.
ANKARA
Beşev!er /
A dulazzMa.
Atatürk Cad. No:Q.Kat:2
(Slng~rn~~ta~~tü)
O 332 350 66 46
Gazi Kemal Hah.Sinema Sk.
1
1
Oalre~t ~e~C!ta~~ahya
O (274) 666 00 07
GMK Buhran ee,-ıçam Mah.
22224 Solc Vatan
Bllslsayar OstO Ors Plna
lsm~ rng~~l~~rv~J~:ls2
Atakum
O (362) 432 89 78
O 324 325 59 33
Semerciler Mah. Çark Cad.
No: 59/3 Sakarya
O (264) 777 22 34
Gazi Paşa· Cad, Seh!t Ercan
Ay13ün Sokak No:S Kat:2
O (462) 321 20 25
Go;;&; ıı~tı~~~·ıfJ~jf~f!za
unus Emre Mah. 578 Soka
No:3 Alkazan lnş. K:1-1
Erzincan
O (533) 490 09 09
1
No:9 Kat 4-S Ofis No: 42
O (356) 212 44 04
O 506 8348968
Kat2 No:206 Yenııehlr
Cu~~t41~~h~~lri ~~~t7
{Anadolı.ıbank Ostı.ı) Pasapor
O (232) 44S 71 S7
O (555) 690 91 S9
Tabaklar Mah.
Re~:t1~~~koe~ ~~~~~/A
O (374) 217 33 99
Yunus Emre Mah. Süleymar
Demirel Bulvarı 642B. sok.
No:10 Denlzll (Üst geçit yanı)
O (258) 213 44 20
Kocasinan Mahallesi
Or. Ahmet Zafer Sokak
No: 40 Kat: 3 Merkez
O (i!84} 225 58 58
Baki Komsuo~lu Bulvarı
No: S34 Umuttepe
O (262) 359 1113
Cevherlzade Mah.
M.Egemenllk Cad.
~Emeksiz Cad.~
A ı lar Sok. No:1 /1
O 422 325 12 84
s~~t~r: ~:rıe~a-~~~~~
O (507) 483 88 45
00000$
SOSYAL AGLARDA YANINIZDAYIZ.
UYARI
Tıbbi ve Medlkol bllgller sürekli de{ı!şmekte ve yenilenmektedir. Stondort gOvenITk uygulomolon dikkate olınmolı, yeni oroştırmoıor ve kUnlK tecrObeler ışıı:)ındo tanı, tedo'vilerde ve ııoç uygulomolann
de{ıişlklikleıin gerekli oloİ:ıllece{ıl bil!nmeffdlr.
Bu kitap; hekimlerin Sınovlora haıırlonmosırıda yardımcı olmok amocıylo hoZJrlanmıı ve basılmııtır. Bı.ı kitaptaki bilgilerle hasta tedavisi plonlomok V& uygulamaksaı:)lıklı ve en d~ru yol olmoyacaktır. Okuyucı
tanı ve tedavi ile llglll güncel gel!ımelerl takip etme!erlnl oynco tedavi süreci lç!n ilaçlar hakkın do Oretlcl nrma tarafından sa{ılanan ııoco alt en son OrOn bllgllerlnl, dozaj ve uygulama ıeklllerlnl ve kontrendlkasyanıan ka
etmeleri tevsiye edilir.
Her hasto için en iyi ledovl şeklini ve en do{ıru ilaçlan ve doz!onrıı belirlemek uygu)omoyı yapan hekimin sorı.ımlulu{ıundadır. Yayıncı ve editörler bu yayından dolayı meydana gelebilecek hastoyo ve ekipmoı
ol! herhongl b!rzarorveya hosardansarumlu değildir.
Bu kl~bın tüm yayım haklan TUSDATA A.Ş. 'ye amir. Bu kitap 5846 sayılı yasa _uyarınca kısmen ya da tam_a_men basıla~
Yapım
Teknik Sorumlu
Sayfa Tasanmı
Grafik - M1zampaj
Baskı-Cilt
·
ISBN
: Tülay BULUR BiLGEN
: Lale ASLANO~LU
. . . . .. . . . .•.. . . .
: Dalokay KELEŞ, Cansın KAYA, Selda ÖZKAN, Yasemin IŞILDAK,.Sevda.Ç_~_t~_;:/;,.;,::-:'\
: Aylin KAYAOGLU
· .·,' ,. ·'<\:~ ',.
: Klas Ofset- (0212) 430 80 67
·
: 978-605-366·819-0
lmeçekll~mez, cfcılaylı dahi olsa kullanılamaz: teksir, fotc
1
1
]
••
••
ONSOZ
TUS döngüsüne giren her uzmanlık adayının 22 yıldır ortak kaynağı olan TÜM TUS SORULAR!,
yenilenmiş 27 .baskısı ile elinizde.,,
~;!'.
Türkiye'de; sadece doktorlara hitap edip, ülkedeki toplam doktor sayısından fazla
kitaptır TÜM TUS SORULAR! ...
satmış
tek
Hangi konu çalışılırsa çalışılsın, hangi dershaneye gidilirse gidilsin TUS çalışma potasına giren
herkesin vazgeçilmez kaynağı olan ve gerçek anlamda bir ŞAHESER· niteliği taşıyan TÜM TUS
SORULARl'nın arka planında 22 yıl boyunca; emeğe aşkın katıldığı, sürekli ve nitelikli bir gelişim
yatmaktadır,
i
TÜM TUS SORULAR!, bu baskısında aşağıdaki yeniliklerle karşınıza çıkıyor;
Her
branş,
güncelliği
en az bir dershane
hocamız tarafından baştan
sona okundu ve bilgilerin
kontroi'edildi. Bu aşamada; bize göndermiş olduğunuz tüm eleştiri ve önerileriniz,
hocalarımızın sınıflarda karşılaştığı tüm sorular ve en son textbooklardikkatealındı,
'---..
.
Soru ve
açıklamalardaki
gereksiz tüm bilgiler ya da tekrar edilen ifadeler silinerek,
okuyucu dostu ve hedefe yönelik bir okuma akışı sağlanmaya çalışıldı,
Açıklamalar
size daha da
faydalı
olacak şekilde
geliştirildi. Sınav performansınızı arttırmaya
yönelik spot bilgiler, çıkması olası sorular ve yeni tablo - şekiller eklendi.
Soruların sınıflandırılması ve sıralaması,
2018 dershane notlarımızla uyumlu hale getirildi.
Bazı kritik sorular, farklı bir şekilde de sorularak konunun daha iyi kavratılması hedeflendi.
Ve bu baskıya damgasını vuracak DEVRiM niteliğindeki en büyük değişiklik ise Eylül
2013'ten itibaren ÖSVM'den telifi alınan TÜM TUS ORiJiNAL SORULARININ eklenmesi oldu,
·oro"
27. baskının hazırlık sürecinde bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için
: 40'1an fazla eğitmen emek verdi. Özellikle; tüm yazmve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan
teknik ekibimiz, Kllnlsyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve
eleştirllerlnl ileten meslektaşlarımız ve tabi ki sabırlı, anlayışlı, vefakar ailelerimiz .. , İsim olarak saymak
istersek binleri geçer, Hepsine,., ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz, Onlar olmasaydı, bu kitap bu
kadar faydalı ve güzel olamazdı,
!trol
cıro
!
Sınava TUS'u bilenlerle hazırlanın,
Uz. Dr. Sami SELÇUKBiRiCiK
Bu soruların her hakkı ÖSYM'ye aittir. Hangi amaçla olursa olsun, tamamının veya bir kısmının
kopya edilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması ya da kullanılması,
.
yayımlanması ÖSYM'nin yazılı izni olmadan yapılamaz.
TUSDATAA.Ş.; telif ücreti ödeyerek 25.12.2017 tarihli yazılı sözleşme ile bu soruları yayınlama
hakkını satın almıştır.
\',·
p
YDUS KURSLARIMl,Z
•
YDUS KITAPLARIMIZ
l
YDUS Pediatri Konu
Kitabı
YDUS Dahiliye Konu
Kitabı
YDUS Cienel Cerrahi
Konu Kitabı
YDUS Kadın Hastalıkları
ve Doğum Konu Kitabı
YDUS Cienel Cerrahi
Soru Kitabı
YDUS Kadın Hastalıkları
ve Doğum Soru Kitabı
/
';/
YDUS Pediatri Soru Kitabı
YDUS Dahiliye Soru
Kitabı
Dahiliye Çıkmış YDUS Soruları
-Detaylı
bilgi için: www.tus.com
Cienel Cerrahi Çıkmış
YDUS Soruları
ve Doğum
YDUS Soruları
Kadın Hastalıkları
Çıkmış
SATIN ALMAK içiı.
www.kllnlsyın.com
tlMM ___,,,,.J
·
·
KAYNAKLAR
Tüm TUS SORULAR/ kitabımız için tüm baskılarda o.dönemin en güncel texfbook/arından yararlanılmıştır.
27.
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
8.
9.
1O.
11,
12.
13.
14.
15.
16.
17.
18.
19.
20.
21.
22.
23.
24.
25.
26.
27.
28.
29.
30.
31.
32.
33;
34.
35.
36.
37.
38.
39.
40.
41.
42.
43.
44.
45.
46,
47.
48.
· 49.
50.
5l ,
52.
53.
54.
55.
56.
57.
58.
59.
60.
61.
baskı
için özel olarak yararlanılan kaynaklar aşağıdadır:
Gray's Anatomy The Anatomıcaı Basıs of Cllnlcal Practıce, Susan Standrlng, 41" editlon, 201 5
Cllnlcaliy Orlenled Analomy, Kelth L. Moore, 8" edttlon, 2017 ·
·
Premium Ozan Anatomi, Hasan Ozan, 3. baskı, Kllnlsyen Tıp Kitabevler!, 2014.
Guyton and Hali Textbook of Medlcaı Physlology, John E. Hali, 13" edition, 2015
Ganong's Review of Medlcai Physiology, Kim E. 8arretl, 25" edltlon, 2015
Medlcal Physlology, Walter F. 8oron, Emile L. 8oulpaep, 3" editlon, 2016
Berne & Levy Physlology, 8ruce M. Koeppen, ·8ruce A, stanton, 7" edltlon, 2017 ·
Hislology and Celi Bioiogy, An lnlroduclion to Pathology, Abraham L. Klerszenbaum, 4" edltlon, 2015
Junqueira's Basic Histology Text and Atlas, Anthony Mescher, 14" edltlon, 2016
The Developlng Human: Cllnlcaliy Orlented Embryology, Kelth,l. Moore, T.V,N Persaud, l
edttlon, 2015
Larsen"s Human Embryoiogy, Gary C. Schoenwolf, steven 8. 8Ieyi, Phlllp R. 8rauer, Phlllppc H. Francls-West, 5" edltlon, 2014
Harpers lllustrated Biochemlstry, Vlctor Rodwell, Davld Bender, 3 l • edltlon, 2018
Tietz Fundamentals of Cllnical Chemlslry and Molecular Dlagnostics, Cari A. Burtls, 7" edltlon, 2014
Medlcal Microblology, Patrlck R. Murray, 8" edttıon, 2016
Revlew of Medlcal Microblology and lmmunology, Warren E. Levlnson, 15" editlon, 2018
Robblns Basic Pathoiogy, Kumar, Abbas, Astar, ıo• editlon, 2018
Rubln's Pathology Cllnicopathologic Foundatıons of Medlcine, David S. Strayer, 7" edition, 2014
Baslc & Cllnlcal Pharmacology, Bertram G. Katzung, Anthony J, Trevor, 14" edltlon, 2018
Goodman & Gllman"s The Pharmacoioglcaı Basis of Therapeutics, L. Brunton, B. Knollmann, R. Hilal Dandan, 13" edltlon, 2018
Harrlson's Principles of lnternal Medlclne, Dennls Kasper, Anthony Faucl, stephen Hauser, Dan Longo, 20" editlon, 2018
Goldman Cecll Medicine, Lee Goldman, Andrew ı. Schafer, 25" edttıon, 2015
Adams and Victors Princlples of Neurology, Allan Ropper, ı
edltlon, 2014
Bradley's Neuroiogy in Cllnical Praclice, Robert 8. Daroff, Joseph Jankovlc, 2-Volume Set, 7" edltlon, 2015
Fltzpatrick's Dermatology in General Mediclne, Lowell Goidsmlth, stephan Katz, 8" editlon, 2012
Rook's Textbook of Dermatology, Chrtstopher Grlfflths, 4 Volume Set. 9" edltlon, 2016
Kaplan and Sadock's Synopsls of Psychiafry: Behavioral Sclence/Cllnical Psychlalry, Benjamln J, Sadock, ı ı• edttlon, 2014
Gabbard's Trealmenls of Psychlatric Dlsorders, Glen O. Gabbard, s• edltlon, 2014
Braddom's Physical Medlcine and Rehabllltallon, Davld X. Clfu, s• edltlon, 2015
Dellsa"s Physical Medlcine and Rehabiiitation: Principles and Practice, Prof. Walter R. Frontera, 5" edttlon, 201 O
Hacellepe Halk Sağirğı - temel Bilgiler, Editörler: Çağcrtay Güler, Levent Akın, 2015
Preventive Medlclne and Publlc Heallh, Bretl J, Cassens, 2~ edltlon, 1992
Gralnger & Alllson's Dlagnoslic Radlology, 2-Volume Set. Andy Adam CBE MB BS, 6" edltion 2015
Textbook of Radlology and lmaglng, David Suttan, 7" edition, 2014
Nelson Textbook of Pedlatrics, R. M. Kllegman, 20" edttion, 20 l 5
Rudolph's Pedialrics, Colin Rudolph, 23~ edition, 2018
Wllllams Obsletrlcs, F. Cunnlngham, 25" edition, 2018
Willlams Gynecology, Barbara Hoffman, 3" edltlon, 2016
Cllnlcal Gynecologic Endocrinology and lnfertillty, Marc A. Fritz MD, Leon Speroff, 8" edition 201 O
Clinical Gynecologic Oncology, P. J, DISala, W. T. Creasman, Robert S Mannel, D. Scotl McMeekln, David G Mutch, 9." edition 2017
Berek and Novak's Gynecolcıgy, Joncrt[)an S. Berek MD MMS (Aurthor), ıs• edition 201 l
Sablston Textbook of Surgery The Biological Basls of Modern Surgicai Practlce, Courtney M, Townsend, 20" edition, 2016
Schwartz's Princlples of Surgery, F. Charles Brunlcardl, ı o• edltion, 2014
Youmans and Wlnn Neurologicai Surgery, 4-Volume Set: 7" (Youmans Neurologlcaı Surgery) 2016
Adli Tıp, Prof.Dr.Yaşor Bilge, 2013
Klinik Adli Tıp, Oğuz Polat, 8. baskı
Ashcralt"s Pedlalric Surgery: Expert Consult - Onllne + Prtnt, 6" (Expert Consult !itle: Onllne + Prlnt), 2014
Pedlatric Surgery, 2-Volume Set: Expert Consutt- Onllne and Prlnt. Arnold G. Coran, 7" edltlon, 2012
Cardiac Surgery in the Adult, Lawrence H. Cohn, 5111 edıtlon, 2017 '
,
Rutherford's Vascular Surgery, 2-Volume Set. Jack L. Cronenwett, 8" edltion, 2014
Cummlngs Otoiaryngology, Head and Neck Surgery, 3-Volume Set, Paul W. Fllnt. Bruce H. Haughey, 6" editlon, 2014
Baliey's Head and Neck Surgery: Otolaryngology (2 volume set), Jonas Johnson, Fifth edltlon, 2013
Kanski's Cllnicai Ophthalmoiogy, Brad Bowllng, 8" edlllon, 2015
Ophthalmology, Myron Yanoff, Yanoff & Duker, 4• edition, 2013
Campbeil's Operative Orthopaedlcs, Frederlck M. Azar, 4-Volume Set, 13" edltlon, 2016
Turek's Orthopaedics: Principles and Their Appiications, 7Ed 2 Vol Set (Hb 2016),
Campbeli -Walsh Uroiogy, Alan J, Weln, ı ı• edltlon, 2015
Glenn's Urologic Surgery, Sam D. Graham, 8" edlllon, 2015
Mlllers Anesthesia, 2-Volume Set, Ronald D. Miller, 8" editlon, 2015
Morgan and Mlkhail's Clinicaı Anestheslology, John F. 8utterworth, 6" editlon, 2018
Plastic Surgery: lndications and Practice, Bahman Guyuron, Elof Eriksson, John A. Perslng, ı edition, 2009
Grabb & Smllh's Plastic Surgery, Charles HM. Thorne, Geoffrey C. Gurtner, 7" edltion, 2013
o•
o•
GÖKTEKİ YILDIZLAR kadar...
'
WTS
T lıl ı
'
~ııııo'daZOJ ııı,ı, BİZİMLE
nıı so'de 96J ııı,ı,
lıoyunea iııı ıoo'de 1752 ııı,ı KAZANDI.
DÖNEM
TUS BİRİNCİLERİMİZ
Dr. Furkan Emre SÖGÜT
Dr. Gizem PEHLİVAN
Dr. Gizem PEHLİVAN
İLK l0'da
EYLÜL 2016
e
5 Kişi
6 Kişi
8 Kişi
5 Kişi
NİSAN 2016
Dr. Ömer ÖNDER
7 Kişi
EYLÜL 2015
Dr. Sevtap ARSLAN
NİSAN 2015
Dr. Ahmet Gürkan ERDEMİR
5
EYLÜL 2014
Dr. Ezgi YILMAZ
7
NİSAN 2014
e
9 Kişi
ŞUBAT2018
AGUST0S 2017
NİSAN 2017
10
EYLÜL 2012
NİSAN 2012
NİSAN 2013
Kişi
2B
33
34
30
32 Kişi
Kişi
Kişi
Kişi
Kişi
61
Kişi
Kişi
25
Kişi
57
Kişi
39 Kişi
76
Kişi
Kişi
41
Kişi
i. 71 Kişi
60 Kişi
6
Kişi
25
Kişi
Dr. İsmail M. KABAKUŞ
8
Kişi
30 Kişi.
EYLÜL 2011
Dr. Emine Deniz GÖZEN
9
Kişi
37
Kişi
MAYIS 2011
Dr. Emre BAŞGÖZE
5 Kişi
21
7 Kişi
SARP
58 Kişi
37
Kişi
Fırat
1
Kişi
32
NİSAN 2010
'
65 Kişi
Kişi
e
e
1
58 Kişi
61 Kişi
52 Kişi
55 Kişi
Kişi
6
ARALIK 2010
İLK l00'de
41
Kişi
11
Dr. Cem ŞİMŞEK, Dr. Yasin SARIKAYA
Dr. İlker BOGA
Dr. Onur TAYDAŞ
EYLÜL 2013
İLK 50'de
55
Kişi
57
Kişi
73
Kişi
Kişi
33
Kişi
35
Kişi
62
Kişi
6 Kişi
35
Kişi
56
Kişi
9
Kişi
34
Kişi
65
Kişi
Kişi
27
Kişi
54
Kişi
'
'
1
EYLÜL 2009
Dr. Ali
NİSAN 2009
Dr. Ali ONAY
4
EYLÜL 200B
Dr. Servet ALTAY, Dr. Kazım Serhan ÖZCAN
7 Kişi
36 Kişi
55
Kişi
NİSAN 2008
e
7
Kişi
33 Kişi
52
Kişi
EYLÜL 2007
Dr. Fulya YAYLACIOGLU
9
Kişi
37 Kişi
65
Kişi
NİSAN 2007
8
6
Kişi
Kişi
38 Kişi
34 Kişi
67
62
Kişi
EYLÜL 2006
Dr. Metin İBRAHİMOV, Dr. Rizvan İMAMALİYEV
Dr. Sercan OKUTUCU
NİSAN 2006
Dr. Türker BABUÇÇUOGLU
5
Kişi
29
Kişi
57
Kişi
EYLÜL 2005
5 Kişi
32
Kişi
58
Kişi
NİSAN 2005
Dr. Esra GÜCÜK
Dr. Gökçen GÖKÇE
5 Kişi
25 Kişi
53
Kişi
EYLÜL 2004
Dr. Çağrı GÜVEN
6
Kişi
56 Kişi
EYLÜL 2003
Dr. Erol TÜLÜMEN
5 Kişi
26 Kişi
·. 30 Kişi
Kişi
47 Ki ş i
NİSAN 2003
30TUS
7 Ki ş i
Ci
27 BİRİNCİ
203
Kişi
27
963
Kişi
j
52
Kişi
Kişi
1752
Kişi
ı
•
•
•
iÇiNDEKiLER
GENEL JİNEKOLOJİ VE ÜREME ENDOKRİNOLOJİSİ
Kadın Genital Sistem Anatomisi .....................................................................................................3
Jinekolojide Muayene ve Tanısal lşlemler .................................................................................... 16
Üreme Fizyolojisi. .........................................................................................................................22
Kadın Genital Sistem Embriyolojisi ............................................., ................................................ 32
Seksüel Gelişim Bozuklukları .......................... :........ ::..... :::.:.:: .....................................................42
Puberte ve Anormallikler ..............................................................................................................53
Menstrüel Siklus Fizyolojisi ..........................................................................................................59
Amenore ......................................................................................................................................63
Hiperprolaktinemi .....................................................L .... :.............................................................73
Anormal Uterin Kanamalar ...........................................................................................................74
Kronik Anovulasyon ve Hiperandrojenizm ....................................................................................81
lnfertilite ..............................................................L ...................................................................... 90
94
Kontrasepsiyon ..................................................
Menopoz .....................................................................................................................................112
Pelvik Ağrılar ...............................................................................................................................121
Pelvik Kitleler .............................................................................................................................131
Genital Enfeksiyonlar ve Cinsel Yolla Bulaşıcı Hastalıklar ......................................................... 141
Ürojinekoloji ...............................................................................................................................158
!.........................................................................
JİNEKOLOJİK ONKOLOJİ
Vulvanın Premalign ve Malign Hastalıkları .................................................................................161
Vajenin Premalign ve Malign Hastalıkları ...................................................................................166
Serviksin Premalign ve Malign Hastalıkları ................................................................................ 1'68
Korpus Uterinin Premalign ve Malign Hastalıkları ...................................................................... 176
Tuba ve Overin Premalign ve Malign Hastalıkları ...................................................................... 185
Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar. ....................; .................................................................... 199
OBSTETRİ
Maternal Plasenta! Fetal Ünite ...................................................................................................208
Abortuslar .......................................: ................................'........................................................... 216
Ektopik Gebelik ..........................................................................................................................223
Fetal Fizyoloji .............................................................................................................................229
Maternal Fizyoloji ......................................................, ................................................................233
Gebelik ve Emzirmede ilaç Kullanımı (Teratojenite) ..................................................................239
Perinatal Enfeksiyonlar ..............................................................................................................245
Prekonsepsiyonel vePrifriatal Değerlendirme ...........................................................................249
Fetal Monitorizasyon ......................................................................................,...........................257
Normal Doğum Eylemi ...............................................................................................................262
Normal Doğum Komplikasyonları ..............................................................................................272
Anormal Doğum Eylemi ve Operatif Doğumlar ..........................................................................279
Puerperium ve Puerperal Hastalıkları ..................... :..................................................................284
Amniyon Sıvı Hastalıkları ......... .-............................... :.......................... ,......................................287
Antepartum Kanamalar ve Plasenta-Kordon Anomalileri ...........................................................289
Erken Membran Rüptürü Preterm Eylem ve Postterm Gebelik .........•........................................ 292
Fetal Gelişim Bozuklukları ve Fetal Ölüm ..................................................................................297
Hidrops Fetalis ...........................................................................................................................300
Çoğul Gebelikler ........................................................................................................................305
Gebelikte Dahili Cerrahi Hastalıklar ...........................................................................................308
Hatalı olduğunu düşündüğünüz
sorular ve önerileriniz için
www.tus.com/tumtussorulari
adresine yazabilirsiniz. İlgili branş hocamız size dönecektir.
Bu adreste; bu kitapla ilgili daha önce sorulmuş ve soru cevapları da bulabilirsin\z.,-.
TUS BAŞARISI
İÇİN 3 TE~E~___ŞART
Tıpta Uzmanlık Sınavı
(TUS), her dönem ortalama
ı
l.000-15.000 ~,inin
girdiği
ve
ya~aşık
2.000 ~,inin
yerleştinldlğl çoktan seçmeli bir sınavdır.
ıus,
gerçek anlamda bilenle bilmeyeni
ayırdeden blrı sınavdır. Aynı
zamanda, bilenler
arasında sınav
performansı daha iyi olanın öne geçtiği bir sınavdır.
ıus: genel olarak% 60 bllgl bln~mlnl, % 20 yorum gücünü, % 20 d_jl<katve konsantrasyonu ölçen bir sınavdır,
Buradan hareketle; gerçek bir boşan için her biri %33 öneme sahip üç temel şart olduğu söyleneblllr.
l. PSİKOSOSYAL SÜRECİ İYİ YÖNETİP Sürekli YÜKSEK MOTİVASYON ve ÖZGÜVEN sağlamak
2. Her açıdan DOGRU BİR ÇALIŞMASİSTEMİ
3. Yüksek SINAV PERFORMANSI
Şimdi bunlan tek tek inceleyelim.
PSİKOSOSYAL SÜRECİ İYİ YÖNETİP SÜREKLi YÜKSEK MOTİVASYON ve ÖZGÜVEN SAGLAMAK
Hiç birimiz TUS
çalışmak
için olmasını ideal gördüğümüz
şartlara
sahip
değlllz.
Her birimizin
farklı sorunları
var ve
olmaya devam edecek, Aynca var olduğunu düşündüğümüz engel ve negatif genellemeleri de çözümlemek
zorundayz, Zihnimize gelen KÖTÜ SESLER'! ~sıp karşıtı olan iyi sesieri artırmak çok işe yarayacaktır.
l. GEÇMİŞİN ÇÖPLÜGÜNDEN KURTULUN; GELECEGİN HAYALİNİ KURUN ... Her şey hayal kurma~a başlar, Geçmişimizle
boğuşmanın
ve geçmişin
çöplüğünde
bir şeylenn
peşinde olmanın
sadece bize zarar verdiğini biliyoruz
sebeple geleceğin pozitif senaryosuna oda~anmak gere~or. Ve elbette geçmişten bir
boşan
hlkayelenmlzl motivasyon kaynağı olarak kullanablllrlz, "bir kez başarmayı
şeyler
aslında.
Bu
kullanacaksak kendi
öğrenmişseniz yine başarablllrslnlz.",
Bizim geçmişimiz boşan kokar. Özgüven duygusuyla doludur. Bundan sonrası için de İyi bir ÖZGÜVEN'le, tam
bir kazanma İNANCI ve devamlı YÜKSEK DÜZEYDE MOTİVASYON başannın ön şartıdır, Buna "BAŞARIYA İNANÇLA
ODAKLANMAK"'ta denlleblllr.
2. ÜMİTLİ OLMAK... Geleceğe sanlmak ve gelecek be~entlsl dürtüsü sürekliliği sağlayacakhr, Kendi kendinize tel~n
edin: "Bu sınav, başanlabllen bir sınav, bunun pek çok örne~eri var, öyleyse ben de başarablllnm."
3. DOGRU ve ULAŞILABİLİR HEDEFLER KOYMAK... Hedefi olanın yol hantası vardır ve herhangi bin bir hedefe ulaşmışsa
siz de ulaşablllrslnlz... Aynı yollardan geçmek şaıtr;la ...
Aynca neden hangi branşı istediğini zihninde netleştiren ~şlnln hedefide berrak hale gelir.
4. KONSANTRE OLUP VERİLMİ ÇALIŞMAK... Eğer hedefler belliyse ve yol haritası netse geçilen basama~ar
kallanmaya değer olacakhr.
5. POZİTİF GERİ BİLDİRİM ... öncell~e küçük hedefler koyup ona ulaştikça her şeyin yolunda gittiğini kendine telkin eden
insan bir sonra~ hedefi daha büyük koyablllr. Buradan azar azar ama düzenli
ve konsantrasyonu
artırmanın
daha
doğru olduğu
sonucu da
doğal
çalışmaya başlayp
tedricen tempo
olarak çıkacakhr.
6. ÖZGÜVEN ... Özgüven; hayal kurup, ümitli olabilen, doğru hedefler koyup onlaroulaşabllen ulaştikça başarma inancı
gelişen insanlarda gelişir ve ktNVeflenlr. Aslında başarının en önemli şartı "Kendine Güven"'dlr.
'
\'
'
<,
'
'
HER AÇIDAN DOGRU BİR ÇALIŞMA SİSTEMİ UYGULAYABİLMEK
TUS; çalışanın başardığı bir sınav olduğuna göre doğru bir çalışma sistemi vazgeçilmezdir, Bunun da bazı
gereklilikleri vardır,
1. DOGRU KAYNAK SEÇİMİ ... Sınava kadar var olan zamana. kişiye, bazal bilgi durumuna göre kaynak seçimleri
değişebilir, Her kişi; kendisine en uygun kaynak seçimini kendisi yapmalıdır, Arhk hanka kaynaklar var, TUS hangi
kaynaklardan soruluyorsa o kaynaklardan hazınanmış fasiküller halindeki ders notıanmızdan tutun da dünyanın
en üst standartlannda çıkardığımız prospektus serisine kadar pek çok boyuttaki kitabımız farklı ihtiyaç ve
beklentilere rahatlıkla cevap verecektir.
2.
3.
DOGRU PROGRAMLAMA ve ZAMAN YÖNETİMİ ... Boş zamanınız tahmin ettiğinizden çok daha fazladır, Yeler ki siz
onufarkedlnvedeğerlendlrln,
!
DÜZENLİ ÇALIŞMA... Zlg-zag'lar çizen düzensiz çalışma pertyottan zararvenr,
.
. .
.
1 ..
4.
TUS'A SPESiFiK ÇALIŞMA.. , Kitapları çalışırken, temel bilgi edinmek yenne sınavda çıkabilecek sorulara yonellk
çalışma yöntemini izlemek önemlidir, Unutmayın: "TUS; detaylarda boğulacağınız bir sınav değııqır, TUS;
temel bllgilenn çok iyi yorumlanmasının istendiği bir sınavdır, Sadece 1O 15 soru detaydır ya da sorunludur.
5.
ÖZET, ENTEGRASYON VE TEKRARLAR ... Sık tekrarlanan, özetlenen ve derlenen bilgiler kişiselleşir yani artık sizin
bllgllennlz olur,
6.
SON 20 GÜNÜ VERİMLİ GEÇİRMEK... Tüm bilgilen tekrar edebilecek ve mümkünse çıkmış tüm •soruları
çalışabilecek bir program şarttr. Bunun için profesyonel bir yardım isteyenler için TUSDATA TUS KAMPI harika bir
seçenek olabilir,
7.
DOGRU DERSANE YARDIM!... Daha hızlı olabilmek için, motive kalabilmek için, Bilgilerin neresinin neden
önemli olduğunu kolayca fark edebilmek için, hangi bilginin hangi şekillerde soru olarak gelebileceğini
kolayca fark edebilmek için artık ülkemizin her yerinde en profesyonel eğttmenlerle her hafta ülkemızın·27 iline
misafir oluyoruz,
'
YÜKSEK SINAV PERFORMANS!
Çok üst düzey bir mottvasyonla, düzenli bir şeklide ve venmll çalışan bir çok meslektaşımız sınavda ,başarısız
olabilmektedir, Yüksek sınav performansının önemli bazı gerel<lllil<lerl şunlardır.
'
1. BOLCA' DENEME SINAVI İLE EGZERSİZ YAPMAK ... tahmin ettiğinizden çok işe yarayacaktr, Hem hatalannızı tespit
edersiniz hem de o 3,5 saatt en iyi nasıl geçlreblleceğlnlzln planlannı yaparsınız.
2. RAHAT OLMAK... Önceden telkinle hazırlanarak ve normal bir olay gibi davranmak... Emin olun ki gergin'
olmaktan çok iyidir.
3. OLUMLU OLMAK.. , Her şeyin iyi gideceğini düşünmek ve sınav esnasında her şeyin iyi gidiyor olduğunu sık sık
telkin etmek.. , Ve bunu inanarak yapmak, Aksi senaryo zaten felaket değil midir?
Yanlış
bir kaç soru yapınca ~zan ve gerilen bir hekim, daha sonraki kolay sorulan da yanlış yapmaya adaydır, 70
puan almak için 3 5 soruyu yanlı§ yapmaya ha~nız olduğunu blliyor muydunuz?
4. BASİT DÜŞÜNMEK... Kompleks mekanizmalar üretmek sizi genellikle doğru cevaptan uzakla§lnr, "Soruyu soran
kişi hangi verileri vermiş ve hangi bilgimi test ediyor?' şeklinde ba~§ açısına sahip olabilmek işin çoğunu zaten
halledecektir,
5. SORUYU DOGRU ANLAMAK... Her veriyi iyi algılayıp doğru cevaba gidecek şeklide kullanabilmek... "Soru demek
ven demektir,"
6. ŞIKLARI İYİ ANALİZ ETMEK... önyargısız hareket edin ı -2 değil 5 seçenek olduğunu hatınayın ve bu 5 seçenekten
en doğru olanını bulun. Cevabını ilk anda bulamadığınız bazı sorulann doğru cevabına belki de şıkları
kıyaslayarak ulaşabllirslnlz,
7. POZİTİF GERİ BİLDİRİM ... Doğru yaptığınızı düşündüğünüz her sorudan sonra "her şey iyi gidiyor" diyebilmek...
Özette "Verileri iyi yakala, hangi bilginin sorgulandığı konusunda uyanık ol, 5 seçeneği de irdele ve en doğrusunu
işaretle, her şeyin iyi gttttğlnl düşün ve bir sonraki soruya geç .. "" bu kadar basit, sadecı;, bunun için ustalaşmanız
gerekiyor.
.
KADIN GENİTAL SİSTEM ANATOMİSİ
'"
!
b
<ı
1.
Aşağıdakilerden
hangisi labia minorada bulunmaz?
(Eylül - 2003)
Doğru
Doğru
Labium minus pudendi
dokusu içermez.
kıl
altı
follikülü ve cilt
majuslar
arasında
yer alan
ve
deri
kıvrımlarıdır.
Kıl
kısımda
ise
birleşerek
Fourchette ile vajinal
fourchette'i
açıklık arasında
fossa navikülaris olarak
Labia
oluşturur.
kalan alan
adlandırılır.
minora'ların glandları,
erkek
üretrası
penil
. kısmında bulunan glandula preputiales (Littre
glandları) ile homologdur.
cevap: D
Bartolin bezlerinin kanal ağızları vestibü/ün
posteriorunda himen ile labium minus arasındaki
oluğa açılır. Vestübüle açılan diğer yapılarda
bilinmelidir.
Vestibülün her iki yanında, bulbus vestibulinin
posterior ucunun altında yer alır.
Salgısı
koitus
visköz, mukoid ve alkali özelliktedir, sadece
sırasında akar ve vajinanın kayganlığını
sağlar.
Embriyolojik gelişimde erkekteki
(cowper) bezlerinin homoloğudur.
bulboüretral
Ürogenilal diaframın
superior faslası
Preplsyum (lablum minus)
_il
:ı
ıl
iç yüzüne
Üretra
il
ıj
ortasına
Her bez bir kanal ile vestibülün posteriorunda himen
ile labium minus arasındaki oluğa açılır.
follikülü ve cilt altı dokusu içermez.
Arka
majusların
ağızları
(Nisan - 2004)
Glandula Vestibularis Majör (Bartolin Bezi):
Labium minus pudendi (nymphae):
'I
kanallarının
D) Posterior vestibüle
E) Klitorisin 1 cm altına
cevap: D
Labium
A) Posterior forşetin
B) Üretra altına
C) Labia
A) Sebase folliküller
B) Çok katlı yassı epitel
C) Düz kas lifleri
D) Kıl follikülleri
E) Sinir uçları
i
bezlerinin
aşağıdakilerden hangisine açılır?
~
i·~
2. Bartolin
Mons publs
Oretra
Labium maju
Lab!um minus
Hymen
\
'
lskiopubik ramus , ~
Vajen
~~
_.
Fourchette
ı·
Perineal cisim
~-+-M. transversus
Bulbus vestlbuU
perinei profundus
(santral tenden)
Vagina
Bartolin bezi
Dış
ürogenltal dlaframın lnferior fasfası
genitaller
Bartolin bezi ve ürogenital diyafram
• Vestibül;
labium
minuslar
arasında
açıklıktır.
'
.
\'
<-
bulunan
4 ~ TÜM TUS SORULAR!
Vestibüle
4. Aşağıdaki kaslardan hangisi ürogenital diyaframın
bir parçasıdır? (Nisan - 2006)
açılan oluşumlar:
1. Ostium vajina (introitus vajina)
2. Ostium üretra eksterna
3. Bartolin bezlerinin kanal
ağızları
(vestibülün
ağızları
(vestibülün
posterioruna açılırlar)
4. Skene bezlerinin kanal
anterioruna açılırlar)
A)
B)
C)
D)
E)
M.
M.
M.
M.
M.
Doğru
Eksternal
üretral orifıs
Skene bezinin
kanal ağızları
iliococcygeus
bulbocavernosus
ischiocavernosus
transversus perinei profundus
coccygeus
cevap: D
Ürogenital diyafram derin perinea/ kompartmanın
bir parçasıdır ve M. transversus perinei profundus
ile M. sfikter üretrayı içerir.
Yüzeyel Perineal Kompartman
Bu bölüm yüzeye! perineal fasia ile ürogenital
inferior fasiası (perineal membran)
!
arasında yer alır.
diyaframın
Vestibül
Bartholin bezinin
kanal ağızları
Yüzeyel perineal kompartman
kasları
1. M. transversus perinei superfisialis
2. M. iskiokavernosus
3. M. bulbokavernosus
4. M. sfinkter ani eksternus
"Yüzeye/ perinea/ kompartman kasları" başlıklı
tabloya bakınız.
Vestibül
Derin Perineal Kompartman
3. Mirtiform karii\külleri aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan - 2003)
iki bölümde incelenir.
Ürogenital diyafram kasları
1. M. transversus perinei profundus
2. M. sfinkter üretra
A) Müller kanal artığı
B) Skatrize olmuş bartolin bezi
C) Wolf kanal artığı
D) Himen kalıntıları
E) Enfekte skene bezi
Doğru
Pelvik diyafram
kasları
a. M. levator ani; pubokoksigeus (pubovaji'nalis,
pubdperinealis ve puboanalis kısımlarından oluşur),
cevap: D
Doğumdan sonra kalan himen artıklarına Karünküla
puborektalis, iliokoksigeus
b. M. koksigeus
kaslarından
oluşur.
himena/es (karünküla mirtiformis) denir.
•
Himen
Vajen girişinde bulunan çepeçevre
membranöz bir yapıdır.
fıbrovasküler
Glandüler veya musküler elemanlar içermez.
Normalde tamamen kapalı olmayıp menstrüasyon
kanının geçmesine engel olmayacak şekilde en sık
annüler olmak üzere semilunar, kribriform, septat
veya vertikal yapıda olabilir.
Bütün bu
yapılar
patolojik
form imperfore himen'dir.·
olmayıp,
patolojik olan
Pelvik diafram adaleleri pelvik organların primer
destek yapısını oluşturur.
Ürogenital diafram adaleleri önde pelvik diaframı
güçlendirir ve vajen ile üretraya destek olur.
M. Levator ani batın ön duvarı adalelerine yardımcı
olarak abdominal organların korunmasında rol alır,
pelvik relaksasyondan korunmada etkin bir rol
üstlenir, miksiyon ve defekasyona yardımcı olur,
doğum sırasında fetal başa destek olur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 5
M. bulbokavernosus
Bulbus vestibuli
Bartolin bezi
M. transversus
perinei
superfisialis
---#:;~h
Perineal membran --,,--,'
_:::;;o'.!'--- M. sfınkter
ani eksternus
N. pudendus
Yüzeye! perineal kompartman
•
kasları
Levator aniyi
oluşturan
kaslar;
M. sphlneter urethree
M. transversus perinel
profundus
:ıa-
Pubokoksigeus (pubovajinalis, puboperinealis
ve puboanalis kısımlarından oluşur),
:ıa-
Puborektalis,
:ıa- İliokoksigeus
A. puderıdans
A. rectalis lnleıior-~-
Derin Perineal Kompartman Kaslan
5.
Aşağıdakilerden
oluşturan
,,
'İ
\i
'
ıı
A) M.
B) M.
·C) M.
D) M.
E) M.
Doğru
hangisi kadınlarda Levator ani'yi
kaslardan biri değildir? (Eylül - 2007)
puborectalis
pubococcygeus
pubovaginalis
iliococcygeus
obturatorius internus
Pubococcygeus m.
M. Levator ani
cevap: E
Pudendal
(ALCOCK)
perineye
geçen
Kanal:
pudendal
Peritoneal kaviteden
arter, ven ve sinir
bulunmaktadır.
M. obturatorius internus /evator aninin bir parçası
değildir.
6.
Aşağıdakilerden
hangisi
diyaframın
pelvik
kaslarından biridir? (Eylül - 2009)
M. levator ani;
Önde pubis, arkada koksiks ve yanlarda pelvis
duvarlarına uzanan geniş bir kastır.
• Üretra, vajina ve ana! kanal tarafından perfore
edilir.
. A)
· B)
C)
D)
E)
Doğru
lskiokavernöz
Piriformis
Derin transvers perineal
Levator ani '
Obturator internus
cevap: D
Pelvik diyaframı oluşturan kaslar; M. Levator ani
ve M. Koksigeustur.
(
'
.
\'
'
<•
6 ~ TÜM TUS SORULAR!
7. Aşağıdakilerden hangisi vajinanın özelliklerinden
birisi değildir? (Eylül - 1995)
A) Müller
kanalı
ve
ürogenital
sinüsten
köken
almıştır.
B) Çok katlı yassı epitelle kaplıdır.
C) Arka duvarı ön duvarından uzundur.
D) Vajinal bezler kayganlığı sağlar.
E) Venöz drenajı hipogastrik pleksusa olur.
Doğru
cevap: D
Vajina bez yapısı içermez ancak flour albus
denilen sekresyon ile vajenin ıslaklığı sağlanır. Bu
sekresyon, primer olarak endoservikal ve bartolin
bezlerinin sekresyonlarından, bunun yanısıra
epitel transüdasyonu ve ölü epitel hücrelerinden
- Vajende submukozal tabaka
bulunmamaktadır.
Vajenin Damar ve Sinirleri
• Arterleri: A. iliaka internanın
vajinalis'ten beslenir.
dalı
olan
a.
Yenleri: V. vajinalis yolu ile v. iliaka interna'ya
dökülür.
• Sinirleri:
)>
Üst 2:3 kısmının innervasyonu iı Uterovajinal
pleksus (Frankenhauser ganglionu); Ağrı
duyusunu ileten lifler T11-L2 seviyesinden
medulla spinalis'e girerler.
)>
Alt 1:3 kısmının innervasyonu iı N. pudendalis:
Ağrı duyusunu ileten lifler S2-S4 ~eviyesinden
medulla spinalis'e girerler.
oluşur.
1
Vajina (kolpos)
Üst 2:3 lük kısmı paramezonefrik (müller) kanaldan
alt 1:3'1ük kısmı ürogenital sinüsten gelişir.
Ön duvarı 7 cm, arka duvarı 9 cm. uzunluğunda, 23 cm. genişliğinde fıbromüsküler bir kanaldır. Vajen
içinde kalan porsio uteri ile vajen duvarı arasındaki
çıkmazlara forniks vagina adı verilir. En derini
posterior fornikstir ve bu da cul de sac (Douglas
çukuru) ile komşudur. Kuldosentez arka forniksten
girilerek yapılır.
'
• Lenfatikleri:
)>
)>
Üst 2:3 kısmının drenajı iı Pelvik :lenf nodları
(Servikste olduğu gibi)
Alt 1:3 kısmının drenajı iıİnguinal lenf nodları
(Vulvada olduğu gibi)
fundus uteri
• Vajenin ön 'duvarı trigonum vesikale ve üretra
ile, arka duvarı ise douglas çukuru ve rektum ile
komşudur. Vajina yanlarda endopelvik fasiaya
ait yapılarla arkus tendineusa tutunurlar. Bu
desteğin zayıflaması sistosele yol açabilmektedir.
Vajenin 3 tabakası bulunur;
1. Mukoza:
)>
Çok katlı, nan - keratinize yassı epitelyum
',
glandulae
vestibularis majoris ••
duktusu
tabakasıyla örtülmüştür
)>
)>
)>
Sekresyon, primer olarak endoservikal ve
bartolin bezlerinin sekresyonlarından, bunun
yanısıra epitel transüdasyonu ve ölü epitel
hücrelerinden oluşur.
Vajen duvarında enlemesine seyreden pek
çok mukoza! kıvrımlar mevcuttur. Kolumna
rugarum adı verilen bu yapılar kavernöz doku
ihtiva eder ve erekti! özellik gösterirler.
Laktobasillerin hakim olduğu mikst bir
bakteriyel flora vardır ve vajinal pH 3.5-4.5
arasındadır.
2. Musküler tabaka
3. Adventisya: Bütün vajen etrafını sarar ve bağ
dokusu içerir; parakolpium da denir.
ı-.
Vajen Anatomisi
8. Servikste transizyonel zandaki epitel
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1994)
A) Kolumnar epitelden küboid epitele
B) Kolumnar epitelden yassı epitele
C) Yassı epitelden küboid epitele
D) Kolumnar epitelden küboid epitele
E) Küboid epitelden yassı epitele
Doğru
cevap: B
değişimi
1
li!
'\,
ı\
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 7
Serviks üzerindeki epitel tipleri ve
soruda irdelenmiştir.
değişimleri
bu
Transformasyon zonu;
Endometrium, salgı yapan tek katlı kolumnar
epitelle döşelidir ve endoservikal kanalda da bu
tek katlı kolumnar epitel devam eder.
Bu
epitelyum porsiyo vaginalis yüzeyine
çok katlı yassı epitele dönüşür.
geldiğinde
Bu
geçiş
bölgesine
skuamokolumnar
bileşke (transizyonel zon) denir. iki adet
skuamokolumnar bileşke mevcuttur. Bunlar
orijinal ve aktif olarak isimlendirilir.
aşağıdakilerden
9. Servikal ektropionda
görülür? (Eylül - 1995)
hangisi
A) Transizyonel epitel
B) Kolumnar epitel
C) Çok katlı yassı epitel
D) Keratin ize epitel_
E) . Değişici epitel
Doğru
cevap: B
Reprodüktif dönemde endoservikal kolumnar
epitelin ektoservikse doğru everte olmasına
ektropion (eversiyon) denir ve bu durum servikal
erozyondan farklıdır.
: En sık ektropiona yol açan iki durum
1. Gebelik
2. KOK kullanımı
10. Naboth kisti ne şekilde oluşur? (Eylül - 2002)
A) Wolf kanal
artıklarının hipertrofısi
B) Kolumnar epitelle
döşeli
ağızlarının tıkanması
ile
endoservikal bezlerin
ile
Puberte öncesinde şervikş üzerinde vaienden
gelen çok katlı yasşı epitel ile endoşervikal
C) Skuamöz hücre artıklarının birikmesi ile
kanaldan gelen kolumnar epitelin buluşma
~ orijinal skuamokolumnar bileşke adı
E) Mezonefrik kanal epitelinin proliferasyonu ile
verilir.
Puberte döneminde artan östrojen etkisiyle
skuamöz epitelde glikojen depolanır, normal
floradaki laktobasillerin (deuderlein basilleri)
glikojeni parçalamaları sonucunda laktik asit
üretilir ve vajen pH 'sı 3.8-4.5 olur.
Vajenin asit ortamıyla karşılaşan everte olmuş
kolumnar epitelin altındaki subkolumnar rezerv
hücrelerinde proliferasyon başlar ve immatür
skuamöz metaplazi gelişir. lmmatür epitelin
glikojenizasyonu ile matür skuamöz epitel oluşur
ve bu bileşkenin orijiniılinde,,-çıpiak gözle ayırımı
son derece güçtür.
Metaplazi sonucunda skuamokolumnar bileşke
kayar ve aktif skuamokolumnar
bileşke
meydana gelir. Orjinal ve aktif
skuamokolumnar bileşkeler arasında kalan
bölgeye ise transformasyon zonu adı verilir.
yukarıya doğru
CIN (servikal intraepitelyal neoplazi) ve servikal
kanserin en sık geliştiği bölge Transformasyon
zonudur
D) Transformasyon zonunun metaplazisi il,e
Doğru
cevap: B
Nabothi
kistleri,
Nuck
kanal
kistleri
ile
karıştırılmamalıdır.
Nabothi kisti;
• 'Transformasyon zonundaki epitel matürleştikçe
hücreler daha fazla glikojen depolar ve histolojik
olarak orjinal skuamöz epitele benzerler.
Matürasyon esnasında kolumnar epitel
silinir, füzyona uğrar ve düzleşir.
villusları
Yassı
epitel endoservikal kanala doğru ilerlerken
buradaki
endoservikal
bezlerin
ağızlarını
tıkayarak retansiyon kistlerine yol açar ki bunlara
Nabothi kisti adı verilir. Bu kistler makroskopik
olarak sarı-beyaz renkte olurlar.
Nuck kanal kisti;
Ligamentum rotundumun inguinal kanala girerken
bir · ,_parça ,- peritonu beraberinde sürükleyerek
oluşturduğu kistik yapıdır.
Erkekteki hidroselin
homoloğudur.
'
\'
'
8 .._ TÜM TUS SORULAR!
11. Uterusu
yerinde
tutan
en
kuvvetli
hangisidir? (Nisan - 1988)
bağ
aşağıdakilerden
Lig. kardinale
(Mackenrodt)
Lig. sakrouterlnum
A) Lig. kardinale
B) Lig. rotundum
C) Lig. sakrouterina
D) Lig. latum
E) Lig.
Doğru
lnfındibulopelvikum
cevap: A
Uterusun bağları ve bağların içinden geçen yapılar
özellikle bilinmelidir.
Lig. pubovezlkale
Uterusun Bağları:
bağ olup istmus
rektumu çevreler ve sakrumda biler.
İnferior hipogastrik ve sakral pleksustan gelen
parasempatik ve sempatik lifleri içerir (uterusun
otonom ve duyu liflerini taşır). Dismenore ve kronik
pelvik ağrının tedavisinde uygulanan LUNA
1. Lig. Uterosakrale: Güçlü bir
uteriden
Uterusun
başlar,
(laparoskopik uterin sinir ablasyonu)
koterize edilen bağdır.
işleminde
2. Lig. Kardinale (Mackendrot bağı I lig. servikale
transversus): Serviks uteri ve vajinanın lateral
forniksinden
başlayıp
bilateral olarak pelvisin lateral
duvarına uzanır.
Uterusu yerinde tutan en güçlü
bağdır. İçerisinden üreler ve uterin arter geçer.
3. Lig. Rotundum (Round ligament, ligamentum
teres uteri):'Embryolojik olarak gubernakulumun
artığıdır
ve
erkekteki gubernakulum teslisin
Lig.latum uterinin iki yaprağı arasında
uterinanın ön alt kısmında bulunur.
homoloğudur.
ve tuba
Uterus köşelerinden başlayarak n.ilioinguinalis
ve n.genitofemoralisin genital dalları ile birlikte
inquinal kanaldan geçerek labium majusta sonlanır.
Bir parça peritonu da beraberinde sürükler ve
erişkin çağda bu yapı kistleşebilir, buna nuck kanalı
kisti denir (erkekdeki hidroselin homoloğudur).
Uterus yakınlarında bu bağ içinde çok sayıda düz
kas lifleri bulunur ve buradan leiomyom gelişimine
sık rastlanılır. Uterusa yapısal bir destek sağlamaz
ancak anteversiyona yardımcı olur. Bu ligamentin
arteryal beslenmesi; sampson arteri tarafından
sağlanır. Bu arter a.uterinanın dalıdır.
Lig.ovarii propriumu örten uterus yanlarından pelvis
kadar uzanan periton yapraklarıdır. Lig.
latum asıcı bir bağ değildir ve destek görevi yoktur.
Uterusun yana devrilmesini önler. Tuba uterinayı
örten üst parçası mezosalpinksi. meydana getirir.
Lig. latumun uterusa yakın kısımlarında iki yaprağı
arasında yer alan bağ dokusuna da parametrium
adı verilir.
bağları
1
1
12. Ligamentum rotundumda m..fil!ı görülen patoloji
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1999)
A) Adenomyosis
B) Leiomyoma
C) Leiomyosarkom
D) Adenosarkom
E) Gardner kisti
Doğru
cevap: B
köşelerinden
Ligamentum
rotudum
uterus
başlayıp inguinal kanaldan geçerek labium majusta
sonlanır, içinde çok sayıda düz kas /ifferi bulunur
ve buradan leiomyom gelişimine sık.rastlanılır.
'
Raund ligamentte en sık görül<in ~ patoloji
Leiomyom
Sakrouterin ligamentte en
Endometriozis
'
13. Vajina kubbesinin
uterus ligamenti
temel
sık
görülen patoloji
desteğini
aşağıdakilerden
(Nisan 2017 Orijinal)
A)
B)
C)
D)
E)
4. Lig. Latum uteri: Tuba uterina, Lig.rotundum ve
duvarına
Mesane
Doğru
Ligamentum latum )Jteri
lnfundibulopelvik liıi"ament
Kardinal ligament
Ligamentum ovarii proprium
Ligamentum rotundum
cevap: C
~
oluşturan
hangisidir?
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 9
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Kardinal llgament ile llglll a,a:aıdakllerden hangisi doörudur?
(Nisan 2017 BENZERi)
A) lstmus uteriden başlar sakrumı;ta sonlanır.
B) içerisinde inferior hipogastrik pleksus lifleri vardır.
C) Vajina kubbesinin temel deste0ini oluşturan ligamenttir.
D) Embryolojik olarak gubemakulumun artı~ıdır.
E) lnguinal kanaldan geçer.
Doğru
• Kardinal ligament (Mackenrodt
servikal ligament):
bağı,
uterina, Lig.rotundum ve Lig.ovarii
proprium'u örten uterus yanlarından pelvis
duvarına kadar uzanan periton yapraklarıdır.
l> Lig. Latum asıcı bir
görevi yoktur. -· ·
• Ligamentum
ligament)
uteri ve vajenin lateral fornikslerinden
başlayıp bilateral olarak pelvisin lateral duvarına
uzanır.
• Ligamentum
rotundum
ligamentum teres uteri):
(Round
l> Embriyolojik olarak gubernakulumun
bağdır.
a.uterina'nın dalı
14. Doğumun
artığıdır.
köşelerinden başlayarak n.ilioinguinalis
ve n.genitofemoralisin genital dalları ile birlikte
inguinal kanaldan geçer ve labium majusta
sonlanır.
yakınlarında
bu bağ içinde çok sayıda
düz kas lifleri bulunur ve buradan leiomiyom
gelişimine sık rastlanılır. Ancak uç kısımları
sadece fıbröz dokudan yapılmıştır.
l> Uterusa yapısal bir destek sağlamaz ancak
anteversiyona yardımcı olur. Bu ligamentin
arteryal beslenmesi; Sampson arteri tarafından
sağlanır. Bu arter a.uterina'nın dalıdır.
Sakrouterin ligament:
bağ olup
rektumu çevreler ve
l> Uterusu yerinde tutan en güçlü ikinci
başlar,
ve destek
l> lnferior hipogastrik ve sakral pleksustan gelen
parasempatik ve sempatik lifleri içerir (uterusun
otonom ve duyu liflerini taşır).
l> Dismenore ve kronik pelvik ağrının tedavisinde
uygulanan LUNA (laparoskopik uterin sinir
ablasyonu) işleminde koterize edilen bağdır.
proprium
(utero-ovaryan
bağdır.
olan r. ovaricus geçer
birinci
evresinde
uterus
duyusunu taşıyan
sinir lifleri hangi seviyede spinal korda girer?
kontraksiyonlarına bağlı ağrı
- 2010)
A) T5-T6
C) L3 - L4
B) T11 - T12
D) L5 - S1
ligament,
l> Uterus
istmus uteriden
sakrumda biter.
bağ değildir
l> Gubernakulumun artığı olan bu ligamentin içinden
(Aralık
l> Uterusu yerinde tutan en güçlü
. içerisinden üreler ve uterin arter geçer.
ovarii
l> Over ile uterus ·arası
transvers
Seıviks
l> Uterus
l> Tuba
.. ı>'üterÜsun yanlara devrilmesini önler.
cevap: C
vajina kubbesinin
Uterusu yerinde tutan,
temel desteğini oluşturan uterus bağı kardinal
/igamenttir.
l>
Ligamentum latum uteri:
E) S2 - S4
Doğru
cevap: B
Uterusun inervasyonu uterovajinal pleksusdan
(Frankenhauser ganglionu) olmaktadır.·
Uterusun ağrı ve sempatik lifleri--+ T11-L2
• Uterusun parasempatik lifleri
"Pelvik organlardan
başlıklı
--+
S2-54
ağrı uyarısını taşıyan
sinirler"
tabloya bakınız.
15. Fallop tüpünün
kısımlarının,
sıralanışı aşağıdakilerden
verilmiştir?
uterustan overe doğru
hangisinde doğru olarak
(Eylül - 2002)
A) lnterstisyel, isthmus, ampulla, infundibulum
B) lnterstisyel, ampulla, isthmus, infundibulum
C) lnterstisyel, infundibulum, isthmus, ampulla
D) Ampulla, interstisyel, infundibulum, isthmus
E) lsthmus, ampulla, infundibulum, interstisyel
Doğru
cevap: A
Uterusun içindeki tuba/ segment interstisyel, en
olan tuba/ segment isthmus, en uzak olan
· ise infundibulumdur.
yakın
Tuba uterina (Fıillop tüpleri - Salpinks):
Overlerle uterus
boru biçiminde
arasındaki
7-12 cm. uzunluğundaki
Dört ana bölümden
organlardır.
oluşur.
'
\'
.
<'
'
1O ._ TÜM TUS SORULAR!
Pelvik organlardan ağrı uyarısını
.-:,ı,,·~,-Mı'~.~~ ;f1:·.,~\:fe{i~·s~?t.'9!' ı~· ~
t
1"7'":·:;sY·;-._,,-.,jl:•·.:;·,-".',4,,",.-·<""7';,:ı:ili';-'/"~';~,'9",'.\,"W~""'·''~
f,,"l;;,:t,,-, ..--,,'i-t''!·{!:f~(¾~~:,..-:o"':,.JR
f·'./
ı.?:~l~f~?1.~\/:,,:.~:·..·{f-_-:t_:~<~f~!~~X-,h~14~:Stt;-:ı.:'itdi -!::·?:-~ !tJ?lQ~;_ı.,,WJQ
taşıyan
sinirler
--~ı
lliohipogastrik, ilioinguinal, genitofemoral
Kann duvan
T12-L1
Alt kann duvan, anterior vulva, üretra ve klitoris
L1 - L2
llioinguirlal, genitofemoral
Alt sırt
L1 L2
llioinguinal, genitofemoral
Pelvik taban, anüs, perine ve alt vajen
S2 - S4
Pudental, inguinat, genitofemoral, posterofemoral
kutanöz
üst vajen, serviks, uterin korpus, 1/3 fallop tüpü
başlang1ç
k1sm1, broad ligament, üst mesane, terminal T11-L2,S2-S4
ileum ve terminal kalın barsak
Overler,
dış
2/3 fallop tüpü, üst üreter
Uterustan overe
T9 -T10
Hipogastrik pleksus ile torakolumbar sempatik; Pelvik sinir.
ile sakral parasempatik
Renal ve aortik pleksus, çöliak ve mezenterik, ganglion ve
superior mezenterik pleksus ile torasik sempaİik
'
doğru sırasıyla;
a. Pars intertisyalis; Tubanın en dar ve uterin
duvarda intramural olarak yer alan kısmıdır.
b. Pars isthmica; uterusa en
segmenttir.
'
'
yakın
olan tubal
c. Pars ampullaris; Tubanın en uzun ve en geniş
bölümüdür. Ampulla, oosit ve spermin birleşerek
fertilizasvonun
olduğu
bölümdür.
Ektopik
gebeliklerin de en sık görüldüğü bölümdür.
'
d. Pars infundibulum
(fimbria); Overe en yakın
olan kısımdır. Bu bölümde overden atılan oositi
yakalamak için yer alan saçak şeklindeki uzantılar
mevcuttur. Bunlardan en uzun olanına fimbria
ovarica '(Richard fimbriası) adı verilir. Diğer
tubal bölümlerin aksine fimbrialar periton ile
kaplı değildirler.
.
16. Fallop tüplerinin uterusa en yakın segmenti
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2004)
A) Ampulla
B) lnfındibulum
C) lnterstisyel
D) lstmus
E) Fimbria
Doğru
cevap: D
Uterusa en
yakın
olan tuba/ segment pars
isthmica'dır.
Overe en yakın tubal kısım + İnfindibiılum
•
1
Uterusa en yakın tubal kısım + Isthınus
İntraınural tubal kısım + İntertisyel
En dar tubal kısım
İntertisyel
En geniş tubal kısım
Ampulla
+
+
Mezosalpinks
17. Over hilusunda aşağıdakilerden hangisi bulunur?
(Eylül - 1996)
A) Korpus luteum
B) Tunika albuginea
C) Germinal epitel
D) lnfındibulopelvik ligament
E) Mezonefrik kalıntılar
Doğru
Tuba uterina'nm bölümleri
cevap: E
Over hilusu tüm damar ve sinir yapılann girdiği
ve bu bölgede mezonefrik kalıntılar
bulunabilmektedir.
kısımdır
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 11
Overler:
5 x 3 x 3 cm. ebadındadır. Küçük pelvisde a.iliaca
communisin bifurkasyonunun hemen altında fossa
ovaricada yerleşmişlerdir. Hemen fossa ovaricanın
altında n.obturatorius ile komşulukları vardır.
Periton tarafından örtülmezler.
Overler hilus adı verilen bölgeden mezenterleri ile
lig. latuma bağlıdırlar. Overin tüm damar ve sinir
yapıları hilustan girer. Bu bölgede mezonefrik
kalıntılar (rete ovariil da bulunabilmektedir.
19. Stres üriner inkontinans cerrahisinde, paraüretral
dokuları
asmak
ıçın
kullanılan
ligament
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2006)
A) lnguinal
B) Coqper
C) Sakrotuberöz
D) Sakrospinöz
E) Kardinal
Doğru
Mezonefrik tübüler
Mezanklm
Primer sex kordları
-
Germinal epitel
Primordial germ
hücreleri
;
cevap: B
ftres üriner inkontinansın tedavisi cerrahidir.
Bu amaçla uygulanan yöntemlerden biri mesane
boynu seviyesinden periüretral fasiayı Cooper
/igamentine asmaktır (Burch Kolposüspansiyon).
ÖNEMLİ PELVİK LİGAMENTLER:
1. İnguinal ligament; Eksternal oblik kasının
aponevrozunun kendi üzerine katlanmasıyla
oluşur. Bu ligament inguinal herni onarımında
önemlidir.
2. Cooper ligamenti (pektineal ligament); Linea
Overin Histolojisi
Overler Lig.ovarii proprium (utero-ovaryan
ligaman) ile uterusa asılırlar. Gubernakulumun
artığı olan bu ligamentin içinden a.uterinanın dalı
olan ramus ovaricus geçer.
• Lig. suspansorium ovarii (infundibulo-pelvik
ligaman) ise overi pelvis yan duvarına asar ve
içinden a.-v.ovarica geçer.
18. Overlerin ağrılı uyarılarım taşıyan sinirler aşağıdaki
segmentlerin hangisinden medulla spinalise girer?
(Nisan - 2009)
A) T9 -T10
B) T12 - L1
C)L2-L3
D) L4 - L5
E)S2-S4
Doğru
pektinea boyunca devam eden bir fibröz
dokudur. Bu ligament stress üriner inkontinanslı
olgularda paraüretral dokuları asmak için mesane
süspansiyon operasyonlarında (Burch ameliyatı)
kullanılır. Lateralde iliopektineal ligament ve
medialde de lakunar ligamentle devam eder.
3. Sakrospinöz ligament;
Spina
iskiadikadan
sakrumun lateraline kadar uzanan bir bağdır.
N.pudendus ve a.pudendalis internanın önünde
uzanır. Bu ligament vajinal cerrahide önemli bir
noktadır ve sıklıkla vajinal süspansiyon amacıyla
kullanılır. Ancak a.glutealis inferior ve bunun
kollateralleri sakrospinöz ve sakrotuberöz
ligamentler arasında yer aldığından, süspansiyon
operasyonlarında bu damarlar zedelenebilir.
4. Sakrotuberoz ligament; iskial tuberositastan
sakrumun lateraline uzanan bağdır. N.pudendus
ve a.pudendalis internanın arkasında uzanır. Bu
ligament vajinal kufi süspansiyonunda kullanılır.
cevap: A
Over, embriyolojik olarak primitif gonad kökenli
olup, torokal segmentten yerleşimlidir.
Overlerin ağrılı uyaranlarını taşıyan sinirler T9-T1 O
segmentlerinden medulla spinalise girer.
Uterusun ağrılı uyaranlarını taşıyan lifler T11-L2
segmentten medulla spinalise girer
Vulvanın ağrılı uyaranın, taşıyan lifler ise S2-S4
seviyesiden medulla spinalise girerler.
Cooper ligamenti (BURCH
ameliyatı)
'
\'
<. '
12 <I TÜM TUS SORULAR!
Aortanın
a.sakralis media'
direkt dalları
a. ovarica
a. rectalis süperior (lnferior
mezenterik arterin terminal dah)
Sakrosp!nöz ligament
Sakrotuberöz l!gament
Tuber lskladikum
Uterin arterin
sırasıyla
uç
Arkuat Radial -> Bazal -> Spiral
dalları;
'
1
L8kuner ligament
Pelvik ligamentler
20. Eksternal ve internal pelvik organları besleyen
aşağıdaki arterlerden hangisi hipogastrik arterin
dalı değildir? (Nisan - 2005, Nisan 2009)
A)
B)
C)
O)
E)
Doğru
lnternal pudental arter
Vajinal arter
Obturator arter
Uterin arter
Ovaryan arter
İnternal iliak arterin (Hipogastrik arter) dalları
Visseral dallar
Parietal dallar
inferior
Visseral
dallar
• a.iliolumbalis yok
• a.sakralis
lateralis
(a.umbilikalisin
patent
• a.glutealis
• a.obturatoria • a.vesikalis
• a.pudenda
superior
interna
Uterovajinal
lnferior hipogastrik
1nferior mezenterik
Superior hipogastrik
Ovaryan
1
cevap: D
ÖNEMLİ PELVİK NÖRONAL YAPILAR:
• Ovarvan arter aorta abdominalisten kaynaklanır.
• a.glutealis
A)
B)
C)
O)
E)
Doğru
cevap: E
Parietal dallar
21. Sekonder
dismenore
tedavisinde
yapılan
presakral nörektomi ameliyatında aşağıdaki sinir
pleksuslarından hangisinin bir segmenti kesilerek
çıkartılır? (Eylül - 2006)
:
k1smmdan)
• a.uterina
• a. vajinalis
• a. rektalis
media
• a.vesikalis
inferior (+/-)
superior
1. Lumbosakral pleksusdan çıkan sinirler derinden
seyrettiği için pelvik cerrahide yaralanmazlar. Ancak
n.obturatorius, lateral pelvik duvar boyunca ilerler ve
obturator foraminadan geçer. Bu nedenle de radikal
histerektomilerde ve paravajinal onarımlarda bu
1
sinir zedelenebilir.
2. Ovaryan pleksus, overleri, tubaların bir kısmını ve
ligamentum latumu innerve eder. Overlerin ağrılı
uyaranlarını taşıyan sinirler medulla spinalise
T9;T10 seviyesinden girerler.
3. Hipogastrik pleksus (presakral sinir), aortik
pleksusun devamıdır ve 5.lumbar vertebra ile
sakrumun önünde üreterlerin medialinde uzanır.
Bu pleksusdan 2 adet hipogastrik sinir çıkar.
o Hipogastrik pleksusun superior lifleriı;ıin
kesilmesine presakral nörektomi denir.
o Endometriozis olgularında, kronik pelvik
ağrının
giderilmesinde bu müdahale
%50-75 başarılı olmaktadır. Bu pleksusun
kesilmesi ovaryan ve tuba! kaynaklı ağrıları
gidermez.
o
Ağrıyı
gidermede daha spesifik bir girişim olan
hipogastrik pleksusun inferior liflerinin
(uterosakral ligamentlerin) /).UNAJ kesilmesi
uygulanmaktadır.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 13
ÜRETERİN YARALANABİLECE~İ BÖLGELER
l> İnfundibulopelvik ligament (a. ovarika) seviyesinde
(en sık)
)> Uterosakral ligamentin lateralinde, pelvis yan
duvarında seyri esnasında
n. splanknikus
vezikal
pleksus
l> Kardinal ligamentin. içinde, uterin arterin altından
geçtikleri noktada (2. sıklıkta)
l> Mesaneye girerlerken, ön-üst vajen seviyesinde
n. splanknikus
sakralis
pleksus rektalis mediana
Hipogastrik pleksus
Uterin arterin
sırasıyla
uç
dalları;
Presakral nörektomide kesilen sinir lifi --> Süperior
hipogastrik
Laparoskopik uterin nerve ablasyonu (LUNA)'da
kesilen sinir lifi --> İnferior hipogastrik
22. Anatomik yakınlık nedeniyle
aşağıdaki
arterlerden
hangisine yönelik cerrahide üreterin
riski en yüksektir? (Nisan - 1999)
bağlanma
sonrası
devam
eden
kanama
nedeniyle lateral vajinal fornikse uzanan yüksek
servikal sütür koyulduğu durumda anatomik
olarak aşağıdaki yapılardan hangisinin yaralanma
ihtimali en yüksektir? (Eylül 2015 Orijinal)
23. Konizasyon
A) A. iliaca interna
B) A. Ovarika
C) A. uterina
D) A. vezikalis superior
E) A. vezikalis inferior
Doğru
Oreter ligasyonundan şüphelenilen bir hastada
yapılması gereken ilk işlem ~ İVP
,A) ince bağırsak
B) Rektum
cevap: B
C) Sigmoid kolon
Ürterin pelvik bölgedeki seyri bilinmelidir.
D) Mesane
E) Distal üreler
Üreterler:
Üreterler
Üreterler
retroperitoneal olarak_ lokalizedirler.
pelvise girerken ana · iliak arteri
tam
bifurkasyon
çaprazlarlar.
Takiben
içinde
bölgelerinin
ovaryan
medialinden
damarların
geçtiği
Doğru
cevap: E
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Nonnal vajlnal doğum sırasında servikte lateral vajinal
fornlkse uzanan laserasyon hattının primer onanlması
sırasında zedelenme ihtimali ın yüksek olan organ
infundibulopelvik ligamenti alttan çaprazlarlar.
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2015 BENZERi)
üreler pelvis içinde uterosakral ligamentin hemen
lateralinde ilerler ve serviksin 1.5-2 cm lateralinde
spina iskiadikalar hizasında uterin arteri alttan
A) Oreter
çaprazlar.
E) Çekum
En son olarak da üreler vajenin üst-anterior
bölümünden geçerek mesaneye girer.
B) Rektum
C) Sigmoi,d kolon , '
O) Mesane
Doğru cevap: A
'
\'
'
14 ~ TÜM TUS SORULAR!
Vajinal forniks seviyesine uzanan yüksek servikal
sütür konulması durumda distal üretere dikkat
edilmelidir. İlk soruda konizasyon sonrası kanama
kontrolü sırasında atılan sütürde, ikinci soruda ise
normal vajinal doğum sırasında vajinal fornikse
uzanan laserasyon hattının primer tamiri için atılan
sütürde distal üreter zedelenebilir.
24. Jinekolojik bir operasyon için simfızis pubisin
2-3 cm. üzerinden keskin bir şekilde yapılan,
kesi boyutu yaklaşık 8-1 O cm. olan ve rektus ön
kılıfının transvers olarak kesildiği, ana, rektusların
kesilmeden yana ayrıldığı insizyon aşaijıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2014 Orijinal)
A)
B)
C)
D)
E)
• Normal Doğumda Laseerasyon:
~
Normal doğumda uterus, serviks, vajina ve
perinede laserasyonlar oluşabilir.
~ Vajinanın
ön duvarında, üretra yakınındaki küçük
laserasyonlar görece sıktır. Bunlar sıklıkla onarım
gerektirmez.
~ Geniş
vajinal veya servikal yaralanmalar ise
dikkatlice değerlendirilmelidir.
~ Olası
uterin yaralanmlar ve rüp!ür göz önünde
Derin vulvovajinal yaralanmalarda sütür
gereklidir.
mümkünse üreler visualize edilmelidir.
Hemostaz sağlama amaçlı yapılan bu girişimlerde
doğru teknik uygulanmaz ise üreler hasarlanma
riski yüksektir.
Konizasyon;
~
Ektoserviks ve endoservikal kanalın bir
koni şeklinde çıkarma işlemidir.
~
CiN, karsinoma insitu, adenokarsinoma insitu gibi
durumlarda kullanılır.
Hem
kısmını
teşhis
ve hem de tedavi yöntemi olarak
ve invaziv kanserleri ekarte etmek için
doku örneği sağladığından ablatif yöntemlere
üstündür.
kullanılır
~
Spesimenin bistüri ile çıkarılmasından sonra
kanama sık karşılaştığımız bir problemdir.
~
Genellikle güvenli bir şekilde kontrol altına alınır.
Ancak zaman zaman kanamayı kontrol etmek
amaçlı vajinal forniks seviyesinde kontrol suturleri
kullanılır. Bu yüksek düzeyde kullanılan dikişlerin
üretere komşuluğu sebebiyle ciddiyeti büyüktür.
~
hangisi Pfannenstiel insizyo~u en
olarak tanımlamaktadır? (Eylül 2014 BENZERi) ı
Zaman zaman bu dikişlere bağlı kanama üreterin
distal seviyesinde yaralanma meydana gelebilir.
doğru
Simfızis pubisin 2-3 cm üzerinden keskin bir şekilde yapılan,
kesi boyutu yaklaşık 8-10 cm olan ve rektuS ön kılıfının
transvers olarak
8)
~ Eğer
~
Aşağıdakilerden
onarımı
sıklıkla
cevap: B
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
A)
bulundurulmalıdır.
~
Doğru
McBürney
Pfannenstiel
Cherney
Maylard
Paramedyan
kesildiği,
ana
rektusların
aynldrğı
insizyondur.
Simfızis
pubisin 2-3 cm üzerinden
kesilmeden yana
başlayıp göbeğin
hemen
altında
sonlanan ve kesi boyutu yaklaşık 8-10 cm olan vertikal
insizyondur.
C) Simfızis pubisin 3-8 cm Ozerinden keskin bir şekilde yapılan,
kesi boyutu yaklaşık 8-1 Ocm olan ve ana rektusların transvers
i
olarak kesildiği insizyondur.
D) Simfızis pubisin 2 cm üzerinden keskin bir şekilde yapılan, cilt,
ciltaltı, ve rektus ön kılıfı aşıldıktan sonra rektus kasını pubik
kemiğe bağlanan tendonlarına yapılan transvers insizyondur.
E) Açıklığı hafifçe yukarıya eğimli olan anterior· superior iliak
spinanın altından başlayıp pubik kılların hemen üzerinden
diğer spine uzanan transvers kesidir.
Doğru
cevap: A
'
Soruda özellikle dikkat edilemesi g~reken nokta
rektus kasının kesilmediği bilgisidir. Çünkü
Pfannenstiel insizyonda rektus kası kesilmez iken,
Maylard insizyonda kesilmektedir.
İnsizyon Çeşitleri
A- MEDİAN
(MİDLİNE) İNSİ2YON:
• Orta hatta vertikal olarak açılan insizyondur.
B- PARAMEDİAN İNSİZYON,:
Median'a göre 3-4 cm lateralden
insizyondur.
yapılan,
vertikal
Cilt, Ciltaltı, Rektus ön kılıfı aşıldıktan sonra
m.rektus, linea albadan ayrılır ve laterale itilir.
Fasya transversalis ve peritonu takiben abdomen
içine girilir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~
C. BATTLE • JALAGUİER • KAMMERER •
LENNANDER KESİSİ:
•
15
4- KÜSTNER KESİSİ
Açıklığı
Sağ
rektus kasının infraumbilikal bölümünün 1/3
lateralinden yapılan kesidir.
hafifçe
yukarıya
eğimli
transvers
kesidir.
Anterior superior iliak spinanın altından başlar,
pubik kılların hemen üzerinden diğer spinaya
TRANSVERS İNSİZYONLAR
uzanır.
Başlıca
4
çeşit
transvers kesi pelvik cerrahi için
Fasda, umbilikusdan simfızise doğru yeterli
elde edilinceye kadar linea alba
üzerinden vertikal olarak kesilir. Rektus ve
pyramidal kaslar gözlemlenir. Rektus kası
laterale doğru retrakte edilir ve periton da
midline olarak kesilir.
kullanılmaktadır.
genişlik
1- PFANNENSTİEL İNSİZVON:
Symphysis pubis'in yaklaşık 2 cm kadar
üzerinden, yaklaşık 10-15 cm transvers kesi
yapılır.
Deri, deri altı, rektus ön kılıfı aşıldıktan sonra;
Linea alba tek olarak her 2 lateral insizyonu
birleştirecek şekilde kesilir ve fascia rektus
kasının ön yüzünden serbestleştirilir.
Rektus kası orta hattan ayrılarak F.transversalis
ve periton, vertikal olarak kesilerek abdomen
boşluğuna ulaşılır.
2- MACKENROTD (MAYLARD) İNSİZVONU
Transvers deri insizyonu symphysis'in 3-8 cm
üzerinden hastanın yaşına kilosuna ve cerrahi
endikasyona göre yapılmaktadır.
Rektus kasının lateralindeki inferior epigastrik
arter ve ven bağlanarak rektus kası transvers
olarak kesilerek peritona girilir.
3- CHERNEY İNSİZYONU
Maylard kesisinden rektus kasının kesim
yerindeki farklılık nedeniyle ayrılır.
Kadın Genital Sistem Anatomisi İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1. Nuck kanal kistinin
Vulva
bulunduğu
anatomik bölge ...
2. İngüinal kanaldan geçen pelvik
Ligamentum rotundum (round ligament
teres uteri)
ligament ...
= ligamentum
3. Uterusu besleyen damarlar sırasıyla...
Uterin
arter, arkuat arter, radial arter, bazal arter, spiral
arter
4. İnternal iliak arterin
a.iliolumbalis, a.sakralis
arka grup dalları. ..
lateralis, a.glutealis
superior
5. Pelvik organ prolapsusunda apikal prolapsusu
önlemede en etkili
anatomik yapı...
Kardinal
ligament
6. Sakrospinöz ligament saspansiv.onu sırasında
yaralanma riski olan damar... Inferior gluteal
arter
Symphysis pubis'in yaklaşık 2 cm üzerinden
transvers cilt kesisi yapılır.
7. Radikal histerektomi ve paravajinal onarım
operasyonlarında zedelenme olasılığı en yüksek
olan sinir ... Obturator sinir
Cilt,Ciltaltı,
8. Rektoselin
ve rektus ön kılıfı aşıldıktan sonra
rektus kası, rektus kılıfından pubis kemiğine
kadar disseke edilir.
Pubik kemiğe bağlanan tendonlarına transvers
,
kesi yapılır.
Rektovajinal
geliştiği
retroperitoneal
boşluk ...
retroperitoneal
boşluk ...
boşluk
9. Sistoselin geliştiği
Vezikovajinal boşluk
10.Radikal histerektomi sırasında açılan anatomik
boşluklar...
vezikovajinal
Paravezikal boşluk, pararektal
rektovajinal boşluk
boşluk,
'
\"
'
''
'
boşluk,
'1
16 ~ TÜM TUS SORULAR!
JİNEKOLOJİDE MUAYENE VE
TANISAL İŞLEMLER
1. Hormona! tetkik
(Nisan 1990)
A) Vajina yan
için
smear
nereden
Superflslal hQcreler
lntermedler hücreler
alınır?
Parabazal hücreler
duvarı
B) Arka forniks
C) Porsio vajinalis
D) Endoserviks
E) Servikal kanal
Doğru
Bazal hücreler :
Maturasyon indeksi
cevap: A
Jinekolojide smearin başlıca kullanım yerleri;
Genital malignite taraması (özellikle serviks
kanserinde), ve hormona/ değerlendirmedir.
•
Hormona! değerlendirme vajen yan
smear alınarak yapılır.
duvarından
Serviksin dış kısmı çok katlı yassı epitel ile döşelidir.
Seksüel olgunluğa erişmişlerde bu epitel 4 ayrı
tabakadan oluşur:
~
Bazal tabaka: En derin tabakadır. Epitel
rejenerasyonunu devam ettirir.
~
Parabazal tabaka: Mitoza sık rastlanır.
Androjenik etkide yoğunluk kazanır.
~
İntermediyer tabaka: Hücreler glikojen taşır.
Progesteronik etkide artarlar.
~
Superfisiyal tabaka: Yüzeyel tabakadır.
Sitoplazması glikojenle dolu 5-8 kat yassı
hücreden oluşur. Bu hücreler PAP srnearın da
temelini oluşturur. Östrojenik etkide artarlar.
Hormona!
değerlendirmede
3 indeks
kullanılır:
1. Maturasyon indeksi: değişik tabakalara ait
hücrelerin sayılması
2. Eozinofilik indeks: eozinofilik boyanan
hücrelerin oranı
•
2.
Altmış
yaşında
bir kadının smearinde %
% 5 intermedier hücreler
'
saptanmasının en olası nedeni aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1992)
95
superfisiyal,
1
1
A) Dışardan östrojen alınması
B) Progesteron üreten tümör
C) Endometrial polip
D) 20 yıl önce geçirilmiş ooferektomi
E) Normaldir
Doğru
cevap: A
'
Normal koşullarda postmenopozal dönemde
parabazal hücre hakimiyeti vardır. Eğer 60
yaşındaki bir kadında superfisial hücre hakimiyeti
varsa bu dışarıdan östrojen alımına bağlıdır.
Yaş gruplarında
vajinal sitoloji
1. Yenidoğan: Mukoza, plasentadan geçen
maternal hormonların etkisindedir.
2. Puberte öncesi: lmmatür parabazal ve çok
sayıda inflamatuar hücre vardır.
3. Reprodüktif dönem: ôstrojen etkisi altında
süperfisivel. progesteron etkisi altında ise
bazofilik boyanan intermediyer hücreler
baskındır.
3. Karyopiknotik indeks: piknotik çekirdekli
superfisial hücre oranı
4. Postmenopozal dönem: Parabazal hücre
hakimiyeti vardır.
Östrojen etkisi altında tüm indeksler yükselir
ve yaymada superfisial hücre hakimiyeti olur,
progesteron etkisinde ise indeksler düşer ve
intermediyer hücre hakimiyeti olur.
5. Gebelik: Gebeliğin intermediyer hücreleri denilen
naviküler hücreler görülür. Kayık biçiminde olan
bu hücreler kenarları kıvrılmış intermediyer
tabakaya ait hücrelerdir. Ayrıca smearde çıplak
nukleuslar gözlenir.
Maturasyon indeksi hormona! durumu gösteren
en önemli kriterdir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 17
3. Spin-Barkeit aşağıdakilerden hangisini açıklar?
(Eylül 1998)
A)
B)
C)
D)
Viskosite
Elastikiyet
Glikojen miktarı
Kristalizasyon
E) Renk değişikliği
Doğru
cevap: B
Servikal mukus değerlendirilerek yapılan iki test;
Spin-Barkeitt ve Fern (Eğrelti Otu) testidir.
SPİN • BARKEİTT TESTİ
•
Servikal mukus, endoservikal hücrelerce sentezlenir
ve %92-98'i su içeriklidir.
•
Eğrelti
Servikal mukusun elastikiyetini belirten bir
testtir.
Servikal mukus preovulatuar dönemde
östrojen etkisinde sulu ve hipovizköz yapıda iken,
postovulatuar dönemde progesteron etkisinde katı
ve koyu bir kıvam alır.
Mukus östrojen etkisinde incelir, alkalen ve asellüler
hale gelir, lökosit içenmez. Bu şartlar spermin geçişini
kolaylaştırır.
otu görünümü
4. Serviks'de
invaziv
karsinom
düşündüren
kolposkopik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül 1990, Eylül 1994, Eylül 2011)
A) Beyaz lekeler
C) Hiperkeratoz
E)
Doğru
Noktalı
B) Atipik damarlanma
D) Mozaisizm
görünüm
cevap: B
İnvaziv kanser düşündüren en önemli kolposkopik
bulgu atipik damarlanmadır.
Kolposkopi
Östrojen etkisindeki
Progesteron etkisindeki
servikal mukus
servikal mukus
Anormal servikal sitolojinin
primer tekniktir.
iı:11!':t. '·-ı ·!.~· ·ı'":'ı.
l'
11
t
Kolposkop; serviksi 6-40 kat büyüterek incelemeye
yarayan bir mikroskoptur.
ı~- ıl·,
ıj
'
o/_ 11
1
j
Kolposkopi Endikasyonları
lJ~'(1'(',,, '
ı'•
ıi
l;
ı
İi
,, 1,,
lı
1
,ı,
değerlendirilmesinde
1. Anormal servikal sitoloji veya HPV
i
2. Klinik olarak şüpheli servikal görünüm
3. Açıklanamayan intermenstruel veya postkoital
kanamalar
Servikal mukusta östrojen ve progesterona
bağlı
değişiliklikler
FERN (EGRELTİ OTU) TESTİ:
Ovulasyon olup olmadığını ve ne zaman ovulasyon
olduğunu tayin etmek için kullanılır. Servikal mukus
kuru temiz bir lam üzerine yayılıp, kurutulup
mikroskop altında incelendiğinde:
Eğrelti otu görünümü östrojen etkisini gösterir
(anovulasyon lehine)
Eğrelti
otu görünümünün olmaması ise
progesteron etkisini gösterir (ovulasyon)
4. Vulvar veya vajinal neoplazi
5. İnutero DES maruziyeti
Asetik asit(% 3-5) uygulamasını takiben silindirik ve
atipik epitelde nükleer şişme olur, ati pik epitel opak
veya beyaz, normal epitel ise pembe görülür. işlem
sonrasında normal epitel ile atipik epitel arasında·
keskin bir çizgi oluşur.
Bazı kolposkopistler muayeneyi serviks ve vajene
iyot uygulayarak {lugol solüsyonu) (Schillertesti)
tamamlarlar.
Normal matür glikojenden zengin skuamöz hücreler
iyot tutarak kahverengi boyanırlar (bu normal bir
bulgudur); silindirik epitel, immatür metaplastik yassı
hücreli epitel, preinvaziv ve invaziv kanser hücreleri
iyot tutmaz ve beyaz kalırlar (Schiller +, iyot-). Bu
boya tutmayan alanlardan biopsi alınmalıdır.
'
\'
'
18 .__ TÜM TUS SORULAR!
•' Mozaik görünüm (asetobeyaz epitel blokları ve
onları çevreleyen kapiller damarlarl , Lökoplaki
(epitelin yüzeyinde oluşan anormal beyaz keratin
tabakası), Atipik damarlanma ve l"unktuasyon
(yüzeyde sonlanan dilate kapiller damarlar)
patolojik görünümlerdir.
Anormal Kolposkopik
1. Asetobeyaz epitel (asetik asit uygulaması
hücredeki proteinlerini koagüle eder)
(epitelin yüzeyinde oluşan anormal
beyaz keratin tabakası) (HPV)
2. Lökoplaki
3. Punktuasyon (yüzeyde sonlanan dilate kapiller
damarlar) (LSIL)
4. Mozaik görünüm (asetobeyaz epitel
onları
blokları ve
çevreleyen kapiller damarlar) (HSIL)
6. Schillerteslinde lugol solüsyonunun dokuyu siyahkahverengiye boyaması, iyodun aşağıdakilerden
hangisiyle reaksiyona girmesi sonucu gerçekleşir?
(Nisan 2005)
5. Atipik damarlanma (invaziv servikal kanser)
A) Kanser hücreleri
B) Kolumnar hücre
C) Asit fosfataz
D) Mukoprotein
E) Glikojen
İnvazyon düşündüren kolposkopik bulgular
1. Atipik damarlanma (invaziv servikal kanser)
2. Yüzey epitel kaybıyla beraber düzensiz yüzey
Doğru
kontürü
Normal matür glikojenden zengin skua·möz hücreler
iyot tutarak kahverengi boyanırlar (bu normal bir
bulgudur); silindirik epitel, immatür metaplastik yassı
hücreli epitel, preinvaziv ve invaziv kanser hücreleri
iyot tutmaz ve beyaz kalırlar (Schiller +, iyot-). Bu boya
tutmayan alanlardan biopsi alınmalıdır. ;
3. Renk tonu değişikliği
"Anormal kolposkopik görünümler"
başlıklı şekile
bakınız.
5. Serviks uterinin kolposkopik incelemesiyle ilgili
olarak aşağıdakilerden hangisi patolojik görünüm
değildir? (Nisan 1996)
A) Mozaik görünüm
B) Beyaz epitel
C) Atipik damarlanma
D) Punktuasyon
E) Kornifıkasyon
Doğru
cevap: E
7.
Aşağıdakilerden
rengi, Schiller
(Eylül 2005)
A) Erozyon
C) Karsinom
cevap: E
Transforma..syon zonu, kolumnarepitel, yassı epitel
ve kornifikasyon normal kolposkopik bulgulardır.
Kolposkopide bu normal bulgular varsa biyopsi
yapılmasına gerek yoktur. Patolojik bulgular
saptanmışsa biyopsi yapılmalıdır.
Doğru
hangisinde serviks dokusunun
boyasını
tutarak koyulaşır?
B) Şiddetli displazi
D) Normal skuamöz epitel
E) Normal kolumnar epitel
cevap: D
Schiller boyasını
skuamöz epiteldir.
Punktuasyon
Anormal kolposkopik görünümler
tutarak
koyulaşan
: Mozaik görünüm·.
normal
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._
8.
Aşağıdakilerden
hangisi histerosalpingografi (HSG)
birisi değildir? (Eylül 1987)
endikasyonlarından
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Fallop tüplerinin açıklığını incelemek
Tüplerdeki anormal gelişimleri görüntülemek
Fetal gelişimi ve plasenta lokalizasyonunu belirlemek
Uterus anomalilerini görüntülemek
Uterus kavitesindeki lezyonları araştırmak
cevap: C
a. Diagnostik histereskopi
uterin kanama
2. Anormal HSG, açıklanamayan infertilite
olgularında
3. Habituel abortus
b:
Operatif histereskopi endikasyonları
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
Kesin
myomların, dıştan bası
Komplikasyonları:
Anesteziye bağlı komplikasyonlar
Perforasyon
Kanama
Termal travma
Distansiyon medyumuna bağlı; CO, ambolisi,
elektrolit dengesizlikleri, pulmoner ödem
6. Enfeksiyonlar
1.
2.
3.
4.
5.
HSG menstruasyon sırasında çekilmez ve çekimden
bir gün önce hastaya profılaktik doksisiklin 100 mg.
2x1 dozda başlanmalıdır.
10. Aşağıdaki tedavi girişimlerinden hangisi, histeroskopi
ile gerçekleştirilemez? (Eylül 2014 Orijinal)
A) Subseröz miyom eksizyonu
'B) Uterin septum rezeksiyonu
C) Uterin sineşilerin rezeksiyonu
Yağ bazlı
kontrast maddeler ise daha az uterin
kramplara neden olurken tuba! yapıda daha
iyi rezolusyon sağlarlar ve işlem sonrası daha
yüksek spontan gebelikler elde edilir.
9. Aşağıdakilerden hangisi histereskopi için kesin
kontrendikasyondur? (Nisan 2005)
A) Postmenapozal kanamanın değerlendirilmesi
B) Uterus septumu tedavisi
C) Uterin polip ve myom tedavisi
D) Şüpheli yabancı cisim değerlendirilmesi
E) Pelvik inflamatuar hastalığının tanısı
Doğru
cevap: E
Histeraskapi diagnostik alarak endometrial
yüzeylerin optik bir araçla görüntülenmesini
sağlar. Eş zamanlı olarak operatif girişimde de
bulunulabilir.
kontrendikasyonları:
sensitivite
HSG ile tuba! tıkanıklılığın %85-100 sensitivitede
tanısı konabilir. İnfertilite olgularında en iyi ilk
görüntüleme yöntemi HSG'dir.
Suda çözünen kontrast maddeler yağda
çözünene göre daha kısa sürede absorbe olur ve
ekstravazasyon ya da lipid granüloma formasyonuna
bağlı lipid ambolisi riski taşımaz.
·
Endometrial polip çıkarılması
Submüköz myom rezeksiyonu
Endometrial ablasyon
intrauterin sineşilerin açılması
Uterin septumun kesilmesi
Yabancı cisim çıkarılması
Tubal sterilizasyon
1. Pelvik inflamatuar hastalık, tubaovaryan abse
2. Uterin perforasyon
3. Anestezi ve genişletici maddelere karşı
sınırlarının,
submüköz
yapan kitlelerin ve
peritubal yapışıklıklara sekonder uterotubal
bileşke tıkanıklıklarının veya distorsiyonun
indirekt görülmesini sağlar.
endikasyonları
Açıklanamayan
1.
Histerosalpingografi (HSG)
HSG, endometrial kavite
Endikasyonları:
Histeroskopi
Histerosalpingografi (HSG) radyoopak bir madde
verilerek uterus ve tubalann değerlendirilmesini
sağlayan bir tetkiktir.
Adetin 7-12. günlerinde servikal kanaldan içeriye
radyoopak bir madde verilerek uterus, tubalar ve
verilen maddenin periton boşluğunda dağılımı tespit
edilir.
19
D) Endometrial ablasyon
E) Endometrial polip eksizyonu
Doğru
cevap: A
Bu soru, başl<a bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
1. Submuköz miyom eksizyonu
il. Ashennan sendromunda yapışıklıkların
açılması
111. Subseröz miyom eksizyonu
iV. Uterin septum rezeksiyonu
V. Endometrial polip eksizyonu
Yukarıdaki
tedavi yöntemlerinden hangisi hlsteroskopl ile
oır'cıkleıtlcilemez? (EylUI 2014 BENZERi)
A)
Yalnız,I
B) Yall11z·11
C) Yalnız 111
D) I, llvelV
E) 11,lllveV
Doğru
cevap: C
20 ~ TÜM TUS SORULAR!
Histeroskopi uterin kavitenin değerlendirilmesinde
altın standarttır. Endometriya/ polip, submüköz
myom, adezyon ve uterin septum gibi patolojilerin
tedavisinin de yapılmasını sağlar. Ancak subseröz
myomlara, uterus yüzeyinde oldukları için,
histeroskopi ile müdahale edilemez.
3- Subseröz myom - Peritoneal yüzeye, xakın
gelişir.
·
4- İntraligamenter myom - Üretere en sık bası
yapan myomdur
İç genital organların, peritonun, tuba! pasajın
değerlenmesinde
ayrıca
pelvik inflamatuvar
Histeroskopi Endikasyonları
A. Diagnostik histeroskopi endikasyonları
adezyonların tanısında
"Myomların yerleşim yerleri" başlıklı şekile bakınız.
1. Açıklanamayan uterin kanama
2. Seçilmiş infertilite olguları; anormal HSG ve
açıklanamayan infertilite olgularında
3. Habituel abortus
B. Operatif histeroskopi
12.
Aşağıdakilerden
hangisi
endometrial
polip
(Eylül 1995, Eylül 1999)
tanısında kullanılmaz?
A) Histerosalpingografı (HSG)
B) Laparoskopi
C) Ultrasonografı (USG)
D) Küretaj
E) Histeroskopi
endikasyonları
1. Endometriyal polip çıkarılması
2.
3.
4.
5.
6.
7.
ektopik
gebelik,
endometriozis ve
laparoskopdi tanı aracıdır.
hastalık,
Submüköz miyom rezeksiyonu
Endometriyal ablasyon
İntrauterin sineşilerin açılması
Doğru
Uterin septumun kesilmesi
Yabancı cisim çıkarılması
Tubal sterilizasyon
cevap: B
Laparoskopi ile uterin kaviteyi görmek mümkün
değildir.
Endometrial polip tanısında; u/trasonografi, histeroskopi, histerosonografi, histerosalpingografi ya
da küretaj kullanılabilir.
11. Submüköz myomda aşağıdakilerden hangisi tanıya
en az yardımcldır? (Eylül 1991)
13. Laparoskopik trokar girişlerinde potansiyel olarak
aşağıdaki arterlerden hangisinin zedelenme riski
en yüksektir? (Nisan 2006, Aralık 201 O)
A) Laparoskopi
B) Histerosalpingografı
C) Histerosonografı
D) Ultrasonografı
E) Küretaj
Doğru cevap: A
Submüköz myom, endometrial yüzeye yakın
için /aporoskopi ile görülmesi mümkün
değildir. Histereskopi ile de subseröz myomun
görülmesi mümkün değildir.
yerleştiği
MYOM:
En
sık
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Yüzeyel epigastrik arter
Eksternal pudental arter
Yüzeyel sirkumfleks iliak arter
D,erin sirkumfleks iliak arter
lliplumbar arter
cevap: A
Laparoskopi sırasında meydana gelen , büyük
damar yaralanma/arı en tehlikeli heiııorajik
komplikasyonlardır.
rastlanan jinekolojik tümördür.
•
Myom, kapsülsüz bir düz kas tümörüdür.
Anatomik
lokalizasyona
göre
dört
1• Submüköz myom - Endometrial yüze
gelişir. Metrorajiye neden olabilir.
•
yakın
2- İntramural myom- En sık görülen myom
lokalizasyonudur.
sağ
sık
ana iliaca communis
zedelenen büyük
damarlardır.
sınıfa
ayırabiliriz:
Aort bifurkasyonu ve
laparoskopide en
A.epigastrika inferior ve a.epigastrika
superfıcialis laparoskopide en sık zedelenen
batın ön duvar arterleridir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 21
Pedinküllü
Subserozalı--+--
}:,
lntraligamenter
\,Ü
Servikal
~I
Vajene
Myomların yerleşim
Laparoskopi Komplikasyonları
1. Anestezi komplikasyonları
2. CO2 embolisi
3. Kardiyovasküler komplikasyonlar (hiperkarbi ve
asidemi nedeniyle)
4. Gastrik reflü
5.
6.
7.
8.
9.
Ekstraperitoneal insuflasyon
Elektrokoter komplikasyonları
Hemorajk komplikasyonlar
GİS yaralanmaları
Ürolojik yaralanmalar
---- - - -
10.Nörolojik yaralanmalar
11.İnsizyonel herni ve yara dehisensi
12.Enfeksiyon
doğmuş
yerleri
Jinekolojide Tanısal İşlemler İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1.
Anowlatuar·siklusları olan bir hastanın vajinal
sitolojisinde bulunması beklenen... Süperfisyel
hücre hakimiyeti ·
2. T.C. Sağlık bakanlığı klawzuna göre servikal
smear taramasına başlanma yaşı ... 30
3. Anormal smear sonucuna neden olmayan ...
Kemoterapi öyküsü
4. Vajinada biyopsi yapılacak alanı belirlemek için
kullanılan test ... Schiller testi
5. Kolposkopide LSIL düşiııd!i'en bulgu... Punktuasyon
6. Kolposkopide HGSIL düşündüren bulgu ... Mozaik
patern
7. Kolposkopide biyopsi endikasyonu olmayan ...
Metaplazi, ektropion
8, Histerosalipingografinin en sık komplikasyonu ... .
Pelvik enflamatuar hastalık
9. Endomttriyal kavitenin değerlendirilmesinde
altın standart yöntem ... Histeroskopi
10.Histeroskopi
kontrendikasyonları...
Pelvik
inflamatuar
hastalık,
tubo-ovarian
cıbse,
uterin perforasyon, kullanılan maddelere karşı
sensitivite
0
'
.
\'
22 ._ TÜM TUS SORULARI
ÜREME FİZYOLOJİSİ
1. Gonadotropin
serbestleştirici
hipotalamustaki
nükleusların
sentezlenir? (Nisan 2013)
•'
hormon
hangisinden
l>
damak dudak
septooptik displazi)
1
Erkeklerde 1/10000, kadınlarda 1/50000 görülen bu
sendrom çok az vakada X'e bağlı genetik geçiş
gösterebilir. Genetik geçiş gösteren formlarda
nöron adezyonunu kolaylaştıran protein kaybı
görülmektedir ve ilişkili gen lokusu KtL 1'dir.
cevap: D
Gonadotropin serbestleştirici hormonun (GnRH)
sentez yeri arkuat nükleustur.
Gonadotropin serbestleştirici hormon
(GnRH), hipotalamik arkuat nukleusdan
sentezlenir ve pulsatil olarak salınan bir
dekapeptiddir.
•
Yarık
l> Serebellar ataksi
l> Sağırlık (sinirsel)
l> Vazopressin salınımı ve susama anomalileri
l> Diğer orta hat defektleri (En ciddi olan
A) Suprakiazmatik nükleus
B) Paraventriküler nükleus
C) Supraoptik nükleus
D) Arkuat nükleus
E) Ventroposterolateral nükleus
Doğru
ilk tanımlandığında erkeklerde anosmi,
hipogonadizm ve renk körlüğü triadı ile ifade
edilmişti. Ancak kadınlarda da görülebilir ve eşlik
eden diğer defektler:
Klinik;
1
Seksüel infantilizm ve enikoid vücufyapısı vardır.
Bir dereceye kadar meme gelişimi olabilir.
Primer amenore
Supraoptik ve paraventriküler çekirdekler hipotalamusta değil nörohipofizde yer
kuraldır.
Overler genellikle küçüktür. Primordial evrenin
ötesinde seyrek folikül vardır.
almaktadır.
Gonadotropinler çok
GnRH'nın sentez yeri .. . Hipotalamik arkuat
çekirdek
2. Aşağıdakilerden hangisinde genetik olarak GnRH
eksiktir? (Eylül 1995)
A) Panhipopituitarizm
B) Ahumada-del Castillo sendromu
C) Turner sendromu
D) Sheehan sendromu
E) Kallmann sendromu
Doğru
cevap: E
Kal/mann sendromu ile ilgili akılda tutulması
gereken bilgiler; Hipotalamus ve o/faktör bulbusta
GnRH nöronlarının yokluğu, bunun sonucunda
oluşan hipogonadizm ve anosmidir.
Kallmann Sendromu
(Olfaktogenital displazi);
Bulbus olfaktoryus parsiyel veya komple! agenetiktir.
GnRH, hipotalamik arkuat nukleusdan sentezlenir
ve pulsatil olarak salınır.
GnRH salgılayan hücreler olfaktor plak epitelinden
köken alırlar ve embryogenezde hipotalamusa
kranial sinirler vasıtası ile göç ederler. Hipotalamus
ve olfaktör bulbusta GriRH nöronlarının yokluğu
sonucunda hipogonadizm ve anosmi ortaya çıkar.
ikinci sıklıktaki hipotalamik prime, amenore
nedeni iken en sık karşılaşılan konjenital
hipogonadotropik amenore nedenidir.
düşüktür.
Pulsatil GnRH tedavisine yanıt verirler ve ovulasyon
indüksiyonunda en fizyolojik yaklaşımdır. Fertilite
arzusu olmayanlarda östrojen ve progesteron
verilmelidir.
GnRH eksikliği olan diğer durumlar PraderLawrence-Moo_n-Bardet-Biedl
Labhart-Willi ve
sendromlarıdır.
3.
1
Aşağıdakilerden
hangisi, gonadotropin releasing
hormon salgılanmasını uyarır? (Nisan 2009),
A) E,ndojen opioidler
B) Kprtikotropin releasing hormon
C) Melatonin
D) Noradrenalin
E) Gama-aminobütirik asit .
Doğru
cevap: D
GnRH'nın
pu/satilitesi direkt
olarak dua/
katekolaminerjik sistemden etkilenir: Norepinefrin
aktivatör, dopamin inhibitördür. Bu sistem ise
temel olarak endojen opiatların etkisi altındadır.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 23
GnRH anologları over fonksiyonlarını baskılayarak
medikal ooforektomi yaparlar.
GnRH Analogları:
.:
'
. Dopamln
..
GnRH Agonistleri: (Leuprolide, goserelin, nafarelin,
buserelin vb).
Noreplnefrin
(noradrenerjin)
Gonadotropinler (negatif
feedback)
Endojen opiatlar
Estradiol (opiat yap1m1nı
Nöropeptid Y
Asetilkolin
VIP
Nalokson
arttınr)
)>
Progesteron (opiat yap1m1m
arttınr)
••
'
.
CRH (opiat yapımını
Melatonin
Serotonin
GABA
•
arttınr)
GnRH agonistlerinin sürekli uyarısı sonucunda
önce kısa süreli bir FSH, LH salgı artışı
(alevlenme-flare up), takiben 2 hafta içerisinde
reseptör down regülasyonu ile gonadotropin
salgısı inhibe.olur. (medikal ooforektomi).
GnRH Antagonistleri: (Cetrorelix, ganirelix) .
)>
Antagonistler doğal GnRH ile kompetitif yolla
yarışarak GnRH reseptörlerine bağlanırlar
ve 24-72 saat içinde süratle gonadotropinleri
baskılarlar.
)>
Dikkati/il Bu tablodan başka sorularında gelmesi
muhtemeldir.
Agonistlerde başlangıçta gözlenen alevlenme
etkisi (flare-up etki) de ortaya çıkmaz.
"GnRH analoglarının etki mekanizmaları" başlıklı
4. Aşağıdakilerden hangisi over fonksiyonlarını
baskılayıcı etkiye sahiptir? (Nisan 1995)
şekile bakınız.
•
A) Klomifen sitrat
B) Human menopoza! gonadotropin
C) Gonadotropin releasing hormon analoğu
D) Human koryonik gonadotropin
E) Tamoksifen
Doğru
Endometriozis
Hormon bağımlıtümörler(endometriyum kanseri,
meme kanseri vb.)
)> Myoma uteri
)> Santral (gerçek) veya idiopatik puberte
prekoks
)>
)>
cevap: C
I
GnRH Analoglarının Endikasyonları:
GnRH
- G n R H reseptörü
Endojen
GnRH ·
FSH, LH
Yükselir
Hipofız
hücresi
' A
~
GnRH
agonisti
t
Reseptör kaybı
(Down-regülasyon)
Sürekli
uygulama
.....
GnRH
agonisti
1
'iiı'
GnRH
antagonisti
Pulsatil uygulama
FSH,LH
- - - - - - - • Yükselir
-
..... FSH, LH
Düşer
GnRH
ııır.
GnRH reseptör
1
00-ka_j_ı------+
6~~~rLH
GnRH analoglarmm etki mekanizmalan
'
\'
.
''
'
24 .. TÜM TUS SORULAR!
~
~
~
~
•
DUK (Disfonksiyonel uterin kanama)
Ovaryan hiperandrojenizm
Premenstrüel sendrom
Ovulasyon indüksiyonu
A) Folistatin
B) Folikül stimüle edici hormon
GnRH analoglarının yan etkileri:
~
~
7. Menstrüel siklus süresince ovaryan follikülleri,
apopitozdan koruyan faktör aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2006)
Hipoöstrojenemik çevre, sıcaklık basması,
vajinal kuruluk, irregüler kanamalar, baş ağrısı,
depresyon, emosyonel labilite ve libido azalması,
trabeküler kemik kaybı, göğüs boyutlarında
küçülme, artralji, myalji, insomnia, ödem
Yan etkiler içinde en önemlisi osteoporoz olup 6
ay veya daha uzun süre kullanımda ortaya çıkar.
Tam olarak geri dönmez. Uzun sürecek GnRH
analog tedavisi programlarına osteoporozu
önlemek amacıyla düşük doz östrojen ilave
edilir (yeniden yerine koyma tedavisi),
C) lnhibin
D) östrojen
E) Lüteinize edici hormon
Doğru
Folliküllerin uyarılması ve apoptozisden korunması
FSH'ın etkileridir.
FSH
Reseptörleri granüloza hücreleri üzerinde
bulunur.
Folliküllerde granüloza hücre proliferasyonu ve
östrojen üretimi uyarır.
5. Folliküler stimülan hormonun (FSH) fonksiyonu
olmayan
aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1990)
A) Teka internanın uyarılması
B) Follikül hücrelerinin uyarılması
C) Androjenlerin östrojenlere dönüşümünün artırılması
D) Aromataz enzimi aktivasyonu
E) Granüloza hücrelerinde LH reseptörünün artırılması
Doğru
•
oluşumu sağlar.
•
Reseptörleri granüloza hücreleri üzerinde
bulunur.
Folliküllerde granüloza hücre proliferasyonu ve
östrojen üretimi
Folliküllerin uyarılması ve apoptozisden korunması
LH Etkileri:
LH reseptörleri esas olarak teka hücreleri üzerinde
bulunur ve Teka interna hücre proliferasyonu ve
androjen üretimine neden olur.
i
•
Granüloza hücrelerinde LH reseptörü ortaya
çıktığında (siklusun 11-12.günleri) luteinizasyon
ve progesteron üretimini uyarır.
•
O.)!Ulasyonun sağlanmasında etkilidir.
Granüloza hücrelerinde FSH ve LH reseptör
Obgenezde l.mayozun tamamlanması (primer
oositin, sekonder oosite dönüşmesi) etkilidir.
oluşumu.
Aromataz ve 3(3-hidroksisteroid dehidrogenaz
enzim aktivasyonu.
Folliküllerin
uyarılması
ve apoptozisden
İnhibin
korunması.
Granüloza, Sertoli, plasenta ve az miktarda .da
hipofızer bazofılik hücrelerden salınır.
6. Follikül
hücrelerini
uyararak,
endometrium
proliferasyonuna neden olan hormonu aktive eden
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1989)
A) Folliküler stimülan hormon (FSH)
B) Lüteinizan hormon {LH)
C) östrojen
D) Progesteron
E) Testosteron
Doğru
Aromataz ve 3(3-hidroksisteroid dehidrogenaz
enzim aktivasyonunu sağlar.
sağlar.
FSH Etkileri:
•
Granüloza hücrelerinde FSH ve LH reseptör
cevap: A
Teka interna 'hücrelerini lüteinizan hormon (LH)
uyarırken granüloza hücrelerini FSH uyarır.
•
cevap: B
cevap: A
Folliküllerin uyaran, folliküllerde granüloza hücre
proliferasyo~u ve östrojen üretimi uyaran hormon
FSH'dır.
iki formu vardır; inhibin-A ve inhibin-B.
lnhibin selekti! olarak FSH salınımını inhibe eder.
lnhibin lokal olarak LH aktivitesini uyarır, hem
granüloza hem de teka interna hücrelerinden IGF
salınımını uyarır ve androjen yapımını arttırır.
•
İnhibin-B'nin folliküler fazın başındaki düzeyleri
(siklusun ilk 4 günü) ovaryan rezervin bir
göstergesi olarak kullanılır.
İnhibin-A da Down sendromunda bir belirteç
olarak kullanılmaktadır (Down sendromunda inhibinA artar).
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 25
Follistatin
Granüloza hücrelerinden ve hipofizer
hücrelerden salınır.
bazofılik
Follistatin aktivini bağlayarak indirekt olarak FSH
inhibe eder (FSH-supresif protein olarak
da bilinir).
salınımını
8. Folliküllerin ovulasyon öncesi son matürasyonu,
ovulasyon ve Leydig hücrelerinden testosteron
salınımı
ile
ilgili
hormon
aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1988)
Folliküler sıvıda PGE sentezini arttırır, buna bağlı
olarak plasminojen aktivatörü ve lizozomal
aktiviteyi arttırarak follikül duvarında bağ dokusu
degradasyonuna yardımcı olur.
Folliküler sıvıda PGF2 alfa sentezini arttırır, bu da
follikülün çevresinde bulunan düz kas liflerinde
kontraksiyona yolaçarak ovulasyonu sağlar.
Sonuçta; LH artışının başlamasından 24-36 saat
sonra ya da LH'ın en tepe yaptığı noktadan 10-12
saat sonra follikül duvarı çatlar ve ovulasyon olur.
Ovulasyon anında follikülden kumulus ooforius ve
folikül sıvısı batın boşluğuna atılır. Bu anda tubal
aktivite en üst seviyesine çıkar.
A) Folliküler stimülan hormon (FSH)
B) Luteinizan hormon (LH)
C) Somatostatin
D) Prolaktin (PRL)
E) Adrenokortikotropik hormon (ACTH)
Doğru
Preovulatuar progesteron sentezini başlatır
ve ortaya çıkan progesteron da kollajenazı
aktive ederek follikül duvarında bağ dokusu
degradasyonuna neden olur.
cevap: B
"GnRH
Folliküllerin ovulasyon öncesi son matürasyonu,
ovulasyon ve Leydig hücrelerinden testosteron
salınımı Luteinizan hormonun (LH) fonksiyonlarıdır.
analoglarının
etki
mekanizmaları" cbaşlı klı
şekile bakınız.
LH Etkileri:
LH reseptörleri esas olarak teka hücreleri üzerinde
bulunur ve Teka interna hücre proliferasyonu ve
androjen üretimine neden olur.
•
Granüloza hücrelerinde LH reseptörü ortaya
çıktığında (siklusun 11-12.günleri) luteinizasyon
ve progesteron üretimi
•
Ovulasyonun
sağlanması
Oogenezde l.mayozun tamamlanması (primer
oositin, sekonder oosite dönüşmesi)
LH pikinin ovulasyon yapıcı etkileri:
Follikül içersine kan akımını
duvar gerginliğini arttırır.
arttırarak
follikülün
Ovulasyon zamam
Düz Kas
Ovulasyon
\'
' .'
'.
l
26 '4 TÜM TUS SORULAR!
9. Folliküler fazın başında bazal serum FSH değerinin
yüksekliği over rezervinin azaldığını gösterir. FSH
yüksekliğinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 2006)
A) GnRH düzeylerinin azalması
B) Hipofızer FSH sentezinin yavaşlaması
C) Androjen sentezinin artması
D) lnhibin B düzeyinin azalması
E) Progesteron yüksekliği
Doğru
takiben 10.gün FSH değerinin > 14 IU/L olması
veya 3 ila 10. gün FSH toplamının> 26 IU/L olması
düşük ovaryan rezeıv göstergesidir.
d) Serum inhibin B düzeyi: Preantral follikül
evresinden itibaren ovaryan folliküllerin granüloza
hücrelerinde sentezlenmeye başlar ve gelişen
follikül kohortunun büyüklüğünü gösterir. Ovaryan
rezeıvi düşük kadınlarda inhibin B düzeyi de
düşüktür.
cevap: D
e) Serum AMH (anti-Müllerian hormon) düzeyi:
Preantral ve küçük antral folliküllerdeki granüloza
hücrelerinden sentezlenir. Yaşla birlikte AMH
düzeyi azalmaktadır ve menapozdaiı sonra tespit
edilmemektedir. > 3,5 ng/dL olması rezeıvin iyi
olduğunu gösterirken, <1 ng/dL olması durumunda
.. over rezeıvi azalmıştır.
1
Ovaıyan
rezervi, overin çalışabilme kapasitesini
gösterir. İnhibin B; preantral folliküllerin granüloza
hücrelerinden salınır follikü/ sayısı yetersiz ise
(ovaıyan rezerv yetersizliği) salınan inhibin B
miktarı da o oranda az olacak ve FSH düzeyi
yükselecektir. İnhibin B düzeyi ile over rezervi
1
1
"Ureme fizyoloji ve
nörendokrinoloji"lbaşlıklı şekile
bakınız.
doğru orantılıdır.
Ovaryan follikül rezervinin
kullanılan testler;
saptanmasında
a) Bazal FSH düzeyi (siklusun 3. gününde}:
Siki usun 3. Gününde FSH' ın 10-20 IU/mL olması
düşük reeıv ile ilişkilidir.
b) Bazal estradiol düzeyi (siklusun 3. gününde):
FSH düzeyi ile kombine kullanılır. Over rezeıvi
düşük kadınlarda bazal östrojen düzeyi artmıştır.
(60-80 pg/mL)
c) Klomifen 'sitrat değerlendirme testi (CCCT):
3. gün FSH düzeyi ölçülür. Siklusun 5-9. günleri
arasında 5 gün klomifen 100 mg/gün oral verilir.
Siki usun 1O. gününde tekrar FSH ölçülür. Testi
1
1 O. Aşağıdaki büyüme faktörlerinden hangisi teka
hücrelerini etkileyerek androjen yapımını uyarır?
(Nisan 2005)
A) lnsülin b_enzeri büyüme faktörü (IGF)
B) Dönüştürücü edici büyüme faktörü alfa (TGF alfa)
C) Trombositten derive büyüme faktörü (PDGF)
D) Epidermal büyüme faktörü (EGF)
E) Fibroblast büyüme faktörü (FGF)
Doğru
cevap: A
İnsülin benzeri büyüme faktörlerinin en önemli
etkisi LH'nin teka üzerindeki etkisini arttırarak,
androjen yapımını stimüle etmesidi}.
(+)
Endojen Opiatlar
Dopamin
Noradrenalin___,..
(-) FB
(+) FB
Östron (El}
®
Anderostenedion
ııt ı
Östradiol (E2''4+--Testosteron
®+-0-------LH Reseptörü
Üreme fizyoloji ve nörendokrinoloji
(-) FB
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 27
insülin Benzeri Büyüme Faktörleri (IGF 1- il)
Büyüme hormonu benzeri etki gösterirler. IGF'Ier
teka, granüloza ve Iuteinize granüloza hücrelerinden
salınmaktadır.
Hem granüloza hem de teka hücrelerinde
steroidogenezi stimüle eder.
IGF'nin Etkileri
IGF LH'nin teka azerindeki etkisini arttırarak,
androjen yapımını stimfile eder (temel etki)
Granüloza hücrelerinde FSH ve LH reseptörlerinin
oluşmasını sağlar.
Granüloza hücrelerinin çoğalmasına yol açar.
Aromataz aktivitesinin artmasına yol açar.
Progesteron sentezinin artmasına yol açar.
12. Aşağıdakilerden hangisi östrojenin etkilerinden
birisi değildir? (Eylül 1987)
A) Fallop tüplerinde motilite artışı
B) Seıvikal mukusun pH'sının azaltılması
C) Vajen epitelinin kalınlaşması
D) Meme kanallarının büyümesi
E) Su ve tuz tutulumuna yol açar
Doğru
cevap: B
Östrojen ve progesteronun etkileri ayrıntılı olarak
bilinmelidir.
·
östrojenin etkileri:
Orogenital Sistem:
Üretra epitelinde proliferasyonu arttırır
Vajen epitelinde proliferasyon ve superfisial
(yüzeyel) hücre hakimiyetini arttırır
11. Aşağıdakilerden hangisi seks hormonu bağlayıcı
globülini (SHBG) arttırarak serbest testosteronu
azaltır? (Nisan 2001)
Vajinal çok katlı yassı epitelde glikojen
depolanmasını arttırarak vajinal pH'yı azaltır
(pH 3,8-4,5)
A) Glukokortikoidler
B) Tıroid hormonları
C) Prolaktin
D) Büyüme hormonu
E) lnsülin
Doğru
Seıvikal
mukusun sıvı içeriğini arttınr, viskozitesini
(hipovisköz) ve elastikiyetini arttırır
(Spinn-Barkeit)
azaltır
cevap: B
Servikal mukusda sodyum klorür (NaCI)
kristalizasyonunu arttırarak eğrelti otu görüntüsüne
neden olur (Ferning)
Seks hormon bağlayıcı globulini (SHBG) düzeyleri
çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir. Buna
bağlı olarak serbest bioaktif hormon düzeyleri de
farklılık gösterir. Seks hormon bağlayıcı globulini
(SHBG) arttıran faktörlerden en çok bilinmesi
gerekenler tiroid hormonu, östrojen, kombine oral
kontraseptif ve gebeliktir.
Şervikal
mukusun
pH'nı arttırır
ve alkali hale
!Wiiir...
Endometriumun gland ve stromasında proliferasyon
yapar.
Endometriumda progesteron reseptör
arttırır
'
SHBG
;
.
..
'
oluşumunu
salınımının
Hipertiroidi ve tiroid
hormontan
Östrojen
Kombine oral
. kontraseptifler
•
Gebelik
Luteal faz
Tamoksifen
Rosiglitazon
(tiazolidindion)
Siroz
•
kontrolü
Hipotiroidi
Steroidler
Progestinler
Androjenler ve
hiperandrojenizm
Akromegali ve GH
Hiperprolaktinemi
Hiperinsülinemi (insülin
rezistansı) ve IGF·I
Obezite
Uterusun düz kas hücrelerini, gap junctionlarını,
kontraktil proteinlerini (connexin 43) ve
myometriumun oksitosine duyarlılığını arttırarak
uterin kontrakliliteyi arttırır
Tubada siliar aktivite ve motiliteyi arttırır.
Overde folliküler
gelişimi kolaylaştırır.
Meme:
·•
Duktaı gelişimi sağlar.
Sekonder seks.karakterleri:
Pubertede meme gelişiminde etkilidir (telarş).
Kemik
Kemiklerde osteoblastik aktiviteyi
arttırarak
yoğunluğunu arttırır.
Deri
Vaskulariteyi ve kollajen
içeriğini arttırır.
'
\',
''
kemik
r,
28 ~ TÜM TUS SORULAR!
Karaciğer
•
SHBG sentezini
arttırır.
Preovulatorfazda salınımı günde 1 ng/mL iken luteal
fazda günde 3-15 ng/mL salınımı olur.
Kortikotropin bağlayıcı globulin (transkortin), tiroksin
bağlayıcı globulin sentezini arttırır.
Anjiotensinojeni
Pıhtılaşma
•
arttırır.
faktör yapımını arttırır (F il, VII, VIII, IX,
veX).
Antitrombin
yapımını azaltır.
Trigliseridleri
arttırır,
LDL'yi
azaltır.
Safra tuzu konsantrasyonunu arttırarak, safra
(kolesterol taşları).
Progesteron bir ara steroid olduğundan,
steroid sentezleyen tüm organlarda diğer steroid
hormonların perkürsörü olarak görev yapar. Korpus
luteumdan sentezlendiğinde bir son hormondur.
Uterusun düz kas hücrelerini, gap junctionlarını,
kontraktil proteinlerini (connexin 43) ve
'
myometriumun oksitosine duyarlılığını
azaltarak
uterusta relaksasyona yol açar
arttırır.
Total kolesterol ve HDL'yi
Daha düşük miktarlarda adrenal korteksten de
salınmaktadır.
taşı
oluşumunu kolaylaştırır
Progesteron karaciğerde metabolize edilir ve idrarla
pregnandiol olarak atılır.
Feed-back etkileri:
FSH üzerine negatif feedback yapar.
LH üzerine pozitif feedback yapar (ovulasyon
öncesi).
GnRH'yı baskılar
(endojen
l
Progesteron
' progestreon
17 hidroksi
ı
opiadları arttırarak).
Diğer
111-ııı,.
1
ı
Pregnandiol
'
~'----~
Pegnantriol
Su ve tuz tutuıumuna voı acar.
Progesteron
metabolizması
Östrojenler
: östrojenler, C-18 (18 karbonlu) steroidlerdir:
Östron (E1): Gtreceli olarak zayıf bfr östrojendir, temel '.
olarak periferik östrojendir
Östradiol (E2): En potent ve reprodUktif dönemde en
fazla Uretilen östrojendtr.
ı - Östriol (E3): En zayıf östrojendir, metabollk son
üründür, overden salgılanmaz.
Östetrol (E4): (15a hidroksiöstriol) fetal karaciğerde
oluşur, termde maksimumdur, bebeklik döneminde
aktivitesi azahr ve yetişkinlerde tespit edilemez ve klinik
kullanımı
yoktur.
13. Progesteron ile ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisi yanlıştır? (Nisan 1988, Eylül 1995)
A) Adrenalden sentezlenir.
B) Trofoblasttan sentezlenir.
NOT:17-Hidroksi progesteronun idrardaki
ürünü ise pregnanetrio/'dür.
atım
14. Ovulasyondan sonra vücut ısısını arttıran, korpus
' devamında
luteumdan salınan ve gebeliğin
rolü olan hormon aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 1990, Nisan 2002, Eylül 1996)
A) Prolaktin
B) Qstrojen
C) Progesteron
D) Lüteinizan hormon (LH)
E) Folliküler stimülan hormon (FSH)
Doğru
cevap: C
Ovulasyondan sonra korpu·s luteum salgılanan, vücut
ısısında artış yapan ve gebeliğin devamında en önemli
hormon progesterondur.
C) östrojenin prekürsörüdür.
D) Pregnantriol olarak atılır.
E) Uterusu gevşetir.
Doğru
15. Progesteron'un etkisi olmayan aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2000)
cevap: D
Progesteron idrarla pregnantriol olarak
pregnandiol olarak atılır.
A) Ovülasyonun inhibe edilmesi
değil
Progesteron:
•
Progesteron büyük oranlarda korpus luteum
ve plasentadan salgılanan C21 yapıda steroid
hormondur.
B)
lsı artışı
C) Yüksek dozlarda böbreklerde aldosteronun su
tutucu etkisini arttırması
D) Bazal insülin seviyesinde artış
E) Sentetik progestinler androjenik ve östrojenik etki
gösterebilirler.
Doğru
cevap: C
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 29
Progesteronlar su ve tuz tutulumuna yol açar.
Ancak yüksek dozlarda natriüretik etkilidirler.
Ürogenital Sistem:
)>
Vajinal çok
katlı yassı
depolanmasını
epitelde glikojen
azaltarak vajinal pH'yı arttırır
)>
Vajen epitelinde
hakimiyetini arttırır
)>
Servikal mukusun sıvı içeriğini azaltır,
viskozitesini arttırır (hipervisköz), mukus tıkacı
oluşturur ve elastikiyetini azaltır
Servikal mukusun
getirir.
intermediate
pH'nı azaltır
hücre
ANDROJENLER
Vücutta kaynakları adrenal bezler, over ve periferik
dönüşümdür (deri, adipoz doku, karaciğer). Gebe
olmayan bir kadında, androjen üretiminde hız­
sınırlayıcı basamak P450scc enzim aktivitesidir
ve bu basamak overde LH, adrenalde ise ACTH
kontrolündedir.
l> Endometriumun gland ve stromasında antimitotik
ve antiproliferalif etkilidir.
l> Endometriumda antiöstrojenik etkilidir.
o
Endometriumda
östrojen
reseptör
oluşumunu azaltır.
o
)>
Östradiolün (E2)östrona (E1) dönüşümünü
arttırır (17~ OHSD enzimini uyararak)
Uterusun düz kas hücrelerini, gap junctionlarını,
kontraktil proteinlerini (connexin 43) ve
myometriumun oksitosine duyarlılığını azaltarak
uterusta reiaksasyona yol açar.
l> Tubada siliar aktivite ve motiliteyi
•
Androjenler
8A$$ı$ıerj if12itnsl iı@er; f1ijrQ
Lobül ve alveollerin
5
Androstenedion
10
%50
%50
Testosteron
100
%25
% 25
DHT
300
)>
•
LH üzerine negatif feedback etki yapar.
FSH üzerine pozitif feedback etki yapar
(ovulasyon öncesi)
GnRH'yı baskılar (endojen opiadları arttırarak)
)>
•
Testosteron: DHT'un ardından 2. en potent
androjendir. Normal erişkin bir kadında dolaşımdaki
düzeyleri 20-80 ngldL'dir. % 50 periferik
andrcısteneclionun dönüşümünden, % 25 over,
% 25 adrenal kaynaklıdır. % 70 biolojik olarak
inaktif formda SHBG'e bağlıdır. % 25-30 albümine
bağlanmakta, ancak kadınlarda %1-2'si serbest
olarak dolaşımda bulunmaktadır.
•
Dihidrotestosteron (DHT): Kıl follikülü ve deride
bulunan 5 alfa-redüktaz ile testosterondan oluşur.
Perilerde testosterondan 5 alfa-redüktaz ile oluşur.
DHT, 3 alfa-androstenediol glukronide dönüşerek
metabolize olmaktadır. Dolaşımda bulunmaz.
Diğer
)>
)>
)>
)>
)>
Termojeniktir, vücut ısısında artış yapar.
Su ve tuz tutulumuna yol açar. Ancak yüksek
dozlarda natriüretik etkilidir.
Periferik insülin direnci oluşturur.
Progesteron dışarıdan ilaç olarak verilirse-feed
back etki ile LH'ı azaltarak ovulasyonu inhibe
eder.
19 norfestosteron türevi progesteronların da
androjenik aktiviteleri yüksektir.
% 100
•
Feed-back etkileri:
)>
%50
Adrenal androjen üretimi: Adrenal glandın
ACTH ile stimulasyonu ile adrenal korteksin zona
fasikülata bölgelerinde androjen üretimi gerçekleşir.
Adrenalde üretilen ana androjen DHEAS'tır. Bununla
birlikte az miktarlarda DHEA, androstenedion ve
testosteron üretilir.
azaltır.
)>
% 100
•
Kemiklerde antirezorptif etki ile kemik
SHBG sentezini
% 25
Ovaryan androjen üretimi: Androjenler
overde, östrojen sentezinde bir prekürsör olarak
ü,retilir: Normal bir siklusta preantral folliküldeki
teka hücrelerinde LH uyarısına yanıt olarak
androstenedion ve testosteron üretilir. FSH
etkisiyle granüloza hücrelerinde androjenler östron
ve östradiole aromatize olur.
gelişimini sağlar.
Karaciğer
P.efü er.
•
yoğunluğunu arttırır.
•
%50
DHEA-S
Kemik
)>
%25
DHEA
Meme
)>
•
azaltır.
cevap: B
Dolaşımdaki
testosteronun
yarısı
periferik
androstenedionun dönüşümünden kaynaklanır.
ve asidik hale
l> östrojenle prolifere olan endometriumda
sekretuar değişikliklere yol açarak endometriumu
nidasyona hazırlar
dolaşımdaki testosteron miktarına
androjenlerden hangisinin periferik
en fazla katkıyı sağlar? (Nisan 2007)
A) Dihidrotestosteron
B) Androstenedion
C) Dihidroepiandrosteron D) Androstenediol
E) Dihidroepiandrosteron sülfat
Doğru
(pH > 4,5)
)>
aşağıdaki
dönüşümü
Progesteronun etkileri:
•
16. Kadınlarda
'
\'
.
''
'
l
30 ~ TÜM TUS SORULAR!
•
17. Kadınlarda en güçlü androjen
hangisidir? (Nisan 1995)
bağlanır.
•
"Steroidogenez" başlıklı şekile bakınız.
Androstenedion: 17-ketosteroidlerdendir. % 50
overde, % 50 adrenalde üretilir. % 85 albumine
DHEA ve DHEAS: 17-ketosteroidlerin majör
A) Androstenedion
prekürsörüdür. DHEA %50 adrenalde üretilirken,
% 25 over kaynaklıdır. Kalan %25'Iik kısmı DHEAS'ın periferik hidrolizi ile oluşur. DHEAS tamamen
adrenal kökenlidir.
•
Prolaktin düzeylerinde artış, DHEAS'ı artırır.
hiperprolaktinemide SHBG azalacağından
serbest
testosteron
düzeyleri
artar.
Hiperprolaktinemide hafif hirsutizm oluşur.
Ayrıca
aşağıdakilerden
B) Dihidroepiandrosteron
C) Testosteron
D) Dihidroepiandrosteron sülfat
E) Dihidrotestosteron
Doğru
cevap: E
En
güçlü
ancak kan
dihidrotestosterondur
bulunmaz. Soru kan
dolaşımındaki en güçlü androfen olarak soru/saydı
cevap Testosteron olurdu.
Steroid Hormonlar
androjen
do/aşımında
1
18. Kadınlarda yapım yeri en fazla adren~I gland olan
/
androjen hangisidir? (Eylül 1991)
Dehidroepiandrosteron
Pregnenolon
sülfat (DHEA-5)
17 hidroksi
östradiol
(E2)
A) Dehidroepiandrosteron sülfat
Androstenedion
Östriol
(E3)
C) Androstenedion
Testosteron
östetrol
(E4)
Dehidroepiandrosteron
(DHEA)
regnenolon
Progesteron
17 hidroksf
rogesteron
Deoksikortikosteron
B) Testosteron
D) Dihidrotestosteron
E) Dihidroepiandrosteron
Doğru
Dihidrotestosteron
Adrenalde üretilen ana androjen DHEA-S'tır ve adrenal patolojilerin değerlendirilmesinde kullanılır.
Kortikosteron
: Aldosteron
Kortizol
cevap: A
'
Kolesterol (
ıp450scc
t,4
ı p450c17
1
3(3 - hidoksisteroid
't dehidrogenaz
(fr99~,t~fo!!(
ıP450cf7
Dehidroepiandrosteron
17 - hidroksi progesteron
3(3 - hidoksiste.roid
dehidroge.naz
P450cl7
1..
Androstenedion
~------
ı
,. 1
Testosteron
p450cl7
p450 aromataz
~,.~,----~,,,_=,.--'"'~.,
t.'Jı>stron~t
,-~~h
ı p450 aromataz
17(3 - hidoksisteroid
dehidrogenaz
•
4eroidogenez
•
1
ös.tradiol
·
-ı
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM., 31
Androjenlerle İlgili Hatırlanması Gerekenler
r-·-···-··· .. ----- .... - . .-- .. --·. --· -· -- ___ ,, ...... --- ..... ·-···--· "---·- ---- -
; Adrenal beze spesifik androjen e> DHEA-S
: Kadında dolaşımda serbest formu en fazla olan androjen c>
! Androstenedion
·! En patent androjen c> Dihidrotestosteron
: Dolaşımdaki en patent androjen e> Testosteron (DHT
i dolaşımda bulunmaz)
19. Premenopozal dönemde adrenal glandda yapımı
olmayan androjen aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 2013)
A) Androstenedion
B) Testosteron
C) Dehidroepiandrosteron
D) Dihidrotestosteron
E) Dehidroepiandrosteron sülfat
Doğru
cevap: D
Steroidogenez/e ilgili temel bilginin
direkt bilgi sorusu.
sorgulandığı
Yaş
dönemi ne olursa olsun dihidrotestosteron
(DHT) adrenal ya da ovaryan steroidogenez
basamaklarında üretilen bir hormon değildir.
Dihidrotestosteron (DHT), en patent androjendir.
Hemen tamama yakını 5a-redüktaz ile hedef
dokularda testosteron ve androstenedionun
indirgenmesi ile elde edilir ve dolaşımda
bulunmaz.
Dış genital sistemin maskülinizasyonu için mutlak
gerekli olan hormon ... DHT (Dihidrotestosteron)
İdiopatik hirsutizmde
Artmış 5a redüktaz aktivitesi (kıl folikülünde
artmış dihidrotestosteron aktivitesi) vardır
Kanda androjen düzeyi NORMALDİR
20. Kadında aşağıdaki androjenlerden hangisi sadece
adrenal bezden salgılanır?__ (EylüL2016 Orijinal)
A) Dehidroepiandrosteron sülfat
B) Dehidroepiandrosteron
C) Androstenedion
D) Serbest testosteron
E) Dihidrotestosteron
Doğru
cevap: A
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
Adrenal
bezden
salgı/anmayan
androjen
dihidrotestosteron iken; sadece adrenal bezden
salgılanan androjen ise dehidroepiandrosteron
sülfattır.
Androjenler, adrenal bez, ever ve periferik
kaynaklıdır.
• _ Adrenal androjen üretimi; Adrenalde üretilen
ana androjen DHEA-S'dir ve adrenal patolojilerin
değerlendirilmesinde kullanılır. Bununla birlikte az
miktarlarda DHEA, androstenedion ve testosteron
da üretilir.
•
Ovaryan androjen üretimi; Overin major androjen
ürünü androstenedion, testosteron ve DHEA'dır.
Bunlar teka interna hücrelerinden sekrete edilirler.
•
Periferik androjen üretimi; Kadınlarda dolaşımdaki
testosteronun büyük çoğunluğu periferde
androstenediondan dönüşüm ile elde edilir.
Dihidrotestosteron, en patent androjendir. Hemen
tamama yakını 5a-redüktaz ile hedef dokularda
testosteron ve androstenedionun indirgenmesi ile
elde edilir.
Ureme FızyoloJıSı Ile Ilgılı Sorulabılecek
Onemlı Bılgıler
1 . Androjenlerin
düş!lğe
doğru
potenslerine
sıralanışı ...
göre yaksekten
DHT> Testosteron>
Androstenedion> DHEAS
2. Dehidrotestosteronun atım ürünü olup periferal
androjen
metabolizması
belirteci
olarak
kullanılabilen ... 3a-androstanediol glukuronid
3. Seks streoidlerinin GnRH'yı inhibet etmelerinde
aracı olarak kullanılan mediatör ... Opiatkır
4. Hem teka interna hOcrelerinde hem de
granüloza hOcrelerinde steroidogenezi uyaran
lokal
ovaryen
otokrin/parakrin
faktör ...
İnsülin benzeri büyüme faktörü
5. Steroid
sentezindeki
indirgenme
sırası .. .
Kolesterol - pregnenolon- androstenedion - östron
6. Serbest
formu
albümin
ya
da
bulunan ... Androstenedion
7. Transkortine
, Progesteron
bağlanabilen
seks
steroidi.. .
8. Overde östrojen sentezinde görevi olmayan enzimler ... 21> hidroksilaz ve 11- hidroksilaz
9. Östrojenlerin
E2>El>E3
potenslerine göre
Kadıı:ılarda
kökenli
(EylOl 2016 BENZERi)
10.GnRH'nın yarı
ömrO ... 2-4 dakika
overde
sentezi
olmayıp
ad re nal
olan androjen aşai:jıdakilerden hangisidir?
globuline
bağlı olmaksızın dolaşımda en yüksek oranda
sıralanışı . ..
A) Oehidroepiandrosteron sülfat
B) Dehldroepiandrosteron
C) Androstenedion
D) Testosteron
E) Dihidrotestosteron
Doğru
cevap: A
'
\'
-
''
'
1
32 -4 TÜM TUS SORULAR!
KADIN GENİTAL SİSTEM EMBRİYOLOJİSİ
•
Leydig hücrelerinden 8-9.haftada testosteron
Testosteron mezonefrik (wolf)
kanalı uyararak erkek fetusta ductus deferens,
epididim, ejakülatör kanallar ve vesicula
seminalisin oluşmasını sağlar.
yapılmaya başlanır.
1. Müllerian İnhibiting Faktör (Anti-müllerian hormon)
erkekte nereden salgılanır? (Nisan 2001)
E) Wolf kanal hücreleri
Başlangıçta hCG uyarımı ile salgılanan
testosteron 15-18.haftada tepe noktasına ulaşırken,
20.haftaya gelindiğinde salgılanma hızı azalır.
intrauterin 2Q.haftadan sonra işe testosteron
salgısı fetal LH etkisi altında olur.
Sertoli hücreleri tarafından salgılanan antimüllerian
hormonu / Müllerian İnhibiting Faktör erkek
embriyoda paramezonefrik (müller) kanalların
regresyonunu
sağlar.
Dişide
puberteden
sonra granüloza hücrelerinden de salındığı
TDF yokluğunda primitif gonadın mJdullası geriler
ve böylece primitif gonad overe farklılaşmış
olur (8.hafta). Kümelenmiş adacıklar içerisinde
bulunan germ hücreleri de oogonialara farklılaşırlar
(8.hafta).
B) Teka
D) Leydig
A) Granüloza
C) Sertoli
Doğru
cevap: C
unutulmamalıdır.
Gebeliğin ilk 6 haftasında genital çıkıntı bipotanttır.
hem kortikal hem de medüller alanları içerir ve ister
XX, ister XY kromozomu taşısın her iki cinse doğru
gelişme kapasitesine de sahiptir (testis veya overe
farklılaşabilir). Bu döneme farklılaşmamış safha
adı verilir. Primitif gonad bu evrede; primitif seks
kordları, gerrn hücreleri, gerrninal epitel (granüloza
/ sertoli) ve mezankimden (teka / leydig) meydana
gelmektedir.
Y Kromozomunun kısa kolu üzerinde bulunan
SRY (sex belirleyici bölge) gen bölgesi tarafından
kodlanan TDF (testis belirleyici faktör) normalde
overe farklılaşacak olan primitif gonadı testis yönüne
farklılaştırır (6-7.hafta).
ve
"Gonadal
farklılaşma"
başlıklı şekile bakınız.
Overden AMH'nın salgılanmıyor olması sonucunda
paramezonefrik (müller) kanal regrese olmaz ve
dişi fetusta tuba, uterus, serviks ve vajenin 2:
3 üst bölümü oluşur. Dişi gelişimi için ovaryan
hormonlara ihtiyaç yoktur. (Cinsiyet gelişimi
tablosunu inceleyiniz)
:
Embryonel hayatın 3-4.haftasında primordial
germ hücreleri, vitellin kesesine (yolk sac) komşu
endodermde yapılmaya başlarlar ve 6.haftada arka
barsak mezenteri (allantois) üzerinden ameboid
hareketlerle mezenkimin arka duvarına ulaşırlar.
Germ hücreleri, komşu mesonefroz ve çölomik
epitel hücrelerinin proliferasyonunu uyararak
mesonefrozun hemen medialinde bir çift genital
çıkıntı oluştururlar. Eğer germ hücreleri mezenkimin
arka duvarina ulaşamazlarsa, gonadal gelişim olmaz
ve gonadal agenezi (agonadizm) meydana gelir.
gelişimi"
"Cinsiyet
Gonadların Gelişimi
2.
1. Primer oosit
11. Sekonder oosit
111. Oogonyum
i
Sağlıklı kadın
bireylerde yukarıdaki hücrelerden
46'dır?
hangilerinin
kromozom
sayısı
(Ağustos 2017 Orijinal)
A) Yalnız il
, B) Yalnız 111
', C) 1ve il
D) 1ve 111
E) 1, il ve 111
Doğru
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tarafından ş 6y/e de sorulabilirdi:
1.
Primer oosit
il. Sekonder oosit
TDF bir taraftan gonad korteksinin dejenerasyonuna
yol açarken bir yandan da gonadın meduller
bölgesinin de Sertoli hücrelerine farklılaşmasına
yol açar (7.hafta). Sertoli hücreleri oluşur oluşmaz
bir glikoprotein olan antimüllerian hormonu (AMHl
salgılamaya başlarlar (8.hafta).
AMH, bir yandan erkek embryoda paramezonefrik
(müller) kanalların regresyonunu sağlarken,
bir yandan da çevredeki mezankimden Leydig
hücrelerinin farklılaşmasını uyarır (8.hafta).
111. Oogonyum
iV. Birinci polar cisimcik
Oogenezde yer alan yukarıdaki hücrelerden hangisi ya
da hangilerinin haplold sayıda kromozomu bulunmaz?
(Mustos 2017 BENZERi)
A)
B)
Yalnız
Yalnız
il
111
C) lvelll
D) llvelV
E) 1,111 ve iV
Doğru
cevap: C
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 33
Mezanklm
Pıtmerseks
kordlıırı
Geımlnal
epitel
Primordlel gamı
.,._
Dişi
TDFyoklu!ju
.,._
hOcreleıi
0
{3:)
TOFvarlıi!ı
--+
--+
Erkek (primitif testis)
(primitif over)
Ductus epldldymldls
Gonadal
Genetik Cinsiyet
J
46 XX
farklılaşma
J
y TDF (-)
,-----TDF
OVER J
~•)
ı----::
(-)l
MİF
Testosteron
Duktal Cinsiyet·
M0LLER
, (İç Genitaller) (Paramezonefrik
+-+--
ı ,~
~l
azf
.
Tuba
V. Dkferens
Epididim
Vajen üst 2/3
DHT
EjekUlatuar kanal
ÜROGENİTAL
SİNÜS
Genital
Cinsiyet
Vaje~~f; 1/3 ....
Sertoli
Leydig
WOLF
(Mezonefrik)
Uterus
Dış
TESTİSJ
?.~~-C~J......1_D_H_T_(_•)-ı•.-
V. Seminalis
ERKEK
Penis
Prostat
Vulva
Cinsiyet
gelişimi
1
34 _,. TÜM TUS SORULAR!
Oogenez: Ovaryan farklılaşma ile birlikte gebeliğin
8.haftasında germ hücrelerinde hızlı bir mitotik
çoğalma başlar (oogenez) ve 46 kromozomlu
oogonialar gelişir (2n-diploid).
Oogenezde 46 kromozomlu olan hücreler
oogonyum ve primer oosit iken; 23 kromozomlu
hücreler sekonder oosit, matür oosit, /. ve il. po/ar
cisimcik/erdir.
Germ hücre mitozu 20.gebelik haftasında
OOGENEZ;
J;,
sonlandığından oogonialar, intrauterin 20.haftada
Ovaryan farklılaşma ile birlikte gebeliğin 8.haftasında
germ hücrelerinde hızlı bir mitotik çoğalma başlar
(oogenez) ve 46 kromozomlu oogonialar gelişir (2ndiploid).
maksimum sayıları olan 6-7 milyona ulaşırlar. Bu
haftadan sonra mitozla çoğalma sona erer._
J;, Germ hücre mitozu 20.gebelik haftasında
sonlandığında
oogonialar, intrauterin 20.haftada
maksimum sayıları olan 6-7 milyona ulaşırlar.
J;,
Bu haftadan sonra mitozla
çoğalma
sona erer.
oogonialar l.mayoz
bölünmeye girer ve primer oosit haline dönüşürler.
Gebeliğin 11-12.haftasında,
J;,
J;,
Dominant follikül içerisinde bulunan primer oosit,
ilk kez pubertede LH'nın peak salınımı sonucunda
gap junctionlarından kurtulur ve ovulasyondan
hemen önce l.mayoz bölünmesini tamamlar ve 23
kromozomlu (n-haploid) iki hücre oluşur.
Bunlardan sitoplazmanın büyük bölümüne sahip olan
hücre sekonder oosit adını alırken, kromozom yapısı
benzer olmakla beraber sitoplazması bulunmayan
diğer hücre ise l.polar cisimcik adını alır.
Doğum
20
Puberte
Oogonia ve Oosit Say1s1
4. İnsan
ovumu
ikinci
polar cismını, aşağıdaki
(Nisan 1988)
Oluşan
sekonder oosit hemen I1.mayoz bölünmeye
girer ve nı,ayozun metafaz evresinde duraklar.
aşamaların hangisinde atmaktadır?
J;,
Fertilizasyonla birlikte (spermin zonaya teması)
oositte kalsiyum bağımlı bir sistein proteaz
olan kalpain salınımı olur ve pp39mos proteini
A) Germinal epitel içindeyken
B) Fertilizasyondan önce
C) Gelişen follikül içindeyken
D) Uterus içindeyken
E) Fertilizasyondan sonra
J;,
Böylece ILmayoz da durakladığı evrede tamamlanır
ve 23 kromozomlu (n-haploid) matür oosit ile 23
kromozomlu il. polar cisimcik gelişir
"(A) Spermatogenez ve (B) Oogenez" başlıklı şekile
bakınız.
3. Oogonia ve oositlerin sayısal olarak en fazla
olduğu
dönem
aşağıdakilerden
hangisidir?
(Eylül 2007)
A) lntrauterin 8. hafta
B) lntrauterin 20. hafta
C) Yenidoğan dönemi
D) Puberte öncesi çocukluk dönemi
E) Menarş
Doğru
cevap: B
Menopoz
in utero
J;,
parçalanır.
i
5 8
Doğru
cevap: E
Bu,konuy/a ilgili hatırlanması gerekenler; 1.mayoz
ov/ılasyondan hemen önceki LH piki ile, 2.mayoz
fertilizasyon ile tamamlanır.
OOGENEZ
Gebeliğin 11-12.haft~sında, oogonialar l.mayoz
bölünmeye girer ve primer oosit haline dönüşürler.
Gebeliğin 18-20.haftalarında primer oositlerin çevresi
tek sıra yassı pregranüloza hücreleri ile çevrilerek
primordial follikül/eroluşmaya başlar.
Doğumdan
hemen önce pregranüloza hücreleri ile
primer oositlerin haricindekiler atreziye uğrarlar
ve doğumda 1-2 milyon, pubertede ise yaklaşık
300.000 kadar primordial follikül kalır.
sarılan
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 35
A
«
B
IA
~Testıs
!
•
!
,l,
•
Primer oosit
46,XX
•
Spermatogonium
46, XY
Primer spermatosit
46,XY
Over
't
~ Primer oosit
Fcilliküler
hücreler - - - - - -
46,XX
{,
'
/ıı.1\
-~/\ G;J/\
••••
ı----ı.-7
~
23,X sekonder spermatositler 23,Y
23,X
23,X
23,Y
Spermatidler
SPERMIOGENEZ
+
Sekonder oosit
23,X
23,Y
1. Polar cisimcik
+
23,X
llll
Corona radiata
23,X
23,X
23,Y
Normal Spermler
23,Y
, Matür oosit 23,X
~
2. polar cisimcik
23,X
(A) Spermatogenez ve (B) Oogenez
l.mayozun, profaz safhasının diploten evresine kadar
olan süreci, tüm gebelik boyunca devam eder ve bu
evreye ulaşan primer oositlerde l.mayoz duraklar. Bu
duraklamadan; granüloza hücreleri tarafından salınan
OMI (oosit maturasyon inhibitör) sorumludur. Granüloza
hücrelerinden salınan OM!, oosite gap junctionlar
üzerinden ulaşır.
Dominant follikül içerisinde bulunan primer oosit, ilk
kez pubertede LH'nın pik salınımı sonucunda gap
junctionlarından kurtulur ve ovulasyondan hemen önce
l.mayoz bölünmesini tamamlar ve 23 kromozomlu (nhaploid) iki hücre oluşur.
Bunlardan
sitoplazmanın
büyük bölümüne sahip olan
hücre sekonderoosifadını alırken, kromozom yapısı
benzer olmakla berabersitoplazması bulunmayan diğer
hücre ise /.pqlarçişimçikadını alır. Ovulasyonla oositi
granüloza hücrelerine bağlayan gap junctionlar kopar
ve böylece oosit OMI etkisinden kurtulur.
Oluşan sekonder oosit hemen 11.mayoz bölünmeye
girer ve mayozun metafaz evresinde duraklar. Bu
duraklamadan da oositedeki c-mos protoonkojeni
tarafından
kodlanan
pp39mos
proteini
sorumludur.
Fertilizasyonla birlikte (spermin zonaya teması)
oositte kalsiyum bağımlı bir sistein proteaz
olan kalpain salınımı olur ve pp39mos proteini
parçalanır.
Böylece 11.mayoz da durakladığı evrede tamamlanır
ve 23 ,.kromozomlu (n-haploid) matür oosit ile 23
kromozomlu il. polar cisimcik gelişir
"(A) Spermatogenez ve (B) Oogenez" başlıklı
bakınız.
'
'
:ı
\'
''
'
şekile
36 ~ TÜM TUS SORULAR!
5. Paraovaryan
Dikkatllll Müller kanalının kranial
•
kistlerin kökeni ile ilgili olarak
hangisi doğrudur? (Nisan 1996)
A) Müller kanalı
B) Ürogenital sinüs
C) Wolf kanalı
D) Genital tüberkül
E) Yolk kesesi
Doğru
bazen
morgagni
kist hidatiği adı verilen bir kalıntı oluşturur. Bu bir
müller kanal artığıdır ve henüz sorulmamıştır.
"(Wolf kanal artıkları" başlıklı
6.
cevap: C
Wolf kanal (mezonefrik kanal) artıkları
paraovaryan kistler ve gardner kanal kisti iken;
Müller kanal (paramezonefrik kanal) artığı ise
Morgagni kist hidatiğidir.
Gardner kisti en sık aşağıdaki bölgelerden
hangisinde görülür? (Nisan 1993, Eylül 2006)
B) Vulva
C) Vajina
D) Uterus
E) Over
Doğru
cevap: C
Kadınların
1:4'de wolf kanal regresyonu tam olarak
gerçekleşmez ve wolf (mezonefrik) kanal artıkları
olabilir. Bu embryolojik artıklar nadiren semptom
verdiklerinden tedavi gerektirmezler.
Paraovaryan kistler: overin hilusunda yer alırlar ve
mezonefrik kanal artığıdır. iki tipi vardır.
•
~
Epooforon (Rosenmüller organı); over
lateralinde ve üstünde yer alırlar.
~
Parooforon; overle uterus arasında yer alırlar.
Gartner kanal kistleri; vajen yan duvarlarında yer
alırlar
Gartner kanal kistleri; vajen yan
7.
hangisi Gartner kanalı kistlerinin
özelliklerinden biri değildir? (Nisan 2007)
A) Embriyonik kaynaklı olması
B) Genellikle vajina yan duvarında lok~lize olması
C) Nadiren semptomatik olması
D) Sıklıkla uterin anomalilere eşlik etmesi
E) Mezonefrik kökenli olması
cevap: D
'
Lig. suspansorium ovarii
Lig. ovarii proprium
Fimbriae
Mezonefrik kanal
Gartner kisti
Uterin kanal
Paramesonephric
tüberkül
Wolf kanal
duvarlarındk görülür.
Aşağıdakilerden
Doğru
A
şekile bakınız.
A) Serviks
Dişilerdeki
Mezonefrik (Wolf) Kanal Artıkları
parçası
tubanın yapısına katılmaz ayrı kalır ve
aşağıdakilerden
artıkları
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 37
Gardner kanal kistleri genellikle izole olup uterin
anomalilerle birliktelik göstermezler.
Gartner kanal kistleri ile ilgili bilinmesi gerekenler:
• Wolf (mezonefrik) kanal artığıdır.
• Bu embryolojik artıklar nadiren semptom
verdiklerinden tedavi gerektirmezler.
• Vajen yan duvarlarında yer alırlar.
Vajinanın
Dış
Genital
Gelişmenin 5.haflasında genital tüberkül meydana
gelir. Bu daha sonra uzayarak fallusu oluşturur.
Yedinci haftada ürorektal septum kloakayı, önde
ürogenital sinusa arkada ise anorektal kanala
ayırır.
Dış genital organların gelişimi dişide 11.haflada;
erkekte ise 14.haflada tamamlanır.
A) Genital tüberkül
B) Paramezonefrik kanal
C) Orogenital sinüs
D) Embriyonik peritoneal membran
E) Mezonefrik kanal
Dış genitallerin maskulinizasyonu androjen bağımlı
olup; erkek yönünde farklılaşma için testosteronun
ürogenital sinüs ve genital tüberkülde 5-a redüktaz
enzimi ile DHT'ye dönüşmesi gerekmektedir.
cevap: E
>
Dihidrotestosteron (DHT) varlığında:
Skrotum
Prepisium
Prostat
Penis
>
Dihidrotestosteron (DHT) yokluğunda:
Labium majus
Labium minus
Vajenin alt 1 :3 bölümü
Klitoris
Bu sonı, başka bir hoca tarafından ş 6yle de soıulabllirdi:
Aşaöıdakllerden hangisi vajen yan duvannda görülen
ve embrlyonlk 'olarak mezonefrlk kanalın dllatasyonu
sonucunda oluşmaktadır? (EylOl 2016 BENZERi)
A) Epooforon
B) Gartner kanal kisti
C) Paraooforon
D) Morgagnl kisti
E) RosenmOller organı
Doğru cevap:
B
Vajen yan duvarında görülen ve embriyonik olarak
mezonefrik kanalın dilatasyonu sonucunda oluşan
Gartner kanal kistidir.
Gartner kanal kistleri ile ilgili bilinmesi gerekenler:
Wolf (mezonefrik) kanal artığıdır.
Bu embryolojik artıklar nadiren semptom
verdiklerinden tedavi gerektirmezler.
Vajen yan duvarlarında yer alırlar.
9.
Organların Gelişmesi
Dış genital organlar her iki cinste de ürogenital
sinüs ve genital tüberkülden gelişirler.
8. Gartner kanalı kisti embriyonik olarak aşağıdaki
yapılardan hangisinin kistik dilatasyonu sonucu
oluşur? (Eylül 2016 Orijinal)
Doğru
1/3 alt kısmı ürogenital sinüsten oluşur.
1O. Aşağıdaki
oluşumlardan
gelişim açısından
hangisinin embriyolojik
kökeni diğerlerinden farklıdır?
(Eylül 2008)
A) M,esane
B) Vajina inferior ucu
C) Üretra
D) Bartholin bezleri
E) Serviks
Doğru
cevap: E
Vajinanın distal kısmı gelişmemiş· bir primer
amenoreli genç kızda, aşağıdaki embriyolojik
dokulardan hangisi farklılaşma göstermemiştir?
(Eylül 1988)
Vajen 113 alt kısmı, vulva, üretra, mesane ve
bartolin bezleri ürogenital sinüsden gelişirken,
tuba uterina, uterus, serviks, vajen 213 üst kısmı
mililer kanalından gelişir.
A) Orogenital sinüs
B) Müller kanalı
C) Wolf kanalı
D) Bipotansiyel gonad
E) Primordial germ hücreleri
''Embriyolojik farklılaşma" başlıklı şekile bakınız.
Doğru
cevap: A
38
r
-4 TÜM TUS SORULAR!
Primitif gonad
Over
Testis
Primordial germ hüçreleri
Oogonia
Spermatogonia
Çölomikepitel
Granüloza hücreleri
Sertoli hücreleri
Orogenital çıkmtı
Teka hücreleri
Leydig hücreleri
Wolf kanalı (mezonefrik kanal)
Epooforon, paraooforon, Gartner kisti
Epididim, duktus deferen,s vezikula
seminalis
'
Müller kanalı
(paramezonefrik kanal)
Tuba uterina, uterus, serviks, vajen 2/3 üst
Testis appendiksi, prostatik utrikül
ürogenital sinüs
Vajen 1.13 alt kısmı, vulva, üretra, mesane
Üretra, prostat, bulboüretral bezler,
mesane
Genital tüberkül
Klitoris
Glans penis
ürogenital katlantı
Labia minora
Prepusyum
Labia majora
Skrotum
Lig. ovarii proprium, Lig. rotundum
Gubernakulum testis
kısmı,
Morgagni kisti
1
Labioskrotal
şişkinlik
Gubernakulum
11.Erkeklerde bulunan prostat bezinin kadındaki
anatomik homoloğu aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 2016 Orijinal)
A) Vesiibüler bulbus
B) Bartholin bezi
C) Skene bezi
D) Klitoris
E) Uterus
Doğru cevap: C
Kadınlarda bulunan skene bezlerinin erkekteki
karşılığı prostat bezidir. Kadın ve prkekteki diğer
genital organların karşılıkları da bilinmelidir.
•
Glandula vestibularis majör (Bartolin bezi):
Bulbus vestibulinin posterior ucunun altında
vestibülün posteriorunda himen ile labium minus
arasındaki oluğa açılır. Erkekteki Bulboüretral
bezin (Cowper bezi) homoloğudur.
•
Glandula vestibülaris minör: Oretra ile vajen
açıklığı arasında bulunan çok sayıdaki müköz ·
bezlerdir. Bu bezlerden ostium üretra eksternanın
her iki yanına açılanları paraüretral bezler
(skene bezleri) olarak adlandırılır ve erkekteki
prostat bezinin homoloğudur.
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Kadınlarda
bulunan skene bezlerinin erkekteki karşılığı
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2016 BENZERi)
A) Prostat bezi
B) Bulboüretral bezler
C) Prepisyum
D) Skrotum
E) Testis
Doğru
cevap: A
Prepisyum, labium minusun homoloğudur.
homoloğudur.
•
Skrotum, labiurn rnajusun
•
Testis, overin homoloğudur.
Bulbus vestibuli; Ostium vajinanın her iki
yanında labium minuslar'ın altında yer alan
aşırı vasküler erektil dokulardır. Arka uçları
Bartholin bezleıiyle komşudur. Erkekteki korpus
spongiosum penisin homoloğudur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 39
Maskulinizasyon gelişmenin 11-12.
Klitoris, erektil bir doku olup, embriyolojik
erkekteki penisin homoloğudur.
gelişimde
"Dış
12.Aşağıdaki
ligamentlerden hangisi embriyolojik
gelişir?
olarak
gubernaculum'dan
(Şubat 2018 Orijinal)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Kardinal ligament
Sakrouterin ligament
Round ligament
Broad ligament
lnfundibulopelvik ligament
Llgamentum teres uterinln (round llgament =llgamentum
genital
organların gelişimi"
14. İntrauterin yaşamda dişi fetusta iki Müllerian
kanalın birleşmeyerek gelişmelerini tamamen ayrı
ayrı tamamlamalarından aşağıdakilerden hangisi
ortaya çıkar? (Nisan 1999)
A) Uterus didelfıs
B) Uterus bikornus unikollis
C) Uterus arkuatus
D) Uterus unikornus unikollis ve rudimenter hom
, E) Uterus subseptus
(
Doğru cevap: A
rotundum} embriyolojlk kökeni aşağıdakilerden hangisidir?
(Şubal 2018 BENZERi)
Kauda/ müller
A) Gubemakulum
birleşmemesi
kanallarının tam veya kısmen
ile füzyon defektleri {didelfis,
bikornu, arkuat, unikornu uterus) oluşur. Müller
kanal/an birleştikten sonra aradaki septumun
ayn/maması ile de rezorpsiyon defektleri (septa
uterus) meydana gelir.
B) Labloskrotal şişlik
C) Genital toberkül
D) Primitif gonad
E) Orogenital sinüs
Doğru
cevap: A
Müller
Ligamentum ovarii proprium ve Ligamentum teres
uterinin (round ligament =ligamentum rotundum)
embriyolojik olarak gubernakulumdan gelişir.
"Embriyo/ojik farklılaşma" başlıklı tabloya
ve "Dış genital
organların gelişimi" başlıklı şekile bakınız.
cevap: C
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şllyle ele sonılabililTli:
haftalarında
olmaktadır.
Grup
ı.
kanalına
sınıflaması
ait anomalilerin
Segmental Müllerian agenezi veya hipoplazi
a. Vajinala
b. Servikal
bakınız.
c. Uterin fundus
d. Tubal
e. Kombine (RKMH Sendromu)
13.Aşağıdakilerden
fenotipini
(Eylül 2005)
hangisi dış genital organların
doğrudan etkileyen tek faktördür?
A) Dihidrotestosteron aktivitesi
B) XY kromozom yapısı
C) Gonadın tipi
D) Antimülleriyan faktör yapımı
E) ôstrojen yapımı
Doğru
:' Grup il. Unikornu uterus
A. Rlıdimenter boynuzu olanlar
1. Uterus ile bağlantılı
2. Uterus ile bağlantısız (HSG ile tanınamaz)
3. Kavitesi olmayanlar
B. Rudimenter boynuzu olmayanlar
Grup 111. Uterus didelfis
cevap: A
i Grup iV. Bikorr:ıus uterus
a. Komplet (internal osa kadar uzanan)
b. Parsiyel
Erkek dış genitallerinin gelişimi ıçın ürogenital
sinüsün dihidrotestosteron ile karşılaşması şarttır.
Dış
genital organlar her iki cinste de ürogenital
sinüs ve genital tüberkülden gelişirler. Gelişmenin
5.haftasında genital tüberkül meydana gelir. Bu
daha sonra uzayarak fallusu oluşturur.
Dış
genital organların gelişimi dişide 11.haftada;
erkekte ise 14.haftada tamamlanır.
1
, Grup V. Uterus septus
,a. Komplet septum
,b. lnkomplet septum
• Grup VI.Arkuat uterus
' Grup VII. Dletllstllbesterol'e bağlı
değlşlklfkler
Dış
genitallerin maskulinizasyonu androjen
bağımlı olup; erkek yönünde farklılaşma için
testosteronun ürogenital sinüs ve genital tüberkülde
5-a redüktaz enzimi ile DHT'a dönüşmesi
gerekmektedir.
'
\',
''
1
40 ~ TÜM TUS SORULAR!
Allantois
Mezonefrik
kanal
Genital
tüberkül
Hindgut
Mezonefrik
kanal
Rektum
Perine
sinüs
Dış
genital
organların gelişimi
Fallus
~ Labioskrotaı şişkinlik
-
Ürogenital membran
Orogenital katlantı
Genital kabartı
Anal membran
Glans klitoris
Glans penis
oluşumu
ürogenital katlantıların füzyonu
Labioskrotal
şişliklerin
füzyonu
-----Anüs
üretral yarık
Labium minor
Skrotum
Labium major
Posterior labial
birleşme noktası
Eksternal üretral
açıklık
Mons pubis,
Prepuce - - ~
Penis gövdesi
Penil raphe
Klitoris
Uretral
Skrotum
Skrotal raphe
açıklık
Vajinal vestibül
Himen
- - - Posterior labial
birleşme noktası
ERKEK
Dış
KADIN
genital
organların gelişimi
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 41
Kadın Genital Sistem Embriyolojisi İle İlgili
Sıklık sırasına göre uterin anomaliler
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
Bikornu uterus........................ % 39
Septa uterus........................... % 34
Uterus didelfis....................... % 11
Arkuat uterus......................... % 7
Unikornu uterus ..................... % 5
Uterin hipoplazi/aplazi......... % 4
1. Primordial germ hilcrelerinin kökeni ... Vitellin
kesesi endodermi
2. Gelişmekte olan genital kabartıya germ
hilcrelerinin göç etmemesi durumunda gelişen ...
Gonadal agenezi
3. Kadında gubernakulum artıkları... Lig. ovari
proprium ve lig. rotundum
a) Uterus didelfıs (uterus bikornus bikollis}: Her iki
Müller
kanalının
tamamen
ayrı ayrı gelişip
füzyon
4. 'Ovülasyona kadar oositlerin bekledikleri mayoz
evresi ... I. mayozun profazının diploten evresi
sağlanamaması sonucunda ortaya çıkar. iki ayrı
serviks vardır.
Başarılı
gebelik ihtimali %70'tir.
b) Uterus bikornus unikollis: Her iki Müller kanalının
parsiyel füzyonu sonucunda ortaya çıkar.
c) Arkuat uterus: Bikornu uterusun hafif şeklidir.
d) Uterus unikornis unikollis: Müller kanallarından
birinin komple! veya parsiyel gelişmemesi
sonucunda ortaya çıkar. Rudimenter horn varsa
çıkartılmalıdır.
e) Septa uterus: Uterin anomaliler içinde tek
rezorpsiyon anomalisidir. Abortus riski %88'dir.
Cerrahi onarımdan gebelik prognozu açısından en
fazla faydayı septum görmektedir.
Üriner sistem anomali insidansı füzyon
anomalilerinde (didelfis, bikornu, arkuat,
unikornu) artarken; rezorpsiyon anomalilerinde
(uterin septa) artmamaktadır. Bu nedenle füzyon
anomalilerinde mutlaka IVP çekilmelidir.
sırasında graaf follikülünden atılan
gamet ikilisi ... Sekonder oosit ve 1. polar cisimcik
;5. Ovulasyon
i
6. Embriyolojik gelişimde anti-müllerian hormonun
olmaması sonucunda gelişen... Paramezonefrik
duktal sistemin gelişmesi
7. bişide paramezonefrik kanaldan (Müller kanalı)
gelişen yapılar... Tuba uterina, uterus, serviks,
vajen 2/3 üst kısmı
8. Dişide ürogenital sinüsten gelişen yapılar ... Vajen
1/3 alt kısmı, vulva, üretra, mesane
9. Grup m
didelphis
Müller kanal
anomalisi ..., Uterus
10.Konjenital uterin anomalilerden üriner sistem
anomalisi eşlik etme ihtimali en az olan... Septa
uterus
Dikkatlll Gelmesi beklenen soru: Uterin
septumun, bikornu uterustan ayırıcı tanısında
histereskopi veya HSG tek başına yeterli
değildir ve US ile birlikte kullanılmalıdır.
,"Müllerian anomaliler" başlıklı şekile bakınız.
Uterus
Didelfıs
Uterus bikornus
Uterus Septum
Uterus unikornus
Müllerian anomaliler
'
.
\'
'.
42
~ TÜM TUS SORULAR!
SEKSÜEL GELİŞİM BOZUKLUKLAR!
kulaklar, mikrognati, multipl pigmente nevüsler,
kubitus valgus, yüksek damak kavsi, lenfödem,
kistik higroma, lntrauterin gelişme geriliği (IUGG)
1. Bir kız çocukta gelişmemiş genitalya, birbirinden ayrık
göğüsler ve inik saç çizgisi var.
Büyüme hormonu tedavisi verilm~yen Turner'lı
kızlarda ulaşılacak maksimum boy ortalama 143147 cm'dir.
Bu hastada iç genital organlar da
düşünülür? (Nisan 1990)
atrofık
ise ne
Turner sendromunda karşılaşılan kısa boyun temel
sebebi SHOX geninin olmamasıdır.
A) Turner sendromu
B) Hermafrodilizm
C) Puberte prekoks
D) Klinefelter sendromu
E) Down sendromu
Bu gen X kromozomunun
kısa
kolu üzerinde yer
almaktadır.
Turner Sendromuna
~
Eşlik
Eden
Hastalıklar:
Kardiak anomaliler (en sık biküspid aorta)
~
Doğru
Büyük damar hastalıkları (en sık aort
koarktasyonu)
~ Renal anomaliler (en sık atnalı b,öbrek)
cevap: A
Kısa
boy, ayrık göğüsler, inik saç çizgisi ve çizgi
(streak) gonad varlığında Turner sendromu akla
gelmelidir.
~
~
Turner Sendromu (Monozomi X) (45, XO)
lnsidansı tüm canlı doğumlarda
1 :2.500'dir.
Klasik karyotipi 45, XO dır.
Gonadlar bilateral çizgi (streak) gonad şeklindedir.
Turner sendromunda ikinci sağlam X kromozomunun
bulunmamasına bağlı olarak oositler süratle
kaybedilir. Bu nedenle olgularda gonadal disgenezi
bulunur. Disgenetik gonadlar bilateral çizgi gonad
şeklinde izlenir.
DiKKATIII Overin çalışması için 2 tane sağlam X
kromozomu
bulunmalıdır.
iç genitaller dişi yapıdadır.
~
Gonadal MIF/AMH ve testosteron salınımı
olmadığından iç genitaller dişi yönünde
farklılaşır.
Dış
~
genitaller dişi
Düşük saç çizgisi
B) lnfertilite
C) Aort koarktasyonu
D) Barr cisimciği
j
E) Karyotiplendirmede bir sex kromatininin
Doğru
yokluğu
cevap: D
Düşük
saç çizgisi, aort koarktasyonu ve infertilite
Turner sendromunda görülen bulgulardır.
yapıdadır.
Gonadlar afonksiyone olduğundan, östrojen
salınımı olmaz ve sekonder seks karakterleri
gelişmez. (meme gelişimi olmaz, ancak
adrenal hormonlara bağlı olarak hafif pubik
ve aksiller kıllanma olabilir).
Primer amenoreiktir (hipergonadotropik).
verildiğinde
uterin kanama
oluşur,
gelişimi
hangisi
A)
Genel kural olarak hücre içinde X kromozomlarından
sadece bir tanesi aktif olarak bulunur, diğer X
kromozomu ise inaktif olarak bulunmaktadır ve
Barr cisimciği(X-krom~tin) adını alır.
Sekonder seks karakterleri infantildir.
Zeka
otoimmün
2. Turner sendromunda aşağıdakilerden
görülmez? (Nisan 1990)
Gonadal testosteron salınımı olmadığından
ürogenital sinüs ve genital tüberkül dişi yönünde
Ekzojen hormon
sık
"Seks kromozom anomalileri" başlıklı ,şekile bakınız.
farklılaşır.
~
Esansiyel hipertansiyon
Otoimmün hastalıklar
a. Tiroid hastalıkları (en
tiroidi!)
b. Diabetes mellitus
normaldir
Turnersendromunun stigmaları: Kısa boy, geniş
göğüs, yelken boyun, düşük saç çizgisi, kısa 4-5.
metakarpaller, hiperkonveks tırnaklar, pitozis, düşük
Turner sendromunda tek bir X kromozomu
olduğundan Barr cisimciği görülmez.
3. Turner sendromunda, aşağıdaki anomalilerden
hangisinin sıklığında artış beklenmez? (Eylül 2007)
A) Boyunda lenfödem
B) Boyunda kistik higroma
C) Mental gerilik
D) Aort koarktasyonu
E) At nalı böbrek
Doğru
cevap: C
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 43
ERKEK
Ebeveynler [ ; ]
0
DiŞi
Non-dlsjunction
Gametıer
8
Normal
Normal
!
Marz
Mayoz
9 cp §)
Çocuk
0
TURNER
(45,X0)
ı
ı
XXY
Non-djsjunction
-
ı
~
l
0
ERKEK
!
8 EJ 0 8
ı
POLIZOMI X
(47, XXX)
KLINEFELTER
(47, XXY)
KLINEFELTER
(47, XXY)
TURNER
(45,X0)
YAŞAMLA
BAGDAŞMAZ
Seks kromozom anomalileri
•
•
Turner Sendromunda (Monozomi X) (45, X0)
lenfödem (USG bulgusu), kistik higroma (USG
bulgusu), büyük damar hastalıkları (en sık aort
koarktasyonu) ve renal anomalilerin (en sık atnalı
böbrek) sıklığıda artış görülür.
Ancak zeka
gelişimi
İç genitaller dişi yapıdadır.
o
farklılaşır.
Dış
normaldir.
o
4.
Aşağıdakilerden
bulgularından
hangisi saf gonadal disgenezinin
birisi değildir? (Nisan 2007)
Gonadal testosteron salınımı olmadığından
ürogenital sinüs ve genital tüberkül dişi yönünde
farklılaşır.
Primer amenoreiktir (hipergonadotropik).
Ekzojen hormon
Saf gonadal disgenezilerle ilgili akılda tutulması
gerekenler; Normal boy, iç ve dış gentallerin dişi
olması, prime, amenore ve streaJi 9ônaddır.
verildiğinde
uterin kanama
oluşur.
Boyları
normaldir.
Perrault Sendromu; nörosensorial
pitosis + 46, XX saf gonadal disgenezi
Saf Gonadal Disgeneziler:
46,XX ya da 46,XY kromozoma!
olarak dişi olan hastaları belirtir.
yapıdadır.
Gonadlar afonksiyone olduğundan, östrojen salınımı
qlmaz ve sekonder seks karakterleri gelişmez.
(meme gelişimi olmaz).
cevap: C
Hastaların
genitaller dişi
Sekonder seks karakterleri infantildir.
Dişi fenotip
B) Streak gonad
C) Kısa boy
D) Germ hücreli neoplazi riski
E) Hipergonadotropizm
A)
Doğru
Gonadal MİFIAMH ve testosteron salınımı
olmadığından iç genitaller dişi yönünde
yapılı,
sağırlık +
fenotipik
tipik özellikleri;
J> Seksüel infantilizm,
J> Çizgi gonad
J> Primer amenore (hipergonadotropik)
J> Boyları ise normaldir.
1. 46, XX Saf Gonadal Disgenezi:
2. 46, XY Saf Gonadal Disgenezi
(Swyer Sendromu):
.
Karyotipi 46, XY dır.
'
Gonadlar bilateral çizgi (streak) gonad
şeklindedir.
Y kromozomunun kısa koluna ait defektten
kaynaklanır.
Karyotipi 46, XX dır.
İç genitaller dişi yapıdadır
Gonadlar bilateral çizgi (streak) gonad
Gonadal MIF/AMH ve testosteron salınımı
olmadığından iç genitaller dişi yönünde farklılaşır.
şeklindedir.
ikinci X kromozomuna ait defektten (sıklıkla uzun
kolun delesyonu) kaynaklanır.
'
\'
'
44 ~ TÜM TUS SORULAR!
Dış
genitaller dişi yapıdadır.
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdl:
Gonadal testosteron salınımı olmadığından
ürogenital sinüs ve genital tüberkül dişi yönünde
Primer amenoresi olan 22 yaşındaki hastanın yapılan muayene ve
tetkiklerinde; fenotipi dişi, pubik kıllanması mevcut, vajen, serviks
ve uterusu nonnal, gonadları oldukça küçük ;ıe gelişmemiş
bulunuyor. Mental retarclasyonu olmayan hastanin FSH düzeyi:
40 IU/L ve karyotipl: 46, XY olarak saptanıyor.
'
farklılaşır.
Sekonder seks karakterleri infantildir
Bu hasta için aşa!}ıdakl tanılardan hangisi' @D olasıdır?
(Nisan 2017 BENZERi)
Gonadlar afonksiyonedir (meme gelişimi olmaz)
Primer amenoreiktir (hipergonadotropik).
A)
B)
C)
D)
E)
Ekzojen hormon verildiğinde uterin kanama
oluşur.
Boyları
normaldir.
Tanı konur konmaz gonadektomi yapılmalıdır.
Y kromozomu varlığı nedeniyle germ hücreli tümör
riski artmaktadır.
5. Saf XY gonadal disgenezinin klinik tablosu
olmayan aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 1997)
Doğru
•
Swyer sendromu;
1
l> Karyolip 46,XY iken Y kromozomu SRY gen
bölgesindeki problemden dolayı streak gonadlar
gelişir.
·
l> Sertoli hücrelerinden antimüllerian hormon
salgılanmadığından dolayı iç genitallerin kadın
yapısında olmasına yol açar. Leydig hücrelerden
testosteron sentezlenemesi d.'ış genitallerin
virilizasyonunun olmamasına neden olur.
Sonuçta iç ve dış genitaller dişi şeklinde gelişir.
cevap: B
Saf XY gonadal disgenezide dış genitaller erkek
değil dişi görünümündedir.
46, XY Saf Gonadal Disgenezi (Swyer Sendromu)
de iç ve dış genitaller dişi yapıdadır.
cevap: B
Primer amenoreye yaklaşım konusunu test eden
daha önce çok kez sorgulanan bir vaka sorusu ...
A) iç genital organlar kadın tipindedir.
B) Dış genital organlar erkek görünümündedir.
C) Testosteron seviyesi azalmıştır.
D) Gonadotropinler artmıştır.
E) Adölesan çağda meme gelişimi görülmez.
Doğru
Tumer sendromu
46 XY saf gonadal disgenezi
Otoimmün poliglandüler sendrom
Frajil X sendromu
Aromataz eksikli~!
)>
Streak gonadlar nedeniyle FSH yüksek olarak
bulunur.
•
Turner sendromunda; karyotip, 4q, XO dır.
Gonadal testosteron salınımı olmadığından
testosteron seviyesi azalmıştır.
•
Frajil X sendromunda; Ment,:ıl retardasyon
gözlenir.
Gonadlar afonksiyonedir (meme gelişimi olmaz) ve
primer amenoreiklir (hipergonadotropik).
•
Aromataz eksikliğinde; kliteromegali, posterior
labioskrotal füzyon görülür. Pubertede meme
gelişimi olmaz, primer amenore, virilizasyop, kemik
yaşında gerilik (hızlı büyüme olmaz) ve multikistik
bverler oluşur.
•
Otoimmün poliglandüler sendromda; ever
ile birlikte adrenal ve tiroid gibi bezlere karşıda
otoimmun bir reaksiyon mevcuttur. Tanısında 21
hidroksilaza karşı oluşmuş antikorlar kullanılır.
6. Primer
amenoresi
olan
20
yaşındaki
hastanın
yapılan muayene ve tetkiklerinde; fenolipi dişi, pubik
kıllanması mevcut, vajen, serviks ve uterusu normal,
gonadları
oldukça küçük ve gelişmemiş bulunuyor.
Mental retardasyonu olmayan hastanın FSH düzeyi:
40 IU/L ve karyotipi: 46, XY olarak saptanıyor.
Bu hasta için aşağıdaki tanılardan hangisi ıın
olasıdır? (Nisan 2017 Orijinal)
A) Turner sendromu
B) Swyer sendromu
C) Otoimmün poliglandüler sendrom
D) Frajil X sendromu
E) Aromataz eksikliği
Doğru
cevap: B
7. Aşağıdakilerin
(Nisan 201 O)
hangisinde
uterus
bulunur?
A) Sa - redüktaz eksikliğine bağlı
psödohermafroditizm
B) Androjen insensitivite sendromu
C) Klinefelter sendromu
D) Swyer sendromu
E) Rokitansky-Mayer-Kuster-Hauser sendromu
Doğru
cevap: D
Seksüel gelişim
bozukluklannda
önemlidir.
olmaması ayıncı tanıda
uterus
olup
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ., 45
Swyer sendromunda karyotip 46 XY yapısında
olup Y kromozomu defektiftir. Gonad streak gonad
yapısındadır. Buna bağlı olarak iç ve dış genitaller
dişi karakterdedir.
•
5 alfa redüktaz eksikliğinde iç genital organlar
erkek karakterindeyken, enzim eksikliğine bağlı
testosterondan dihidrotestosteron sentezlenemez.
Sonuçta dış genitaller dişi görünümündedir.
•
Androjen insensitivite sendromunda iç genital
organların gelişimi olmazken, dış genital sistem
dişi karakterdedir.
•
Klinifelter sendromunda iç ve dış genitaller erkek
karakterdedir.
•
Rokitansky-Mayer-Kuster-Hauser Sendromunda
mülllerian yapıların geişimi olmadığından uterus
gelişim bozukluklarında
Seksüel
hormona[ tedavi
Turner sendromu
Swyer sendromu
46,XX saf gonadal
~isgenezi
bulunmamaktadır.
9. Saf XY gonadal disgenezide gonadlar çıkartılmazsa
8. Primer amenoresi olan
dişi
fenotipli hastada
östrojen ve progesteron vererek çekilme kanaması
yapılabiliyor ise öncelikle hangisi düşünülmelidir?
(Nisan 2001)
A) Reifenstein sendromu
B) 5-ot redüktaz enzim defekti
hangi tip kanser gelişir? (Eylül 1997)
A) Gonadoblastom
B) Sertoli-leydig hücreli tümör
C) Granüloza hücreli tümör
D) Disgerminom
E) Seröz tümör
C) Rokitansky-Küstner-Hauser-Maier sendromu
Doğru
D) Swyer sendromu
E) Komple! androjen insensitivitesi sendromu
Doğru
cevap: D
Hastalarda kanama olabilmesi için uterusun yani
endometrial dokunun bulunması ve akış yolunun
açık olması gerekmektedir.
•
•
Komplet androjen insensitivitesi sendromu ve
inkomplet tip olan Reifenstein sendromunda
uterus bulunmaz. Dolayısıyla östrojen ve progesteron
tedavisiyle kanama olmaz.
5-a redüktaz enzim defektinde iç genitaller erkek
uterus bulunmaz; gonadı testistir.
Olgularda gonad çıkartılmadığı zaman genellikle
gonadoblastom gelişir ama bu tümör benign bir
tümördür. Soruda ise hangi kanser gelişir diye soruyor. Bu hastalarda gonad çıkartılmazsa disgerminom veya embryonel karsinom gibi kanserler
gelişebilmektedir.
'
Disgenetik gonad zemininden;
- En
Rokitansky-Küstner-Hauser-Maier sendromunda
müllerian agenezi mevcuttur sonuçta uterus
yoktur.
•
Swyer sendromunda iç ve
şeklindedir. Uterus mevcuttur.
dış
genitaller
dişi
sık gelişen
gonadal tümör; Gonadoblastom
(benign)
- En
sık
gelişen
malign gonadal tümör;
Disgerminomdur
yapıdadır
•
cevap: D
10. Gerçek hermafroditizmli hasta sağ
gonadın over olduğu belirlenmiştir.
gonadın
testis, sol
Bu hastanın iç genital organlarıyla ilgili aşağıdakilerden
hangisi doğrudur? (Eylül 2014 Orijinal)
Doğru
A) Sağda hemiuterus, solda ise Wolff kanali
kökenli iç genital organlar gözlenir.
B) Bilateral Wolff kanalı kökenli iç genital organlar
gözlenir.
C) Bilateral hem Wolff hem de Müller kanalı
kökenli iç genital organlar gözlenir.
D) Bilateral Müller kanalı kökenli iç genital
organlar gözlenir.
E) Sağda vas deferens, vesikülo seminalis ve
epididim, solda ise hemiuterus gözlenir.
cevap: E
'•
\'
'
''
46 ... TÜM TUS SORULARI
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonı}abi/irdi:
1~ genltallerl sağda vas deferens, veslkülo semlnalis
ve epldldlm, solda ise heml-uterus gözlenen gerçek
hennafrodltll hastanın gonadları aşağıdakilerden hangisi
gibidir? (Eyl0l 2014 BENZERi)
Normal Kromozomlu Seksüel Bozukluklar
(Hermafroditizm)
Dış genitallerde görünüm olarak biseksüel
gelişimin
Şüpheli
A) Bilateral streak gonad
B) Sağ gonad streak, sol gonad ever
C) Sağ gonad over, sol gonad streak
O) Sağ gonad ever, sol gonad testis
E) Sağ gonad testis, sol gonad ever
mevcut olmasıdır.
genitallerin saptanmasında, yeni doğanın
çok önemlidir.
başlangıç değerlendirmesi
A. Gerçek Hermafroditizm
B. Yalancı Hermafroditizm
Doğru
cevap: E
Hermafroditlerin büyük
Gerçek hermafroditizmde iç genitaller komşu
olduğu gonada göre şekillenmektedir. Testis
gelişen tarafta Wolff kanalı aktif/eşirken, over
gelişen tarafta Müller kanalı aktive olur.
Gerçek Hermafroditizm
Oldukça nadir görülen bu olgular her iki cinse
ait gonadlara da sahiptirler (over-testis veya
ovotestis).
Karyotpi 46 XX, 46,XY veya mozaik yapıda
olabilir. Olguların %70'i 46 XX dir. 46 XX gerçek
hermafroditlerin %50 de SRYtranslokasyonu, %10
Y kromozom mozaizmi var.
iç genitaller komşu olduğu gonada göre
(ipsilateral).
şekillenmektedir
•
Dış genitallerin görünümü genellikle ambigiustur
ancak erkeğe daha yakındır. Bütün hastalarda
uterus bulunur. Sıklıkla meme gelişimi vardır.
Hastaların 2/3'de menstruasyon görülür ancak
XY bireylerde menstruasyon bildirilmemiştir. Bazı
hastalarda. ovulasyon olsa da spermatogenez çok
nadir olur.
Uterusu olan ve menstruasyondan sonra testisleri
çıkarılan az sayıda hastada gebelik olabilmektedir.
11. Yenidoğan bebeklerde
genital
görüntüsüne göre cinsiyet ayrımı
akla ilk ne gelmelidir? (Nisan 1998)
organların
yapılamıyorsa
A) Gerçek hermafrodit
B) Testiküler feminizasyon
C) Konjenital adrenal hiperplazi
D) Reifenstein sendromu
E) 5 alfa redüktaz enzim eksikliği
Doğru
cevap: C
Yenidoğanda
cinsiyet ayırımı yapılamadığında ilk
akla gelmesi gereken bozukluk konjenital adrenal
hiperplazi olmalıdır.
çoğunluğu
bu grupta yer
alır. Dış genital organlar, kromozomal cinsiyetin
gösterdiğinin karşıtıdır. Dişi ve erkek olmak üzere
2 tipi bulunur. İsimlendirme kromozomal yapıya
göre belirlenir.
1. Dişi Yalancı Hermafroditizm:
'
Karyotipi 46,XX'dir ancak dış genitaller
virilize
olmuştur (androjenik aktivite). '
Nedenleri
1. KAH (adrenogenital sendrom) (en sık
nedenidir)
2. Annenin gebelikte androjene maruz
kalması
3. Androjen salgılayan tümörleri
4. Plasental aromataz eksikliği '
2. Erkek Yalancı Hermafroditizm:
Karyotip 46,XY'dir. Olgularda dış genitaller
yetersiz virilizedir.
Nedenleri:
'
bağlı erkek yalancı herma1
1. SSS defektine
froditizmi
~
~
Anormal hipofızer gonadotropin salınımı
Gonadotropin salınımının olmaması
2. Primer gonadal defekte bağlı erkek yalancı
hermafroditizmi
a. Testosteron biyosentezinde bozukluk
Kongenital lipoid adrenal hiperplazi (StAR
defekti)
'
3P-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği
17 a-hidroksilaz (P450c17) eksikliği
17P-hidroksisteroid dehidrogenaz eksikliği
b. Familiyal gonadal destrüksiyon
c. Leydig hücre agenezi
d. Bilateral testiküler disgenez
3. Periferik son organ defektine bağlı erkek yalancı
hermafroditizmi
a. Androjen insensilivite sendromu (testiküler
feminizasyon)
b. 5 alfa redüktaz eksikliği
4. Anti-müllerian hormon eksikliği
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM .. 47
12. Dişi
pseudohermafroditizmin en sık
hangisidir? (Nisan 1992)
nedeni
aşağıdakilerden
A) Klinefelter sendromu
B) Turner sendromu
C) Testiküler feminizasyon D) Adrenogenital sendrom
E) Hormon salgılayan over tümörü
Doğru
cevap: D
Pseudohermafroditizm'de dış genital organlar
ile
kromozoma/
seks
uyumsuzdur.
Dişi
pseudohermafroditizmde kromozoma/ yapı 46
XX iken dış genitaller maskülinizedir. Sonuçta
ekstemal genita/ya dişi değildir.
En sık nedeni konjenital adrenal hiperplazi
(adrenogenital sendrom)'dir.
Klinifelter sendromunda iç ve dış genitaller erkek
karakterdedir.
Turner sendromunda
karekterdedir.
dış
genital sistem
dişi
Androjen insensitivite sendromunda (Testiküler
feminizasyon) iç genital organların gelişimi
olmazken, dış genital sistem dişi karakterdedir.
13.Aşağıdaki
hangisinde
(Nisan 2000)
cinsel
gelişme
anomalilerinden
genital görünüm dişi değildjr?
dış
A) 21 hidroksilaz de/ekti
B) 5- alfa redüktaz eksikliği
C) Komple! testiküler feminizasyon
D) Swyer sendromu
E) Turner sendromu
Doğru
cevap: A
21 hidroksilaz de/eklinde dişi psödohermafroditizm
vardır. Dış genitallerde labioskrotal füzyon ve klitoral
hipertrofı görülür.
5 alfa redüktaz eksikliği,_Androjen insensitivite
sendromu (testiküler feminizasyon), · Saf gonadal
disgenezi (XX, XY) ve Turner sendromunda ise dış
genitaller dişi görünümündedir.
14. Konjenital
adrenal
hiperplazisi
olan
dişi
pseudohermafroditte aşağıdakilerden hangisi
görülmez? (Nisan 1994)
A) Klitoral hipertrofı
B) Kanda 17-hidroksiprogesteron
C) idrarda pregnandiol artışı
D) Virilizasyon
E) Kısa boy
Doğru
artışı
Konjenital
Adrenal
Hiperplazide
idrarda
pregnandiol değil pregnanetriol atılımı artar.
Pregnandiol progesteronun metobolitidir.
Konjenital Adrenal Hiperplazi
(Adrenogenital sendrom);
Dişi fetusta dış genitiıl organların maskulinizasyonu
- ile karakterize ve otozomal resesif kalıtımla geçen
sürrenal enzim defektlerinden kaynaklanan bir tablodur.
En sık 21 hidroksilaz enzim defekti görülür.
Bunlar kortizol sekresyonunun bozulmasına,
bu nedenle ACTH'nin fazla salgılanmasına ve
sonuçta adrenal korteks hiperplazisine yol açarlar.
ACTH'nin fazla miktarda yapılması aynı zamanda
zona retikülaristen yüksek seviyelerde androjen
yapılmasına da sebebiyet verir.
Karyotipi 46, XX'tir.
Gonad overdir.
İç genitaller dişi yapıdadır; gonadal antimüllerian
hormon (AMH) ve testosteron salınımı olmadığından
iç genitaller dişi yönünde farklılaşır.
Dış genitaller virilizedir; aşırı yapılan adrenal
androjenlere bağlı olarak gelişir. lntrauterin hayatta
artmış olan androjenlere maruz kalmanın zamanı,
miktarı ve süresi ile alakalı olarak çeşitli derecelerde
labioskrotal füzyon ve klitoromegali görülür.
Heteroseksüel puberte prekoksun en sık
sebebidir; klasik KAH olan ve tedavi edilmemiş
kız çocuklarında gelişir. Hirsutizm ve virilizasyon
erken yaşlarda başlar. Pubik ve aksiller kıllanma
erken evrede gelişirken, puberteye ait diğer
bulgulardan meme gelişimi ve menarş olmaz.
Adrenal yapımı artmış olan seks steroidlerinin
hipofizer
gonadotropinleri
baskılaması
nedeniyle hastalar hipogonadotropik, primer
amenoreiktir.
Ekzojen hormon
verildiğinde
uterin kanama
oluşur.
Tedavi edilmezse 2-4 yaşında adrenarş ve hızlı
büyüme olur. Ancak 1O yaşlarında epifız kapanır ve
boyları kısa kalır.
KAH; normal hamilelik ve çocuk doğurmaları,
uygun tedavi ile mumkün olan tek kalıtımsal seksüel
bozukluktur.
"Adrenal korteksteki steroid
basamakları" başlıklı
şekile bakınız.
cevap: C
'
\'
'
1
"
48 ._ TÜM TUS SORULAR!
MİNERALOKORTİKOID
ACTH
GLUKOKORTIKOİD
SEKS HORMONU
'--.. Kolesterol
\
17-20 liyaz
170H pregnenolon
Dihidroepiandrosteron
Pregnenolon
ı 3~-HSD
Progesteron
ı 3~-HSD
17a-hidroksilaz
------+ 17OH progesteron
!f1'[email protected]@ta
ı [email protected]
Deoksikortikosteron
11 Deoksikortizol
ı 11 ~ hidroksilaz
Kortikosteron
ı
17-20 liyaz
ı 3~-HSD
.6.4Androstenedion
ı 17~-HSD
Testesteron
ı 11 ~ hidroksilaz
KORTIZOL
18 hidroksilaz
18OH kortikosteron
ı
18 oksidaz
12s1654
ALDOSTERON
Adrenal korteksteki steroid
15. Gebede hangi steroid hormonun
kullanılması kız
fetusta genital sistemde değişikliğine yol açmaz?
(Eylül 1999)
A) Medroksi progesteron asetat
B) Noretindron
C) Noretisteron
D) Danazol
E) Testosteron
Doğru
lntrauterin fetal genital diferansiyasyonu etkileyen
ilaçlar şu şekildedir:
Ambigius Genitalyaya Yol Açabilen Androjen
ve Progesteronlar
• Metil androstenediot
• 6a-metiltestosteron
• Ethisteron
• Norethlndron
• Danazol
komp'let
androjen
16. Aşağıdakilerden
hangisi
insensitivite sendromunun bulgularından biri
değildir? (Eylül 2006)
A) 46,XY genotipi
B) Testis varlığı
C) Dişi dış genitalia
D) Dişi sekonder seks karakterleri
E) Otozomal geçiş
Doğru
cevap: A
Etkisi kesin olanlar
• Testesteron enanthate
• Testesteron propionate
basamakları
Etkisi olmayanlar
• Progesteron
cevap: E
Kamp/et androjen insensitivite sendromu otozomal
deyi/ maternal X'e bağlı resesif geçer.
Komplet Androjen İnsensitivitesi
(Testiküler Feminizasyon)
lnsidansı 1:2.000'dir. ,ılaternal X'e baglı resesif
geçer. X kromozomurilın uzun kolundaki androjen
reseptörünü kodlayan gende de/eki vardır.
• 17a-OH-progesteron
Karyotipi 46,XY'dir.
• Medroksiprogesteron
Gonad testistir; gubernakulum üzerinde androjen
reseptörlerinin detektif olması nedeniyle testis %50
olguda inguinal kanalda veya batın içindedir.
asetat
• Noretinodrel
İç genitaller gelişmemiştir (BOŞ); androjen
reseptör defekti olduğundan Wolff kanal gelişimi
yoktur. Ayrıca AMH salınımı olması nedeniyle de
Müller kanal gelişimi yoktur.
Dış genitaller dişi yapıdadır; androjen reseptör
defekti olduğundan ürogenital sinüs ve genital
tüberkül dişi yönünde farklılaşır. Ancak ürogenital
sinüsten vajenin sadece alt 1 :3' lük kısmı
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 49
Androjen Duyarsızlık Sendromu
Komple!
lnkomplet
testiküler
feminizasyon
testiküler
feminizasyon
Dişi
Reifenstein
sendromu
Fenotipik spektrum
lnfertil
erkek
Erkek
Parsiyel androjen insensitivitesi
geliştiğinden,
kör vajen mevcuttur.
Sekonder seks karakter gelişimi asenkronizedir;
androjenlerin periferik aromotizasyonu ile meme
gelişimi mevcuttur. Androjen reseptör defektine
bağlı olarak pubik ve aksiller kıllanma yoktur.
Önikoid yapıdadır (uzun kol, büyük el ve ayak)
ve uzun boyludurlar.
Primer amenoreiktir (hipergonadotropik);
hipofizer androjen reseptörlerinin detektif olması
nedeniyle, androjenler LH üzerine negatiffeed-back
oluşturamaz ve LH yükselir. Testosteron düzeyi
de normal erkek seviyesindedir.
Ekzojen hormon
oluşmaz (uterı.ıs
kullanımı ile uterin kanama
yok). Gonadektomi pubertal
gelişim tamamlandığında yapılmalıdır.
Reifenstein sendromu, Luns sendromu; (parsiyel
- inkomplet androjen insensitivitesi) komple! formun
%10'u sıklığında görülür.
17. Periferik dokularda androjenlere total direncin
olduğu
hastalık
aşağıdakilerden
hangisidir?
(Eylül 1991, Eylül 1996)
A) Gonadal yetmezlik
B)
C)
D)
E)
Bilateral adrenal hipoplazi
Testiküler feminizasyon
Klinefelter sendromu
Swyer sendromu
Doğru
1Jİ. Primer amenore şikayetiyle gelen 18 yaşındaki
' hastada tamamen dişi ekstemal görünüm vardır.
Muayenede inguinal hemi kesesinde gonad palpe
ediliyor ve uterusunun olmadığı saptanıyor.
Bu hastada en olası
hangisidir? (Eylül 1998)
18. Testiküler feminizasyonda aşağıdakilerden hangisi
doğrudur? (Nisan 1998)
A) Androjen reseptör defekti vardır
B) Testisten testosteron üretilemez
C) 5alfa -redüklaz enzim eksikliği vardır
D) Progesteron inhibisyonu vardır
E) Antimüllerian hormon salınımında defekt vardır
cevap: A
tanı
aşağıdakilerden
A) Rokitansky Küstner Mayer Hauser sendromu
B) Androjen insensitivite sendromu
C) Konjenital adrenal hiperplazi
D) Tumer sendromu
E) Swyer sendromu
Doğru
cevap: B
Uterusun bulunmadığı ve inguinal hemi kesesinde
pa/pe edildiği hastalık soruluyor.
gonadın
Konjenital adrenal hiperplazide, Turner
sendromunda ve Swyer sendromunda uterus
bulunur. Böylece c,d ve e şıkları elenir.
Rokitansky Küstner Mayer Hauser sendromunda
müllerian yapılar yoktur (uterus yoktur). Over vardır
ve normal olarak çalışır. lnguinal hemi kesesinde
gonad palpe edilmez.
Androjen insensitivite sendromunda androjen
reseptörleri sorunludur bu yüzden testisler yerlerine
inemez ve inguinal hemi kesesinde palpe edilir.
•
•
cevap: C
Komple! Androjen İnsensitivitesi (Testiküler
Feminizasyon) maternal X'e bağlı resesif geçer ve X
kromozomu üzerindeki androjen reseptörünü kodlayan
gende defekt vardır. Bu nedenle periferik dokularda
androjenlere total direnç söz konusudur.
Doğru
Kamp/et Androjen İnsensitiviteside (Testikü/er
Feminizasyon) androjenlerin üretimi normaldir
ancak reseptör direnci mevcuttur.
"Parsiye/ androjen insensitivitesi" başlıklı şekile
bakınız.
20 .. Primer amenoresi olan dişi fenotipli bir hastaya,
verildiğinde
kanama
olmuyorsa
östrojen
aşağıdakilerden
hangisi
düşünülmelidir?
(Eylül 1992, Nisan 2002)
A)
B)
C)
D)
E)
Tumer sendromu
Adrenogenital sendrom
Testiküler feminizasyon
Kallmann sendromu
Noonan sendromu
Doğru
cevap: C
50 ~ TÜM TUS SORULAR!
Testiküler feminizasyon, 5 alfa redüktaz enzim
ve
Rokitansky-Küster-Mayer-Hauser
Sendromunda uterus olmadığı için dışandan
hormon verilerek kanama olmaz.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
eksikliği
Primer amenore nedeni He başvuran 17 yaşındaki bir kız
çocuğunun yapılan fizik muayenesinde; telarşın olduğu,
yaşıtlanna göre boyunun uzun olduğu, pubik ve aksiller
kıllanmanın olmadıı)ı izleniyor. Pelvik muayen~de vajenin kör
olarak sonlandığı ve ultrasonografide uterusun olmadığı tespit
ediliyor.
Ovaryan fonksiyonları olmayan gonadal
disgenezilerde (Turner sendromu. Noonan
sendromu, 46 xx saf gonadal djsgenezi, 46
XY saf gonadal disgenezj) dışardan östrojen
ve progesteron verildiğinde, çekilme kanaması
Bu· hasta için m_gJııı tanı aıaQıdakllerden hangisidir?
(A~ustos 2017 BENZERi)
A)
B)
C)
D)
E)
oluşur.
izole GnRH eksikliği olan Kallmann sendromunda
da iç genitaller müller sisteminden geliştiğinden
bu hastalar da dışardan östrojen ve progesteron
kullandıklarında kanarlar.
Diğer
bir kanama beklenen grup ise djşi
pseudohermafrodjtlerdir (KAH). Bu olgularda da
iç genitaller müller orijinli olup uterusları bulunur.
Ancak bu bireylerde dış genitaller maskulinizedir.
Maskulinizasyon genellikle klitoral hipertrofı ve labial
füzyon şeklinde olur ve çoğunlukla bu bireylerde yol
tıkanıklığı tam olmaz.
Komplet androjen insensitivite sendromu
Polikistik ever sendromu
FMR1 premutasyonu
Ashennan sendromu
Swyer Sendromu
Doğru
Yaşıtlarına göre uzun boylu, meme gelişimi normal
iken pubik ve aksiller kıllanma/an olmayan olguda
Testiküler feminizasyon akla gelmelidir.
•
Komple! Androjen insensitivitesi '
(Testiküler Feminizasyon)
·
J> lnsidansı 1:2.000'dir. Maternal X'ebağlı resesif
Dışardan östrojen ve progesteron verildiğinde
kanama
olması
beklenmeyen
geçer. X kromozomunun uzun kolundaki
androjen reseptörünü kodlayan gende defekt
hastalar
erkek pseudohermefroditlerdir (androjen
insensitivitesi, 5-a redüktaz eksikliği}. Bu grup
hastalarda uterus bulunmadığından kanama olması
mümkün değildir.
•
Rokitansky-Küster-Mayer-Hauser Sendromunda
uterus bulunmadığından ve imperfore hymende
de yol tıkalı olduğundan dışarıdan östrojen +
progesteron verildiğinde çekilme kanaması olmaz.
21. Hiç adet görmeme şikayetiyle başvuran 16 yaşındaki
bir kız çocuğunun fizik muayenesinde; yaşıtlarına göre
daha uzun olduğu, meme gelişiminin tamamlandığı,
pubik ve aksiller kıllanmanın olmadığı ve vajenin kısa
olarak sonlandığı saptanıyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Ağustos 2017 Orijinal)
A) Testiküler feminizasyon
B) Polikistik over sendromu
C) Frajil X sendromu
D) Asherman sendromu
E) Turner sendromu
Doğru
cevap: A
cevap: A
vardır.
l> Karyotipi 46,XY'dir.
l> Gonad testistir; gubernakulum üzerinde
androjen reseptörlerinin defektifolması nedeniyle
testis %50 olguda inguinal kanalda veya batın
içindedir.
.
!
l> iç genitaller gelişmemiştir (BOŞ); androjen
reseptör defekti olduğundan Wolff kanal gelişimi
yoktur. Ayrıca AMH salınımı olması nedeniylede
Müller kanal gelişimi yoktur.
,J>
Dış
genitaller dişi yapıdadır; androjen reseptör
defekti olduğundan ürogenital sinüs ve genital
tüberkül dişi yönünde farklılaşır. Ancak ürogenital
sinüsten vajenin sadece alt 1:3' lük kısmı
geliştiğinden, kör vajen mevcuttur.
l> Sekonder
seks
karakter
gelişimi
asenkronizedir; androjenlerin periferik
aromotizasycinu ile meme gelişimi mevcuttur.
Androjen reseptör defektine bağlı olarak pubik
ve aksiller kıllanma yoktur.
J> Önikoid yapıdadır (uzun kol, büyük el ve ayak)
ve uzun boyludurlar.
l> Primer amenoreiktir (hipergonadotropik);
hipofızer androjen reseptörlerinin defektif olması
nedeniyle, androjenler LH üzerine negatif feedback oluşturamaz ve LH yükselir. Testosteron
düzeyi de normal erkek seviyesindedir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 51
J> Ekzojen hormon kullanımı ile uterin kanama
oluşmaz. Gonadektomi pubertal gelişim
"Seksüel gelişim bozukluklarının
tabloya bakınız.
karşılaştırılması"
başlıklı
tamamlandığında yapılmalıdır.
22.
·21. Fenotipi dişi olan bir hastada aşağıdakilerden
hangisi androjen insensitivite sendromu ile 5aredüktaz defekti ayırıcı tanısında belirleyicidir?
(Mayıs 2011)
1. 46,XY saf gonadal disgenezi
il. Komple! androjen insensitivite sendromu
_IIJ. _5 alfa-redükfaz eksikliği
Yukarıdaki
primer
amenore
nedenlerinin
hangilerinde iç genital sistem dişi yönde gelişim
g~sterir? (Şubat 2018 Orijinal)
A) Amenore
B) Genotip
C) Meme gelişimi
D) Müllerian agenezi
E) Gonad yapısı
Doğru
cevap: C
Komplet Androjen lnsensitivitesi ile 5a-Redüktaz
Enzim Defekti ayırıcı tanısında meme gelişimi
belirleyicidir.
•
•
A) Yalnız 1
B) Yalnız 111
C) 1ve il
D) il ve 111
E) 1, il ve 111
Doğru
Komple! Androjen lnsensitivitesi (Testiküler
Feminizasyon):lnsidansı 1:2.000'dir. Maternal X'e
baglı resesif geçer. Karyotipi 46, XY dır. Gonad
testistir. iç genitaller gelismemistir. Dıs genitaller disi
yapıdadır. Androjenlerin periferik aromotizasyonu
ile meme gelisimi mevcuttur. Androjen reseptör
defektine baglı olarak pubik ve aksiller kıllanma
yoktur. Primer amenoreiktirler.
5a-Redüktaz Enzim Defekti: Otozomal resesif
geçis gösteren enzim defektidir. Karyotipi 46, XY
dır. Gonad testistir. iç genitaller erkek yapıdadır.
Dıs genitaller disi yapıdadır. Meme gelisimi yoktur.
Pubik ve aksiller kıllanma vardır.
Seksüel
Dişi
cevap: A
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şiJyte de sorulabilirdi:
prlmer amenore nedenlerinin hangisinde
paramezonefrlk kanal gellşlml normal olup iç genital
sistem
dişi
yönünde
farklılaşma
göstermiştir?
(Şubat2018 BENZERi)
Aşağıdaki
A)
B)
C)
O)
E)
Swyer Sendromu
Testiküler feminizasyon
5-alfa redüktaz enzim eksikliği
Klinifelter Sendromu
MOllerian agenezi
Doğru
cevap: A
gelişim bozukluklarının karşılaştırılması
Dişi
Dişi
Dişi
Dişi
Sporadik/X'e
bağlı resesif
X'e bağh resesif
Otozomal resesif
Dişi
Hiper
Hiper
Hiper
Hiper
Hipo
Norma
Müller
Müller
Müller
Yok
Wolff
Yok
Yok
Yok
Yok
Var
Yok
Var
Yok
Yok
Yok
Yok
var (fazla)
var (normal)
Kısa
Normal
Normal
Normal
Normal
Normal
Hemen
Puberte sonunda
Hemen
52 ~ TÜM TUS SORULARI
46, XY saf gonadal disgenezide(Swyer Sendromu)
iç genital sistem dişi yönde gelişirken, 5-alfa
redüktaz eksikliğinde iç genital sistem erkek
yönde gelişir. Kamp/et androjen insensitivite
sendromunda ve müllerian agenezide iç genital
sistem gelişmemiştir.
46, X'f Saf Gonadal Disgenezi (Swyer Sendromu):
Karyotipi 46, X'f'dir. Gonadlar bilateral çizgi (streak)
gonad şeklindedir. iç genitaller dişi yapıdadır.
GonadalAMH vetestosteron salınımı olmadığından
iç genitaller dişi yönünde farklılaşır. Dış genitaller
dişi yapıdadır; gonadal testosteron salınımı
olmadığından ürogenital sinüs ve genital tüberkül
dişi yönünde farklılaşır. Sekonder seks karakterleri
infantildir; gonadlar afonksiyonedir. Meme gelişimi
olmaz. Prime, amenoreiktir. Ancak ekzojen hormon
verildiğinde uterin kanama oluşur.
•
•
Komplet androjen insensitivite sendromu: X
kromozomunun uzun kolundaki androjen reseptörünü
kodlayan gende defekt vardır. Karyotipi 46,XY'dir.
Gonad testistir. iç genitaller gelişmemiştir. Androjen
reseptör de/ekti olduğundan wolff kanal gelişimi
yoktur. Ayrıca AMH salınımı olması nedeniyle de
Müller kanal gelişimi yoktur. Dış genitaller dişi
yapıdadır. Androjen reseptör de/ekti olduğundan
ürogenital sinüs ve genital tüberkül dişi yönünde
farklılaşır. Ancak ürogenital sin üsten vajenin sadece
alt 1:3' lük_kısmı geliştiğinden, kör vajen mevcuttur.
Sekonder' seks karakter gelişimi asenkronizedir.
Androjenlerin peri/erik aromotizasyonu ile meme
gelişimi mevcuttur. Androjen reseptör defektine
bağlı olarak pubik ve aksiller kıllanma yoktur. Primer
amenoreiktir. Ekzojen hormon kullanımı ile uterin
kanama oluşmaz.
5a-Redüktaz Enzim Defekti: Karyotipi 46,XY'dir.
Gonad testistir. iç genitaller erkek yapıdadır.
GonadalAMH ve testosteron salınımı olduğundan iç
genitaller erkek yönünde farklılaşır. Dış genitaller dişi
yapıdadır. Enzim defektinin derecesine bağlı olarak
tam dişi dış genitalya ile hipospadias arasında bir dış
genital gelişim görülebilir. Sekonder seks karakter
gelişimi virilizedir. Meme gelişimi yoktur. Pubik ve
aksiller kıllanma vardır. Prtmer amenoreiktir. Ekzojen
hormon kullanımı ile uterin kanama oluşmaz.
•
Klinefelter Sendromu (47, XX'f I 48, XXXY); Bir
tür primer testiküler yetmezlik tablosudur. iç ve dış
genital organlar erkek tipi göstermesine karşın, Barr
cisimciği pozitiftir. Kadın tipinde vücut yapısı, kubbeli
damak, pubertede jinekomasti (%25), kadın tipinde
kıllanma, aşırı derecede _ufak testis, infertilite ve zeka
geriliği (%25) izlenir.
•
Müı"ierian agenezi (Rokitansky-Küster-MayerHauser Sendromu); Olguların karyotipi 46,XX'dir
ve ovaryan fonksiyonları normaldir. Ancak primer
amenoreli olan bu hastalarda tuba, uterus ve vajen
üst kısmı gelişmemiş olup ince bant şeklindedir.
Seksuel Gelışım Bozuklukları Ile Ilgılı
Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
1. Kör vajen yapan durumlar ... . Testiküler
feminizasyon, 5 alfa-redüktaz eksikliği, RKHM
sendromu (müllerian agenezi)
'
2. Ekzojen hormon verilmesi ile uterin kanamanın
görülmediği
bazı
durumlar...
Testiküler
feminizasyon, 5 alfa-redüktaz eksikliği, RKHM
sendromu (müllerian agenezi)
3. Kısa
ettiği
cinsiyet gelişim
Turner Sendromu, konjenital
adrenal hiperplazi
,
boyun
eşlik
bozuklukları...
4. Gonadektomi yapılması gereken hdstalıklar ...
Swyer Sendromu ( 46 XY saf gonadal disgenezi),
Testiküler feminizasyon (Androjen insensitivite
sendromu), 5 alfa redüktaz enzil)l eksikliği,
45X0/46 XY mozaik Turner Sendromu
5. Pupertede gnadektomi yapılması gereken ...
Testiküler feminizasyon (Androjen insensitivite
sendromu),
6. 21-hidroksilaz enzim eksikliğine bağlı konjenital
adrenal hiperplazide yapımı artan a_ra madde ...
Pregnanetriol
7. Erkek
pseudohermafroditizm
denilince
gerekenler...
Testiküler
Feminizasyon ve 5 alfa redüktaz enzfm eksikliği
hatırlanması
8. !>işi pseudohermafroditizm nedenleri denilince
hatırlanması gerekenler. . . Konjerital adrenal
hiperplazi (EN SIK), gebelikte anne~in androjenik
ilaç kullanması, gebelikte androjen salgılayan
tümör varlığı, plasenta! aromataz eksikliği
9. Gebelik sırasında
kullanılması
durumunda
ambigius
genitalyaya
neden
olmayan ...
Noretindrel, Medroksiprogesteron aset?t ,
10.Gebelik sırasında kullanılması durumunda
ambigius genitalyaya neden olan ... Noretindron,
banazol
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 53
PUBERTE VE ANORMALLİKLER
1.
Kız çocuklarında,
i!.!s artan hormon
puberteye
Puberte; hipotalamo-hipofizer sistemin seks
steroidlerine duyarlılığının azalması sonucunda(-)
feed-back etkisinin ortadan kalkması ile GnRH'ın
supresyonunun azalması ve nöropeptid Y yapımının
azalması sonucu gonadostatın sonlanması ile
girildiğinde
aşağıdakilerden
kanda
hangisidir?
(Eylül - 1997)
başlar.
A)DHEA-S
B)LH
C) östradiol
D)FSH
E) Testosteron
GnRH pulsları ilk olarak geceleri uykuda başlar ve
FSH-LH salınımı nokturnal olarak meydana gelir.
Daha sonra bu 24 saate yayılır.
Doğru
Kız çocuklarında puberteye girişte kanda ilk artan
hormon FSH'dir (çünkü GnRH'ın başlangıçtaki
pulsatilite frekansı düşüktür); ancak FSH'nin artış
miktarı oldukça yavaştır.
cevap: D
Puberla/ gelişimde meydana gelen değişiklikler
ile ilgili direkt bir bilgi sorusu. Kız çocuklarında
puberleye girişte kanda ilk arlan hormon FSH dır.
Buna karşılık LH daha geç yükselmeye başlar
ancak yükselmesi oldukça ani ve ivmeli olur. LH
giderek FSH'ye oranla daha fazla artmaya başlar.
Gonadotropinlerin artması ile de gonadlardan
estradiol yapılmaya başlanır (gonadarş).
Pubertede Hormona! Değişiklikler
Pubertal gelişimde fiziksel değişikliklerden önce
hormona! değişiklikler oluşur. iki yaş civarında
majör adrenal androjenler olan DHEA ve DHEA-S
salınmaya başlar (adrenarş), 7-8 yaşlarında salınım
miktarları artar ve 13-15 yaşına kadar bu şekilde
devam eder.
Androjenlerden 2 yıl sonra salınmaya başlayan
östrojenlerden, puberte öncesinde östron hakimken,
puberte süresince östradiolün östrona oranı giderek
artar. Bu da kız çocuğunun matürasyonunda
östradiolün önemini ortaya koyar.
Pubertenin
başlangıcında
gonadotropin
sekresyonuyla beraber artan östrojen etkisiyle
büyüme hormonu salınımı da başlar. Büyüme
hormonu seviyeleri kızlarda puberteyle artar, menarş
sırasında maksimum olur ve sonrasında azalır.
Artan büyüme hormonu etkisiyle IGF-1 düzeyleri
de artar. Puberteden sonra gonodal steroidlerin
yüksek olmasına rağmen prepubertal düzeye iner.
Büyüme hormonu ve IGF, pubertede oluşan vücut
kompozisyonundaki değişiklikler üzerinde belirgin
etki gösterirler.
Kızlarda overden estradiol salınımı puberte boyunca
sabit şekilde artar. Estradiol artışı ilk gündüz ortaya
çıkar ancak bazal düzey gündüz de gece de
yükselir. Overden ve perilerden gelen östron da
puberte boyunca artar, midpubertede plato-yapar.
Bu nedenle pubertede E1/E2 oranı giderek azalır.
Pubertal gelişimin yaklaştığının ilk göstergesi nazal
krest ve pinna (aurikula) gerisinde sivilcelerin
çıkmasıdır.
değişiklikler" başlıklı şekile
"Puberlede hormona/
bakınız.
-
\
----LH
---FSH
\
\
,.-
\
\
20
Gebelik haftası
2
4
6
' ...
---DHA
.ıı: f--_:::--ostrodiol
.,.,-7
2
4
6
8
/
10
12
14
16
18
Aylar
Pubertede hormona!
değişiklikler
..
\'
'
1
54 _,. TÜM TUS SORULAR!
kızda
2. Puberte
genç
(Eylül - 1992)
hangi
sırayla
görülür?
- pubarş - Telarş
- menarş - telarş
C) Telarş - pubarş - menarş
D) Telarş - menarş - pubarş
E) Pubarş - telarş - menarş
A)
B)
Doğru
Menarş
Pubarş
A) Kortizol
B) Oksitosin
C) Progesteron
D) Prolaktin
E) Östrojen
Doğru
cevap: C
Puberte Evreleri
Pubertede
akselere büyüme ve meme
benzer yaşlarda oluşur.
tomurcuklanması
cevap: B
Kortizol, östrojen, progesteron ve prolaktin meme
gelişimde rol alırken oksitosin süt s"'lgılanmasının
devamında rolü olan hormondur.
•
Meme
gelişiminde;
İzoseksüel pubertede değişiklikler bireyin fenotipik
o
Östrojen duktuslarda büyümeye,
seks yapısı ile uyumlu iken; heteroseksüel
pubertede karşıt cinsiyetin fenotipik özellikleri
o
o
Progesteron alveollerde hiperırofıye,
Prolaktin ve kortizol da memeıgelişimine ve
süt üretimine katkıda bulunur.,
baskındır.
a) Akselere Büyüme (8-9 yaş)
b)
3. Pubertede meme gelişimine aşağıdakilerden
hangisi etki etmez? (Nisan-1993, Eylül-1997)
~
Kızlarda
erkeklerden 2 yıl önce başlar ve meme
gelişiminin başlamasından 2 yıl sonra tepe yapar.
Boyda 6-11 cm'lik bir uzama meydana gelir.
~
Bu dönem büyüme hormonu, IGF-1, gonadal
östrojen ve adrenal androjenlere bağımlıdır.
Her iki cinsiyette de pubertedeki ani büyümede
en önemli uyaran östrojendir.
Telarş
(10
~
Ayrıca
insülin, büyüme hormonu ve tiroid
da telarş üzerinde etkisi vardır.
hormonlarının
i
Meme gelişiminin değerlendirilmesinde Tanner
evrelemesi kullanılır.
yaş)
~ Meme/ gelişimi genellikle 1O yaşında (8-13)
başlar
Oksitosin, meme gelişimine katkıda bulunmayıp,
emme ile stimüle edilen memeden süt salgılanmasına
sebep olur.
ve
yaklaşık
Meme
gelişimi
14 yaşında sona erer.
Telarş
ovaryan östrojen ve progesteronun etkisi
ile oluşur. östrojen meme gelişimini başlatır ve
sonraki yıllarda progesteron etkisi ile meme
erişkin şekline dönüşür.
Östrojen
c) Pubarş (pubik kıllanma) (10-11 yaş).
~
~
d)
ve laktasyon ile ilgili hormonlar
Adrenal androjenlerin salınımının artması pubik
ve aksiller kıllanmaya neden olur. Pubarş,
spesifik olarak pubik kıllanmaya verilen addır.
: Progesteron
Östrojen azalmas1 Emme (Oksitosin +
Prolaktin) ,
Progesteron
azalması
Östrojenin azlığı
Progesteronun
Telarştan
6-12 ay sonra pubik kıllanma başlar.
Bundan 1 yıl sonra da aksiller kıllanma ortaya
Prolaktin
hPL azalmas1
çıkar.
Büyüme hormonu
Prolaktin
lnsülin
Glukokortikoidler
Büyüme hormonu
Menarş
(13
azlığı
yaş)
~
ilk adet kanamasıdır ve artan östrojen etkisi ile
olmaktadır. Genelde 10-16 yaşlarında olur.
~
Başlangıçta
sikluslar anovulatuvardır. Ancak en
erken 1-1,5 yıl sonra ovulatuvar olur. Bu süre
içersinde kız çocuklarında düzensiz kanamalar
görülebilir.
. Epidermal
, büyüme faktorü
Glukokortikoidler
lnsülin (?)
lnsülin
T4 ye paratiroid
hormon
Glukokortikoidler
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 55
4. Üç
yaşındaki
bir
kız
çocukta,
genital
kıllanma
ve
menoraıının
bölgede
olması
durumunda aşağıdakilerden hangisi öncelikle
düşünülmemelidir? (Nisan - 1991)
Nörogliomalar
Pinealomalar
~
Hidrosefali, kraniostenosis, araknoid
kistler, septo-optik displazi
~ lnfiltratif lezyonlar (Langerhans hücreli
histiositoz)
~ Radyasyon
~ Travma
~ Enfeksiyonlar
A) Puberte prekoks
B) Hamartom
C) Over tümörü
O) Hipotalamus tümörü
E)
Hipofız
Doğru
tümörü
cevap: C
Dört yaşın üzerindeki puberte prekoks olgularında
genellikle spesifik bir etiyo/oji saptanamaz ancak
daha küçük olgularda çoğunlukla sebep santral
sinir sistemi orijinlidir. Bu nedenle bu soruda 3
yaşındaki bir kız çocuğunda puberte prekoks
tariflendiği için tüm SSS nedenleri olabilir.
6. Aşağıdakilerden hangisi gerçek puberte prekoks
nedenlerinden birisidir? (Nisan - 2008)
A) Hipotalamik hamartom
B) Granüloza - teka hücreli tümör
C) Konjenital adrenal hiperplazi
D) McCune -Albright sendromu
E) Adrenal neoplazi
Puberte Prekoks:
Pubertal
değişikliklerden
yaşından
önce ortaya
herhangi birisinin 7
durumudur.
Doğru
Hipotalamik hamartom gerçek puberte prekoks
nedenlerinden biridir.
Granüloza - teka hücreli tümör, konjenital adrenal
hiperplazi, McCune -Albright sendromu ve adrenal
neoplaziler ise periferik (pseudo) puberte prekoks
nedenleridir.
lzoseksüel puberte prekoksta değişiklikler bireyin
fenotipik seks yapısı ile uyumlu iken; Heteroseksüel
puberte prekoksta karşıt cinsiyetin fenotipik özellikleri
baskındır.
Puberte prekoksun en sık nedeni konstitüsyonel
(yapısal - idiopatik) nedenlerdir.
5. Aşağıdakilerden hangisi gerçek puberte prekoksun
M.SJ.1s rastlanan nedenidir? (Nisan - 2003)
A) Over tümörü
B) McCune -Albright sendromu
C) Pineal tümör
O) ldiopatik
E) Hipoliroidizm
Doğru
Santral (gerçek) puberte prekoksun en sık nedeni
konstitüsyonel (yapısal - idiopatik) nedenlerdir.
Periferik puberte prekoksun en sık nedeni ise
Gonadal kist ve tümör/erdir.
Santral (gerçek) puberte prekoks:
Hipotalamik
GnRH'nın,
arttırması
prematür olarak gonadotropin
ve ovaryan seks stroidlerinin
Altı yaşındaki kız çocukta puberte prekoks tanısı
var ise aşağıdakilerden hangisi en olası sebeptir?
(Nisan - 1997)
A) Endometrioid tümör
B) Endodermal sinüs tümörü
C) Embriyonel karsinom
O) Granüloza hücreli tümör
E) Dermoid kist (matür teratom)
cevap: D
Soruda puberte prekoksa neden olabilen over
tümörü sorgu/anmaktadır.
Periferik (Pseudo) Puberte Prekoks
Endojen seks steroidlerinin hipotalamik GnRH'dan
bağımsız olarak fazla salındığı ya da eksojen kaynaklı
seks hormonlarına bağlı olarak ortaya çıkar.
Etiyoloji
1. Gonodal kist ve tümörleri
yapımını başlatmasıdır.
~
Etiyoloji
~
Gonadal seks kord tümörler
Arrhenoblastomlar
~ Teratomlar
~ Küçük fonksiyonel over kistleri; geçici puberte
prekoksa neden olabilir.
~
2. Hipotalamik sebepler
Hipotalamik tümörler
Hamartom (en
üretmektedir.
Granüloza ve teka hücreli tümörler (en
sık)
1. İdiopatik
~
7.
Doğru
cevap: D
salınımını
cevap: A
çıkması
Puberte prekoks kızlarda, erkeklere göre 20 kat daha
sık ortaya çıkmaktadır.
•
Konjenital malformasyonlar:
sık):
Pulsatil GnRH
..
,.'
'.
'
56 _,. TÜM TUS SORULAR!
2. McCune Albright Sendromu: Kemikte
polyostatik fıbröz displazi + ciltte cafe- au-lait
lekeleri + GnRH bağımsız puberte prekoks
triadı vardır. Hiperfonksiyon endokrinopatiler
eşlik eder (fonksiyoneover kisti, hipertiroidi,
hiperkortizolizm, hiperprolaktinemi, akromegali,
hiperparatiroidi).
Bu sanı, başka bir hoca taıafından şöyle de sonılabllirdi:
Puberte prekoks nedeni ile araştınlan 14 yaşındaki kızda
ultrasonografide sol adnekslel kitle tespltedllly.or. Operasyon
planlanan bu hastada kitlenin en olası tanısı aşaC,ıdakllerden
hangisidir? (Nisan 2017 BENZERi)
A) Sertoli hücreli tümör
B) GranOloza hücreli tümör
C} Leydig hücreli tümör
O) Tekoma
E} Lipold Hücreli Tümör
3. Konjenital adrenal hiperplazi (heteroseksüel
puberte prekoksun en sık sebebi)
Doğru
cevap: B
4. Adrenal tümörler (adenom, karsinom)
5. Ektopik gonadotropin
salgılayan
tümörler
8.
bir
tanımlanmaktadır.
l> Ektopik germinomlar (pinealomlar)
l> Koryokarsinomlar
l> Teratomlar
l> Hepatoblastoma
6. Ekzojen östrojen / androjen
puberte
prekoks
vakası
Beraberinde verilen adneksiya/
kitle olgunun bir Periferik Puberte Prekoks olgusu
Soruda
olduğunu
düşündürmekte.
Prekoksun en
tümör/erdir.
alımı
Periferik Puberte
.
sık nedeni ise Gonkda/
kist ve
'
]
Periferik (Pseudo) Puberte Prekoks
Endojen seks steroidlerinin hipotalamik GnRH'dan
ya da eksojen kaynaklı
seks hormonlarına bağlı olarak ortaya çıkar.
Kız çocuğunda
GnRH bağımsız puberte prekoksun
en sık nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan - 2002)
bağımsız olarak fazla salındığı
Etiyoloji:
A) Over kist ve tümörleri
B) Mc Cune Albright sendromu
C) Santral sinir sistemi lezyonu
D) Feminizan adrenal tümör
E) Ektopik GnRH üretimi
Doğru cevap: A
1. Gonodal kist ve tümörleri
,
l> Granüloza ve teka hücreli tü~örler (en sık)
l> Gonadal seks kord tümörler
l> Arrhenoblastomlar
l> Teratomlar
l> Küçük fonksiyonel ever kistleri; geçici puberte
prekoksa neden olabilir.
'
'
Peri/erik (pseudo) puberte prekoksu en
Granüloza ve teka hücreli tümörlerdir.
9. Meme gelişiminin ve pubik kıllanmasının
sık
nedeni
i
2. McCune Albright Sendrdmu: Kemikte
polyostatik fıbröz displazi + ciltte cafe- au-lait
lekeleri + GnRH bağımsız puberte prekoks
triadı vardır. Hiperfonksiyon endokrinopatiler
eşlik eder (fonksiyonel over kisti, hipertiroidi,
hiperkortizolizm, hiperprolaklinemi, akromegali,
hiperparatiroidi).
yaşıtlarından
önce gerçekleştiği öğrenilen 15 yaşındaki kız hasta,
vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Pelvik
muayenede, tek taraflı bir adneksial kitlenin varlığından
şüpheleniliyor. Ultrasonografıde kistik yapıda bir kitle
saptanıyor ve kitle ameliyatla çıkarılıyor.
Bu
kitlenin
en olası histopatolojik tanısı
hangisidir? (Nisan 2017 Orijinal)
aşağıdakilerden
3. Konjenital adrenal hiperplazi (heteroseksüel
puberte prekoksun en sık sebebi)
•
Tekoma da östrojen salg'ılayan-ve vajinal kanamaya
yol açabilen bir tümördür ancak ileri yaşlarda görülür
(ortalama yaş 53).
•
Sertoli ve Leydig hücreli tümörler androjen
salınımı baskın tümörlerdir.
A) Sertoli hücreli tümör
B) Juvenil granüloza hücreli tümör
C) Leydig hücreli tümör
D) Tekoma
E) Fibroma
Doğru
cevap: B
Fibromlar, Meigs ve Gorlin sendromu ile ilişkilidir.
•
Lipoid Hücreli Tümör (steroid celi tümör);
Overdeki adrenal kortikal kalıntılardan köken
alırlar. Unilateral, benign ve genellikle virilizan bir
tümördür. Hiperkortisolizm (Cushing) nedeni olabilir.
Glukortikoid sekresyonu bozulmuştur (obezite,
hipertansiyon, glukoz intoleransı).
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 57
başlaması ve vajinal kanama
getirilen 7 yaşındaki kız çocuğuna yapılan
ultrasonografıde
uniloküle hipoekoik over kisti
görülürken, serum östradiol düzeyleri yüksek bulunuyor.
Hastanın cildinde kahverengi değişiklikler gözleniyor.
10. Meme
Tedavide GnRH analogları etkisizdir ve aromataz
inhibitörleri verilmelidir (testolakton, fadrazol).
gelişiminin
şikayetiyle
Bu
hastada en olası tanı
hangisidir? (Eylül 2015 Orijinal)
aşağıdakilerden
A) Konjenital adrenal sendrom
B) Adrenal tümör
C) Androjen salgılayan over tümörü
D) Mcune Albright sendromu
E) Dermoid kist
Doğru
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tara~ndan şöyle de sonılabilirdi:
Telarş ve menarşı gerçekleşmiş olan 6 yaşındaki kız çocu~unda,
sol overde basit kist ve ciltte cafe-au-lait lekeleri tespit ediliyor.
Serum östradlol diizeyl de yüksek tespit edilen hastada ı.o.
,2[uı tanı aşat;ıdakllerden hangisidir? (EylOl 2015 BENZERi)
A) Konjenital adrenal hiperplazi
B) Polikistik over sendromu
11. Puberte prekokslu bir genç kızda aşağıdaki
incelemelerden hangisinin yapılmasına gerek
yoktur? (Eylül - 2000)
A) Serum FSH
B) Sol el bilek grafısi
C) Serum estradiol
D) Serum prolaktin düzeyi
EJ Serum progesteron
Doğru
. Pro/aktin seviyesine bakılması puberte prekokslu
/ bir olguda gereksizdir çünkü prolaktin seviyesinin
' artışı puberte tardaya yol açabilir.
Puberte prekoksun ayırıcı tanısı:
1. Puberte prekoks incelemesinde ilk basamak bazal
gonadotropin seviyelerinin ölçülmesidir (FSH,
LH).
2. Primer hipotiroidizmin ekartasyonu için tiroid
C) Androjen salgılayan over tümörü
D) McCune Albright sendromu
E) Mator kistik teratom
Doğru
cevap: D
Olguda 7 yaşından önce pubertal değişikliklerin
olduğu tarif ediliği için puberte prekoks tanısı
konulur. Aynı zamanda erken meme gelişimi
ve menarşın olması östrojen maruziyetini
düşündürmektedir.
Bu
açıdan
bakıldığında
Konjenital adrenal hiperplazi, adrenal tümörler
ve andorojen salgılayan over tümörleri androjen
fazlalığı ile giden durumlardır. Matür kistik teratom
(Dermoid kist) genellikle östrojen sentez/emediği
gibi soruda esas dikkat edilemsi gereken nokta
cilt lezyon/arıdır. Puberte prekoks olan olguda
cafe-au-lait lekeleri de varsa McCune Albright
sendromu akla gelmelidir.
MCCUNE ALBRİGHT SENDROMU
Kemikte polyostotik fıbröz dispiazi + ciltte irregüier
cafe-au-lait lekeleri + GnRH bağımsız puberte
prekoks triadı vardır.
Hiperfonksiyone endokrinopatiler olabilir
(fonksiyona over kisti, hipertiroidi, hiperkortizolizm,
hiperprolaktinemi, akromegali, hiperparatiroidi).
Ayrıca osteomalazi, hepatik anomaliler ve kardiyak
aritmi eşlik edebilir.
cevap: D
fonksiyon testleri yapılır (TSH, T4).
3. Yüksek LH seviyelerinin saptanması durumunda
(ki gerçekte hCG ile cross reaksiyon veriyor
olabilir) gonadotropin salgılayan tümörler
düşünülmelidir.
4.
Düşük
veya pubertal seviyede gonadotropin
durumunda izoseksüel puberte
prekoks özelliği gösteren olgularda östrojenler;
heteroseksüel puberte prekoks özelliği gösteren
olgularda ise androjenler ölçülmelidir.
saptanması
'
5. Artmış östrojen seviyeleri östrojen salgılayan bir
tümörü düşündürmelidir.
6. Artmış testosteron düzeyleri iseandrojen salgılayan
bir tümörü düşündürmelidir. DHEA-S ve 17a-OHP
düzeylerinin artması durumunda konjenital adrenal
hiperplazi düşünülmelidir.
7. ôstrojen düzeyi pubertal gelişimle uyumlu
seviyelerde ise santral sinir sistemi, MR veya BT
ile araştırılmalıdır.
8. Olgularda kemik yaşı mutlaka saptanmalıdır.
9. Santral puberte prekoksun doğrulanması için
GnRH stimijlasyon testi kullanılabilir. 100 µgr
GnRH verilmesini takiben LH 15 mlU/mL'den fazla
artış gösterirse GnRH bağımlı puberte prekokstur.
"Puberte
tardalı
olguya
yaklaşım" başlıklı şekile
bakınız.
'·
.
\'
''
'
58 ._ TÜM TUS SORULAR!
l
•
Anamnezve
Muayene
ı
t
lmmatür seks
karakterleri
Matür seks
karakterleri
~
Asenkronize
gelişim
•
ı
Androjen
lnsensitivitesi
..L
FSH
PRL
Genital yol
•
•
T
.
mal
Anormal
•
hastalık
Puberte
tardalı
"
Anormal
•
•
gecikme
*Kronik
,,
i
1
.ı.
.
•sss
*Yapısal
Gonodal
disgenezi
TSH, T4
...
Normal
•
7
Yüksek PRL
Hipofiz
görüntüleme
'
l
tıkanıklığı
veya
Normal FSH
Karyotip
analizi
Prem atür
ovaryan
yetm ezlik
ı
Düşük
Yüksek FSH
'
,
tümörü
*Hipopitu.itarizm
olguya
Normal
TSH
•
SSSMRG
veya BT
Yüksek
TSH
•
,,
Hipotlroidi
yaklaşım
Puberte ve Anormallikler İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
6.• GnRH bağımlı puberte prekoksa sıklıkla eşlik
eden konjenital anomali; •• Hic:lrosefali
1. Kız çocuğunda gecikmiş pubertenin en sık
görülen nedeni. .. Fizyolojik (Konstitüsyonel)
7. Kız çocuğunda hipergonadotropik gecikmiş
pubertenin en sık görülen nedeni. . . Gonadal
yetmezlik
2. Heteroseksüel puberte prekoksun
sebebi •.• Konjenital adrenal hiperplazi
3. Puberta tarda saptanmış bir
istenmesi gereken tetkik .•• FSH
en
hastada
sık
8. Heteroseksüel pubertal gelişimin
sebebi. .. Polikistik over sendromu
ilk
4. Sekiz yaşından önce pubertal gelişimin en sık
nedeni... Hipotalamik-h.ipofizer-ovaryen aksın
prematür matürasyonu '
5. Kemikte fibröz displazi ve puberte prekoksa
neden olabilecek hastalık... Mcune Albright
Sendromu
1
en
sık
9. Puberte prekoksun araştırılmasında bakılmasına
gerek olmayan ... Prolaktin
10.Puberte prekoksa neden olabilen en sık over
tümörleri •.. Granüloza ve teka hücreli tümörler
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 59
MENSTRÜEL SİKLUS FİZYOLOJİSİ
Sonuçta; LH artışının başlamasından 24 - 36 saat
sonra ya da LH'ın en tepe yaptığı noktadan 10 -12
saat sonra follikül duvarı çatlar ve ovulasyon olur.
Ovulasyon anında follikülden kumulus ooforius ve
antral sıvı batın boşluğuna atılır..
1. Dominant
follikülünün
çatlamasında
ve
ovumun atılmasında ıın....ıu; rol oynayan faktör
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1988)
A) Plazminojen aklivatörü
B) Kollajenaz
C) Prostaglandinler
D) Progesteron
E) Prolaklin
Doğru
cevap: E
D!lzKıı
Ovu/asyonun oluşmasında temel olarak LH
pikinin etkisiyle oluşan hormona/ ve enzimatik
değişiklikler rol oynar.
Ovulasyon
"Uterin sik/us" başlıklı
Ovulasyon:
ôstrojen 200 pg/mL düzeyini aşıp 50 saat bu
seviyenin üzerinde kaldığında pozitif feedback
etki ile LH tetiği çekilir.
Oluşan
LH pikinin ovulasyon
l> Follikül içersine kan
duvar gerginliğini
yapıcı
etkileri:
akımını arttırarak
Aşağıdakilerden
meydana gelen
(Nisan 1994)
A) LH
follikülün
arttırır.
sentezini başlatır
ve ortaya çıkan progesteron da kollaienazı
aklive ederek follikül duvarında bağ dokusu
degradasyonuna neden olur.
l> Preovulatuar
2.
progeşteron
sıvıda PqE sentezini arttırır, buna
olarak p/asminoien aktivatörü ve
lizozomal aktiviteyi arttırarak follikül duvarında
bağ dokusu degradasyonuna yardımcı olur.
l> Folliküler
sıvıda
PqF2 alfa sentezini
arttırır,
hangisi preovulatuar dönemde
birisi değildir?
değişikliklerden
salınımından
24 -36 saat sonra ovulasyon
olması
B) LH salınımı ile oositde 1. mayozun sona ermesi
C) Progesteron salınımının artması
D) LH salınımının follikülde prostoglandin salınımını
baskılaması
E) Teka eksternadaki düz kas liflerinde kontraksiyon
Doğru
bağlı
l> Folliküler
şekile bakınız.
cevap: D
Ovu/asyon için prostoglandinler şarttır. LH piki
prostog/andin salınımını baskılamaz tersine salı­
nımını arttırır.
bu da follikülün çevresinde bulunan düz kas
liflerinde kontraksiyona yol açarak ovulasyonu
sağlar.
Functional
layer
Stratum
basal
Myometrium
Menstrual Proliferative
phase
(follicular) phase
Secretory
(luteal) phase
Uterin siklus
'
\'
.
'.
'
60 _,. TÜM TUS SORULAR!
•
Preovulatuar dönemde meydana gelen
değişiklikler
LH preovulatuar progesteron sentezini başlatır
ve ortaya çıkan progesteron da kollajenazı
aktive ederek follikül duvarında bağ dokusu
degradasyonuna neden olur.
Yine LH follikülersıvıda PGE sentezini arttırır, buna
bağlı olarak plasminojen aktivatörü ve lizozomal
aktiviteyi arttırarak follikül duvarında bağ dokusu
degradasyonuna yardımcı olur.
Folliküler sıvıda PgF2a sentezini artar, bu da
follikülün çevresinde bulunan düz kas liflerinde
kontraksiyona yol açarak ovulasyonu sağlar.
•
Ovulasyondan hemen önce LH deşarjının olması
sonucunda oositde l.mayoz tamamlanır ve
sekonder oosit oluşur.
LH artışının başlamasından 24 -36 saat sonra ya da
LH'ın pik yaptığı noktadan 10 -12 saat sonra follikül
duvarı çatlar ve ovulasyon olur.
5.
Kolesterolün dokular arası iletimi ise
lipoproteinler (LDL) aracılığıyla olur. Kandaki
kolesterol over hücrelerine alınarak ya biyosentez
yoluna sokulur ya da esterifiye edilerek sonra
kullanılmak üzere depolanır.
Aşağıdakilerden
hangisi menstrüel siklusta
uterusa ait bir değişiklik değildir? (Nisan - 1988)
A) Deskuamasyon
B) Luteinizasyon
C) Proliferasyon
D) Sekresyon
E) Reperasyon
Doğru cevap: B
Menstruel sik/usun uterin ve ovarian: sik/us olmak
üzere iki komponenti vardır. Lute\nizasyon LH
etkisi ile uterusta değil, overde meydana gelir.
Uterin Siklus
Endometrium iki fonksiyonel tabakadan
3. Tuba! aktivite ne zaman en
fazladır?
(Nisan 2004)
A) Ovülasyondan 1 hafta önce
B) Ovulasyon sırasında
C) Mensturasyon sırasında
D) Ovulasyondan 1 hafta sonra
E) Gebelik süresince
'
Doğru cevap: B
Tuba/ aktivite en çok ovulasyon anında, en
gebeliktedir.
az ise
oluşur.
Stratum fonksiyonale; (üst 2/3) her
menstrüasyonda dökülen ve spi1pl arterioller ile
beslenen endometriyumun yüzeyel:tabakasıdır. Bu
tabaka proliferasyon, sekresyon ve dejenerasyonun
olduğu bölgedir.
Stratum bazale; {alt 1/3) ôstrojeh etkisi altında
proliferasyon göstererek menstruasyonda dökülen
fonksiyonel endometriyal tabakayı rejenere
eden ve baziller arterler tarafından beslenen
endometriyumun derin tabakasldır.
a. Proliferatif Faz:
4.
Aşağıdakilerden
hangisi over granüloza-lütein
hücrelerdeki steroidogenezis için önemli bir
kolesterol kaynağıdır? (Eylül 2012)
A) LDL
B) HDL
C)cAMP
D) ôstradiol
E) Androstenedion
Doğru
Östrojen etkisiyle bazal tabaka rejenere olur ve
fonksiyonel tabaka yeniden oluşur.
cevap: A
Direkt bilgiyi sorgulayan; Temel bilimler sorusu,
jinekoloji-endokrin bölümünde karşımıza geliyor.
Bütün steroid yapısındaki hormonlar aynı kimyasal
yapıya sahip olup, temel bileşikleri üç adet 6
karbonlu ve bir adet 5 karbonlu halkadan oluşan
perhidro-siklo-pentan,:>-fenantren molekülüdür.
•
Tüm steroid
sentezlenirler.
Her menstruasyonun sonunda endometriyumun
derin (bazal) tabakası hariç, tüm tabakaları
dökülmektedir.
hormonlar
kolesterolden
Gelişmekte olan folli_küllerden gelen :östrojen
etkisiyle prolifere olan 'bezlerde çok sayıda mitoz
görülür (reperasyon) ve tek katlı prizmatik epitelden
pseudostratifıkasyona geçiş olur. Stroma yoğun
kompak! haldedir. Vasküleryapılara nadiren rastlanır
ve spiral arterioller uzamaya başlar.
Bu dönemde görülen dominant değişiklik
başlangıçta düz, dar ve kısa görünümdeki
endometriyal bezlerin daha uzun ve kıvrımlı
hale dönüşmesidir.
Proliferatif fazın sonunda endometriyum 5 • 8 mm
kalınlığa ulaşır.
il
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 61
b. Sekretuar Faz:
Ovulasyondan sonra korpus luteumdan salınan
progesteron mitoz ve DNA sentezini azaltır,
vaskularizasyonu arttırır ve bezlerin lümenleri
eozinofılik proteinden zengin sekresyonla dolar.
A Yüzeyel tabaka
B Bazal tabaka
C Myometrium
Glanduler epitelde siklusun 17 - 18. günlerinde
karakteristik PAS pozitif subnükleer glikojen
vakuolleri görülmeye başlar (!ıu bulgu ovulasyonun
ilk histolojik isaretidir}.
1 Uzamış tübüler bezler
2 Büyüyen spiral arterler
Postovulatuar 6 - 7.günde (siklusun 20 - 21.günü)
glikojen içeren intraluminal vakuoller belirginleşir
ve sekresyon en yüksek seviyesine ulaşır.
Stromal ödem ise postovulatuar 7.günde (siklusun
21.gününde) en yüksek seviyesine ulaşır. Blastokist
implantasyonu için en uygun dönem bu dönemdir.
lmplantasyon öncesi ortalama endometriyal kalınlık
8- 10 mm olur.
Geç Proliferatif Faz
A Yüzeye! tabaka
B Bazal tabaka
CMyometrium
1 Kıvrımtanmış tübüler bezler
2 Gelişmiş Spiral arterler
Stromada postovulatuar 7. güne kadar değişiklik
yokken, 7. günden itibaren progresif ödem başlar.
Spiral arterler belirginleşir ve kıvrıntılı hal alır.
Siklusun 24.gününde perivaskuler stromada
eozinofilik boyanma patterni belirgin bir hal alır.
Siklusun 26.gününde psödodesidualizasyon
yaygınlaşır menstruasyondan 2 gün önce (28.
gün) stromada PMN lökosit infiltrasyonu ve
psödoenflamatuvar bir görüntü vardır. Stromal
kollaps ise menstruasyonun habercisidir.
c. Menstruasyon:
Menstuel kanamanın ilk günü menstruel siklusun
birinci günüdür.
Korpus luteumun regresyonuna bağlı olarak
progesteron düzeylerindeki azalma· endometriyumda
prostaglandin sentezi üzerindeki inhibitör etkiyi
ortadan kaldırır ve lokal prostoglandin seviyelerini
Sekretuar Faz
Proliferatif ve sekretuar fazda endometrium
6.
Aşağıdakilerden
hangisi
menstruasyonun
hormona! nedenidir? (Eylül - 2003)
A)
B)
C)
D)
E)
Progesteron çekilmesi
Lüteinize edici hormon çekilmesi
Uzamış östrojen etkisi
FSH çekilmesi
Uzamış progesteron etkisi
Doğru
cevap: A
Menstruasyon bir progesteron çekilme kanamasıdır.
arttırır.
PgF2 alfa endometriyumun .. fonksiyonel
besleyen spiral arterlerde spazm ve
vazokonstriksiyona yol açar.
tabakasını
Kapillerlereolan kan akımı bozularak doku iskemikve
nekrotik hal alır. Doku fragmantasyonu ile fonksiyonel
tabaka dökülmeye başlar (deskuamasyon).
Endometriyal hücreler arasında bağlantıyı sağlayan
kadherin adı verilen transmembran proteinlerinin
kaybı endometriyal hücre yıkımının önemli bir
parçasını oluşturur.
Hormona!
slklus
-E-:--- Fı;ı!liküler Faz
°"3,yaa
Siklus
~l:+---!) o•[email protected]
Luteal Faz
ı• •:Dominant®Follikül~
~ Proliteratif
Faz
~
Korpus Luteum
------+ -E---Sekretuar Faz ----+
Endometrlal
Siklus
Siklus Günler!
Menstruel siklus
•,
..
\'
''
'
62 ~ TÜM TUS SORULAR!
Korpus luteumun regresyonuna bağlı olarak progesteron düzeylerindeki azalma, endometriyumda
prostaglandin sentezi üzerindeki inhibitör etkiyi
ortadan kaldırır ve lokal prostaglandin seviyelerini arttırır.
•
PgF2a endometriyumun fonksiyonel tabakasını
besleyen spiral arterlerde spazm ve vazokonstriksiyona yol açar. Kapillerlere olan kan akımı
bozularak doku iskemik ve nekrotik hal alır. Doku
fragmantasyonu ile fonksiyonel tabaka dökülmeye
başlar (deskuamasyon).
Menstrüel Siklus Fi~yolojisi İle İlgili
Sorulabilecek Onemli Bilgiler
1. Oositten dışarı doğru ovaryen follikülü çevreleyen
hiicre tabakaları için doğru sıralama... Zona
pellusida, granüloza, teka interna
2. FSH reseptörü o lmadığı için gonadotropinlerden
bağımsız olarak gelişim gösteren folikül. ..
Primordial folikül
3. FSH reseptörünün ilk olarak
oluştuğu
folikül. ..
Preantral
4. Dominant folikülün özellikleri ... Daha fazla FSH
reeptörü, daha yüksek aromataz kapasitesi
5. Antimüllerian
hormon
bilinmesi gerekenler...
(AMH)
ile
ilgili
Preantral ve küçük
antral foli~üllerdeki granuloza hücrelerinden
salgılanır. Transforme edici büyüme faktörübeta familyasına ait glikoprotein yapısında bir
hormondur. AMH salgılanması, sikluslar arasında
küçük değişiklikler göstermekte olup gonadotropik
hormonlardan bağımsızdır.
6. Korpus luteumun oluşmasında görevi olan büyüme
faktörü ... VEGF
7. Siklusun postowlator fazında overden salgılanan
seks steroidlerinin ve inhibin A'nın majör
kaynağı ... Korpus luteum
8. Menstruasyondan iki gün öncesinde ... İnhibin A
azalır,
FSH artar.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 63
AMENORE
1. Primer amenorenin m..filk nedeni
hangisidir? (Eylül 1999)
aşağıdakilerden
A) Gonadal disgenezi
B) Hipogonadotropik hipogonadizm
C) Müller agenezi
D) Hymen impeıioratus
E) Testiküler feminizasyon
Doğru
3. Sekonder amenore tanısı konan bir hastada
serum progesteron seviyeleri artmış, LH ve FSH
seviyesi azalmış ise en olası tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan -1992, Eylül 1996, Eylül 2004)
A) Polikistik ever sendromu
B) Gebelik
q ljipotiroidi
D) Luteal faz de/ekti
E) Hiperproaktinemi
Doğru
cevap: B
cevap: A
Bil
Amenore bir kadının reprodüktif çağda spontan
olarak menstruasyon görememesi durumudur.
Primer veya sekonder olarak oluşabilir. Primer
amenorenin en sık sebebi gonadal disgeneziler
iken sekonder amenorenin en sık sebebi
gebeliktir.
·•
Nedenleri:
1. Gonadal disgeneziler % 30 (en sık)
2. Müllerian agenezi (RKMH)
3. Testiküler feminizasyon
amenoresi olan hastada ilk önce
aşağıdakilerden
hangisine
bakılmalıdır?
(Eylül - 1995)
A) Beta-hCG
B) ôstradiol
C) Progesteron
D)FSH
E) Prolaktin
Doğru
PKOS'da ve luteal faz de/eklinde progesteron
seviyesi artmaz tersine düşüktür.
4. Kanda FSH seviyesinin yüksek olmadığı amenore
durumu aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 1995)
A) Turner sendromu
B) Galaktozemi
C) Otoimmün ooforit
D) Hipotalamik amenore
E) Rezistans ever sendromu
cevap: D
Soru
hipergonadotropik olmayan amenoreyi
Tumer sendromu,
Galaktozemi,
Otoimmün ooforit, Rezistans over sendromu
hipergonadotropik amenore örnekleridir. Hipotalamik
amenore ise hipogonadotropik amenore örneğidir.
sonnaktadır.
1. Gonadal disgeneziler (en
Sekonder Amenore Etiyolojisi
gorDlen sekonder
Gebelikte östrojen, progesteron ve hCG seviyeleri
artar.
a) Hipergonadotropik amenore (FSH > 20 IU/mL):
cevap: A
bakılmalıdır.
sık
gebeliği
Amenore Klasifikasyonu
Sekonder amenore, önceden adet gören bir
kadında en az 3 sik/us veya--6-ay adet görememe
durumudur. Sekonder amenorenin en sık sebebi
gebeliktir ve gebeliği ekarte etmek için Beta- hCG
En
tablo
Gebelikte progesteronun negatif feedback etkisinden
LH, östrojenin negatif feedback etkisinden
dolayı FSH baskılanmıştır.
Doğru
2. Sekonder
verilen
dolayı
Primer Amenore
Sekonder seks karakterleri gelişenlerde 15 yaşında,
gelişmeyenlerde ise 13 yaşında halen adet görememe
durumudur.
soruda
düşündürmektedir.
aınenore
nedeni gebeliktir
Diğer nedenler:
1. Kronik anovulasyon ...................................... % 28
2. Hipotalamik supresyon ............................... % 10
3. Anoreksia / kilo kaybı ................................ % 10
. 4. Prolaktinomalar.................,.......................... % 7.5
!5. Asherman sendromu ................................... % 7
6. Hipotiroidizm ............................................... % 1
sık)
Turner sendromu
46,XX saf gonadal disgenezi
46,XY saf gonadal disgenezi _(Swyer
sendromu)
2. X kromozomunun parsiyel delesyonu
3. Seks kromozomlarında mozaik yapı (45X/46XX
en sık)
4.· Frajil X sendromu
5. Gonadotropin reseptör mutasyonları
LH reseptör mutasyonu
FSH reseptör mutasyonu
6. Rezistan ever sendromu (Savage Sendromu)
7. otoimmün ooforit (Blizzard Sendromu)
'
'.
\'
"
'
64 ~ TÜM TUS SORULAR!
.Anoreksiya nevroza hipogonadotropik amenore
nedenidir.
8. Galaktozemi
9. Enzim defektleri
17a-Hidroksilaz ve 17-20 Desmolaz eksikliği
Aromataz eksikliği
Konjenital lipoid adrenal hiperplazi
10. Radyasyon ve kemoterapi
11. Enfeksiyonlar
Gonadal dişqenezi, Testiküler feminizasvon,
ooforit ve Savaqe sendromu
Ofoimmün
hipergonadotropik amenore nedenidir. •
6.
b) Hipogonadotropik amenore (FSH<5 lU/mL):
1. Fizyolojik (konstitüsyonel) gecikme (en
A) Kallmann sendromu
B) Anoreksiya nervoza
C) Kraniyofarangioma
D) lnsensible overler
E) Prader Willi sendromu
sık)
2. Kallmann sendromu
3. SSS tümörleri (en sık kraniofarinjioma)
4. Hipofızer lezyonlar
Boş sella sendromu
Sheehan sendromu (hipofızer apopleksi)
Enfeksiyonlar (tüberküloz, sarkoidoz)
Hand Schüller Christian hastalığı
Diyabetik vaskülit
Orak hücreli anemi
Pitüiter adenomlar
Pitüiter hipoplazi
5. Hipotalamik GnRH salınımının bozulması
Anoreksia nervosa, bulumia, malnutrisyon
Stres, aşırı egzersiz
Hiperprolaktinemi
Hipotiroidi
PKOS
Cushing sendromu
Kı;onik hastalıklar, neoplazi, malabsorbsiyon,
marihuana kullanımı
Obezite
6. GnRH reseptör mutasyonu
7. FSH eksikliği
8. 5a redüktaz enzim eksikliği
c) Normogonadotropik amenore
(FSH 5-20 IU/ml):
1. Müllerian anomaliler
lmperfore himen
Transvers vajinal septa
Serviks veya vajen yokluğu
RKMH sendromu
2. Asherman sendromu
1
3. Endometriyum
.
yokluğu
5. Aşağıdakilerden hangisi bir hipergonadotropik
amenore nedeni değildir? (Nisan - 1998)
A) Anoreksiya nervoza
B) Gonadal disgenezi
C) Testiküler feminizasyon
D) Otoimmün ooforit
E) Savage sendromu
Doğru
cevap: A
Aşağıdakilerden hangisi bir hipergonadotropik
hipogonadizm sebebidir? (Eylül - 1998)
Doğru
cevap: D
Rezistan Over Sendromu (Savage Sendromu)
hipergonadotropik amenore nedenidir.
Kallman
sendromu,
Anoreksia
nevroza,
Kraniofarengioma ve Prader Willi _sendromu ise
hipogonadotropik amenore nedenidir.
7.
Aşağıdakilerden
hangisi
hipergonadotropik
amenore nedenlerinden biridir? (Nisan - 2009)
A) Prader - Labhart - Willi sendromu
B) Laurence - Moon - Bardet - Biedl sendromu
C) Kallmann sendromu
D) Mayer - Rokitansky - Küsler - Hauser sendromu
E) Swyer sendromu
Doğru
cevap: E
46, XY saf gonadal disgenezi (S:,,Yer sendromu)
hipergonadotropik amenore nedenidir.
Prader- Labhart - Willi sendromu, Laurence • Moon
-Bardet - Biedl sendromu ve Kal/mann sendromu
GnRH eksikliği ile giden hipogonadotropik
amenore nedenleridir.
Mayer -Rokitansky -Küster -Hauser sendromu ise
normogonadotropik amenore nedenidir. :
Prader-Labhart-Willi sendromı.ı;
115q11-q13 dizilim farklılığı)
1. Obezite
2. Kısa boy
3. Hipogonadotropik hipogonadizm
4. Küçük el/ayaklar
5. Mental retardasyon
6. lnfantil hipotoni
Laurence Moon Bardet Biedl Sendromu
(Otozomal resesif}
1. Retinitis pigmentoza
2. Postaksiyel polidaktili
3. Obesite
4. Hipogonadotropik hipogonadizm
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 65
8.
Aşağıdakilerden
hipogonadizm
(Nisan 2016 Orijinal)
hangisi,
hipergonadotropik
nedenlerinden
biridir?
bağlı
amenore nedeni olan
Rezistans over sendromudur.
Turner sendromunda, Swyer sendromunda ve
primer ovaryan yetmezlikte over yetmezliğine
bağlı
hipergonadotropik · amenore
varken,
Kallmann sendromunda GnRH eksikliğine bağlı
hipogonadotropik amenore görülür.
A) Gonadal disgenezi
B) Anoreksia nervoza
C) Sheehan sendromu
D) Hipotalamus tümörleri
E) Kallmann sendromu
Doğru
Reseptör defektine
cevap: A
Rezistan Over Sendromu (Savage Sendromu):
Hastaların
overlerinde primordial folliküller
ancak FSH reseptörlerinin olmaması veya
postreseptör defekt varlığı nedeniyle FSH'a cevap
yoktur ve folliküler gelişim devam edemez.
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
vardır
Aşağıdakilerden
hangisi, hlpogonadotroplk hlpogonadlzm
nedenlerinden biri değildir? (Nisan 2016 BENZER])
A) Saf gonadal disgenezi
Doğuştan ciddi seviyede reseptör defekti bulunan
az sayıdaki hastalarda primer amenore ve sekonder
seks karakterlerinde infantilizm bulunur.
B) Anoreksia nervoza
C) Hipofızer apopleksl
O) Hipotalamik kraniofarangioma
E) Kallmann sendromu
Doğru
Kesin tanı over biopsisi ile konulur ancak pratikte
önerilmez çünkü tedaviyi değiştirmez.
cevap: A
Saf
gonadal
disgenezi
hipogonadizm nedenidir.
hipergonadotropik
Anoreksiya nevroza, hipofizer apoleksi {Sheehan
Sendromu), hipotalamiktümörler(Kraniofarangioma)
ve Kallmann . sendromu ise hipogonadotropik
hipogonadizm nedenlerindendir.
9. Amenoresi olan bir
düşükse
kadında
aşağıdakilerden
gonadotropinler de
hangisi tanı olamaz?
(Eylül - 1992)
A) Gonadal disgenezi
B) Kallmann sendromu
C) Anoreksia nervosa
D) Boş sella sendromu
E) Sheehan sendromu
Doğru
Yaşam
11. Vazomotor
semptom ve sekonder amenore
ile başvuran otuz yaşında bir kadın
hastada
hipergonadotropik
hipogonadizm
saptanması durumunda öncelikle aşağıdakilerden
hangisi düşünülür? (Eylül - 2003)
şikayetleri
A) Sheehan sendromu
B) Polikistik over sendromu
C) Prematür over yetmezliği
D) Hipotalamik amenore
E) Turner sendromu
Doğru
cevap: C
30 yaşındaki bir kadında, sekonder amenore,
hipergonadotropik hipogonadizm ve vazomotor
semptomların olması prematür over yetmezliğini
akla getirmektedir.
cevap: A
Gonadal disgenezide gonadal steroid yapılamaz
ve negatif feedback olmadığından gonadotropin
düzeyi artar. Gonadal disgenezilerde.bu nedenden
dolayı hipergonadotropik amenore izlenir.
Kallmann sendromu, Anoreksia nervosa,
boyu HRT uygulanır.
Boş
Turner sendromunda hipergonadotropik amenore
görülür ancak soruda sekonder amenore ifadesi
bulunduğundan bu hastada Turner sendromu
düşünülmemelidir.
sel/a
Sheehan sendromu ve hipotalamik amenore
hipogonadotropik amenore nedenleridir.
sendromu, Sheehan sendromu hipogonadotropik
amenore tipleridir.
• Polikistik over sendromunda vazomotor
1O. Aşağıdakilerden hangisi reseptör defektine
· bir amenore nedenidir? (Nisan - 1996)
A) Turner sendromu
B) Rezistans over sendromu
C) Kallman sendromu
D) Swyer sendromu
E) Primer ovaryan yetmezlik
Doğru
cevap: B
semptomlar beklenmez.
bağlı
12. Prematür over ietmezliği aşağıdakilerden hangisi
ile ilişkili değildir? (Mayıs 2011)
A) Addison hastalığı
B) Diabetes mellitus
C) Myastenia gravis
D) Paratiroid hastalığı
E) lnsensitif over sendromu
Doğru
cevap: E
... \''
66 ~ TÜM TUS SORULAR!
İnsensitif over sendromunda (Savage sendromu)
over
doğuştan
yetmezliğinde
hiç çalışmaz iken prematür over
overin çalışması 40 yaşından önce
durur.
İnsensitif over sendromunda hastaların overlerinde
primordial folliküller vardır ancak FSH reseptörlerinin
olmaması veya postreseptör defekt varlığı nedeniyle
FSH'a cevap yoktur ve folliküler gelişim devam
edemez.
Prematür over yetmezliği;
Kırk yaşından önce menopoza girilmesi
durumuna prematür ovaryan yetmezlik adı
verilmektedir.
Prematür ovaryan yetmezliğin en sık sebebi
idiopatiktir. Bilinen en sık neden otoimmun
ooforittir.
14. Aşağıdaki hipergonadotropik
hipogonadizmli
amenorelerin
hangisinde
klinik
tabloya
hipertansiyon da eşlik eder? (Eylül - 2000)
A) Savage sendromu
B) Swyer sendromu
C) Otoimmün ooforit
D) 17 alfa hidroksilaz eksikliği
E) Galaktozemi
Doğru
Hipertansiyonun eşlik ettiği amenore sebebi 17 alfa
hidroksilaz eksikliğidir. Savage send~omu, Swyer
sendromu, ooimmün ooforit ve galaktozemide
hipertansiyon
En
sık
Hipoparatiroidizm, adrenal yetmezlik,
myastenia gravis, diabet, otoimmün hemolitik
anemi, ITP, romatoid artrit ve vitiligo da eşlik
otoimmün
Etkilenen bireylerde 17a -hidroksilaz'ın azalmış
kortizol yapımının azalmasına bunun
sonucunda da artmış ACTH'ya yol açar.
Mineralokortikoid sentezi için '17 hidroksilaz
gerekli olmadığından artmış ACTH'a cevap
olarak adrenal glanddan yüksek miktarda
mineralokortikoid salınımı olur ve hipernatremi,
hipokalemi ve hipertansiyon ortaya çıkar.
olması
hastalıklardır.
Spontan iyileşme ve over fonksiyonunun geri
dönmesi olasıdır. Ancak olguların çoğunda
amenore ve infertilite kalıcıdır. Hastalara mutlak
horm<>n replasmanı yapılmalıdır.
13. Prematür over yetmezliğinde
hangisinin serumdaki ölçümü
olmaz? (Eylül 2011)
aşağıdakilerden
tanıya
yardımcı
Bu
overlerinde primordial folliküller
ancak seks steroidleri yapılamadığından
gonadotropinler yüksektirler.
Tanıda pragesteran seviyelerinin
önemlidir.
D) Kalsiyum
E) Glukoz
Doğru
cevap: A
yüksekliği
Tedavide glukokıırtikoidler ve östrojen
birlikte verilmelidir.
Prematür
avaryan
yetmezlik,
ataimmun
birlikte bulunabileceğinden yıllık
diğer ataimmun hastalıklar araştınlmalıdır.
hastalıklarla
Prematür
ovaryan
yetmezlik
olgularında
otoimmünitenin takibi açısından 1 yıl ara ile
yapılması gereken testler;
Tiroid fonksiyon testleri
•
hastaların
vardır
B) TSH
A) Testosteron
C) Kortizol
I
Hastalar 46,XX veya 46,XY yapıda olabilir
ve 46,XX bireylerde uterusun bulunması
kendilerini 46,XY bireylerden ayırır. Hastada
dişi fenotip, primer amenore/ ve sekonder
seks karakterlerinde gerilik v~ beraberinde
hipertansiyon ile hipokalemi bulunur.
tiroid patolojileri ile beraber seyreder
sıklıkla hipotiroidi eşlik eder.
d[ğer
etmez.
CYP17 geninin mutasyonu sonucunda enzim
aktivitesinde eksiklik görülü(. Bu enzim
hem overde hem de adrenal bezde steroid
yapımından sorumludur.
ve tabloya
eden
eşlik
17a - hidroksilaz eksikliği:
Overlerde normal primordial folliküller bulunur
ancak etrafiarında plazma hücreleri ve lenfositler
vardır. Teka tabakası lenfositlerle infıltredir. Kesin
tanısı antiovaryan antikor ile konur.
•
cevap: D
ve.antikorları
Kalsiyum,
•
Fosfor,
•
Açlık
•
21 hidroksilaza
kortizol düzeyi
kan
şekeri
karşı gelişen
antikorlar ve
15. Overlerin kemoterapötik ilaçlara en direnclj olduğu
dönem aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2007)
B) 15 - 20 yaş arası
A) Prepubertal
C) 21 - 30
yaş arası
D) 31 - 40
yaş arası
E) Perimenopozal
Doğru
cevap: A
Kemoterapi ve radyoterapi ovaryan hasara
neden olabilir ve ovaryan yetmezliğe yal açabilir.
Kemoterapinin over dokusu üzerine etkileri
kullanılan ajana, dozuna ve hastanın yaşına göre
değişir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 67
Kemoterapi ve radyoterapi germ hücrelerini ve
primordial foliküllerin azalmasını hızlandırarak
erken menopoza neden olur.
•
Kallmann Sendromu
~
Kemoterapötikler içerisinde overe en
toksik ajanlar alkil/eyici ajanlardır (özellikle
siklofosfamid)
•
Prepubertal dönemde yapılan kemoterapide
ovaryen yetmezlik riski % 5 -1 O iken, 15 - 30
yaşlarda % 50, 30 yaş ve menopoza kadar ki
dönemde% 80 - 95 lere çıkmaktadır.
•
Sonuçta yaş arttıkça kemoterapiye bağlı ovaryan
yetmezlik riski artmaktadır.
16. Aşağıdaki
amenore ve seksüel infantilizm
nedenlerinin
hangisinde
hipogonadotropik
hipogonadizm mevcuttur? (Nisan - 1999)
A) 17 alfa hidroksilaz enzim eksikliği
B) Kallmann sendromu
C) Galaktozemi
D) 17 - 20 desmolaz eksikliği
E) Saf gonadal disgenezi
Doğru
bulunmaktadır.
.
17. Aşağıdaki
sendromların
hangisinde, amenore
neden GnRH salınım bozukluğudur?
(Eylül 2014 Orijinal)
oluşumundaki
A) Swyer sendromu
B) Sheehan sendromu
C) Asherman sendromu
D) Kallmann sendromu
E) Mayer-Rokitansky-Kuster-Hauser sendromu
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca taıafından şöyle de sorulabilirdi:
Aşağıdaki
hangisinde, GnRH salınım
amenore ve anosmi göriUeblllr?
sendromların
bozukluğuna
bağlı
(EylOl 2014 BENZERi)
A) 46 XY saf gonadal disgenezi
B) Hipofizer apopleksi
C) Ashennan sendromu
D) Kallmann sendromu
E) Müllerian agenezi
Doğru cevap: D
Konjenital olarak GnRH salınım bozukluğu ve
anosmi olan hastada Kallmann sendromu düşü­
nülmelidir.
~
. Seksüel infantilizm vardır, çoğunlukla sporadiktir
ancak genetik geçiş de gösterebilir.
~ Pulsatil GnRH tedavisi ovulasyon indüksiyonunda
en fizyolojik yaklaşımdır. Fertilite arzusu
olmayanlarda östrojen ve progesteron
verilmelidir.
.•
Swyer sendromu; gonadal disgenezidir, problem
ovaryen kompartmandadır.
•
Sheehan sendromu (Hipofizer apopleksi);
Postpartum kanamaya sekonder gelişen
panhipopituitarizmdir. Problem hipofızerdir
Asherman sendromu; lnrauterin sineşidir, problem
uterustadır.
•
cevap: B
Kallmann sendromu hipogonadotropik amenore
nedeni iken 17 alfa hidroksilaz enzim eksikliği,
galaktozemi, 17 -20 desmolaz eksikliği ve
saf gonadal disgeneziler hipergonadotropik
amenorelere yol açarlar.
Doğru
~
Bu hastalarda konjenital olarak GnRH yoktur.
ikinci sıklıktaki hipotalamik primer amenore
nedenidir.
Koku alma defekti (anosmi) ile birlikte
Mayer-Rokitansky-Kuster-Hauser sendromu;
Müllerian agenezi sendromudur.
18. Hipogonadotropik
hipogonadizme
bağlı
amenorede,
aşağıdaki
hipotalamo-hipofızer
tümörlerden hangisi en sık görülür? (Eylül - 2008)
A) Germinom
B) Sarkoid granülom
C) Tüberküler granülom
D) Kraniofarenjiyom
E) Dermoid kist
Doğru
cevap: D
Kraniofarinjioma, hipogonadotropik hipogondizm
bağlı amenorede en sık görülen hipotalamohipofizer tümördür.
19. Sheehan sendromunda aşağıdaki
hangisi görülmez? (Nisan - 1996)
bulgulardan
A) Hipotiroidizm
B) Laktasyon
C) Hiperpigmentasyon
D) Amenore
E) Adrenal korteks yetmezliği
Doğru
azalması
cevap: C
Hiperpigmentasyon ACTH fazlalığında görülen bir
bulgudur ve Sheehan sendromunda görülmez.
Sheehan sendromu (hipofizer apopleksi):
Postpartum atoni kanaması sonucu oluşan
hipovolemik şok ve buna bağlı olarak gelişen
akut hipofizer nekroz -yetmezlik tablosudur
(panhipopituitarizm).
o/mamasıdır.
Hastalarda ilk bulgu Jaktasyonun
En sık rastlanılan eksikliklerGH ve gonadotropinlerde
olur. Bunu ACTH ve TSH eksikliği izler.
'
.
\'
'
'
68 .. TÜM TUS SORULAR!
, Baş ağrısı ve görme alanında daralma gibi görme
bozuklukları eşlik edebilir. Aksiller ve pubik kıllar
dökülür, panhipopitüitarizrn gelişir. En sık rastlanılan
eksiklikler büyüme hormonu ve gonadotropinlerde
olur. Ayrıca hipotiroidizmde izlenir.
TSH eksikliğine bağlı hipotiroidizm, prolaktin
eksikliğine bağlı laktasyon azalması, ACTH
azalmasına bağlı adrenal korteks yetmezliği ve
FSH - LH azalmasına bağlı amenore gelişir.
20. Aşağıdakilerden hangisi, Sheehan sendromunun
etiyopatogenez ve klinik özelliklerinden biri
değildir? (Nisan 2012)
A) Hipofız bezinin postpartum nekrozu
B) Hipertansif atakların görülmesi
C) Sekonder hipotiroidizı
D) Görme alanında daralma
E) Laktasyonun kesilmesi ve amenore
Doğru
cevap: B
Sheehan
Sendromu
(hipofızer
apopleksi);
Postpartum atoni kanaması gibi ciddi hipotansif epizodu
takiben oluşan hipovolemik şok ve buna bağlı olarak
gelişen akut hipofızer nekroz -yetmezlik tablosudur
(panhipopituitarizm). Olası neden olan hipertansif
ataklar değil hipotansif ve hipovolemik süreçtir.
sekiz yaşındaki kadın hasta postpartum
dönemde laktasyonun olmaması, adet görememe ve
kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden 1 yıl
önce doğum yaptığı ve doğum sonu hipovolemik şok
nedeniyle izlenmiş olduğu öğreniliyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2014 Orijinal)
21. Yirmi
A) Kraniolarinjiyom
B) Pituiter apopleksi
C) Boş sella sendromu
D) Otoimmün ooforit
E) Ovaryan yetmezlik
Doğru
cevap: B
•.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabillrdi:
Doğum sonrası aşırı kanama nedeniyle hipovolemik şok
Asherman
Sendromu:
Endometriyal
küretaj,
sezaryen, miyomektomi ve metroplasti operasyonları
sonrasında bazal endometriyumun zarar görmesi
neticesinde gelişen tablodur.
Kallmann Sendromu: Konjenital olarak GnRH yoktur.
ikinci sıklıktaki hipotalamik primer amenore nedenidir.
Koku alma de/ekti (anosmi) ile birlikte bulunmaktadır.
Otoimmün ooforit: Overlerde normal primordial
folliküller bulunur ancak etraflarında plazma hücreleri
ve lenfositler vardır. Teka tabakası lenfositlerle infıltre
iken granüloza tabakasında infıltrasyon yoktur.
Tanıda antiovaryan antikorlar güven'ilir değildir.
Ovaryan antikoru negatif olanlarda biyopside ooforit
görülebilmektedir. Tanıda en güvenilir test adrenal
beze karşı oluşmuş antikor pozitifliğidir. Bu antikorlar
içerisinde en kullanışlı olanı 21 hidroksilaza karşı
gelişen antikorların ölçümüdür; ancak ideali adrenal
glandda indirekt immünfloresan ile bu antikorların
gösterilmesidir.
22. Amenoresi olan bir hastada aşağıdaki durumların
hangisinde serum gonadotropin düzeyleri de
normalden düşük saptanır? (Eylül - 2003)
A) Asherman sendromu
B) Turner sendromu
C) Anoreksiya Nervoza
D) Testiküler feminizasyon
E) Mülleriyan kanal anomalileri
Doğru
gelişen hastada postparum dönemde laktasyon olmaması
cevap: C
ve amenore görUlmesi durumunda aşağıdakilerden hangisi
düşünülmelidir? (Nisan 2014 BENZERi)
Anoreksiya nevroza hipogonadotropik amenoreye
yol açar.
A) Pituiter adenom
C) Katmann Sendromu
Asherman sendromu ve mülleriyan kanal
anomalileri normogonadotropik amenoreye yol
açarlar.
B) Sheehan Sendromu
D) Otoimmün Ooforit
E) Aherman Sendromu
Doğru
cevap: B
•
Doğum
sonrası
majör kanama
nedeniyle
hipovolemik şok gelişmiş hastada postparum
amenore ve laktasyon olmaması durumunda ilk
akla gelmesi gereken Sheehan sendromu (pituiter
apopleksi)'dur.
Sheehan Sendromu (Hipofizer Apopleksi):
Postpartum atoni kanaması sonucu gelişen
hipovolemik şoka bağlı akut hipofızer nekrozdur.
Postpartum amenore vardır ve genellikle ilk
görülen bulgu laktasyonun olmamasıdır.
Turner sendromu ve Testiküler feminizasyon ise
hipergonadotropik amenoreye yol açarlar.
23. Aşağıdakilerden hangisi anoreksia nervozanın
bulgularından biri değildir? (Eylül - 2009)
A) Hipogonadotropik amenore
B) Hipokortizolizm
C) Hiperkarotenizme bağlı ciltte sararma
D) Hipotansiyon ve bradikardi
E) Diabetes insipidus
Doğru
cevap: B
Anoreksia nervozada kortizol seviyesi yükselir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 69
Anoreksia Nervosa:
Bu hastalarda hipogonadotropik amenoreye
ek olarak; sıcak-soğuk intoleransı, lanugo
tüylenme, hipotansiyon, bradikardi,
hipotiroidi (T3 düşük, revers T3 yüksek)
osteopeni ve diabetes insipidus da görülebilir.
Bozulmuş A vitamini metabolizması nedeniyle
serum karoten seviyeleri yükselir ve bunun
sonucunda ciltte sararma olur. Hipoglisemi ve
elektrolit imbalansına bağlı %9 mortal seyreden
ciddi bir durumdur.
Olgularda FSH, LH ve estradiol sürekli düşük,
kortizol seviyesi ise yüksektir. Anemi,
hipoalbüminemi ve hiperkolesterolemi görülür.
Müllerian agenezi normogonadotropik amenore
nedenidir.
Sheehan
Sendromu
(hipofizer
apop/eksi), anoreksia nervosa, hiperprolaktinemi
(amenore-galaktoresendromu) vekraniofaringioma
hipogonadotropik amenore nedenidir.
26. Yirmi
Vücut ağırlığın normalin % 15'inin
tutma isteği
~
Şişmanlamaktan aşırı
~
Vucut
~
şişman
görme
Hipogonadotropik amenore
Doğru
Bulumiada ise amenoreye ek olarak, dişlerin
dökülmesi, parotis bezinin hipertrofisi,
hipokalemi ve metabolik alkaloz görülebilir.
Normogonadotropik amenoreye sebep o/an
müllerian agenezidir. rezistan over sendromu ve
Turner sendromu hipergonadotropik amenoreye
neden olurken, anoreksia nevroza ve Kallmann
sendromu hipogonadotropik amenoreye neden
olmaktadır.
25. Amenoreik bir hastada gonadotropin düzeyinin
de düşük olduğunun saptanması durumunda
aşağıdakilerden hangisi düşünülmesi gereken
hastalıklardan biri değildir? (Eylül - 2002)
A) Müllerian agenezi
B) Sheehan sendromu
C) Amenore - Galaktore sendromu
D) Anoreksia nervosa
E) Kraniofaringioma
Doğru
cevap: A
Hauster
cevap: C
Sekonder amenore nedeni ile başvuran 27 yaşındaki
hastanın öyküsünde 3 ay önce istemli küretajı takiben adet
göremediği öğrenlllyor. Fizik muayenesi nonnal olan ve 13
hCG testi negatif olan hastada iD.J2.lalı: tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2014 BENZERi)
A) 5-a redüktaz eksikliği
B) Sheehan Sendromu
A) Müller agenezisi
B) Rezistan over sendromu
C) Turner sendromu
D) Anoreksia nervoza
E) Kallmann sendromu
cevap: A
aşağıdakilerden
Bu soru, başka bir hoca tarafından ş/lyle de sorulabilirdi:
24. Amenoresi olup, gonadotropinleri de normal olan
hastada aşağıdakilerden hangisi düşünülür?
(Nisan - 1994)
Doğru
hasta adet görememe
A) 5-a redüktaz eksikliği
B) Transvers vajinal septum varlığı
C) Asherman sendromu
D) Androjen insenstivite sendromu
E) Mayer - Rokitansky - Küsler sendromu
altında
korkma
kendini
kadın
Bu hasta için en olası tanı
hangisidir? (Nisan 2014 Orijinal)
imajını algılamada değişiklik; zayıf
olmasına rağmen
yaşındaki
paritesinin 1 olduğu daha önce menstürel düzeninin
normal olduğu ve doğum sonrası kanama nedeniyle
küretaj geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde
~ekonder seks karakterlerinin gelişmiş olduğu
saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde ~-hCG testi
negatif olarak belirleniyor.
Anoreksia nervoza tanı kriterleri:
~
altı
şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden gravidasının 1,
C) Ashennan sendromu
O) Testiküler femlnizasyon
E) MOllerian agenezl
Dobru cevap: C
Sekonder amenoresi olup , küretaj öyküsü o/an
hastalarda Asherman sendromu akla gelmelidir.
5-a/fa redüktaz eksikliği, testiküler feminizasyon,
trasnsvers vajina/ septum ve müllerian agenezi
sekonder değil prime, amenore yaparlar. Sheehan
sendromu ise postpartum atoni kanaması sonucu
gelişen hipovo/emik şoka bağlı akut hipofizer nekrozdur. Olguda doğumdan sonra hipovolemik şok
öyküsü olmadığı için bu şıktan uzaklaşılır.
Asherman Sendromu
•
Endometrial. küretaj, sezaryen, miyomektomi
ve metroplasti operasyonları sonrasında bazal
endometriumun zarar görmesi neticesinde gelişen
tablodur.
Genital tüberkülozda ve uterin şistozomiazis'te
de benzer tablo oluşabilir.
Amenore en belirgin kliniği olmakla beraber,
gebelik kayıpları, dismenore ve hipomenore de
görülmektedir.
'
\
''
70 ~ TÜM TUS SORULAR!
Histerosalpingografi ile tanısı konabilse de
histeroskopi tanıda en hassas yöntemdir.
Histeroskopi ile yapışıklar açılır ve tekrar kavitenin
yapışmasını engellemek için içeriye RIA veya
pediatrik foley sonda konulabilir (7 gün sonra
çekilir).
Hastaya 2 ay boyunca yüksek doz östrojen (2.5 mg/
gün) verilerek endometriyum indüklenir. Olguların
% 70-B0'i gebe kalabilmektedir ancak gebelikte
abortus, erken eylem, plasenta akreata, plasenta
previa ve postpartum kanama gibi komplikasyonlar
görülebilir.
onaltı yaşındaki bir kızda FSH 45
olarak saptanıyor.
Bu hastada bundan sonra aşağıdakilerden hangisi
öncelikle yapılmalıdır? (Eylül - 1998)
27. Primer amenoreli
1U/L
A) Laparoskopi
C) Over biyopsisi
Doğru
B) Endometriyal biyopsi
D) Karyotip analizi
E) GnRH düzeyi
cevap: D
FSH düzeyi yüksek olan primer amenorede
karyotipleme yapılmalıdır.
FSH düzeyi yüksek olup karyotip sonucu
normal olanlarda 17 alfa hidroksilaz eksikliği
düşünülmelidir.
FSH düz~yi düşük olanlarda hipogonadotropik
hipogonadizm düşünülür ve SSS evaluasyonu için
kranial tomografi veya MRI yapılır.
Tüm nedenler ekarte edilebilirse
gecikme'.' olarak konur.
"Primer Amenore
Algoritması"
tanı
ve
"fizyolojik
"Sekonder
AmenoreAlgoritması" başlıklı şekillere bakınız.
28. Amenoresi olan birinde progesteron çekilme
kanaması
olmuyorsa aşağıdakilerden
(Eylül -1994)
hangisi
düşünülmez?
A) Asherman sendromu
B) Progesteron reseptör defekti
C) Endometrial hiperplazi
D) Gebelik
E) Yetersiz östrojen
Doğru
progesteron
çekilme
durum sorgulanmaktadır.
Progesteron çekilme testi ile kanamanın
olabilmesi için endometriyumun önceden
östrojen ile uyarılmış olması gerekir.
Progesteron verilerek çekilme kanaması oluşturulan
bir hastada endometriyumu uyaracak düzeyde
yeterli östrojen var demektir.
Endometrial hiperplazi endometriumun yoğun
östrojen etkisinde kaldığı bir durumdur. Bu yüzden
progesteron verilip kesildiğinde kanama ile cevap
verir. Sonuçta PCT (+)'tir.
Progesteron reseptör defektinde progesteron
çekilme kanaması olmaz çünkü progesteron etki
edemez.
i
Yetersiz öştroien durumunda progesteron çekilme
kanaması olmaz çünkü kanamanın olabilmesi için
endometriumun önceden östrojenl ile uyarılmış
olması gereklidir.
,
Asherman sendromunda kanama olmaz çünkü
fonksiyonel endometriuum dokusu yoktur.
Endojen östrojenin bulunmasına rağmen
PCT'nin (-) olması durumunda akla gebelik ve
hiperandroienemi gelmelidir.
29. Sekonder amenoresi olan ve kanda FSH ile LH
seviyeleri de yüksek olan bir hastada progesteron
ve östrojen verilmesiyle kanama oluyor ise
aşağıdakilerden hangisi düşünülür? ,(Eylül - 1995)
A) Hipofız tümörü
B) Asherman sendromu
C) Kallmann sendromu
D) Ovaryan yetmezlik
E) Turner sendromu
Doğru cevap: D
Östrojen ve progesteron verilmesiyle kanamanın
endometriyumun sağlam olduğunu ve akış
yolunun normal olduğunu gösterir. FSH ve LH'nın
da yüksek olması patolojinin overde olduğunu
düşündürür (ovaryan yetmezlik).
olması
Ashemıan sendromunda fonksiyonel endomebyium
olmadığından östrojen iie progesteron verilmesiyle ,
kanama olmaz.
cevap: C
Soruda
•
kanamasının
olabileceği
Progesteron çekilme testinde (Progestin
Challenge Test -PCT) hastaya.5 gün süreyle 10
mg/gün MPA verilir ve ilaç kesilir. ilacın kesilmesini
takip eden 2 - 7 gün içinde kanama olursa PCT (+),
kanama olmazsa PCT (-) olarak belirlenir.
Turner sendromunda östrojen ve progesteron
verilmesi ile kanama olmaktadır ancak Turner
sendromu primer amenore nedeni iken soruda
sekonder amenore nedeni sorulmaktadır.
Kallmann sendromunda östrojen ve progesteron
verilmesi ile kanama olmaktadır ancak FSH ve LH
düzeyi düşüktür ve hipogonadotropik amenore
nedenidir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 71
J
Primer Amenore
F5H
Yüksek
(>20 mlU/mL)
7
Normal
1
(5-20 mlU/mL)
t
Düşük
(<5 mlU/mL)
Hipogonad~t~~pikj
t
Akış Yolu
Over Fonksiyon Kaybı
Kranial Görüntüleme (+)j
555 Fonksiyon Kaybı
Problemleri
Karyotip Analizi
J
_ _ _ _ _ _ _.,
JI.
Gonadal
j
Disgenezi.
':ıl,_
Müllerian Agenezi (RKHM) K . I G·· .. t··ı
( )ıj
r·
f
H
ranıa . orun u eme mper ore
ymen
--.:,'-------
ı
Transvers Vajinal Septum
No~al
j
17 N OH
GnRH
5timulasyon Testi
Eksikliği
j
JI'
Cevap YOK
Hipofizer
~
J
Cevap VAR
J
Hipotalamik
Primer Amenore Algoritması
5ekonder Amenore
T5H, PRL
•
l
_.
Hipotiroidi
~ Hiperprolaktinemi
Progesteron Çekilme
Testi
PCT
(+)ı
Aiıovulasyon
(PCOS)
-1 -_
PCT(-)
Fonl<siyanel uterus veya
Intakt akış yolu yok
:,ısherman Send
. -.-,iiG;•n.ı.it~aı.,ITb~c_ _ _,
FSH
<5
mlU/m~ ~ 20 mlU/ml
Hipogonadotropi
amenore
.....,.._..,._.....,,
Hipergonadotropik
amenore
· Over Fonksiyon Kayb~
(POF)
)
GnRH
Stimulasyon Testi
Cevap YOK/
Hipofiz~~J
\fevap VAR
Hipotalamik
J
Sekonder Amenore Algoritmas1
~
\',
'.
.,
72 ~ TÜM TUS SORULAR!
30. Progesteron verince çekilme kanaması olmayıp
östrojen ve progesteron birlikte verince çekilme
kanaması olan hastada ilk olarak aşağıdaki
tetkiklerden hangisini istersiniz? (Nisan - 1997)
A) östradiol
3. Basamak: (overler ve SSS'in değerlendirilmesi)
ECT'nin ( +) bulunması sonucunda östrojenin
yetersiz yapıldığı anlaşılır. Böyle bir durum
prematür ovaryan yetmezlik halinde veya
hipotalamo-hipofizer yetmezlik sonucunda
karşımıza çıkar. Bunun nedenini bulmak için
hastada serum FSH düzeyine pakılmalıdır
(N-97). Serum FSH düzeyi <5 mIU/ml ise
hipogonadotropik amenore; >20 mIU/ml ise
hipergonadotropik amenore tanısı konur.
Hipergonadotropik tabloda over fo~ksiyon kaybı
tanısı konurken, hipogonadotropik tabloda ise
sss fonksiyon kaybı tanısı konur.
B) FSH
D) Androstenedion
C) Progesteron
E) GnRH
Doğru
cevap: B
Progesteron verince çekilme kanaması olmayan
ancak östrojen ve progesteron birlikte verince
çekilme kanaması olan hastada end organ ve akış
yolu ile ilgili bir problem olmayıp düşünülmesi
gereken östrojen eksikliğidir.
östrojen eksiklğinin nedeninin ever mi yoksa santral sinir
sistemi mi olduğunu bulmak için FSH bakılmalıdır.
Serum FSH düzeyi <5 mlU/ml ise
hipogonadotropik amenore; >20 mlU/ml ise
hipergonadotropik amenore tanısı konur.
Hipergonadotropik tabloda ever fonksiyon kaybı
tanısı konurken, hipogonadotropik tabloda ise SSS
fonksiyon kaybı tanısı konur.
Sekonder Amenore Algoritması
1. Basamak: (hipotalamo-hipofizo-ovaryan
aksın
değerlendirilmesi)
Sekonder amenore ile başvuran bir hastada
en sık seJıep gebelik olduğundan ilk yapılması
gereken -ı'etkik ~-hCG testidir.
Gebelik ekarte edildikten sonra hipofizer aksın
işlevselliğini kontrol etmek için serum TSH ve
PRL seviyelerine bakılmalıdır.
Hastan.in östrojenik durumunun belirlenmesi
için progesteron değerlendirme testi (PCT)
uygulanır. Hastaya 5 gün süreyle 10 mg/gün MPA
verilir. Testin(+) olabilmesi için endometriyumun
önceden östrojen ile uyarılmış olması gereklidir.
Progesteron verilerek çekilme kanaması
oluşturulan bir hastada; endometriyumu uyaracak
düzeyde yeterli endojen östrojenin olduğu,
dolayısıyla hipotalamo-hipofizo-ovaryan aksın
fonksiyonel olduğu ve endometriyum ile dış ortam
arasındaki akış yolunun intakt olduğu anlaşılır.
PCT'nin ( +) olması anowlasyonu gösterir.
2. Basamak: (genital traktüsün
değerlendirilmesi)
PCT'nin (-) olması durumunda iki olası neden
düşünülmelidir. Bunlardan ilki endojen östrojenin
olmaması yani endometriumun prolifere olamaması
durumudur (E-94). İkinci olasılık ise genital yol
bütünlüğünün olmamasıdır. Bu tür hastalarda
östrojen değerlendirme testi (ECT) uygulanır.
Bunun için hastaya siklik olarak E2 + P4 (21 gün
0,625 mg/gün CEE + 14gün 10mg/gün MPA)verilir
ve kanamanın olup olmadığı takip edilir. Eğer ECT
(-) ise, hastada fonksiyonel bir uterus ve intakt
akış yolunun olmadığı düşünülmelidir (asherman
sendromu, genital tbc).
Hipogonadotropik hastalarda,. hipofiz ve
hipotalamusun değerlendirilmesinde ise GnRH
stimülasyon testi uygulanır. Dışarıdan verilen
GnRH'a yanıt olarak yeterli liir FSH-LH
yükselmesi olursa tanı hipotaianlik amenore
iken; gonadotropinlerde yeterli yükselme
olmazsa tanı hipofizer amenoredi~.
Amenore Ile Ilgılı Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
1. Kör vajen yapan durumlar...
Testiküler
feminizasyon, 5 alfa-redüktaz eksikliği, RKHM
sendromu (müllerian agenezi)
·
2. Ekzojen hormon verilmesi ile uterin kanamanın
görülmediği
bazı
durumlar...
Testiküler
feminizasyon, 5 alfa-redüktaz eksikliği, RKHM
sendromu (müllerian agenezi)
3.
Kısa
boyun eşlik ettiği cinsiyet gelişim
bozuklukları...
Turner Sendromu, konjenital
adrenal hiperplazi
1
4. Gonadektomi yapılması gereken hastalıklar ...
Swyer Sendromu (46 XY saf gonadal disgenezi),
Testiküler feminizasyon (Androjen insensitivite
sendromu), 5 alfa redüktaz enzim eksikliği,
45X0/46 XY mozaik Turner Sendromu
yapılması gereken ...
Testiküler feminizasyon (Androjen insensitivite
sendromu),
5. Pupertede gnadektomi
6. 21-hidroksilaz enzim eksikliğine bağlı koiıjenital
adrenal hiperplazide yapımı artan ara madde ...
Pregnanetriol
7. Erkek
pseudohermafroditizm
denilince
gerekenler...
Testiküler
Feminizasyon ve 5 alfa redüktaz enzim eksikliği
hatırlanması
8. Dişi pseudohermafroditizm nedenleri denilince
hatırlanması gerekenler... Konjenital adrenal
hiperplazi (EN SIK), gebelikte annenin androjenik
ilaç kullanması, gebelikte androjen salgılayan
tümör varlığı, plasenta( aromataz eksikliği
9. Gebelik
sırasında
kullanılması
durumunda
ambigius
genitalyaya
neden
olmayan ...
Noretindrel, Medroksiprogesteron asetat
10.Gebelik sırasında kullanılması durumunda
ambigius genitalyaya neden olan ... Noretindron,
Danazol
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 73
HİPERPROLAKTİNEMİ
Etiyoloji:
"Hiperprolaktinemi nedenleri" başlıklı tabloya
1.
Aşağıdakilerden
hangisi
prolaktin
düzeyini
arttırmaz? (Nisan - 2006)
A) Yüksek doz östrojen
B) Kokain
C) Trisiklik antideprasanlar
D) Alfa - metil dopa
E) Kabergolin
Doğru
2. Hiperprolaktinemisi
olan
bir
kadında
aşağıdakilerden hangisi beklenmez? (Eylül - 1990)
A) Amenore .
C) Hirsutizm
Doğru
cevap: E
Kabergolin, prolaktin düzeyini aıttırmaz tam
tersine hiperprolaktineminin medikal tedavisinde
kullanılan bir dopamin agonistidir.
Prolaktin Modülatörleri
bakınız.
B) Galaktore
D) lmpotan
E) lnfertilite
cevap: D
İmpotans hiperprolaktinemiye bağlı olarak erkekte
görülen klinik bulgudur. Kadında beklenen
: bulgulardan değildir.
1
Hiperprolaktinemilerin (amenore-galaktore sendromu) kliniği:
Hiperprolaktineminin yapmış olduğu anovulasyona
olarak da amenore ve infertilite ortaya çıkar.
1. İnhibitör Faktörler:
Dopamin
GABA
Diketopiperazin
bağlı
Hiperprolaktinemilerin 2:3'de galaktore görülür.
Prolaktin adrenal gland üzerindeki reseptörlerine
bağlanarak hafif b adrenal stimülasyona yol açar
ve DHEA - S'ı da yükseltir. Artan DHEA - S seviyesi
hirsutizme yol açar. Prolaktin aynı zamanda T'nun,
DHT'a dönüşümünü bloke ettiğinden, androjen
yapımının artmasına rağmen, klinik bulguları hafif
Piroglutamik asit
Somatostatin
2. Stimülatör Faktörler
Endojen opiatlar
17~-Estradiol
GnRH
TRH
Histamin, serotonin
Substans P, VIP
kalır.
Erken başlangıçlı hiperprolaktinemi puberte !ardaya
yol açabilir.
Hiperprolaktinemi nedenleri
ildiopatik
Koitus
Yenidoğan
Meme
baş1 uyansı
Gebelik
Postpartum
Puerperium
Uyku
Stress
Egzersiz
Cerrahi
Boş
sella sendromu
• Hipofiz adenomu
Hipotiroidism
Akromegali
·· Kraniöfaiifijioma
Araknoid kist
Kistik glioma
Sistiserkozis
Dermoid kist
Histiositosis
Nörotüberküloz
Pineal tümörler
Psödotümör serebri
Sarkoidoz
Suprasellar kist
Lenfoid hipofisit
Metastatik tümör
Ağır
operasyon
Hipernefroma
Bronkojenik sarkom
Antidepresanlar
Nelson sendromu
- lmipramin
- Amitriptilin
Anestezikler
MEN·I
· Kronik Böbrek yetmezliği
Addison
hastalığı
Cushing sendromu
Siroz
Amokapin
Alfa metildopa
Dopamin antagonistleri
Piperazin
Tioksantin
Buterfenon
Piperidin
Dibe'nzoksapin
Dihidrondolon
Prokanamid
Metoklopramid
östrojen ve KOK
Verapamil
Reserpin
Simetidin
Sulpirid
'
.
\'
'
1
74 ~ TÜM TUS SORULAR!
3. Oligomenore ve amenore semptomları ile başvuran
yirmi altı yaşındaki bir kadın hastada yapılan prolaktin
ölçümü 60 mg/dl bulunuyor.
Bu hastada ayırıcı tanı için öncelikle aşağıdaki
testlerden hangisi yapılmalıdır? (Nisan - 2000)
A) Kortizol tayini
B) ôstrojen tayini
Aşağıdakilerden
hangisi, Qreme çağında 27 günde bir düzenli
menstruel slklusu olan hastada menstruasyon süresi 13
gün ve mens döneminde kaybedilen toplam kan miktarı
>80 mi ise bu hastadaki kanama pateml aş\ağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2015 BENZERi)
A) Oligomenore
B) Polimenore
C) Menoraji
C) Progesteron tayini
D) Hipermenore
D) TSH tayini
E) Androjen tayini
Doğru
Bu sonı, başka bir hoca taıafından şöyle ele sonıtabilirc/i:
E) Metrorajl
Doğru
cevap: D
Hiperprolaktinemi tanısı konulan hastalarda
olguların 1/3 'ünde prime, hipotiroidi saptanabilir.
Bu nedenle ayırıcı tanı için öncelikle TSH
cevap: C
Olguda dikkat edilmesi gereken ip uçları; menstruel
sik/usun düzenli, kanama miktarının normalden
fazla olması ve kanam süresinin normalden uzun
olduğudur. Bu durum menoraji ile uyumludur.
!
bakılmaı/ıdır.
Anormal uterin kanamalar:
Hiperprolaktinemiye yaklaşım:
Serum PRL düzeyinin iki ayrı ölçümde yüksek
olması tanı koydurur ve tanısal algoritma şöyledir:
1. Gebelik ve laktasyon ekarte edilir.
2.
Alınan
Anovulatuvar siklusların prevalansı
altında ve 40 yaş üstünde artmaktadır.
medikasyonlar sorgulanır.
3. Hipotiroidi ekartasyonu için tüm hiperprolaktinemi
olgularında TSH bakılır.
4. Prolaktinoma ekartasyonu için
Normal bir menstrüel siklus genellikle 28 ± 7 gün
sürmekte olup toplam kanama süresi 7
günden azdır. Toplam kanama miktarı 80 ml'yi
aşmadıkça anemiye neden olmaz.
arasında
hipofız
MRG
uygulanır-,
5. Hiç bir sebep bulunamazsa idiopatik tanısı konur.
i
i
sık
sebebi.. .
İlaç
kullanımı
2. Hiperprolaktineminin klinik bulguları ... Oligomenore /
amenore, infertilite, galaktore
3. Erken başlangıçlı hiperprolaktinemide beklenen
klinik ... Puberte tarda
4. Hiperprolaktinemi tedavisinde kullanılan ... Dopamin
(kronik anovulasyon)
~
hiperprolaktinemi
Polimenore: 24 günden daha
oluşan kanamalardır ve
kısa aralıklarla
folliküler faz
kısalrııştır
~ , Menoraji: Miktarı fazla (>80 mi), süresi (> 8
''gün) uzun ancak düzenli olan kanamalardır
'(adenomiyozis, RİA)
~ Metroraji:
miktarı
agonistler (Ergot alkalodleri)
5. Gebelikte
35 günden uzun intervallerle
kanamalardır ve folliküler' faz uzamıştır
Oligomenore:
oluşan
Hiperprolaktinemi İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
en
yaş
Anormal uterin kanamalar tüm jinekokıjik şikayetlerin
%10-15'ini oluştururlar ve farklı şekillerde ortaya
çıkarlar. Bu kanamaların %30'u organik bir sebebe
bağlıyken, %70'i organik bir nedene bağlı değildir ve
disfonksiyonel uterin kanama olarak adlandırılır.
~
1. Hiperprolaktineminin
20
Kanama aralıkları düzensiz ancak
normal olan kanamalardır. (endometriyal
polipler, endometrit) :
takip
yöntemi . ..
Görme alanı ölçümü
~
Menometroraji;
aralıklarla oluşan
Zamanı
düzensiz ve • sık
fazla miktarda ve uzun süreli
kanama
ANORMAL UTERİN KANAMALAR
~
Hipomenore:
Miktarı
az
(<20ml)
düzenli
kanamalardır
1.
hangisi, üreme çağında 24 günde
bir 12 gün süren ve aşırı kanamalı adet gören bir
~
kadını tanımlar?
~ İntermenstrüel
Aşağıdakilerden
(Nisan 2015 Orijinal)
A) Oligomenore
B) Menometroraji
C) Menoraji
D) Hipermenore
E) Me)roraji
Doğru
cevap:. C
Hipermenore:
Miktarı
fazla (> 80 mi) düzenli
kanamalardır.
görülen
kanama:
Siklus
ortasında
kanamalardır (ovulasyon kanaması)
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 75
2.
Aşağıdaki
Premenapozal kadınlarda premalign ve malign
riski oldukça düşükken, postmenapozal
kadınlarda yüksektir.
anormal uterin kanama tiplerinden
hangisi kaybedilen menstrüel kan miktarı ile ilişkili
değildir?
(Nisan - 2005)
Tedavisinde
edilmelidir.
A) Hipermenore
B) Hipomenore
C) Oligomenore
D) Menoraji
E) Menometroraji
Doğru
dönüşüm
rezeksiyon
tercih
hasta adet düzensizliği şikayetiyle
Öyküsünden; menarşın 13 yaşında
olduğu, menstruasyonunun 45-60 günde bir ve normal
miktarda olduğu, ayrıca son zamanlarda aşırı kilo alma
vr kıllanma sorunlarının olduğu öğreniliyor.
4. O~
clokuzyaşındaki
başvuruyor.
cevap: C
0/igomenore ve polimenore, kanama miktarı
ile değil sik/us süresi ile ilişkili kanamalardır.
Oligomenorede
foliküler
faz
uzamışken,
polimenorede foliküler faz kısalmıştır.
Hipermenore:
histeroskopik
Miktarı
fazla (> 80 mi) düzenli
Bu hastada
. bozukluğu
;
(Ağustos
Miktarı
az
(<20ml)
35 günden uzun inteıvallerle
ve folliküler faz uzamıştır
2017 Orijinal)
C) Amenore
düzenli
oluşan kanamalardır
menstruasyon
hangisidir?
A) Polimenore
B) Oligomenore
D) Hipomenore
E) Hipermenore
kanamalardır
Oligomenore:
olası
en
aşağıdakilerden
(
kanamalardır.
Hipomenore:
görülen
Doğru
cevap: B
(kronik anovulasyon)
Miktarı
fazla (>80 mi), süresi (> 8
gün) . uzun ancak düzenli olan kanamalardır
Menoraji:
(adenomiyozis, RİA)
Menometroraji;
aralıklarla oluşan
Zamanı
düzensiz ve sık
fazla miktarda ve uzun süreli
kanama
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Aşağıdaki
anormal
uterin
kanama
tiplerinin
hangisi
oligomenore olarak tanımlanabilir? (Ağustos 2017 BENZERi)
A) Menstruasyonunun 18-20 günde bir ve nonnal miktarda
olması
B) Menstruasyonunun 45-60 günde bir ve normal miktarda
olması
C) Menstruasyonunun 21-24 günde bir ve normal miktarda
olması
3. Endometriyal polibi olan kadınlarda en sık görülen
semptom aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2011)
A) Premenstrüel kanama
B) Pelvik ağrı
C) Postmenstrüel kanama
D) Metroraji
E) Dismenore
Doğru
E) Menstruasyonun 28-30 günde bir ve
ve süresi uzun
miktarının azalması
cevap: B
35 günden uzun interva/lerle oluşan normal
miktardaki
kanamalara
oligomenore
adı
verilmektedir.
Anormal uterin kanama
kadınlarda
miktarı
olması
Doğru
'
cevap: D
Endometriat polip otan
semptom metrorajidir.
D) Menstruasyonun 28-30 günde bir,
en.
sık
görülen
~
Polimenore:24 günden daha
oluşan
faz
Endometrial polip
~
Anormal uterin kanamalara (özellikle metrorajiye)
neden olabilir.
Dismenore ve infertilite ile
ilişkili olabilse de
endometrial poliplerin çoğu asemptomatiktir.
kısa
aralıklarla
kanamalardır.
Foliküler
kısalmıştır.
inteıvallerle
Oligomenore: 35 günden uzun
normal miktardaki kanamalardır. Folliküler
faz uzamıştır (kronik anovulasyon).
~
Menoraji: Miktarı fazla (>80 mi}, süresi (> 8.
gün}. uzun ;ancak düzenli olan kanamalardır.
(adenomiyozis, rahim içi araç)
~
Metroraji: Kanama
miktarın
normal olan
polipler, endometrit)
ve histerosalpingografı ile görüntülenebilir ancak
histolojik olarak doğrulanmalıdır. ·
Asemptomatik ve rastlantısal olarak tespit edilmiş
olsalar bile malign dönüşüm riski bulunduğundan
mutlaka alınmalıdırlar.
normal miktardaki
oluşan
lnsidansı üreme çağında artmaktadır.
Transvajinalultrasonografı,histeroskopi,histerosonografı
çeşitleri;
~
Hipomenore:
aralıkları
düzensiz ancak
(endometriyal
kanamalardır.
Miktarı
az
(<20ml}
düzenli
kanamalardır
~
Hipermenore:
Miktarı
fazla (> 80 mi) düzenli
kanamalardır.
'
\'
'
.
"
'
76
~ TÜM TUS SORULAR!
..
Yaş
ve sıklıklarına göre kanama nedenleri
·ıı~e11,uli'i!nta_t
Maternal
Anovulasyon
Vulvovajinitler
östrojentn
çektlmesl
Vajende yabancı cisim
Ekzojen hormon
kullanımı
Ekzojen hormon
kullanımı
Gebelik
Anovulasyon
Endometriyal atrofi
Fibroidler
Endometriyal polip
Servikal ve
Puberte prekoks
Gebelik
Endometriyum kanseri
endometriyal
Anovulasyon
polipler
Koagülopati
Tümörler
(Rabdomiyosarkom)
Tiroid disfonksiyonu
- Hematolojlk
sebepler
Fibroidler
Klamidyal servisit
endometriyal
Hormon terapisi
Servikal ve
Endomet1yal hiperplazi
polipler
Diğer tümörler; vulvar,
vajinal, servikal
Tiroid
disfonksiyonu
5. Onbeş yaşındaki bir kız çocuğunun menarştan beri
oligomenore ve hipermenore yakınmaları varsa
tanıda aşağıdakilerden hangisini düşünürsünüz?
(Nisan - 1991)
A) Follikül kisti
B) Granüloza hücreli tümör
C) Kistadenom
•.
cevap: D.
Menarş sonrasındaki
ilk iki yılda (peripubertal
dönem) anovulasyon sıktır ve adö/esan dönemdeki
anormal uterin kanamaların en sık nedeni
anovu/asyondur.
"Yaş
başlıklı
ve sıklıklarına
tabloya bakınız.
göre kanama nedenleri"
6. İki yıldır adet düzensizliği şikayeti olan kırkdokuz
yaşındaki hastada aşağıdakilerden hangisi m
ı2!ı!fil nedendir? (Eylül -1994)
A) Anovulatuar sikluslar
B) Genital kanser
C) Enfeksiyon
D) Ekzojen östrojen alımı
E) Stein - Leventhal sendromu
1
Doğru
cevabının gecikıiıesi
veya hiç
·
kanser düşünülmez çünkü genital
kanseri düşündürecek ek bulgularda olmalıydı.
2 yıl içerisinde progresyon göstermesi, halsizlik,
zayıflama gibi. ..
• Genital
Yine olguda enfeksiyon düşündürecek ateş, beyaz
küre yüksekliği gibi başka ip uiıarı yok. Ayrıca
herhangi bir enfeksiyonun 2 yıl boyunca ek belirti
vermeden adet düzensizliği yapması beklenemez.
D) Anovulatuar siklus
E) Matür kistik teratom
Doğru
gonadotropinlere
oluşmamasıdır.
cevap: A
Perimenopozal dönemde anormal uterin kanamanın
en sık nedeni anovu/asyondur. Anovu/asyonun
nedeni ise ovaryan yetmezlik sonucu folfikül/erin
Stein - Leventhal sendromu (Polikistik
sendromu),
perimenopozal
dönemde
reprodüktif dönemde görülen bir sendromdur.
Olguda ekzojen östrojen
bir öykü verilmemiştir.
over
değil
kullanımını düşündürecek
7. Vajinal kanama ile başvuran altmışdört yaşındaki
kadında, aşağıdakilerden hangisinin kanamaya
neden olma olasılığı en düşüktür? (Nisan - 2009)
A)
Dışardan
östrojen
kullanımı
B) Atrofık endometrit
C) Endometriyal kanser
D) Endometriyal stromal sarkom
E) Endometriyal polip
Doğru
cevap: D
Sarkom/ar nadiren postmenopozal kanamaya yol
açarlar.
KADIN HASTALIKLARI VE DOÖUM ~ 77
Postmenopozal
1.
2.
3.
4.
5.
s.
Kanamanın
Nedenleri:
Endometrial atrofı % 60 - 80
Ekzojen östrojen kullanımı % 15 - 25
Endometrial polip% 2 - 12
Endometrial hiperplazi% 5 - 1O
Endometrial kanser% 1O
Aşağıdaki
uterus ve endometrium patolojilerinden
postmenopozal kanamadan sorumlu
tutulmamalıdır? (Nisan - 201 O)
hangisi
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonı/abilirdi:
1.
il.
111.
JV.
V.
Anovulasyon
Ovaryan tümör
Vulvovjinitler
Vajende yabancı cisim
Puberte prekoks
Yukarıdakilerden
hangisi ya da hangileri puberte
öncesi dönemdeki bir kız çocuğunda anonnal vajinal
kanamaya- neden olan durumlar içerisinde ver aımaz?
(Şubat 2018 BENZERi)
A) Yalnız 1
C) 1, llveııı
8)1 ve 111
D)l,llveıv
.E)l,lllveV
A) Fibroid
B) Atrofı
Doğru
C) Hiperplazi
D) Adenokanser
E) Sarkom
Doğru
cevap: A
Endometria/ atrofi, endometrial hiperplazi, endometrial kanser, sarkom/ar postmenopozal kanamaya yol açarlar. Uterin fibroidler (leiomyomlar)
ise menopozda küçüldük/erinden postmenopozal
kanama yapmazlar.
özellikle menarşla
başlayan ve transfüzyon gerektiren ağır menoraji
durumunda anovülasyondan sonra en olası tanı
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2008)
9. Adölesan
kız
çocuklarında
A) Polikistik over sendromu
B) Tiroid fonksiyon bozuklukları
C) Enfeksiyonlar
D) Primer koagülasyon defektleri
E) Tümörler
Doğru
cevap: D
Ade/ösan dönemde en sık görülen anormal uterin
kanama nedeni anovu/asyon olup abandan jüvenil
kanamaların %20'nin nedeni ise koagü/asyon defekt/eridir. Bunun en sık sebebi idiopatik trombositopenik purpura (İTP) ve takiben Von Willebrand
hastalığıdır.
10. Prepubertal dönemde aşağıdaki durumların
hangisine bağlı olarak anormal vajinal kanama
görülmesi en az olasıdır? (Şubat 2018 Orijinal)
A) Vulvovajinit
B) Anovulasyon
C) Vajinal yabancı cisim
D) Puberte prekoks
E) Ovaryan tümör
Doğru
cevap: B
cevap: A
,'Anovu/asyon, adö/esan veperimenopozal dönemde
en sık vajinal kanama nedeni iken, prepubertal
dönemde anormal vajinal kanama nedeni olması
beklenmemektedir. Prepubertal dönemde en sık
vajinal kanama nedeni, vulvovajinitlerdir.
"Yaş
başlıklı
ve sıklıklarına
tabloya bakınız.
göre kanama nedenleri"
11. Disfonksiyonel uterin kanamaların en sık nedeni
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 1990)
A) Anovulatuar sikluslar
B) Granüloza hücreli tümörler
C) Stein - Leventhal sendromu
D) Leiomyomlar
E) Endometrium kanseri
Doğru
cevap: A
Disfonksiyonel uterin kanamalar (DUK), organik bir
nedene bağlı olmayan anormal uterin kanamalardır
ve diSfonksiyonel uterin kanamanın en sık nedeni
Anovulaşyqn'dur.
DUK'lar 4 grupta incelenir;
A. Östrojen Çekilme Kanaması :
ôstrojen
ile
uyarılmış
endometriyumda,
östrojen seviyesinin aniden düşmesi sonucunda
endometriyumun
dökülmesiyle
oluşan
kanamalardır.
Şu
durumlarda ortaya
çıkar:
)>
Ekzojen
östrojen
kesilmesi
tedavisinin
aniden
l> BUateral ooforektomi
l> Radyoterapi
sonrası
)>
Menstruasyon ortasında görülen ovulasyon
kanaması (intermenstrüel kanama)
l>
Yenidoğanda
görülen kanama (maternal
östrojenin çekilmesi)
'
.
\'
'.
'
78 ~ TÜM TUS SORULAR!
ANORMAL UTERİN
KANAMALAR
Organik Nedenlere Bağlı
Kanamalar
Progesteron
Çekilme
Östrojen
Çekilme
Ekzojen P4 kesilmesi
Radyoterapi
MENS
Ekzojen E2 kesilmesi
Ovulasyon kanaması
Yenidoğanda görülen kanama
Disfonksiyonel Uterin Kanamalar
(DUK)
Östrojen
Progesteron
Kırılma
Kırılma
ANOVULASYON
(PKOS)
Uzun etkili Prog.
- Depo MPA
- Mirena
'
- KOK
Halban Sendro'mu
1
Anormal uterin kanamalar
"Anormal uterin kanamalar" başlıklı şekile bakınız.
B. Östrojen Kırılma Kanaması:
Ortamda progesteron yokluğu ile sürekli östrojen
uyarısıyla,
endometriyumu
aşırı
prolifere
(hipertrofı) ederek, stromal desteğinin olmaması
sonucu oluşan kanamalardır.
PKOS gibi tüm anovulatuvar DUK kanamaları
bu gruba girer. En sık DUK tipidir.
C. Progesteron Çekilme
Kanaması
:
Progesteronun ortamdan aniden çekilmesi
sonucu progesteron etkisi altındaki endometriyum
dokusunun dökülmesiyle oluşan kanamalardır.
Bu kanamanın olabilmesi için endometriyumun
önceden östrojen etkisi altında bulunması gerekir.
Ekzojen progesteron tedavisinin aniden
kesilmesi
Progesteron çekilme testi (PCT)
Korpus luteum yetmezliği
D. Progesteron
Kırılma Kanaması:
Artmış
progesteron etkisi ile incelen (atrofı)
endometriyum sonucu oluşan kanamalardır.
Korpus luteum
KOK
persistansı
kullanımı sırasında
Uzun etkili progesteron içeren
kontrasepsiyonlarda (Depo MPA,
implantlar, LNG-RİA)
Minipill
kullanımı
12. Aşağıdakilerden hangisinde gözlenen kanama
disfonksiyonel uterin kanama olarak tanımlanır?
(Eylül - 2003)
i
A) Myoma uteri
1
B) ldiopatik trombositopenik purpura
C) Servisi!
D) Abortus imminens
E) Polikistik over sendromu
Doğru ~evap: E
Palikistik aver sendromunda östran ve LH'ın tonik
alarak endametriyum kronik olarak
östrajen uyarısına maruz kalır ve östrajen kırılma
kanaması görülür.
artışına bağlı
AUK yapan jinekolojik
hastalıklar
Gebelikle ilgili sorunlar (ektopik gebelik, abortus,
trofoblastik hastalıklar)
Jinekolojik maligniteler
Uterin leiomiyomlar
Adenomiyozis
Endometriyal polipler
Genital enfeksiyonlar (özellikle klamidya servisiti,
kronik endometrit, kondilom)
Üretral prolapsus
Liken sklerozis (postmenapozal veya prepubertal
olabilir)
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 79
Organik nedenli anormal uterin kanamalarda tedavi
altta yatan hastalığın tedavisi olup disfonksiyonel
uterin kanamalarda hormona/ tedavi önceliklidir.
Ergot alkaloidleri ve oksitosin disfonksiyonel
uterin kanamalarda değil postpartum kanamalarda
tercih edilirler.
AUK yapan sistemik hastalıklar
1. Diabetes mellitus
2. Hipotiroidi-miksödem
Hipertiroidi
Prolaktinoma
Kanama diyatezleri (ITP, vWH)
Kronik hastalıklar (Karaciğer
böbrek yetmezliği)
· 3.
4.
5.
6.
13. Disfonksiyonel
aşağıdakilerden
hastalıkları,
uterin
kanama
hangisiyle birlikte
kronik
1. Progesteron Tedavisi
en
şık
görülür?
(Nisan - 2008)
A) Progesteron çekilme kanaması
B) ôstrojen kırılma kanaması
C) Progesteron kırılma kanaması
D) ôstrojen çekilme kanaması
E) Atrofık endometriyum
Doğru
cevap: B
Reprodüktif dönemde en sık rastlanılan DUK
tipi östrojen kırılma kanamasıdır. PKOS gibi tüm
anovulatuar disfonksiyonel kanamalar bu gruba
girer.
Progesteron Çekilme Kanaması progesteronun
ortamdan aniden çekilmesi sonucu progesteron etkisi
altındaki endometriyum dokusunun dökülmesiyle
oluşan kanamalardır. Bu kanamanın olabilmesi için
endometriyumun önceden östrojen etkisi altında
bulunması gerekir.
Progesteron Kırılma Kanaması artmış progesteron
etkisi ile incelen (atrofı) endometriyum sonucu oluşan
kanamalardır.
Östrojen Kırılma Kanaması ortamda progesteron
ile sürekli östrojen uyarısıyla, endometriyumu
aşırı prolifere (hipertrofı) ederek, stromal desteğinin
olmaması sonucu oluşan kanamalardır.
yokluğu
östrojen Çekilme Kanamasi ··ösfrojeri..ile uyarılmış
endometriyumda, östrojen seviyesinin aniden düşmesi
sonucunda endometriyumun dökülmesiyle oluşan
kanamalardır.
Atrofık
DUK'larıii medikal tedavide kullanılan ajanlar;
postmenopozal dönemde
görülür.
Postmenopozal
en sık sebebidir.
2. Östrojen Tedavisi: ôstrojenler kapiller düzeyde
pıhtılaşmayı indükleyerek kanamanın kesilmesini
sağlarlar.
3. Kombine Oral Kontraseptif Tedavisi: Hem
( progesteron hem de östrojen tedavisini içeren
kombine bir tedavidir.
4. LNG-RİA: Cerrahiye alternatif olması ve kronik
hastalarda güvenle kullanılabilmesi en önemli
avantajlarıdır. Ağır kanaması ve kontrasepsiyon
isteği olan kadınlarda ilk tercih edilmesi gereken
medikal yöntemdir.
5. Prostoglandin sentez inhibitörleri (mefanemik
asid, ibuprofen): akut ve şiddetli kanamalarda
kullanılmaz ancak idiopatik menorajili hastalarda
kanama miktarını %30-50 oranında azaltırlar.
6. GnRH Analogları: Akut kanamalarda etkinliği yoktur.
Hematolojik hastalıklarda ve transplantasyonlu
hastalarda fazla vajinal kanama durumunda tercih
edilir.
7. Danazol: istenmeyen androjenik yan etkiler
nedeniyle pratikte çok tercih edilmemektedir. Yalancı
menopoz hali oluşturur.
'
8. Desmopressin:
Vasopresinin sentetik analoğudur.
özellikle von Willebrand faktör eksikliği ve hemofili
durumlarında ortaya çıkan kanamaları durdurmakta
etkilidir (vWF ve FB' arttırır).
9. Antifıbrinolitik Tedavi (Traneksamik Asit): GIS
yan etkileri fazladır. Ağır menstrüel kanamaları
azaltmada oldukça etkilidir.
DUK !arın tedavisinde depo medroksiprogesteron
tercih edilmez.
endometriyum
östrojensizliğe
kanamanın
bağlı
15. Arıormal
uterin
aşağıdakilerden
kanamanın
hangisi
tedavisinde
kullanılmaz? ·
(Nisan 2016 Orijinal)
14. Aşağıdakilerden hangisinin disfonksiyonel uterin
kanama tedavisinde yararı ~ ? (Eylül - 2005)
A) GnRH analogları
B) Desmopressin
C) Danazol
D) Antiprostaglandinler
E) Ergot alkaloidleri
Doğru
cevap: E
A) Danazol
B) GnRH agonistleri
C) Tamoksifen
D) Non-steroidal antiinflamatuvar ilaç
E) Traneksamik asit
Doğru
cevap: C
80 ... TÜM TUS SORULARI
Bu sonı, başka bir hoca tarafından ş öyle de sanılabilirdi:
1. GnRH analogları
il. Desmopressin
ili. Tamoksifen
iV. Oanazol
V. Traneksamik asit
Yukarıdakilerden
hangisi anormal uterin kanama tedavisinde
kuUamlmaz? (Nisan 2016 BENZERi)
A) Yalnız 1
B) Yalnız il
C) Yalnız lll
O) 1, llve iV
E) il, lllveV
Doğru
cevap : C
GnRH Analogları, desmopressin, non-steroidal
antiinflamatuvarlar, danazol ve antifibrinolitikler
(traneksamik asid) disfonksiyonel uterin kanama
tedavisinde kullanılan tedavilerdir. Tamoksifen ise
bu amaçla kullanılmaz.
Anaormal Uterin Kanamalar İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1. Yenidoğan kız çocuklarında hayatın ilk birkaç günü
görülen kanamanın tipi... Östrojen çekilme kanaması
2. Anowlatuar kadınlarda görülen kanamanın nedeni ...
Östojen kırılma kanaması
3. Foliküler tai.ın
Polimenore
kısaldığı menstruel bozukluk...
4. Kronik anowlasyonda beklenen anormal uterin
kanama tipi... Oligomenore
5. Adenomyo;iste beklenen anormal uterin kanama
tipi... Menoraji
6. Endometrial polibi olan kadında görülmesi beklenen
anormal kanama tipi... Metroraji
7. Reproduktif
kanamanın
kullanımı
dönemde görülen anormal uterin
en sık sebebi... Ekzojen hormon
8. Adelosan dönemde anormal uterin kanamaya en
sık neden olan koagülasyon defektleri... ITP, von
Willwbrand hastalığı
9. Kombine oral kontraseptif kullanımı sırasında
görülebilecek anormal uterin kanama nedeni...
Progesteron kırılma kanaması
10.Endometrial ablasyonun kontrendike olduğu
durumlar ... Endometrial hiperplazi ve kanser
l
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 81
KRONİK ANOVULASYON
ve HİPERANDROJENİZM
sık
hirsutizm
nedeni
hangisidir? (Nisan - 1989)
1. En
cevap: A
çağındaki
kadınlarda
anovulatuvar
Üreme
infertilitenin, hirsutizmin ve hiperandrojenizmin en
sık nedeni Polikistik over sendromudur.
Hirsutizm
Hiperandrojeneminin en sık karşılaşılan klinik
bulgusudur.
Kadınlarda
normalde kıllanmanın olmadığı androjen
yerlerde (orta hatta) yüz, göğüs, memeler
arası, uyluk iç yüzü, karın ve sırtın alt bölgelerinde
koyu renkli, sert terminal kılların gelişmesidir.
bağımlı
En
sık
nedeni Polikistik over sendromudur.
2. Virilizm
bozukluklarından
olmadan
defeminizasyon
bulgusu
hangisidir? (Eylül - 1997)
aşağıdakilerden
Doğru
cevap: D
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
1
Aşağıdakilerden
hangisinde hiperandrojenlzm olmasına
serumda androjen yüksekliği izlenmemektedir?
(Nisan 2015 BENZERi)
rağmen
A) HAIR-AN Sendromu
B) Geç başlangıçlı adrenal hiperplazi
C) Androjen salgılayan adrenal tümörler
D) ldyopatik hirsutizm
E) Polikistik over sendromu
Doğru
cevap: D
Periferik kaynaklı (idiopatik) hirsutizmde periferde artmış 5a/fa-redüktaz enzim aktivitesine bağlı
olarak testosteronun, DHT'a dönüşümü artmıştır.
Serumda tüm androjen/er normaldir çünkü burada sadece testosteronun daha patent olan DHT'a
dönüşümü söz konusudur. Diğer şık/ardaki hiperandrojenizm tablolarının hepsinde serum androjen yüksekliği mevcut olup hiperandrojenemi
izlenmektedir.
HİPERANDROJENİZM
A) Hirsutizm
B) Kliteromegali
C) Seste kalınlaşma
D) Meme atrofısi
E) Temporal alopesi
Doğru
Bu
ve
cevap: D
bulguların
hepsi birer virilizm bulgusudur
oluşmaları için mutlak androjen yüksekliğine
ihtiyaçları vardır. Ancak içlerinden-sadece meme
atrofisi hiperandrojenemi dışında östrojenin
olmaması sonucunda da oluşabilmektedir. Bu
nedenle meme atrofisi hem bir virilizm bulgusu
hem de bir defeminizasyon bulgusudur.
Virilizasyon:
Erkekleşmedir.
Hastalarda kas kitlesinde artış,
seste kalınlaşma, temporal alopesi, kliteromegali
ve defeminizasyon bulguları (meme atrofisi,
kadınsı obezitenin kaybı) görülür.
Her ne kadar hirsutism virilizme eşlik ediyorsa da;
virilizm hirsutizmden çok daha şiddetli bir androjenik
uyarı ile ortaya çıkmaktadır (ovaryan tümörler,
adrenal tümörler veya Cushing sendromu).
hangisi
androjen
fazlalığı
biri değildir? (Nisan 2015 Orijinal)
A) HAIR-AN sendromu
B) Nan-klasik adrenal hiperplazi
C) Androjen salgılayan tümörler
D) ldyopatik hirşutizm
E) . Polikistik over sendromu
aşağıdakilerden
A) Polikistik over sendromu
B) Obesite
C) Androjen salgılayan tümörler
D) Geç başlangıçlı adrenal hiperplazi
E) Stromal hipertekozis
Doğru
3. Aşağıdakilerden
Vücuttaki androjenik aktivitenin artmasına hiperandrojenizm denir. Hiperandrojenemi ise yükselmiş plazma
veya 'serum androjen konsantrasyonlarının oluştur­
duğu hiperandrojenizm tablosudur. Hiperandrojenizm
esas olarak üç şekilde gelişir.
1. O ver kaynaklı:
Hiperandrojenizmlerin %80'ni oluşturur. Sıklıkla anovulasyon ile birliktedir (PKOS). Serumda total testosteron yükselir.
2. Adrenal kaynaklı:
Hiperandrojenizmlerin %1-5'ni
DHEA- S yüksektir.
oluşturur.
Serumda
3. Periferik kaynaklı (idiopatik):
Hiperandrojenizmlerin %15 - 30'dan sorumludurlar.
ldiop~tik olarak da kabul edilen bu grupta, perilerde
yani hedef dokuda artmış 5cx-redüktaz enzim aktivitesine bağlı olarak testosteronun, DHT'a dönüşümü
artmıştır.
Serumda tüm androjenler normaldir çünkü burada
sadece testosteronun daha patent olan DHT'a dönüşümü söz konusudur. Bu olgularda DHT'nun metaboliti
olan 3cx androstenediol glukronid seviyesi artmıştır.
'·
\
'.
ı
82 ~ TÜM TUS SORULAR!
ETİYOLOJİ:
1. Ovaryan Nedenler:
Yeni nesil KOK'lerin içerisinde bulunan progesteronlann androjenik yan etkileri bulunmamaktadır.
KOK yapısındaki progesteronların androjenik
potansiyeli tedaviyi etkiler. Norgestrel,
noretindron ve noretindron asetat androjenik
etkileri baskın olduğundan tedavide tercih
edilmezlerken; yeni nesil progesterone olan
desogestrel, gestoden, norgestimate ve
drospirenon ise androjenik etkileri düşük
olduğundan tedavide ilk tercih edilmelidir.
a. Non-neoplazik ovaryan nedenler
PKOS (en sık sebep)
Stromal hiperplazi
Stromal hipertekozis
b. Neoplazik ovaryan nedenler
Fonksiyonel
Sertoli-Leydig hücreli tümör (üreme çağında en sık
görülen virilizan tümör)
Leydig hücreli tümör
Steroid hücreli tümör
Sertoli hücreli tümör
Jinandroblastom
Gonadoblastom
Tekoma
Granüloza hücreli tümör
Non-Fonksiyonel
Krukenberg tümörü
Müsinöz kistadenom
Brenner tümörü
Seröz kistadenom
Endodermal sinüs tümörü
Benign kistik teratom (Dermoid kist)
Disgerminom
'
c. Gebelikle ilişkili nedenler
Teka-lutein kistleri
Gebelik Iuteoması
2. Adrenal Nedenler
•
Geç başlangıçlı konjenital adrenal hiperplazi
Adrenal tümörler (özellikle malign tümörler)
Cushing Sendromu
3. İdiopatik (periferik)
4. iatrojenik Nedenler
Metiltestosteron
Danazol
Anabolik steroidler
19-Nortestosteronlar
5. Diğer Nedenler
Hiperprolaktinemi
Hipotiroidizm
Akromegali
4. Hirsutizm etiyolojisinde aşağıdakilerden hangisi
rol oynamaz? (Nisan - 2003)
A) Polikistik ever hastalığı
B) Akromegali
C) Cushing sendromu
D) Yeni nesil kombine oral kontraseptif kullanımı
E) Hipotiroidi
Doğru
cevap: D
•
Polikistik over sendromu, akromegali ,
cushing senromu ve hipotiroidil hirsutizme
sebep olabilirler.
5. Ovaryan hirsutismuslu hastalarda androjen
profilini aşağıdakilerden hangisi en iyi gösterir?
(Nisan - 1996)
1
A) Testosteron
B) Androstenedion
C) Dehidroepiandrostenedion
D) Dihidrotestosteron
E) Dehidroepiandrostenedion sülfat
Doğru
,
1
cevap: A
Hirsutizm yakınması ile gelen hastanın değerlendi­
rilmesindeki hedef hastanın artmış androjen yükü·
nün kaynağını bulabilmektir. Kaynak over, adrenal
·
veya periferdir (pilosebase ünite).
Hirsutizm tanısı konan hastalarda önc!'likle serbest
testosteron ölçümü yapılmalıdır (total testosteron,
SHBG ve albümine bağlı). Total test6steron düzeyi
biyoaktif testosteronun güvenilir bir göstergesi
değildir ancak ciddi hiperandrojenizm (virilizasyon
gibi) ve androjen üreten neoplazmlarda total
testosteron ölçümü önerilebilir.
Ayrıca geç başlangıçlı adrenal hiperplazi için
gerektiğinde sabah folliküler fazda 17-0H
progesteron düzeyi ölçülmelidir.
DHEA-S ölçümünün sınırlı bir tanısal değeri vardır
ve androjen salgılayan adrenokortika(tümör
taramasında kullanılabilir. (> 800 µg/dL}
Amenore veya menstrüel düzensizlikleri olanlarda
TSH ve prolaktin bakılması anlamlıdır.
Cushing sendromundan şüphelenildiğinde 24
saatlik idrarda kortizol düzeyi ölçümü (en spesifik
ve sensitif test) veya deksametazon supresyon
testi yapılmalıdır. Konjuge androjen bakılması
ise önerilmemektedir (örneğin androstenediol,
androsteron)
Hastanın artmış
androjen yükünün kaynağı over ise
bu durum anovulasyonla (PCOS) beraberdir,
dolayısıyla hastada hirsutizm yakınmasının yanında
oligomenore de vardır ve androjen profilini en iyi
testosteron düzeyi gösterir. Oysaki hirsutismusun
sıklıkla
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 83
sebebi yüksek periferik dönüşüm ise (artmış 5a
redüktaz aktivitesi) hasta sıklıkla ovulatuvardır ve
menstrüel düzensizliği yoktur. Adrenal kaynaklı
hiperandrojenizmde ise DHEAS düzeyleri ve/veya
17OH-Progesteron düzeyleri yükselmiştir.
nükleer
reseptörlere
inhibisyonudur.
Finasterid 5a-redüktaz enziminin spesifik
inhibitörüdür.
•
6. Hirsutizmi olan bir genç bir kadında, serum
DHEA - S ve 17 hidroksi progesteron seviyeleri
yüksekse en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül - 1993)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Leydig hücreli tümör
Stromal hipertekozis
Polikistik over sendromu
Geç başlangıçlı adrenal hiperplazi
Arrhenoblastoma
Ketokonazol steroidogenezde enzim inhibisyonu
yaparak adrenal_ ve over kaynaklı androjenlerin
.. sentezini önler:
Hiperandrojenizmin tedavisi
Hormona! supresyon
,'
1
cevap: D
DHEA-S düzeyininde artması kaynağın adrenal bez
olduğuna işaret eder. Adrenal kaynaklı bir hiperandrojenizm tablosunda 17 hidroksi progesteron
düzeyinin yüksek olması ise adrenal hiperp/azi
tanısını koydurur.
Geç başlayan adrenal hiperplazi (Late onset
adrenal hiperplazi, Non klasik KAH);
- GnRH-analoglan
- Glukokortikoidler
- Spironolakton
- Siproteron asetat
- Flutamid
Steroidogenez
enzim inhibitörleri
- Ketokonazol
5 alfa redüktaz
enzim inhibitörleri
- Finasterid
8.
Aşağıdaki
ilaçların
hangisinin
hirşutizm
tedavisinde yeri ~ ? (Eylül 2013 Orijinal)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Finasterid
Spirinolakton
Danazol
Siproteron asetat
Flutamid
cevap: C
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Hlrsutlzm tedavisinde aşağıdakilerden hangisi
(EylOl 1994, EylOl 2013 BENZERi)
bakılmalıdır.
A) Oeksametazon
< 300 ng/dL Normal
C) Danazol
> 10.000 ng/dL 21 - Hidroksilaz eksikliği
D) Flutamid
E) Medroksiprogesteron asetat
B) Siproteron asetat
D) Finasterid
E) Ketokonazol
cevap: A
Noretindron asetat, androjenik etkisi olan bir
progesterondur ve androjenik yan etkilere neden
olabilmektedir. Bu nedenle hirsutizm tedavisinde
kullanılmaz.
•
Siproteron asetat; antiandrojenik etkili bir
progestin olan 17-OHP'nin sentetik derivesidir.
Flutamid saf nonsteroidal antiandrojendir. Etki
hedef dokularda androjenlerin
mekanizması
cevap: C
hangisi
A) Noretindron asetat
C) Flutamid
•
kullanılmaz?
B) Spironolaktan
Doğru
tedavisinde aşağıdakilerden
kullanılmaz? (Eylül - 2001)
7. Hirsutizm
Doğru
- Kombine oral kontraseptifler
- Medroksiprogesteron asetat
Antiandrojenler
21 - Hidroksilaz aktivitesinde azalma kortizol
üretiminde azalmaya yol açar ve buna bağlı olarak
hipofızden ACTH salınımı artar. ArtanACTH adrenal
bezi uyararak 17 -OH progesteronu arttırır. Bu önce
androstenediona sonra da testosterona dönüşerek
hiperandrojenemiye neden olur.
Geç başlayan adrenal hiperplazili hastalarda
ACTH stimulasyonuna yanıt olarak bazal 17 OH progesteron düzeyleri artar. Tanı için hastada
17 - OH progesteron bakılır. Korpus luteumdan
salgılandığından, siklusun folliküler fazında
bağlanmasının
Danazo/ androjenik ilaç olup hirşutizmin tedavisinde kul/anılmadığı gibi hirsutizme neden olabilecek
bir ilaçtır. Diğer şık/ardaki ilaçlar hirsutizm tedavisinde kullanılabilirler.
Glukokortikoidler: ,-
ACTH salınımını baskılayarak, adrenalden
androjen yapımını azaltırlar. Sadece adrenal
veya mikst adrenal+ovaryan hiperandrojenizmi
olan PKOS'lu hastalarda kullanılır.
Deksametazonun glukokortikoid etkisi kortizolden
40 kat daha fazla olduğundan ve mineralokortikoid
etkisi de bulunmadığından ilk tercih edilen ajan olur.
Uzun süreli kullanımında adrenal supresyon etkisi
unutulmamalıdır.
'
\'
.
''
'
'
84 ~ TÜM TUS SORULAR!
Spironolakton:
Bir aldosteron antagonisti olan spironolakton
kuwetli bir potasyum tutucu diüretiktir. Over ve
adrenal kaynaklı androjen sentezini inhibe eder.
Her ne kadar tedavi ile gerek idiopatik olgularda
ve gerekse PKOS'ta serum testosteron düzeyi
azalıyorsa da azalma idiopatik olgularda çok daha
belirgin olmaktadır. SHBG düzeyi değişmez.
1. DHrnin
reseptör
seviyesinde kompetitif
inhibisy~nu
2. CYP-17 enzimlerinde azalma ve testosteron
sentezinin baskılanması
3. Androjen
katabolizmasının
arttırılması
(periferde testosteronun östrojene çevirimini
9. Hirşutizm
tedavisinde
kullanılan
aşağıdaki
ilaçlardan hangisi, 5a -redüktaz enzimini inhibe
ederek etki gösterir? (Nisan - 2008)
A) Ketokonazol
B) Finasteri
C) Flutamid
D) Metformin
E) Siproteron asetat
Doğru cevap: B
5a -redüktaz enzimini inhibe ederek etki gösteren
ilaç Finasterid'dir.
Finasterid:
5a-redüktaz enziminin spesifik inhibitörüdür.
hızlandırır)
Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinde kullanılır.
4. Ciltte 5 a redüktaz inhibisyonu
Finasterid kullanımında ovulasyon baskılanmaz ve
bu nedenle menstrüel düzensizlikler görülmez.
Anormal uterin kanamalara (metroraji) (en sık
yan etki) yol açabilir. Sinerjik etkilerinden dolayı
genellikle KOK'lara ek olarak verilirler. Teorik olarak
gebelerde erkek fetusu feminize edebileceğinden
kullanımı süresince kontrasepsiyon gereklidir.
Siproteron asetat
Antiandrojenik etkili bir progestin olan 17-OHP'nin
sentetik derivesidir.
Etki Mekanizmaları
1. T ve DHrnin androjen reseptörleri seviyesinde
kompetitif inhibisyonu (primer etki mekanizması)
2. Hepatik erızimlerin indüklenmesi ile androjenlerin
klirensinin artması
3. Hafif glukokortikoid etki ile DHEA-5 seviyesinin
azalması
4.
Dolaşımdaki androjen ve LH seviyesini azaltır.
Flutamid
Saf nonsteroidal antiandrojendir. Etki mekanizması hedef dokularda androjenlerin nükleer reseptörlere bağlanmasının inhibisyonudur. Testosteron
biosentezini de hafif oranda baskılar.
Medroksiprogesteron asetat:
Oral veya intramusküler kullanımında hipotalamusta
GnRH salınımını baskılayarak, LH ve FSH salınımını
da baskılamış olur. Böylece overden androjen ve
östrojen salınımı azalır.
Finasterid
5a-redüktaz enziminin spesifik inhibitörüdür.
Kadınlarda erkek tipi saç dökülmesinde kullanılır.
Finasterid kullanımında ovulasyon baskılanmaz
ve bu nedenle menstrüel düzensizlikler görülmez.
Teorik olarak gebelerde erkek fetusu feminize
edebileceğinden kullanımı süresince kontrasepsiyon
gereklidir.
Teorik olarak gebelerde erkek fetusu feminize
edebileceğinden kullanımı süresince kontrasepsiyon
gereklidir.
10. Hiperandrojenizm tedavisinde kullanılan aşağıdaki
ilaçlardan hangisi reseptör blokajı yaparak etki
gösterir? (Eylül - 2000)
A) Flutamid
B) Medroksiprogesteron asetat
C) GnRH analogları
D) Oral kontraseptifler
E) Ketakonazol
Doğru
cevap: A
Reseptör düzeyinde antiandrojenik etkisi olan ilaçlar, spiranolakton, siproteron asetat ve ffutamiddir.
Flutamid
l> Saf nonsteroidal antiandrojendir.
l> Etki mekanizması hedef dokularda androjenlerin
nükleer reseptörlere bağlanmasının
inhibisyonudur.
l> Testosteron biosentezini de hafif oranda baskılar.
)>
özellikle akne, sebore, saç dökülmesi ve hirsutizmde
etkilidir.
l> Teorik olarak gebelerde erkek fetusu feminize
edebileceğinden kullanımı süresince kontrasepsiyon
gereklidir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 85
11.
Aşağıdakilerden hangisi polikistik over sendromu
ve hirsutizm tedavisinde kullanılan kombine oral
kontraseptif hapların etki mekanizmalarından biri
değildir? (Nisan - 2007)
A) Lüteinize edici hormon supresyonu
B) Seks hormon bağlayıcı globulin yapımının
C) Androjen supresyonu
D) Deride 5 alfa redüktaz inhibisyonu
E) Folikül slimüle edici hormon uyarılması
Doğru
artması
LH ölçümünün de
Kombine oral kontraseptiflerin İçerdikleri östrojenler FSH'ı uyarmaz/ar tam tersine baskılamak­
tadırlar.
Kombine Oral Kontraseptiflerin Etki Mekanizmaları
1. İçerdikleri progesteron ile LH"yi baskılayarak
overden androjen yapımını azaltırlar
2. İçerdikleri östrojen ile SHBG düzeyini arttırarak
serbest testosteronu azaltırlar
3. DHEA-S dahil olmak üzere dolaşımdaki androjen
düzeylerini azaltırlar
ve
ayırıcı tanıda
yeri
13. Uzun süreli anovulasyonu olan genç bir bayanda
hangi organ kanserinin görülme sıklığı artmıştır?
(Eylül - 1996)
A) Over· ·
C) Endometrium
B) Serviks
D) Kolon
E) Vajina
Doğ~u
cevap: E
tanı
bulunmamaktadır.
cevap: C
Kronik anovu/asyonda karşılanmamış kronik öst' rojene maruziyet nedeniyle endometrium kanseri
riski artmaktadır.
Kronik anovulasyonunun
uzun dönem komplikasyonları
1. İnfertilite
2. Menstrüel düzensizlikler (oligomenore - amenore
- DUK)
3. Hirsutizm, alopesi, akne
4. Endometriyum kanseri riskinde artış
5. Kardiovasküler hastalık riskinde artış
6.İnsülin rezistansı ve diyabet riskinde artış
4. 5 alfa redüktazı inhibe ederek Tnin periferde
DHTye
dönüşümünü
engeller
12. Muayenesi normal, siklusları düzenli, ovulasyon
defekti olan infertil bir kadında ayırıcı tanı için
aşağıdaki hormonlardan hangilerinin serum düzeyi
mutlaka ölçülmelidir? (Nisan 201 O)
A) FSH, LH
B) Progesteron, 17 hidroksi progesteron
C) TSH, Prolaklin
D) ôstradiol, östron
E) Testosteron, dihidroepiandosteron sülfat
Doğru
cevap: C
- -
-·
Kronik anovulasyon saptanan olgularda ayıncı
tanıda hipotalamohipofizer bozukluklar, hipotiroidizm, anoreksia nevroza, PKOS ve prematür ovaryan yetmezlik değerlendirilmelidir. Ayırıcı tanıda
mutlak bakılması gereken tetkikler serum FSH,
PRL ve TSH düzeyleridir.
Ovulasyon defekti tanısı konduğuna göre bu
hastada zaten tanının konabilmesi için progesteron
bakılmış olmalı ve bu nedenle b şıkkında yer alan
progesteronun da ölçülmesine gerek kalmamaktadır.
Bu şıkta yer alan 17 alfa hidroksiprogesteron ise
sadece geç başlangıçlı konjenital adrenal hiperplazi
düşünülen olgularda 21 hidroksilaz eksikliğini
göstermek için kullanılan bir ölçütdür.
D şıkkında yer alan östradiol ve östron ölçümünün
anovulasyonda kullanım yeri yoktur.
14. Aşağıdakilerden hangisi kronik anovulasyonun
komplikasyonlarından birisi değildir? (Nisan 2000,
Nisan - 2004)
A) lnfertilite
B) Hirsutizim
C) Diabetes mellitus riskinde artış
D) Kardiyovasküler hastalık riskinde
E) Eadometrial atrofı
Doğru
artış
cevap: E
Kronik anovu/asyonda progesteron ile karşılanma­
yan hiperöstrojenemik ortam nedeniyle endometrial
atrofi sıklığı artmaz tam aksine endometriya/ hiperplazi ve endometriyum kanser riskini artar.
Anovulatuar sikluslar nedeni ile infertilite
görülebilir.
Yükselen androjenler SHBG'yi baskılayarak serbest
androjen miktarını arttırırlar. Bu da hirsutizme
neden olur.
özellikle obez hastalarda hiperinsülinemi nedeniyle
diyabetes mellitus ve kardiyovasküler hastalık
riskinde artış görülür.
15. Her iki overde periferik yerleşimli 10 mm'den
küçük kistler izlenen ve hirsutizm şikayeti olan
genç bir hastada aşağıdakilerden hangisi öncelikle
düşünülmelidir? (Nisan - 1990)
A) Stein - Leventhal sendromu B) Teka lutein kistleri
C) Granüloza hücreli tümör
D) Folliküler kist
E) Çukulata kisti
..
\'
'
ı
86 ~ TÜM TUS SORULAR!
Doğru
' Total kolesterol, trigliserid ve LDL artar; HDL ve
apoprotein A1 azalır (en karakteristik değişiklik
HDL2 alfa azalmasıdır).
cevap: A
Overde polikistik görünüm ve hirsutizm var ise
ilk akla gelmesi gereken hastalık polikistik over
sendromudur.
SHBG
Plazminojen aktivatör inhibitörü artar;
bozulur.
STEİN -LEVENTHAL SENDROMU
(POLİKİSTİK OVER SENDROMU)
fıbrinolizis
Antimüllerian hormon artar.
Klinik:
"Polikistik over görüntüsü" başlıklı
1. Oligomenore-amenore: lrregüler kanamadan
ziyade amenore ortaya
azalır
şekile bakını.
çıkar.
2. Hirsutizm (%70)
3. Obezite (%50): Android (santral) obezite vardır
ve bel kalça oranı artmıştır (>0,85). Obez PKOS
hastalar yüksek kardiyovasküler hastalık ve
DM riskine sahiptir.
Tanı:
PKOS tanısının konmasında; hiperandrojenemi yapan
nedenlerin ekartasyonuna ek olarak hiperand-
diğer
rojenizme, olgo-anovulasyon ya da polikistik ever
görüntüsü eşlik etmelidir.
1. Hiperandrojenizm;
a. Klinik bulgusu; Hirsutizm ve/veya
b. Laboratuvar bulgusu; Hiperandrojenemi
2. Ovaryan disfonksiyon;
a. Oligo-anovulasyon ve/veya
b. Polikistik over görüntüsü
Polikistik over igörüntüsü; Her bir overde 2-9 mm
12 adet follikül olmalı ve/veya ovaryan volüm
artmalı (> 1O mL). Makroskopik olarak overler normal
boyutlarının 2-5 katı büyümüş ve hacmi artmıştır.
üreme çağındaki kadınların %23'ünde görülmektedir.
çapında,
Konjenital polikistik over sendromunun
mekanizmas1
Laboratuar:
LH: FSH oranı artar (3:1).
'
Androstenedion ve testosteron düzeyleri yükselir.
16. Stein', - Leventhal sendromunda aşağıdakilerden
hangisinin seviyesi yükselir? (Eylül - 1989)
E1: E2 oranı artar.
Olguların % 50'sinde DHEA-S düzeyi bazalin üst
seviyesine çıkar.
Olguların%
A) LH
C) Progesteron
E) Estradiol
25' inde prolaktin seviyesi artar.
lnsülin rezistansı
B) FSH
D) TSH
Doğru
cevap: A
Polikistik over görüntüsü
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~
PKOS 'ta, GnRH pulsatil salınım frekansı artar
bu da LH salınımını arttırırken FSH salınımını
arttırmaz.
PKOS gelişiminin en önemli nedeni kronik
anovulasyondur. Kronik anovulatuvar hastalarda,
progesteron yokluğuna bağlı olarak santral opiat
!onusu azalır. Bunun sonucunda GnRH pulsatil
salınım frekansı artar. GnRH pulsatil salınım
frekansının artması LH salınımını arttırırken FSH
salınımını arttırmaz. FSH'nin artmama nedeni yükselen peri/erik östrojenlerin negatif feedback etkisi
ve normal düzeydeki inhibinin etkisine bağlıdır. Bu
nedenle PKOS'ta LH:FSH oranı yükselmiştir.
Artan LH ovaryan androjen yapımını arttırır.
Yükselen androjenler SHBG'yi baskılayarak serbest
androjen miktarını arttırırlar. Bu da folliküler atrezi,
anovulasyona ve hirsutizme yol açar.
Dolaşımda
seviyesi artan androstenedion perilerde
aromatize olarak E1 seviyesini arttırır. Bunun
sonucunda E1 :E2 oranı da yükselmiş olur.
Progesteron ile karşılanmayan hiperöstrojenemik
ortam endometriyal hiperplazi ve endometriyum
kanserriskini arttırırken; artan östrojenlere bağlı
olarak meme kanseri riskinde de bir artış olur.
PKOS olgularının büyük bir kısmında genetik
olarak insülin ve CYP17 enzim reseptörlerinde
otofosforilasyon defekti vardır (tirozin
otofosforilasyon yerine serin otofosforilasyonu
olur). Bunun sonucunda p450c17 enzimlerinde
hiperaktivite ve insülin rezistansı oluşur.
. a) p450c17 enzim hiperaktivitesine bağlı olarak
PKOS'lu hastaların yaklaşık yarısında adrenal
androjen (DHEA-S) yapımında da artış görülür.
Böylece hem adrenalde hem de overlerde
androjen yapımı artar.
Hastalarda hiperandrojenemi ve insülin rezistansının
birlikte bulunmasına HA-IR sendromu denir. lnsülin
direncinin ve hiperinsülineminin daha şiddetli olduğu
olgularda insülinin epidermis bazal hücrelerindeki
mitojenik etkisine bağlı olarak, bazı deri alanlarında
(en sık vulva, aksilla, ense, meme altı, uyluk iç yüzü)
hiperpigmentasyon oluşur (akantozis nigrikans).
· iki "iablonun bir arada bulunması ise HAIR-AN
sendromu adını alır.
PKOS'lu
hastaların
yaklaşık
%25'inde
hiperprolaktinemi"izlenir. Bu olgularda bromokriptin
kullanımı LH düzeyini azaltarak over fonksiyonlarını
düzeltir.
17. Aşağıdakilerden hangisinin serum düzeyindeki
yüksekliği tanıyı polikistik over sendromundan
uzaklaştırır? (Eylül 2012)
A) Androstenedion
B) Lüteinleştirici hormon
C) 17-hidroksi progesteron
D) Dehidroepiandrosteron
E) lnsülin
Doğru
cevap: C
Bu soruda hiperandoıjenizm ayırıcı tanısı sorgulanmış. 17 a hidroksiprogesteron düzeyi yüksek
ise 21 hidroksilaz eksikliğini (Konjenital Adrenal
Hiperplazi) düşündürür. Böylelikle polikistik over
sendromu tanısından uzaklaşılmış olunur.
Geç başlangıçlı adrenal hiperplazi için gerektiğinde
sabah foliküler fazda 17hidroksioksi progesteron
düzeyi ölçülmelidir;
< 300 ng/dl ~ Normal
> 10.000 ng/dl ~ 21 hidroksilaz eksikliği
300-10.000 ng/dl ~ PKOS ve geç başlangıçlı
adrenal hiperplazi ayrımı için ACTH stimülasyon
testi yapılır; 250 ugr sentetik cosyntropinsabah
aç karnına bolus verilir ve 30 dk sonra 17
hidroksiprogesteron ölçülür. Normal olgularda
nadiren 400 ng/dl'i geçerken, klasik KAH
;,3000 ng/dl, non klasik KAH ;,1500 ng/dl
düzeyindedir.
b) lnsülin reseptörünün çalışmaması ise insülin
rezistansını ve hiperinsülinemiyi doğurur. lnsülin
rezistansı ve buna bağlLhiperinsülinemisi olan
PKOS'lu olgular çoğunlukla obezdırler. PKOS'lu
hastalarda insülin rezistansı ile kardiyovasküler
hastalık riski koreledir.
lnsülin rezistansı sıklıkla hiperandrojenizm ile birlikte
ondan tamamen bağımsızdır.
insülin gonadotropin sekresyonundan bağımsız
olarak overlerde steroid yapımını arttırır. Overin
stromal hücrelerinde insülin ve IGF-I reseptörleri
bulunur. Hiperinsülinemide SHBG ve IGF-BP
(bağlayıcı protein) seviyeleri azalır. Sonuçta serbest
steroid hormonlar artar ve artan IGF etkisiyle de
overden androjen yapımı artar.
87
olmasına rağmen
18.V:ulvada gözlenebilen aşağıdaki lezyonlardan
hangisi kronik anovulasyon ve hiperandrojenizm·
ile ilişkjlidir? (Nisan - 2006)
A) Achantosis nigricans
B) Fox - Fordyce hastalığı
C) Paget hastalığı
D) Lichen sclerosus
E) Lichen planus
Doğru
cevap: A
..
.
\'
'.
88 ~ TÜM TUS SORULAR!
PKOS'lu
hastalarda
hiperandrojenemi
ve
insülin rezistansının birlikte bulunmasına HA-IR
Sendromu denir.
Leıomyosarkom polikistik over sendromunda uzun
dönemde beklenen bir komplikasyon değildir.
Polikistik over sendromunda
uzun dönem komplikasyonları
HA-IR Sendromu:
lnsülin direncinin ve hiperinsülineminin daha
olgularda insülinin epidermis bazal
hücrelerindeki mitojenik etkisine bağlı olarak, bazı
deri alanlarında (vulva, aksilla, ense, meme altı,
uyluk iç yüzü) hiperpigmentasyon oluşur. Akantozis
niqrikans adını alır.
şiddetli olduğu
Akantozis nigricans, deri kıvrımları içinde yaygın
kadifemsi pigmentasyondur ve özellikle aksilla,
boyun, uyluk, memelerin altı, vulva ve çevresinde
görülür. Obesite, kronik anovulasyon, akne, glukoz
intoleransı ve kardiovaskuler hastalıklar gibi
androjen bozuklukları ile ilişkilidir.
Tedavide, metfonmin, octreotide, retinoidlervetopikal
kolekalsiferol analogları kullanılır.
Fox -Fordyce hastalığı ise vulvadaki apokrin ter
bezlerinin kanallarının tıkanması sonucunda oluşan
kronik kaşıntı ile seyreden bir hastalıktır.
Liçhen şçleroşuş, ve Lichen planus vulvanın nan
neoplazik epitelyal bozukluklardır.
Paqet hastalığı
neoplazisidir.
vulvanın
non skuamöz intraepitelyal
1. Diabetes mellitus
2. Dislipidemi (hiperkolesterolemi,
hipertrigliseridemi)
3. Koroner kalp
hastalıkları
4. Hipertansiyon
5.
6.
7.
8.
9.
Endometriyum kanseri
Meme kanseri
Over kanseri
Hasta gebe kalırsa abortus ve İUGG
Depresyon ve duygu durum değişikliği
21. Polikistik over sendromunun uzun dönem
hangisidir?
aşağıdakilerden
etkisi olmayan
(Nisan - 2001, Eylül 2008)
A) Hiperinsulinemi
B) Koroner arter hastalığı
C) Meme kanseri
D) Endometrium kanseri
E) Osteoporoz
Doğru
cevap: E
Polikistikoversendromundakarşı/anmamışyüksek
19.Aşağıdakilerden
bulgularından
hangisi "HAIR -AN" sendromu
birisi değildir? (Nisan - 1999)
A) Pigmentli deri lezyonları
B) Hiperinsulinemi
C) Hipertestosteronemi
D) lnsulin rezistansı
E) 5 - alfa redüktaz aktivitesinde
Doğru
artış
cevap: E
Hiperinsulinemi, pigmentli deri lezyonları, hipertestosteronemi ve insulin rezistansı HAIR-AN
sendromunun bulgularıdır. 5 - alfa redüktaz aktivitesinde artış ise HAIR-AN sendromunda görülmez.
HAİR-AN: hiperandrojenemi + insülin rezistansı +
akantozis nigrikans
20.Polikistik over sendromunda aşağıdakilerden
hangisinin görülme sıklığı artmaz? (Eylül - 1999)
A) Hipertansiyon
B) Diabetes Mellitus
C) Lipid profil bozukluğu
D) Koroner arter hastalığı
E) Leiomyosarkom
Doğru
cevap: E
miktarda östrojen olduğundan endometriyum
ve meme kanseri riski artarken osteoporoz riski
azalır. Hiperinsülinemi ve koroner art~r hastalığıda
polikistik over sendromunda uzun dönemde
görülebilen komplikasyonlardır.
22. Gebe, kalmak isteyen, hiperandrojenizm, kronik
anovulasyon ve infertilitesi olan bir kadında i.!.!s
tercih edilmesi gereken tedavi aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2013)
A) Ovaryan driling
B) Gonadotropin enjeksiyonu
C) Metformin
D) Deksametazon
E) Klomifen sitrat
Doğru
cevap: E
Hiperandrojenizm ve kronik anovu/asyon varlığında
polikistik over sendromu düşünülmelidir. Bu
hasta/arada infertiliteye yönelik ilk tercih edilmesi
gereken klomifen sitrat uygulamasıdır.
Bu hastalarda klomifen sitrata yanıt
gonadotropin tedavileri uygulanır.
oluşmazsa
lnfertilite sebebiyle araştırılan ve PKOS olduğu
bilinen kadınlarda ovaryan drilling uygulaması
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 89
klomifene dirençli vakalarda düşünülebilecek bir
yaklaşımdır.
lnsülin direnci saptanan PKOS hastalarına insulin
sensitizan ajanların verilmesi gerekir.
PKOS'da ovulasyon indüksiyonu için basamaklı
yöntem tercih edilir
1. Eğer VKİ yüksek ise % 5-10 kilo kaybı. Orlistat
kilo verilmesine yardımcı olabilir.
2. Klomifen ile owlasyon indüksiyonu (DHEAS
yüksek ise glukokortikoid ile birlikte veya
klomifen + insülin sensitizanlar
3. Tek başına gonadotropin (sadece FSH) veya
gonadotropin ile birlikte insülin sensitizanlar
4. Over cerrahisi (kama rezeksiyon/ drilling)
5. T!lp bebek
Gebelik isteyen PCOS'lu ve HAİR sendromlu
hastada tedavi... Ovulasyon indüksiyonu (İLK
TERCİH KLOMİFEN SİTRAT)
Kronik Anovulasyon ve Hiperandrojenizm İle
İlgili Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1. Hiperandrojenizm ve hirsutizmin en sık sebebi ...
Pp)i!ıistik Over Sendromu
2, İdiopatik (periferik) Hirsutizmin sebebi. ..
5 alfa redüktaz enziminin aşırı aktivitesi
3. Hirsutizmde kullanılan
Ferriman-Gallway
skorlama
sistemi. ..
tanı
değeri
4. Hirşutizmin
araştırılmasında
önerilmeyen...
<!üşük
olan
ve
bakılması
Konjuge androjenler (örneğin androstenediol,
androsteron)
5. Reseptör düzeyinde antiandrojenik etkisi olan
ilaçlar...
Spiranolakton, ___ sipr.oter.on asetat,
flutamid
6. Nonsteroidal androjen reseptör antagonisti. ..
Flutamid
7. Steroidogenetik enzim inhibisyonu yaparak
antiandrojenik etkisi olan ilaç ... Ketokanazol
8. Hirsutim
tedavisinde
· Noretindron, Danazol
kullanılmayan ...
9. Polikistik over sendromunda seviyesi artanlar . ..
LH, androjenler, antimüllerian hormon, El/E2
oranı, LH/FSH oranı, total kolesterol, trigliserid,
LDL, DHEA-S, insülin
10.Polikistik
over
sendromunda
seviyesi
azalanlar ... SHBG, HDL, apoprotein Al
' \
'.
90 ~TÜM TUS SORULAR!
Bu test ovulasyondan 1-2 gün önce yapılır ve
koitus'tan 2-8 saat sonra değerlendirme yapılır.
İNFERTİLİTE
SeNikal mukusta motil sperm sayısı büyük büyütme
alanında (x400) > 20 ise normal olarak kabul edilir.
1. İnfertilite araştırmasında fertilite ile doğrudan
ilişkili olmadığı için, temel tanısal yöntemlerden
kabul edilmeyen aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül 2001)
Anormal PCT'in en sık nedeni zamanlamanın iyi
yapılamamasıdır.
öte yandan hormona! bozukluklar, anatomik faktörler
(geçirilmiş konizasyon veya krioterapi), enfeksiyon
ve bazı ilaçlar (klomifen sitrat) da anormal PCT'ye
neden olabilir.
A) Laparoskopi
B) Semen analizi
C) Postkoital test
D) Histerosalpingografi
E) Midluteal progesteron tayini
Doğru
Anormal bulgu varlığında erkeğin semeni ile kadının
seNikal mukusu in vitro karşılaştırılır (Kremer
testi).
cevap: C
Postkoital testin tanı değeri düşük olduğundan,
infertil çiftlerin araştırmasında standart bir tanı
yöntemi olarak kullanılmaz.
Bir yıl korunmasız ilişkiye rağmen gebeliğin
oluşmamasına infertilite adı verilir. Daha önce hiçbir
gebeliği
olmayanlara primer infertil, daha önce
veya sonuçlanmasın en
az bir gebeliği olanlara da sekonder infertil denir.
canlı doğumla sonuçlansın
İnfertilite nedenleri
1. Erkek Faktörü . ............... % 25
2. Owlatuvar Faktör ........... % 27
3. Tubal / Uterin Faktör ....... % 22
4. Diğer faktörler .............. % 9
5. Açıklanamayan infertilite . ... % 17
3. İnfertil bir erkekte, 1 mi volüm, 15 milyon/mi sayı,
%30 motilite, krugere göre %2 normal sperm
morfolojisi 2 milyon/mi lökosit varsa fertilizasyon
progrozunu en kötü etkileyen aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2000)
A) Hipovolemi
C) Lökospermi
Doğru
B) Oligospermi
D) Teratospermi
E) Astenospermi
cevap: D
Kruger kriterleri sperm morfolojisini
ferli/ite prognozunu çok iyi gösterir.
yansıtır
ve
Erkek infertilitesine yaklaşımda anamnez ve fizik
muayeneden sonra bazal semen analizi (volüm,
konsantrasyon, hareket, morfoloji) yapılır.
i
İLK DEGERLENDİRME
1. Anamnez ve fizik muayene: Çiftlerin her ikisi de ilk
değerlendirmede bulunmalıdır.
2. Semen analizi: Bütün infertil çiftlerde ilk yapılması
gereken tetkiktir.
3. Over rezervinin ve ovulasyonun (midluteal
progesteron) araştırılması
4. Tubal açıklığın ve uterin kavitenin araştırılması;
Histerosalpingografi (HSG)yapılması gereken primer
tetkiklerdendir. HSG de tubalarda tıkanıklık çıkarsa
bu durumda laparoskopi yapmak gerekebilir.
2. Postkoital test için fil!..iııi zaman aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1991)
A) Sekretuar faz
B) Periovulatuar faz
C) Postmenstrüel faz
D) Premenstrüel faz
E) Proliferatif faz
Doğru
cevap: B
Potkoital testin tanı değeri düşük olduğundan,
infertil çiftlerin araştırmasında standart bir tanı
yöntemi olarak kullanılmaz.
Spermiogram 2-5 günlük cinsel perhiz sonrasında
yapılmalıdır.
/
Semen Analizi
Volüm ...........................................~ 1,5 mi
Sperm sayısı ...............................~ 15 milyon/m,I '
Motilite ...................................,... ~ % 32 progresif
Morfo!oji (strick kriteri) ........ ~% 4 normal morfoloji
Lökosit .........................................< 1 milyon/mi
İmmunobead aglütinasyon .......< %50
pH .................................................> 7,2
Viabilite .......................................> %58
Tanımlar
Aspermi (anejekulasyon); ejakulatın olmaması
durumudur.
Azoospermi; ejakulatta sperm olmamasıdır.
Testiküler azoosperminin ana nedeni gonadal
yetmezliklir. Posttestiküler azoosperminin en sık
nedeni ise geçirilmiş vazektomi operasyonudur.
lnfertil erkeklerin %15-20'sinde azoospermi vardır.
Oligozoospermi; sperm sayısının az olmasıdır. Sperm
sayısı < 5 milyon/mL ise ciddi oligozoospermidir.
Astenozoospermi;
Servikal Faktörler:
Servikal faktörlerin araştırılmasında klasik test
postkoital testtir (PCT=Hühner testi).
sperm
motilitesinin
az
olmasıdır.
Teratozoospermi; anormal morfolojideki spermlerin
artmasıdır. Kruger strick kriterlerinin en önemli
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 91
avantajı,
oranı
normal olarak değerlendirilen sperm
ile IVF sonuçları arasında korelasyonun
bulunmasıdır.
Nekrozoospermi; tüm spermlerin
hareketsiz olmasıdır.
cansız
ve
düzeyi
ever
rezervını
göstermede
testlerden biri olmayıp, ovulasyonun
gösterilmesinde kullanılabilmektedir.
LH
kullanılan
•
Ovaryan follikül rezervinin
kullanılan testler:
Lökositospermi; semende lökositlerin artmasıdır. (>1
milyon/mi)
4. Nonobstrüktif azoospermik erkeklerin aşağıdaki
genetik bozukluklardan hangisini taşımaları
durumunda, testis biyopsisinde sperm hücresi
bulma olasılığı en düşüktür? (Mayıs 2011)
A) 47,XXY
B) AZFc mikrodelesyon
C) AZFd mikrodelesyon
D) AZFa mikrodelesyon
E) 46,XY / 47,XXY
Doğru cevap: D
1. Bazal FSH düzeyi (siklusun 3. gününde): FSH
. 1OIU/ml ve üzerinde saptanması gebelik şansını
azaltır.
2. Bazal östradiol düzeyi (siklusun 3. gününde):
Antral follikül sa~ısından ziyade folliküler gelişimi
yansıtır. Sıklıkla FSH düzeyi ile kombine
kullanılır. Over rezervi düşük kadınlarda bazal
östrojen düzeyi artmıştır.
3. Klomifen sitrat değerlendirme testi (CCCT):
3. gün FSH ve östradiol düzeyi ölçülür. Siklusun
5-9. günleri arasında 5 gün klomifen 100 mg/gün
oral verilir. Siki usun 1O. gününde tekrar FSH ve
E2 düzeyi ölçülür. Bazal FSH değerinden daha
değerlidir.Testi takiben 1O.gün FSH değerinin >
14 IU/L olması veya 3 ila 1O. gün FSH toplamının
> 26 IU/L olması düşük ovaryan rezerv
göstergesidir. Günümüzde az kullanılmaktadır.
Testis biyospisisinde sperm hücresi bulunma olası­
en az olan AZF-a ve AZF-b mikrodelesyonudur.
lığı
Erkeklerde gonadal yetmezlik, testiküler azospermi
ile ilişkilendirilir. Bu durum konjenital, genetik
(Kleinfelter sendromu, Y kromozomunda
mikrodelesyon) , edinsel (radyasyon, kemoterapi
tedavisi, testiküler torsiyon veya kabakulak orşiti) ve
gelişimsel (inmemiş testis) olabilmektedir.
4. Serum inhibin B düzeyi (siklusun 3.
gününde): Preantral follikül evresinden itibaren
ovaryan folliküllerin granüloza hücrelerinde
sentezlenmeye başlar ve gelişen follikül
kohortunun büyüklüğünü gösterir. Ovaryan
rezervi düşük kadınlarda inhibin B düzeyi de
Azospermi veya şiddetli oligospermi olan olgulara
karyotip yapılmalıdır. Bu hastaların %10-20'sinde
Y kromozomunda mikrodelesyonu saptanmıştır.
Y kromozomunun uzun kolunda, AZF(Azospermi
faktör) a (proksimal), AZFb (santral), AZFc (distal)
bölgelerinde mikrodelesyon olabilmektedir.
düşüktür.
5. Serum AMH (anti-Müllerian hormon) düzeyi:
Preantral ve küçük antral folliküllerdeki granüloza
, hücrelerinden sentezlenir. Yaşla birlikte AMH
düzeyi azalmaktadır ve menapozdan sonra
tespit edilmemektedir. > 3,5 ng/dL olması
rezervin iyi olduğunu gösterirken, <1 ng/dL
olması durumunda ever rezervi azalmıştır.
47, XXY Kleinfelter olgularında testis biyopsilerinde
. sperm bulunabilrken, Özellikle AZF-b ve AZF-a
bölgelerinde mikrodelesyon saptanan olgularda
sperm biyopsilerinde sperm hücresi bulunma
olasılığı çok çok düşüktür. AZF- c bölgesi
mikrodelesyonlarında testis biopsisinde sperm
bulunabilir.
5. En
sık
infertilite yapan
hangisidir? (Eylül-91)
enfekı;iyon
A) Herpes genitalis
C) Kondiloma acumunata
E) Klamidya
Doğru
En
6. Transvajinal ultrason ilesiklusun 3.günündeki
antral follikül sayısı; 2-1 O mm arasındaki
follikül sayısıdır ve her ever için bazal antral
follikül sayısına bakılır. Rezerv azaldıkça sayı
azalır ve total antral follikül sayısının <4 olması
durumunda IVF başarısızlığı ve siklus iptali riski
yüksektir.
hastalığı
B) Tüberküloz
D) Sifıliz
cevap: E
sık
infertilite
yapan
enfeksiyon
ajanı
Klamidya'dır.
7. Aşağİdaki ovaryan rezerv tetkiklerinden hangisi, ·
menstrüet fazdan bağımsız olarak kullanılabilir?
(Nisan 2017 Orijinal)
6. Aşağıdakilerden hangisi, menstrüel siklusun 2.4. günlerinde over rezervinin belirlenmesinde
kullanılan testlerden değildir? (Nisan 2012)
A) FSH
B) ôstradiol
C) lnhibin B
A) Folikül stimüle edici hormon düzeyi
B) Lüteinize edici hormon düzeyi
C) ôstradiol düzeyi
D) Antimüllerian hormon düzeyi
E) Antral folikül sayısı
Doğru
saptanmasında
D) Ovaryan volüm
E) Antimüllerian hormon
Doğru
cevap: E
cevap: B
'
'
'
l
92 ~ TÜM TUS SORULAR!
Bu soru, başka bir hoca tara~ndan şöyle de sorulabilirdi:
1. FSH
il. lnhibin B
111. Antimüllerian hormon
iV. östradiol
V. Ovaryan volüm
Hipogonadotropikhipogonadizmdehipoöstrojenemi
olduğu için ovu/asyon indüksiyonunda klomifen
etkisizdir. İnsan menopoza/ gonadotropini (hMG) ve
pu/satil GnRH başanlıdır.
Ovulasyon İndüksiyon Yöntemleri:
Yukarıdaki
ovaryan rezerv testlerlnden hangisi menstrUel
slklustan etkilenmez? (Nisan 2017 BENZERi)
B)Yalnız
A) Yalnız 1
C) Yalnız 111
A. Klomifen Sitrat (CC):
Klomifen sitrat (CC) anovulatuvar infertilitede
ovulasyon indüksiyonu için ilk tedavi
il
D)l,11,IV
E)ll,11I,V
Doğru
seçeneğidir.
cevap: C
Anovulatuvar infertilitede klomifen sitrat kullanımı
%50 ovulasyon, %25 gebelik ve %22 canlı doğum
ile ilişkilidir.
Etkinliği obezile, ileri yaş ve hiperandrojenemide
azalmaktadır. Çoğul gebelik riski %8'dir ve çoğu
ikiz gebeliktir.
Diğer
over rezerv testlerinden farklı olarak AMH
düzeyine menstrüel sik/usun herhangi bir gününde
bakılabilir ve gonadotropinlerden bağımsız tek
over rezerv testidir.
1
8. Muayenesi normal,
siklusları
düzenli, ovulasyon
defekti olan infertil bir kadında ayırıcı tanı için
aşağıdaki
hormonlardan hangilerinin serum
düzeyleri mutlaka ölçülmelidir? (Nisan-201 O)
1
FSH ve LH, follikül gelişiminde ve dominant follikülün
seçiminde rol oynarlar. CC'ye yanıt vermeyen
olgularda ikinci tercih edilmesi gereken ajanlardır.
A) FSH, LH
B) Progesteron, 17-OH progesteron
C) TSH, prolaktin
D) östradiol, östron
E) Testosteron, dehidroepiandrosteron sülfat
Doğru
PKOS'ta saf FSH tercih edilir.
Hipogondotropik hipogonadizmde ise FSH + LH
(hMG) kullanılır. Diğer anovulatuvar hastalara göre
PKOS'lu hastalarda ovaryan hiperstimülasyon (%
4,6) ve çoğul gebelik (% 36) riski daha yüksektir.
cevap: C
Ovulatuar defekt/er kadın infertilite nedenlerinin
%30-40'ını oluşturmaktadır. Anovulasyoı:ı saptanması durumunda ayıncı tanısı yapılmalıdır.
Anovulasyon ayrıcı tanısında
1. Serum FSH düzeyi
2. Serum-.PRL düzeyi
3. Serum TSH düzeyi
kullanılan
C. Tamoksifen
Klomifene benzer yapıdadır ve endometrium üzerine
negatif etkileri olmamasına rağmen ,başarı oranları
klomifenle benzerdir.
'
testler:
D. Aromotaz İnhibitörleri (Letrozol)
Androjenlerin östrojene dönüşümünü azaltarak
dolaşımdaki östrojen düzeyini azaltır.
9. Hipogonadotropik
hipogonadizm
tanısı
alan hastalarda ovulasyon indüksiyonu için
aşağıdakilerden
hangisi
tercih
edilmelidir?
(Eylül 2013 Orijinal)
A) Klomifen sitrat
B) Human menopoza! gonadotropinler
C) Aromataz inhibitörleri
D) Dopamin
E) Metformin
Doğru cevap: B
Bu sonı, başka bir hoca ta~ndan şöyle de sanılabilirdi:
1.
Human menopoza! gonadotropln (hMG)
il. Klomifen sitrat
Hlpogonadotroplk hlpogonadlzm olan h8istada ovulasyon
lndUkslyonu için yukandakllerde·n hangisi :tımlh edilmelidir?
(Eylül 2013 BENZERi)
A)Yalnız ı
B} Yalnız il
D) 1, il ve iV
111
E)II, lllveV
Doğru
cevap: A
Klomifen gibi kullanılır ancak klomifene ı,öre
e~dometrium üzerine negatif etkileri daha azdır.
10. Luteal faz yetmezliğinde teşhiste
hangisi yapılır? (Nisan 1989)
A) Ultrason
C) Tomografi
Doğru
aşağıdakilerden
B) lnhibinA
D) LH ölçümü
E) Endometrial biopsi
cevap: E
Lutea/ faz yetmezliği kadın infertilitesi nedenlerinden
biridir.
Luteal Faz Yetmezliği
111. Letrozol
iV. Tamoksifen
V. Metfomıin
C)Yalnız
ı
B. Gonadotropinler:
lmplantasyon döneminde matür sekretuvar
endometirium gelişiminde yetersizlik olmasıdır.
Yetersiz progesteron üretimi sonucunda endometrial
gelişimde sorun oluşmakladır.
Yardımcı
üreme teknikleri veya gonadotropinlerle
ovulasyon indüksiyonlarında artifisyel olarak
görülebilmektedir. lnfertil kadınlarda ise %4 oranında
görülür.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 93
•
•
Tanısal ipuçları;
:ıa-
Midluteal progesteron düzeyinin 5-10 ng/mL'den
:ı,.
düşük olması
:ı,.
Evre 1: Abdominal distansiyon
Evre il : Ek olarak; bulantı-kusma veya ishal.
Overler 5-12 cm boyutta.
:ıa- Evre 111 : Ek olarak; Batında asit varlığı
:ıa- Evre iV : Ek olarak; hidrotoraks veya solunum
:ı,.
Endometriumun histolojik günlendirmesi ile
kronolojik günlemesi arasında 2 günden fazla
fark olması
:ıa- Bazal vücut ısısındaki yükselmenin 11 günden
kısa sürmesi
:ıa- Luteal fazın 14 günden kısa sürmesi
Tedavide LH pikini veya hCG enjeksiyonunu
takiben progesteron desteğine başlanmalıdır ve
gebelik oluşursa en az 8-9. haftaya kadar devam
edilmelidir.
sıkıntısı
:ıa-
•
11. Anovulatuar bir kadında ovulasyon için LH ve FSH
kullanılıyor. Kadında solunum distresi ve batında
asit ortaya çıkar ise aşağıdakilerden hangisini
yaparsınız? (Nisan 1991)
Ovulasyon indüksiyonu yapılan bir olguda solunum
ve asit olması Ovaıyan hiperstimulasyon
sendromunu düşündürür. Bu olguların spesifik bir
tedavisi yoktur. Hospitalize edilerek izlenmelidir.
Ovaryan hiperstimulasyon sendromu (OHSS)
Ovaryan hiperstimülasyon sendromu (OHSS),
ovulasyon indüksiyonun iatrojenik bir komplikasyonudur. Patofızyolojisi bilinmemekle beraber lokal
ve sistemik kapiller permeabilite artışına bağlıdır.
Bunun sonucunda intravasküler volüm azalma ve
'üçüncü boşlukta volüm artışı olmaktadır.
OHSS, stimüle edilmiş follikül ve elde edilen
oosit sayısı, polikistik over sendromu olması ve
yüksek östrojen düzeyi ile direkt ilişkilidir. Genç yaş
ve zayıf olmak diğer risk faktörleridir.
OHSS'de overlerde prorenin, anjiotensin konverting enzim (ACE), anjiotensin-1,11 ve anjiotensinojen
gibi vazoaktif maddelerin üretimi artmaktadır. Ancak
fızyopatolojide esas sorumlu tutulan faktörVEGF
KG fonksiyon testleri
Kreatinin
:ı,. BUN
:ı,. AC grafısi
:ı,. TVUSG
:ıa- Oksijen saturasyon tesbiti
:ıa- Serum hCG düzeyi
:ıa-
Granüloza hücrelerinden VEGF salınımı insan koryonik gonadotropin {hCG) dozuna bağlı olarak artış
gösterir. VEGF özellikle vazodilatasyona yol açarak
klinik tablonun yerleşmesinden sorumludur.
Klinik:
:ı,.
:ı,.
göre iki
•
Tedavi:
:ıa-
OHSS'nin spesifik bir tedavisi yoktur. Hafif
ve orta stimülasyon olguları ayaktan takip
edilirken şiddetli hiperstimülasyon durumunda
hospitalizasyon gerekir.
:ı,. Kritik olgularda gebelik oluşmuşsa bile
terminasyona gidilir.
:ıa- Abdominal asit fazla olduğunda parasentez
uygulanabilir.
:ı,. 'Elektrolit
imbalansı
düzeltilmeli
ve
hiperkoagulopati riski nedeniyle profilaktik
antikoagülan kullanılmalıdır.
Infertılıte
Ile Ilgılı Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
1. En sık infertilite sebebi... Ovulatuar faktörler
2. İnfertilite nedeniyle başvuran bir çifte yönelik olarak
ilk planda yapılmaması gereken inceleme ... Diagnostik
laparoskopi
3. Over· rezerv
salınmasındaki artıştır.
Başlangıç zamanına
, Tetkikler:
:ıa- Tam kan sayımı
:ıa- Protrombin zamanı
:ıa- Parsiyel tromboplastin zamanı
:ı,. Serum elektrolitleri (hiperkalemi ve hiponatremi
vardır)
B) Laparoskopi
C) Toraks tüpü takılması
D) Parasentez
E) Prostaglandin inhibitörü verilmesi
Doğru cevap: C
sıkıntısı
Evre V: Ek olarak; kan hacminde azalma,
hemokonsantrasyon, renal yetmezlik,
koagülasyon anormallikleri.
:ı,.
A) Acil laparotomi
•
Klasifıkasyon:
kliniğe ayrılır:
Erken başlangıçlı OHSS: Oosit toplanmasından
sonra ilk 9 gün içerisinde ve haricen verilen
hCG'ye bağlı ortaya çıkar. Yüksek östradiol ve
çok sayıda follikül ile birliktedir.
Geç başlangıçlı OHSS: 9. günden sonra ve
gebelikte artan hCG'ye bağlı olarak ortaya çıkar.
Çoğul gebelik ile ilişkilidir.
testi
olmayan...
LH düzeyi veya
progesteron düzeyi
4. Polikistik over sendromlu infertil bir hastanın ovulasyon
indüksiyonunda tercih edilmemesi gereken.. . Human
menopoza! gonadotropinler
5. EkzoJen gonadotropin · tedavisinin yeri olmadığı
hastalık .. _. Hipergonadotropik hipogonadizm
6. Luteal faz defekti saptanan hastada ilk yapılması
gereken test... Serum prolaktin düzeyi
7. Hipogonadotropik hipogonadizmli hastada ovulasyon
indOksiyonu
için tercih edilmesi gereken tedavi
yöntemi ... Human menopoza! gonadotropin (hMG)
8. İnvitrofertilizasyon uygulanan infertil çiftlerde
siki us başına canlı doğum oranı en yüksek olanlar ...
Ovulatuar disfonksiyon
9. Tüp bebek uygulaması sonrasında elde edilen tekil
gebeliklerde normal spontan gebeliklere göre görillme
riski daha çok artan ... Kromozoma! anomaliler
10.0varyan Hiperstimillasyon Sendromu gelişiminde rolü
olan faktör... VEGF
, {
l
94 ~ TÜM TUS SORULAR!
KONTRASEPSİYON
1. Aile
planlamasında
aşağıdakilerden
Diyafram ile birlikte spermisid kullanılması her
zaman önerilmelidir.
Sık kullanıldığında
hangisinin
kullanılması halinde, kadın sağlığı açısından
mortalite ve morbidite en yüksektir? (Eylül - 1988)
A) Doğum kontrol hapları
B) Rahim içi araç
C) istenmeyen gebeliklerin alınması veya doğurtulması
D) Tüp ligasyonu
E) Kondom, diyafram gibi bariyer yöntemleri
Doğru
cevap: C
Aile planlamasında temel amaç istenmeyen
gebelikleri önlemek ve bunu anne sağlığına zarar
vermeden yapmaktır. istenmeyen gebeliklerin
alınması durumunda sık enfeksiyon ve kanamadan
dolayı morla/ite ve morbidite oldukça yüksektir.
2. Hangi kontrasepsiyon yöntemi serviks
kanseri riskini nrutır? (Eylül - 1998)
uteri
A) Kombine oral kontraseptifler B) Rahim içi araçlar
C) Bariyer yöntemler
D) Depo progesteron
E) Tüp ligasyonu
Doğru
cevap: C
Bariyer
yöntemlerin
kontrasepsiyoı;ı
en
önemli
sağlamalarının
avantajları
yanısıra,
cinsel
ve buna bağlı
gelişebilecek servikal disp/azi, servikal maligniteler
ve tuba/ inferliliteden de koruma sağlamasıdır.
Tüp /igasyonu ise over kanseri insidansını
yolla
bulaşıcı
hastalıklardan
azaltmaktadİr.
Bariyer Yöntemler
üriner enfeksiyon (sistit) riskini
arttırır.
Servikal Başlık
Diyaframdan daha küçüktür, tam serviks üzerine
oturur ve 72 saat kalabilir.
Spermisidlerle birlikte kullanılır
diyaframdan daha düşüktür.
etkinliği
ve
Kontraseptif etkinlik pariteye göre
nullipar kadınlarda daha etkilidir.
değişir
ve
Spermisid
Spermatozoanın
edilmesi
ve
kimyasal
maddeleri içerir. Günümüzde en yayg/n kullanılan
ajanlar nonoksinol-9 ve oktoksinoldur.
parçalanması
immobilize
ıçın
kullanılan
çeşitli
Aerosol köpük (en etkili}, krem, köpük, fitil ve jel
formları bulunan bu ajanlar ilişkiden 30 dk. önce
vajene uygulanmalıdır.
• Spermisidler vajenden emilmezler
anomali riskini arttırmazlar.
ı.:e
konjenital
Tek başına kondom ve diyaframdan daha az
etkilidir.
Nonoksinol-9 sıklıkla genital lezyonlara yol
ve bu lezyonlarda kullanıcının CYBH
'
ve HIV riskini arttırmaktadır.
açmaktadır
Nonoksinol-9 laktobasiller için de toksiktir ve kullanan
kadınlarda E.coli'nin vajende kolonizasyonu
artarak postkoital E.coli bakteriürisine yol
açabilir.
Sünger (Sponge)
Kondom
',
Kubbe
Lateks veya nan-lateks olabilirler.
şeklinde
ve nonoksinol-9 içeren poliüretan
araçlardır.
Klamidya, gonokok, Ureaplasma, HSV, HPV, HIV ve
Hepatit B-C'ye karşı geçirgen olmadığından cinsel
yolla bulaşıcı hastalıklar ve PIH'ye karşı korunma
sağlar ve bunun sonucunda CiN ve serviks kanseri
insidansını azaltır.
Erkek kondomu ve. kadın kondomu (Femidom)
piyasada bulunur.
Kontraseptif etkinlik pariteye göre değişir ve
nullipar kadınlarda daha etkilidir.
3. Bariyer tipi kontrasepsiyonda kullanılan kondom,
diyafram gibi yöntemler, aşağıdakilerden hangisi
için koruyucu etki yapmaz? (Eylül - 2008)
şeklinde
Femidomlar vajinal florayı değiştirmemektedir ve
mukozal travmaya neden olmamaktadır.
Diyafram
Arka forniks ile vajen ön duvarı arasına
ve serviksi kapatan lateks bariyerdir.
yerleştirilen
Vajinal diyafram koitustan sonra en az 6 saat yerinde
bırakılmalıdır.
A) Tubal infertilite
B) Ektopik gebelik
C) insan immün yetmezlik virus enfeksiyonu
D) Serviks kanseri
E) Toksik şok sendromu
Doğru
cevap: E
ôzellikle kondom ve diyafram, seksüel geçişli
(HPV ve HIV dahil) karşı koruyucudur.
Bununla birlikte özellikle diyafram kullanımına
sekonder olarak üriner infeksiyon riskinde arlış ve
toksik şok sendromu gelişimi bildirilmiştir.
hastalıklara
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 95
Toksik şok sendromu geçirmiş olanlarda diafram
ve servikal başlık tercih edilmemelidir
4, Aşağıdaki kontraseptif yöntemlerden hangisinin
kullanılması kadında üriner enfeksiyon riskinde
artışa yol açabilir? (Eylül - 2007)
A) Erkek kondomu
B) Kombine oral kontraseptif hap
C) Rahim içi araç
D) Diyafram
E) Spermisidal vajinal tablet
Doğru
6. Rahim
içi
araç
kullanan
kadında
ıın
li.ı!s. kolonize enfeksiyon nedeni aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül - 1995, Nisan 2005)
Doğru
RİA ve Pelvik İnflamatuvar Hastalıklar
Bakırlı RİA kullanımı, uzun dönemde, özellikle
Vajinal diafram
sık
kullanıldığında
enfeksiyon (s1stit) riskini arttırır.
üriner
5. Levonorgestrel içeren rahim içi araç uygulaması
aşağıdakilerin hangisinde azalmaya yol açmaz?
(Nisan - 2008)
A) Menstrüel kanama miktarı
B) Dismenore şiddeti
C) Kontraseptif etkinlik
D) Myoma uteri boyutları
E) Pelvik inflamatuvar hastalık sıklığı
1
monogamik
arttırmaz.
yaşayan
PİH
çiftlerde,
riskini
Eğer RIA !akılımı sırasında hastada
enfeksiyon varsa, PIH riski takıldıktan sonraki ilk 20
günde artar. Bunu takiben PIH gelişme riski genel
popülasyona benzerdir. Enfeksiyon yönünden riskli
hastalara RIA takılmadan 1 saat önce p.o. 200 mg
doksisikin veya 500 mg azitromisin verilmelidir.
RIA kullanan bir kadında PIH'den şüpheleniliyorsa
kültür alınır ve geniş spektrumlu antibiyotik başlanır.
Ancak 72 saat içinde tablo düzelmiyorsa RIA
çıkartılır.
Tuboovaryan abse saptanması durumunda da RIA
antibiyotik kullanımına başlandıktan hemen sonra
cevap: C
Rahim ıçı araçlara progesteron
kontraseptif etkinliği azaltmaz tersine
cevap: D
Monogamik çiftlerde RIA kullanımı enfeksiyon
riskini arttırmaz. Ancak RİA 'it kadınlarda servikste
Actinomyces kolonizasyonunda artış o/maktadır.
cevap: D
Doğru
B) Streptomyces
D) Actinomyces
E) Cryptococus
A) Nocardia
C) Trikofıton
eklenmesi
arttırır.
Levonorgestrel salınımlı RİA (LNG-RİA)
Günde 20 µgr levonorgestrel (LNG) salgılar.
üzerinde yer alan 52 mg LNG'in, kontraseptif
etkinliği 5 yıl kadar devam eder.
:Etki mekanizması olarak temel RIA etkilerinin
yanısıra, servikal mukus koyu, visköz hale gelir,
spermatozoaya geçirgenliğini kaybeder ve
endometriumu baskılar.
Siklusların % 15'inde GnRH'yı ve bunun sonucunda
da gonadotropinleri baskılayarak folliküler gelişimi
durdurur ve anovulasyona yol açar.
Kontrasepsiyon dışındaki faydaları
)>
Endometriyum kanserine karşı koruyucudur
)>
Endometriozis ve adenomiyozis semptomlarını
azaltır
)>
Dismenore ve menorajiyi azaltır
)>
Miyomlara bağlı menorajiyi azaltır
)>
Ektopik gebeliğin insidansını azaltır
)>
Pelvik inflamatuvar hastalıklara karşı koruyucudur
çıkartılmalıdır.
RIA:lı
kadınlarda
servikste
Actinomyces
kolonizasyonunda artış olduğu bilinmektedir ve
tümüyle RIA ile ilişkili olan tek pelvik enfeksiyon
aktinomikozdur. Semptomatik hastalarda antibiyotik
tedavisi verilmeli ve RIA çıkartılmalıdır.
7. Çok eşli cinsel yaşamı olan sağlıklı genç bir
kadında kontrasepsiyon amacı ile kullanılan
aşağıdaki yöntemlerden hangisinin enfeksiyon
riski en yüksektir? (Eylül - 2005)
A) Oral kontraseptif hap
B) Rahim içi araç
C) Diyafram
D) Postkoital hormon kullanımı
E) Kondom
Doğru
cevap: B
Mu/tiple seksüel. partneri olan kadınlarda rahim
içi araç ' varlıttı diğer popülasyona kıyasla
seksüel geçişli hastalık riskini arttırmaktadır.
Ama monogamik yaşıyan çiftlerde rahim içi
araç kul/anılması pelvik enfeksiyon riskini
arttırmamaktadır.
'
.\',
<•
96 ~ TÜM TUS SORULARI
8.
Bakırlı rahim içi araç kullanan hastanın son adetinde
az miktarda kanaması oluyor ve bu kanama daha
sonra da damla damla sürüyor.
Bu sonı, başka bir hoca taıafından şöyle ele sanılabilirdi:
Bakırlı
Bu hastada ayırıcı tanı için öncelikle aşağıdaki
tetkiklerden hangisi istenmelidir? (Nisan - 1992)
C) Prematür doğum
D) Erken membran rOptarO
B) insan plasenta! laktojeni
C) ôstrojen
D) Progesteron
E) Prolaktin
E) Korioamnionit
Doğru
cevap: A
Rahim içi araç kullanan kadınlarda intrauterin veya
ekstrauterin gebelik görülebilir. Bu sebeple bu
hastada gebelikten şüphelenilmeli, hemen {J-hCG
Gebelikte
RIA;
konjenital
malformasyona,
intrauterin
gelişme geriliği ve I perinatal
mortalitede
artışa
sebep
olmaz
ancak
ilerleyen gebelik haftalarında septik abortus,
koryoamniyonit,
erken membran rüptürü,
prematür doğum, dekolman plasenta, plasenta
previa, sezaryen ile doğum ve düşük doğum
ağırlığına yol açabilir.
9. Rahim içi araç kullanan bir kadında gebelik de
varsa komplikasyon olarak aşağıdakilerden
hangisi beklenmez? (Nisan - 1991, Nisan 2007)
B) Dış gebelik
C) Erken abortus
D) Korioamnionit
E) Sekonder enfeksiyon
A) Konjenital anomali
cevap: A
Gebelikte RİA konjenital malformasyona, İUGR ve
perinatal mortalitede artışa sebep olmaz ancak
ilerleyen geb'elik haftalarında septik abortus,
koryoamniyonit, erken membran rüptürü, prematür
doğum, dekolman, plasenta previa, sezaryen ile
doğum ve düşük doğum ağırlığına yol açabilir.
Rahim içi araç ile gebe kalanlarda gebeliğin devamı
isteniyorsa, rahim içi araç mümkün olduğunca
erken dönemde çekilmelidir (genellikle 14. gebelik
haftasına kadar).
Rahim içi araç çekildikten sonra hastalarda genel
oranı % 30'dur ancak erken dönemde
ipi görülen ve kolayca çıkartılan rahim içi araç,
spontan düşük riskini arttırmaz. ipi görülemeyen ve
çekilemeyen RIA ise yerinde bırakılır.
cevap: B
Daha öncede Rahim içi araç (RİA) +gebelikolgulannda,
RİA'nın konjenital anomaliye neden olmadığı bilgisi
sorgulanmıştı. Bu soruda ise RİA'nın, gebelikteki
etkileri biraz daha kapsamlı olarak sorgulanıyor.
bakılmalıdır.
Doğru
yaşıi1dakl kadın
A) Septik abortus
B) Konjenital fetal anomali
A) P-hCG
Doğru
rahim içi araç ile gebe kalan 29
hastada rahim içi aracın çıkarılmaması durumunda aşağıdaki
klinik sorunlardan hangisi görOlmez? (Nisan 2017 BENZERi)
11. Aşağıdaki
durumlardan
hangisinde
rahim
ıçı
araç kullanılması kontrendike değildir?
(Eylül 1991, Eylül-2004)
A) Diabet
B) Bikornuat uterus
C) Wilson hastalığı
D) lmmünsupresyon
E) Submüköz myom
Doğru
cevap: A
Diabet, rahim ıçı araç kullanılması ıçın kesin
kontrendikasyon değildir ve özellikle damar
tutulumu olan diabetli hastalarda da ~n iyi
kont~aseptif yöntem rahim içi araçtır.
Rahim içi araç kontrendikasyonları:
düşük
Bakırlı RİA Kontrendikasyonları
1. Gebelik veya gebelik şüphesi .
2.
10. Bakırlı rahim içi araçla korunan 28 yaşındaki kadın, 2
aydır adet görmeme şikayetiyle başvuruyor. Gebelik
testi pozitif gelen hastanın muayenesinde intrauterin
gebelik tespit ediliyor.
Septik abortus
il. Konjenital fetal anomali
111. Prematür doğum
Hastadaki rahim içi aracın çıkarılmaması durumunda
klinik sorunlardan hangilerinin görülme
olasılığı artar? (Nisan 2017 Orijinal)
Yalnız
B) Yalnız 111
il
D) 1ve 111
E) 1, il ve 111
Doğru
cevap: D
3. Uterin kaviteyi bozan durumlar
Konjenital anomaliler (bikornu, septa, vb.)
Submüköz
Akut pelvik inflamatuvar hastalık
Son 3 ay içinde geçirilmiş postpartuml
postabortal endometrit
yukarıdaki
C) 1ve il
anormal genital kanama
4. Genital enfeksiyonlar
1.
A)
Tanısı konmamış
Mukopürülan servisi!
5. Pelvik enfeksiyon riski yüksek olan durumlar
(multipl partner, lösemi, AIDS ve iV madde
bağımlılığı)
6. Bilinen veya şüphelenilen endometriyum kanseri
veya serviks kanseri
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 97
7. Önceden takılı olan ve çıkarılmamış RIA bulunması
8.
Bakır
alerjisi
9. Wilson
hastalığı
13. Rahim içi araç kullanımında kesin kontrendikasyon
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül-1989, Eylül 1993)
A)Anemi
B) Kalp kapak
LIIİG-RİA Kontrendikasyonları
C) Tanısı
anormal uterin kanama
dismenore
E) Menoraji ..
D)
1. Gebelik veya gebelik şüphesi
2.
Tanısı konmamış
hastalığı
konmamış
anormal genital kanama
3. Uterin kaviteyi bozan durumlar
Şiddetli
Doğru
cevap: C
Tanısı kanmamış anannal uterin kanamada RİA
• Konjenital anomaliler (bikornu, septa, vb.)
• Submükaz myom
uygulanması
kesin kantrendike iken , kalp kapak
hastalıklarında rahim içi araçlar kesin kantrendike
değildir.
Yine anemi, dismenare ve menaraji bakırlı
RİA'larda görülebilen yan etkiler alsa da RİA kullanımı
ipin kesin kantrendikasyanlardan değildir.
4. Genital enfeksiyonlar
Akut pelvik inflamatuvar hastalık
Son
3
ay
içinde
geçirilmiş
postpartuml
postabortal endometrit
Tedavi
edilmemiş
akut servisi!, vajinit veya
diğer alt genital traktüs enfeksiyonları
5. Pelvik enfeksiyon riski yüksek olan durumlar
(multipl partner, lösemi, AIDS ve iV madde
bağımlılığı)
6. Bilinen veya
şüphelenilen
endometriyum kanseri
7. Önceden takılı olan ve çıkarılmamış RIA bulunması
8. LNG hipersensitivitesi
şüphelenilen
C) Menoraji
D) Uterus perforasyonu
E) Ektopik gebelik
cevap: A
Rahim içi araçların komplikasyonları
serviks karsinamu yoktur.
arasında
meme kanseri
1O.Akut karaciğer hastalığı ve karaciğer tümörü
(benign veya malign)
11.Postkoital kontrasepsiyon
A) Serviks kanseri
B) Demir eksikliği anemisi
Doğru
veya serviks kanseri
9. Bilinen veya
14. Aşağıdakilerden hangisi rahim içi araç kullanımının
potansiyel komplikasyonu değildir? (Eylül - 1999)
amacı
ile kullanmak
RAHİM İÇİ ARAÇLARIN KOMPLİKASYON ve
YAN ETKİLERİ:
1. Uterin perforasyon (takılma anında)
2. Ekspulsiyon (düşme, atılma)
RİA'nın damar tutulumu olan diyabetli kadınlarda
3. Ektopik gebelik (eğer gebelik oluşursa)
ideal bir seçenek olduğu UNUTULMAMALIDIR.
4. Dismenore (bakırlı RİA'larda)
5. Menoraji (bakırlı RİA'larda)
12. Aşağıdakilerden hangisi rahim içi araç uygulaması
için keşin kontrendikasyon değildir? (Nisan - 2006)
A) Konjenital kalp hastalığı
B) Nedeni bilinmeyen vajinal kanama
C) Akut pelvik inflamatuvar hastalık
D) Kronik immünsupresyon
E) Uterin anomaliler
Doğru
cevap: A
Kanjenital kalp hastalıklarında gerekirse endakardit
praf/aksisi yapılarak RIA uygulanabilir.
Nedeni bilinmeyen vajinal kanama, akut pelvik
inflamatuvar hastalık, kronik immünsupresyon ve
uterin anomaliler rahim içi araç uygulaması için
kontrendikasyonlardır.
6. Demir eksikliği anemisi (bakırlı RİA'ların uzun
süreli kullanımında)
7. Metal alerjisi (bakırlı RİA'larda)
8. Oligomenore/ Amenore (LNG-RİA'larda)
9. Fonksiyonel over kistleri (LNG-RİA'larda)
15. Kombine oral kontraseptif hapların içinde bulunan
aşağıdaki progestinlerden hangisi birspironolakton
derivatifi olup hem mineralokortikoidlere hem de
androjenlere antagonist etkilidir? (Aralık - 201 O)
A) Noretindron
B) Dezogestrel
C) Gestoden
D) Drospirenon
E) Norgestimat
1,i
l
98 ~ TÜM TUS SORULAR!
Doğru
cevap: D
Soruda tarif edilen yeni nesil progestin olan
Drospirenon'dur.
Drospirenon
En yeni sentetik progestindir (3. jenerasyon).
• Aldosteron
antagonisti
spironolakton analoğudur.
Progesteron
ıçın
mineralokortikoid
antagonistiktir.
etkileri
olan
agonistik
etkili
ve
androjenler
bir
b) 19-nor pregnan türevi
Trimegeston
Promegeston
Nomogestrol
Nomogestrol asetat
Demegeston
Nestoron
c) 19 nortestosteron derivesi progestinler;
Etinilat türevi;
Noretindron
Noretindron asetat
Levonorgestrel
Desogestrel
Norgestimate
Gestoden
Noretindrel
Linesterol
Etinediol asetat
Non-etinilat türevi
Dienogest
Spiranolakton türevi non-einilat
Drospirenon
iken,
için
Diğer
sentetik
progestinlerden
farkı;
mineralokortikoid etkisinin olmaması nedeniyle
su ve tuz tutulumuna yol açmaması, glukokortikoid
etkisinin olmaması ve direkt antiandrojenik
etkisinin olmasıdır.
16. Aşağıdaki progestinlerden hangisi kombine
oral
kontraseptiflerin yapısında
bulunmaz?
(Nisan - 2002)
A) Medroksiprogesteron asetat
B) Norgestrel
C) Noretindron asetat
D) Etinodiol diasetat
E) Gestadon
Doğru
cevap: A ,
17-a
asetoksiprogesteron
deriveleri
(medroksiprogesteron asetat = MPA) meme
kanserine neden olduklarından KOK yapısında
kullanılmazlar.
Kombine oral kontraseptifler (KOK):
En sık kullanılan hormonal metod olup en yaygın
kullanım şekli 21 gün süreyle östrojen + progesteron
(monofazik) ve takiben 7 gün süreyle ara vermektir.
Kombine
oral
kontraseptiflerin
içeriklerinde
bulunan seks steroidlerinde en önemli sorun oral
alındıklarında hemen inaktive olmalarıdır.
ôstrojen içeriğinde estradiolün C17 atomuna
etinil grubun eklenmesi ile oral biyoyararlanım
arttırılmıştır (etinil estradiol). KOK'larda kullanılan
diğer bir östrojen türevi de, etinil estradiolün 3 metil
esteri olan mestranoldür. Etinil estradiolün 35 µg'ı,
mestranolün 50 µg'na eşittir. Oral alımı takiben 2436 saat etkilidirler.
Kombine oral kontraseptiflerde bulunan sentetik
progestinler;
a) 21 karbonlu progesteron deriveleri;
Medroksiprogesteron asetat
Megesterol asetat
Siproteron asetat
Klormadinon asetat
Didrogesteron
Medrogeston
17. Kombine oral kontraseptif ilaçlar içinde bulunan
aşağıdaki progestinlerden hangisi 1. jenerasyon
(östranlar) ve 2. jenerasyon (gonanlar) değildir?
(Nisan 2013)
A) Noretindron
C) Noretinodrel
Doğru
B) Levonorgestrel
D) Etinodiol diasetat
E) Drospirenon
cevap: E
Bu soruyla kombine oral kontraseptif yapısında
bulunan yeni kuşak progestinler sorgu/anmaktadır.
Ye~i progestinlerde (desogestrel, gestcidene,
norgestimate) glukoz ve insülin dengesi ve
lipoprotein profili daha az etkilenmekte, SHBG
artışı ve serbest testosteron azalışı daha belirgin
olmaktadır.
Drospirenon, ise en yeni sentetik progestindir.
Drospirenonun
diğer
progesteronlara
avantajları . ..
Spironolakton analoğu
Mineralokortikoid etkisi yok
Glukokortikoid etkisi yok
Direkt antiandrojenik etkili
18. Aşağıdakilerden
hangisi
kombine
kontraseptiflerin fizyolojik etkilerinden
değildir? (Eylül - 1991, Nisan 1996)
oral
birisi
A) Endometriumda maturasyonun bozulması
B) Ovulasyon olmaması
C) Folliküllerin maturasyonunun tamamen yokluğu
D) GnRH inhibisyonu
E) Mukusun visköz olması
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 99
Doğru
kombine oral kontraseptiflerin etki mekanizma/andır.
Ancak servikal mukusta kalınlaşma östrojenik değil
progestajenik etki ile o/maktadır.
cevap: C
Kombine oral kontraseptif kullanılması ile follikül
maturasyonu tamamen kaybolmaz. Folliküler
gelişim preantral folikül safhasına kadar gelebilir
ancak bu aşamadan sonra gelişim duraklar.
Sonuçta folikül matürasyonu tamamen yok olmaz,
durak/atılmış olur.
oral
kullanımı
aşağıdakilerden
sıklığını
20. Kombine
kontraseptif ilaç
hangisinin görülme
kesinlikle artırmaz? (Eylül 2013 Orijinal)
A) Hipertansiyon
B) Serviks kanseri
C) Miyokart infarktüsü
D) lskemik inme
E) Over kanseri
Kombine Oral Kontraseptiflerin Etki
Mekanizmaları
1. Ovulasyon inhibisyonu: Hipofızden gonadotropin
(LH ve FSH) salınımı inhibe ederler. ôstrojen tek
başına FSH'yi suprese ederek folliküler gelişimi
durdurabilirken, progestinler de LH supresyonu
yaparak ovulasyonu inhibe edebilirler. Ovulasyonun
inhibisyonu doza bağımlı bir etkidir.
2. Progestinler, servikal mukusu kalınlaştırarak,
sperm migrasyonunu engeller.
3. Progestinler tüp motilitesini etkiler, sperm ve
ovum transportunu bozar, sperm kapasitasyonunu
inhibe ederek gebeliği önler.
4. Progestinler,
endometriyumu
blastokistin
yerleşimine uygunsuz hale getirir. ôstrojenler
de endometriyumu stabilize eder, progestin
reseptörlerini artırarak progestin etkisini artırır.
Doğr~
Bu sanı, başka bir hoca taıa~ndan şöyle de sanılabilirdi:
Kombine oral kontraseptif ilaç kullanımı ile aşağıdakilerden
hangisinin
görülme sıklığında
wima görülebilir?
(Eylül 2013 BENZERi)
A) Hipertansiyon
B) Serviks kanseri
C) Miyokart infarktüsO
D) lskemik inme
E) Over kanseri
Doğru
KOK'lar kan
Bu etkiden
düşünülmektedir.
KOK'ler özellikle ileri yaş, sigara kullanımı olan
ve hipertansiyonu olan hastalarda kullanılması
dur4munda miyokart infarktüsü ve iskemik inme gibi
arteryel tromboemboli riskinin artışı ile ilişkilidir.
baskılarlar
C) Progestajenik
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca taıafından şöyle de sanılabilirdi:
1.
Progestajenik etki He LH supresyonu
il. östrojenik etki ite FSH supresyonu
il!. östrojenik etki ile servikal mukusta kalınlaşma
iV. Progestajenik etki ile tubal motilitenln bozulması
V. Progestajenik etki ile endometrial atrofı
Kombine
ile llglll
oral
kontraseptlflerln
etki mekanlzmalan
hangisi doğru .diAllillr?
yukarıdakilerden
basıncında
yükselmeye yol açabilirler.
sorumlu mekanizmanın östrojenin
karaciğerde anjiotensinojen yapımını arttırması ve
buna bağlı olarak renin substratında artış olduğu
A) Progestajenik
ajan
aracılığıyla
LH
sekresyonunu baskılarlar
B) ôstrojenik ajan aracılığıyla FSH sekresyonunu
Doğru
cevap: E
Kombine oral kontraseptifler (KOK)
oveı;
endometriyum ve kolorektal kanseri azaltırlar.
Serviks kanserini ise arttırı/ar.
19. Oral kontraseptiflerin etki mekanizmalarıyla
ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
(Eylül 2014 Orijinal)
ajan
aracıliğıyla
endometriyumda atrofı oluştururlar
D) ôstrojenik ajan aracılığıyla servikal mukusta
kalınlaşmaya neden olurlar
E) Progestajenik ajan aracılığıyla ovulasyonu
engellerler
cevap: E
Kontrasepsiyon
Dışı Faydaları
Wıi*Jlli&I\DJ!!f~~~~Jl
•
Over ve endometriyum kanserini azaltır
Kolofektal kanseri azaltır
Sikluslan düzenli hale getirir
Dismenoreyi ve mittelschmerz'i azaltır
Menstruel kanamayı ve demir eksikliği anemisini azaltır
Benign meme hastalıklannı azaltır (fibroadenom, fibrokistik
hastalıklar)
Fonksiyonel ever kistlerini azaltır (doz
Pelvik ·fnflamatuvar hastalıktan azaltır
Ektopik gebeliği azaltır
Menoraji
bağımlı
ve ,disfonksiyonel uterin kanamalan tedavi eder
(EylOl 2014 BENZERi)
A)
Yalnız
C)
Yalnız
B)Yalnız il
D)I, llvelV
1
ili
E)ll,lllve V
Doğru
cevap : C
Kombine oral kontraseptifler genital sistem için
progestajenik kabul edilmelidir. Progestajenik etki
ile LH supresyonu, ovu/asyonun engellenmesi,
östrojenik etki ile FSH supresyonu, progestajenik etki
ile tuba/ motilitenin bozulması ve endometrial atrofi
etkidir)
Kemik dansitesini artmr
Aterosklerozu önler
Akne ve hirsutizmi azalt1r
Romatoid artriti azaltır
• Endometriozisi tedavi eder
Premenstrüel semptomlan azaltır
Hiperandrojenemik anovulasyonu tedavi eder
Perimenapozat değişiklikleri tedavi eder
Miyom görülme s1klığ1m azaltır
~
1
100 -4 TÜM TUS SORULAR!
Kombine oral kontraseptifler ve kanserler
1. Epitelial over kanserini azaltırlar (3 yılda %50, 10
yılda %80)
2. Endometrium kanserini azaltırlar (2 yılda %40, 4
yılda %60)
3. Kolorektal kanserleri azaltırlar (%20-40)
4. Serviks kanserini (villoglanduler papiller)
arttırırlar (12 yılda 2 kat)
5. Hepatosellüler adenomu arttırırlar
6. Parsiyel mol hidatiform riskini artırır.
7. Meme kanserini arttırmazlar
8. Hepatosellüler kanseri arttırmazlar
21. Yeni nesil kombine oral kontraseptif kullananlarda
aşağıdakilerden hangisinin görülme sıklığında
azalma beklenmez? (Eylül 2012)
A) Semptomatik pelvik inflamatuvar hastalık
B) Demir eksikliği anemisi
C)Akne
D) Vajinit
E) Benign meme kisti
Doğru
cevap: D
KOK'lar vajen pH'nı alka/iye kaydırarak vajinit
gelişmesine ve sık rekürrensine yol açarlar.
Servikal
mukus
tıkacı
oluşturduklarından
enfeksiyonların üst. genital traktüse yayılmalarını
engellerler ve PİH'dan korurlar.
KOK'lar menstruel kanamayı ve demir eksikliği
anemisini, benign meme hastalıklarını (fıbroadenom,
fıbrokistik hastalıklar) ve akneyi azaltırlar.
kontraseptif
kullanılması
aşağıdakilerden hangisinin artışına sebep olur?
(Eylül - 2001)
22. Kombine
oral
A) Uterin fıbroid
B) Ateroskleroz
C) Meme fıbrokistik hastalık
D) Kemik yoğunluğu
E) Romatoid artrit
Doğru
cevap: D
Kombine oral kontraseptifler kemik yoğunluğunda
artmaya sebep olurlar.
KOK'lar;
Miyom (uterin fıbroid) görülme sıklığını azaltırlar.
• Aterosklerozu önlerler.
• Benign meme hastalıklarını azaltırlar(fıbroadenom,
fıbrokistik hastalıklar).
• Romatoid artriti
azaltırlar.
23. Kombine oral kontraseptif kullanımında kan
değer
aşağıdakilerden
tablosunda
azalan
hangisidir? (Eylül - 1997)
A) Protrombin zamanı
B) Fibrinojen (F 1)
C) Protrombin (F il)
D) Plazminojen
E) Hemoglobin
Doğru
cevap: A
KOK'da yer alan östrojen, pıhtılaşma faktörlerinin
yapımını arttınr ve KOK kullanan birçok kadında
parsiyel tromboplastin ve protrombin zamanı kısalır.
Kombine oral kontraseptif kullanımın~a:
'
1. Fibrinojen (Fi) artar.
2. Faktör il, VII, IX, X, XII ve XIII artar.
3. Plazminojen ve Plazminojen aktivatör inhibitörü-1
artar.
4. Antitrombin 111, protein C ve protein S azalır.
5. Parsiyel tromboplastin zamanı ve protrombin
zamanı kısalır.
kullanımı sonucu
hipertansiyon oluşmasının nedeni aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan - 1989)
24. Oral kontraseptiflerin uzun süre
A) Karaciğer'de anjiyotensinojen yapımının artması
B) Vazodilatasyon
C) Damar permeabilitesinin artması
D) Prostoglandin inhibisyonu
E) Koronerlere etkisi
Doğru
cevap: A
Kombine oral kontraseptiffer kan basıncında
yüks~lmeye yol açabilirler. Bu etkiden· sorumlu
mekanizmanınöstrojeninkaraciğerdeanjiotensinojen
yapımını arttınnası ve
buna bağlı olarak renin
substratında artış olduğu düşünülmektedir.
Kombine oral kontraseptifler, iyi kontrollü hipertansif
hastalarda kullanılabilir ve düşük doz preparatlar
verilmelidir. Ancak kontrolsüz hipertansiyonda
kombine oral kontraseptifler kesin kontrendikedir.
25. Düşük hormon dozlu kombine oral kontraseptif
hapların
içindeki
östrojen
aşağıdakilerden
hangisinde azalmaya yol açar? (Nisan - 2007)
A) HDL kolesterol düzeyi
B) Kemik mineral dansitesi
C) Trigliserid düzeyi
D) Fibrinojen düzeyi
E) LDL kolesterol düzeyi
Doğru
cevap: E
KOK'lar genel olarak trigliseridleri ve total
kolesterolü
arttırırlar.
içeriğindeki
östrojenler
HDL'yi arttırıp, LDL'yi azaltarak ateroskleroz riskini
azaltırlar.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 101
KOK'lar kemik mineral dansitesinde artmaya yol
açarlar.
KOK'lerin içerisinde bulunan östrojenler pıhtılaşma
faktörlerinin yapımını arttırır. Dolayısıyla Fibrinojen
düzeyleri azalmaz aksine artar.
26. Hiperandrojenik hirşütizmi olan kadınlara verilen,
klasik kombine oral kontraseptifler aşağıdakilerden
hangisini artırır? (Eylül 2011)
A) Gonadotropin yapımı
B) 5a-redüktaz aktivitesi
C) Androjenlerin reseptörlerine afınitesi
D) lnsülin rezistansı
E) Endometriyal hiperplazi riski
Doğru cevap: D
Hiperandrojenemi
tedavisinde
kullanılan
ajanlann özellikleri detaylı olarak bilinmelidir.
Bu soruda kombine oral kontraseptif/erin etkileri
sorgulanmaktadır.
Kombine oral kontraseptifler:
içinde yer alan östrojen ve pogesteron negatif
feedback ile sırasıyla FSH ve LH'ı azaltırlar.
• 5
alfa
redüktaz
aktivitesini
inhibe
ederek testosteronun daha etkin form olan
dihidrotestosterona dönüşmesini engellerler.
Genital sistemde progestajenik olduklarından
endometriyumda incelme sağlarlar. Endometriyal
hiperplazi ve kanser riskini azaltırlar.
• Yüksek doz KOK'lar glukoz intoleransı meydana
getirirler ve bu etki periferik insülin rezistansına
bağlıdır. Bu kadınlarda plazma glukoz ve insülin
düzeyleri artar. Bu etkiler KOK içeriğindeki androjenik
progestinlere bağlıdır.
27. Kombine düşük hormonlu oral kontraseptif hap
kullanımı ile aşağıdaki hormonlardan hangisinin
serum düzeyleri yükselir? (Eylül , 2009)
A) Testosteron
B)FSH
C) Androstenedion
D)LH
E) Kortizol
Doğru
cevap: E
Kombine
oral
kontraseptif
kullananlarda,
östrojenlerin etkisi ile kortizo/ ve kortizol bağlayıcı
globulin düzeyi artar.
Kombine oral kontraseptiflerin içerisinde yer alan
progesteron, LH üzerine negatif feed back etki
yaparak LH düzeyini azaltır.
LH düzeyinin azalmasına bağlı olarak teka
hücrelerinde androjen (Androstenedion ve
testosteron) sentezi baskılanır.
28. Kombine oral kontraseptif
kanserlerin
(Eylül - 1994)
kullanımı
hangisinden
Al Endometrium
C)Meme
aşağıdaki
koruyucudur?
B) Karaciğer
D) Serviks
E) Vajina
Doğru cevap: A
KOK'lar epite/ya/ over kanserlerini, endometrium
kanserini ve kolorektal kanserleri azaltır, serviks
kanseri ve parsiye/ mol hidatiform riskini ise
arttınrlar.
29. Kombine oral kontraseptif haplar
hangisinin
(Eylül - 2005)
görülme
A) Endometrium kanseri
C) Fonksiyonel ovar kisti
aşağıdakilerden
sıklığını
azaltmaz?
B) Anemi
D) Meme k~nseri
E) Pelvik inflamatuvar hastalık
Doğru
cevap: D
Kombine oral kontraseptif haplar meme kanseri
azaltmazlar.
sıklığını
Menstruel
kanamayı
ve demir
eksikliği
anemisini
azaltırlar.
• Benign meme hastalıklarını azaltırlar (fıbroadenom,
fıbrokistik hastalıklar).
• Endometrium kanserini
yılda %60)
azaltırlar
(2
yılda
%40, 4
KOK'lar vajen pH'sını alkaliye kaydırarak vajinit
ve sık rekürrensine yol açarlar aynı
zamanda servikal mukus tıkacı oluşturduklarından
bu enfeksiyonların üst genital traktüse yayılmalarını
engellerler ve pelvik inflamatuar hastalıktan
korurlar.
gelişmesine
30. Aşağıdakilerden hangisi kombine oral kontraseptif
ilaç kullanımının yararlı etkilerinden biri değildir?
(Nisan 2015 Orijinal)
A) Benign meme patolojilerinde azalma
B) Aknede azalma
C) Ektopik gebelik insidansında azalma
D) Serviks kanseri riskinde azalma
E) Romatoid artrit progresyonunda azalma
Kombine oral kontraseptiflerin içerisinde yer alan
östrojen, FSH üzerine negatif feed back etki
yaparak FSH düzeyini azaltır.
Doğru
cevap: D
102 ~.TÜM TUS SORULAR!
31. Aşağıdakilerden
hangisi
kombine
oral
kontraseptiflerin, kontrasepsiyon dışı yararlarından
biri değildir? (Eylül 2016 Orijinal)
A) Aknelerde iyileşme
B) Akut salpinjit riskinde azalma
C) Kemik kaybının azalması
D) Romatoid artrit aktivitesinde azalma
E) Serviks kanseri riskinde azalma
Doğru
cevap: E
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Kombine oral kontraseptlf kullanımı aşağıdakilerden
hangisinin görülme sıklığını .uı.ıım.n? (Eylül 1990, Nisan
- 1992, Nisan 1998, Nisan 2000, Nisan 2015 BENZERi,
EylOl 2016 BENZERi)
A) Pelvik inflamatuar hastalık
B) Endometriyum kanseri
C} Serviks kanseri
D) Over kanseri
E) Memenin benign tümörü
Doğru
cevap: C
olan olgularda KOK
tam tersine faydalıdır. Bu
olgularda KOK kullanılması over karsinomu riskini
%60 oranında azaltmaktadır.
• Ailede
over
kanseri
kullanılması sakıncalı değil
KOK'lar menstruel kanamayı ve demir eksikliği
anemisini azaltırlar.
33. Uzun süreli kombine oral kontraseptifkullananlarda
aşağıdakilerden hangisinin görülme sıklığı artar?
(Nisan- 1992, Eylül - 1992, Eylül - 1996)
A) Pelvik inflamatuar hastalık
B) Over kanseri
C) Karaciğer adenomu
D) Endometrium kanseri
E) Memenin benign kistik hastalığı
Doğru
cevap: C
1
1
Oral kontraseptif kullananlarda karaciğer adenomu
görülme sıklığı artar.
Servikal
mukus
tıkacı
oluşturduklarından
enfeksiyonların üst genital traktüse yayılmalarını
Kombine oral kontraseptifler serviks kanseri ve
parsiyel mol hidatiform riskini arttırmaktadır.
engellerler ve pelvik inflamatuar hastalıktan
korurlar.
Kombine oral kontraseptifler vajen pH'sını
alkaliye kaydırarak vajinit gelişmesine ve sık
rekürrensine yol açarlar. Ancak servikal mukus
tıkacı oluşturduklarından bu enfeksiyonların üst
genital traktüiıe yayılmalarını engellerler ve pelvik
inflamatuar hastalıktan korurlar.
Kombine oral kontraseptifler over karsinomu riskini
Romatoid artrit, akne ve osteoporozu azaltırlar.
Ektopik geb.elik insidansını azaltırlar.
• Endometrium kanserini azaltırlar (2 yılda %40, 4
yılda %60)
Kombine oral kontraseptifler over karsinomu riskini
azaltırlar.
Benign meme hastalıklarını azaltırlar(fıbroadenom,
fıbrokistik hastalıklar).
azaltırlar.
• Endometrium kanserini azaltırlar (2 yılda %40, 4
yılda %60).
• Benign meme hastalıklarını azaltırlar(fıbroadenom,
fıbrokistik hastalıklar).
34. Oral
A) Meme hassasiyeti
B) Pe!vik inflamatuar hastalık
A) Romatoid artrit
B) Fonksiyonel over kisti
C) Servikal displazi
D) Ailede over kanser hikayesi
E) Demir eksikliği anemisi
Doğru
cevap: B
Kombine oral kontraseptifler vajen pH'sını alkaliye
kaydırarak vajinit gelişmesine ve sık rekürrensine
yol açarlar. Ancak aynı zamanda servikal mukus
tıkacı oluşturduklarından bu enfeksiyonların üst
genital traktüse yayılmalarını engellerler ve pelvik
inflamatuvar hastalıktan korurlar.
KOK'lerin yan etkileri
cevap: C
Kombine oral kontraseptif kullanılması servikal
adenokarsinom gelişmesi için risk faktörüdür.
KOK'lar Romatoid artriti azaltırlar.
KOK'lar fonksiyonel over kistlerini azaltırlar. Bu
etki doz bağımlıdır.
artışı
C) Anıenore
D) Bulantı, kusma
E) Duygu durum bozukluğu
Doğru
32. Aşağıdaki durumların hangisinde kombine oral
kontraseptif kullanımı sakıncalıdır? (Eylül-1997)
kontraseptiflerin
yan
etkisi
olmayan
hangisidir? (Nisan - 1990)
aşağıdakilerden
1. Progesteron kmlma kanamas1
2.Amenore
3. Bulant1, kusma
4. Meme hassasiyeti
5. Başağnsı
6. Kilo al1m1
7. Duygu-durum bozukluktan, depresyon
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 103
35. Yeni doğum yapmış bir kadında kontrasepsiyon
ıçın
aşağıdakilerden
hangisi
doğrudur?
(Nisan-1991, Eylül 2004)
A) Emzirmeyi kesinceye kadar gerekmez
B) Altı aydan sonra başlanır
C) ilk menstrüasyona kadar verilmez
D) Oral kontraseptif verilmez
E) Oral kontraseptif verilir
Doğru
Dlplopl, görme kaybı
önce
, Şiddetli
sonra ovu/asyon, menstruasyondan
istenmeyen
gebelikler
Kontrasepsiyona
boyun
ağrısı
---+ Muhtemel
Bacak ağnsı ve hassasiyet
'. He:moptizi, dispne
-, Muhtemel trombofleblt
-+ Muhtemel pubnoner
tromboemboll
:ı,
Tam emziren annelerde ise en geç postpartum 3.
ayda kontraseptif bir metod başlanmalıdır.
sırasında
Emzirme
edebileceğinden
ve süt
laktogenezi
miktarını
in hibe
azalttığından
kullanımı
KOK'lerin
önerilmez.
Mutlaka
kullanılması gerekiyorsa KOK'lara en erken süt
yapımı başladıktan 6 hafta sonra başlanabilir.
36. Oral kontraseptif kullanımı sırasında aşağıdaki
bulgulardan hangisi görülürse ilaç hemen
kesilmelidir? (Eylül - 1992)
A) Galaktore
C) Hematüri
E) Auralı
B)Amenore
D) Depresyon
migren
cevap: E
migren tipi ağrılar devamlı · KOK
fayda görebilir. Gerçek vaskü/er
(auralı) migren baş ağrılarının ortaya çıkması,
KOK'ların hemen kesilmesini gerektirir.
Menstrüel
~ul/anımından
Ga/aktore, amnore, depresyon ve hematüri ise
kombine oral kontraseptiflerin hemen kesilmesini
gerektirmez.
37. Kombine
serebrovaskiller olay
!
Emzirmeyen veya parsiyelemziren annelerde en
geç postpartum 3. haftada,
oral
kontraseptif kullanan birinde
hangisinin görülmesi ilacı hemen
bırakma endikasyonudur? (Nisan - 2002)
aşağıdakilerden
A) Ara kanamaları
B)Amenore
C) Galaktore
D) Hemoptizi
E) Depresyon
serebrovasküler olay
-, Muhtemel miyokard
infarktüsü
!Konuşma bozukluğu
..
başlama zamanı;
:ı,
Doğru
göğüs,
geliştiğinden
oluşabilir.
Doğru
-, Muhtemel retina! arter '
trombozu
:rek taraflı .uyuşukluk, gUçsüzlUk-> Muhtemel
cevap: D
Doğumdan
Kombine oral kontraseptif kullanımı esnasında
görülebilen semptomlar ve yaklaşım
38.
Düşük
doz kombine oral kontraseptif kullanırken
bir kadında en uygun tedavi yaklaşımı
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 2004)
kanaması olan
A) Hap kullanımının kesilmesi
B) Günlük hap sayısının 2'ye çıkarılması
C) 7 gün süreyle östrojen eklenmesi
D) 7 gün süreyle progestin eklenmesi
E) Endometriyal örnekleme
Doğru
cevap: D
Kombine oral kontraseptlf/ere bağlı oluşan
progesteron
kırılma
kanamasının
tedavisi
soru/maktadır.
KOK kullanırken görülen ara kanamaların nedeni
progesteron kırılma kanamasıdır.KOK içinde yer
alan etinil estradiol düzeyi ne kadar azaltılırsa
kırı'ıma kanaması riski o oranda artar. Tedavisinde
7 gün süreyle eksojen östrojen kullanılır.
Kombine oral kontraseptifler kullanırken kanaması
olan hastada hap sayısının 2 yada 3'e çıkarılması
etkili değildir. Haptaki progesteron kompenenti daima
baskın olduğu için hap sayısını 2 katına çıkarmak,
haptaki progesteron miktarını da ve progesteron'un
endemetrium üzerine olan desidualizasyon ve
atrofık etkilerini de 2 katına çıkaracağından kanama
azalmayacaktır.
Kanamanın
nedeni
progesteron
kırılması
progesteron eklenmesi kanamayı
olduğundan dolayı
daha da
arttırır.
Olguda· sebep' KOK olduğundan öncelikle medikal
tedavi denenmelidir. Endometriyal örnekleme uygun
bir yaklaşım değildir.
cevap: D
Oral kontraseptif kullanan birinde hemoptizi
görülmesi, muhtemel pulmoner tromboemboli
bulgusu olduğundan dolayı ilacın hemen kesilmesi
gerekir.
'
".
104 • TÜM TUS SORULAR!
39. Aşağıdakilerden
hangisinde
kombine
oral
kontraseptif kullanımı
kontrendike değildir?
(Nisan - 1989)
Bu soru, başka bir hoca tarafından ş öyle de sonılabilin:ti:
1. Serebrovasküler hastalık öyküsü
il. Kontrollü hipertansiyon
ııı. Regüle diabetes mellitus
iV. Aurasız migren
V. Mitral valv prolapsusu
A) Meme kanseri
Karaciğer yetmezliği
B)
Yukarıdakilerden hangisi kombine oral kontraseptlf
kullanımının mutlak kontrendlkasyonlarındcln biridir?
C) Vasküler tutumlu diyabet
D) Hipertiroidi
E) Hipertansiyon
Doğru
(Nisan 2014 BENZERi)
cevap: D
Hipertirodi kombine oral kontraseptif kullanımı için
kontrendikasyon değildir.
A) Yalnız 1
B) Yalnız il
C) Yalnız 111
D) 1, il ve iV
E) 11, llveV
Doğru
KOK Kesin
şüphelenilen
Akut veya geçirilmiş serebrovasküler ;hastalıklar,
kombine oral kontraseptif kullanımı için mutlak
gebelik
2. Tanısı konmamış anormal genital kanama
3. Akut veya geçirilmiş tromboflebit ya
tromboembolik hastalıklar
da
a. Akut veya geçirilmiş DVTIPE
b. AFAS ve trombofililer
c. Akut veya geçirilmiş serebrovasküler hastalıklar
(auralı migren dahil)
d. Akut veya geçirilmiş koroner arter hastalıkları
Trombojenik kalp kapak
hastalıkları
f. Trombojenik kardiak aritmiler
4.
5. Vasküler tutulumlu diyabet
6. 35 yaş ve üzerinde sigara içmek
7. Kanserler ..
a. Bilinen veya şüphelenilen meme kanseri
b. Bilinen veya şüphelenilen endometrium kanseri
c. Bilinen veya şüphelenilen diğer östrojen bağımlı
neoplaziler
d. Hepatosellüler adenom, adenokarsinom veya
malign hepatom
8. Akut karaciğer hastalıkları (veya KCFT
yapan diğer KC hastalıkları)
kontrendikasyonlardır.
bozukluğu
9. Uzun süreli immobilizasyona sebebiyet verebilecek
majör operasyon veya ciddi travma
10.Gebelikte geçirilmiş· kolestatik sarılık veya ilaç
kullanımına bağlı gelişen sarılık hikayesi
A) Serebrovasküler hastalık öyküsü
B) Mitral kapak prolapsusu varlığı
C) Gastasyonel diyabet öyküsü
D) Aurasız migren
E) Uterin miyom varlığı
cevap: A
kullananların
sonrasında
KOK, iyi kontrollü diyabeti olanlarda, gestasyonel
diabet öyküsü olanlarda kullanılabilir. Retinopati
ve nefropati üzerine etkisi yoktur.
devamlı
KOK
Gerçek vasküler
(auralı) migren baş ağrılarının ortaya çıkması,
KOK'ların hemen kesilmesini gerektirir. Ancak
aurasız migren kontrendikasyon oluşturmaz
migren
tipi
ağrılar
kullanımından fayda görebilir.
Trombojenik kalp kapak hastalıkları KÖK kullanılması
için mutlak kontrendikasyondur. Ancak mitral valv
prolapsusu mutlak kontrendikasyon oluşturmaz.
Uterin myom olmasıda
kon!rendikasyon değildir.
KOK
kullanımı
için
41. Aşağıdakilerden hangisi kombine oral kontraseptif
kullanımının
bir kontrendikasyonu değildir?
(Nisan - 1995)
A) Karaciğer adenomu
B) Kolelithiasis
C) Derin ven trombozu
D) Tanısı konmamış anormal genital kanama
E) Endometrial hiperplazi
Doğru
40. Aşağıdakilerden
hangisi
oral
kontraseptif
kullanımının
mutlak
kontrendikasyonlarından
biridir? (Nisan 2014 Orijinal}
!
%5'inde 5 yıllık kullanım
hipertansiyon
gelişebilir.
ilacın
bırakılmasını takiben genellikle kan basıncı normale
döner. KOK, iyi kontrollü hipertansif hastalarda
kullanılabilir, düşük doz preparatlar verilmelidir.
KOK
Menstrüel
Şiddetli ve , labil hipertansiyon (sistolik 160
' 100 mmHg)
mmHg, diastolik
Doğru
cevap: A
Kontrendikasyonları:
1. Bilinen veya
e.
1
cevap: E
KOK'lar endometıium üzerinde progestajenik etkilidir.
• Hepatosellüler
adenom,
akut
karaciğer
hastalıkları (veya KCFT bozukluğu yapan diğer KC
hastalıkları), akut veya geçirilmiş tromboflebit ya
da tromboembolik hastalıklar ve tanısı konmamış
anormal genital kanama oral kontraseptif kullanımı
için mutlak kontrendikasyondur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 105
oral
kontraseptif
kullanımı
aşağıdakilerden hangisinde kesin kontrendikedir?
(Nisan-1997, Nisan 2003)
42. Kombine
A) Geçirilmiş tromboflebit
B) Migren
C) Mitral valv prolapsusu
D) Orak hücreli anemi
E) Epilepsi
Doğru
cevap: A
Akut veya geçirilmiş trombof/ebit ya da
tromboembolik
hastalıklarda
kombine
oral
kontraseptif kullanımı kesin kontrendikedir.
migren tipi ağrılar devamlı KOK
fayda görebilir. Gerçek vasküler
(auralı) migren baş ağrılarının ortaya çıkması,
KOK'ların hemen kesilmesini gerektirir. Ancak
aurasız migren kontrendikasyon oluşturmaz.
Menstrüel
kullanımından
Trombojenik kalp kapak hastalıkları KOK kullanılması
için mutlak kontrendikasyondur. Ancak mitral valv
prolapsusu mutlak kontrendikasyon oluşturmaz.
Kombine oral kontraseptifler orak hücreli anemili
hastalarda oraklaşmayı arttırabilir ancak bu durum
kesin kontrendikasyon oluşturmaz.
Kombine oral kontraseptiflerin epileptik nöbet sıklığı
ve paterni üzerine etkisi yoktur. Bu nedenle epilepsi
varlığı kesin kontrendikasyon oluşturmaz.
43. Otuz altı yaşında insülin kullanan ve kan basıncı
145195 mmlHg olan bir kadın için aşağıdaki
kontraseptif yöntemlerden hangisi öncelikle tercih
edilmemelidir? (Nisan - 2004)
A) Düşük doz kombine oral kontraseptif
B) Bakırlı rahim içi araç
C) Norplant
D) Depo medroksiprogesteron asetat
E) Tek başına progestin içeren hap
Doğru
cevap: A
Kontrol altında olmayan hipertansiyonda kombine
oral kontraseptifler kontrendikedir.
RİA ve KVS Hastalıkları
Kalp kapak hastalığı olanlarda kontrasepsiyon özel
bir sorundur. Gebelik ve KOK bu olgularda riskli
olduğu için RIA'ların uygun olduğu düşünülür.
Subakut bakteriyel endokardit ve mitral kapak
prolapsusu (Barlow sendromu) olanlara RIA
takılabilir. işlemden 1 saat önce 2 g amoksisilin ile
profilaksi yapılmalıdır.
Yine özellikle damar tutulumu olan diyabetik
hastalarda da en ideal kontraseptif yöntemlerden
biri RIA'dır.
Yine hipertansif hastalarda da RIA uygulanmasında
sakınca yoktur.
Norplant, Depo MPA ve tek başına progestin içeren
haplar östrojen içermediklerinden diabetik ve
hipertansif hastalarda kullanılabilirler.
44. Kombine···
oral
kontraseptiflerin
mutlak
aşağıdakilerden
kontrendikasyonu
olmayan
hangisidir? (Nisan - 1998)
A) Serebrovaskuler olay öyküsü
B) Regüle hipertansiyon
C) Akut karaciğer hastalığı
: D) Anormal vaginal kanama
( E) Koroner kalp hastalığı öyküsü
Doğru
cevap: B
Kontrollü
hipertansiyonda
kontraseptifler kullanılabilir.
kombine
oral
Akut veya geçirilmiş serebrovasküler hastalıklar
(auralı migren dahil), akut karaciğer hastalıkları
(veya KCFT bozukluğu yapan diğer KC hastalıkları),
tanısı konmamış anormal genital kanama ve akut
veya geçirilmiş koroner arter hastalıkları kombine
oral kontraseptifler için mutlak kontrendikasyondur.
45. Aşağıdakilerden hangisi, kombine oral kontraseptif
hap kullanımı için kontrendikasyon değildjr?
(Nisan - 2008)
A) Koroner arter hastalığı
B) Hepatik adenom
C) Gebelikte kolestatik sarılık öyküsü
D) A~ormal genital kanama
E) Memede fıbrokistik hastalık
Doğru
cevap: E
Kombine oral kontraseptifler memenin benign
lezyonlannı azaltırlar.
Akut veya geçirilmiş koroner arter hastalıkları,
hepatosellüler
adenom,
gebelikte
geçirilmiş
kolestatik sarılık veya ilaç kullanımına bağlı gelişen
sarılık hikayesi ve tanısı konmamış anormal genital
kanama kombine oral kontraseptif hap kullanımı için
kontrendikasyonlardır.
46. Kombine tip oral kontraseptif kullanımının kesin
kontrendike olduğu durum aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül - 2002, Nisan 2012)
A) 35 yaş üstünde günde > 15 adet sigara içen kadın
B) Diabetes mellitus
C) Hipertansiyon
D) Migren
E) Epilepsi
Doğru
cevap: A
'
.
\'
106 <I TÜM TUS SORULAR!
35 yaş ve üzerinde sigara içmek kombine
oral
kontraseptif
kullanımı
için
kesin
kontrendikasyondur.
Kombine oral kontraseplifler iyi kontrollü diyabeti
olanlarda kullanılabilir. Retinopati ve nefropati
üzerine etkisi yoktur.
Kombine oral kontraseptifler kullananların %5'inde
5 yıllık kullanım sonrasında hipertansiyon gelişebilir.
ilacın bırakılmasını takiben genellikle kan basıncı
normale döner. KOK, iyi kontrollü hipertansif
hastalarda kullanılabilir, düşük doz preparatlar
verilmelidir
migren tipi ağrılar devamlı KOK
fayda görebilir. Gerçek vasküler
(auralı} migren baş ağrılarının ortaya çıkması,
KOK'ların hemen kesilmesini gerektirir. Nörolojik
semptomlar veya aura varlığı inme riski ile birliktedir.
Bu olgularda sadece progestin içeren haplara
geçilmelidir.
Menstrüel
kullanımından
Kombine oral kontraseptiflerin epieptik nöbet
sıklığı ve paterni üzerine etkisi yoktur.
Temel Etki Mekanizmaları
baskı altında tutulduğundan ; owlasyon
tetiği çekilemez: Bu etki progesteronun dozuna
bağımlıdır.
!
1.
LH
2. Servikal mukusu
kalınlaştırırlar
3. Tubal motiliteyi bozarlar
4. Endometriyumu
incelterek
implantasyonu
metabolizması
ve koagülasyon
önlerler
•
Avantajları:
1. Karbonhidrat
üzerine etkileri minimaldir.
2. Ciddi hipertansiyon
oluşturmaz
3. Kardiyovasküler komplikasyon ·. riski olan
hastalarda (tromboz öyküsü, hipertansiyon,
migren baş ağrıları, 35 yaş üzerinde sigara
içenler) kullanılabilir.
4.
Doğurganlığa
çabuk dönüş olur.
5. Emzirenler için ideal tercihtir (postpartum 3.
günde başlanabilir).
6. Venöz tromboemboli riskini artırmaz.
progestinli kontraseptif hap kullanımı
durumlardan hangisinde en uygundur?
(Eylül - 2003, Eylül 2006)
47. Tek
başına
aşağıdaki
Yan Etki ve
Komplikasyonları:
1. lrregüler kanamalar (progesteron kırılma) sıktır ve
yöntemin en önemli
A) Hirsutizm
B) Emzirme
C) Meme kanseri öyküsü
D) Benign meme hastalığı
E) Hiperkolesterolemi
Doğru
progesteron içeren haplar (Mini pil):
Sadece progesteron içerirler (0.3 mg norethindron).
Çok düşük dozlu olduklarından kontraseptif
etkinlikleri de düşüktür.
Emziren
kadınlarda
kadınlarda
Ayrıca
ve 40 yaş üstündeki
daha etkin kontrasepsiyon sağlarlar.
hipertansiyon, migren, SLE, orak hücreli
anemi, atrial fıbrilasyon, mitral valv prolapsusu
ve koagülopatililere de güvenle kullanılabilirler.
Adetin ilk günü başlanır ve _tüm siklus süresince ara
verilmeksizin kullanılır. Haplar günün aynı saatinde
alınmalıdır.
nedenidir.
2. Uzun süre kullanımlarında amenore gelişebilir.
3. Ektopik gebelik riskini
arttırır.
4. Overde fonksiyonel kist oluşumunu !arttırır
5. Mini
hap
kullananlarda
SHBG
azalır,
akne
oluşabilir.
cevap: B
Minipililer, emzirenler için en uygun yöntemdir.
östrojenin yan etkisi nedeniyle kombine oral
kontraseptif kullanamayan/arda ve ileri yaş
kadınlarda güvenle kul/anılabilirler.
Yalnız
bırakılma
48. Tek başına progestin içeren oral kontr~septif
haplar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
yanlıştır? (Mayıs 2011)
A) Fonksiyonel over kisti sıklığını artırır.
B) Anne sülünü azaltmaz.
C) Kardiyovasküler komplikasyon riski yüksek olanlara
verilebilir.
D) Hipertansif etkisi yoktur.
E) Anormal uterin kanamayı azaltır.
Doğru
cevap: E
Minihaplar sıklıkla anormal uterin kanamayı
azaltmazlar, tam tersine anormal uterin kanamaya
(progesteron kınlma kanamasına yol açarlar)
neden olurlar.
Yalnız Progesteron İçeren Haplar (Mınıpıll):
Overde fonksiyonel kist
oluşumunu arttırır
Ancak emziren kadınlarda ve 40 yaş üstündeki
kadınlarda etkin kontrasepsiyon sağlarlar.
KADIN HASTALIKLARI VE DOÖUM ._ 107
Kardiyovasküler komplikasyon riski olan hastalarda
(tromboz öyküsü, hipertansiyon, migren baş ağrıları,
35 yaş üzerinde sigara içinler) kullanılabilir.
Endikasyonları
1.
2.
3.
4.
5.
Ciddi hipertansiyon oluşturmaz
49. Medroksiprogesteron asetat yalnızca aşağıdaki
kontrasepsiyon
yöntemlerinin
hangisinde
kullanılmaktadır? (Nisan - 201 O)
A) Rahim içi araç
B) Deri altı implant
C) Kombine oral kontraseptif hap
D) Tek başına progestinli oral kontraseptif
E) 3 aylık enjektabl kontrasepsiyon
Doğru
50. Aşağıdakilerden hangisi kontrasepsiyon amaçlı
kullanılan depo medroksiprogesteron asetatın yan
etkilerinden biri değildir? (Eylül - 2007)
B) Kilo artışı
D) Depresyon
A) Menoraji
C) Sıvı retansiyonu
E)
Baş ağrısı
Doğru cevap: A
cevap: E
1
Medroksiprogesteron asetat (MPA) meme kanserine
neden olduğundan kombine oral kontraseptiflerin
yapısında kullanılmaz. Kontraseptif amaçla sadece
3 aylık enjektabl form olarak kul/anılırlar.
• Depo MPA'nın tek bir 150 mg doz ovulasyonu 14
hafta veya daha fazla baskılar. Bu nedenle her 3
ayda bir, iM olarak uygulanır.
MPA tüm kontrasepsiyon yöntemleri
sadece bu formda kullanılmaktadır.
Etkili ve uzun süreli kontrasepsiyon istemi
KOK kullanımının kontrendike olduğu durumlar
Emzirme
Orak hücreli anemi
Epilepsi
Depo MPA kullanan hastalarda lekelenme tarzında
düzensiz kanamalar olabilir. Ancak zaman
ilerledikçe hastalar o/igo-amenoreik perioda
girerler ve menstrüel kanama miktarı ciddi olarak
azalır.
•
MPA'nın
1. lrregüler
kanaması);
arasında
Etkinliği kadınlarda
sterilizasyona denktir ve çok
yüksek dozda olduğundan, karaciğerde enzim
indüksiyonu yapan ilaçların kullanılmasından da
etkinlikleri azalmaz.
yan etki ve
komplikasyonları:
kanamalar
(progesteron
en sık bırakılma nedenidir.
kırılma
2. Oligomenore, amenore
3.
Baş ağrısı
4. Kilo alma, sıvı retansiyonu, memede şişlik
5. Anksiyete, depresyon, libido
6.
Karaciğer
fonksiyon
azalması
bozukluğu
kadınlarda etkinliği
Etkinlikleri vücut ağırlığı ile de ilişkili değildir ve obez
azalmaz. Yöntemi bırakanlarda
bazen fertilitenin geri gelmesi 18 ay sürebilir.
7. Kemik mineral dansite kaybı (bu nedenle
adölesanlarda kullanımı önerilmez)
Depo
8. Antitrombin ili düzeyinde hafif azalma
MPA
enjeksiyonuyla elde edilen FSH
KOK'lardaki kadar belirgin değildir.
, Bu nedenle folliküler gelişim vardır ancak üretilen
, östrojen, normal siklusun erken folliküler fazındaki
kadardır. Azalmış östrojene bağlı ürogenital sistem
ve meme atrofisi oluşmaz, ancak kemik dansitesi
azalır (osteopeni). Bu durum kırıklarla ilişkili olmasa
da kemik gelişiminin hızlı olduğiı- adölıisanlarda (<18
yaş) kullanımı önerilmez.
baskılanması,
Temel Etki Mekanizmaları
1. İçerdikleri progesteron ile LH'yi baskılarlar ve
owlasyon oluşmaz
2. Servikal mukusu kalınlaştırırlar
3. Endometriyumu
incelterek
implantasyonu
önlerler
4. Tuba! motiliteyi bozarlar
9. Glukoz toleransının bozulması; yükleme
testinde glukoz yüksekliğine neden olurlar.
azalır.
10.Total kolesterol, trigliserid ve HOL
değişmez veya hafif azalır.
LDL
11.Meme kanseri görülme riskini hafif arttırırlar.
12.lnsitu serviks kanseri riskini arttırırlar.
51.Üç ayda bir enjekte edilen depo medroksiprogestron
doğum
kontrolü
yönteminin
asetat
ile
aşağıdakilerden
hangisinden koruyucu etkisi
YQ!!!ın? (Nisan -1999, Nisan 2011)
A) Ektopik gebelik
B) Endometrium kanseri
C) Pelvik inflamatuar hastalık
D) Meme kanseri
E) Demir eksikliği anemisi
Doğru
cevap: D
Depo
MPA
meme
kanseri
riskini
arttırmaktadır.
'
,.
'.
'
hafif
108 ~ TÜM TUS SORULAR!
MPA'nın
kontrasepsiyon dışı
Postkoital kontrasepsiyonda yöntemler :
avantajları:
Endometriyum kanserini azaltır.
Demir eksikliği anemisini belirgin oranda azaltır.
Ektopik gebelik insidansını azaltır.
Pelvik enfeksiyon riskini azaltır.
Dismenore oluşumunu azaltır.
Premenstrüel sendromu önler.
azaltır
Epilepside
konvülsiyon
ataklarını
(konvülsiyon eşiğini yükseltirler).
8. Endometriyozisi etkin olarak tedavi eder.
9. Orak hücreli anemide oraklaşmayı azaltır.
10.Laktasyonda süt miktarını arttırır; postpartum 6.
haftadan sonra başlanabilir.
11.Miyom görülme sıklığını azaltır.
12.Over kanseri riskini azaltır.
1.
2.
3.
4.
5.
6.
7.
52.
Aşağıdaki hastalıklardan
hangisinde, kontraseptif
depo progesteron
kullanımı
ı!ıı!ıı!
uygundur? (Nisan - 2001)
amaçlı
A) Meme kanseri şüphesi
B) Karaciğer adenomu
C) lrregüler kanama
D) Hepatit
E) Demir eksikliği anemisi
Doğru
cevap: E
Depo progesteron asetat kullanımı demir eksikliği
anemisini belirgin oranda azaltır.
•.
• Bilinen veya şüphelenilen meme kanseri depo
MPA kullanımı için kesin kontrendikasyondur.
• Hepatosellüler adenom depo MPA
rölatif kontrendikasyondur.
kullanımı
için
Depo MPA ve diğer progesteron içeren kontraseptif
yöntemlerin en sık bırakılma nedeni irregüler
vajinal kanamadır.
• Akut karaciğer hastalıkları depo MPA
için rölatif kontrendikasyondur.
kullanımı
53. Korunmasız cinsel .. ilişkiden sonra uygulanan
aşağıdaki yöntemlerden hangisinin postkoital
kontrasepsiyon etkinliği Y2lrn!ı:? (Nisan - 2009)
A) Vajinal lavaj
B) Yüksek dozda kombine oral kontraseptif
C) Yüksek dozda progestinli oral kontraseptif
D) lntrauterin araç
E) Oral antiprogesteron
Doğru
cevap: A
Postkoital kontrasepsiyon korunmasız koitusu
takiben alınacak önlemlerdir. Vajinal lavaj bu
amaçla kullanılan yöntemlerden değildir.
a) Yuzpe yöntemi: Koitustan 12 ve 24 saat sonra
0,02-0,05 mg EE + 0.1-0.5 mg levonorgestrel
I norgestrel uygulanabilir. Bunda da bulantı ve
kusma çok olur.
b) Tek doz 1,5 mg veya 12 saat ara ile 2 _kez 0.75 mg
levonorgestrel: Ana etki mekanizması ovulasyonun
geciktirilmesi
veya
önlenmesidir.
Sadece
ovulasyondan önce alınırsa etkilidir ve abortus
yapıcı etkisi yoktur.
c) Koitusu takiben 7 gün içinde bakırlı RİA takılması en
etkin acil kontrasepsiyon yöntemidi~.
d) Antiprogesteron olan mifepriston (RU486) ve
ullipristal: Çok etkilidirler ve belirgin bir yan
etkisi bulunmaz. Ullipristal ilk 72 saat içerisinde
alındığında en azından levonorgestrel kadar etkilidir
hatta 72-120 saat içerisinde alındıklarında daha
etkilidir. LH pikinden önce alınması ile ovulasyonu
5 günden fazla geciktirir ve primer etki mekanizması
budur.
1
54. Kombine oral kontraseptifle acil koiıtrasepsiyon
sağlanmasında
en
önemli
mekanizma
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2002)
A) Embriyo transportunun bozulması
B) Ovulasyonun geciktirilmesi
C) Tubal motilitenin azaltılması
D) Sperm fagositozunun hızlandırılması
E) Servikal mukusun koyulaştırılması
Doğru
cevap: B
Postkoital kontrasepsiyonda etkili olan esas
mekanizmanın ovulasyonun geciktirilmesi. veya
önlerımesi olduğu düşünülüyor.
·
Postkoital kontrasepsiyonun gebeliği önleyici etkileri
tam olarak bilinmemekle beraber; ovulasyonun
geciktirilmesi veya önlenmesi, korpus luteum
fonksiyonlarının
bozulması,
fertilizasyonun
önlenmesi ve postfertilizasyon dönemde ise
tubal motilitenin bozulması ve endometriyumun
implantasyona uygunsuz hale getirilmesi yer alır. ·
55. Uygulanan kontrasepsiyon yönteminin etkisiz
olduğu
durumda postkoital ilk 72 saatte
aşağıdakilerden hangisinin uygulanması gebeliği
önlemez? (Eylül - 2001)
A) GnRh analoğu
B) Progesteron
C) Ullipristal
D) Mifepriston
E) Bakırlı rahim içi araç
Doğru
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 109
• GnRh
ana/og/arı
postkoital
kontrasepsiyon
amaçlı kullanılmazlar.
Postkoital kontrasepsiyon
yöntemler;
amacıyla
kullanılan
Yuzpe yöntemi: EE + levonorgestrel / norgestrel
Levonorgestrel
Bakırlı RIA
Mifepriston (RU486) ve ullipristal
Östrojen içeren bir kontraseptif yöntem (multifazik
oral kontraseptif, monofazik oral kontraseptif,
tek başına östrojen, vajinal halka ve transdermal
yama) venöz tromboz öyküsü olan kişilerde
kullanılmamalıdır. Şıklardan sadece progesteron
olan Levonorgestrel hap tarif edilen olgu için en
uygun_oltınpostkoittıikontraseptifyöntemdir.
Acil kontraseptif yöntemler:
Yuzpe yöntemi: EE + levonorgestrel / norgestrel
kontrasepsiyon amacıyla kullanılabilen ve
başarı oranı en yüksek olan yöntem aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2012)
56. Acil
A) Progesteron içeren üç aylık enjeksiyonlar
B) Diyafram
C) Tüp ligasyonu
D) Vajinal ring
E) Bakırlı rahim içi araç
Doğru
Bakırlı RİA'lar en etkili postkoital kontrasepsiyon
yöntemidir.
Diyafram, progesteron içeren üç aylık enjeksiyonlar,
tüp ligasyonu ve vajinal ring acil kontrasepsiyon
amacıyla kullanılmaz.
sonrası
yaşındaki kadın korunmasız
doktora
cinsel
ilişki
başvuruyor.
A) Monofazik oral kontraseptif
B) Yüksek doz östrojen
C) Subkütan progestin implantı
D) Levonorgestrel hapı
E) Multifazik oral kontraseptif
cevap: D
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonı/abllin:fi:
3 yıl önce derin ven trombozu öyküsü olan bir kadında
postkoltal
kontrasepslyon
amacıyla
kullanılabilecek
en
YY9YD
yöntem
aşağıdakilerden
hangisidir?
(Nisan 2016 BENZERi)
A) Transermal yama
B) Vajinal halka
C) Subkütan progestin
O) Levonorgestrel
implantı
hapı
E) Multifazik oral kontraseptif
Mifepriston (RU486) ve ullipristal
A) Trifazik oral kontraseptif haplar
B) Vajinal halka
C) Monofazik oral kontraseptif haplar
D) Transdermal kontraseptif yapıştırmalar
E) Kombine östrojen-progestin enjeksiyonu
Doğru
cevap: B
En düşük östrojen içeren hormona/ kontraseptif
yöntem transvajinal halka/ardır.
Venöz tromboz öyküsü olan bu kadına acil
kontrasepsiyon
amaçlı
önerilebilecek
en
.!!Ylll!!l yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 2016 Orijinal)
Doğru
Bakırlı RIA
58. Günlük 15 mikrogram dozla östrojen içeriğinin ~
miiii!s olduğu kontraseptifyöntem aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2012)
cevap: E
57. Otuz yedi
, Levonorgestrel
Oral kontraseptiflerin, (monofazik veya multifazik
olsun) östrojen dozu 20-50 mikrogram arasında
değişmektedir.
Transdermal kontraseptif yapıştırmalar: Düşük
doz (20 µg) etinil östradiol ve norelgestromin
(150 µg) içeren yamalar şeklindedir. Kol, kalça
veya alt abdomene uygulanırken, memelere tatbik
edilmemelidir. Uygulama sonrası 3 hafta yerinde
kalır ve daha sonra çekilme kanaması için 1 hafta
beklenir.
• Transvajinal Halkalar:
J> 15 µg etinil estradiol ve 120 µg etonorgestrel
(aktif metabolit desogestrel) salgılayan polimer
halkalardır. En düşük östrojen içeren hormona!
kontraseptif yöntemdir.
J> Menstrüel
kanamayı
takip eden 5 gün içinde
ve 3 hafta süre ile yerinde kalır.
Ardından 1 hafta süre ile çekilme kanaması için
beklenir. Menstruasyonun ilk günü uygulanırsa
ek yönteme gerek yoktur. Menstruasyonun 2-5.
günlerinde başlanırsa ilk hafta kondom gibi ek bir
yöntem kullanılmalıdır.
vajene
uygulanır
Doğru cevap: D
dezavantajı cinsel ilişki esnasında
hissedilmesidir. Bu durumda halka
cinsel ilişki sırasında geçici olarak çıkarılabilir
ancak 3 saat içinde tekrar yerleştirilmelidir.
J> En önemli
.halkanın
'
.
'
<.
'
l
1 1O ~ TÜM TUS SORULAR! ·
59. Aşağıdaki kontraseptif metodlardan hangisinde
gebelik şansı en düşüktür? (Eylül - 2000)
A) Kondom
C) Geri çekme
Doğru
B} Takvim
D} Spermisid
E) Diyafram
cevap: A
Pearl indeksi, 1 yıl içinde 100
kadın sayısı anlamına gelir.
kadında
Pearl indeksine göre en başarılı kontraseptif yöntem
implantlardır (norplant).
Tabloya göre
kondomdur.
şıklar
başarılı
içerisinde en
olan
Başarı sırası kondom-geri çekme-takvim-diyaframspermisit şeklindedir.
gebe kalan
60. üç çocuklu, çalışan 36 yaşındaki kadın hasta
sterilizasyon isteğiyle başvuruyor.
Bu
kadına
önerilebilecek operasyon riski en
ve uzun dönemde etkinilği en yüksek
sterilizasyon yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül 2015 Orijinal}
düşük
Yöntem
İdeal Kullanım
Korunma yöntemi kullamlmadan
85
A} Histeroskopik tubal sterilizasyon
Spermisitler
18
B)
C)
D)
E)
Sünger
- Multipar
kadın
20
- Nullipar
kadın
9
Doğru
Bipolar koagülasyon
Silastik bant
Unipolar koagülasyon
Pomeroy usulü tubal ligasyon
cevap: A
Periyodik yoksunluk
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de ~onı/abilirrli:
- Takvim metodu
5
- Ovulasyon metodu
3
- Semptotermal
'
Diyafram
Kadın
Geıi
0.4
kondomu
6
5
çekme
4
Erkek kondomu
2
Kontraseptiflerin
etkinliği (devamı)
Tubal ligasyon yöntemleri içerisinde operasyon riski .m
ve uzun dönem etkinliği en yQkşak sterilizasyon
yöntemi aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2015 BENZERi)
.d.üı.i1k
A) Histeroskopik tubal sterilizasyon
B) Yaylı klips
C) Silastik halka
O) Unipolar koagülasyon
E) Pomeroy usulü tubal ligasyon
f
1
Doğru cevap: A
Histeroskopik
tuba/
sterilizasyon,
en
iyi
laparoskopik metottan daha etkilidir, daha
güvenlidir ve daha ucuzdur.
Tubal Sterilizasyon Yöntemleri
Yöntem
Bakırlı
RIA
Kadm sterilizasyonu
Yalnız
progestin (minipill)
İdeal Kullanım
0,5
zamanlaması
yönünden
interval
(nonpuerperal}, postpartum veya postabortus
dönemlerinde yapılabilir. Kalıcı sterilizasyon isteyen
olgular için idealdir.
0,3
Tekrar tubal
0,6
Kombine oral kontraseptif
0,3
Transdermal yama
0,3
Transvajinal halka
0,3
DepoMPA
0,2
Levonorgesterelli, RIA
0,2
Erkek sterilizasyonu
0,10
lmplant
0,05
Girişimin
başarı şansı
devamlılığının sağlanması işleminde
%50-75 civarındadır.
En önemli avantajı over kanseri ve salpenjitten
koruyucu olmasıdır. En sık komplikasyonu
intraabdominal adezyondur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 111
Yöntemler
Kontrasepsiyon İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
1. Abdominal yol
Laparotomi
(genellikle
teknikleri kullanılır):
minilaparotomi
Pomeroy (en sık, en basit)
Madlener (en az güvenilir)
lrving ve Uchida (en güvenilir ve daha zor):
Bu ikisinde hiç gebelik bildirilmemiştir.
Parsiyel ve total salpenjektomi
Kornual rezeksiyon
Laparoskopi:
Yaylı
klipsler (Hulka klibi, Filshie klibi): En
başarısız
Bipolar elektrokoagülasyon: 2. en başarısız
Unipolar elektrokoagülasyon: En başarılı
Silastik halka (Falope halkası): Visseral
yaralanma riski yüksektir
2. Vajinal sterilizasyon (kolpotomi, kuldoskopi):
Daha yüksek enfeksiyon ve başarısızlık oranı
3. Histeroskopik sterilizasyon:
nikel-titanyum kaplı
(Essure) ve bipolar
elektrokoagülasyon sonrası silindirik silikon
matriks yerleştirilmesi (Adiana) en sık kullanılan
histereskopik yöntemlerdir.
Paslanmaz
sarmalların
çelik
veya
yerleştirilmesi
Essure ve Adiana ile histeroskopik tuba/
sterilizasyon, en iyi /aparoskopik metottan
daha etkilidir, daha güvenlidir ve daha
ucuzdur.
, Her iki yöntemden 3 ay sonra HSG ile tubal
okluzyon dökümante edilmelidir.
- Histereskopik yöntemlerin etki mekanizmaları
skar oluşumuna bağlı olduklarından, immün
yetmezliği olan kadınlarda (HIV enfeksiyonu,
kemoterapi veya diğer immünsupresif tedaviler)
etkinliği azalabilir.
1. Emzirme sırasında önerilmeyen kontraseptif
yöntemler. . .
Kombine oral kontraseptifler,
transdermal yamalar_ve.vajinal halka
2. Pariteye· göre kontraseptif etkinliği değişen
yöntemler ... Servikal başlık ve sünger
3. Rahim içi araç kullanımı için kesin kontrendike
olmayan bazı durumlar... HIV enfeksiyonu,
vasküler komplikasyonlu diabet, mitral kapak
prolapsusu, subakut bakteriyel endokardit, SLE,
,nulliparite
4 / Kombine oral kontraseptif kullanımı nedeniyle
riski artan hastalıklar ... Parsiyel mol hidatiform,
serviks kanseri
5. Kombine oral kontraseptif kullanan kadınlarda
serum dCizeyinde değişiklik görOlmeyenler . ..
Serbest tiroksin, globülin, kreatinin düzeyi
6. Kombine oral kontraseptif kullanan kadınlarda
serum dOzeyinde artış görülenler . .. Koagülasyon
faktörleri, trigliserid, total kolesterol, HDL,
glukoz, insülin, tiroksin bağlayıcı globülin, total
tiroksin, sedim, a vitamini,
7. Kombine oral kontraseptif kullanan kadınlarda
serum
dOzeyinde
azalma
görülenler . ..
Antitrombin III, pridoksin, total bilirubin, alkalen
fosfataz, LDL
8. Kombine oral kontraseptif kullanılması düşünülen
bir hastada dozu arttırılması gerekenler ...
Siklofentiazid, Asetaminofen, Salisılik asit,
Morfin, Lamotrijin, Temazepam
9. Tek
başına
progestinli
kontraseptif
hap
kullanımı için uygun olan bazı kadınlar. • . 40 yaş
üz.erindeki kadınlar, emzirenler
1O. Kemik· mineral dansitesini azaltan kontraseptif
yöntem... Medroksiprogesteron asetat depo
enjeksiyonu
11. Laparatomik tubal sterilizasyon yöntemleri. ..
Pomeroy, Irving, Uchida, Madlener
12.Bir yöntemi kullanırken oluşan bir yıldaki gebelik
Ol'!)nı (100 kadın başına) ... Pearl indeksi
'°"
13.Gebelik oranı
düşOk olan kontraseptif
yöntem ... Cilt alfı implantlar
'
'.
ı
112 ~ TÜM TUS SORULAR!
, Menopoz yaşı parite, kilo, ırk, sosyoekonomik düzey
ve ilk menarş yaşından bağımsızdır.
MENOPOZ
1. Menopoza yaklaşan bir kadında il!!; görülen
menstrüel bulgu aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül 2005)
aşağıdaki
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
cevap: B
Perimenopozal dönemde önce polimenore daha
sonra oligomenore ortaya çıkar.
Siklusların düzensizleşmesi
Bazal FSH düzeyinin artması
Antimüllerian hormon düzeyinin
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
1.
FSH düzeyinde yükselme
bir şekilde kısalır (15 yaşında siklus süresi 35 gün,
25 yaşında 30 gün, 35 }'.aşında ise 28 gündür).
111. Antimülleıian hormon düzeyinde artma
iV. Sikluslarda düzensizleşme
V. lnhibtn düzeyinde azalma
2. Kırk
dokuz
yaşında
kadında
iki
yıl
adet
düzensizliği varsa ilk akla gelecek olan hangisidir?
artması
cevap: E
il. östradiol düzeyinde yükselme
Ancak 40 yaşından sonra anovulator sikluslar
belirginleşir ve menopoz yaklaştıkça luteal faz
defekti sıklaşır. Böylece folliküler faz uzamaya
başlar ve menopoza! yaşların belirgin özelliği olan
oligomenore ortaya çıkar.
Menopoza geçiş döneminin erken evreslnd,e yukandakl
değişikliklerin hangisi görülmez? (EylOl 2015 BENZERi)
A}
B)
Yalnız
Yalnız
1
11
C) Yalnız ili
D) 1, ııvelV
E) il, ıııveV
Doğru
cevap: C
Menopoza geçiş döneminde antimüllerian hormon
düzeylerinde artma değil azalma görülmektedir. _
(Eylül-1990)
Premenopoz evresinde azalmış o,ııaryan rezerv
A) Anovulatuar siklus
B) Kanser
itibarıyle azalan inhibin-B düzeyler/ne bağlı olarak
FSH'de yükselme olur. Buna bağlı olarak henüz
tamamen tükenmemiş folliküllerin follikülogenezi
olur ve östrojen düzeyleri de yükselmiştir, buna
karşılık LH ve progesteron düzeyleri değiŞ!l]eZ. Antiıtıüllerian hormon düzeyleri ise azalmıştır.
C) Enfeksiyon
D) Ekzojen östrojen verilmesi
E) Stein-Leventhal sendromu
Doğru
cevap: A
Arıcak
Premenopozal dönemde anovulatuar sik/us/ara
bağlı olarak menstruel düzensizlikler görülür.
3. Menopoz
yaşı
ile
aşağıdaki
faktörlerden
hangisi arasında çok güçlü bir ilişki olduğu
düşünülmektedir? (Eylül 2011)
A) Irk
B) Parite
C) Kilo
D) Menarş yaşı
E) Genetik
Doğru
postmenopozal dönemde tamama yakını
tükenmiş olduğu kabul edilen folliküllerden
artmış FSH'ye yanıt oluşmaz ve östrojen azalır.
Gonadotropinler (FSH ve LH) yükselir. FSH
düzeyi menopozdan 1-3 yıl son-ra tepe yapar.
Perimenopozal geçiş dönemi yaklaşık 2-8 yıl sürer.
Bu geçiş döneminin en belirgin klinik bulgusu
menstruel düzensizliklerdir.
1
lnhibin düzeyinin azalması
Bazal östradiol düzeyinin artması
Kadın yaşı ilerledikçe ortalama siklus uzunluğu bariz
Perimenapozal dönemin başlarında folliküler fazın
kısa olması nedeniyle polimenore hakimdir.
1
döneminin erken evresinde
hangisi görülmez?
değişikliklerden
(Eylül 2015 Orijinal)
A) Amenore
B) Polimenore
C) Menoraji
D) Menometroraji
E) Metroraji
Doğru
geçiş
4. Menopaza
5. Aşağıdakilerden hangisi, menopozal bir kadındaki
normal fizyolojik değişimlerdendir? (Nisan-1989)
A) Vajinal pH'nın artması
B) Kanda gonadotropik hormon seviyelerinin düşmesi
C) ôstradiolün adrenal medullada yapılması
D) Endometriyumun östrojenlere cevapsız kalması
E) Kanda prolaktin düzeyinin yükselmesi
Doğru
cevap: A
cevap: E
Postmenopozal
Menopoz menstruel siklusların tamamen kesildiği
dönemdir. Ortalama menopoz yaşı 51 'dir. Menopoz
yaşı genetik olarak belirlenmektedir.
azalmasına bağlı
dönemde
/aktobasillerin
olarak vajinal pH yükselir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM _, 113
Postmenopozal dönemde tamama yakını tükenmiş
kabul edilen folliküllerden artmış FSH'ye
yanıt oluşmaz ve ovaryan steroidler azalır.
Gonadotropinler (FSH ve LH) yükselir. FSH
düzeyi menopozdan 1-3 yıl sonra tepe yapar.
Postmenopozal dönemde overler temel olarak
androjen sekrete ederler. Artan gonadotropinlerin
stromal hücreleri uyarıcı etkisi ile postmenopozal
overden testosteron sentezi hafif azalarak
devam etmektedir. Bu azalma spontan menopozda
çok az iken, cerrahi_menopozda daha fazladır.
Androstenedion düzeyi% 50 azalır. Androjenlerin
posimenopozal kadınlardaki diğer bir kaynağı da
adrenal bezdir. ilerleyen yaşlarda DHEA (%60)
ve DHEA-5 (%80) azalır ki buna adrenopoz adı
verilir.
olduğu
Postmenopozal dönemde östrojen üretimi azalır
ve östrojen miktarı 10-20 pg/ml'ye düşer. Menopoz
öncesi dönemde dolaşımdaki temel östrojen
estradiol (E2) iken postmenopozal bir kadında temel
östrojen periferik dokularda androstenedionun
konversiyonu ile sentez edilen östron (E1) dur.
E11 E2 oranı E1 lehine artar. Overlerin menopoz
sonrasında fonksiyonel olarak tükenmesinden sonra
östrojen düzeyleri yağ dokusu miktarı ile doğru
orantılı hale gelir. Çünkü yağ hücreleri androjenlerin
östrojenlere aromatize olduğu esas yerdir.
•
Postmenopozal dönemde overler temel olarak
androjen sekrete ederler. Artan gonadotropinlerin
stromal hücreleri uyarıcı etkisi ile postmenopozal
overden testosteron sentezi hafif azalarak
devam etmektedir. Bu azalma spontan menopozda
çok az iken, cerrahi menopozda daha fazladır.
Androstenedion düzeyi % 50 azalır. Androjenlerin
postmenopozal kadınlardaki diğer bir kaynağı da
adrenal bezdir. ilerleyen yaşlarda DHEA (%60)
ve DHEA-S (%80) azalır ki buna adrenopoz adı
verilir.
7.
Aşağıdaki
fizyolojik
değişimlerden
hangisi
postmenopozal dönemdeki bir kadında ateş
basmaları sırasında görülmez? (Eylül 2016 Orijinal)
A) Periferik vücut sıcaklığında artma
B) Merkezi vücut sıcaklığında artma
C) Serum LH düzeyinde yükselme
D) Serum östrojen düzeyinde yükselme
E) Serum GnRH düzeyinde yükselme
Doğru cevap: D
Bu sonı, başka bir hoca 'laıafından şöyle de sorulabilirdi:
1. Merkezi vücut sıcaklığında artma
il. Serum LH düzeyinde yükselme
111. Serum FSH düzeyinde yükselme
iV. Serum GnRH düzeyinde yükselme
V. Serum östrojen düzeyinde artma
Postmenopozal
dönemde
ovulasyon
progesteron düzeyleri
gerçekleşmediğinden
düşüktür.
Menopoza! dönemde östrojen eksikliğine bağlı olarak
ürogenital atrofı izlenir. Vajen rugaları düzleşir, epitel
incelir, kayganlık azalır. Maturasyon indeksi bazal ve
parabazal hücreler lehine bozulur. lntroital ve vajinal
: atrofıye bağlı disparuni, gelişir. Laktobasillerin sayıca
azalmasına bağlı olarak pH yükselir (>4.5) ve buna
bağlı olarak da atrofik vajinit gelişir.
6.
Aşağıdakilerden
değişikliklerden
hangisi
birisi
değildir?
- - postmenopozal
(Eylül 1994)
A) Progesteronun azalması
B) Gonadotropinlerin azalması
C) Androstenedionun azalması
D) Testosteronun azalması
E) Dihidroepiandrosteronun azalması
Doğru
cevap: B
Postmenopozal dönemde gonadotropinler azalmaz
tam tersine yükselmektedir.
Postmenopozal dönemde
Postmenopozal dönemde tamama yakını tükenmiş
kabul edilen folliküllerden artmış FSH'ye
yanıt oluşmaz ve ovaryan steroidler azalır.
Gonadotropinler (FSH ve LH) yükselir.
olduğu
Yukarıdaki
fizyolojik
değlşlkllklerden
hangisi ya da hangileri
postmenopozal dönemdeki bir kadında
sırasında izlenebilir? (Eylül 2016 BENZERi)
A)
B)
C)
D)
E)
ateş
basmaları
1ve il
l, il ve 111
1, il, lllvelV
I, 11 1 IVveV
I, il, 111, IVveV
Doğru
cevap: C
Postmenopozal kadınlarda östrojen düzeyi azalır.
Vazomotor semptomlar, GnRH sekresyonununa
bağlı LH artışı ile eş zamanlı olur ancak nedeni
LH artışı değildir. Nedeni tam olarak bilinmemekle
beraber, hipotalamusdaki ısı merkezinin östrojen
eksikliğine sekonder olarak labil hale gelmesi
sorumlu tutulmaktadır. Basit bir östrojen eksiliğinden
ziyade östrojenin aniden kesilmesi ile ilişkilidir.
' Santral etki sonucunda adrenerjik, seratonerjik ya da
dopaminerjik aktivasyona da bağlı olabilmektedir.
Perimenopozal kadınların %75'den fazlasında
ortaya çıkar. Genellikle vücudun üst kısımlarında,
başta, boyunda ve göğüste yaklaşık 1-4 dakika
süren ve gün içinde 5-10 kez tekrarlayan kutanöz
vazodilatasyona bağlı hiperemi ve ter boşalması
şeklinde seyreder. Geceleri daha şiddetli ve daha
sık gelişir. Artmış santral ve periferik vücut ısısı
ile taşikardi vardır.
'
'
'
.,
114 ~ TÜM TUS SORULAR!
Sıcak basması
cerrahi menopoz sonrası daha erken
gelişir ve daha şiddetlidir_ Çoğunlukla menopozdan
1-2 yıl sonra sona erer. Bazı vakalarda 10 yıldan
uzun sürebilmektedir. Sigara içen ve obez kadınlarda
daha fazla vazomotor semptomlar görülmektedir.
Vazomotor semptomların tedavisinde en etkili tedavi
sistemik östrojendir.
iıu soru, başka bir hoca taıafından şöyle de sonılabilinli:
Postmenopozal dönemde, premenopozal döneme göre
aşağıdaki honnonlardan hangisinin düzeyinde belirgin artış
izlenir? (Ağustos 2017 BENZERi}
A) Gonadotropinter
B) Androstenedion
C) ôstron
D) östradiol
E) Testosteron
8. Yedi aydır menstruasyon kanaması olmayan
48 yaşında bir kadında, hormon profillerinden
hangisinin bulunması beklenir? (Eylül 1989)
A) Düşük gonadotropin, düşük östrojen düzeyleri
B) Yüksek gonadotropin, düşük östrojen düzeyleri
C) Normal östrojen, düşük progesteron düzeyleri
D) Yüksek prolaktin, yüksek östrojen düzeyleri
E) Düşük prolaktin, yüksek östrojen düzeyleri
Doğru
cevap: B
Yedi aydır menstruasyon kanaması olmayan
hastada postmenopozal hormon profili görülür.
Perimenopoz
Azalmış
ovaryan rezerv nedeniyle azalan inhibin
düzeylerine bağlı olarak FSH'da yükselme olur.
Buna bağlı olarak henüz tamamen tükenmemiş
folliküllerin follikülogenezi olur ve östrojen düzeyleri
de yükselmiştir, buna karşılık LH ve progesteron
düzeyleri değişmez. Bu dönem hala kontrasepsiyon
ihtiyacının d//,vam ettiği dönemdir.
Postmenopozal dönemde
Tamama yakını tükenmiş olduğu kabul edilen
folliküllerden artmış FSH'a yanıt oluşmaz ve
ovaryan steroidler azalır. Gonadotropinler (FSH
ve LH) yükselir.
•
Bu dönemde östrojen üretimi azalır ve östrojen
10-20 pg/ml'ye düşer (Menopoz öncesi
toplam östrojen miktarı yaklaşık 40-400 pg/ml'dir)
miktarı
9. Postmenopozal dönemde, premenopoza göre
aşağıdaki hormonlardan hangisinin düzeyinde artış
olma olasılığı en yüksektir? (Ağustos 2017 Orijinal)
Lüteinleştirici hormon
B) Androstenedion
C) ôstron
D) ôstradiol
E) Testosteron
A)
Doğru
cevap: A
Doğru
cevap: A
Postmenopozal dönemde over kaynaklı hormonlar
(östrojen, progesteron ve androjenler) azalırken
gonadotropinler (FSH ve LH) yükselir.
1
Premenopoz evresinde azalmış ovaryan rezerv
itibarıyle azalan inhibin-B düzeylerine;bağlı olarak
FSH'de yükselme olur. Buna bağlı oıarak henüz
tamamen tükenmemiş folliküllerin follikülogenezi
olur ve östrojen düzeyleride yükselmiştir, buna
karşılık LH ve progesteron düzeyleri değişmez.
Anti-müllerian hormon düzeyleri ise azalmıştır.
Bu dönem hala kontrasepsiyon ihtiyacının devam
ettiği dönemdir.
Ancak postmenopozal dönemde tamama yakını
tükenmiş olduğu kabul edilen folliküllerden artmış
FSH'ye yanıt oluşmaz ve ovaryan steroidler azalır.
Gonadotropinler (FSH ve LH) yükselir.
Postmenopozal dönemde östrojen üretimi azalır
ve östrojen miktarı 10-20 pg/ml'ye dü~er. Menopoz
öncesi dönemde dolaşımdaki temel östrojen
estradiol (E2) iken postmenopozal bir,kadında temel
östrojen periferik dokularda androstenedionun
konversiyonu ile sentez edilen östron (E1) dur.
E1IE2 oranı E1 lehine artar. Overlerin menopoz
sonrasında fonksiyonel olarak tükenmesinden·sonra
östrojen düzeyleri yağ dokusu miktarı ile doğru
orantılı hale gelir. Çünkü yağ hücreleri androjenlerin
östrojenlere aromatize olduğu esas yerdir.
Postmenopozal dönemde overler temel olarak
androjen sekrete ederler. Artan _gonadotropinlerin
stromal hücreleri uyarıcı etkisi ile postmenopozal
overden testosteron sentezi hafif azalarak
devam etmektedir. Bu azalma spontan menopozda
çok az iken, cerrahi menopozda daha fazladır.
Androstenedion düzeyi %50 azalır. Androjenlerin
postmenopozal kadınlardaki diğer bir kaynağı da
adrenal bezdir. ilerleyen yaşlarda DHEA (%60)
ve DHEA-S (%80) azalır ki buna adrenopoz adı
verilir.
Postmenopozal
dönemde
ovulasyon
progesteron düzeyleri
gerçekleşmediğinden
düşüktür.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 115
Postmenopozal kanaması olan bir hastada mutlaka
endometrial biyopsi alınmalıdır. Postmenopozal
kanamanın en sık nedeni, Endometrial atrofidir.
10. Postmenopozal vajinal kanamanın m..fil!ı nedeni
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 1989)
A) Endometrium kanseri
B) Vulva kanseri
C) Seıviks kanseri
D) Atrofık endometrium
E) Endometrial polip
Doğru
Postmenopozal kanama nedenleri:
1. Endometrial atrofı ..................... ,% 60 - 80
2. Ekzojen östrojenkullaıiımı ........ % 15-25
_3. Endometrial polip ...................... % 2 - 12
4. Endometrial hiperplazi ............... % 5 - 1O
5. Endometrial kanser ................... % 1O
cevap: D
Postmenopozal kanamanın en sık sebebi atrofik
endometriyumdur. Miyomların ise postmenopozal
kanamaya yol açmadıkları unutulmamalıdır.
Postmenopozal
kanamanın
nedenleri
12. Altmış
yaşın
üzerinde ve 2-3 haftada bir vajinal
olan hastada izlenecek en iyi yöntem
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1990)
ka~aması
,A) Fraksiyone küretaj
B) Yalnız progesteron tedavisi
C) ôstrojen ve progesteron tedavisi
D) Total histerektomi
E) Takip
1
1. Endometriyal atrofi ............... % 60 - 80
2. Ekzojen östrojen kullanımı ..............• % 15 - 25
3. Endometriyal polip .............................. % 2 -12
4. Endometriyal hiperplazi .................... % 5 - 10
5. Endometriyal kanser .......................... % 10
Doğru
cevap: A
Postmenopozal kanaması olan bir olgulara mutlaka
endometriyal örnekleme yapılmalıdır.
11. Altmış beş yaşındaki 3 çocuklu kadın hasta, bir haftadır
devam eden ve lekelenme şeklinde ortaya çıkan
vajinal kanama yakınmasıyla başvuruyor. Son adet
tarihinin yaklaşık 17 yıl önce olduğu öğrenilen hastanın
öyküsünde herhangi bir jinekolojik hastalık bulunmuyor.
Pelvik muayenesi normal olan kadının transvajinal
ultrasonografısinde, uterus boyutları ve endometriyal
kalınlığı yaş ile uyumlu olarak değerlendiriliyor. Pap
smear sonucu normal olan hastaya endometriyal
biyopsi yapılmasına karar veriliyor.
Biyopsi
sonucunda,
hangisinin
(Ağustos 2017 Orijinal)
aşağıdakilerden
2lı!ıildır?
endometriyumda
saptanması
ıın
B) Hiperplazi
Atrofı
D) Polip
E) Kanser
Doğru
HRT
Bu sonı, başka bir hoca tarafından ş6yte de sonılabilinfi:
Postmenopozal
kanamanın .ın...ı.ıJı;
A) Endometrial polip
B) Endometrial hiperplazi
nedeni
veya alınmasın uterin bir kanamanın
durumunda mutlaka endometriyal biyopsi
alınmalıdır.
Kanamanın olmadığı durumlarda takip sırasında
çekilen ultrasonografıde endometriyum çift duvar
kalınlığı 5 mm ve üzerinde ise yine endometriyal
biopsi alınmalıdır.
13. Aşağıdakilerden
basmalarının
Doğru
cevap: C
hangisidir? (Ağustos 2017 BENZERi)
alınsın
olması
hangisi postmenopozal sıcak
tedavisinde etkili değildir? (Eylül 2009)
A) Raloksifen
B) Fluoksetin
C) Medreoksiprogesteron asetat
D) Venlafaksin
E) Gabapentin
A) lntraepitelyal neoplazi
C)
Postmenopozal dönemde;
aşaQıdakllerden
cevap: A
Postmenopozal
sıcak
basmaları
östrojen
eksikliğinde
görülmektedir. Selektif östrojen
reseptör modülatörü olan Raloksifenin en önemli
dezavantajı vazomotor semptomları arttırmasıdır.
Vazomotor, Semptomlar:
D) Endometrial kanser
E) Ekzojen östrojen kullanımı
Nedeni tam olarak bilinmemekle beraber,
hipotalamusdaki ısı merkezinin östrojen eksikliğine
sekonder olarak labil hale gelmesi sorumlu
Doğru cevap:
tutulmaktadır.
C) Endometrial atrofi
C
Basit bir östrojen eksiliğinden ziyade östrojenin
aniden kesilmesi ile ilişkilidir. Bu nedenle cerrahi
menopoz sonrası daha erken gelişir ve daha
şiddetlidir.
. ,,
'
116 ~ TÜM TUS SORULAR!
Santral etki sonucunda adrenerjik, seratonerjik
ya da dopaminerjik aktivasyona da bağlı
olabilmektedir.
Genellikle vücudun üst kısımlarında, başta, boyunda
ve göğüste yaklaşık 1-4 dakika süren ve gün içinde
5-10 kez tekrarlayan kutanöz vazodilatasyona
bağlı hiperemi ve ter boşalması şeklinde seyreder.
Geceleri daha şiddetli ve daha sık gelişir.
Artmış
santral vücut ısısı ve taşikardi vardır.
menopozdan 1-2 yıl sonra sona erer.
Bazı vakalarda 1O yıldan uzun sürebilmektedir.
Çoğunlukla
Vazomotor semptomların ve buna bağlı uyku
bozukluklarının tedavisinde en etkili tedavi
sistemik östrojendir.
14. Osteoporotik
olmayan
bir
postmenopozal
kadın popülasyonunda, kırık riskini azalttığı
kanıtlanan tek kemik koruyucu tedavi yaklaşımı
aşağıdakilerden hangisidir? (Aralık 201 O)
A) Bisfosfonatlar
B) Selekti! östrojen reseptör modülatörleri
C) Kalsitonin
D) ôstrojen tedavisi
E) Kalsiyum ve vitamin O tedavisi
Doğru
Postmenopozal osteoporoz tedavisinde en etkili
ajan östrojendir.
Hormon replasman tedavisi osteoporoza karşı
koruyucudur ve kırık riskini azaltmaktadır.
•
Vazomotor semptomlar için alternatif tedaviler
1. Progesteron (MPA, megestrol asetat)
ôstrojenler kalsiyumun intestinal emilimi~i artıırırken,
renal atılımını azaltır, osteoklastlar üzerine direkt
inhibisyon etkisi vardır ve osteoklasUosteoblast
dengesini sağlar
2. Klonidin
3. SSRI (paroksetin, fluoksetin, venlafaksin)
4. SNRI {desvenlafaksin)
5. Gabapentin (GABA analoğu)
•
Postmenopozal osteoporoz proflaksisi için
östradiol kan değeri 40-50 pg/mL arasında
tutulmalıdır.
6. Veraliprid (dopamin antagonisti)
7. Mirtazapin
8. Trazodone
9. İsoflavonoid (fitoöstrojenler)
cevap: D
Postmenopozal
kullanılabilecek diğer
12.Soya proteini
13.Dong quai
Nen hormonal tedavide akla ilk SSRI ve SNRI lar
gelmelidir.
ôstrojen reseptörlerine bağlanarak agonist veya
antagonist etki oluştururlar.
Kemik ve lipid profili üzerine östrojenik
etki gösterirken; meme ve uterus üzerine
antiöstrojenik etki oluşturur. Osteoporozu ve
kemik kütle kaybı olan kadınlarda vertebral fraktür
riskini azaltırken, vertebra dışı fraktürleri azaltıcı
etkisi gösterilememiştir. lnvaziv meme kanserini
belirgin azaltır.
Total kolesterol ve LDL'yi azaltır, HOL ve trigliseridi
artlırmaz.
En önemli dezavantajı vazomotor semptomları
neden olmasıdır. En
korkulan yan etkisi venöz İromboemboli riskinin
artışı olsa da ölümcül tromboemboli riskinde artış
15. Postmenopozal osteoporoz tedavisinde kullamlan
bifosfonatların etki mekanizması aşağıdakilerden
hangisidir? (Şubat 2018 Orijinal)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Kemik rezorpsiyonunun inhibisyonu
Osteoblastlara direkt etki
Kemik formasyonunun artırılması
Büyüme hormonunun aktivasyonu
Androjen aktivasyonu
cevap: A
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle do sorulabilirdi:
Aşağıdaki
postmenopozal osteoporoz tedavisinde kullanılan
ilaç ve etki mekanizmaları eşleştirmelerlnden hangisi dOğru
olarak verllmlştır? (Şubat 2018 BENZERi)
artırması ve bacak kramplarına
görülmemiştir.
tedavisinde
Progesteronlar
Bifosfonadlar (alendronat, risedronat, ibandronat)
Selekti! östrojen reseptör modülatörleri (Raloks~en)
Kalsitonin
·
Paratiroid hormon
Monoklonal Antikor (Denosumab)
Tibolon, florid, stronsiyum
10.Black cohosh
11. Vitamin E
Raloksifen
osteoporoz
ajanlar;
ilaç
A) Florid
8)
C)
D)
E)
Kalsitonin
Progesteronlar
Oenosumab
Blfosfanatlar
Doğru
cevap: E
Etki mekanizması
Osteoblastlara direkt etki
Kemik formasyonunun artırılması
Büyüme honnonunun aktivasyonu
Androjen aktivasyonu
Kemik rezorpsiyonunun inhibisyonu
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 117
Postmenopozal osteoporoz tedavisinde kullanılan
bifosfonatlar ve kalsitonin kemik rezorbsiyonunu
inhibe eder. Paratiroid hormon ise kemik rezorbsiyonunu önlemez, yeni kemik yapımını kuwetle
stimüle eder.
Postmenopozal osteoporoz tedavisinde
ilaçlar:
Doğru
HRT öncesinde rutin biyopsi almaya gerek yoktur.
Ancak endometriyal patoloji açısından yüksek risk
altında olanlarda HRT başlamadan önce mutlaka
endometriyal biopsi alınmalıdır.
kullanılan
1. Östrojen: Osteoporozu olmayan postmenopozal
kadınlarda kırık riskini azalttığı kesin olarak kanıtlanan
östrojenler, osteoporoz tedavisinde de en etkili
ajanlardır. östrojenler kalsiyumun intestinal emilimini
artırırken, renal atılımını azaltır, osteoklastlar üzerine
direkt inhibisyon etkisi vardır ve osteoklasl/osteoblast
dengesini sağlar.
2. Progesteron: Progesteronlar osteoblastik
aktiviteyi artırarak kemik kaybını önler.
3. Bifosfonatlar (Alendronate, Risedronate,
İbandronate): Spesifik olarak kemik kaybını kemik
rezorbsiyonunu engelleyerek önlerler. Kemik
minerallerine bağlanarak osteoklastik resorbsiyona
karşı kemiği dirençli hale getirirler.
4. SERM (Raloksifen): Östrojen reseptörlerine
bağlanarak agonist veya antagonist etki oluştururlar.
Kemik ve lipid profili üzerine östrojenik
etki gösterirken; meme ve uterus üzerine
antiöstrojenik etki oluşturur. Osteoporozu ve
kemik külle kaybı olan kadınlarda vertebral fraktür
riskini azaltırken, vertebra dışı fraktürleri azaltıcı
etkisi gösterilememiştir.
5. Kalsitonin: Kemik rezorbsiyonunu inhibe ederek
plazma kalsiyumunu düzenler. D vitamini ve
kalsiyumla kombine edilmelidir.
6. Paratiroid Hormon (Teriparatide): Diğer
: ajanlardan farklı olarak kemik resorpsiyonunu
önlemez, yeni kemik yapımını kuvvetle stimüle
eder.
7. MonoklonalAntikor(Denosumab): NükleerfaktörK-B ligandın reseptör aktivasyonuna·neden olan
monoklonal antikordur. Postmenopozal osteoporotik
kadınlarda vertebra ve ekstremite fraktür riskini
azaltmaktadır.
8. Diğer İlaçlar: Tibolon, stronsiyum ve florid
postmenopozal
osteoporoz
tedavisinde
kullanılmaktadır.
16. Elli üç yaşında postmenopozal bir kadının
öyküsünde aşağıdakilerden hangisinin varlığında
kombine hormon replasman tedavisi öncesi
endometriyal
örneklemeye
gerek
l!2!ın!r?
(Nisan 2004)
A) önceden tek başına östrojen kullanımı
B) Uzun süreli perimenopozal oligomenore hikayesi
C) Anovulatuar tipte infertilite
D) Kombine oral kontraseptif hap kullanım hikayesi
E) HAIR-AN sendromu
cevap: D
A, B, C ve E şıklarında uzun süreli östrojen etkisi
verilmiştir. Progesteron ile karşılanmamış östrojen
belirgin endometrial hiperplazi ve kanser riski
oluşturur. Bu nedenle bu durumlarda endometriyal
biyopsi yapılarak hiperplazi ve kanser dışlanmalıdır.
Kombine oral kontraseptif hap kullanımı genital
sistemde progesteron etkisi oluşturur. Endometriyal
hiperplazi ve kanser riskini azaltır.
;
Hormon replasman tedavisi öncesinde biopsi
alınmasını gerektiren durumlar:
1. Obezite
2. Disfonksiyonel uterin kanama
3. Anovulatuar infertilite
4. Hirsutizm
5. Aşırı alkol alımı
6. Karaciğer hastalıkları
7. Diabetes mellitus
8. Hipotiroidizm
17. Premenopozal
dönemde azalmış menstrüel
kanaması olan kadında ateş basması, terleme
ve çarpıntı şikayetleri varsa en uygun tedavi
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 1988)
A)
Sıklık
östrojen + progesteron
C) Progesteron
'
Doğru
B) östrojen
D) Küretaj
E) Testosteron
cevap: A
azalmış
menstrüel
terleme ve çarpıntı
olan bir kadına hormon replasman
Premenopozal
kanaması,
şikayetleri
dönemde
ateş
basması,
tedavisi başlanmalıdır.
Menopozla ilgili
ortaya çıkar.
şikayetler
premenopozal dönemde
Erken dönemde adet düzensizliği, sıcak basması,
uykusuzluk ve kanama miktarında azalma görülürken,
, geç dönemde ise disparoni, üriner şikayetler,
osteoporoz ve kalp damar hastalıkları görülür.
Hormon replasnian tedavisi menopozun ilk 1Oyılında
veya 60 yaşın altında başlanmalıdır.
18. Aşağıdaki durumların hangisinde postmenopozal
bir hastada östrojen kesinlikle kullanılmamalıdır?
(Nisan 2015 Orijinal)
A) Son 1 yıl içinde geçirilmiş miyokart enfarktüsü
B) Ciddi hipokalsemi
C) Daha önce geçirilmiş kolestatik sarılık
D) Hepatik hemanjiyom ,
E) Hipotiroidizm
..
".
118 ~ TÜM TUS SORULAR!
Doğru
cevap: A
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
Aşağıdaki
durumların
hangisi postmenopozal östrojen
için kesin kontrendikasyonlardan biridir?
(Eylül 2004, Nisan 2015 BENZERi)
kullanımı
A) Son 1 yıl içinde geçirilmiş miyokart enfarktüsü
B) Ciddi hipokalsemi
C) Daha önce geçirilmiş kolestatik sarılık
D) Hepatik hemanjiyom
E) Hipotirodizm
Doğru
Karaciğer hastalık/an veya karaciğer fonksiyon
bozukluk/an harman rep/asman tedavisinin kesin
kantrendikasyanudur.
cevap: A
Aktif veya geçirilmiş (SON 1 YIL İÇERİSİNDE)
arteryal trambaembalik hastalıklar (inme veya
MI) pastmenapazal östrajen kullanımı için kesin
kantrendikasyandur.
Östrojenin Kesinlikle KULLANILMAMASI gereken
durumlar
1. Tanı konmamış uterin kanama
2. Bilinen veya şüphelenilen meme kanseri ya da
meme kanseri geçirmiş olmak
3. Bilinen veya şüphelenilen östrojen bağımlı
neoplaziler
4. Aktif veya geçirilmiş DVT, pulmoner emboli
5. Aktif
veya
geçirilmiş
İÇERİSİNDE)
arteryal
hastalıklar (inme veya MI)
(SON
1
YIL
tromboembolik
5. Karaciğer hastalıkları veya karaciğeq fonksiyon
bozuklukları
Östrojenin Kesinlikle KULLANILMAMASI gereken
durumlar:
1.
Tanı konmamış uterin kanama
2, Bilinen veya şüphelenilen meme kanseri ya da
meme kanseri geçirmiş olmak
3. Bilinen veya şüphelenilen östrojen bağımlı
neoplaziler
4. Aktif veya geçirilmiş DVT, pulmoner emboli
5. Aktif veya geçirilmiş (SON
1 YIL
İÇERİSİNDE) arteryal tromboembolik
hastalıklar Jinme veya MI)
5. Karaciğer hastalıkları veya karaciğer fonksiyon
bozuklukları
6. Östrojene karşı hipersensitivite
7. Bilinen ve.ya şüphelenilen gebelik hali
Östrojenin DİKKATLİ KULLANILMASI gereken
durumlar:
1. Demans
2. Safra kesesi hastalıkları
3. Hipertrigliseridemi
4. Geçirilmiş kolestatik sarılık
5. Hipotiroidizm
6. Kardiak veya renal yetmezliğe eşlik eden sıvı
retansiyonu
7. Ciddi hipokalsemi
8. Geçirilmiş endometriosis
9, Hepatik hemanjioma
19. Menopozdaki bir kadında, aşağıdaki durumlardan
hangisi
varsa
östrojen
kullanımı
!s§İ!I
kontrendikedir? (Nisan 1994)
A) Hipertansiyon
B) Akut karaciğer hastalığı
C) Endometriozis
D) Uterus leiyomyomu
E) Migren
Doğru
cevap: B
1
6. Östrojene karşı hipersensitivite
8. Bilinen veya şüphelenilen gebelik halı
20. Postmenopozal hormon replasman tedavisinde
kullanılan östrojenlerden hangisi en az etkilidir?
(Nisan 2002)
A) Konjuge östrojen
B) Estropipate
C) Etinil östradiol
D) Piperazin östrojen sülfat
E) Esterifıye östrojen
Doğru
cevap: B
HRT'de kullanılan östrajenlerden en etkili
alanı etini/ estradiald/ir. En az etkili alan ise
estrapipatdır.
östrojen preparatları Eşdeğerlilik
(kemik üzerine etki)
Estropipat (piperazin östrojen sülfat)1.25 mg
Estradiol valerat 1 mg
Mikronize estradiol 1 mg
Konjuge estrojenler 0.625 mg
Esterifıye estrojenler 0.625 mg
Transdermal estradiol 50 µg
Etinil estradiol 5 µg
21. Histerektomi ve bilateral ooforektomi geçiren 45 yaşındaki
bir kadın hormon replasman tedavisi için başvuruyor.
Aşağıdaki
durumların hangisinde bu hastaya
östrojen progesteron ile kombine edilmeksizin ~
başına verilebilir? (Eylül 2001)
A) Cerrahi, evre I endometriyum adenokanseri için
yapılmışsa
B)
C)
D)
E)
Doğru
Supraservikal histerektomi yapılmışsa
Cerrahi yaygın pelvik endometrtozis için yapılmışsa
Ailede meme kanseri hikayesi varsa
Overden endometriyoid tümör çıkarılmışsa
cevap: D
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ., 119
Histerektomi
geçirmiş kadınlarda
bulunmadığı
için
östrojen
Antitrombin 111 düzeylerini oral östrojenlere
göre daha fazla arttırırlar bu nedenle
hipertansiyonda tercih sebebidir.
endometriyum
tek
başına
kul/anılmalıdır.
•
Lipid metabolizması üzerindeki olumsuz etkilerinden
ve olası meme kanserinde risk artışından dolayı
progesteron bu tedaviye eklenmez.
Uterus veya endometriyum olmadığı halde
östrojen tedavisine progesteron eklenmesi gereken
durumlar da mevcuttur:
1. Endometriyum kanseri nedeniyle opere olan olgular
2. Endometriozisli olgular
3. Overlerde endometriyoid tümör anamnezi
4. Supraservikal histerektomi geçirenler
5. Endometriyal ablasyon yapılan olgular
22. Histerektomi ve bilateral salfingooferektomi
geçirmiş menopoza) hormon tedavisi uygulanacak
kadınlarda aşağıdaki durumlardan hangisinde
östrojene progesteron eklenmesi gerekli değildir?
(Eylül 2003)
A) Endometriyum adenokanseri öyküsü
B) Endometriozis öyküsü
C) Serviks kanseri
D) Supraservikal histerektomi sonrası
E) Overin endometrioid tümörü
Doğru
cevap: C
Endometriyum kanseri nedeniyle opere olan
olgularda, endometriozisli olgularda, supraservika/
histerektomi
geçirenlerde
ve
overlerde
endometriyoid tümör anamnezi olan hastalarda
östrojen
tedavisine progesteron eklenmesi
gereklidir. Ancak serviks kanseri öyküsü olanlarda
tek başına östrojen tedavisi verilebilir.
23. Postmenapozal hormon replasman tedavisi ıçın
transdermal yöntemin aşağıdaki durumların
hangisinde özellikle tercih edilmesine ~
l12!s!ı!r? (Eylül 1997)
A) Hiperlipidemi
B) Hipertansiyon
C) Epilepsi
D) Ateroskleroz
E) Geçirilmiş viral hepatit
Doğru
Transdermal östrojenlerin en önemli avantajları ilk
etkilerinin o/mamasıdır.
geçiş
Transdermal / perkütan östrojenler:
Cilde
Transdermal östrojen kullanma endikasyonları:
1. t>iabetiklerde veya periferik insülin direnci
artmışlarda: Pankreas hücrelerinin glikoza
c"vabını oral östrojenlere göre daha çok artırır,
karaciğerde insülin klirensini hızlandırır ve bu yolla
karbonhidrat metabolizmasına olumlu etki sağlar.
2.1 Hipertansiyonu olanlar: Karaciğerde ilk geçiş etkisi
olmadığı için renin substratı artışı sağlanmaz.
3. Tromboembolik olay geçmişi olanlar:
Karaciğerde
ilk geçiş etkisi olmadığı için pıhtılaşma faktörlerini
ve özellikle de faktör Vll'yi artırmaz.
4. Karaciğer
hastalığı öyküsü olanlar
5. Kolelitiazis olanlar: Östrojen düzeyleri oral yolla
alındığı zamanki kadar yükselmez. Bu da safranın
kolesterol satürasyon indeksini bozmaz. Böylece
safra taşı oluşmasında artışa neden olmaz.
6. Hiperlipidemisi olanlar: Özellikle trigliserid
seviyesinde anlamlı şekilde azalmaya neden olması
en önemli özelliğidir. Hiperkolesterolemisi olanlarda
oral yol tercih edilmelidir.
Ayrıca yine ilk geçiş
etkisi olmadığı için epilepsili kadınlardaantiepileptik
ilaç kullanımından minimum etkileneceği için tercih
edilmelidir.
7. Antiepileptik kullananlar:
24. Prospektif randomize kontrollü klinik çalışmalara
göre, postmenopozal kadınlara verilen tek başına
östrojen
tedavisi,
aşağıdaki
hastalıklardan
hangisinin görülme sıklığını önemli oranda~?
(Nisan 2011)
A) Koroner arter hastalığı
B) Kalça kırığı
C) Kolorektal kanser
D) inme
E) Venöz tromboemboli
Doğru
cevap: D
Transdermal östrojen kullanımı venöz
tromboemboli risk artışı ve safra kesesi
hastalıkları ile ilişkili değildir.
'
cevap: B
Tek başına östrojen rep/asmanı ile kombine
östrojen ve progesteron rep/asmanı arasındaki
farklar bilinmelidir. Özellikle MI, meme kanseri ve
kolorekta/ konser üzerine olan etkileri farkılıdır.
yapıştırılan
yama veya perkotan jel
doz doğal östrojen içerirler
ve fizyolojik E2:E1 oranları elde edilir. ilk geçiş
etkileri yoktur bu nedenle hiperlipidemik
olgularda tercih sebebidir.
şeklindedir. Düşük
..
'.
120 ~ TÜM TUS SORULAR!
WHI (Women's Health İnitiative Study)
çalışmasının sonuçları
çalışmada
Bu
hormon replasman tedavisinin, kalp
osteoporoz, meme ve kolorektal kansere
karşı olan etkilerini araştırmak planlanmıştır. Uterusu
olan kadına östrojen ve progesteron, histerektomize
olan diğer gruba da sadece östrojen verilerek sonuçlar
hastalıkları,
değerlendirilmiştir.
· Östrojen ve progesteron
sadece östfO}en a'ıan.grui,tCI:
Riski artanlar
• svo
Koroner kalp
hastalıktan
• Venöz tromboemboli :
Riski azalanlar
svo
Venöz tromboemboli
Meme kanseri
Demans
Riski azalanlar
• Kalça
kınğı
Riski değişmeyenler
Koroner kalp
hastalıkları
Kalça kınğı
• Kolorektal kanser
Kolorektal kanser
lnvaziv meme kanseri
Hormon Replasman Tedavisinin Komplikasyonları
1. Endometrium kanseri
2. Meme kanseri 7 5 yıldan uzun süre, östrojen +
progesteron alanlarda risk artar
cevap: D
Postmenopozal dönemde östrojenin ortamdan
çekilmesi nedeniyle atrofik vajinit gelişir.
Atrofik vajinit, postmenopozal kadınlarda östrojenin
ortamdan çekilmesi sonucunda normal vajinal
floranın bozulmasına bağlı gelişir. östrojenin
ortamda bulunmaması nedeniyle vajinal pH 4.5'un
üzerindedir.
Vajinal sitolojide parabazal hücre artışı ve lökosit
hakimiyeti vardır. Tedavisi öncelikle intravajinal
olarak kullanılan östrojen kremleridir.
Bakteriyel vaginozis ve trikomonas 'vajinitinde
metranidazol, kandida vajinitinde topikal azal
preparatları ve inflamatuar vajinitte klindamisin
içeren vajinal kremler tercih edilmektedir.
Menopoz Ile Ilgılı Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
1. Menopoza geçiş döneminin erken ~evresinde
i
5. VTE (Venöz trombemboli) 7 Transdermal
preparatlarda risk artışı yok. Oral yolda
östrojen ya da östrojen + progesteron riski
arttırır.
6. Alzheimer, demans, kognitif fonsiyonlar üzerine
olumsuz etki
7. Kolelitiazis
25. Postmenopozal
kombine hormon replasman
tedavisi aşağıdaki kanserlerden hangisinin riskini
azaltır? (Nisan 2002, Eylül 2007, Eylül 2009)
A) Over kanseri
B) Serviks kanseri
C) Endometrium kanseri
D) Kolon kanseri
E) Akciğer kanseri
Doğru
A) Kandida vajiniti
B) Bakteriyel vajinozis
C) Trikomonas vajiniti
D) Atrofik vajinit
E) Deskuamatif inflamatuvar vajinit
Doğru
alan grupta
Riski artanlar
3.MI
4. İnme
26. Aşağıdaki vajinitlerden hangisinin tedavisinde
öncelikle lokal östrojenler kullanılır? (Nisan 2012)
cevap: D
Postmenopozal kombine (östrojen + progesteron)
hormon replasman tedavisi kolorektal kanser
insidansını azaltmaktadır.
Hormon replasman tedavisi kolorektal kanser görülme
riskini %44 ve invaziv kolon kanseri görülme riskini
de %46 oranında azaltmaktadır. Kolonda östrojen
antiproliferatif etkilidir.
beklenen
hormona!
değişiklikler ... ıinhibin-B
azalır, FSH artar, östradiol artar, anti-müUerian ·
hormon azalır.
i
dönemdeki
I hormona!
değişiklikler... Östradiol azalır, progesteron
azalır, FSH ve LH yükselir, antimüllerian hormon
azalır, androjenler azalır.
2. Postmenopozal
3. Postmenopozal
kadınlarda
vazoınotor
semptpmlarda artışa neden olabilen. . . Raloksifen
4. Vazomotor şikayetleri olan postmenopozal kadında
östrojen yerine kullanılabilicek medikal tedavi
yöntemi... SSRI (paroksetin, fluoksetin, venlafaksin)
5. Tamoksifen
kullanan hastalarda vazomotor
tedavsinde
' ' kullanılmaması
gereken ... SSRI
semtomların
6. Postmenopozal osteoporoz tedavisinde yeni
kemik yapımını kuvvetli biçimde stimüle ederek
kullanılan ilaç ... Parathormon
7. Postmenopozal osteoporoz tedavisinde kullanılan
monoklonal antikor.. . Denosumab
8. Postmenopozal bir hastada östrojenin kesinlikle
kullanılmaması gerektiği durum... Derin ven
trombozu öyküsü
9. Postmenopozal dönemde östrojen ve progestin
tedavisi verilen kadınlarda görülme sıklığında
azalma görUlen ... Kolorektal kanser, kalça kırığı
10.Postmenopozal dönemde sadece östrojen
tedavisi verilen kadınlarda görülme sıklığında
azalma görülen ... Kalça kırığı
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 121
PELVİK AGRILAR
Primer Dismenore Tedavisi
1. Prostaglandin sentetaz inhibitörleri veya NSAİ
1. Primer dismenore ile ilgili
yanlıştır? (Eylül 2004)
aşağıdakilerden
(mefenamik asid, naproxen)
hangisi
2. Kombine
A) Organik pelvik patoloji yoktur.
B) Sikluslar ovulatuardır.
C) Servikal hareketler ağrılı değildir.
D) Sıklıkla bulantı, kusma ve diare ile seyreder.
E) Ağrı luteal fazla başlayıp menstruasyon süresince
devam eder.
Doğru
oral
kontraseptifler
(ovulasyon
inhibisyonu);
3. Tedavi 4-6 sikl_us boyunca kullanan hastada sonuç
alınamazsa diagnostik laparoskopi yapılır.
"Primer dismenorede ağrının mekanizması" başlıklı
şekile bakınız.
2. Dismenorede kullanılmayan ajan aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1997)
cevap: E
Primer dismenorede, ağrılı menslere eşlik eden
herhangi bir pelvik patoloji yok iken sekonder
dismenore de pelvik patoloji vardır. Primer dismenorede ağrı mensten birkaç saat önce veya mensle
başlar, 48-72 saat sürer.
/ A) östrojen
i B) Östrojen + progesteron
C) Kombine oral kontraseptifler
D) Naproksen
E) Mefanemik asit
Primer Dismenore:
Doğru
Ağrılı
menslere eşlik eden herhangi bir pelvik patoloji
yoktur. Nedeni menstruasyon sırasında endometriyal
prostaglandinlerin yapımının artmasıdır.
cevap: A
Ağrılı
menstruasyon (dismenore), jinekolojik
problemler içinde en sık rast/anılanlardandır.
Primer dismenore daima ovulatuvar sikluslarda
Bu nedenle menarştan itibaren 1-2 yıl sonra
ovulatuvar sikluslar yerleştikten sonra ortaya çıkar.
Kombine oral kontraseptifler (ovulasyon inhibisyonu)
ve prostoglandin sentetez inhibitörleri veya NSAI
(mefenamik asid, naproxen) prime, dismenore
tedavisinde kullanılan ilaçlardır.
oluşur.
Ağrı
kolik tarzındadır ve özellikle suprapubiktir. Mensten
birkaç saat önce veya mensle başlar, 48-72 saat sürer.
Beraberinde sırt ağrısı, bulantı, kusma, diare ve nadiren
senkop atakları da olabilir. Serviks hareketlerinde
şiddetli ağrı yoktur ancak uterin hassasiyet olabilir.
Sedimentasyon hızı normaldir; ve salpenjitten ayırıcı
•
Tek başına östrajenin ise dismenore tedavisinde
yeri yoktur.
tanısında kullanılabilir.
Ağrı
@
{a)tuterus akt!vlteleri
{b)+Uterus lskemisi
(c) sınır sonfannın prostoglandin ve
endo~roksldazlara duyarlılaşması
Kan
akımının azalması@l
(lskeml)
··
r
@
Prostaglandlnler
+
Endoperoksldazlar
+
Metabolit
Primer dismenorede
125267
ağrının
mekanizmas1
122 ~ TÜM TUS SORULAR!
n. splanknikus
vezikal
pleksus
n. splanknikus
sakralis
uterovajinal pleksus
pleksus rektalis mediana
Hipogastrik pleksus
3. Sekonder dismenorenin fil1...fil!s görülen nedeni
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2003)
A) Adenomiyozis
B) Pelvik konjesyon sendromu
C) Serviks steno~u
D) Endometriyal polip
E) Endometriozis
Doğru
A) Uterovajinal
B) lnferior hipogastrik
C) lnferior mezenterik
D) Superior hipogastrik
E) Ovaryan
cevap: E ·
Sekonder dismenorenin en
ozisdir.
sık
4. Sekonder
dismenore
tedavisindıi
yapılan
presakral nörektomi ameliyatında aşağıdaki sinir
pleksuslarından hangisinin bir segmenti kesilerek
çıkartılır? (Eylül - 2006)
nedeni endometri-
Doğru
Presakral nörektomide hipogastrik pleksusun
superior lifleri kesilirken LUNA'da hipogastrik
pleksJsun inferior lifleri kesilir.
Sekonder Dismenore
Ağrılı
menslere eşlik eden bir pelvik patoloji
ve genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkar. En
sık nedeni endometriozistir. Bunu adenomiyozis
ve bakırlı RİA kullanımı izler.
•
Hipogastrik pleksusun superior liflerinin
kesilmesine presakral nörektomi denir.
•
Endometriozis olgularında, kronik pelvik ağrının
giderilmesinde bu müdahale %50-75 başarılı
olmaktadır. Bu pleksusun kesilmesi ovaryan ve
tubal kaynaklı ağrıları gidermez.
vardır
Bunların yanı sıra subakut endometrit, pelvik
inflamatuvar hastalık,_ovaryan kist, pelvik konjesyon,
miyoma uteri, uterin polipler, Asherman sendromu,
konjenital pelvik malformasyonlar, servikal stenoz,
imperfore himen, transvers vajinal septum gibi
tıkanıklığa neden olan süreçlerde de sekonder
dismenore görülür.
Ağrı mensten 1-2 hafta önce başlar ve mensin
bitmesinden sonra da birkaç gün devam eder.
Tedavi primer patolojinin ortadan
cevap: D
kaldırılmasıdır.
Yine presakral nörektomi sonrasında mesane ve barsak
fonksiyonlarında kayıplar ortaya çıkabilmektedir.
"Hipogastrik pleksus" başlıklı
şekile bakınız.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 123
Premenstrüel disforik bozukluğun etiyolojisi
halen net olarak ortaya konulmamıştır. Ancak
serotoninin rolü olduğu bildirilmektedir.
5. Kronik pelvik ağrı nedeniyle jinekoloğa başvuran
hastalarda en sık görülen non jinekolojik hastalık
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2003)
Premenstruel Sendrom (PMS)
A) lrritabl barsak sendromu
B) Miyofasiyal ağrı
C) Crohn hastalığı
D) lntertisyel sistit
E) Üretral sendrom
Doğru
iletişimi ve günlük aktiviteyi engelleyecek şekilde
davranış__ bozuklukları
ile karşımıza çıkan, fiziksel
ve psikolojik bulguları kapsayan ve her luteal fazda
siklik olarak görülen bir sendromdur.
cevap: A
Kronik pelvik ağrının jinekolojik nedenleri içinde
en sık endometriozis ve adezyonlar görülürken;
nonjinekolojik nedenler içinde en sık görülen
irritable barsak sendromudur.
Premenstrüel disforik bozukluk (PMDD) ise
premenstrüel sendromun şiddetli bir alt tipidir.
Reprodüktif yaşamdaki kadınların %3-5'de görülür.
Klasik PMS tablosuna ek olarak daha ağır psikolojik
bulgular gösterir.
'
Klinik:
Kronik Pelvik Ağrılar
Kadınlarda 6 aydan daha uzun süredir aynı
bölgede persiste eden, fonksiyonel kayba
neden olan veya tedavi gerektiren alt abdomen ve
pelviste hissedilen ağrılardır. lnsidansı %12-20'dir.
Kronik pelvik ağrının en sık nedeni jinekolojik
nedenlerdir.
Baş ağrısı
Meme hassasiyeti
Halsizlik
lrritabilite
Gerginlik
Pelvik ağrı
Duygulanımda değişimler
Nedenleri:
Jinekolojik (nan-siklik): Endometriozis (en sık),
pelvik adezyonlar (en sık), pelvik konjesyon,
salpingoooforit, ovaryan kalıntı sendromu, ever
tümörleri, pelvik relaksasyon
Gastrointestinal: İrritabl bağırsak sendromu
(en sık), ülseralif kolit, Crohn hastalığı, divertikülit,
karsinom, enfeksiyon, rekürren parsiyel bağırsak
obstrüksiyonu, hemi, abdominal anjina
Genitoüriner: Sistoüretrit, üretral sendrom,
interstisiel sistit/ağrılı mesane sendromu, üreteral
divertikül ve polip, mesane karsinomu, üreteral
obstrüksiyon
Uyku değişiklikleri
Konsantrasyon eksikliği
PMS tanısında kriterler:
1. Organik bir neden olmamalıdır
2. Semptomlar siklusun ikinci
yarısında
ortaya
çıkmalıdır
3. Follikülerfazda en az 7 gün tamamen asemptomatik
olmalıdır
4. Arka arkaya en az 2 siklus semptomlar izlenmeli ve
tedavi
ihtiyacı
gösterecek kadar şiddetli
olmalıdır.
5. Menstruasyonla semptomlar kaybolabilir
Nörolojik: Femoral nöropati, ilioinguinal nöropati,
iliohipogastrik nöropati, nöroma
6. Prepubertal, postmenopozal ve gebelik dönemlerinde
Kas ve iskelet sistemi: Miyofasial sendrom ve
trigger noktaları
7. Menstrüasyon olması şart değil, overleri korunmuş
Sistemik hastalıklar: Fibromyalji, akut intermittant
porfiri, abdominal migren, konneklif doku hastalıkları
(SLE), lenfoma, nörofıbromatozis
Etyolojisi net olarak aydınlatılmış değildir, ancak fizyolojik ovaryan fonksiyon tetikleyicidir. Ovaryan fonksiyonların supresyonu ile semptomların kaybolması bu
teoriyi güçlendirmektedir. Bununla birlikte serotoninitİ
rolü olduğu düşünülmektedir.
Psikososyal
6. Premenstrüel disforik
aşağıdakilerden
bozukluğun
hangisinin
düşünülmektedir? (Eylül 2011)
etiyolojisinde,
sorumlu
olduğu
A) ôstrojen miktarında artma
B) Serotonin miktarında düşme
C) Gonadotropin miktarında düşme
D) Progesteron miktarında artma
E) Noradrenalin miktarında artma
Doğru
Ödem
Kilo alımı
görülmez
histerektomili
kadınlarda
da görülebilir
Tedavi:
Semptomatolojiye yönelik tedavi yapılmalıdır.
Ovulasyonun baskılanması kesin tedavidir (KOK,
GnRH analogları).
l> Egzersiz
l> Diyet: Karbonhidrattan zengin diyet, kafein, alkol,
sigara ve kakao alımının kısıtlanması
cevap: B
'
'
'
,.
124
'4 TÜM TUS SORULAR!
>
>
>
>
>
>
>
>
>
Kalsiyum, magnezyum, vitamin E ve B6
NSAID
Kombine oral kontraseptif
Spironolakton (ödem için)
Bromokrtptin (mastalji için)
GnRH analogları
Danazol
Selektif serotonin geri-alım inhibitörü (SSRI)
(Fluoxetin): Medikal tedavi yöntemleri içinde en
etkin ajandır.
Klinik: Sıklıkla asemptomatik olmakla beraber
semptomatik vakalarda klasik triad görülebilir.
Pelvik muayenede, hassas, global olarak büyümüş
ve yumuşak uterus
•
Menoraji
•
Dismenore
>
Anksiyolitikler: Alprozolam ve buspiron
Adenomiyozis klinik bir tanıdır. Ultrason
ve MR tanıda yardımcıdır ancak belirleyici
değildir. Kesin tanı histerektomi materyalinin
histopatolojik incelenmesiyle olur.
1
7. Premenstrüel
Tedavi hastanın yaşına ve fertilite isteğine göre
değişir. Medikal tedavi (NSAI, KOK, progesteron
veya GnRH analogları ile menstruasyonun
baskılanması) çoğunlukla başarısızdır. Uterin arter
embolizasyonu efektif olabilir. Histerektomi ise
küratiftir.
sendromda
kullandmayan
(Nisan 1998)
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Spironolakton
B) GnRH analogları
C) Nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar
D) Progesteron
E) Kortikosteroid
Doğru
cevap: E
Premenstrüel sendrom tedavisinde östrojen ve
kortikosteroidler kullanılmaz.
Spironolakton (ödem için), GnRH analogları, NSAID
ve progesteron premenstruel sendrom tedavisinde
9. Adenomyozisde
aşağıdakilerden
beklenmez? (Eylül 1994)
hangisi
A) Hipermenore
B) Dismenore
C) Yumuşak ve büyümüş uterus
D) Metroraji
E) Büyük uterus
kullanılan ajanlardır.
•
Selektif serotonin geri-alım inhibitörü (SSRI)
(Fluoxetin): Medikal tedavi yöntemleri içinde en
etkin ajandır.
8. Adenomyozisde aşağıdaki triadlardan hangisi fil!
ın!ı görülür? (Nisan 1991)
A) Dismenore, metroraji, uterus büyüklüğü
B) Dismenore, menoraji, uterus küçüklüğü
C) Oligomenore, menoraji, uterusda hassasiyet
D) Amenore, uterusda hassasiyet, uterus küçüklüğü
E) Dismenore, menoraji, uterus büyüklüğü
Doğru
cevap: E
Dismenore, menoraji, yumuşak büyük uterus
varlığında adenomiyozis akla gelmelidir.
Adenomyozis (Endometriozis interna),
Endometriyal gland ve stromanın miyometriumda
yerleşmesidir. 40 yaş üzerinde daha sık görülmekte
olup, multiparite, erken menarş ve kısa menstrüel
sikluslar risk faktörüdür.
Postpartum endometrttin olayı başlatan faktör olduğu
ileri sürülmektedir. Diğer bir teoride endometriyumun
invajinasyonudur. ôstrojen bağımlı bir patoloji
olduğundan semptomlar menapozdan sonra azalır
veya kaybolur. Adenomiyozis olgularının %50'sinde
leiomiyom, %25'inde endometriyal hiperplazi ve
% 10'unda endometriozis tabloya eşlik eder.
Doğru
cevap: D
Metroraji genellikle endometriyal patoloji/erde izlenmekte olup, adenomyoziste menoraji'görülmesi
beklenir. Dismenore, büyük ve yumuşak uterus
adenomyozisin klasik bulgularıdır.
'
10.Kırk
üç yaşında 3 doğum yapmış hastanın öyküsünden
son yıllarda dismenore ve menorajı varlığı öğreniliyor.
Yapılan , pelvik muayenesinde uterus, yumuşak ve
normalden iri alınıyor.
Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1994, Nisan 2012)
A) Adenomiyozis
B) Korpus kanseri
C) Premenstrüel sendrom
D) Myoma uteri
E) Endometrial polip
Doğru
cevap: A
Adenomyozisteki klasik triad; büyük ve yumuşak
uterus, menoraji ve dismenore
Myomlar sekonder dismenore ve anormal uterin
kanamalara neden olabilirler, uterusu büyütürler ancak
genellikle muayenede sert kıvamdadırlar.
Uterin korpus kanseri genellikle postmenopozal
kadınlarda görülmekte olup, parite artışı ile risk
azalmaktadır.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 125
Premenstruel sendrom, menstruel siklusun
luteal fazında görülen siklik değişiklikler olup
uterin büyümeye neden olmamaktadır.
b) Çölomik epitel metaplazisi (Mayer teorisi):
Buna göre periton boşluğunu örten çölomik
epitelyum, endometriyum tipi hücrelere
dönüşebilen yapıdadır.
Endometrial polip metrorajiye yol açar.
c) İndüksiyon teorisi: Bu transformasyona bir
endojen ajanın yol açtığı düşünülür.
Adenomyozisin kesin tanısı ... Uterus spesmeninin
patolojik incelenmesi
11. Aşağıdaki
anatomik
bölgelerin
ektopik
endometriyal
odakların
retrograd menstrüasyon teorisiyle
(Nisan 2014 Orijinal)
hangisinde
bulunması,
açıklanamaz?
12. Peritoneal endometriyotik
aşağıdaki
odakların oluşumunda
patogenııtik
süreçlerden
sorumlu tutulamaz? (Nisan 2013)
hangisi
A) Transplantasyon
A) Uterus serozası
B) Rektum serozası
,:BJ Çölomik metaplazi
C) Retroperitoneal alan
' C) indüksiyon
D) lmplantasyon
D) Over yüzeyi
E) Uterosakral ligamentler
Doğru
d) Lenfatik veya· vasküler metastaz (Halban
teorisi): Retroperitoneal yayılımı açıklar.
E) Hipersensitivite
Doğru
cevap: E
cevap: C
Bu soru, başka bir hoca tarafından ş 6yfe de soıu/abilirdi:
1. Uterus serozası
il. Retroperitoneal alan
111. Sigmoid kolon serozası
iV. Rektum serozası
Endometriyozis, infertilite ve ağrı problemleriyle
karşımıza çıkan önemli bir hastalıktır. Patogenezi
tam olarak aydınlatılmamıştır ancak gelişiminde
4 temel teori üzerinde durulur. Hipersensitivite bu
teorilerden biri değildir.
1. Endometriyal dokunun ektopik transplantasyonu
(Sampson teorisi)
V. Sakrouterin ligament üzeri
Yukarıdaki
odakların
anatomik bölgelerin hangisinde endometrlotlk
bulunması, retrograd menstrQasyon teorisi ile
2. Çölomik epitel metaplazisi (Mayer teorisi)
acıklanamaz? (Nisan 2014 BENZERi)
3. indüksiyon teorisi
A)Yalnız
B)Yalnız
C)Yalnız
il
4. Lenfatik veya vasküler yayılma teorisi ve bu teori
111
içinde anılan direkt transplantasyon teorisi
D)I, llvelV
E)II, lllveV
Doğru
13. Bron~lar, rektum ve yara skarlarında görülebilen
aşağıdakilerden
hangisidir?
benign
lezyon
cevap: B
Sampson teorisiyle (tuba uterinalardan retrograd
menstrüasyon) retroperitoneal alan tutulumu açık­
lanamamaktadır. Uterus, rektum ve kolon serozası,
over yüzeyi ve sakrouterin ligament üzerindeki
odaklar bu teori ile açıklanabilmektedir.
Endometriozis östrojen bağımlı bir
4 teori üzerinde durulur:
hastalıktır
ve
gelişiminde
a) Endometriyal dokunun ektopik transplantasyonu (Sampson teorisi): Menstruasyon
sırasında endometriyal dokunun tubadan retrograd olarak batın içine geçmesi ve burada
ektopik olarak yerleşmesi teorisidir. Bu teoriye
göre peritoneal sıvının saat yönündeki akımı
da önemlidir. Endometriozis pelvisin solunda
daha fazla görülmektedir ve rektosigmoid alana
kolayca gelebilir. Bu teori ile rektoperitoneal alan
tutulumu açıklanamamaktadır.
(Eylül 1997)
A) Adenomyozis
B) Endometriyozis
C) Teratom
D) Leiomyom
E) Paget hastalığı
Doğru
cevap: B
Endometriyozisin gösterilemediği tek yer da/aktır.
Endometriozis
En sık yerleşim yerleri pelvik organlar ve peritondur. ·
Bronşlarda ve.yara skarlarında da görülebilir.
Sıklık sırasına
göre
yerleşim
yerleri:
1. Over üzerinde (% 50) (en sık)
2.
3.
4.
5.
Douglas çukurunda
Uterosakral ligamentte
Posterior uterus
Posterior broad ligament
'
'
<.
'
ı
126 .._ TÜM TUS SORULAR!
Makroskopik olarak endometriozis
görülür:
Ekstrapelvik endometriozis en sık intestinal traktüsü
tutmaktadır (özellikle kolon ve rektum).
b. Lezyonlar ilerledikçe
siyahlaşırlar.
c. Latent veya sessiz, iyileşmiş inaktif odaklar ise
beyaz olarak izlenir.
Hormona! testler
Pelvik muayene
Laparoskopi
Douglas ponksiyonu
Overde sekonder oluşan kistlere endometrioma
(çukulata kistleri) denir. Daha ileri bir pelvik
veya intestinal hastalığın göstergesi olup
endometriomaların sadece %1'i izo le olarak
görülmektedir. Sıklıkla overin ön yüzündedir.
Histerosalpingografı
Doğru
3
a. Endometriozisin ilk evresindeki aktif lezyonlar
kırmızı olarak izlenir.
14. Endometriyozisin kesin tanısı aşağıdakilerden
hangisi ile konulabilir? (Nisan 1988)
A)
B)
C)
D)
E)
lezyonları
şekilde
1
cevap: C
Derin infiltratif endometriozis; 5 mm'den
daha derin peritoneal yerleşimi ifade eder. Diğer
peritoneal ve ovaryan endometriozis formları ile
'
birliktedir.
j
Klasik olarak endometriyozis laparoskopi ile
araştırılır. Endometriyal bez ve stromanın uterus
dışındaki ektopik alanlarda histopatolojik olarak
gösterilmesi kesin tanıyı koydurur.
1
Endometrioziste Tanı:
Muayenede birçoğu anormal bulgu vermemekle
birlikte, uterosakral ligamentlerde ve douglasta
nodülarite hissedilebilir. Fibrotik dokunun
çekmesine yönelik serviks laterale doğru yer
değiştirebilir ve iğne ucu şeklinde daralmış servikal
os görünümü olabilir. Rektovajinal septumda ağrılı
şişkinlik, tek tarafiı ovaryan kistik genişleme tespit
edilebilir. ileri hastalıkta uterus arkaya fıksedir, tuba
ve overin mobilitesi azalır.
Transvajinal
ultrasonografinin
ovaryan
15. Endometriozis evreleme sistemine göre, aşağıdaki
bulgulardan hangisi, tek başına en yüksek skoru
oluşturur? (Aralık 2010)
Çapı 3 cm'nin üzerinde derin peritoneal implant
B) Tek overde derin implant
C) Komple! posterior kul-de-sak obliterasyonu
D) Tek overin 2/3'ünden fazlasını saran kalın
adezyonlar
E) Tek tüpün 2/3'ünden fazlasını saran kalın
adezyonlar
A)
Doğru
cevap: C
i
endometriomanın tanısında sensitivite ve spesifıtesi
yüksektir. Mesane ve rektum nodüllerinin tanısı da
transvajinal İ.ıltrasonografı ile konulabilir.
Görüntüleme yöntemlerinden HSG, BT ve MRG
de endometriyozisli olgularda kullanılabilir; ancak
primer tanı yöntemleri değildirler.
Tetkiklerde CA125 değeri orta ve ciddi
endometrioiziste belirgin yüksektir. Ancak
CA125 in tanıda yeri yokken, tedavinin takibinde
değerli bir belirteçtir.
Erken safhada periton yüzeyinde berrak sıvı içeren
veziküller izlenir. Vezikül içine kanamalardan sonra
etrafında skar dokus.u da olan karakterisik barut
yanığı görünümü oluşur. Endometrio!ik implantların
hemosiderin yüklü makrofaj ve lenfositler tarafından
çevrildiği görülür ve köpük hücresi olarak
adlandırılırlar.
1
Endometrioziste
sınıflandırma
hastalığın
gösterir ancak ağrı ile korelasyonu
yoktur.
yaygınlığını
Sınıflamada kullanılan
parametreler;
Ovaryan ve peritoneal implantların görünümü
(kırmızı,beyaz,siyah), boyutu ve derinlği
Overvetuba için adezyonların varlığı,
ve tipi
yaygınlığı
Cul de sac obliterasyonun derecesi
Bu parametreler içerisinde komplet cul de
sac obliterasyonu tek başına en yüksek skoru
oluşturmaktadır.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 127
Overde endometriyozise sekonder oluşan kistlere
endometriyoma (çukulata kistleri) denir. Daha
ileri bir pelvik veya intestinal hastalığın göstergesi
olup endometriyomaların sadece %1'i izole olarak
görülmektedir. Sıklıkla everin ön yüzündedir.
2
1
2
4
4
16
20
2
4
4
16
20
4
Komplet
40
<1/3
1/3
• 2/3
>2/3
2
4
4
8
16
ince
1
2
4
, .l,)ens
4
8
16
2
4
s·
16
2
4
s·
16
:sol
'cULDESAC:
,Parsiyel
: OBLITERASYQNU
Adezyon
, OVERLER Sağ_
ince
Dens
: Sol
,ruBALAR S~ğ,;
Yüzeyel
Derin
:sol
4•
Yüzeyel
. Derin
4•
beş yaşındaki _kadın hasta, dismenore ve kronik
pelvik·ağrrşikayeileriyle başvuruyor. Hasta iki yıl önce
evlendiğini,
kontraseptif yöntem kullanmamasına
rağmen gebe kalamadığını ve cinsel ilişki sırasında
ağrı hissettiğini belirtiyor. Pelvik ultrasonografısinde,
ever :lojunda yaklaşık 5 cm çapında ve internal
ekojenite içeren kistik lezyon saptanıyor.
18. Yirmi
Bu
hasta için en olası tanı
hangisidir? (Nisan 2017 Orijinal)
aşağıdakilerden
A) Endometriyozis
B) Adenomiyozis
C) Tuboovaryen apse
D) Hidrosalpenks
E) Hematometra
Doğru
• Tubanın fimrial ucunun komplet adezyonu; 16 puan
' Evre 1: 1-5 puan Evre il: 6-15 puan Evre 111: 16-40 puan
. Evre iV: > 40 pµan.
cevap: A
Bu soru, başka bir hoca tarafından ş öyle de soıvlabilinli:
Dismenore, disparoni, 2 yıldır korunmasız ilişkiye rağmen çocuk
sahibi olamama ve kronik pelvik ağrı şikayetleriyle başvuran
24 yaşındaki kadın hastanın pelvik muayenede uterosakral
ligamentte nodOlarite, vajinal ultrasonografıde sa!} overde 4 cm
kistik lezyon tespit ediliyor.
16. Hafif derecede pelvik endometriyoziste medikal
tedavi hangi sorunun düzeltilmesinde etkili ~ r ?
(Nisan 1999)
çaplı
Bu hasta için §n....mlll
tanı aşağıdakilerden
hangisidir?
(Nisan 2017 BENZERi)
A) Dismenore
B) lnfertilite
C) Pelvik ağrı
D) Disparoni
E) Bel ağrısı
A)
B)
C)
D)
E)
Endometriyoma
Folikül kisti
Tuboovaryen apse
Hidrosalpenks
Teka lutein kisti
Doğru cevap: A
Doğru
cevap: B
Medikal tedavi sadece ağnnın giderilmesinde
endikedir, ancak medikal tedavi ile ferli/ite oranları
iyileştirilemez.
Endometriyozisin önleyici bir tedavisi olmadığı
gibi kesin bir tedavisi de yoktur.
Tedavide tıbbi, cerrahi veya her ikisi de kullanılır.
Tedavide amaç odakların atrofıye edilmesiyle beraber ağrı ve infertilitenin düzeltilmesidir.
17.Aşağıdakilerden
hangisinde overlerde çukulata
kisti oluşur? (Nisan 1999)
A) Adenomyozis
B) Korpus luteum kisti
C) Endometriyozis
D) Karsinoid tümör
E) Endometiroid tümör
Doğru cevap:
Reprodüktif yaş grubunda dismenore, infertilite ve
kronik pelvik ağrı şikayetleri ile başvuran hastada
endometriyozis mutlaka akla gelmelidir. Soruda,
ultrasonografide tanımlanan kistik lezyon {endometriyoma) tanıyı desteklemektedir.
•
Endometriyozis:
~ Endometrial gland ve stromanın uterus dışında
bulunması halidir. En
infertilitedir. ,
ı-
sık
semptomlar
ağrı
ve
En yaygın görülen semptom pelvik ağrı olup,
premenstrüel ağrı, dismenore (özellikle
sekonder), kronik pelvik ağrı, disparoni
veya bel ağrısı karakterinde olabilmektedir. Ağrı
çoğu zaman bilateraldir. Erişkin bir kadında yıllar
sonra dismenore başlaması endometriyozisi
çağrıştırmalıdır.
C
',
'{''
ı
128 ~ TÜM TUS SORULAR!
~
~
~
Orta veya şiddetli endometriyozis pelvik
adezyonlara yol açarak pelvik anatomi ve
tüp-ever ilişkisini bozar. Tubal oklüzyona ve
periovaryal adezyonlara yol açarak infertilite
nedeni olabilir.
Endometriozis tedavisinde prostoglandinlerin ve
östrojenlerin yeri yoktur.
Progestinler: Endometriotik dokuda önce
desidualizasyon sonra atrofı yaparak etki gösterirler.
Medikal tedavide ilk seçenektirler. Bu amaçla
en sık depo MPA 6 ay süreyle uygulanmaktadır
(progestinler içinde en etkili olandır). Diğer kullanılan
ajanlar megestrol asetat, dienogest, linestrenol
ve didrogesterondur.
•
Pelvik muayenede uterosakral ligamentte
nodülarite ve uterusun fıkse olduğu izlenebilir.
Bu soruda
ağrı
ve infertiliteye ek olarak
endometriyomayı çağrıştıran bir kistik yapıdan
da bahsedilmiş. Hepsini bir arada düşününce
~
akla endometriyozis geliyor.
Adenomiyozis (Endometriosis lnterna) Endometriyal
gland ve stromanın miyometriumda yerleşmesidir.
40 yaş üzerinde daha sık görülmekte olup,
multiparite, erken menarş ve kısa menstrüel sikluslar
risk faktörüdür. Klasik bulgular ise hassas, global
olarak büyümüş ve yumuşak uterus, menoraji ve
dismenoredir.
•
Siklik kullanılması da endometriyozis gelişimi ve
rekürrensini azaltır. içeriklerindeki progestinler ile
endometriyotik odaklarda desidualizasypn ve atrofı
oluştururlar. Bu etkileri ile dismenore ve pelvik ağrıyı
Tuboovaryan apse için soruda ipucu olarak ateş ve
azaltırlar.
Folikül kisti ve Teka lutein kisti fonksiyonel ever
Hidrosalpenks için tuba kaynaklı bir kitleden
bahsedilmeliydi.
•
Hematometra uterus içerisinde kan birikmesidir.
Olguda bu durumu düşündürecek herhangi bir bilgi
verilmemiştir
19. Endometriyozis
tedavisinde
hangisi kullanılmaz? (Nisan 1993)
Danazol; bir 17-a-etinil testosteron derivesidir.
Etki Mekanizmaları
GnRH ve gonadotropin sekresyonunu suprese
eder.
Steroidogenezi direkt inhibe eder.
Östrojen ve progesteronun metabolik klirenslerini
arttırır.
Endometriyal
reseptörlerine
aşağıdakilerden
~
Oral kontraseptifler
Prostaglandinler
Progesteron
Danazol
E) GnRH agonisti
Endometriyozis bağlı ağrıların medikal tedavisinde
kullanılan ajanlar
C) ôstrojen
D) GnRH analogları
E) Oral kontraseptifler
Doğru
cevap: C
Danazol bu etkileri ile yüksek androjenik ve
bir ortam oluşturur (yalancı
menopoz hali). Danazol serum lg'lerinde
azalma, C3 seviyelerinde azalma ve C4 seviyelerinde yükselme, serum otoantikorlarında
azalma yaparak, herediter anjioödem, otoimmün hemolitik anemi, SLE ve lTP gibi otoimmün hastalıklarda da tedavi_edicidir. Danazol
karaciğerde metabolize olur.
Endometriyozisin tedavisinde prostoglandinlerin
ve östrojenin yeri yoktur.
A) Danazol
B) Progesteron
ve
progesteron
ve antagdnistik etki
düşük östrojenik
cevap: B
20. Endometriyozis
tedavisinde
hangisi verilmez? (Eylül 1998)
androjen
agonistik
oluşturur.
A)
B)
C)
D)
Doğru
rahim içi araçlar,
aralıksız kullanılarak yalancı gebelik hali b1uşturulur.
kistleri olup kronik pelvik ağrı ve infertilite gibi
semptomlara sebep olmazlar, sıklıkla 4-8 hafta
arasında kaybolurlar.
•
salgılayan
Kombine oral kontraseptifler: 6-12 .ay sürekli
•
vajinal muayenede yoğun hassasiyet verilmeliydi.
•
Levonorgestrel
peritoneal ve rektovajinal endometriyoziste
endometriyozise bağlı ağrıyı, cerrahi sonrası
dismenore rekürrensini ve rektovajinal nodül
volümünü belirgin azaltır.
aşağıdakilerden
~
•
Fetusta yüksek androjenik etkisi olduğundan
mutlak kontraseptifle birlikte kullanılinalıdır.
GnRH agonistleri: Medikal ooferektomiye neden
olurlar.
21. Endometriyozis'in
tıbbi
tedavi
seçenekleri
içinde aşağıdakilerden hangisinin yeri yoktur?
(Nisan 2012)
A) Danazol
B) Oral kontraseptifler
C) Aromataz inhibitörleri
D) ACE inhibitörleri
E) GnRH agonistleri
Doğru
cevap: D
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 129
ACE inhibitörlerinin endometriyozis tedavisinde
kullanım endikasyonu bulunmamaktadır.
Danazol; bir 17-a-etinil testosteron derivesidir ve
yüksek androjenik ve düşük östrojenik bir ortam
oluşturur (yalancı menopoz hali).
•
•
Kombine oral kontraseptifler: 6-12 ay sürekli
gebelik hali oluşturulur.
Siklik kullanılması da endometriozis gelişimi ve
rekürrensini azaltır. içeriklerindeki progestinler ile
endometriotik odaklarda desidualizasyon ve atrofı
oluştururlar. Bu etkileri ile dismenore ve pelvik ağrıyı
aralıksız kullanılarak yalancı
azaltırlar.
•
Aromataz inhibitörleri: Endometriyozise bağlı
ağrıyı azaltmaktadır ancak diğer hormonal
medikasyonlarla kombine edilmelidir.
•
GnRH agonistleri: Medikal ooferektomiye neden
olurlar.
22.Progestinlerin
endometriyozis
A) Progesteron
B) Oral kontraseptifier
C) Gestrinon
D) GnR.1-1
E) Danazol
Doğru
cevap: E
Danazol yüksek androjenik ve düşük östrojenik
bir ortam oluşturan, aynı zamanda otoimmün
hastalıklarında
tedavisinde kullanılabilen bir
.imtiprogestindir.
A~tiprogestinler:
Danazol; bir 17-a-etinil testosteron derivesidir.
Etki
tedavisindeki
başarısı aşağıdakilerden hangisi ile açıklanamaz?
(Eylül 2012)
A) Endometriyotik doku büyümesinin inhibisyonu
B) Gonadotropik inhibisyon
C) Overde östrojen yapımının supresyonu
D) lmplantlar desidüalizasyon
E) Androjenik etki
Doğru
23. Endometriyozisin medikal tedavisinde kullanılan
fakat aynı zamanda ITP ve hemofili tedavisinde de
kullanılan aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2000)
Mekanizmaları
GnRH ve gonadotropin sekresyonunu suprese
eder.
Steroidogenezi direkt inhibe eder.
Östrojen ve progesteronun metabolik k/irenslerini
arttırır.
Endometriyal
reseptörlerine
androjen
agonistik
ve
progesteron
ve antagonistik etki
oluşturur.
cevap: E
Danazol serum lg'lerinde azalma, C3 seviyelerinde
azalma ve C4 seviyelerinde yükselme, serum
otoantikorlarında azalma yaparak; herediter
anjioödem, otoimmün hemolitik anemi, SLE ve
ITP gibi otoimmün hastalıklarda da tedavi edicidir.
Danazol karaciğerde metabolize olur.
Progestinler endometriyotik dokuda atrofi yaparlar.
Androjenik etkiler antiprogestin grubundan olan,
DANAZOL ve GESTRİNON'un etkileridir.
Progestinler
l> Endometriyotik dokuda önce desidualizasyon sonra
atrofı
yaparak etki gösterirler.
Gestrinone: Androjenik, antiprogestajenik,
antiöstrojenik ve antigonodotropik özellikleri olan
bir 19-nortestosteron derivesidir.
l> Medikal tedavide ilk seçenektirler.
l> Bu amaçla en
sık
depo MPA 6 ay süreyle
uygulanmaktadır (progestinJeUçin_de en etkili
olandır). Diğer kullanılan ajanlar megestrol asetat,
dienogest, linestrenol ve didrogesterondur.
l> Levonorgestrel salgılayan rahim içi araçlar,
peritoneal ve rektovajinal endometriyoziste
endometriyozise bağlı ağrıyı, cerrahi sonrası
dismenore rekürrensini ve rektovajinal nodül
volümünü belirgin azaltır.
24. Pelvik endometriyozise bağlı
ağrının
tıbbi
tedavisinde kullanılan aşağıdaki ilaçlardan hangisi
antiprogestinik etki gösterir? (Eylül 2007)
A) Medroksiprogesteron asetat
B) Danazol
C) Linestrenol
D) Didrogesteron
E) Megestrol asetat
Doğru
cevap: B
'
.. .
130 <I TÜM TUS SORULAR!
Danazol ve gestrinon; androjenik, antigonadotropik, antiöstrojenik ve antiprogestajenik etkili
·ajanlardır.
J> Linestrenol, 19 nortestosteron derivesi bir
progestindir.
J> Medroksiprogesteron asetat, megestrol
asetat ve didrogesteron ise 21 karbonlu
progesteron derivesidir.
25. Rekürrensin en aza indirgenebilmesi için en etkili
ovaryan endometriyoma tedavisi aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2007)
A) Vaporizasyon
B) Aspirasyon
C) Koterizasyon
D) Kistektomi
E) ilaç tedavisi
Doğru
cevap: D
Endometriomalar, spontan olarak gerilemeyen
adneksiyal kitleler arasındadır. Bu nedenle, tedavisinde cerrahi yöntemler önceliklidir ve bu amaçla
sıklıkla laparoskopi kullanılır.
Endometriyoziste Cerrahi Tedavi
Cerrahi tedavi infertilite, endometrioma ve
medikal tedavinin etkisiz olduğu pelvik ağrıda
uygulanmaktşdır.
lnfertilite problemi olan olgularda konservatif
cerrahi tercih edilir. Laparoskopi tercih edilmelidir.
Amaç; tüm endometriotik implantların
destrüksiyonu, adezyonların açılması ve pelvik
anatominin restorasyonudur. Hafif veya minimal
endometriyoziste bile cerrahi sonrası aylık fekundite
ve kümülatif gebelik oranı artar.
Ovaryan endometrioma gelişmesi durumunda;
yüzeyel lezyonlar koterize edilebilir, 3 cm'den
küçük çaptakiler aspire edilebilir ve kist duvarı
koterize edilir. 4 cm'den büyük çaptakilerde ise
fertilite üzerine daha faydalı olduğu için kistektomi
yapılmalıdır. Rekürrens riskini en aza indiren
etkin tedavi yöntemi ise kistektomidir.
Medikal tedviye yanıt.vermeyen pelvik ağrıda LUNA
ve presakral nörektomi uygulanabilir.
Hastalığın tamamen ortadan kaldırılması için daha
radikal cerrahi gerekebilir; uterus, overler ve tüm
implantlar çıkarılır.
Pelvik Ağrılar İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
ağrının en sık nedeni... jinekolojik
nedenler içinde endometriozis ve adezyonlar:
nonjinekolojik nedenler içinde en sık görülen
irritable barsak sendromu
2. Kronik pelvik ağrı nedeniyle yapılan laparoskopik
uterin sinir ablasyonu (LUNA) operasyonunda
kesilen sinir lifi ... İnferior hipogostrik pleksus
3. Premenstruel sendromun tedavisinde en etkin
olan... SSRI
'
4. Endometrial invaginasyon ile nedensel ilişkisi
olabilecek olan hastalık... Adenomiyozis:
5. Adenomyozisin risk faktörleri ... 40 yaş üzerinde
olmak, multiparite, erken menarş, kısa menstruel
:
siki uslar
6. Reprodüktif dönemde, ağrı ve infertilite
şikayetleri olan kadında düşünülmesi ; gereken
hastalık... Endometriozis
7. Endometriozisten
koruyucu
fJktörler ...
Multiparite, laktasyon, VKİ yüksekliği, egzersiz,
meyve ve sebzeden zengin diyet
8. Endometriozis gelişiminde rolü olan mediatör ...
TNF alfa
'
9. Endometriozis
tutulumunun
gösterilemediği
organ ... Dalak
10.Endometriozisi olan kadınlarda riski artan
over kanserleri... Endometrioid ve şeffaf hücreli
1
karsinom
.
1. Kronik pelvik
J
i
1
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 131
PELVİK KİTLELER
Doğru
cevap: A
Myomlar çoğunlukla asemptomatiktirler.
1. 20-40 yaşlarında, kadınlarda mfil!s görülen benign
tümör aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1998)
Miyomlar çoğunlukla asemptomatiktirler. En sık
karşılaşılan ve en·sık cerrahi endikasyonu olan
· klinik bulgu ise anormal uterin kanamalardır
(menoraji). >5 cm miyomlarda anormal uterin
kanama daha fazla görülmektedir.
A) Benign kistik teratom
B) Over musinöz tümör
C) Uterus leiomyomu
D) Seröz tümör
E) Mol hidatiform
Doğru
Myomlarda Klinik
cevap: C
Kadınlarda en sık rastlanan benign solid pelvik
kitle ve 35 yaşından sonra en sık görülen genital
traktüs tümörü leiomyomdur (Uterin fibroid).
. Miyom dejenerasyonu pelvik ağrı nedeni olabilir
' ve genellikle dismenore, disparoni veya pelvik
bası hissi şeklinde tarif edilir. Akut ağrı ise saplı
bir miyomun torsiyonu veya infarktı neticesinde
nadiren gelişir. Miyomlar sırt ağrısı ile de ilişkili
olabilir.
Leiomyomlar
Kadınlarda
en
sık
Miyoma bağlı uterin volümün artması bası
Miyomun mesaneye
basısı sonucunda sık idrara çıkma, noktüri veya
urgency olabilir. Üreteral basıya sağda 3-4 kat
daha fazla rastlanılır çünkü sol üretersigmoid kolon
arkasındadır. Yine rektuma bası sonucunda hastada
kabızlık ve tenezm olabilir. Pelvik konjesyona bağlı
tromboflebit olabilir.
semptomlarıyla ilişkidir.
rastlanan benign solid pelvik
kitlelerdir.
Kapsülü olmayan, ancak sınırları belirgin
(psödokapsüUü), düz kas ve fibröz elemanlardan
oluşan, benign uterus tümörüdür.
Üreme çağındaki kadınların % 20'de, 40 yaş
% 50'de görülür.
kadınların
•
Submukozal miyom uterin kavitede distorsiyona
neden olarak fertiliteyi azaltır ve submukozal
miyomun alınması durumunda da fertilite artar.
Ancak subserozal miyom fertiliteyi etkilemez ve
alınması fertiliteyi arttırmaz. lntramural miyomlar
ise fertiliteyi hafif azaltır ancak alınması fertiliteyi
Kadınlarda en sık laparotomi ve histerektomi
nedenidir.
Genellikle aile öyküsü mevcuttur.
Obezlerde ve siyah ırkta daha sıktır.
arttırmaz.
Çok büyük miyomlarda polisitemi ve hipertansiyon
da görülebilmektedir. Polisiteminin nedeni miyom
tarafından üretilen eritropoetin artışıdır.
3. Myomlarda kanama mekanizmasını en az etkileyen
faktör aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 1997)
A) Kavitenin büyümesi
B) Tümöre yakın büyük damarların bulunması
C) Uterus kontraksiyon kabiliyetinin azalması
D) Sıklıkla endometrial hiperplazi görülmesi
E) Myomun prostaglandin mekanizmasının bozulması
PedlnkOIIQ
subserozal
Doğru
Uterin Leiomyomlarm
lokalizasyonları
cevap: E
Myomlarda en sık karşılaşılan ve en sık cerrahi ·
girişim gerektir~n klinik bulgu özellikle menoraji
olmak üzere anormal uterin kanamadır.
Myomlarda kanama nedenler:
uteride en sık karşılaşılan durum
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2002, Nisan 2008)
2. Myoma
A) Asemptomatik
B) Menoraji
C) Metroraji
D) Oligomenore
E) Postkoital kanama
Submüköz myom endometriyum yüzünde _nekroz
yapar, kavite büyür.
Myomatöz büyümenin olduğu yerlerde normal kas
demetlerinin hemostatik kontraksiyonu azalır.
Sıklıkla myomlar, anormal kanamalara neden
olabilen polipler ve endometrial hiperplazilerle
birliktedir.
'
'.
132 ~ TÜM TUS SORULAR!
Tümöre yakın büyük damarların bulunması da
kanama mekanizmasınıda etkilidir.
Gebelik esnasında myomektomi hem kan
kaybının fazla olacağı hem de fetal hyba neden
olacağı için önerilmez ancak yine de son çare
olarak denenebilir. Postoperatif dönelnde olguya
tokolitik tedavi verilir.
•
Antiprostoglandinlerin disfonksiyonel uterin
kanamaları azaltmaktaki başarıları myomlara bağlı
kanamalarda gösterilemediğinden, myomların
anormal kanama mekanizmalarında prostanoidlerin
rol oynamadığı kabul edilmektedir.
4. Otuz iki yaşındaki bir çocuklu hasta, 16. gebelik
haftasında akut başlangıçlı pelvik ağrı şikayetiyle
başvurmuştur.
Fizik
muayenede
uterus
U-3
seviyesinde palpe edilmiştir ve alt karın bölgesinde
hassasiyet vardır. Tam kan sayımında hafif lökositoz
dışında patoloji saptanmamıştır. Ultrasonografıde 16.
haftayla uyumlu fetal kap atımları izlenen gebeliğin
yanı sıra uterus anteriorunda yaklaşık 5 cm çaplı
miyom nodülü gözlenmiştir. Hastanın ağrısı hastaneye
yatırılarak analjezi uygulanmasıyla belirgin derecede
azaltılmıştır.
Bu hastada en olası tanı
hangisidir? (Nisan 2015 Orijinal)
aşağıdakilerden
A) Miyom dejenerasyonu
B) Over torsiyonu
C) Abortus imminens
D) Plasenta dekolmanı
E) Apandisit
;
Doğru
cevap: A
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
Otuz beş yaşındaki iki çocuklu hasta, 20. gebelik haftasında
akut başlangıçlı pelvik ağrı şikayetiyle başvurmuştur. Fizik
muayenede alt karın bölgesinde hassasiyet saptanıyor. Tam
kan sayımında hafif lökositoz dışında patoloji saptanmamıştır.
Ultrasonografıde 20 haftayla uyumlu fetal kap atımları izlenen
gebeliğin yanı sıra uterus posteriorunda yaklaşık 7 cm çaplı
miyom nodülü gözlenmiştir. Myom dejenerasyonu ön tanısı ile
hastaneye yatınlan hastanın ağrısı, analjezi uygulanmasıyla
belirgin derecede
azaltılmıştır.
Bu hastada m..21.uı myom dejenerasyon tipi aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2015 BENZER])
A} Kameöz dejenerasyon
B) Hyalen dejenerasyon
C) Kistik dejenerasyon
D) Kalsifik dejenerasyon
E) Nekrotik dejenerasyon
Doğru
cevap: A
Her iki
soruda haspitalize edilerek istirahate
alınması
ve analjezik uygulamasını takiben
semptamlann rahatlaması myom dejenerasyonunu
düşündürmektedir.
Myomiann
%30'u gebelik
esnasında büyür ve bu büyüme ilk 10 hafta içinde en
fazladır. Gebelikte en sık görülen dejenerasyon tipi
kırmızı dejenerasyon olup akut batını taklit eder.
En uygun tedavi istirahat ve nan-narkotik analjezik
kullanmaktır. Sonuç alınamazsa önce narkotik
analjezik hala başarısız ise laparatomi yapılır.
Sezeryan esnasında gebe uterusunda myomektomi
uygundur ancak saplı subseröz
myomlarda yapılabilir.
yapılmaması
Myom Dejenerasyonlar:
a) Hyalen dejenerasyon: En sık görülen
dejenerasyondur. Düz kas hücrelerinin fıbröz bağ
dokusu ile dolmasıyla karakterizedir.
1
b) Kistik dejenerasyon: Hyalen dejenerasyonun
devam etmesi durumunda, miytimun belli
bölgelerinde likefaksiyon sonucu ki~tik alanlar
gelişir.
c) Yağlı dejenerasyon: Nadiren şiddetli hyalen
dejenerasyonda miyom sarı renkli, yağlı bir
görüntüye sahip olabilir.
d) Kalsifik dejenerasyon: Daha çok postmenapozal
kadınlarda ve subseröz miyomlarda görülür. Bazen
direkt batın radyografilerinde izlenebilir.
e) Hemorajik dejenerasyon
f) Nekrotik dejenerasyon: Saplı subseröz miyomların
torsiyonu sonucu ortaya çıkar. Akut batın bulguları
gösterir.
g) Kırmızı (karneöz) dejenerasyon: Nekrelik
dejenerasyonun bir alt grubudur. Gebelikte sıklıkla
gözlenir. Tümörün hızlı büyümesine bağlı gelişen
iskemik, nekrelik dejenerasyondur.
5. Meno[11e!roraji yakınması ile başvuran multipar kırk
sekiz ', yaşında kadın hasta muayenesinde, serviks
normal uterus 1o hafta gebelik boyutunda büyüdüğü
saptanıyor. Ultrasonografıde myoma uteri ile uyumlu
bulgu, pap smearde normal hücreler gözleniyor.
Bu hastada ilk yapılması gereken aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2005)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Endometriyal örnekleme
Hormonal tedavi uygulanlanması
Miyomektomi
Histereskopik ablasyon
Histerektomi
cevap: A
Bu sorudaki kanamanın nedeni myom almayabilir
bu yüzden olası bir endometrial patolojiyi ekarte
etmek için mutlaka endometriyal örnekleme
yapılmalıdır.
Biyopsi sonucuna göre tedavi
planlanır.
Unutulmaması gereken, 45 yaş üstü tüm anormal
uterin kanamalar biyopsi ile değerlendirilmelidir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 133
Myomda Cerrahi Tedavi
azaltmak veya konservatif tedavi uygulanacak yani
miyomektomi yapılacak olgularda miyomu küçülterek
operasyonu kolaylaştırmak amacıyla kullanılırlar.
Endikasyonları
1. Medikal tedaviye yanıtsız, anemi
düzeyde anormal uterin kanamalar
yapacak
2.
Şiddetli dismenore, disparoni veya şiddetli kasık
ağrıları
3.
Saplı miyomların torsiyone olması sonucu ortaya
çıkan akut ağrılar
Mifepriston, GnRH analoglarına benzer
miyom boyutunu küçültmektedir.
Levonorgestrelli rahim içi araç myoma bağlı
menorajisi olan hastalarda kullanılabilir. 12 haftadan
büyük uterusu olmayan ve uterin kavitesi normal
olan hastalarda kullanılabilir.
4. Vajene doğmuş miyom
5. Hidronefroz oluşması
6. Sadece miyoma bağlı infertilite
kavitenin
bozukluğu
tekrarlayan gebelik kayıpları oluşması
7. Endometriyal
8.
9. Premenapozal dönemde uterus
boyutlarında hızlı
artış
1O.Postmenapozal dönemde uterus boyutlarındaki
herhangi bir artış
6.
Aşağıdaki
medikal
tedavilerden
boyutlannın küçülmesini sağlamaz?
hangisi myom
(Eylül 2013 Orijinal)
ı. GnRH agonistıeri
il. Letrozol
ili. GnRH antagonistleri
iV. Mifepriston
V. Levonorgestrelli RIA
Yukandakl medikal tedavilerden hangisi myom boyutlarında
küçülme sağlamaz? (Eylül 2013 BENZERi)
1
B) Yalnız il
· ------- D)·I, il ve iV
C) Yalnız ili
E)ll, lllveV
Doğru
cevap: B
Myomlarda tedavi seçenekleri; gözlem, medikal
tedavi, miyomektomi (histeroskopik, /aparoskopik,
abdominal),
histerektomi
ve
uterin
arter
, embolizasyonudur.
Myomlarda medikal tedavi:
GnRH
analogları
(agonist ve antagonist) uterus.
miyom boyutlarını küçültür ve
kanamayı azaltır. Tedavinin bırakılmasını takiben
8-12 ay sonra miyom tedavi öncesi boyutuna geri
döner. Bu nedenle ya perimenapozal dönemde ya
da özellikle cerrahi için medikal komplikasyonları
olan olgularda menopoza girene kadar semptomları
boyutlarını,
myoma uteri tiplerinden hangisinde
histereskopik cerrahi girişim yapılabilir? (Nisan 2012)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Subserozal
Pedinküle subserozal
lntramural
Servikal
Tip Osubmukozal
cevap: E
a) İntramural miyomlar: Miyometriuma yerleşen bu
miyomlar en sık görülen tiptir.
cevap: E
Yalnız
Aşağıdaki
Sınıflandırma
Bu sanı, başka bir hoca taıafindan şöyle de sonılabilirrli:
A)
L
Submüköz miyomlar (tip O) histeroskopik cerrahi
ile rahatlıkla çıkarılabilir. Subserozal, servikal ve
intramural myomlar ise histereskopik olarak tedavi
edilemezler.
A) GnRH agonistleri
B) Mifepriston
C) GnRH antagonistleri
D) Levonorgestrelli RIA
E) Aromataz inhibitörleri
Doğru
, Aromataz inhibitörlerinin myom tedavisinde yeri
yoktur.
sonucu
Bası bulguları yaratacak düzeyde büyük boyutlara
ulaşması
şekilde
Uterusu simetrik olarak büyüten tek bir miyom varsa
byna Kugel miyomu denir.
b) Submüköz miyomlar: Endometriyumun hemen
altında yerleşir. Büyüdükçe endometriyal kaviteyi
tümüyle doldurup uterusu büyütebilir. Bazen
serviksi genişletip dışarı çıkabilir ki o zaman vajene
doğmuş miyom adını alır. Vajene doğmuş miyomlar
genellikle enfeksiyonla birliktedir. Anormal uterin
kanama submukozal miyomlarda sıktır.
c) Subseröz miyomlar: Miyom uterus serozasının
hemen altına yerleşmiştir. Genellikle uterusu
asimetrik büyütür. Bazen batın boşluğuna doğru
uzanır, büyüdükçe bir sapla bağlanan miyom halini
alır (saplı miyom). Nadiren bu miyom karın duvarı,.
omentum, mezokolon gibi bir yere yapışır, buradan
beslenrneye başlar ve sonra sapı dejenere olarak
kaybolur, buna parazitik miyom denir.
d) İntraligamenter miyomlar: Subseröz miyom lig.
latum içine büyürse bu adı alır. Üreler ve iliak
damarlara olan komşulukları nedeniyle cerrahileri
zordur.
e) Servikal miyomlar: Serviksten köken alırlar.
Parametriuma doğru büyüdüklerinden cerrahileri
zordur.
\
',
'
134
f)
-4 TÜM TUS SORULAR!
İntravenöz leiomiyomatozis: Nadirdir. Miyom
parametrium ve lig. latum venleri içerisinde polipoid
tarzda ilerler.
Lokalizasyonuna
Sınıflaması:
Göre
Miyomların
8.
Aşağıdaki tedavi girişimlerinden hangisi, histeroskopi
ile gerçekleştirilemez? (Eylül 2014 Orijinal)
A) Subseröz miyom eksizyonu
B) Uterin septum rezeksiyonu
C) Uterin sineşilerin rezeksiyonu
D) Endometrial ablasyon
E) Endometrial polip eksizyonu
FIGO
Submukoz, intramural, subserozal ve
transmural olarak sınıflandırılmaktadır.
Tip O: lntrakaviterdir ve·tamamen kavitede
bulunur (saplı submukozal miyom)
Tip 1: %50'den azı miyometriumun içerisinde
olan submükoz miyom
Tip 2: %50 veya fazlası miyometiriumun
içerisinde olan submükoz miyom
Doğru
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de so'rı,labilirdi:
1. Submuköz miyom eksizyonu
il. Asherman sendromunda yapışıklıkların
Tip 3: lntrakaviter komponenti olmayan ve
endometriyuma bitişik myom
Tip 4: Endometriyum veya serozada ekstansiyona neden olmayan intramural miyom
Tip 5: En az %50'si intramural olan subserozal
miyom
Tip 6: %50'den
miyom
Tip 7:
Saplı
azı
cevap: A
açılması
Hl. Subseröz miyom eksizyonu
1
Uterin septum rezeksiyonu
V. Endometrial polip eksizyonu
ıv.
Yukarıdaki tedavi yöntemlerinden hangisi histe~oskopl ile
aerceklestirllemez? (Eyıoı 2014 BENZERi)
1
1
A)
Yalnız
1
C)
Yalnız
111
B) Yalnız il
D)l.11:veıv
E)II, llveV
intramural olan subserozal
Doğru
cevap: C
subserozal miyom
Tip 8: Miyometriumla ilişkisi olmayan miyomlar;
servikal, raund veya broad ligamentindeki
miyomlar, parazitik miyomlar
Transmural miyomlar (hibrid miyomlar):
Endometiyal ve serozal yüzeyin her ikisi ile ilişkide
olan miyomlardır. Önce endometiyum sonra seroza
ile ilişki numarası not edilir (örnek tip 2-5).
Pedinküllü
Histeroskopi uterin kavitenin değerlendirilmesini
aynı zamanda polip, submüköz miyom, adezyon
ve uterin septum gibi patolojilerin tedavisi ve
endometrial ablasyonunun yapılmasını da sağlar.
Ancak subseröz myomlara uterus yüzeyinde
oldukları için histeroskopi ile müdahale edilemez.
9. Aşağıdakilerden
hangisi
myoma
cerrahi tedavi endikasyonlarından b/ri
(Şubat 2018 Orijinal)
Subseroza,-_"t-_
uteride
değildir?
A) Oreteral obstrüksiyon
B) Pedinküllü miyom torsiyonu
C) Kalsifık dejenerasyon
Dj, Medikal tedaviye dirençli menoraji
E)' Vajene doğmuş ve bası hissi yapan miyom
Doğru
cevap: C
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
1. Asemptomatik
hastada
ultrasonografide
kalsifık ·,
dejenerasyonun izlenmesi
il. Medikal tedaviye yanıtsız, anemi yapacak düzeyde
anOrmal uterin kanamalar
111. Myom basısına bağlı hidronefroz
iV. Saplı myom torsiyonuna bağlı akut pelvik ağrı
V. Vajene doğmuş myom
Servikal
Myomların yerleşim
yerleri
Yukandakl durumlann hangisi uterin fıbroldl olan bir
hastada cerrahi tedavi endlkasyonlanndan biri ~
(Şubat2018 BENZERi)
A)
Yalnız
1
B) 1ve ili
D) 1, il ve 111
C) ive iV
E)I, llveV
Doğru
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM _, 135
lntrauterin gelişme geriliği
Preterm eylem
Myoma uteride (uterin fibroid)
cerrahi tedavi
endikasyonu denildiğinde ilk bakılması gereken
hastada herhangi bir semptoma yol açıp
açmadığıdır. Şıklara bu gözle bakıldığında kalsifik
dejenerasyon hariç tüm şıklarda verilenler myoma
Plasenta! yerleşim anomalileri
Malprezantasyon
Erken membran rüptürü
bağlı oluşabilecek semptomlardır.
Plasenta
dekolmanı
-Postpariıım aleni kanamaları
Myoma uteride (fibroid) Cerrahi Tedavi
Nadiren miyomun mekanik basısına bağlı fetal hasar
görülebilmektedir (tortikolis vb.)
Endikasyonları
Medikal tedaviye yanıtsız, anemi yapacak düzeyde
anormal uterin kanamalar
Şiddetli
ağrıları
dismenore, disparoni veya şiddetli kasık
Saplı miyomların torsiyone olması
çıkan akut ağrılar
sonucu ortaya
Vajene doğmuş miyom
Hidronefroz oluşması
Sadece miyoma bağlı infertilite
Endometriyal
kavitenin
bozukluğu
tekrarlayan gebelik kayıpları oluşması
Bası bulguları
ulaşması
sonucu
yaratacak düzeyde büyük boyutlara
11. Aşağıdaki over kitlelerinden hangisinin rüptüre
Premenapozal dönemde uterus boyutlarında hızlı
artış
Postmenapozal dönemde uterus boyutlarındaki
herhangi bir artış
1O. Gebe bir hastada myom da varsa
aşağıdakilerden
hangisi beklenmez? (Eylül 2000)
A)
B)
C)
D)
Ei
A) Fonksiyonel kist
B) Endometrioma
C) iyi huylu neoplastik ever kisti
D) Tuba-ovaryen apse
E) Kötü huylu neoplastik ever kisti
cevap: A
Fonks,iyonel kistler içerisinde en sık görülen
follikül kisti iken en nadir görülen teka lutein
kistidir. En fazla hemoperitoneum oluşturan ise
korpus luteum kistidir.
FONKSİYONEL OVER KİSTLERİ
cevap: D
Gebelikte en sık görülen dejenerasyon,tipi
dejenerasyon olup akut batını taklit eder.
kırmızı
Myam ve Gebelik
Gebeliklerin %5'inde uterusta miyom vardır.
Miyomların gebelikteki seyri değişkendir ve önceden
belirlenememektedir; ancak miyomların çoğunun
çapı gebelik sırasında artmaz. Miyomların %30'u
gebelik esnasında büyür ve bu büyüme ilk 1O
hafta içinde en fazladır. Gebelikte büyümüş olan
miyomlar doğumdan dört hafta sonra eski haline
gerilemektedir.
Büyük boyutta olduklarında şu komplikasyonlara yol
açabilirler.
Abortus
Erken gebelik
olma olasılığı en yüksektir? (Nisan 2009)
Doğru
Preterm eylem
Spontan abortus
Plasenta yerleşim anomalileri
Sarkomatöz dejenerasyon
Plasenta! fonksiyon bozukluğu
Doğru
Gebelikte %5 . miyom dejenerasyonu
'. görülmektedir ve gebelikte en sık görülen
dejenerasyon tipi kırmızı dejenerasyon olup
akut batını taklit eder. En uygun tedavi istirahat
ve nan-narkotik analjezik (ibuprofen) kullanmaktır.
Sonuç alınamazsa önce narkotik analjezik kullanılır,
hala başarısız ise laparotomi yapılır. Gebelik
esnasında miyomektomi hem kan kaybının
fazla olacağı hem de fetal kayba neden olacağı
için önerilmez; ancak yine de son çare olarak
denenebilir. Postoperatif dönemde olguya tokolitik
tedavi verilir.
kanamaları
a) Follikül Kisti: En sık görülen fonksiyonel
over kistidir. Ovulasyonun olmadığı durumlarda
içi berrak sıvı ile dolu, 3 cm üzerindeki duvarı
granüloza hücreleri döşeli kistlerdir. Bu kistler 8 cm
çapa ulaşabilirler ve sıklıkla spontan olarak 4-8 hafta
arasında kaybolurlar.
b), Ko_rpus Luteum Kisti: Unilateraldirler ve 3-11 cm
boyutundadırlar. Lokal ağrı ve hassasiyet yapabilirler.
Genellikle kendiliklerinden 1-2 ay içinde gerilerler.
Bu kistler sıklıkla siklusun 20-26. günleri
arasında rüptüre olabilirler ve intraabdominal
kanamaya yol açarlar. Antikoagülan kullanan
kadınlar özellikle risk altındadır. Sağ tarafta ve
koitusu takiben daha fazla görülmektedir. Korpus
luteum kistlerinin klinik bulguları adneksiyal
torsiyon ile karışır. Genellikle amenore veya adet
gecikmesine yol açtığından rüptüre ektopik
gebelikle klinik olarak karışabilir.En sık rüptüre
136 '4 TÜM TUS SORULAR!
l> Korpus luteum kisti, en
sık rüptüre olan ve
hemoperitoneuma neden olan kisttir.
olan ve hemoperitoneuma neden olan kisttir.
c) Teka Lutein Kisti (Hiperreaktio Luteinalis):
Fonksiyonel kistlerin en nadir görülenleridir.
Genellikle bilateral olurlar ve çoğunlukla
gebelikte ortaya çıkarlar (özellikle molar gebelik
ve çoğul gebelik). Bu kistler genellikle büyük
boyutta olurlar (30 cm) ve multikistiktirler. Yüksek
hCG bir risk faktörü olduğundan molar gebelik,
çoğul gebelikler, diyabet, Rh izoimmünizasyonu,
klomifen sitrat, hMG veya FSH ile ovulasyon
indüksiyonu ve GnRH analoglarının kullanımı ile
birliktelik gösterir. Spontan regrese olabilirler.
12. Genç nullipar bayan hasta menstrüasyondan 15 gün
sonra sağ alt kadranda ağrı, ateş ve lökositoz var.
Birkaç saat sonra defans gelişiyor.
~
Teka lutein kisti (hiperreaktio luteinalis),
fonksiyonel kistlerin en nadir görülenleridir.
Yüksek hcg ye bağlı olan bilateral kistlerdir.
14. Aşağıdakilerden hangisi neoplastik olmayan bir
ever tümörüdür? (Nisan 1996)
A) Teka lutein kisti
B) Dermoid kist
C) Seröz kist adenom
D) Müsinöz kist adenom
E) Brenner tümörü
Doğru
cevap: A
Teka Lutein Kisti (hiperreaktio luteinaı'is) everin
nonneoplastik fonksiyonel kistidir.
1
Bu hastada en olası
hangisidir? (Nisan 1997)
tanı
aşağıdakilerden
A) Tuboovarian abse rüptürü
B) Korpus hemorajikum kist rüptürü
C) Kornual gebelik rüptürü
D) Salpenjit
E) Teka lütein kist rüptürü
Doğru
cevap: B
1
Kadın
Genital Sisteminde Görülen Tüm Kistler
Paraovarian kistler: Wolf kanal art1ğı kistlerdir ve nadirde olsa
malignleşebilirler.
Follikül kistleri: Overin en sık görülen kistleridir. Graff
folikütünün çathyamamas1 sonucu ortaya çıkarlar. Fn fazla 60
gün içerisinde gerilirler.
Korpus luteum kistleri: Korpus luteumun gerilE!mesindeki
bozukluklar sonucu ortaya çıkarlar.
Sorudaki tarif edilen tablo korpus hemorajikum
kist rüptürüne benzemektedir.
•
En sık rüptüre olan ve hemoperitoneuma neden
olan korpus luteum kistidir. Hemorajik korpus
luteum rüptürü genellikle siklusun 20-26. günleri
arasında beklenir. Defans, ateş, lökositoz gibi akut
batın semptomlarına yol açabilir. Aıitikoagülan
kullanan kadınlar özellikle risk altındadır. Sağ
tarafta ve koitusu takiben daha fazla görülmektedir.
Korpus luteum kistlerinin klinik bulguları adneksiyal
torsiyon ile karışır. Genellikle amenore veya adet
gecikmesine yol açtığından rüptüre ektopik
gebelikle klinik olarak karışabilir
13. Üreme yaşındaki kadınlarda ıın.___ın; görülen
non neoplastik over tümörü aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2009)
A) Folikül kistleri
B) Teka lütein kistleri
C) Endometrioma
D) Polikistik ever sendromu
E) Korpus luteum kistleri
Doğru
cevap: B
En nadir görülen fonksiyonel over kisti teka lutein
kistidir.
~
Follikül kisti, en sık görülen fonksiyonel ever
kistidir.
Teka-Lutein kistleri: Yüksek hCG'ye bağlı oluşan bi(ateral olan
ever kistleridir. Gestasyonel trofoblastik hastahklarda ve çoğul ,
gebeliklerde görülürler. hCG seviyeleri düşünce kendiliğinden
gerilirler.
Gebelik luteomas1: Gebelikte artm1ş hCG etki~i ile oluşan,
tek tarafh, androjen salgılayan, ovarian oluşumlardır. Hem
anne hem fetusta virilizasyona yol açabilirler. Gebelik bitince
kendiliğinden
gerilerler
Gardner kisti: Wolf kanah
artığı
olup vajen yan duva\rda
lokalizedir. 'ı,
Morgagni ki'stf: Tuba uteıinada gelişen basit, seröz s1V1 içeren,
Müller kanah artığı kistik yapıdır.
Naboth kisti: Servikste salgı yapan bezlerin kanallarının
tıkanmasına bağlı gelişen kisttir.
_ __ __
'.
Bartolin kisti: Labium majus'ta yerleşir ve bartolin salgı:
kanalımn tıkanması
enfeksiyonuna bağlı
sonucu
gelişir.
Vulvovajinal bezlerin·
gelişir.
Nuck kanah kisti: Labium majus ya da vulvada yerleşir.
Ligamentum rotundumun labia majuslara yap1şma yerindeki
periton inklüzyonlanndan kaynaklamr.
15. Elli yaş altında ~ görülen benign over
neoplazmı aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2011)
A) Matür kistik teratom
B) Fibrom
C) Müsinöz kistadenom
D) Endometrioid tümör
E) Brenner tümörü
Doğru
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 137
Elli
yaş
altında
neoplazmı
en sık görülen benign over
matür kistik teratomdur.
Benign Adneksial Kitleler
- MATÜR KİSTİK TERATOM (dermoid kist}
Adneksiyal kitlelerin % 60'ı nonneoplastiktir
(fonksiyonel kist).
Ayırıcı tanıda
olgu
yaşı
Pelvik kitle nedeniyle laparatomi yapılan
olgularda en sık rastlanan kitleler;
- ENDOMETRİOMA
•. 31-49 yaşariısındakilerin
çok önemlidir.
Doğurganlık çağındaki kadınlarda ayırıcı tanı çok
ve çeşitlidir. Hem benign hem de malign tümörler
oluşabilir. Bu dönemde gebelik mutlaka akılda
V 4'ü
16. Otuz yaşındaki bir hastada ultrasonografıde overde 60
mm. çapında kistik görünüm saptanıyor. Laparotomi .
yapılıyor.
tutulmalıdır.
Reprodüktif yaş grubunda pelvik kitle nedeniyle
opere edilen olguların sadece % 5-1 0'unda
malignite saptanır ve bunların da büyük kısmı
düşük malign potansiyelli tümörlerdir. 30 yaş
altında malignite oranı % 1O olup büyük kısmı da
düşük malign potansiyelli tümörlerdir.
Premenarşal ve postmenopozal kadınlarda
adneksial kitle, şüpheyle karşılanmalı ve derhal
tanıya yönelik araştırmalara başlanılmalıdır.
20 yaşından önce görülen ovaryan neoplazilerin
2/3'0 germ hücreli tümörlerdir.
Çocuklarda ve adolesanlarda en sık rastlanan
neoplastik tümör matür kistik teratomdur.
Teratomların % 80'den fazlası üreme çağında
görülür (ortalama yaş 30).
Bir ovaryan kitlenin malign olma riski, adolesan yaş
grubunda, çocuk yaş grubuna göre daha düşüktür.
Çocukluk ve adelosan dönemdeki ovaryan
neoplazilerin %35'i malign olup, özellikle 9 yaş
, ve öncesi kız çocuklarında görülen ovaryan
neoplazilerin yaklaşık %80'i maligndir.
Postmenopozal dönemdeki her türlü ovaryan
büyüme aksi ispat edilene kadar malign olarak
kabul edilmelidir.
Gerçek fonksiyonel kistler 4-6
spontan regrese olurlar.
• 30 yaşın altındaki kitlelerin 1/3'0
haftalık
takiple
Buna karşılık persiste eden tüm adneksyial
kitleler aksi kanıtlanıncaya kadar malign kabul
edilmelidirler.
Epitelyal ever tümörleri adelosan dönemden sonra
artmaktadır.
Matür kistik teratomların çoğu üreme çağında
görülmektedir ancak diğer germ hücreli tümörlere
göre oldukça geniş bir yaş dağılımı bulunmaktadır.
Vakaların %25'i postmenopozal dönemde görülürken
yenidoğanlarda bile olabilmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi
· bulgudur? (Nisan 1988)
malignite
lehine
bir
A) Peritonda ufak kanama odakları
B) Kist yüzeyinin düzgün oluşu
C) Yapışıklık ve infıltrasyon
D) Karşı overde 0,5 cm çapında kist
E) Berrak mayi içermesi
Doğru
cevap: C
Laparotomide yapışıklık ve infiftrasyon malignite
lehine bulgulardır. Peritonda ufak kanama odakları
endometriozis lehine yorumlanabilir.
Kistin
yüzeyinin düzgün olması benign olduğunun
işaretidir. Malign kistik oluşumların yüzeyi
düzensizdir ve iç yüzlerinde papiller oluşumlu
so/id alanlar içerirler.
Adneksial kitlelerin ultrasonografi kriterleri
Çap> 8-10 cm
Multilokuler - solid kitle
Çap <'8 cm
Unilokuler kist
Düzgün yüzeyli
Düzensiz yüzeyli
Asit var
Bilateral
Asit yok
Unilateral
Mobil
ince cidarl1
lnternal ekojenite yok
Ek abdominal organ
patolojileri yok
Neovaskulaıizasyon
yok
Doppler normal
lnternal ekojenite ve kalm
septasyon yok
Fikse (etraf dokularla
yapışık)
Kahn cidarh
lnternal ekojenite var
Ek abdominal organ
patolojileri var
Neovaskularizasyon var
Doppler değişiklikleri var
lnternal ekojenite ve kalm
septasyon var
'
'
'
138 ~ TÜM TUS SORULAR! .
17.Otuz yaşındaki kadında son 3 ay içinde batında hızla
büyüyen kitle var. USG'de 25 cm'lik overde kistik yapı
görülüyor.
Bu hasta için en uygun
hangisidir? (Nisan 1994)
yaklaşım aşağıdakilerden
Adneksiyal kitlelere yaklaşımda dikkat edilmesi
gerekenler hastanın yaşı ve malignite lehine bulgu
olup olmadığıdır.
•
A) 3 ay sonra kontrol
B) Laparoskopi
C) Laparotomi ve gerekli girişim
D) En az 2 siklus bekleme
E) Hiçbiri
Doğru
uyandırmaktadır.
Malignite şüphesi olduğundan dolayı 3 ay sonra
kontrol uygun değildir. Yine kitle çok büyük olduğu
için laparoskopik yaklaşım uygun olmaz.
18. Karında asit ve plörezi saptanan asemptomatik, 60
yaşında bir postmenopozal kadında, palpe edilen
abdominal kitlenin nedeni. en büyük olasılıkla
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1988)
A) Tüberküloz
B) Uterin leiomy9sarkom
C) Metastatik serviks kanseri
D) Over karsinomu
E) Metastatik endometrium kanseri
Doğru
Overin folliküler kistleri genellikle reprodüktif çağda
gözlenir. Genellikle benign ve önemsizdirler. Sıklıkla
kendiliğinden gerilerler. Torsiyon ve hemoraji
meydana gelirse akut batın tablosuyla gelebilirler.
Bu hastada malignite lehine bulgu olmadığından
hiçbir girişime gerek yoktur.
cevap: C
Reprodüktif dönemde 8-10 cm üzeri kitleler
laparotomi endikasyonudur. Kitlenin 3 ay içinde
hızla büyümesi de malignite açısından şüphe
cevap: D ·
Postmenopozal kadında asitle birlikte abdominal
kitlenin en sık sebebi over karsinomudur.
Kist aspirasyonu rekürrenslere yol
önerilmemektedir.
•
Ovaryan
effüzyon
verilir.
fibromaların
eşlik
% 1'ine asit ve plevra!
eder. Buna Meigs sendromu adı
19.Overinde 4 cm çapında folliküler kist saptanan
fertil çağdaki bir kadına aşağıdakilerden hangisi
öncelikle uygulanmalıdır? (Eylül 1988)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Ameliyat
Kistin öteki overe geçmemesi için sitostatik tedavi
Kistin muayenede patlatılması
Kistin aspire edilmesi
4-6 hafta sonra USG kontrolü
cevap: E
açtığından
20. Karın ağrısı şikayeti ile başvuran yetmiş beş yaşındaki
postmenopozal hastanın yapılan pelvik mu~yenesinde
vagen, vulva, uterus atrofık ve sol over palpapl olarak
izleniyor. Ultrasonografıde sol overde 5 cm çapında
solid kitle tespit ediliyor.
Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1991)
A) Ooferektomi
B) Eksplorasyon
C) 2 ayda bir muayene
D) Rutin periyodik takip
E) Fraksiyone küretaj + kolposkopi
Doğru
cevap: B
Postmenopozal dönemde 5 cm'lik solid kitle olması
over kanseri açısından şüphe uyandırmaktadır.
Bu sebeple hastanın durumu cerrahiye uygunsa
eksplorasyon yapılmalıdır.
Bu hasta operasyona alınmalı ve frozen ·sonucu
malign gelirse defınitif tedavi yapılmalıdır.Malign
ise ooferektomi yetersiz olur. Bu nedenle direkt
ooferektomi yapmak yanlış olur.
Over karsinomunun ilk ve en sık klinik prezentasyonu
da genellikle abdominal kitledir.
Asit ve plörezi metastaza bağlı lenfatik obstrüksiyon
sebebiyledir.
Reprodüktif dönemde basit kistler için operasyon
8-10 cm iken menopozal dönemde sınır 5
cm'dir.
sınırı
•
Takip veya 2 ayda bir kontrol malignite
olduğundan uygun yaklaşımlar değildir.
şüphesi
Hastada postmenopozal kanama, endometrial
kalınlık ve anormal sitolojik bulgu olmadığından
dolayı fraksiyone küretaj + kolposkopi seçeneği
uygun yaklaşım değildir.
21. Elli beş yaşında postmenopozal asemptomatik
bir bayan hastanın yapılan fizik muayene ve
ultrasonunda unilateral, uniloküler 4 cm çapında
kistik ovarian kitle lezyonu saptamış olup CA-125
değeri 20 IU/ml ise en uygun yaklaşım hangisidir?
(Nisan 2002)
A) Oral progesteron
B) GnRH analoğu
C) Acil laparatomi
D) Rutin yıllık kontrol
E) 3 ay arayla ultrasonografı ve Ca-125 takibi
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 139
Premenarşal
Doğru
ve adölesan dönemde adneksiyal kitlelere
yaklaşım
Postmenopozal dönemde, overler aktivitesini bitirmiş
ve küçülmüştür.
cevap: E
Bu hastada bulunan over kisti malignite lehine
bulgu içermemektedir. CA 125, postmenopozal
dönemde kullanılan tümör belirtecidir. Bu vakada
normal sınırlardadır (>35 patolojik). Bu hasta
konservatif olarak izlenebilir. 3 ay içinde kitlenin
yapısında değişiklik olup olmadığını anlamak için
tekrar değerlendirilmelidir.
Bu dönemde overlerde büyüme bulunmamalıdır.
özellikle postmenopozal dönemde her türlü ovaryan
büyüme anormal ve aksi ispat edilene kadar malign
kabul edilmelidir.
"Yaş gruplarına
başlıklı
tabloya
göre adneksial kitlelerin
dağılımı"
bakınız.
Yaş gruplarına göre adneksial kitlelerin dağılımı
Fonksiyonel
over kisti
Fonksiyonel over
kisti
Fonksiyonel over
kisti
Germ hücreli
oVer tümörü
Germ hücreli
ever tümörü
Gebelik
Gebelik
Germ hücreli ever
tümörü
Leiomiyomlar
Fonksiyonel over
Obstrükte vajinal
veya uterin
anomaliler
kisti
Epitelyal over
tümörü
Flbrold
Ovaryan tümörler
(benlgn + malfgn)
Epitelyal over
Fonksiyonel ever
tümörü
kisti
Fonksiyonel ever
kisti
Bağırsak hastal1ğı
(malign tümör veya
inflamatuvar)
Metastaz
Epitelyal over
tümörü
'
.
,,.
140 ~ TÜM TUS SORULAR!
22. Prepubertal kız çocuklarındaki ever yerleşimli
pelvik kitlelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
yanlıştır?
(Eylül 2008)
Uniloküler kistlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur.
Uniloküler kistler 3-6 ay içinde geriler.
Tüm over kistlerinde karyotip bakılmalıdır.
Solid, 8 cm den büyük kistik ve büyüyen kitleler,
cerrahi eksplorasyon gerektirir.
E) Kist aspirasyonu sonrası kistin tekrarlama olasılığı
yüksektir.
A)
B)
C)
D)
24. Akut karın bulgularıyla acilen ameliyata alınan
gebe kadının torsiyone olmuş bir ever kitlesinin
bulunduğu saptanmıştır. Kistin tipi en büyük
olasılıkla aşağıdakilerden hangisidir? (Aralık 2010)
A) Folikül kisti
B) Over apsesi
C) Endometrioma
D) Korpus luteum kisti
E) Kistik teratom
Doğru
Doğru
Gebelikte en sık görülen ever tümörü ve en sık
torsiyone olan benign ever tümörü matür kistik
teratomdur. Teratomların torsiyon riski, gebelik ve
puerperiumda belirgin olarak yükselmektedir.
Prepubertal kız çocuklarında multiloküle kistlerde
ise karyotip yapılmalıdır.
kız
Prepubertal
çocuklarında
adneksiyal kitlelere
yaklaşım;
Folikül kisti en
sık
görülen fonksiyonel ıkisttir.
Premenarşal (prepubertal) kız çocuklarında
uniloküler kistlerin büyük çoğunluğu iyi huyludur ve
uniloküler kistler 3-6 ay içinde genellikle gerilerler.
Korpus luteum kisti de bir fonksiyonel ki~! olup rüptür
ile karşımıza gelebilmektedir.
Kist aspirasyonu sonrası kistin tekrarlama olasılığı
yüksektir. Prepubertal multiloküler kistlerde ise
mutlak karyotip bakılmalıdır. Buna karşılık solid,
8 cm'den büyük kistik ve büyüyen kitleler, cerrahi
eksplorasyon gerektirir.
sıklıkta
"Premenarşal ve adölesan dönemde adneksiyal
kitlelere yaklaşım" başlıklı şekile bakınız.
1
23. Gebelik sırasında 3x4 cm çapında uniloküle ever
kisti tespit edilmesi durumunda en uygun yaklaşım
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1990)
A) Eksizyoneİ biopsi
C) Laparoskopi
B) lnsizyonel biopsi
D) Kist aspirasyonu
E) Takip
Doğru
cevap: E
cevap: C
Over apsesi ve endometriomada torsiyon daha az
gözlenmektedir.
Pelvik Kitleler İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
1 . Myoma uterinin büyümesine ekstraselUler
matriks sentezini arttırarak katkıda bulunan
büyüme faktörü... Transforme edici büyüme
faktörü-~ (TGF- ~)
2. M uteri riskini azaltan faktörler/.. Egzersiz,
multiparite, sigara, kombine oral kontraseptif
kullanımı ve postmenopozal dönemde olmak
3. %50 veya fazlası miyometriumun içerisinde
olan submukoz miyomun FIGO sınıflamasına
göre tipi... Tip II
4.
cevap: E
' subseröz miyomun FIGO
Saplı
sınıflamasına
göre tipi ... Tip VII
Gebelikte 5 cm'den küçük asemptomatik ovaryan
kistlerde cerrahi müdahale gerekli değildir.
Rüptür veya torsiyon durumunda ve eylem
obstrüksiyonuna neden oluyorsa cerrahiye
alınmalıdır.
cm ise
Çap < 5 cm ise izlem yeterlidir.
Çap 5-10 cm arasında ise basit görünümde bir kitle
ise doppler ultrasonografi ve MR ile takip edilir,
komplike görünümde ise cerrahiye alınır.
Elekli/
yapılacak
gebelik
olan cerrahiler tercihen 16-20.
haftasında yapılmalıdır.
Kırmızı
6. En nadir görülen myom dejenerasyonu ... Malign
(sarkomatöz) dejenerasyon
Gebelikte adneksiyal kitlelere yaklaşım:
Tümör büyüklüğüne göre; çap >1 O
bütün kitleler cerrahi ile çıkartılmalıdır.
sık görülen myom dejenerasyonu ...
(Karneöz) dejenerasyon
5. Gebelikte en
7. Perimenopozal dönemde
izlenen adneksiyal
kitlelerin en sık nedeni... Fibroid
8. Postmenopozal dönemde izlenen adneksiyal
kitlelerin en sık nedeni ... Ovarian tümörler
9. Korpus luteum kistlerinin en fazla rüptüre
oldukları günler (menstrüel siklusa göre) ...
Siklusun 20-26.günleri
10.Over
torsiyonunun
tedavisinde
Detorsiyon ve kistektomi
yakla~ım ...
öncelikli
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 141
GENİTAL ENFEKSİYONLAR ve CİNSEL
YOLLA BULAŞICI HASTALIKLAR
Ovaryen kitleler içinde; bu çağda en sık fonksiyonel
kistler görülür. Ovaryen tümörler; bu yaş grubundaki
tüm malignitelerin yaklaşık % 1' ini oluşturur.
•
·1. Genç bir kadın hastada saptanan Bartolin bezi
absesinde l!!!......il etken olan aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1996)
A)
B)
C)
D)
Treponema pallidum
Bacteroides fragilis
Neisseria gonorhea
Stafilokok
E) E. co/i
Doğru
• - Labial füzyon; dermatit ve atopik vulvit; çocukluk
çağında görülebilen vulvar hastalıklardır. Vulvanın
kronik inflamatuvar proçesleridir. Kesin insidansları
net bir şekilde bilinmemekle beraber; vulvovajinitlere
göre daha az sıklı~la görülmektedirler.
ile menopoz arasındaki kadınlarda
.' vajende fizyolojik olarak en fazla bulunan bakteri
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1991)
3. Puberte
cevap: A
Bartolin bezinin enfeksiyonunda en sık E. co/i
izole edilmektedir. N.gonore veya C. trakomatis
tarafından da sıklıkla tutulum görülebilmektedir.
Bartolinit
Bartholin bezinin enfeksiyonunda iki safha vardır. ilki
bez ve kanalının akut enfeksiyonudur ve genellikle
(%60) aerobik ve anaerobik mikroorganizmaların
oluşturduğu mikst bir enfeksiyondur. En sık E. coli
izole edilmektedir. N.gonore veya C. trakomatis
tarafından da sıklıkla tutulum görülebilmektedir;
ancak MRSA olabileceği de unutulmamalıdır.
Kanal obstrüksiyonu sonucu ikinci safha olan
abse formasyonu oluşur. Absenin tedavisinde
marsupiyalizasyon uygulanır. Basit insizyon ve
drenaj sıklıkla tekrarlayan abselere ve kistlere neden
olur.
A) Trichomonas vaginalis
B) Streptokoklar
C) Laktobasiller
D) Ureoplazma
E) Gardneralla vaginalis
Doğru
Vajen florasının içeriği bir kadının hayatı boyunca
değişim gösterir. Vajen steril bir organ 'değildir ve
vajinit etkenlerinin bir çoğunu normal florasında
barındırır.
Puberte ile menopoz arasındaki kadınlarda vajende
fizyolojik olarak en fazla bulunan bakteri Gr (-),
hidrojen peroksit üreten döderlein basilleridir
(Laktobasiller).
ôstrojen, skuamöz epitelde glikojen içeriğini arttırır
ve bu glikojen laktobasillertarafından monosakkarid,
glukoz ve laktik aside dönüştürülür, böylece pH
asidik düzeyde tutulur(< 4.5).
Treponema pallidum, sifiliz etkenidir. Sifiliz,
bartolin bezi absesine neden olmaz.
2. Çocukluk çağındaki kızlarda en sık görülen
jinekolojik problem aşağıdakilerden· hangisidir?
(Nisan 2008)
B) Ovaryan kitle
C) Puberte prekoks
D) Labial füzyon
E) Dermatit ve atopik vulvit
A) Aerobik ortam
Doğru
cevap: A
çağında
4. Normal vajinal florada aşağıdakilerden hangisinin
görülmesi olağan değildir? (Aralık 201 O)
B) 4.S'in altında pH
C) Tricomonas vaginalis
D) Hidrojen peroksit üreten basiller
E) Monosakkaridler
A) Vulvovajinit
Vulvovajinit; çocukluk
jinekolojik problemdir.
cevap: C
Üreme çağında vajinal florada en fazla bulunan
bakteri döderlein basil/eridir {Laktobasil/er).
Vulvar adenokarsinomların çoğu Bartolin
bezinden gelişir o nedenle yaşlı hastalarda
bartolinit veya Bartolin absesi tanısı konulurken
kanser yönünden dikkatli olunmalıdır.
Doğru
Puberte prekoks; bu yaş grubunda genellikle vaginal
kanama ile kliniğe başvururlar. Ancak vulvovaginitlere
göre daha az sıklıkta görülmektedir.
en
sık
görülen
Çocukları jinekoloji polikliniğine getiren genellikle;
yanma, disüri, kaşıntı gibi vulva-vaginal semptomlardır.
Bir çocuk için vulvar semptomları tariflemek genellikle
güçtür. Aileler; genellikle çoçukları idrar yaparken
ağlamalarıyla fark ederler.
cevap: C
Normal vajen florasında aerob ve anaerob bir
çok farklı mikroorganizma bulunur. En yaygın
olarak bulunan bakteri de hidrojen peroksit
üreten
/aktobasi/lerdir.
Ancak Trikomonas
vagina/is normal vajinal florada bulunan
mikroorganizmalardan biri değildir.
-.
,.
-
ı
142 ~ TÜM TUS SORULAR!
Normal Vajinal Flora
Reprodüktifyıllarda, normalde vajinada birçok farklı
aerob ve anaerob mikroorganizma bulunur. Bu
birliktelik kendi dengesini de bozmayacak şekilde
devam eder.
Floranın
5. Vajinal akıntıdan yapılan yaymada Clue cell'ler
hangi infeksiyonu gösterir? (Eylül 1994)
A)
hakimi laktobasillerdir.
Asidik pH, yabancı mikroorganizmaların barınmasına
izin vermez.
vajinal
florada
1
Kadınlarda her yaş döneminde en !\ık görülen
vajinal enfeksiyon bakteriyel vajinozistir. Vajinozis terimi ile vajinal sekresyon artışına rağmen
objektif incelemede polimorfonükle:er lökosit
(PMNL) azlığı ifade edilmektedir. Bu da gerçekte
bir inflamasyon sürecinin olmadığını gösterir.
Bakteriyel terimi ise anormal sayıda ba_kterinin vajende bulunmasını ifade eder. Kısaca, bakteriyel vajinozis vajende anormal sayıda bakteri
bulunmasına karşılık enfeksiyonun objektif
olarak dökümante edilemediği bir d~rumdur.
monosakkaridler
Florası
Gram pozitif
- Laktobacillus
- Diphteroidler
- Stafphylococcus aureus
- Stafphytococcus epidermidis
•
- Grup B streptococcus
- Enterococcus faecalis
- Stafphylococcus spp
Gram negatif
Escherichia cali
Klebsiella spp
Proteus spp
Enterobacter si>p
- Acinetobacter spp
- Citrobacter spp
- Pseudomonas spp
Gram pozitif kok
- Peptostreptococcus spp
- Clostridium spp
cevap: C
Bakteriyel Vajinozis (BV) / Gardnerella Vajiniti:
bulunmaktadır.
Alt Genital Traktüs
•
BV'de laktobasillerin kaybı söz konusudur.
Laktobasillerin yerini fakültatif mikroorganizmalar
ve genellikle anaeroplar, Bacteriodes türleri, peptostreptokoklar, Mobiluncus türleri, Mycoplasma
hominis ve Gardnerella vaginalis alır. Normalde
anaeroplar vajinal florada %1'den da~a az olarak
bulunur; ancak BV'de 100-1000 kat artmıştır.
1
Sık cinsel ilişkinin ve vajinal duş uy'gulamasının
yapmış olduğu vajinal alkalinizasyon BV gelişiminden
sorumlu
tutulmaktadır.
Klinik:
:ı> BV:de saptanan klinik bulgular aynı zamanda tanı
kanmada kullanılan Amsel kriterleri içinde yer alır:
Amsel kriterlerinden 3'ünün bulunması BV tanısını
koydurur.
Amsel kriterleri
Gram pozitif basil
Lactobacillus spp
Propionibacterium spp
Eubacterium spp
Bifidobacterium
- Actinomyces israelii
Gram negatif
- Prevotella
- Bacteroides spp
- Bacteroides fragilis group
- Fusobacterium spp_
- Veillonella spp
Maya
- Candida albicans ve diğer spp
B) Klamidya
D) Gonore
Bakteriyel Vajinozis kadınlarda her yaş döneminde en sık görülen vajinal enfeksiyon bakteriyel vajinazistir. Vajinal akıntıda Clue cell'lerin görülmesi
bakteriyel vajinozisi gösterir.
Vajinal pH, hormona! değişikliklerden etkilenir.
Menopozda pH: 6-7,5 civarında olabilir.
Normal
ducrei
E) Kandida
Doğru
Bu mikroorganizmalarca, sağlıklı vajinal mukozada
östrojen etkisiyle bulunan glukojenin metabolizasyonu
ile üretilen laktik asit ve hidrojen peroksit, vajinal
pH'nın 4-4,5 arasında olmasını sağlar.
Hemofılus
C) Gardnerella
1. Gri-beyaz renkte, sulu ve vajen duvarına yapışık bir',
akıntı vardır.
2. Vajen
pH'sı
4.5'in üzerindedir.
3. Fresh preparatta akıntının Gram ile boyanmasında
Clue cell (>%20) ve çok az lökosit görülür. Epitel
hücrelerine yapışmış bol miktarda Gram negatif
basil ya da kokobasil vardır. Clue cells (işaret
hücreleri) olarak adlandırılan bu hücreler, bakterilerin superfisiyal vajinal epitel hücrelerinin üstüne
yapışıp keskin hücre sınırının ortadan kalkmasının
mikroskopik görünümüne verilen addır.
4. Vajinal sekresyona %10 KOH çözeltisi damlatıldı­
ğında balık kokusu oluşur (Whiff Testi). Bunun
nedeni vajende bol miktarda amin oluşmasıdır.
Özellikle koitusu takiben belirginleşen balık kokusu
vardır.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 143
•
BV tanısında kültürün yeri yoktur.
•
BV bir CYBH
yoktur.
olmadığından eş
kokusu oluşması (WhiffTesti) Gardnerella vajinitinde
(Bakteriyel Vajinozis) görülen bir bulgudur.
tedavisine gerek
Bunun nedeni vajende bol miktarda amin
oluşmasıdır.
Bakteriyel Vaginozisin Komplikasyonları
1. Pelvik inflamatuvar hastalık
2. Histerektomi sonrası vajinal kuff enfeksiyonu
3. Erken membran rüptürü
4. Preterm eylem ve doğum
5. Korioamnionit
6. Sezaryen sonrası endometrit
7. İkinci trimester abortusları
8. Endometrit
9. Abortus sonrası endometrit
alınan smearda; mikroskopide multiple
koklar ve etrafını kuşatan keratinize hücreler teshil
edildiğinde en olası tanı hangisidir? (Eylül 1996)
6. Vajinadan
A) Gardnerella vajiniti
B) Toksoplazmozis
C) Candida albicans
D) S. aureus
E) S. Pyogenes
Doğru
cevap: A
Bakteriyel Vajinozis (BV) I Gardnerella Vajinitiinde,
fresh preparatta akıntının gram ile boyanmasında
epitel hücrelerine yapışmış bol miktarda gram
negatif ya da tabii kokobasil görülür.
Clue cells (işaret hücreleri %20) olarak adlandırılan
bu hücreler, bakterilerin superfisial vajinal epitel
hücrelerinin üstüne yapışıp keskin hücre sınırının
. ortadan kalkmasının mikroskopik görünümüne
verilen addır. Soruda tarif edilen clue cell'dir.
Toksoplazmozis , Candida albicans, S. Aureus ve
S. Pyogenes de clue celi görülmesi beklenmez.
Kandida, Herpes, Toksoplazmozis ve Gonore
negatiftir.
enfeksiyonlarında.whiff testi
8. Aşağıdakilerden
ayırıcı tanısında
A) Vajinal pH ölçümü .
B/" Akıntıya potasyum hidroksit eklenmesi
C) Akıntı mikroskopisi
.D) Akınlıdan Gram boyama
/ E) Gardnerella vaginalis kültürü
Doğru
Bakteriyal vajinozisde;
l> Vajen
Doğru
cevap: D
Soruda tarif edilen Whiff testidir. Bakteriyel
vajinozis ve Trikomonas vajinaliste pozitif
olabilmektedir.
pH'sı
4.5'in üzerindedir.
l> Vajinal
sekresyona % 1 O KOH çözeltisi
kokusu oluşur (Whiff Testi).
Fresh preparatla akıntının Gram ile boyanıp
mikroskobik incelemesinde Clue celi (>%20) ve
çok az lökosit görülür.
damlatıldığında balık
:ı>
•
Bakteriyel Vajinozis
yoktur.
tanısında
kültürün yeri
9. Özellikle kail sonrası balıksı kokulu akıntı şikayeti
olan 24 yaşındaki kadın hastadan alınan vajinal akıntı
örneğinde vajinal pH'nin 5 olduğu tespit ediliyor.
Bu hasta için en olası tanı
hangisidir ? (Eylül 2015 Orijinal)
A) Trichomonas vajiniti
B) Chlamydia trachomatis'e
C) Bakteriyel vajinozis
D) Gonore
E) Vulvovajinal kandidiazis
oluşmaktadır.
A)Gonore
B) Herpes
C) Kandida
D) Gardnerella vajinalis
E) Toksoplazmozis
cevap: E
İlk dört seçenekte verilenler Amse/ kriterlerinin
maddeleridir.
7. Vajinit olan kadında, akıntı potasyum hidroksit
(KOH) ile karıştırıldığında kokuşmuş balık kokusu
Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1993, Nisan 1998)
hangisi bakteriyal vajinozısın
yarar sağlamaz? (Nisan 2008)
Doğru
aşağıdakilerden
bağlı
servisi!
cevap: C
10. Kırk dört
yaşındaki evli kadın, grimsi renkte ve kötü
kokulu vajinal akıntı şikayetiyle başvuruyor. Spekulum
muayenesinde homojen vajinal akıntı görülüyor. pH .
değeri 6, 1, olarak· ölçülen akıntının mikroskobisinde
%45 oranında "clue hücreleri" saptanıyor.
Bu hasta için en olası tanı
hangisidir? (Eylül 2016 Orijinal)
aşağıdakilerden
A) Kandida vajiniti
B) Bakteriyel vajinozis
C) Trikomonas vajiniti
D) Alerjik vajinit
E) Streptokokkal vajinal enfeksiyon
Gardnerella Vajinitiinde (Bakteriyel Vajinozis) vajinal
sekresyona %10 KOH çözeltisi damlatıldığında balık
Doğru
cevap: B
'
. .
.
l
144 .._ TÜM TUS SORULAR!
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Yirmi sekiz
yaşında
kadın
hasta, özellikle koitusu takiben
ortaya çıkan kötü kokulu vajinal akıntı şikayeti ile başvuruyor.
Muayenesinde homojen, vajen duvarına yapışık bir akıntı
izleniyor.
Vajlnal pH
değeri
>4.5 olan ve mikroskobik incelemede işaret
hücreleri izlenen bu hastada iD....21uJ. tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (EylOl 2015 BENZERi, Eylül 2016 BENZERi)
A) Atrofık vajinit
B) Kandida vajiniti
C) lnflamatuvar vajinit
D) Trikomonas vajiniti
E) Bakteriyel vajinozis
Doğru
cevap: E
11. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi hem bakteriyel
vajinozis, hemde Trikomonal vajinite karşı etkilidir?
(Eylül 2005)
A) Nistatin
B) Seftriakson
C) Metronidazol
D) Tetrasiklin
E) Eritromisin
Doğru
Metronidazol hem Bakteriyel vajinozisde hem de
Trikomonas vajinalis enfeksiyonunda etkilidir.
•
(clue) hücrelerinin olması,
alkali (>4.5) olması ve balıksı kokulu
gri homojen akıntı varlığı bakteriyel vaginozisin
tanı kriterlerindendir.
Vajinal
akıntıda işaret
akıntı pH'nın
Bakteriyel vaginozisde; Gri-beyaz renkte, sulu
ve vajen duvarına yapışık bir akıntı vardır. Vajen
pH'sı 4.5'in üzerindedir. Fresh preparatla akıntının
Gram ile boyanmasında Clue celi (>%20) ve çok
az lökosit görülür.
Trikomonas vajinitinde; Aşırı köpüklü, pürülan
ve kötü kokulu bir vajinal akıntı vardır, vajen
pH'sı genellikle 5.0'in üstündedir. Vajinal eritem
ve servikste çilek görüntüsü (kolpitis makülaris)
organizma konsantrasyonunun yoğun olduğu
vakalarda görülebilir.
'
Kandida vajiniti; Vajen pH'sı normal olan tek
vajinittir (pH<4.5) ve akıntı süt kesiği-beyaz peynir
şeklindedir.
İnflamatuvar vajinit (Deskuamatif) ; Bol pürülan
eksüdatif akıntı ve epitel hücre dökülmesi ile
karakterize bir tablodur. Gram boyama yapıldığında
laktobasillerin kaybolduğu ve yerini streptokok ve
diğer Gram(+) kokların aldığı görülür. Sık görülen
semptomlar pürülan vajinal akıntı, vulvar yanma ve
disparonidir. Kaşıntı şikayeti ise oldukça nadirdir.
Vajinal pH 4.5'in üzerindedir.
Atrofik vajinit ; Menapoza giren kadınlarda
östrojenin ortamdan çekilmesi sonucunda normal
vajinal flora bozulur ve buna bağlı inflamatuvar bir
vajinit gelişerek pürülan vajinal akıntı ortaya çıkar.
ôstrojenin ortamda bulunmaması nedeniyle vajinal
pH 4.5'in üzerindedir. Parabazal hücre artışı ve
lökosit hakimiyeti vardır.
Klamidya ve Goore'ye bağlı oluşan servisitte sarı­
mukopürülan akıntı görülür. Akıntının Gram
boyamasında nötrofıl hakimiyeti izlenir. lntrasellüler
Gram (-) diplokok izlenmesi N.gonorrhoeae tanısını
koydururken, izlenmemesi durumunda olası etken
klamidyad ır.
yeşil
cevap: C
Bakteriyel vajinosis tedavisinde metrknidozol ve
klindamisin kullanılır ve partner tedavisine gerek
yoktur.
1
Trikomonas vajinalis tedavisinde m'etronidazol
kullanılır ve bir cinsel yolla bulaş.Jn hastalık
olduğundan partner tedavisi şarttır.
12. Kadınlarda
alt
traktus
hangisinin
varlığında eşin tedavi edilmesi gerekli değildir?
(Nisan 2007)
enfeksiyonlarında,
ve
üst
genital
aşağıdakilerden
A) Neisseria gonorrhoeae
B) Gardnerella vaginalis
C) Chlamydia trachomatis
D) Candida albicans
E) Trichomonas vaginalis
Doğru
cevap: B
/
'
Bakteriyel vajinozis (BV) tedavisinde seçilecek
ajanın anaeroblara karşı etkin olması, bununla
birlikte laktobasil/ere karşı zayıf etki göstermesi
gerekir. Bu nedenle BV'de, ideal tedavi ajanı
metronidazoldür; alternatif olarak klindamisin
kullanılır. Partner tedavisi ise önerilmez.
Neisseria gonorrhoeae, Chlamydia trachomatis,
Candida albicans ve Trichomonas vaginalis de eş
tedavisi gereklidir.
'
13. Yeşil renkli vaginal akıntı ve kaşıntı şikayeti ile
başvuran bir hastada aşağıdakilerden hangisi
öncelikle düşünülmelidir? (Nisan 1990)
A) Trichomonas vaginalis
B) Candida albicans
C) Herpes simpleks
D) Egzema
E) Klamidya infeksiyonu
Doğru
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 145
Miktarı
bol, aşırı köpüklü, pürü/an ve
kötü
kokulu akıntı varlığında Trikomonas vajinalis akla
gelmelidir.
Doğru
Anaerobik ajanlara bağlı pelvik enfeksiyonların en
etkili ilacı metronidazol'dür.
Ayrıca trikomonas, giardia, Clostridium difficile
ve gardnerella vaginalis enfeksiyonlarında da
Trikomonas Vajinalis
Non-viral cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar
içerisinde en sık görülenidir. Etkeni Trichomonas
vaginalis, kamçıları ile hareketli bir protozoondur.
Parazit anaerobik bir ortam oluşturur. Trikomonaslı
hastaların % 60'ında tabloya bakteriyel
vajinozis de eşlik eder. Bu nedenle bakteriyel
vajinozise ait komplikasyonlar trikomonasta da
görülebilmektedir.
Klinik
}- Sıklıkla asemptomatiktir
}- Vajinal akıntı (miktarı bol, aşırı köpüklü, pürülan,
kötü kokulu)
}- Vulvar pruritus
}- Vajen pH'sı genellikle 5.0'in üstündedir.
}- Vajinal eritem ve servikste çilek görüntüsü
(kolpitis makülaris = subepitelial peteşiel
kanama) organizma konsantrasyonunun yoğun
olduğu vakalarda görülür.
•
cevap: D
kullanılır.
16. Tekrarlayan vulvovajinal kandidiazis etiyolojisinde
en az önemli olan faktör aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2008)
Aj Vajinal pH nin 4.5 ve altında olması
B) lmiııünosupresif tedavi
,C) Candida glabrata varlığı
D) Oral antibiyotik tedavisi
E) Kontrolsüz diabetes mellitus
Doğru
cevap: A
Vajen pH'sı normal olan tek vajinit kandidiazistir
(pH<4.5).
Vulvovajinal Kandidiazis
Olguların %85-90'ında
etken Candida albicans'tır.
vulvovajinit yapan türleri olan C.glabrata ve
C.tropicalis genellikle tedaviye dirençlidirler.
Diğer
Tanı
}- Taze preparatla kamçılı organizmanın
görülmesiyle konur. Vajende lökositler artmış
olarak izlenir. Beraberinde bakteriyel vaginozisin
sık olarak bulunması mikroskopik incelemede
clue cell'lerin de görülmesine yol açar.
Vulvovajinal kandidiazise predispozan, faktörler:
KOK kullanımı, sistemik steroid kullanımı, geniş
spektrumlu antibiyotikler, diyabet, sentetik iç
çamaşırları, gebelik, sıcak iklim, obezite ve
immün supresyon
Tedavi
}- Metronidazol (oral veya vajinal) veya
Tinidazol.
14. Servikste peteşiler aşağıdakilerden hangisinde
görülür? (Eylül 1990)
A) Streptokok enfeksiyonu
B) Trichomonas vaginalis
C) Candida
D) Tüberküloz
E) Colpitis amfızematosa
Doğru
cevap: B
Vajinal eritem ve servikste çilek görüntüsü
(subepitelial kanamalar, peteşiler) Trichomonas
vagina/is de organizma konsantrasyonunun yoğun
, olduğu vakalarda görülür.
15. Anaerobik ajana bağlı pelvik enfeksiyonlarda
en etkili antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül 1987)
A) Tetrasiklinler
B) Penisilin türevleri
C) Aminoglikozidler
D) Metronidazol
E) Sefalosporinler
Klinik
Vajinal ve/veya vulvar kaşıntı başlıca belirtidir. Alt
genital epitel hücrelerinin minimal invazyonuna
rağmen yaygın kaşıntının olması, patogenezde
ekstrasellüler bir toksin ya da enzimin rol aldığını
düşündürür.
Akıntı süt kesiği-beyaz peynir şeklindedir.
Hastada eksternal dizüri bulunur (idrar yaparken
iltihaplı vulvar cilde temas etmesiyle yanma hissi
olur).
Olgularda Whiff testi negatiftir.
Serviks genellikle normaldir.
Vajen pH'sı normal olan tek vajinittir (pH<4.5).
Vulvovajinal kandidiazis klinik olarak komplike ve
komplike olmayan olmak üzere ikiye ayrılır.
Komplike Olmayan
..
Vu1vovaıına 1
Kandidiazis
.
..
K d"d"
.
an 1 ıazıs
Komplıke Vulvovaıınal
Sporadik
Hafif veya orta şiddette
Rekürrens
Şiddetli semptomlar
semptomlar
Candida albicans
lmmünitesi sağlam olgular
Non-Candida albicans
lmrnünitesi bozulmuş
olgular (diabetes
mellitus, AIDS, malignite)
.
'
'.
146 ~ TÜM TUS SORULAR!
Tanı
Vajen yan duvarından alınan örneğe %10'luk KOH
eklenmesi ve mikroskopta tipik mantar sporlarının
görülmesi ile konur.
Tanıda
kültür de
kullanılabilir.
Tedavi
Tedavide topikal ve/ veya oral azoller (flukonazol)
kullanılır. Diğer bir alternatif de topikal nistatindir.
Bu ilaçlar gebelerde de güvenle kullanılabilir.
17. Aşağıdakilerden hangisinde vajinal akıntı kokusuz
ve vajinal pH normaldir? (Eylül 2001, Nisan 2005)
A) Bakteriyel vajinozis
B) Trikomonas vajiniti
C) Vajinal kandidiazis
D) lnflamatuar vajinit
E) Atrofık vajinit
Doğru
18. Cinsel aktif kadınlar arasında en yüksek cinsel
geçişli
pelvik inflamatuvar hastalık sıklığına
aşağıdakilerin hangisinde rastlanır? (Aralık 201 O)
A) Premenopozda
B) Gebe olmayan 30'lu yaşlarda
C) Gebelerde
D) Adölesanlarda
E) Menopoz sonrasında
Doğru
Cinsel aktif kadınlar arasında adelasanlar ve genç
cinsel yalla bulaşıcı hastalıklara bağlı
pelvik inflamatuvar hastalık riski en yükJekfir.
kadınlarda
1
Cinsel yolla bulaşıcı
inflamatuvar hastalık
l>
l>
l>
l>
l>
pH'nın
normal
olduğu
)>
)>
)>
)>
Kandida vajiniti; Vajen pH'sı normal olan tek
vajinittir (pH<4.5) ve akıntı süt kesiği-beyaz peynir
şeklindedir.
•
•
hastalıklara
riskini
şunlardır:
cevap: C
Kokusuz akıntı ve vajinal
vajinit kandidiazistir.
cevap: D
l>
l>
Bakteriyel vaginoziste; Gri-beyaz renkte, sulu
ve vajen duvarına yapışık bir akıntı vardır. Vajen
pH'sı 4.5'in üzerindedir. Fresh preparatla akıntının
Gram ile boy~nmasında Clue celi (>%20) ve çok
az lökosit görülür.
l>
bağlı
arttıran
i
pelvik
faktörler
'
Vajinal duş
Bekar olmak
Madde kullanımı
Multiple partner
Düşük syoekonomik düzey
Yeni cinsel partner
Genç yaş (10-19 y.)
Diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların olması
Partnerinde üretrit veya gonore varlığı
Daha önce PIH atağı geçirmiş olmak
Mekanik ve/veya kimyasal bariyer kontraseptif
yöntem kullanmamak
Endoservikal testlerde gonore veya klamidya
pozitifliği
l> RIA kullanmak
l> Sık koitus
l> Mukopürülan servisi!
Trikomonas vajinitinde; Aşırı köpüklü, pürülan
ve kötü kqkulu bir vajinal akıntı _vardır, vajen
pH'sı genellikle 5.0'in üstündedir. Vajinal eritem
ve servikste çilek görüntüsü (kolpitis makülaris)
organizma konsantrasyonunun yoğun olduğu
vakalarda görülebilir.
19. Gonore enfeksiyonunun en şiddetli olduğu yer
hangisidir? (Eylül 1990)
İnflamatuvar vajinit (Deskuamatif) ; Bol pürülan
eksüdatif akıntı ve epitel hücre dökülmesi ile
karakterize bir tablodur. Gram boyama yapıldığında
laktobasillerin kaybolduğu ve yerini streptokok ve
diğer Gram(+) kokların aldığı görülür. Sık görülen
semptomlar pürülan vajinal akıntı, vulvar yanma ve
disparonidir. Kaşıntı şikayeti ise oldukça nadirdir.
Vajinal pH 4.5'in üzerindedir.
Doğru
Atrofik vajinit ; Menapoza giren kadınlarda
östrojenin ortamdan çekilmesi sonucunda normal
vajinal flora bozulur ve buna bağlı inflamatuvar bir
vajinit gelişerek pürülan vajinal ·akıntı ortaya çıkar.
östrojenin ortamda bulunmaması nedeniyle vajinal
pH 4.5'in üzerindedir. Parabazal hücre artışı ve
lökosit hakimiyeti vardır.
A) Tüpler
B) Serviks
C) Vagina
D) Endometrium
E) Overler
cevap: A
Klamidya ve ganore en sık endoserviksi
atake ederler ancak en ağır hasarlarını tubada
oluştururlar.
Serviks iki epitel
glanduler.
tarafından
örtülüdür, skuamöz ve
Ektoservikal skuamöz epitelin tutularak oluştuğu
servisitlerin etkeni vajinit yapan ajanlardır
(trikomonas, candida).
•
N.gonorrhea ve C.trachomatis ise sadece
glanduler epiteli tuttuklarından mukopürülan
endoservisit oluştururlar.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 147
20. En
şık
hastalığı
infertilite yapan enfeksiyon
hangisidir? (Eylül 1991)
Pelvik inflamatuar hastalık (PIH) tedavisi ayaktan
ya da yatarak yapılabilir.
aşağıdakilerden
Yatarak tedavi gerektiren durumlar;
A) Herpes simpleks tip 2
B) Tüberküloz
C) Condiloma acumunata
D) Sifıliz
E) Klamidya
Doğru
Gebelik
Adölesan dönem
Madde bağımlılığı·· ··
·Jıerrfiasialık
Abse şüphesi
Kesin olmayan tanı
Generalize peritonit
i Ateş > 38,3 °C
Başarısız ayaktan tedavi
Yakın zamanda intrauterin müdahale öyküsü
Lökosit> 15.000/mm'
cevap: E
Klamidya en sık endoserviksi atake eder ancak
en ağır hasarlarını tubada oluşturur. Klamidya ile
bilinmesi gerekenler;
Ektopik
gebeliğe
ve infertiliteye en
sık
neden olan
mikroorganizmadır.
·•
21. Asendan yoldan infeksiyon pelvise hangi yolla
gelir? (Eylül 1989)
Oral
alımı
engelleyen
23. Genital tüberküloz
(Nisan 1992)
bulantı-kusma
en
sık
yerleşir?
nereye
A) Vajen-cervix-corpus-tüp
A) Tuba uterina
B) Vajen
C) Endometrium
D) Over
E) Serviks
B) Vajen-uterus-cervix-tüp
C) Tüp-uterus-cervix
D) Tüp-vajen-corpus-cervix
E) Cervix-uterus-tüp
Doğru
cevap: A
Doğru
Asendan yol vajenden yukarı doğru serviks,
korpus ve tuba şeklinde devam eder.
Genital tüberküloz; ferli/ite açısından prognozun
en kötü olduğu pelvik enfeksiyondur, en sık
tuba/ tutulum ikinci sıklıkta endometriyal tutulum
görülür.
Pelvik inflamatuar hastalık üç yolla gelişebilir;
Assendenyollayayılım (%90) (vajinal enfeksiyonlar,
1.
müdahaleler)
2. Enfekte komşu dokulardan direkt
(appandisit, divertikülit)
3. Hematojen yayılım (tbc)
yayılım
Genital Tüberküloz
Hemen tüm vakalar pulmonertüberküloza sekonder
olarak gelişirler. Pulmonertüberküloz olan hastaların
%5'inde genital tüberküloz da bulunur. Basil kan
yoluyla pulmoner odaktan, tuba ve uterusa gelir.
Tüplerden pelvik peritona, endometriyuma, overe
ve servikse direkt yayılım olur.
22. Aşağıdakilerden hangisi pelvik inflamatuvar
hastalığın parenteral tedavisi için hastaneye yatış
endikasyonu değildir? (Nisan 2016 Orijinal)
Eksudatiffazda endosalpenjit gelişir ve bunu takiben
de kazeöz dejenerasyon ve ülser ortaya çıkar.
Uzun dönemde ise perisalpenjiyal adezyonlar ve
tüberküller oluşur. Endometriyal tutulum menstrüel
düzensizliklere ve sekonder amenoreye yol açabilir.
Hastalardaki en sık şikayet infertilite ve kronik
pelvik ağrıdır.
A) Tubo-ovaryan apse varlığı
B) Eş zamanlı gebelik varıiğı- ··
C) Oral tedaviyi engelleyen bulantı-kusma
D) Ateşin 39°C'nin üzerinde olması
E) Penisilin alerjisi
Doğru
cevap: E
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Aşağıdakilerden
hangisi
pelvlk
lnflamatuvar
ayaktan tedavi endikasyonlanndan biridir?
(Nisan 2016 BENZERi)
hastalığın
A) Tubo-ovaryan apse varlığı
B) Eş zamanlı gebelik varlığı
C) Oral tedaviyi engelleyen bulantı-kusma
D) Ateşin 39°C'nin üzerinde olması
E) Penisilin alerjisi
Doğru
cevap: E
cevap: A
24.
Kadında genital ,tüberküloz varlığında aşağıdaki
pelvik oluşumlardan hangisi hemen her zaman
tutulmuştur? (Nisan 2004)
A) Endemotrium
B) Fallop tüpleri
C) Myometrium
D) Overler
E) Serviks
Doğru
cevap: B
'.
'
'
148 _,..TÜM TUS SORULAR!
Genital tüberkülozda en sık tuba/ tutulum ikinci
sıklıkta endometrial tutulum görülür.
Toİcsik şok sendromunun
Staphy/ococcus aureus'tur.
en
sık
etkeni
Toksik Şok Sendromu (TSS):
Etkeni Staphylococcus aureus'tur. Her yaşta
görülebilir; ancak en sık 10-30 yaşlarındaki adölesan
ve gençlerde görülür. Mens gören kadınlardaki !eksik
şok sendromundan %99vajinal tampon sorumludur.
RİA kullanımında risk artışı bulunmaz.
25. Genital tüberküloz aşağıdakilerden
sebep olmaz? (Eylül 1996)
A) lnfertilite
B) Endometrit
C) Peritonit
D) Endometrial hiperplazi
E) Tubal tıkanıklık
Doğru
Klinik
l> Ateş
l> Hipotansiyon
l> Ayak tabanı ve avuç içinde deskuamatif diffüz
eritroderma
l> Vajeni de içine alan tüm müköz membranlarda
inflamasyon
'
hangisine
28. Aşağıdaki klinik özelliklerden hangisi toksik şok
sendromu tablosu için tipik değildir? (Eylül 2009)
cevap: D
İnfertilite, endometrit, peritonit ve tuba/ tıkanıklık
genital tüberkülozda görülebilir. Ancak endometrial
hiperp/azi görülmez.
l> Hemen tüm vakalar pulmoner tüberküloza sekonder
olarak gelişirler. Pulmonertüberküloz olan hastaların
%5'inde genital tüberküloz da bulunur. Basil kan
yoluyla pulmoner odaktan, tuba ve uterusa gelir.
Tüplerden Pjllvik peritona, endometriyuma, overe
ve servikse direkt yayılım olur.
l> Hastalardaki en sık şikayet infertilite ve kronik
pelvik ağrıdır.
A) Stafiphylococcus aureus ekzotoksini
B) Vajinal tampon kullanımı ile ilişkilidir
C) Rahim içi araç kullanımı ile görülme sıklığı artar.
D) Müköz membranlarda inflamasyon görülür.
E) Adolesanlarda ve gençlerde, yaşlı erişkinlerden
daha sık görülür.
Doğru
cevap: C
RİA kullanımında toksik şok sendromu riskinde
artış olmaz. Ancak
olabilmektedir.
diyafram
kullanımı
ile
Toksik Şok Sendromu
26. Pelvik enfeksiyon tiplerinden hangisi fertilite
Etkeni Stafilokokkus aureustur.
yönünden en kötü prognozu taşır? (Nisan 1988)
Mens gören kadınlardaki !eksik şok sendromundan
% 99 vajinal tampon sorumludur
A) Gonokokal
RİA kullanımında risk artışı bulunmaz.
B) Klamidyal
C) Streptokoksik
D) Tüberküloz
E) Bacterioides fragilis
Doğru
Oral, faringeal, konjonktival ve/veya vajinal mukoz
membranlarda eritem görülür.
Her yaşta görülebilir ancak en sık 10-30 yaşlarındaki
adölesan ve gençlerde görülür. ·
cevap: D
En sık infertilite nedeni olan mikroorganizma
klamidyadır ancak ferli/ite prognozu en kötü olan
tüberkülozdur.
29. Cinsel yolla
bulaşan
aşağıdaki
hastalıklardan
hangisi kadınlarda genital ülsere yol açmaz?
(Nisan 2008)
A) Granuloma inguinale
27. Vagina! tampon kullanan
kadınlarda
toksik şok
sendromu yapan etken bakteri aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1995, Nisan 1999)
A) S. fecalis
B) N. gonore
C)T. pallidum
D) S. aureus.
E) Mycobacterium tuberculosis
B) Sifıliz
C) Gonore
D) Şankroid
E) Genital herpes
Doğru
Gonore, reprodüktif dönemde vajinite ve genital
ülserlere yol açmaz.
•
Doğru
cevap: D
cevap: C
Ülseratif genital hastalıklar içinde en sık genital
HSV ve sifıliz izlenir; bunu şankroid takip eder.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 149
Daha az oranda lenfogranuloma venereum (LGV)
ve granüloma inguinale (Donovanozis) izlenir.
Bu nedenle tüm olgularda sifılizi ekarte etmek için
serolojik testler yapılmalıdır. Bunların hepsinde HIV
enfeksiyonu riski artar ve tüm bu hastalıklarda eş
tedavisi de zorunludur.
30. Yirmi altı yaşında gravida 3, parite 2, 30 haftalık
gebede vajinada küçük, ağrılı veziküller oluşuyor.
Bu hastada en olası
hangisidir? (Eylül 1993)
tanı
31.Aşağıdakilerden
hangisi genital ülsere
neden olur? (Eylül 2014 Orijinal)
A) Herpes simpleks virüs
B) Lenfogranuloma venerum
C) Human Papilloma virus
D) Granuloma inguinale
E) Şankroid
Doğru
aşağıdakilerden
~şağıdakilerden
hangisi ·genital ülsere
(Eylül 2014 BENZERi)
Doğru
Genital Herpes (HSV)
Bir DNA virusudur. Genital herspes sıklıkla Herpes
simplex virus Tip 2 (%85) tarafından oluşturulursa
da Tip 1 (%15) enfeksiyonları da gelişebilmektedir.
En sık görülen genital ülserdir.
J> Daha sonra veziküllerin açılması ile yüzeyel,
girintili çıkıntılı çok ağrılı ülserler meydana gelir.
Ülserler bir süre sonra iyileşirse de olguların
%75'inde nüksler olur: Primer enfeksiyonu
takiben HSV, sakral ganglion ve dermiste latent
halde lokalize kalır.
neden olur?
cevap: A
Human papil/oma virus bir ülser etkeni değildir.
Genital siğillere yol açmaktadır. Genital ülserli
hastalarda en çok izlenen etken herpes virus
ikincisi ise sifi/izdir.
• Herpes simpleks virüs Tip il yüzeyel, girintili
çıkıntılı çok ağrılı ülserlere sebep olur.
Chlamydia trachomatis'in L 1,2,3 serotipleri
Lenfogranüloma Venereum'a sebep olurlar. Spontan
olarak iyileşen ağrısız vulvar ülserlere sebep olur.
•
a) Klinik
J> Primer enfeksiyon, ateş, halsizlik ve ağrılı
inguinal LAP ile başlar. Tipik erüpsiyonlar
gelişmeden 24 saat önce vulva ve servikste
batma, yanma ve kaşıntı hissi hakimdir. Bu
bölgede öncelikle eritemli zeminde birden çok
sayıda küçük veziküller gelişir.
m...ıık
A) Herpes simpleks virüs Tip il
B) Klamidya trachomatis
C) Human Papllloma virus
D) C. Granulomatis
E) H. Ducrel
cevap: B
Küçük ülserle birlikte gruplaşmış vezikü/lerin bulunması özellikle de anamnezde geçmişte benzer
lezyonların varlığı hemen her zaman genital herpes
için patognomoniktir. Kültür, veziküler fazda en
sensitif ve spesifik testtir.
b)
cevap: A
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
A) Trikomonas
B) Herpes simpleks
C) Gardnerella
D) Toksoplazmoz
E) Kondiloma aküminata
Doğru
eıJ.....filk
•
•
Haemophilus ducreyi, Gram negatif, kokobasil
görünümlü bir bakteridir. Şankroid etkenidir. Daha
sonra veziküler, frajil, kolayca kanayan ve çok ağrılı
1-3 adet ülser ile hassas inguinal lenfadenopatiye
neden olur.
Calymmatobacterium (Klebsiella) granülomatis,
Granüloma lnguınale (Donovanozıs) etkenidir.
Ağrısız kolayca kanayan ülserlere neden olur.
Lenfogranulama
venerum,
Chlamydia
trachomatis'in L 1,2,3 serotipleri tarafından
oluşturulur. Spontan olarak iyileşen ağrısız vulvar
ülserlere sebep olur.
Human Papilloma virusun neden olduğu lezyon
ise ülser değil genital papüldür.
Tanı
)>
materyalin kültürü altın
Kültür yapılamıyorsa, alınan
sürüntünün sitolojik incelemesinde intranükleer
eozinofilik inklüzyon cisimciklerinin olduğu
multinükleuslu dev hücrelerin (kum saati
hücreleri) görülmesi tanıda yardımcıdır.
Lezyondan
alınan
standarttır.
c) Tedavi
J> Asiklovir, famsiklovir veya valasiklovir
kullanılır.
)>
Gebelerde aktif herpetik lezyon varlığında 36.
haftadan sonra asiklovir veya valasiklovir
kullanılarak viral yük azaltılır. Gebelerde sistemik
tedavi yapılabilir.
32.Cinsel olarak aktif 30 yaşındaki kadın, genital
bölgesinde acıma ve yanmaya neden olan şişliklerle
başvuruyor. Fizik muayenede vulvada çapları 1-2 mm .
olan çok sayıda eritematöz, yüzeyel yerleşimli, endüre
olmayan ve ağrılı 'vezikülöz lezyonlar tespit ediliyor.
Bileteral bölgesel lenf nodlarında hassasiyet tespit
edilen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2015 Orijinal)
A)
Şankroid
B)
Sifıliz
C) Donovanozis
D) Herpes
E) Lenfogranüloma venereum
Doğru
cevap: D
..
.
\'
1
1
150 ~ TÜM TUS SORULAR!
·enfektiftir. Serolojik testler bu dönemde pozitiftir.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle ele sonılabiliıdi:
Cinsel olarak aktif 30 yaşındaki kadın, genital bölgesinde acıma
ve yanmaya neden olan şişliklerle başvuruyor. Fizik muayenede
vulvada çapları 1-2 mm. olan çok sayıda eritematöz, yüzeyel
yerleşimli, endüre olmayan ve ağrılı vezikülöz lezyonlar tespit
•
Gonore, serviks ve vajinada enfeksiyona neden
olabilir ancak veziküler lezyonlar yapmaz.
•
Trikomonas vajinalis vajinit etkenidir, veziküler
lezyonlar yapmaz.
•
Molluscum contagiosum etkeni Poxviridae grubu
içinde yer alan bir DNA virusudur. Yakın temas ya
da oto-inokülasyonla geçiş gösteren çok bulaşıcı
bir enfeksiyondur
ediliyor.
Blleteral bölgesel lenf nodlarında hassasiyet tespit edilen
bu hasta için mı...2!uı etken aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 2015 BENZERi)
A) Haemophilus ducreyi
B) Treponema pallidum
C) Calymmatobacterium granülomatis
D) Herpes simplex
E) Chlamydia trachomatis
Doğru
cevap: D
Yanma, batma ve kaşıntı hissi sonrasında eritemli
zeminde birden çok sayıda küçük, yüzeye/, girintili
çıkıntılı çok ağrılı vezikü/er lezyonlar varlığında
Herpes simlex düşünülmelidir. Bu olgularda ateş,
halsizlik ve ağrılı inguinal /enfadenopatilerde görülür.
Haemophilus ducreyi, Gram negatif, kokobasil
görünümlü bir bakteridir. Şankroid etkenidir. Daha
sonra veziküler, frajil, kolayca kanayan ve çok ağrılı
1-3 adet ülser ile hassas inguinal lenfadenopatiye
neden olur.
34. Aşağıdaki
sitolojik
bulgulardan
hangisinin
görülmesi durumunda herpes virüs enfeksiyonu
düşünülmelidir? (Eylül 1989, Eylül 1995, 'Eylül 2000,
Eylül 2006),
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
•
•
HSV tip il enfeksiyonunda alınan sürüntünün sitolojik
incelemesinde intranükleer eozinofilik inklüzyon
cisimciklerinin olduğu multinukleuslu dev hücreler
(Kum saati hücreleri) ve sitoplazmada buzlu cam
görünümü görülür.
'
Koilositoz HPV için patognomonik bir bulgudur.
•
İşaret hücresi bakteriyel vaginozis de görülür.
Granüloma lnguınale (Donovanozıs) de ülser
direkt yayma Wright veya
Gi~msa ile boyandığında Donovan cisimcikleri
saptanır ve patognomoniktir.
tabanından yapı lan
Chlamydia trachomatis Lenfogranulama venerum
etkenidir. Spontan olarak iyileşen ağrısız vulvar
ülserlere sebep olur.
•
33. Otuz üç yaşında primigravid, 40 haftalık gebe kadında,
bir haftadır oluşan vajinal akıntı ve ağrılı vulvar
lezyonlar vardır.
cevap: A
enfeksiyonlarında
veziküler
Herpes
virus
lezyonlar ve intranük/eer inklüzyon :cisimcikleri
unutulmamalı ...
Treponema pallidum sifiliz etkenidir. Asla
üretilemeyerı; anaerop bir bakteridir. Çok hareketli
olduğundan örneklerde karanlık alan mikroskopisi
ile görülebilir. Ağrısız, endüre ve sert ülsere (şankr)
sebep olur.
Calymmatobacterium (Klebsiella) granülomatis,
Granüloma lnguınale (Donovanozıs) etkenidir.
Ağrısız kolayca kanayan ülserlere neden olur.
lntranükleer inklüzyon cisimleri
lntrasitoplazmik inklüzyonlar
Koilositoz
Donovan cisimcikleri
işaret hücreleri
İntrasitoplazmik inklüzyonlar Molluskum
Kontagiosumda görülür.
Bu vakada, vajina ve serviks yüzeyinde görülen
çok sayıdaki veziküllerin nedeni aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1989, Nisan 1999)
A) Gonore
B) Sekonder sifıliz
C) Herpes virüs tip 2
D) Trikomoniyazis
E) Molluscum contagiosum
Doğru
cevap: C
Çok sayıda ağrılı ülserler ve yüzeye/ veziküller
genital herpesi düşündürmelidir.
Sekonder sifilizde generalize LAP, ülserleşebilen
papiller lezyonlar (condyloma lata) gelişir. Bunlar çok
Herpes genitalis; İntranükleer inklüzyon ve
multinükleer dev hücre
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 151
MHA-TP (Mikrohemaglütinasyon assay far
antibodies to T.pallidum) daha kullanışlıdır.
35. Sifılizin 3. devre genital lezyonu aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1995)
A) Şankr
B) Condiloma lata
C) Şankroid
D)Gom
E) Condiloma acuminata
Doğru
cevap: D
Western Blotting {kesin tanı koydurur).
c) Tedavi
Tercih edilen ilaç penisilindir.
-.
36. Aşağıdaki genital ülserlerden hangisinin etkeni
Haemophylus ducrei'dir? (Nisan 1990, Eylül 2006)
Sifi/izin 3. Devre genital lezyonu gom adı verilen
granülomatöz
lezyonlardır.
Gomlarda
basil
bulunmaz ve bulaş olmaz.
A) Genital herpes
B) Sifıliz
C)
Sifiliz
Etkeni bir spiroket olan Treponema pallidum'dur.
Asla üretilemeyen anaerop bir bakteridir. Çok
hareketli olduğundan örneklerde karanlık alan
mikroskopisi ile görülebilir.
ayrılır.
Primer sifıliz: ilk temastan sonra ağrısız, endüre
ve sert ülser (şankr) oluşur. Bu dönemde
inguinal LAP bulunmaz. Şankr bulaşıcıdır ve
birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Serolojik
sifiliz testleri bu dönemde negatiftir.
Doğru
Şankroid (Yumuşak Şankr, Ulcus Molle)
Etkeni Haemophilus ducreyi, Gram negatif,
kokobasil görünümlü bir bakteridir. Şankroid HIV
transmisyonu için bir kofaktördür.
a) Klinik
Başlangıçta
eritematöz, papüler lezyonlar izlenir.
Daha sonra veziküler, frajil, kolayca kanayan ve çok
ağrılı 1-3 adet ülser ile hassas inguinal LAP gelişir.
Ülserlerde ·endurasyon bulunmaz. Lenfadenopatili
olguların %50'si süpüre olur, bu nedenle LAP
fluktuasyon veriyorsa akla şankroid gelmelidir.
2. Latent
3. Geç {Tersiyer) Sifıliz: Başlangıçtan yıllar sonra tüm
organları etkileyen ve yavaş ilerleyen gommatöz
dönem başlar. Bu dönemde gom adı verilen
granülomatöz lezyonlar yaygın· olarak organ
tutulumlarına yol açarlar. Gomlarda basil bulunmaz
ve bulaş olmaz.
b)
cevap: C
Hassas ve fluktuasyonlu inguinal LAP'ın eşlik
ettiği 1-3 adet aşırı ağnlı ülser şankroidi düşün­
dürmelidir.
Sekonder sifıliz: Primer lezyondan 2-10 hafta
sonra başlar. Bu dönemde generalize LAP,
ülserleşebilen papiller lezyon (condyloma lata)
gelişimi tipiktir ve çok enfektiftir. Serolojik testler
bu dönemde pozitiftir.
Sifıliz: Bir-iki yıl sürebilen bu evrede tanı
sadece serolojik testlerle konabilir. Nontreponemal
testler negatifleşirken treponemal serolojik
testler reaktif olarak kalır.
Şankroid
D) Granuloma inguinale
E) Lenfogranüloma venerum
a) Klinik
1. Erken Sifiliz: Enfeksiyöz evredir ve 2 döneme
--
b)
Tan·ı
Çikolata agarda üretilebilir. Ülser kenarından alınan
materyalin Gram boyanmasında kokobasilin tren
yolu paterni görülebilir.
c) Tedavi
Azitromisin, seftriakson, siprofloksasin, eritromisin
Tanı
1. Non-treponemal Testler: Sifıliz için birer tarama testi
olan bu testlerden en çok kullanılanlar şunlardır:
Wassermann-Kolmer testi {kompleman
fıksasyon)
VDRL (Venerial Disease Research Laboratory)
RPR (Rapid Plasma Reagin)
2. Treponemal Testler: ikinci haftadan itibaren
pozitifleşirler ve tanı testleridir.
FTA-ABS (Floresan Treponemal Antibody
ABSorbtion) ilk pozitifleşen güvenilir testtir.
..
,,.
152 ~ TÜM TUS SORULAR!
Ağrılı ülserler ve
akla
şankroid
hassas LAPfluktuasyon veriyorsa
gelmelidir.
Genital Ülserlerde Tanı Koydurucu Özellikler
1. İnguinal LAP'ın eşlik etmediği ağrısız v~ hafif
hassas ülser, özellikle de endüre ise sifilizi
düşündürür.
2. Küçük ülserle birlikte gruplaşmış veziküllerin
bulunması
özellikle de anamnezde benzer
lezyonların varlığı hemen her zaman genital
herpes için patognomoniktir. Buna rağmen genital
herpesin laboratuvar tanısı konmalıdır, Kültür, en
sensitif ve spesifik testtir.
3. Hassas ve fluktuasyonlu
inguinal
LAP' ın
eşlik ettiği 1-3 adet aşırı ağrılı ülser mutlaka
şankroiddir.
eşlik ettiği bir veya daHa fazla
ülser, büyük olasılıkla şankroiddir. Eğer) ülser
yoksa tanı lenfogranüloma venereum'dur:
'
Şankroid (yumuşak şankr)
37. Genital organlarda aşağıdakilerden hangisinin
görülmesi durumunda şankroid düşünülmelidir?
"Genital ülserler" başlıklı
A) lnguinal lenfadenopati olmaksızın ağrısız endüre
E)
Doğru
A) Şankroid
B) Şankr
C) Granuloma inguinale
D) Lenfogranuloma venerum
E) Kondiloma aküminatum
ülser
Vezikül ve küçük ülser grupları
Ağrılı ülserler ve hassas inguinal lenfadenopati
Ülser olmaksızın lenfadenopati
Ağrısız siğil benzeri yapılar
;
Doğru
cevap: C
A
Şankroid
şekile bakınız.
38. Aşağıdaki venereal hastalık veya lezyonlarından
hangisi ağrılıdır? (Nisan 2002, Nisan 2011)
(Eylül 2007)
B)
C)
D)
1
4. Inguinal bubonun
cevap: A
B
C
Herpes
Si/iliz
Genital ülserler
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM .. 153
Ağrılı ülserler ve hassas LAP fluktuasyon
veriyorsa
akla şankroid gelmelidir.
Şankroid (Yumuşak Şankr,
Ulcus Molle) : Etkeni
Haemophilus ducreyi, gram negatif, kokobasil
görünümlü bir bakteridir. Başlangıçta eritematöz,
papüler lezyonlar izlenir. Daha sonra veziküler,
frajil, kolayca kanayan ve çok ağrılı 1-3 adet ülser
ile hassas inguinal LAP gelişir
Primer sifiliz: ilk temasdan sonra ağrısız, endüre ve
sert ülser(şankr) oluşur. Bu dönemde inguinal LAP
bulunmaz. Şankr bulaşıcıdır ve birkaç hafta içinde
kendiliğinden iyileşir.
•
Granüloma İnguinale (Donovanozis): Etkeni, gram
negatif kokobasil yapısında küçük kapsüllü bir bakteri
olan Calymmatobacterium granulomatis'tir. Vulvada
küçük bir nodül veya papül şeklinde başlar, daha
sonra genişler ve ağrısız kolayca kanayan ülserlere
dönüşür. Lenf nodları orta derece büyümüştür ve
ağrısızdır.
•
•
Lenfogranüloma
Venereum:
Klamidya
trachomatisin L 1,2,3 serotipleri tarafından
oluşturulur. Klamidyanın diğer serotipleri gibi lokalize
kalmaz ve özellikle lenfoid dokuyu tutarak sistemik
hastalık tablosuna yol açarlar. Subklinik prime,
enfeksiyon sık olup spontan olarak iyileşen ağrısız
vulvar ülser şeklinde görülür.
Kondiloma Akuminata: Etkeni DNA viruslarından
olan Human Papilloma Virus (HPV) dur.
Nononkojenik olan Tip 6 ve 11 genital siğillerden
sorumludurlar ve ağrısızdırlar.
Chandelier belirtisi ~ Serviksin hareketi ile oluşan
ağrıdır, pelvik peritonit bulgusudur, PID tanısında
önemlidir.
39. Donovan cisimcikleri ile seyreden enfeksiyonda
etken aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2004)
A) Hemafilus ducrei
B) Chlamidya trachomatis
C) Gardnerella vaginalis
D) Calymatobacterium granülomatis
E) Neiseria gonore
Doğru
cevap: D
Soruda
verilen
"Donovani
cisimciği"
Calymatobacter (Klebsiel/a) granülomatis için
patognomonik bir özellik taşımaktadır.
Granüloma İnguinale (Donovanozis)
Etkeni, gram negatif kokobasil yapısında küçük kapsüllü bir bakteri olan Calymmatobacterium granulo-
matis'dir.
Klinik:
Vulvada küçük bir nodül veya papül şeklinde başlar,
daha sonra genişler ve ağrısız kolayca kanayan
ülserlere dönüşür. Lenf nodları orta derece
büyümüştür ve ağrısızdır. Süpürasyon yoktur.
Enfeksiyon kronikleşirse genital skarlaşma ve
depigmentasyona neden olur ki bunun sonucunda
lenfatik obstrüksiyon ortaya çıkar.
Tanı:
Ülser tabanından yapılan direkt yayma Wright ile
boyandığında mononükleer lökositler içinde gram
negatif bipolar rodlar görülür bunlara Donovan
,cisimcikleri denir ve patognomoniktir. Smear
· negatifse tanı lezyondan alınan biyopsi ile konulur.
Çomak şeklinde sitoplazmik inklüzyon cisimciklerinin
yer aldığı Mikulicz hücreleri ile dağınık büyük
makrofajlar ve plazma hücrelerince infıltre olmuş
granülasyon dokusu gözlenir.
Tedavi:
1. Tetrasiklin
TMP-SMX
Siprofloksasin
Eritromisin
Azitromisin
2.
3.
4.
5.
Penisilinler etkili değildirler.
40. Wright
veya
Giemsa
ile
boyandığında
ortaya çıkan Donovan cisimciği aşağıdaki
mikroorganizmalardan
hangisinin
varlığında
görülür? (Nisan 2013)
A) Neisseria gonorrhoeae
B) Chfamydia trachomatis
C) Treponema pallidum
D) Klebsiella granulomatis
E) Candida glabrata
Doğru
cevap: D
Genital ülserlerden biri olan granüloma inguinale
etkeni, gram negatif kokobasil
yapısında
küçük kapsüllü bir bakteri olan
calymmatobacterium (klebsiel/a) granülomatis'tir.
(donovanozıs),
Granüloma lnguinale (Donovanozis)
Etkeni, Gram negatif kokobasil yapısında küçük .
kapsüllü bir b_akteri olan Calymmatobacterium
{Klebsiella) griınülomatis'tir.
a) Klinik
~
Vulvada küçük bir nodül veya papül şeklinde
başlar, daha sonra genişler ve ağrısız kolayca
kanayan ülserlere dönüşür. Lenf nodları orta
derece büyümüştür ve ağrısızdır. Süpürasyon
yoktur. Enfeksiyon kronikleşirse genital skarlaşma
ve depigmantasyona neden olur ki bunun sonucunda lenfatik obstrüksiyon ortaya çıkar.
154 <4 TÜM TUS SORULAR!
b)
42.
Tanı
l> Ülser tabanından yapılan direkt yayma Wright
veya Giemsa ile boyandığında mononükleer
lökositler içinde Gram negatif bipolar rodlar
görülür; bunlara Donovan cisimcikleri denir
ve patognomoniktir.
l> Smear negatifse tanı lezyondan alınan biyopsi ile
konulur. Çomak şeklinde sitoplazmik inklüzyon
cisimciklerinin yer aldığı Mikulicz hücreleri
ile dağınık büyük makrofajlar ve plazma
hücrelerince infıltre olmuş granülasyon dokusu
gözlenir.
1. Calymmatobacterium granulomatis
11. Treponema pa/lidum
111. Neisseria gonorrhoeae
Yukarıdaki
patojenlerden hangileri genital ülsere
neden olabilir? (Ağustos 2017 Orijinal)
A)
B) Yalnız il
C) Yalnız 111
D) 1ve il
E) il ve 111
c) Tedavi
l> Tetrasiklin, TMP-SMX, siprofloksasin,
eritromisin, azitromisin
·"'
Yalnız 1
Doğru
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
41. Granüloma inguinale tedavisinde aşağıdakilerden
hangisi tercih edilmelidir? (Nisan 1996)
1
Aşağıdaki
etkenlerden hangisi genital Glsere ne~en
(Aijustos 2017 BENZERi)
21m.u?
1
A) Penisilin G
A) Calymmatobacterium granulomatis
B) Seftriakson
C) Klindamisin
D) Tetrasiklin
E) Kloramfenikol
B) Treponema pallidum
Doğru
C) Herpes Simplex virüsü
D) Neisseria gonorrhoeae
E) Haemophilus ducreyi
Doğru
cevap: D
cevap: D
Penisilin/erin Granü/oma inguina/e tedavisinde
etkili olmadığı bilinmelidir.
Granüloma İnguinale (Donovanozis) tedavisinde
kullanılan ilaçlar:'
En sık genital ülser nedeni Herpes ~irus iken,
Neisseria gonorrhoeae genital ülsere sebep
olmaz.
Calymmatobacterium (Klebsiella) granülomatis:
Gram negatif kokobasil yapısında küçük kapsüllü
bir bakteridir. Vulvada küçük bir nodü,ı' veya papül
şeklinde başlayan,daha sonra genişleyerek ağrısız
kolayca kanayan ülserlere neden olur. Lenfnodları
orta derece büyümüştür ve ağrısızdır. Süpürasyon
yoktur. Enfeksiyon kronikleşirse genital skarlaşma
ve depigmantasyona neden olurki bunun sonucunda
lenf~tik obstrüksiyon ortaya çıkar.
1. Tetrasiklin
2. TMP-SMX
3. Siprofloksa~in
4. Eritromisin
5. Azitromisin
•
Treponema pallidum: Sifilizin etkenidir. Asla
üretilemeyen anaerop bir bakteridir. Çok hareketli
olduğundan örneklerde karanlık alan mikroskopisi
ile görülebilir. ilk temastan sonra ağrısız, endüre ve
sertülser (şankr) oluşur. Bu dönemde inguinal LAP
bulunmaz. Şankr bulaşıcıdır ve birkaç hafta içinde
kendiliğinden iyileşir.
•
Granuloma inguinale
Herpes simplex: Bir ONA virusudur. Sıklıkla Herpes
simplex virusTıp 2 (%85) tarafından oluşturulursa
da Tıp1 (%15) enfeksiyonlarıda gelişebilmektedir.
En sık görüen genital ülser etkenidir. Primer
enfeksiyon, ateş,halsizlik ve ağrılı inguinal LAP ile
başlar. Tipik erüpsiyonlar gelişmeden 24 saat once
vulva ve servikste batma, yanma ve kaşıntı hissi
hakimdir. Bu bölgede öncelikle eritemli zeminde
birden çok sayıda küçük veziküller gelişir. Daha
sonra veziküllerin açılması ile yüzeye!, girintili çıkıntılı
çok ağrılı ülserler meydana gelir. Ülserler bir sure
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 155
sonra iyileşirse de olguların%75'inde nüksler olur.
Primer enfeksiyonu takiben HSV, sacral ganglion
ve dermiste latent halde lokalize kalır.
•
Haemophilus ducreyi: Gramnegatif, kokobasil
görünümlü bir bakteridir. Başlangıçta eritematöz,
papüler lezyonlar izlenir. Daha sonra veziküler,
frajil, kolayca kanayan ve çokağrılı1-3 adet ülser ile
hassas inguinal LAP gelişir. Ülserlerde endurasyon
bulunmaz. Lenfadenopatili olguların %50'si süpüre
olur, bu nedenle LAP fluktuasyon veriyorsa akla
şankroid gelmelidir.
43. Üreme yaşındaki kadınlarda en sık görülen ve
cinsel yolla geçen hastalık etkeni aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2011)
HPV;
DNA viruslarındandır.
Nononkojenik olan Tip 6 ve 11 genital siğillerden
sorumludurlar.
ve en
sık
görülen CYBH'dir.
Cinsel ilişki ile partnere veya vertikal yoldan bebeğe
bulaşır. Hastalığı başlatan, cinsel ilişki gibi travmalar
nedeniyle epitel bazal membranında bütünlüğün
bozulması ve buradan içeriye virusun girmesidir.
HPV etkisi ile bazal membranı oluşturan hücrelerin
bölünmesi uyarılır ve papillomlar gelişir.
Rekürrens, partnerden reenfeksiyondan ziyade
subklinik enfeksiyonun reaktivasynuna bağlıdır.
44.İnsan papilloma virus tip 6 ve 11 enfeksiyonu
aşağıdaki genital lezyonlardan hangisinin temel
sorumlusu olarak kabul edilir? (Nisan 2016 Orijinal)
A) Servikal intraepitelyal neoplazi
B) Kondiloma akuminatum
C) lnvaziv serviks kanseri
D) Vulvar intraepitelyal neoplazi
E) Vajinal intraepitelyal neoplazi
Doğru
cevap: B
6 ve 11
6 ve 16
16 ve 18
18 ve 31
+_EU~!.c!.r.ı.ı:ıapillomavinls tip 16 ve 31
Doğru
cevap: A
Human Papilloma Virus (HPV) tip 6 ve 11, genital
siğillerden sorumludurlar.
HPV enfeksiyonu en sık cinsel yolla bulaşan
hastalık olup günümüzde 120 den fazla HPV tipi
bulunmaktadır;
Düşük Riskli {kondiloma akuminata, siğil): 6, 11,
26,42,43,44,54, 55, 70, 73
45. Gebelikte Condyloma accuminata tedavisinde
En sık görülen CYBH etkeni Human Papilloma
virustür.
bulaşıcıdır
A) insan papilloma virus tip
B) insan papilloma virus tip
C) insan papilloma virus tip
D) insan papilloma virus. tip
aşağıdakilerden
l> Yüksek Riskli (HSIL / Serviks kanseri): 16, 18, 31,
33,35,39,45,51,52,56,58,59,68
cevap: C
Çok
Kondiloma
akumlnatumun
etkeni
hangisidir? (Nisan 2016 BENZERi)
l>
A) Gonokok
B) Klamidya
C) insan Papilloma virusu
D) Mikoplazma
E) Hemofılus dukreyi
Doğru
Bu soru, başka bir hoca ta.rafından şöyle de sanılabilirdi:
aşağıdakilerden
hangisi
(Nisan 1989, Eylül 1999)
kontrendikedir?
A) Kriyoterapi
B) Laser
C) Cerrahi
D) Podofıllin
E) Aralıklı kontrol
Doğru
cevap: D
Gebelikte, podofilin ve imiquimod kullanımı
fetüs üzerinde olası sitotoksik etkileri nedeniyle
kontrendikedir.
Kondiloma Akuminata
Etkeni DNA viruslarından olan Human Papilloma
Virus (HPV)'tur. Nononkojenik olan Tip 6 ve
11 genital siğillerden sorumludurlar. Çok
bulaşıcıdır ve en sık görülen CYBH'dir.
a) Klinik ve
Tanı
Tanı klinik olarak konur. lslak, nemli bölgelerde,
vulva, vajen, anüs çevresinde birden çok, yumuşak,
karnıbahar görünümünde, ağrısız lezyonlar
oluşur. Bazen servikste yassılaşmış lezyonlar flat
kondilomlar' görülebilir. Bu lezyonların olası bir
kanser yönünden mutlaka biyopsi ile incelenmeleri
gerekir.
Smearda piknotik nükleus etrafında hala bulunan
skuamöz hücreler tanı için tipiktir (koilositoz). Ayrıca
DNA hibridizasyonu ile tiplendirme de yapılabilir.
.
'
'.
156
-<C
TÜM TUS SORULARI
b) Tedavi
Amaç lezyonların çıkartılmasıdır. Vıral enfeksiyonu
ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Tedavide podofilin, topikal 5- florourasil,
imiquimod (%5 krem), sinekaşetin, trikloroasetik
asit, biklorasetikasit, krioterapi, elektrokoter,
lazer veya cerrahi eksizyon kullanılır. inatçı
olgularda interferon, fotodinamik terapi veya
topikal cidofovir denenmelidir.
Gebelikte kondilomlarda büyüme ve yayılma
süratlenebilir. Lezyonların küçük olduğu olgularda
tedavi gerekmez. Ancak büyük lezyonlarda
sezaryenin zorunlu olmaması için doğumdan 4
hafta kadar önce triklorasetik asit veya 32. gebelik
haftasından önce elektrokoagülasyon, kryoterapi
veya lazer uygulanabilir.
Bu tedaviler içinde etkinliği en yüksek olon
elektrokoter iken, rekürrens riskini en fozlo
ozolton ise İmikimod'dur.
47, Aşağıdaki venereyal hastalık ya da lezyonlardan
hangisinin bulaş riski en yüksektir? (Nisan-2003)
A) Pediculosis pubis
B) Şankroid
C) Condyloma latum
D) Molluscum contagiosum
E) Granuloma inguinale
Doğru
Ortası çukurlaşmış, pembe renkli, kubbe şeklinde
papül/er Mol/uscum contagiosumu düşündürme­
lidir. Yakın seksüel ya da oto-inokülasyonla geçiş
gösteren çok bulaşıcı bir enfeksiyondur.
1
Molluskum Kontagiosum
1
Etkeni Poxviridae olan çok bul~şıcı bir
enfeksiyondur. Kalabalık ortam, ya~ın temas
gerektiren sporlar, genel banyolar ve enfekte
havlular ile bulaş sıktır.
a) Klinik
Yavaş büyüyen, 1-5 mm çapında ortası
46. Topikal podofılin nerede kullanılır? (Nisan 1993)
•
çukurlaşmış, pembe renkli, kubbe şeklinde
papüller mevcuttur.
A) Condyloma acuminata
B) Molluscum contagiosum
C) Lökoplaki
D) Vulva kanseri
E) Lenfogranüloma venerum
Doğru
cevap: D
b)
Tanı
Papüldeki beyaz mumsu materyalin mikroskopik
gözlenmesi ile konur. Sitoplazma içindeki molluscum
cisimciklerinin (intrasitoplazmik epzinofilik
inklüzyon cisimcikleri) Wright veya, Giemsa ile
cevap: A
Topikal podofilin, HPV tarafından yapılan vulva,
perine, vajen ve servikste lokalize olabilen benign,
parakeratotik ve hiperplazik lezyonlarla karakterize
olan condylama acuminata tedavisinde kullanılır.
Gebelik sırasında kullanılması ise kontrendikedir.
boyanmaları teşhisi doğrular.
c) Tedavi
Beyaz materyal boşaltılarak tabana iyod veya ferrik
subsülfat (Monsel solüsyonu) tatbiki yapılır. 'sıvı
nitrojen ile kryoterapi de uygulanabilir.
"Genital ülserlerde ayırıcı kriterler'' başlıklı tabloya
bakınız
Genital ülserlerde
ayırıcı
kriterler
sıımzf<iiıit~.ffilm ri" ' ·' ' " .Şjg,~~~~~~~~i!.~Rri)
2.
1.
3.
HSVTip il
Treponema pallidum
Hemophilus ducreyi
Yaygm, birden çok adet
Tek bir adet
1-3 adet
Yüzeyel
Derin
Düzensiz, girintili ç1kmtll1
Yüzeyi 1slak
Kenarlan düzenli
Frajil
Ağnlı
Ciltten kabank, sert
En Derin
Ağns1z
En
lnguinal LAP yok
lnguinal LAP fluktuasyonlu
Ağnll
Sık
inguinal LAP var
rekürrens
ağrılı
l
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 157
Molloskum kontagiozum
Genıtal Enfeksıyon ve Cınsel Yolla Bulaşan
Hastalıklar Ile Ilgılı Sorulabılecek
Onemlı Bılgıler
1. Apokrin ter bezlerinin tıkanması sonucu ortaya
çıkan patoloji. .. Fox-Fordyce Hastalığı
2. Vajinal akıntı mikroskopisinde diğerlerinden
farklı olarak lökosit artışı gözlenmeyen vajinal
enfeksiyon •.• Bakteriyel Vajinozis
3. En sık görülen non-viral cinsel yolla bulaşıcı
hastalık •.. Trikomonas
4. Trikomonas vajinitinde beklenmeyen bulgu .••
Kokusuz akıntı
5. Trikomonas vajinitinde tedavi... Metronidazol
,ve partner tedavisi
6. Vajen PH'sının normal olduğu enfeksiyon .••
Vulvovajinal kandidiazis
7. Komplike olmayan pelvik inflamatuvar hastalığın
ayaktan tedavisinde öneril~n.en uygun antibiyotik
kombinasyonu ••• Seftriakson + Doksisiklin
8. Vajinal smear'da, sitoplazması buzlu cam
görünümünde ve asidofilik inklüzyon cisimleri
içeren
multinükleer
hücrelerin
görülmesi
durumunda düşünülmesi gereken etken ...
Herpes Simpleks Virüsü
9. Ağrılı, yüzeyel, çok sayıda kenarı girintili
· çıkıntılı ülser varlığında düşünülmesi gereken ...
Herpes
1O. Hassas ve
fluktuasyon
veren
inguinal
lenfadenopatinin eşlik ettiği çok ağrılı 1-3
adet ülseratif lezyonun bulunması durumunda
düşünülmesi gereken ... Şankroid
11. Vulvada ağrısız, endüre ülser olup inguinal
lenfadenopati
olmayan hastada düşünülmesi
gereken ••• Sifiliz
1
15 8 ~ TÜM TUS SORULAR!
- · ACE inhibitörleri: idrar kaçırma öksürükten
ÜROJİNEKOLOJİ
dolayıdır.
Vajinal doğumu takiben stres ürinerin kontinansa
(SÜI) yol açacak birtakım değişiklikler meydana gelir.
'
Bunlardan bir tanesi m.levatorani adalesindeki
güç
kaybıdır. Pubokoksigeus kısmındaki laserasyona
bağlı olarak ürinerin kontinans ortaya çıkabilir.
1. Stres inkontinans oluşumuna katkısı en az olan
faktör aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2008)
A) Asemptomatik bakteriüri
B) ilerleyen yaş
C) Genç yaşta doğum yapmak
Diğer bir değişiklik mesane boynunun aşağı
inmesidir ve bir diğeri de pudendal nöropatinin
ortaya çıkardığı pelvik kaslarda parsiyel
denervasyondur. Tüm bu değişiklikler ~edeniyle
genç bayanlarda vajinal doğum sayısı arttıkça
SOi gelişme riski de artar.
'
D) Gebelik
E) Obezite
Doğru
cevap: A
Asemptomatik bakteriüri, idrar kültürü pozitif
hastada semptom o/mamasıdır.
Klinik olarak üriner infeksiyon varlığında üriner
inkontinans ortaya çıkabilmektedir. !Bununla
birlikte infeksiyona bağlı inkontinans sıklıkla geri
'
dönüşlüdür. Asemptomatik bakteriüri ise
stres
inkontinans için tipik bir risk faktörü değildir.
Üriner inkontinans temel olarak istemsiz idrar
kaçırma şikayeti olarak tarif edilebilir.
Gerçek stres inkontinans, detrusor kontraksiyonu
olmaksızın intravezikal basıncın, en yüksek üretra
kapanma basıncını aşması sonucu oluşan istemsiz
idrar kaçışı olarak tarifienir.
Urge inkontinans ise kuvvetli idrar hissinin ardından
gelen idrar kaçırma olarak tarifienir ve istemsiz
detrusor kontraksiyonuna (detrüsör instabilitesi) bağlı
olarak gelişir.
Üriner İnkontinansta Etiyoloji:
A) lnguinal
(ileri yaşla.risk artar)
Gebelik
Doğum (genç yaşta doğum yapma)
Obezite
Fonksiyonel bozukluk
Kognitif yetersizlik
Medikal hastalıklar; inme, diyabet, medulla spinalis
zedelenmeleri
Menopoz
Histerektomi öyküsü
Sigara
Üriner semptomların varlığı
Kronik karın içi basınç artışı; kronik öksürük,
konstipasyon, mesleki nedenler
Medikasyonlar
Benzodiazepinler: Konfüzyona bağlı sekonder
inkontinansa neden olabilirler.
vardır
ve
Antikolinerjikler: Detrusor kontraktilitesini
azaltarak miksiyon zorluğuna ve taşma
inkontinansına yol açarlar.
a-agonistler: Miksiyonda zorluğa yol açarlar.
a-blokerler (prozosin, terazosin): Oretral
kapanma basıncını azaltırlar ve stres
inkontinansa neden olur.
Kalsiyum kanal blokerleri: Mesanenin düz kas
kontraktilitesini azaltırlar. lnkontinans ve ııoktüri
olabilir.
B) Coo~er
D) Sakrospinöz
C) Sakrotuberöz
E) Kardinal
Doğru
Yaş
Alkol: Benzodiazepine benzer etkisi
diüreze neden olurlar.
2. Stres üriner inkontinans cerrahisinde, paraüretral
dokuları
asmak
için
kullanılan
,ı;gament
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2006) ·
cevap: B
Gerçek Stres üriner inkontinans kadınlarda en sık
karşılaşılan idrar inkontinans tipidir ıJe sıklıkla
genç kadınlarda görülür.
•
İnguinal ligament; eksternal oblik kasının
aponevrozunun kendi üzerine katlanmasıyla oluşur.
Bu ligament inguinal hemi onarımında önemlidir.
Cooper ligamenti (pektineal ligament); linea
pektinea boyunca devam eden bir fıbröz dokudur.
Bu ligament stress üriner inkontinanslı olgularda
paraüretral dokuları asmak için mesane süspansiyon
operasyonlarında (Burch ameliyatı) kullanılır.
Lateralde iliopektineal ligament ve medialde de
lakunar ligamentle devam eder.
Sakrospinöz ligament; spina iskiadikadan
sakrumun lateraline kadar uzanan bir bağdır.
N.pudendus ve a.pudendalis internanın önünde
uzanır. Bu ligament vajinal cerrahide önemli
bir noktadır ve sıklıkla vajinal süspansiyon
amacıyla kullanılır. Ancak a.glutealis inferior ve
bunun kollateralleri sakrospinöz ve sakrotuberöz
ligamentler arasında yer aldığından, süspansiyon
operasyonlarında bu damarlar zedelenebilir.
Sakrotuberoz ligament; iskial tuberositastan
sakrumun lateraline uzanan bağdır. N.pudendus
ve a.pudendalis internanın arkasında uzanır. Bu
ligament vajinal kufi süspansiyonunda kullanılır.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 159
Spina iskiadika
Sakrospinöz ligament
Sakrotuberöz lig~ment
Tuber iskiadikum
C_ooper ligamenti
Pelvik ligamentler
Kardinal ligament (Mackenrodt bağı, transvers
servikal ligament): Serviks uteri ve vajenin lateral
fornikslerinden başlayıp bilateral olarak pelvisin
lateral duvarına uzanır. Uterusu yerinde tutan en
güçlü bağdır. içerisinden üreterve uterin arter geçer.
Vajen kubbesinin temel desteğini oluşturur.
"Pelvik /igamentler" başlıklı
şekile bakınız.
hasta 6 ay önce başlayan idrar
kaçırma şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden hastanın
idrar yapma isteği geldiğinde tuvalete ulaşamadan
idrar kaçırdığı öğreniliyor. Jinekolojik muayenesinde
genital prolapsus saplanmıyor.
3. Elli
altı yaşındaki kadın
Bu hasta için en uygun tedavi
hangisidir? (Nisan 2014 Orijinal)
aşağıdakilerden
A) Antihistaminik ilaç tedavisi
B) Burch kolposüspansiyon yöntemiyle cerrahi
tedavi
C) cx-adrenerjik agonist ilaç·tedavisr·,
D) Antikolinerjik ilaç tedavisi
E) Transobturator cerrahi tedavi
Doğru
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Urge inkontinans tarifleyen posbnenopozal bir kadında
ilk tercih edilmesi gereken tedavi şekli aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 2014 BENZERi)
A) Antihistaminik ilaç tedavisi
B) Burch kolposüspansiyon yöntemiyle cerrahi tedavi
C) a-adrenerjik agonist ilaç tedavisi
D) Antikolinerjik ilaç tedavisi
E) Transobturator cerrahi tedavi
Doğru
cevap: D
İlk soruda hastanın idrar yapma isteği geldiğinde
kaçırması
Urge
Urge inkontinans,
yaşlı kadınlar arasında en sık karşılaşılan idrar
inkontinans tipidir. Tedavisi medikaldir. Detrusor
kontraksiyonu
parasempatik
uyarı
sonucu
kolinerjik aktivite ile gerçekleşir. Bu nedenle
tedavide antikolinerjikler kullanılır
tuvalete
ulaşamadan
idrar
inkontinansı düşündürmektedir.
Urge İnkontinans
Urge inkontinans, kuwetli idrar hissinin ardından
gelen idrar kaçırma olarak tariflenir ve istemsiz
detrusor kontraksiyonuna (detrüsör instabilitesi)
bağlı olarak gelişir. Ancak bu tanı için mutlaka
ürodinamik çalışma (sistometri) gerekir.
istemsiz detrusor kontraksiyonları eğer nörolojik
kökenli ise (örneğin Parkinson ve multipl skleroz)
detrusor hiperrefleksi olarak adlandırılır. Urge
inkontinans tanısı için mutlaka ürodinamik çalışma
(sistometri) gerekir.
Tedavi:
Urge inkontinansın temel tedavileri medikaldir.
Detrusor kontraksiyonu parasempatik uyarı
sonucu kolinerjik aktivite ile gerçekleşir. Bu
nedenle tedavide antikolinerjikler kullanılır.
Bu amaçla kullanılan ilaçlar; oksibutinin,
hyosiyamin, disiklomin, probantelin,
tolterodin, imipramin, trospiumklorid,
solifenasiıi. süksinat ve darifenacin'dır.
Ancak tüm bu antikolinerjiklerin önemli yan
etkileri bulunmaktadır. Bunlar arasında; ağızda
kuruluk, kalp atımının artması, konstipasyon ve
görme bulanıklığı başta gelir.
1
160 .. TÜM TUS SORULAR!
4.
Sıkışma tarzı
idrar inkontinansıyla başvuran yaşlı
bir hastada, aşağıdaki ilaçlardan hangisi istemsiz
mesane kontraksiyonlarını azaltarak hastanın
yakınmalarını düzeltebilir? (Nisan 2017 Orijinal)
A) Oksibutinin
B) Doksazosin
C) Psödoefedrin
D) ôstrojen
E) Tamsulosin
Doğru
cevap: A
5. Pelvik Organ Prolapsusu Sınıflama Sistemi'ne
(POP-Q) göre, evre ll'de prolabe olan organ hangi
seviyededir? (Nisan 2013)
A) Himenin 1 cm
B) Himenin 3 cm
C) Himenin 4 cm
D) Himenin 5 cm
E) Himenin 6 cm
Doğru
üstü ve altı
üzerinde
arasında
altında
altında
üzerinde
cevap: A
Pelvik Organ Prolapsus Quantification (POP-Q)
sisteminde referans noktası himendir.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Urge (sıkışma) üriner inkontinans tedavisinde kullanılan
ve mesanenin detrusor kontraksiyonlarını azaltan ilaç
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2017 BENZERi)
Pelvik organ prolapsusu sınıflama sistemi
(POP-Q) (N-13)
A) Oksibutinin
C) Psödoefedrin
D) Fenilpropanolamin
Prolapsusun en alt noktası ile himen 1 arası
E) Tamsulosin
Doğru
mesafe > 1 cm (himenin yukansmda)
cevap: A
Prolapsusun en alt noktas1 ile himen: arası
mesafe .s 1 cm (himenin aşağ1s1 veya
Urge inkontinans tedavisini sorgulayan bir soru.
Urge inkontinansın primer tedavisi medikaldir,
antikolinerjikler kullanılır.
yukansında)
Prolapsusun en alt noktas1 ile himer)' ·arası
mesafe > 1 cm (himenin aşağ1sında)
Urge inkontinans, kuvvetli idrar hissinin ardından
gelen idrar kaçırma olarak tariflenir ve istemsiz
detrusor koatraksiyonuna (detrüsör instabilitesi)
bağlı olarak gelişir.
Urge inkontinansın temel tedavisi medikaldir.
Detrusor kontraksiyonu, parasempatik uyarı sonucu
kolinerjik aktivite ile gerçekleşir. Bu nedenle tedavide
antikolinerjikler kullanılır. Bu amaçla kullanılan
ilaçlar;
~
1
1
Prolapsus yok
B) Doksazosin
Vajenin tam veya tama yakın eversiyonu.
Prolapsusun en alt noktas1 total vajinal
uzunluğun 2 cm azından daha fazla ·d1şanda.
Ürojinekoloji İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
sisitemde a reseptör uyarılclığinda
bekle,~en sonuç ... Üretral tonusun artması
1. Üriner
~
Oksibutinin,
Hyosiyamin,
Disiklomin,
Probantelin,
Tolterodin,
)
İmipramin,
3. Kadınlarda en sık görülen inkontinans tipi. Stres
inkontinans
·
~
Trospium klorid,
Solifenasin süksinat
Darifenacin
4. Yaşlı kadınlarda en sık görülen inkontinan~
tipi. .. Urge Inkontinans
~
~
~
~
~
2. Üriner retansiyona
inhibitörü
neden
olmayan...
ACE
5. Gerçek stres inkontinansın tedavisi ... Cerrahi
•
Doksazosin ve tamsulosin selekti/ alfa-1 reseptör
blokörüdür. Oretral kapanma basıncını azaltırlar ve
stress inkontinansa neden olurlar.
Psödoefedrin ve fenilpropanolamin ise,
alfa - adrenerjik aktivitesi olduğu için stres
üriner inkontinansın medikal tedavisinde
kullanılmaktadır.
•
Östrojen, yaşlı hastalarda inkontinastan çok
genitoüriner atrofıde kullanılır.
6. Urge
inkontinansın
(Antikolinerjik)
tedavisi...
Medikal
7. Stres inkontinansa en sık eşlik eden patoloji ...
Sistosel
8. Gerçek herni olan pelvik relaksasyon tipi. ..
Enterosel
9. Enteroselde tercih edilen cerrahi yöntem ... Mc
Cali kuldoplasti
1O. Uterus prolapsusunun klinik değerlendirilmesinde
referans noktası. . . Hymen
~
VULVANIN PREMALİGN ve
MALİGN HASTALIKLARI
161
Premalign vulva, lezyonlar
1
1
1. Altmış yaşında postmenopozal bir kadın hastanın,
vulvasında kaşıntılı, sert, beyaz renkli birden
fazla lezyon vardır. Alınan biyopsinin mikroskobik
incelemesinde hiperkeratoz, epitelial atrofi ve
inflamatuvar hücre infiltrasyonu vardır.
Bu hastada en olası
hangisidir? (Eylül - 1993)
tanı
.
~~t!~ T!. •- ,
0
"• i._,. '"\IJ:'"_ ;!'I'.")~.'i;i';f' ;
Semptomlar
cevap: A
Lezyonun beyaz renkte olması, mikroskopisinde
hiperkeratoz, epitelial atrofi ve inflamatuvar
hücre infiltrasyonu liken sklerozisi düşündüren
kıkırdağımsı
Kalınlaşmış
keratin
A) Liken Sklerozis
Doğru
Kaşıntı
Sert,
aşağıdakilerden
B) Hiperplastik distrofi
C) Hidradenitis suppurativa
D) Kondiloma aküminata
E) lntertrigo
Beyaz/ gri beyaz
fokal ya da difüz
proliferatif epitel
Küçük mavi-beyaz
papüller, beyaz
plaklara dönüşür.
Kaşıntı,
disparoni
ince, parşömen
benzeri
Orta şiddette
hiperkeratoz, epitel
incelmesi
iritasyon nedenli
Patgfi~olojf ...• reaksiyon
·-;·,_,-:.?: .,,.- ::<",J:,, fenomeni
Bilinmiyor
Biyopsi
.::_
·-,
,_
,,,,,:.,.,.ı ,,,;q,ı.:_,,•';I
Tecla~i>" ·
Orta patentli
,s, topikal
.. ,.;_y, kortikosteroidler
Patent topikal
kortikosteroidler
bulgulardır.
Liken
ı,klerozis
Vulvanın en sık görülen distrofik bozukluğu
, ve en sık görülen beyaz lezyonudur. Postme. napozal kadınlar ve prepubertal kızlarda daha
yaygın olmasına rağmen herhangi bir yaşta da
görülebilir. Olguların % 5'inde skuamöz vulvar
karsinom ile birliktedir. Etiyolojide otoimmünite
sorgulanmaktadır.
··· ··
Hastalarda şiddetli vulvar ve perianal kaşıntı olur.
Yoğun kaşımaya bağlı ekimoz ve ülserasyonlar or-
taya çıkabilir. Muayenede tipik bulgu soluk beyaz
plak tarzında lezyonlardır. ileri vakalarda incelmiş
parşömen kağıdı görünümü oluşur. ilerlemiş olgularda cilt altı yağ dokusunda azalma nedeniyle labial
çekilme ve vajen giriminin daralması görülür, bu
nedenle disparoni sıktır ve perianal stenoz da
izlenebilir. Simetrik olma eğilimindedir ve vajinal
tutulum olmaz.
Kesin tanısı biyopsi ile konur. Tedavide klobetazol
gibi patent topikal steroidler kullanılır.
2. Vulvar liken sklerozisli bir postmenopozal kadının
tedavisinde ilk olarak aşağıdakilerden hangisi
kullanılır? (Eylül - 2001)
A) ôstrojenli krem
B) Testosteronlu krem
C) Progesteronlu krem
D) Steroidli krem
E) Antibiotikli krem
Doğru
cevap: D
Liken sklerozisde tedavide ilk sırada patent topikal
steroidler kullanılır.
, • . Liken sklerozis tedavisinde klobetazol (%0,05)
gibi polen! topikal steroidler kullanılır. Topikal
calcineurin:inhibitörü olan Pimecrolimus ve
Tacrolimus topikal steroidlere cevap vermeyen
vakalarda kullanılabilmektedir. Ancak bu ilaçların
uzun dönem kullanılması kanser riskinden dolayı
önerilmemektedir.
~
161
1
VULVANIN PREMALİGN ve
MALİGN HASTALIKLARI
Premalign vulvar lezyonlar
,. ,.-,:~·
' ,;, ·•· -,.·,~;. ·--:~ -,. ,;;·''-; ,.,-,:,::;
·\,?:-'c,~~;~-:ıW.'füS,.,:;;;;,
.Hıpı,rplastılh"
''"'""~"'°"'~ıdieı
,,,,,,,:,;·,.,_",>_·,,:.:-:,-,,.,t·,',,>,,-,:'.''.:'~~'.¼'.ı
· lezyonlar'"·.
',. ··:-,:~.xc-~f
::.·sl<lırnb·
.-.- ,,_·_., ,
1.
Altmış yaşında
postmenopozal bir kadın hastanın,
vulvasında
kaşıntılı,
sert, beyaz renkli birden
fazla lezyon vardır. Alınan biyopsinin mikroskobik
incelemesinde hiperkeratoz, epitelial atrofı ve
inflamatuvar hücre infıltrasyonu vardır.
Bu hastada en olası
hangisidir? (Eylül - 1993)
tanı
aşağıdakilerden
A) Liken Sklerozis
B) Hiperplastik distrofı
C) Hidradenitis suppurativa
D) Kondilon:ıa aküminata
E) lntertrigc/
Doğru
cevap: A
',.
~\:":,:'~-,,_,'/ ';\.:
Görünüm"···
"j'i\f.%: ·-:{-,1-\(' -,.'t
·r ,'.·-
qı_ry .~ı_..,;ır.'."t'NI'
Se,:npfortılar
-
' :·:ı:'(,,;:_·_.,ı'._r.\"{:;;·i _';j
;;
_,
·-
Kaşmtı
Kaşmtı,
·,
kıkırdağımsı
disparoni
ince, parşömen
benzeri
Orta şiddette
hiperkeratoz, epitel
incelmesi
'':.);,it;/.'_,!?:;;\\:/
Kalınlaşmış
1-!jşiö!gjj
.
_., ,.•. •,v•,;,,,
keratin
proliferatif epitel
Pat<ifi~~ıoii
·/.' ,_-:."i-•>,- ~t:, '. ?.'''\.'-~
lritasyon nedenli
reaksiyon
fenomeni
Bilinniiyor
Biyopsi
Biyopsi
i ra:Jf~,t'i>au'
L:. .>·<> ~'t:.:''.·'.::-ı+, ·: ., <f·
Lezyonun beyaz renkte olması, mikroskopisinde
hiperkeratoz, epitelial atrofi ve inflamatuvar
hücre infiltrasyonu liken sklerozisi düşündüren
Küçük mavi-beyaz
papüller, beyaz
plaklara dönüşür.
Sert,
ei!IQı~J~?n,
,-
Beyaz/ gri beyaz
fokal ya da difüz
Orta potentli
Teöav.ı.',
topikal
kortikosteroidler
Pot'ent topikal
kortikosteroidler
bulgulardır.
Liken skler~zis
Vulvanın en sık görülen distrofik bozukluğu
ve en sık görülen beyaz lezyonudur. Postmenapo:.,cal kadınlar ve prepubertal kızlarda daha
yaygın olmasına rağmen herhangi bir yaşta da
görülebilir. Olguların % 5'inde skuamöz vulvar
karsi~om ile birliktedir. Etiyolojide otoimmünite
sorgulanmaktadır.
vulvar ve perianal kaşıntı olur.
ekimoz ve ülserasyonlar ortaya çıkabilir. Muayenede tipik bulgu soluk beyaz
plak tarzında lezyonlardır. ileri vakalarda incelmiş
parşömen kağıdı görünümü oluşur. ilerlemiş olgularda cilt altı yağ dokusunda azalma nedeniyle labial
çekilme ve vajen giriminin daralması görülür, bu
nedenle disparoni sıktır ve perianal stenoz da
izlenebilir. Simetrik olma eğilimindedir ve vajinal
tutulum olmaz.
Hastalarda
şiddetli
Yoğun kaşımaya bağlı
Kesin tanısı biyopsi ile konur. Tedavide klobetazol
gibi pı:ıtent topikal steroidler kullanılır.
L
2. Vulvar liken sklerozisli bir postmenopozal kadının
tedavisinde ilk olarak aşağıdakilerden hangisi
kullanılır?
(Eylül - 2001)
A) ôstrojenli krem
B) Testosteronlu krem
C) Progesteronlu krem
D) Steroidli krem
E) Antibiotikli krem
Doğru
cevap: D
Liken sklerozisde tedavide ilk sırada patent topikal
steroidler kullanılır.
Liken sklerozis tedavisinde klobetazol (%0,05)
gibi patent topikal steroidler kullanılır. Topikal
calcineurin inhibitörü olan Pimecrolimus ve
Tacrolimus topikal steroidlere cevap vermeyen
vakalarda kullanılabilmektedir. Ancak bu ilaçların
uzun dönem kullanılması kanser riskinden dolayı
önerilmemektedir.
,\
160 '4 TÜM TUS SORULAR!
4. Sıkışma tarzı idrar inkontinansıyla başvuran yaşlı
bir hastada, aşağıdaki ilaçlardan hangisi istemsiz
mesane kontraksiyonlarını azaltarak hastanın
yakınmalarını düzeltebilir? (Nisan 2017 Orijinal)
A) Oksibutinin
B) Doksazosin
C) Psödoefedrin
D) ôstrojen
E) Tamsulosin
Doğru
cevap: A
5. Pelvik Organ Prolapsusu Sınıflama Sistemi'ne
(POP-Q) göre, evre ll'de prolabe olan organ hangi
seviyededir? (Nisan 2013)
A) Himenin 1 cm üstü ve altı
B) Himenin 3 cm üzerinde
C) Himenin 4 cm altında
D) Himenin 5 cm altında
E) Himenin 6 cm üzerinde
Doğru
arasında
cevap: A
Pelvik Organ Prolapsus Quantification (POP-Q)
sisteminde referans noktası himendir.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Urge (sıkışma) üriner inkontinans tedavisinde kullanılan
ve mesanenin detrusor kontraksiyonlarını azaltan ilaç
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2017 BENZERi)
A)
B)
C)
D)
E)
Oksibutinin
Doksazosin
Psödoefedrin
Fenilpropanolamin
Tamsulosin
Doğru
cevap: A
Urge inkontinans tedavisini sorgulayan hir soru.
Urge inkontinansın prime, tedavisi medikaldir,
antikolinerjikler kullanılır.
Urge inkontinans, kuvvetli idrar hissinin ardından
gelen idrar kaçırma olarak tariflenir ve istemsiz
detrusor kontraksiyonuna {detrüsör instabilitesi)
bağlı olarak gelişir.
Urge inkontinansın temel tedavisi medikaldir.
Detrusor kontraksiyonu, parasempatik uyarı sonucu
kolinerjik aktivite ile gerçekleşir. Bu nedenle tedavide
antikolinerjikler kullanılır. Bu amaçla kullanılan
ilaçlar;
ııııı-
>
ııı-
Oksibutinin,
Hyosiyamin,
Disiklomin,
Probantelin,
Tolterodin,
İmipramin,
Trospium klorid,
Solifenasin süksinat
Darifenacin
Pelvik organ prolapsusu
sınıflama
sistemi
(POP-Q) (N-13)
Prolapsus yok
Prolapsusun en alt noktası ile himen arası
mesafe > 1 cm (himenin yukansmda)
Prolapsusun en alt noktası ile himen arası
mesafe s 1 cm (himenin aşağ1s1 veya
yukansında)
Prolapsusun en alt noktas1 ile himen aras1
mesafe > 1 cm (himenin aşağ1sında)
Vajenin tam veya tama yakın eversiyonu.
Prolapsusun en alt noktası total vajinal
uzunluğun 2 cm azından daha fazla dışanda.
Ürojinekoloji İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
1. Oriner sisitemde a reseptör uyarıldığında
beklenen sonuç ... Üretral tonusun artması
2. Oriner retansiyona
inhibitörü
neden
olmayan...
ACE
3. Kadınlarda en sık görülen inkontinans tipi. Stres
inkontinans
4. Yaşlı kadınlarda en sık görülen inkontinans
tipi. .. Urge İnkontinans
5. Gerçek stres inkontinansın tedavisi. . . Cerrahi
Doksazosin ve tamsulosin selektif alfa-1 reseptör
blokörüdür. Oretral kapanma basıncını azaltırlar ve
stress inkontinansa neden olurlar.
Psödoefedrin ve fenilpropanolamin ise,
alfa - adrenerjik aktivitesi olduğu için stres
üriner inkontinansın medikal tedavisinde
kullanılmaktadır.
•
Östrojen, yaşlı hastalarda inkontinastan çok
genitoüriner atrofıde kullanılır.
6. Vrge
inkontinansın
(Antikolinerjik)
tedavisi...
Medikal
7. Stres inkontinansa en sık eşlik eden patoloji...
Sistosel
8. Gerçek herni olan pelvik relaksasyon tipi. ..
Enterosel
9. Enteroselde tercih edilen cerrahi yöntem ... Mc
Cali kuldoplasti
1O. Vterus prolapsusunun klinik değerlendirilmesinde
referans noktası ... Hymen
1
162 .,C TÜM TUS SORULAR!
3. Vulvada kaşıntı şikayetiyle başvuran postmenopozal
bir kadından yapılan biyopsi sonucunda skuamöz
hiperplazi saptanıyor.
Bu
hastada
ilk
yapılması
aşağıdakilerden hangisidir?
gereken
(Nisan - 2004)
tedavi
A) Testesteronlu krem kullanılması
B) Kortikosteroidli krem kullanılması
C) Lazer ablasyonu
D) Yüzeye! vulvektomi
E) Radikal vulvektomi
Doğru
4.
Kırk· iki yaşındaki kadın hasta; kronik vajinal akıntı,
vulvovajinal kaşıntı ve yanma nedeniyle başvuruyor.
Spekulum muayenesinde vulva dokusunun ve vajinal
mukozanın kolay kanadığı ve vajende eroziv lezyonlar,
sineşi, üst vajende kısmi obliterasyon saptanıyor..
Hasta zaman zaman ağzında da beyaz lezyonlar
çıktığını söylüyor.
Bu hastada en olası tanı
hangisidir? (Nisan 2015 Orijinal)
A) Psöriazis
B) Plazma hücreli vulvovajinit
C) lnflamatuvar vajinit
D) Liken planus
E) Liken sklerozus
cevap: B
Skuamöz hücre hiperplazisinde ilk tercih kortikosteroidli krem uygulanmaıdır. Testosteronlu kremin
tedavide yeri yoktur. Cerrahi tedavi yöntemleri ise
öncelikli olarak tercih edimemelidir.
aşağıdakilerden
Doğru
cevap: D
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
Skuamöz hücre hiperplazisi
postmenapozal kadınlarda görülse de
reprodüktif yaşlarda da rastlanılabilir. Sebebi kesin
olarak bilinmemekle beraber eksternal irritanlar
Liken planusun özelliklerinden g.lmiJW1 aşağ\ dakllerden
1
Sıklıkla
hangisidir? (Nisan 2015 BENZERi)
suçlanmaktadır.
A) Kronik vajinal akıntı, vulvovajinal kaşıntı ve yanma görülebilir.
B) Vulva dokusu ve vajinal mukoza kolay kanayabilir.
C) Vajende eroziv lezyonlar, sineşi ve üst vajende kısmi
obliterasyon görülebilir.
'
En sık karşılaşılan semptom kaşıntıdır. Lezyonlar,
lokalize, iyi sınırlı, ciltten kabarık ve yüzeyde
sıklıkla kalınlaşmış beyaz epitel ile karakterizedir.
Liken sklerozisin tersine labiumlarda çekilme
görülmez ve \ek olma eğilimindedir
Kesin tanısı biyopsi ile konur. Semptomların
giderilmesinde öncelikle vulvar allerjenlerden
kaçınmak _gereklidir. Tedavide orta patentli
kortikosteroidli pomadlar kullanılır.
D) Oral mukozada lezyon izlenmez.
E) Labial çekilme ve vajen giriminin daralması görülebilir.
Doğru
cevap: D
Oral ve genital ülserler varlığı Liken planusu
düşündürmelidir.
Liken Planus:
Oral ve genital beyaz ülserasyonlarla seyreder
(vulvovaginal-gingival sendrom). Tipik olarak
vestibülde erozyonla (plazma hücreli mukozit)
seyreden deskuamatif vajinit tabloya hakimdir.
Vulva dokusunun ve vajinal mukozanın kolay
kanadığı ve vajende eroziv lezyonlar, sineşi, üst
vajende kısmi obliterasyon izlenebilir.
Tedavisinde topikal veya sistemik steroidler
kullanılır.
5. Aşağıdaki vulva lezyonlarından hangisi non skuamöz intraepitelyal neoplazidir? (Eylül - 2006)
A) Vulvar intraepitelyal neoplazi
B) Paget hastalığı
C) lnvazif vulva kanseri
D) Kondiloma aküminata
E) Skuamöz hiperplazi
Doğru
Skuamöz hücre hiperplazisi
cevap: B
Paget hastalığı, ekrin-apokrin bezlerin
skuamöz intraepitelyal neoplazisidir.
non -
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 163
Non-skuamöz İntraepitelyal Neoplaziler
(Paget Hastalığı):
Risk Faktörleri:
HPV enfeksiyonu; HPV 16 ve 33 HPV ile ilişkili
vulvar karsinomların %55'inde bulunmaktadır.
Paget hastalığı, ekrin-apokrin bezlerin adenomatöz
intraepitelyal neoplazisi olup farklılaşmamış bazal
hücrelerden geliştiğine inanılmaktadır. Bazılarında
altta yatan bir adenokanser vardır (apokrin
ter bezleri, Bartolin bezi, anorektum). Olguların
Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN)
Servikal intraepitelyal neoplazi (CİN)
Liken sklerozis
Skuamôzhiperplazi
Sigara
Alkol
%4'ünde ise beraberinde senkron veya metakron
primer bir kanser de bulunur (serviks, kolon,
mesane, safra kesesi, meme ve rektal).
postmenapozal dönemde ortaya çıkar
ve en belirgin bulgusu kaşıntıdır. Makroskopik
olarak hiperemik alanlar üzerinde beyaz krutların
görülmesi patognomoniktir (kek kreması görünümü).
İmmünsupresyon
Daha önce servikal kanser geçirme hikayesi
'
Sıklıkla
Egzematoid ve kadifemsi bir lezyondur ve
7.
Sağ
labium majör üzerinde 2 cm lik tümör bulunan
yaşındaki bir kadın hastadan alınan
biyopside invaziv yassı hücreli karsinom saptanmıştır.
/yetmişbeş
vulvanın kıllı bölgelerinden başlamaktadır.
Tanı
biyopsi ile konur. Histopatolojik muayene
karakteristik intraepitelyal Paget hücrelerini
gösterir.
Tedavide geniş eksizyon yapılır. Gros lezyondan
daha ileriye uzandıklarından cerrahi sınır pozitifliği
ve sık lokal nüksler görülebilmektedir. Bu nedenle
yeterince dermis çıkartılmalıdır. Laser ise yetersiz
kalmaktadır.
A) Femoral
B) lnguinal
C) Eksternal iliak
D) Obturator
E) Paraaortik
Doğru
cevap: B
Vulva kanserinde metastaz olan primer lenf grubu
inguinal lenf nodlandır. Ancak klitoris ve bartolin
bezinin drenajının direkt pelvik lenf nodlarına
Vulvar intraepitelyal neoplaziler (VİN)
[~\,.Ş;;~.M~,,~~~&!~J>'Al!l~Bl\zilerı
olabildiği akılda tutulmalıdır.
VIN 1 (Sıklıkla non-onkojenik olan HPV-6 tespit edilmesi
nedeniyle kategoriden kaldınldı)
VIN2
VIN 3 (şiddetli displazi veya karsinoma insitu)
Vulva Kanserinde Yayılım
a)
·- :1jf,:~ı:BA~iRff~iföfi~t·~~;·wftiff1iY~Wt?r~h~f{t~J~t:t:
.,,p-"·'~,,·•.-··:·:.i'
,--",_,:.-,P ... ,.:ı-:Y;.~- ,.,'"',~J.?,._"',"~',-,,·,,;;,:ıt;~>·-~·-;tı; ~"«ıt.4
1
f ., .·,.-.-; .
Bu hastada yayılım olması beklenen ilk lenf nodu
bölgesi aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2007)
Yayılım
1. Direkt yayılım; vajen, anüs, üretra
.,,_:F:u< -
2. Hematojen
Paget hastalığı
• Noninvaziv melanositik tümörler
yayılım; akciğer, karaciğer
ve
kemiğe ulaşır.
yayılım; erken evrede meydana
gelebilir ve primer lenf grubu inguinal lenf
nodlarıdır. Takiben derin femoral lenf nodları
ve son olarak da iliak eksterna ve diğer pelvik
lenf nodları tutulur.
3. Lenfatik
6. Vulva
karsinomuna
predispozan
aşağıdakilerden hangisidir?
olmayan
(Eylül - 1993)
A) HPV enfeksiyonu
~
B) Skuamoz hiperplazi
C) Sigara
D) lmmünsupresyon
E) Molluscum contagiozum
Doğru
cevap: E
Mol/uscum
contagiozum
vulva
predispozan bir faktör değildir.
kanserine
Labium majus ve labium minus'un posterior
kısmı ipsilateral; klitoris, labium minus
anterior kısmı, üretra ve perine ise bilateral
lenfatik yayılım gösterirler.
~. Vulva kanserlerinin sentinel lenf nodları
femoral lenf nodu grubunun en üst
seviyesinde yer alan Cloquet (Rosenmüller)
lenf nodlarıdır. Bu lenf nodlarının tutulmuş
olması pelvik lenfatiklerin de tutulduğuna
işaret eder. Bu nedenle bu tür olgularda
pelvik lenfadenektomi
~
yapılması
gerekir.
Direkt pelvik lenf nodlarına drenajı olabilen
vulvar yapılar; Klitoris ve bartolin bezidir.
.
'
'
'.
ı
1 64 ._ TÜM TUS SORULAR!
Doğru
8. Pelvik lenf nodu tutulumunun uzak metastaz olarak
kabul edildiği genital kanser tipi aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2011)
Vulva kanserinde lenf nodu tutulumu ve uygun lenf
nodu diseksiyonu prognostik önem taşır.
A) Vajina
B) Over
C) Serviks
D) Endometriyum
E) Vulva
Doğru
Vulva kanserlerinde
ile koreledir.
sağ kalım hastahğın
evresi
Ancak tek tek ele alındığında prognozu' belirleyen
faktörler içinde en önemli prognostik faktör lenf
nodu tutulumudur.
cevap: E
Pelvik lenf
evre 4b'dir.
cevap: B
nodlarının
Pozitif lenf nodu sayısı ile sağ kalım arasında
kuvvetli bir negatif ilişki vardır. üç veya daha fazla
lenf nodu tutulumu varsa prognoz kötüdür ve 2 yıllık
sağ kalım %20'dir.
tutulumu vulva kanserinde
Bu soruda sorulmak istenen hangi kanserin
evrelendirilmesinde pelvik lenf nodları evre
4b'dir. Bu soruda en önemli çeldirici
endometriyum kanseridir; çünkü inguinal lenf
nodlarının tutulumu evre 4b"dir.
tabloya
olan lenf nodlarının morfolojisi
de prognozda belirleyicidir. Nodal metastazın
çapı, tümöral hücrelerin lenf nodundaki miktarı
ve ekstrakapsüler yayılımın varlığı ile :sağ kalım
arasında negatif bir ilişki vardır.
9. Vulva kanserlerinde en önemli prognostik faktör
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 201 O)
1O. Breslow, Clark ve Chung evreleme ,sistemleri
vulvanın aşağıdaki hastalıklarından hangisi için
kullanılır? (Nisan 2013)
"FIGO
evre/emesi
(Cerrahi)"
başlıklı
Tutulmuş
bakınız.
A) Paget
B) Melanom
C) Bazal hücreli karsinom
D) Adenokarsinom
E) Sarkom
A) Histolojik diferansiyasyon
B) Lenf nodu tutulumu
C) Tümör derinliği
D) Stromal invazyon derinliği
E) Tümör çapı
FIGO evrelemesi (Cerrahi)
Tümör vulva ve/veya perinede smırlı, lenf nodlan (-)
T1aNoMo
Stromal invazyon .s1 mm ve lezyon
çapı
.s2 cm
T1bNoMo
Stromal invazyon >1 mm ve lezyon
çapı
>2 cm
T2NoMo
Tümör herhangi bir boyutta, lenf nodlcln (-);
Ancak beraberinde alt üretra, alt vajer\ veya anüs tutulumu
Tümör herhangi bir boyutta, beraberinde alt üretra 1 alt vajen veya anüs tutulumu var veya
yok; ancak ingüinofemoral lenf nodlan (+)
T1-2N1bMo
T1-2N1aMo
T1-2N2bMo
T1-2N2aMo
1 adet LN
metastazı
(> 5 mm) ya da, 1-2 LN
·
metastazı
(< 5 mm)
~2 adet LN metastazı (.:?:: 5 mm) ya da,
e3 LN
metastazı
(< 5 mm)
Ekstrakapsüler yayılımı olan lenf nodu tutulumu
Tümör herhangi bir boyutta ve beraberinde
T3N1-2-3Mo
T1-2-3N3
üst üretra, üst vajen, mesane, rektum mukozas1 veya pelvik kemik tutulumu ya da fikse
veya ülsere inguinofemoral lenf nodlan (+)
T1-2-3N1-2-3M1
Pelvik lenf nodlan da dahil uzak metastaz
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 165
Doğru
cevap: B
a) Evrelendirme
Evrelendirmede FIGO kullanılmaz. İnvazyon
ölçen Breslow, Clark ve Chung
evreleme sistemleri kullanılmaktadır.
Kadın
genital traktüs kanserleri F/GO ya göre evre/enir ancak vulvar me/anomlar bunun dışındadır.
derinliğini
Malign Melanom, epidermoid kanserden sonra
vulvada ikinci sıklıkta görülen kanserdir.
b) Prognoz
En önemli p(ognostik faktör lezyonun
En çok postmenopozal kadınlarda ve labium
minus veya klitoriste görülür.
Evrelendirmede FIGO
derinliğidir.
c) Tedavi
kullanılmaz.
lnvazyon derinliği 1 mm'nin altında olan olgularda
radikal lokal eksizyon yeterlidir. Daha derin
invazyonlarda ise prime, tümörün ve inguinal
lenf nodlarının tamamının çıkarılması gereklidir.
Melanomlar radyoterapiye rezistandır.
lnvazyon derinliğini ölçen Breslow evreleme
sistemi kullanılmaktadır.
En sık göralen wlva kanseri ... Skuamöz hücreli
(epidermoid) karsinom; ikinci malign melanom
En kötü
melanom
prognozlu
wlva
kanseri...
Malign
En iyi prognozlu wlva kanseri... Bazal hücreli
kanser
Vulvanın en sık görülen malign melanoma
histolojik tipi... Süperfisiyal yayılımlı malign
melanom
Vulvanı~ Premalign ve Mali!ln Hastalıkları İle
Ilgili Sorulabilecek Onemli Bilgiler
1. Liken sklerozis tedavisinde ilk seçenek ... Yüksek
potensli steroidli pomadlar {klobetazol)
2.
Vulvanın en agresif malign melanoma histolojik
tipi... Nodüler melanom
Vulvanın malign melanomunun en sık görOldüğü
bölge .. . Labium minus ve klitoris
bilinmesi gerekenler... Yaşlı ve postmenopozal
hastalarda görülür. HPV ile ilişkili değildir. Liken
skleroz ve skuamöz hiperplazi ile ilişkilidir.
Genellikle unifokal ve lokalize görülür.
İnvazyon derinliği
evrelemesinde
FİGO
4.
Vulvanın paget hastalığının
Vulvanın kıllı bölgeleri
5.
Vulvpnın
görüldüğü
.
11. Vıilva
melanomlarında
aşağıdakilerden
en önemli prognostik faktör
hangisidir? (Eylül - 1999)
A) Metastaz
B) Lenf nodu tutulumu
C) Lokal yayılım
D) lnvazyon derinliği
E) Melanomun lokalizasyonu
Doğru
cevap: D
Melanomlar hangi /okalizasyonda olursa olsun en
önemli prognostik faktörü invazyon derinliğidir.
Malign Melanom
İkinci sıklıkta görülen vulva kanseridir. En çok
postmenapozal kadınlarda ve labium minus veya
klitoriste görülür.
Üç histolojik tipi bulunur:
1. Süperfisyel yayılımlı melanom (en sık)
2. Lentigo malign melanom
3. Nodüler melanom {derin penetrasyon, geniş
metastaz) (en agresif)
(usual) wlvar intraepitelyal neoplazi
ile bilinmesi gerekenler... Genç ve premenopozal
hastalarda görülür. HPV (en sık HPV 16), sigara
CYBH ve immünsupresyon ile ilişkilidir. Genellikle
multifokal ve multisentrik görülür.
3. biferansiye wlvar intraepitelyal neoplazi ile
Malign melanomda en önemli prognostik faktör . ..
Malign
melanomun
KULLANILMAZ
Olağan
görüldüğü
bölge ...
skuamöz hücreli kanserinin en sık
lokalizasyon ... Labia majus ve minus
6. Vulva kanserinde evreleme
şekli..
Cerrahi
7. Vulva
kanserinde evrelemede yeri olmayan
faktör... Lenf nodu tutulumunun lateralitesi
(unilateral veya bilateral olmasının önemi yoktur)
8. Alt Oretra,
alt vajen veya anüs tutulumu
olan ancak lenf nodu tutulumu olmayan wlva
kanserinin evresi... Evre II
9. Vulvar adenokanserlerin en sık görüldüğü bölge ...
Bartolin bezi
10( Vulvanın verraköz karsinomasının klinik olarak
karıştığı
durum...
Buschke-Loewenstein dev
kondilomu
T
166 ~ TÜM TUS SORULAR!
VAJENİN PREMALİGN VE
MALİGN HASTALIKLARI
Vajinal kanser tanısı için biyopside
boyama yöntemi /ugol so/üsyonudur.
kullanılan
Vajen kanserinde tanı:
1. Erişkinde en sık karşılaşılan vajen kanseri tipi
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1991)
Rutin tarama uygun değildir; ancak serviks
veya vulva neoplazisi olan hastalarda yıllık smear
takibi yapılmalıdır. Vajinal lezyon varsa lezyondan
biyopsi alınır. Lezyon yok ama yoğun semptom
varsa Lugol solüsyonu ile boya tutmayan
yerlerden biyopsi alınır. Lugol solüsyonu glikojen
içeren normal skuamöz epiteli boyar. Vajinal kanser
olgularının hepsi metastatik hastalık açısından
A) Adenokarsinom
B) Clear celi (berrak hücreli) karsinom
C) Bothroid sarkom
D) Malign melanom
E) Epidermoid karsinom
Doğru
değerlendirilmelidir.
cevap: E
En sık görülen primer vajen kanseri skuamöz
hücreli karsinomdur.
3. Aşağıdaki genital kanserlerin hangisinde evreleme
klinik değerlendirme ile yapılır? (Nisan - 201 O)
A) Vulva
Vajen Kanseri:
Primer vajen kanseri oldukça nadirdir ve tüm
genital kanserlerin %2-3'ünü oluşturur. Vakaların
çoğu ise metastatiktir. Metastazlar sıklık sırasına
göre serviks, endometriyum, over, gastrointestinal
sistem, meme, gestasyonel trofoblastik neoplazi,
kolorektal. vulva ve üriner sistem kökenlidir.
B) Over
C) Endometrium
D) Vajina
E) Fallop tüpleri
Doğru
cevap: D
Vajen ve serviks hariç tüm jineko/ojik kanserlerin
evre/emesi cerrahi olarak yapılır. Vajen ·ve serviks
kanserinde evreleme kliniktir.
Primer vajen kanserlerinin % 80-90'1 skuamöz
hücreli karsinomdur. Tipik olarak postmenapozal
kadınların hastalığıdır.
Vajen kanserfnin aynı serviks kanserinde olduğu
gibi HPV ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Daha önce serviks kanseri için pelvik radyoterapi
hastalarda vajinal skuamöz hücreli kanser
insidansı çok artmaktadır.
almış
VAIN lezyonları da premalign olup %3-7 invaziv
vajinal kansere progresyon gösterebilmektedir.
En sık vajen posterior duvarının 1:3 üst kısmını tutar.
%14 asemptomatiktir; ancak ilerleyen olgularda
ağrısız vajinal kanama ve akıntı en sık rastlanan
4.
Kırk yaşındaki kadın hasta, vajinal kanama nedeniyle
polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde vajende
tespit edilen kitleden biyopsi alınıyor. Biyopsi sonucunun
epidermoid karsinom gelmesi üzerine arııeliyat edilen
hastanın
sonuçları
değerlendirildiğinde;
tümörün
subvajinal dokuya ilerlediği ancak pelvik duvar, komşu
organ, lenf nodu ve uzak organ yayılımının olmadığı
bulunuyor.
Bu h~sta ıçın FIGO evresi aşağıdakilerden
hangisidir? (Ağustos 2017 Orijinal)
A)
semptomlardır.
2. Vajinal kanser tanısı ıçın biyopside kullanılan
boyama yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül - 1989)
A) Toluidin mavisi
B) Lugol solusyonu
C) Giemsa
D) Asetikasit
E) Eozinblue
1
B) il
C) 111
D) IVA
E) IVB
Doğru
cevap: B
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
Aşağıdakilerden hangisi FIGO Evrelemeslne göre Evre-2
Vajen kanserini tanımlar? (Ağustos 2017 BENZER])
A) Subvajinal doku tümör tarafından tutulmuş ancak pelvis
duvanna ulaşmamış
B) Pelvis duvarı tümör tarafından tutulmuş ancak gerçek pelvisi
aşmamış
Doğru
cevap: B
C) Gerçek pelvisi aşmış tümör
D) Mesane ve/veya rektum mukoza tutulumu
E) Uzak organlara metastaz
Doğru
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 167
Vajinal adenozis aslında benign bir lezyondur
ancak yakın takibi gerekir çünkü pubertada endojen
östrojen etkisi ile malign değişim gösterip özellikle
clear celi adenokansere neden olabilir.
Vajen kanserleri klinik olarak evrelendirilirler. Evre
-2 tümörde subvajinal doku tümör tarafından tutulmuştur,
ancak pelvis
duvarına ulaşmamıştır.
FIGO Evrelemesi (Klinik)
"DES maruziyetine
bağlı gelişen
vajinal adenozis"
başlıklı şekile bakınız.
Kanser vajen duvanna s1mrl1
Subvajinal doku tutulmuş ancak pelvis duvanna
VaJenın Premalıgn ve Malıgn Hastalıkları İle Ilgılı
ulaşmamış
Pelvis duvarı
Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
tutulmuş
1. Vajenin en sık görülen kanseri. .. Metastaz
Gerçek pelvisi aşar
Mesane ve/veya rektum mukoza tutulumu ve/
veya doğrudan gerçek pelvisi
aşmış
tm.
2. Vajenin en sık görülen
/ Skuamöz hücreli kanser
primer
kanseri. ..
3. Vajinal AİN en sık görüldüğü bölge ... Vajen üst
1/3 kısmı
4. Primer vajen kanserinin en sık görüldüğü
lokalizasyon ... Vajen posterior duvarının 1/3 üst
5. Anne karnında Dietilstilbesterol (DES)'e maruz
kalan bir kız çocukta en sık aşağıdakilerden
hangisi görülür? (Nisan - 1989)
A) Seıvikal displazi
B) Vajen kanser
C) Bothrioid sarkom
D) Over kisti
E) Vajinal adenozis
Doğru
kısmı
5. Vajen kanserinde serviks kanserinden farklı
olarak bulunmayan evre... Mikroinvaziv evre
6. Klinik olarak evrelenen jinekolojik kanserler ...
Vajen ve Serviks kanseri
7. Lenf nodu tutulumunun evreyi değiştirmediği
jinekolojik maligniteler... Vajen ve Serviks
kanseri
cevap: E
Dietilstilbesterol karsinojeniktir.
DES dişi fetusta vajendeki kolumnar epitelin
skuamöz metaplaziye uğramasını engellemektedir.
Böylece yenidoğanın vajenininde normalde
olmaması gereken kolumnar epitel bulunur ve bu
olaya vajinal adenozis adı verilir.
DES maruziyetine
bağlı gelişen
vajinal adenozis
'
,..
168 ~ TÜM TUS SORULAR!
SERVİKSİN PREMALİGN ve MALİGN
HASTALIKLARI
olarak HPV 6 ve 11'e ait virus benzeri partiküller
bulunmaktadır. Nonavalan aşıda ise HPV 6, 11,
16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58'e ait virus benzeri
partiküller yer almaktadır.
1. Aşağıdaki lezyonlardan hangisine neden olan
Human papilloma virus tipi diğerlerinden farklıdır?
(Eylül 2008)
Kuadrivalan aşılar ayrıca vulvar kondilom ve HPV
ile ilişkili VINNAIN insidansını da azaltmaktadır.
Kuadrivalan aşıların erkeklerde de genital siğillere
karşı koruyuculuğu da bulunmaktadır. Genital siğili
olanlara da yapılabilir.
A) Kondiloma akuminatum
B) Servikal intraepitelyal neoplazi
C) Vulvar intraepitelyal neoplazi
D) Vajinal intraepitelyal neoplazi
E) Serviks kanseri
Doğru
3. Servikste Human papilloma virus enfeksiyonları,
doğal süreç içinde en büyük olasılıkla ne şekilde
sonuçlanır? (Nisan 2009)
cevap: A
A) Persiste olur.
Kondüloma akuminatum, sıklıkla HPVtip 6 ve 11 'in
neden olduğu seksüel geçişli hastalıktır.
Bununla birlikte servikal intraepitelyal neop/azi,
serviks kanseri, vulva, ve vajinal intraepite/ya/
neap/azi için de en önemli risk faktörü HPV'dir.
Ancak yukarda verilen kondilama akuminatum
haricindeki premalign ve malign lezyonlar sıklıkla
yüksek riskli HPV seratip/eri alan HPV 16, 18, 45,
31 ve 33 ile ilişkilidir.
B) Baskılanır veya tamamen vücuttan temizlenir.
C) lntraepitelyal neoplaziye yol açar.
D) Latent fazda ömür boyu devam eder.
E) lnvaziv kansere yol açar.
Doğru
Doğal
Birçok HPV enfeksiyonu 9-15 ayda kendiliğinden
kaybolur, ancak kalıcılık daha çok sigara içenlerde,
kontraseptif yöntem kullananlarda, kötü
beslenenlerde ve cinsel yolla bulaşıı::ı hastalığı
olanlarda ortaya çıkar.
Sadece persiste HPV enfeksiyonları neoplastik
süreçleri tetikler.
B) E2
D) L1
ı
Doğru
E) L2
cevap: C
4. Bethesda sistemine göre smear sonucunun
ASCUS olarak rapor edilmesi hangi tip .hücrelerin
görüldüğünü ifade eder? (Eylül 2002)
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
A) lnflamatuar hücreler
B) Benign reaktif hücreler
C) Atipik skuamöz hücreler
D) Atipik HPV koilositik hücreler
E) Kanser hücreleri
insan Papllloma ·virüsunun kodladığı E6 onkoproteini hangi
tOmör süpressör genini inaktive ederek onkogenezde rol
oynar? (Eylül 2013 BENZERi)
A)
B)
C)
D}
E)
pRB
p53
PTEN
K-ras
p16
Doğru
süreç içinde HPV enfeksiyonları en büyük
ile elimine almaktadır...
olasılık
2. Human Papilloma Virusa ait aşağıdaki genlerden
hangisi p53 tümör supresör geninin fonksiyonunu
bozarak onkogenezde rol alır? (Eylül 2013 Orijinal)
A) E1
C) E6
cevap: B
Doğru cevap: C
ASC-US: Önemi belirlenemeyen atipik skuamöz
cel/s (hücreler) anlamına gelmektedir.
cevap: ?
Bethesda
Skuamöz serviks kanserlerinin %99'dan fazlasında
HPV DNA'sı bulunur. Ancak sadece persiste HPV
enfeksiyonları neap/astik süreçleri tetikler.
HPV'de malign transformasyon için ras onkojeni
gibi konakçı onkojenlerinin aktivasyonu gereklidir.
Onkojenik HPV subtiplerinin E6 ve E7 adlı genetik
bölümünce kodlanan onkoproteinler, konakçının
sırasıyla p53 ve pRB (retinoblastom proteini)
adlı anti-onkojenleriyle kompleks oluşturarak bunları
inaktive ederler.
HPV aşısı, L 1 ve
oluşturulmuştur.
L2 majör k11psid proteinlere karşı
HPV aşısı humoral immüniteyi
tetikler. Viral partikül içerir ama viral DNA içermez.
Mevcut üç aşı bulunmaktadır; kuadrivalan aşı
(Gardasil), bivalan aşı (Cervarix) ve nonavalan
aşı (Gardasil 9). Bivalan aşılarda HPV16 ve
18'e ait virus benzeri partiküller bulunmakta
iken; kuadrivalan aşılarda HPV 16 ve 18'e ek
1. ASC
Atipik skuamöz hücreler
· ·. /"-:::; .(;'.\~:-/-:·.-.
önemi belirlenemeyen grup (LSIL ekarte
edilmeli)
-Asc,us
. , , . :, • .
1· .· •.
1
1
sınıflaması
'._1,<şj;j~ij!\:.] Yüksek riskli grup (HSIL ekarte edilmeli)
_'L~;~1{;-i,-~:{: -"i
2 •·
··
·
_
i ·· '
Düşük dereceli skuamöz intraepitelyal:
lezyonlar (CiN 1, HPV=koilositoz)
! 3. fıWıı::t"\:{
,
. . ,•
Yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal ·
, lezyonlar (CiN il, 111, CIS)
14, AGg, \,aJ:l\
Ati pik glanduler hücreler
Neoplazi
düşündüren
atipik glanduler:
hücreler
Başka şekilde sm1flandmlamayan atipik :
glanduler hücreler (endoservikal, ;
endometriyal)
!f~~~f~ Endoservikal adenokarsinoma insitu
1
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~
5. Kırk beş yaşında multipar kadın hastanın rutin kontrolü
sırasında alınan pap smear sonucunda yüksek dereceli
skuamöz intraepitelyal lezyon (HGSIL) saptanmıştır.
Bu hasta için en uygun
hangisidir? (Nisan 2007)
A) Kolposkopi
B)
C)
D)
E)
Doğru
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Cinsel yönden aktif adelosanlarda PAP-smear incelemesinde
düşük
gradeli atipik skuamöz hücre saptanması
durumunda en uygun yaklaşım aşaöıdakllerden hangisidir?
yaklaşım aşağıdakilerden
(Nisan 2014 BENZERi)
A) Bir yıl sonar PAP-smear tekrarı
B) Konizasyon
altında
biyopsi
Lazer ile evaporasyon
Total histerektomi
Servikal koterizasyon
Üç aylık aralıklarla Pap smear takibi
C)_Kolposkopi· ·
D) HPV DNA testi
E) Seıvikal koterizasyon
Doğru
cevap: A
Pap smear sonucu yüksek dereceli skuamöz
intraepitetyal lezyon (HSIL) otan hastada mutlaka
doku tanısı ile doğrulama gerektiğinden kotposkopi
eşliğinde biyopsi ve endoservikat kanat küretajı
(ECC) yapılmalıdır. Tedavi biyopsi sonucuna göre
cevap: A
Ade/osantarda HPV DNA
yoktur.
bakılmasının
ı
•
Adolesanda ASCUS ve LSIL yönetimi aynı olup 12
ay sonra sitoloji tekrarı önerilir,
Adelosanlarda HSIL yönetiminde ise mutlaka
kolposkopi yapılmalıdır,
ASCUS
a. 21-24 yaş 1 yıl sonra smear tekrarı
7HPV DNA negatif ise; 3
smear)
yıl
yaşında hiç doğurmamış bir kadında servikal
punch (kör) biyopside mikroinvaziv karsinom
tespit edildiğinde aşağıdaki tedavi yöntemlerinden
hangisi tercih edilmelidir? (Eylül 1987, Eylül 1988,
Nisan 1996)
7. Yirmi
b. ;,25 yaşında HPV DNA testi
sonra ko-test (HPV +
7HPV DNA pozitif ise; Kolposkopi
A) Radikal histerektomi
C) Klinik takip
ASC-H
B) Total histerektomi
D) Konizasyon
E) Radyoterapi
Kolposkopi + endoservikal kanal kuretajı
Doğru
L-SIL
a. 21-24 yaş 1 yıl sonra smear tekrarı
b. ;,25 yaşında Kolposkopi + endoservikal kanal
kuretajı
cevap: D
Servikat punch biyopsi sonucu mikroinvaziv karsinom gelenlere konizasyon yapılarak ever 1a 1 ve
1a, ayrımı yapılır. Sonuca göre Tip 1 ya da 2 histerektomi planlanır.
H-SIL
a. Kolposkopi + endoservikal kanal
küretajı
b. LEEP
AGC
Kolposkopi + endoservikal kanal kuretajı
35 yaş üzerinde endometriyal biyopsi
35 yaş altı endometrial kanser riski olan, endometriyal
biyopsi
Refleks HPV DNA demek sonuca göre HPV DNA
istemek anlamına gelir ve sadece ASCUS ta
Konizasyon
uygulanır.
aynı
zamanda HPV DNA
altı yaşındaki cinsel yönden aktif
yapılan PAP-smear incelemesinde düşük
yassı hücreler (LGSIL) rapor ediliyor,
6. On
bir kadında
gradeli atipik
Bu hasta için tercih edilecek öncelikli yaklaşım
hangisidir? (Nisan 2014 Orijinal)
aşağıdakilerden
A) 12 ay sonra PAP-smear tekrarı
B) Tanısal servikal eksizyon
C) Kolposkopi
Punch biyopsi
Servikal biopsi ve endoservikal küretaj
D) HPV DNA testi
E) Servikal koterizasyon
Doğru
faydası
Adelosanlarda Yönetim
planlanmalıdır.
Kotest ise smear ile
istenmesidir.
169
cevap: A
'
,,
'
170 ~ TÜM TUS SORULAR!
8. Gebe bir kadında servikste CIN3 (Servikal
intraepitelyal
neoplazi)
tespit
edilirse
aşağıdakilerden hangisi yapılır? (Nisan 1992)
A) Kriyocerrahi
B) Konizasyon
C) Koterizasyon
D) Histerektomi
E) Kolposkopi
Doğru
tetikleyicisidir)
·
2. Erken yaşta ilk koitus (< 16 yaş)
3. Multipl seksüel partner
4. Sigara kullanımı
cevap: E
Gebelikte H-SIL bile olsa spontan regresyon
ihtimali olduğundan kanser şüphesi yoksa takip
edilmelidir.
Gebelikte yönetim:
5.Irk
6. Multiparite
7. Düşük sosyoekonomik düzey
8. Kombine oral kontraseptif kullanımı
ı
9. HSV ve klamidya (HPV için birer kofaktördürler)
10. Kronik immünsupresyon
11. AIDS (immünsupresyon yapması sonucunda)
21 yaşın üzerindeki tüm gebeler anormal
smear varlığında genel popülasyon gibi
değerlendirilmelidir. Ancak ASCUS ve LSIL
sitolojilerinin değerlendirilmesi postpartum en
az 6 hafta sonrasına ertelenmelidir.
9. Serviks karsinomunda primer olarak tutulan lenf
nodları aşağıdakilerden hangisidir? (Ni~an 1988,
Nisan 1990, Nisan 1994)
Servikal intraepitelyal lezyonlar (CINl-11-111),
hangi evre olursa, invaziv kanser olmadığı
saptandıktan sonra tedavi gebelik sonuna kadar
ertelenebilir ve tedavisi doğum sonrası uygun
A) lliaca communis ve aortik
B) Sakral ve inguinal
C) Femoral
D) Perineal
E) Paraservikal ve obturator
Doğru cevap: E
şekilde yapılır.
Gebelikte ECC uygulanmaz (en erken postpartum
6. haftada uygulanabilir) ve H-SIL gibi bozukluklar
bile gebelikte takip edilir. Doğumdan sonra spontan
regresyon olabilmektedir.
invaziv kanser şüphesi yüksekse servi kal biyopsi
alınabilir.
'
9.
Risk Faktörleri
1. HPV 16, 18 (HPV enfeksiyonu servikal kanserin
Aşağıdakilerden hangisi, servikal kanseri için risk
faktörüdür? (Eylül 2015 Orijinal)
A) Rahim"içi araç kullanımı
B) Nulliparite
C) Obezite
D) BRCA1 mutasyonu
E) Sigara kullanımı
Doğru cevap: E
Bu sonı,
başka bir hoca tarafından şöyle de
sorulabilirdi:
1. BRCA 2 mutasyonu
il. Nullipaıite
111. Diyafram kullanımı
iV. Sigara
kullanımı
V. Obezite
Yukarıdakilerden
hangisi serviks kanseri için risk faktörüdür?
Serviks kanserinde lenfatik metastaz sistematik
bir şekilde o/maktadır. En sık ve ilk yayılım yeri
paraservikal lenf nodları iken inguinal lenf nodları
tutulmaz.
Serviks kanserinin Yayılım:
a) Direkt invazyon: Serviks kanserleri ilk ve en erken
komşuluk yolu ile yayılır. Servikal strdma, korpus
uteri, vajen ve parametriuma yayılım qıur.
b) Lenfatik metastaz: En sık ve ilk yayılım yeri
paraservikal lenf nodlarıdır. İnguinal lenf
nodları primer olarak tutulmazlar. Lenfatik yayılım
evrelemede yoktur.
Primer lenf grubu
'
Parametrial (paraservikal) nodlar (ilk tutulur)
Obturator nodlar
lnternal iliak (hipogastrik) nodlar
Eksternal iliak nodlar
Sakral nodlar
Sekonder lenf grubu
Ana iliak nodlar
Paraaortik nodlar
c) Hematojen metastaz: Ancak ileri dönemlerde
görülür. Bu yolla en sık karaciğere, takiben
akciğer ve kemiğe metastaz olur.
(Eylül 2015 BENZERi)
A)
C)
Yalnız
Yalnız
8) Yalnız il
1
lll
D) Yalnız iV
E)YalnızV
Doğru
d) İntraperitoneal implantasyon
cevap: D
Sigara
servika/
kanser · riskini
arttırken,
endometrium kanseri riskini azaltmaktadır.
Nul/iparite ve obezite endometrium kanseri riskini
arttırırken, BRCA genetik mutasyonu ise over
kanseri ile ilişkilidir. Diafram kullanımı ise serviks
kanserine karşı koruyucudur.
1O. Serviks kanseri
(Eylül 1998)
hangi
lenf nodunu
A) Obturator
C) lnguinal
B) Eksternal iliak
D) Paraaortik
E) Parametrial
Doğru
cevap: C
l!!ın!.il?
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 171
•
Serviks kanserinde İnguinal lenf nodları primer
olarak tutulmazlar.
c)
Diğer
tümörler
1. Metastatik tümörler:
Obturator, parametrial ve eksternal iliak lenf nodları
primer olarak tutulurlar. Paraaortik lenf nodları ise
sekonder olarak tutulan nodlardır.
11. Aynı evredeki serviks kanserlerinden hangisi
maligndir? (Eylül 1995)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Sıklıklaendometriyumvevajenkanserinde
tutulur; ancak vajen kanseri çok nadirdir.
Over, mesane ve kolon tümörleri cul de sac
üzerinden metastaz yapabilirler.
ıın
• -Meme
Keratinize büyük hücreli tip
Küçük hücreli anaplastik
Papiller karsinom
Adenoma malignum
Müsinöz karsinom
2.
3.
4.
5.
cevap: B
En nadir ve en malign serviks kanseri tipi küçük
hücreli anap/astik karsinomdur.
Serviks Kanserinde Histolojik Tipler
a) Epitelyal tümörler
1. Skuamöz Hücreli Karsinom: En sık görülen
invaziv kanserdir(% 80)
Büyük hücreli non-keratinize (en sık)
Büyük hücreli keratinize (prognozu en iyi)
Küçük hücreli anaplastik (en nadir, en
malign)
Verrüköz karsinom (HPV 6 ile birliktelik
gösterir)
Papiller (transizyonel) karsinom
12. Aşağıdakilerin hangisinde görülen kanserlerin
evre tayini, tedavi amaçlı cerrahi girişim öncesi
klinik yöntemlerle yapılabilir? (Eylül 2007)
E) Fallop tüpü
Doğru
yapılmaktadır.
Gerekli İşlemler:
IVP
Baryumlu GIS grafileri
Akciğer ve iskelet grafıleri
Kolposkopi eşliğinde serviks biyopsisi
Konizasyon
., Histeroskopi
Endoservikal küretaj
Sistoskopi
Proktoskopi
Müsinöz adenokarsinom (% 80) (en sık)
Endometrioid adenkarsinom (% 30)
Berrak hücreli adenokarsinom (% 4) (en
malign)
Opsiyonel işlemler: FIGO evrelemesinde yeri yoktur;
ancak tedavinin planlanmasında kullanılırlar.
Bilgisayarlı tomografi (CT)
Magnetik rezonans görüntüleme (MRI} (CT'den
çok daha sensitif)
Lenfanjiografi
Ultrasonografi
Pozitron emisyon tomografisi (PET)
Laparoskopi
Radyonüklid tarama
Adenoma malignum (minimal deviasyonlu
adenoca %1) (en iyi prognozlu)
Diğer Epitelyal Tümörler (Adenoskuamöz
Karsinom) (% 5):
Glassy hücre (camsı hücreli) karsinomu
(kötü prognozlu)
Adenoid bazal karsinom
Adenoid kistik karsinom (silindroma)
b) Mezenkimal tümörler (sarkomlar)
Embriyonel rabdomiyosarkom (botrioid sarkom)
(çocuklarda ve gençlerde)
Adenosarkom (iyi prognozlu)
Leiomiyosarkom ve mikst mezodermal sarkom
cevap: A
Serviks
ve
vajen
kanseri
klinik
olarak
evrelendirilirken, endometrium, vulva, over ve
fa/lop tüpü kanserinin evre/emesi cerrahi olarak
gelişme eğilimindedir.
3.
B) Endometriyum
D) Over
A) Serviks
C) Vulva
2. Adenokarsinom (%18-27): 20ve 30 yaşlarındaki
genç kadınlarda belirgin artış söz konusudur.
Servikal adenokanserlerin prognozu skuamöz
kanserlere göre daha kötüdür ve endofıtik
Villoglandüler papiller adenokarsinom
(gebelerde ve KOK kullananlarda sıkça
izlenmektedir)
Mide
Böbrek
Lenfoma; genital bölgede en sık servikste
görülür.
Lösemi
Malign melanom
Nöroendokrin karsinoma; nadirdir, agresivdirler
ve çabuk metastaz yaparlar.
13. FIGO sınıflamasına göre, serviks kanserinin 1a ve
1b evreleri aşağıdaki parametrelerin hangisiyle
birbirinden ayırt edilir? (Nisan 2009)
A)
B)
C)
D)
Parametriyal tutulum
Vajina tutulumu
Lezyonun çapı
Pelvik duvara yayılım
E) Böbrek tutulumu
Doğru
cevap: C
,,.
'
'
172 _,. TÜM TUS SORULAR!
Evre 1a ve 1b ayrımında
lezyonun büyüklüğüdür.
Evre 2a ve 2b ayrımında
parametrial tutulumun olup
kullanılan
kullanılan
~ Evre III de tümör vajenin alt 1 :3 kısmına ve pelvik
parametre;
~
parametre;
~
o/mamasıdır.
Evre 3a ve 3b ayrımında kullanılan parametre;
pelvik duvar tutulumunun olup o/mamasıdır.
15. Serviks
FİGO Evrelemesi (Klinik)
(Eylül 1992)
Mikroinvaziv (preklinik) kanser (mikroskopikolarak
tespit edilebilen lezyonlar)
lnvazyon derinliği < 3 mm (horizontal yayıhm <
7mm)
derinliği
lnvazyon
3-5 mm (horizontal
yayıltm <
7mm)
Serviksle sm1rh ve klinik olarak görülebilen
lezyonlar, invazyon derinliği > 5 mm, horizontal
yayıhm >
yayılımı
B) Endometriyum yayılımı
C) Vagen yayılımı
D) Mesane yayılımı
E) Rektum yayılımı
A) Parametrium
Doğru
büyüklüğü
Lezyon
büyüklüğü >
Parametrial tutulum; Evre llb
Vajenin üst 2/3 tutulumu; Evre lla,
Vajenin alt 1/3 tutulumu; Evre illa,
Mesane ve rektum mukozasının tutulumu; Evre
s 4 cm
4 cm
Tümör serviksi aşm1ş 1 vajenin üst 2:3 kısmına
yayılmış; ancak pelvik yan duvara ulaşmamış
[iTIJ~:;t~\ ¾
büyüklüğü
IVa'dır.
16. Serviks kanserinin FIGO evreleme sistemine göre,
evre lla ve llb, birbirinden aşağıdaki parametrelerden
hangisiyle ayırt edilir? (Eylül 2008)
Parametrial invazyon yok
Lezyon
cevap: B
Serviks kanserinin evre/emesinde lenf nodu
tutulumu ve endometriya/ tutulum dikkate alınmaz
ve evreleme klinik olarak yapılmaktadır.
7 mm
Lezyon
karsinomunun
evrelendirmesinde
hangisi göz önüne alınmaz?
aşağıdakilerden
Em~:·~~C)J ·-rumuyıe servtkste s1mr11 kars1~~~
ı h,:<<>F , ı
yan duvara yayılmıştır
Evre illa da pelvik yan duvara yayılım yoktur.
Evre lllb de pelvik yan duvara yayılım ve/
veya hidronefroz veya afonksiyor\e böbrek
mevcuttur.
s 4 cm
Lezyon büyüklüğü > 4 cm
Parametrial invazyon var
Tümörvaj~nin alt 1:3 kısmına ve pelvik yan duvara
yayılmıştır (tüm hidronefroz ve nonfonksiyone
böbrek olguları)
A) lnvazyon derinliği
B) Vajina tutulumu
C) Parametriyal tutulum
D) Pelvik duvara yayılım
E) Lezyon büyüklüğü
Doğru
Pelvik yan duvara yayılım yok
Pelvik yan duvara yayılım ve/veya hidronefroz veya
afonksiyone böbrek
Ekstrapelvik yayılım
Mesane ve/veya rektum mukozasma invazyon
(biyopside gösterilmelidir)
cevap: C
Evre 2a ve 2b ayrımında
Parametrial tutulumun olup
A) Evre I
C) Evre il b
B) Evre il a
D) Evre 111
Vajinal tutulumun seviyesi evre il ve il/. ün
önemlidir.
'ı
Pelvik yan duvara yayılım evre il ve il/ 'ün ayrımında
önemlidir.
FIGO
evrelemesine
(Nisan 1996, Eylül 1999)
A) Evre I a
C) Evre il a
Doğru
Vajenin
üst 2:3 kısmına yayılmış ancak
parametriyumun tutulmadığı evre, evre2a'dır.
sınırlıdır.
Evre il de Tümör serviksi aşmış, vajenin üst 2:
3 kısmına yayılmış; ancak pelvik yan duvara
ulaşmamıştır.
~
~
ve pelvisin yan
olan bir serviks ka'nseri
göre hangi evrededir?
B) Evre I b
D) Evre il b
E) Evre 111 a
cevap: B
Evre 1.de tümör tümüyle servikste
kısmına yayılmış
duvarlarına yayılmamış
E) Evre 111 b
Doğru
parametre;
ayrımında
17. Vajenin 1/3 alt
14. Serviks kanseri; vajen üst kısmı tutulmuş ve
parametriyum intak! olan bir hastada, FIGO
sınıflamasına göre evre hangisidir? (Nisan 1989)
kullanılan
o/mamasıdır.
Evre lla parametrial invazyon yoktur.
Evre llb de parametrial invazyon mevcuttur.
cevap: E
Evre 3a'da alt 1/3 vajen tutulumu mevcuttur ancak
pelvik yan duvar tutulumu yoktur. Evre 3b'de ise
pelvik yan duvar tutulumu mevcuttur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 173
Histerektomi tipleri
18. Pap
smear sonucu yüksek dereceli skuamöz
intraepitelyal lezyon (HSIL) görülen bir hastada
kolposkopik biyopsi yapılmış ve mikroinvaziv serviks
kanseri olduğu saptanmıştır.
Bu hasta için, bundan sonraki
aşamada
yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
en uygun
(Nisan 2003,
Nisan 2006)
A) Soğuk konizasyon
B) Tip 111 radikal histerektomi
C) Primer radyoterapi
D) Lazer evaporasyon
E) Loop elektroeksizyon
Doğru
cevap: A
Servikal biyopsi sonucu mikroinvaziv kanser olan
hastada invazyon derinliğinin değerlendirilebilmesi
için mutlaka konizasyon yapılmalıdır.
(-L
Konizasyon
s 3 mm invazyon, LVS (-),
fertilite beklentisi (-)
Tip I Histerektomi
s 3 mm invazyon, LVS (+),
fertilite beklentisi (+)
Radikal trakel'ektomi
+
BPLND
s 3 mm invazyon, LVS (+),
Tip il Histerektomi + BPLND
fertilite beklentisi (-)
>
3-5 mm invazyon 1 fertilite Radikal trakelektomi +
beklentisi(+)
BPLND
> 3- 5 mm invazyon, fertilite
Tip il Histerektorni
beklentisi(-)
.
+
BPLND
ı.::·(f [i%i~ı~ı;~~~n~1ııt~Jtt~ıjf}ı~fkUıi~l.4~~::~gi 1 ~i?i~l
4
> 5 mm invazyon, tümör< 2 cm,
fertilite beklentisi(+)
Eğer
fertilite beklentisi(-)
Tip 111 Histerektomi + BPLND
> 5 mm invazyon, tümör > 2
Tip III Histerektomi
+
BPLND
Tip 111 Histerektomi
+
BPLND
evre 1a2 ise Tip 2 histerektomi yapılmalıdır.
Tip I Histerektomi: Ekstrafasiyal histerektomi.
Sadece uterus çıkartılır.
Tip il Histerektomi (Modifıye radikal): Wertheim
operasyonu olarak da bilinir. Kardinal ve uterosakral
ligamentlerin proksimal yarıları çıkarılır. Vajenin 1:3
üst kısmı çıkarılır.
•
s 3 mm invazyon, LVS
fertilite beklentisi(+)
yaklaşımı
Eğer evre 1a1 ise konizasyon yeterlidir veya Tip 1
histerektomi yapılabilir
Histerektomi Tipleri:
•
Serviks kanserlerinde tedavi
Tip ili Histerektomi (Radikal): Meigs operasyonu
olarak da bilinir. Kardinal ve uterosakral ligamentlerin
tamamı, vajenin 1:3 üst kısmı çıkarılır. Pelvik nod
diseksiyonu yapılır.
"Histerektomi tipleri" başlıklı şekile bakınız.
> 5 mm invazyon,
tümör< 2 cm,
Radikal trakelektomi +
BPLND
cm
Ht~!ifüt~1$I!lf~tt.T4t~rt1if#{f~
tJ~YJi~~f~{{@f~~filş'.fr!X~~f:;~)f.f,~i}l Kemoradyoterapi (cisplatin)
• .BPLND
= Bilateral pelvik lenf nodu diseksiyonu
19. Serviks , karsillomun'da
hangisidir? (Nisan 1993)
en
şık
ölüm
nedeni
en
sık
ölüm
nedeni
A) Uzak metastaz
B) Kanama
C) Üremi
D) Enfeksiyon
E) Hiçbiri
Doğru cevap: C
Serviks karsinomunda
üremidir.
'
'\',
'.
174 '4 TÜM TUS SORULAR!
Serviks kanserinde en sık ölüm sebebi; üreler
tutulumuna bağlı meydana gelen böbrek yetmezliği
sonucu oluşan üremi'dir.
Serviks kanserinde afonksiyone böbrek ve
hidronefroz görülmesi durumunda evre 3b'dir.
20. Otuz dört yaşında iki çocuklu 8 haftalık bir gebede
Evre 111 serviks kanseri saptanıyor.
Bu hastanın tedavisinde
aşağıdakilerden hangisidir?
en
uygun
yaklaşım
(Nisan 2000, Nisan 2005)
A) 34. haftada sezaryen ve radyoterapi
B) Termde doğum ve radyoterapi
C) Hemen histerektomi ve radyoterapi
D) Radikal histerektomi ve lenf nodu diseksiyonu
E) Hemen radyoterapi
Doğru cevap: E
Soruda 8 haftalık gebelik ve evre 3 serviks
kanserinde yapılması gereken sorulmaktadır.
8 haftalık gebelik viable olmadığı için ihmal
edilir. Evre 3 olduğundan dolayı da tedavide RT
planlanır.
Genital kanserler arasında gebelikle birlikte en
sık görülen malignite serviks kanseridir (ikinci
sırada meme kanseri gelir).
Bütün gebelere ilk vizitlerinde smear testi
uygulanmalı Vi,> smear sonucu şüpheli olgularda
ise kolposkopi yapılmalıdır. Biyopsi sonucunda
mikroinvaziv karsinom bildirilirse invaziv hastalığı
net olarak belirlemek için veya ekarte etmek için
konizasyon yapılmalıdır. Konizasyon gerek anne ve
gerekse fetus için komplikasyonlara yol açacağından
il. trimesterde yapılmalıdır. Konizasyondan sonra
mikroinvaziv kanser (Evre la1 ve Evre la2) tanısı
konan olgular normal vajinal yoldan doğurtulabilir
ve kesin tedavi doğum sonrasına bırakılır.
lnvaziv kanser bulunan olgularda ise, gebelik,
prognozu olumsuz etkileyebildiğinden 24.gebelik
haftasından önce fetus yokmuş gibi düşünülerek
evre için gereken tedavi hemen uygulanır. Gebelik
haftası 24'ün üzerinde olan olgularda ise akciğer
matürasyonu oluşana kadar beklenir (34. hafta)
takiben sezaryenla doğum yaptırılır ve evre için
gereken tedavi doğum sonrasında uygulanır.
·.
kanserlerde
doğumun
gelişiminde HPV genomunun
E6 proteininin bağlandığı . tümör
süpressör geni ... p53 tümör supresör geni:
1. Serviks kanseri
kodladığı
2. Serviks kanseri gelişiminde HPV genomunun
kodladığı
E7 proteininin bağlandığı tümör
süpressör geni... pRB (Retinoblastom) tümör
supresör geni
3. HPV aşıları ile ilgili bilinmesi gerekenler... Ll
kapsid proteinine karşı geliştirilmiş ve viral DNA
içermeyen partiküllerdir. Humoral immuniteyi
tetikler.
1
4. Kuadrivalan (dörtlü") aşıda bulunan HPV tipleri;
1
HPV 16, 18, 6 ve 11
1
5. Nonavalan (dokuzlu) aşıda bulunan HPV !tipleri;
HPV 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58
6. 25 yaş ve üzeri hastalarda smear . sonucu
ASCUS gelmesi durumunda tercih edilmesi
gereken ... Refleks HPV DNA testi
!
7. Gebelikte karşılaşılan anormal servikal sitoloji
Gebelik ve Serviks Kanseri:
İnvaziv
Serviksin Premalign ve Malign İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
vajinal
yoldan
yaptırılması rekOrrens riskini çok arttırdığından,
planlanan doğum şeklinin sezeryan olmadır.
sonuçlarının
yapılmaması
küretajı
değerlendirilmesi
sırasında
gereken işlem... Endoservikal kanal
8. Nulliparite serviks kanseri için bir risk faktörü
değilken, multiparite bir risk faktörüdir.
9. Servikal kanser evreleme çalışmaları içinde
opsiyonel olan tetkiklerden bazıları... \Jltrason,
tomografi, manyetik rezonans görüntüleme
!
10.Serviks kanseri evrelemesinde yeri 'olmayan ...
Lenf nodu ve lenfovasküler alan tutulumu
mA
11.Serviks kanserinde FIGO evre
ve IIIB
ayrımında kullanılan parametrre ... Kemik pelvik
yan du~ar tutulumu
. '
12.Skuaıtiöz h!icreli serviks kanseri evre IAl ve
lenfovasküler alan (LVS) tutulumu olmayan bir
hastada en uygun yaklaşım ... Soğuk konizasyon
13.Radikal
histerektominin
en
sık
komplikasyonu ... Febril morbidite _
akut
14.Serviks kanserinde rekürrens için yüksek risk
faktörleri... Pozitif cerrahi sınır, pozitif lenf
nodu, parametrial tutulum
1
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 175
Serviks Kanserinin Evrelenmesi
'
\
176 ._ TÜM TUS SORULAR!
KORPUS UTERİNİN PREMALİGN ve
MALİGN HASTALIKLARI
Erişkin tip granüloza hücreli tümörler Endometrial
hiperplazi (%25-50) ve endometrium kanserine
(%5) en sık yol açan over tümör/eridir.
Granüloza Hücreli Tümör
1.
Polikistik over tanısı alan hastalardaki östrojen
hakimiyeti,
endometriyumda
hiperplaziye
neden olabilir.
il. Levonorgestrelli rahim içi araçlar, östrojen
etkisinde oluşmuş endometriyal hiperplazi
tedavisinde kullanılabilir.
111. Perimenopozal östrojen replasman tedavisi,
endometriyal hiperplazi riskini azaltır.
1.
Östrojenin endometriyumda hiperplaziye neden
olan etkileriyle ilgili yukarıdaki ifadelerden
hangileri doğrudur? (Nisan 2017 Orijinal)
A)
Yalnız 1
C)
Yalnız
B) Yalnız il
D) 1 ve il
111
E) 1ve 111
Doğru
gelişimiyle
ilgili
aşağıdakilerden
hangisi Xi!llwır? (Nisan 2017 BENZER[)
A) Polikistik
ever
sendromunda
östrojen
endometriyumda hiperplaziye neden olabilir.
B) östrojen etkisinde gelişmiş endometriyal
hakimiyeti,
hiperplazi
tedavisinde prqgestajenik ajanlar kullanılır.
C) Levonorgestrelli rahim içi araçlar, östrojenin etkisini azaltarak
endometriyal hiperplazi tedavisinde kullanılabilir.
O) Perimenopozal dönemde östrojen replasman tedavisi,
endometriyal hiperplazi gelişimini azaltır.
E) Kronik anovulasyon artmış östrojen maruziyetine bağlı olarak
endometrial hiperplaziye neden olabilir.
cevap: D
Progesteron
ile
karşılanmamış
östrojenin
endometriya/ hiperplaziye yol açtığı bilgisi bu
sorudaki kilit nokta.
Perimenopozal östrojen replasman tedavisi alan
hastalardaki östrojen etkisi ve polikistik over
sendromunda anovulasyona bağlı olan östrojen
hakimiyeti endometrial hiperplaziye yol açar.
ôstrojen etkisinde gelişmiş endometriyal hiperplazi
tedavisinde progestajenik ajanlar kullanılır.
Levonorgestrelli
rahim
içi
araçlar
içerdikleri
progesteron etkisi ile endometrial hiperplaziye yol
açmayıp hiperplazinin tedavisinde kullanılırlar.
2. Endometrial hiperplazi en sık hangi tümörle birlikte
olur? (Eylül - 89)
A) Struma ovari
B) Brenner tümörü
C) Granüloza hücreli tümör
D) Seröz kistadenokarsinom
E) Müsinöz kistadenokarsinom
Doğru
cevap: C
sex
kord
stromal
• Erişkin tip (% 95) veya jüvenil tip (%5) tir.
Erişkin tip granüloza hücreli tümörler Endometrial
hiperplazi /%25-50} ve endometrium kanserine /%5)
en sık yol açan over tümörleridir
Jüvenil tip granüloza hücreli tümörler östrojen
salgıları ile izoseksüel pseudopuberte prekoksa
sebep olabilirler (% 75).
1
1
Karakteristik Call-Exner cisimcikleri bulunur
yıl
sonra rekürrens görülebilir.
• Tümörün DNA ploidisi en önemli prognostik
faktördür.
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Doğru
malign
Genellikle östrojen salgılarlar. Bazı olgularda
inhibin salınımı olabilir ve bu tanıda oldukça yararlı
bir belirteçdir.
5-30
cevap: D
Endometrial hiperplazi
En sık görülen
tümördür.
Tedavi cerrahidir. Çocuk ve reprodüktif dönemde
evre IA tümörlerde konservatif cerrahi (USO)
yeterlidir. Uterusu bırakılan olgularda· endometrial
küretaj ile takip önemlidir.
3. Kistik glandüler hiperplazi tanısı konmuş 28
yaşında bir kadın hastaya aşağıdakilerden hangisi
uygulanmalıdır? (Eylül 1988)
'
A) ôstrojen tedavisi
B) Progesteron tedavisi
C) Histerektomi
D) Yüksek doz androjen tedavisi
E) Da,nazol tedavisi
Doğru cevap: B
Soruda tarif edilen olgunun yaşının genç olması
ve atipiden bahsedilmemesi nedeniyle öncelikli
yaklaşım progesteron tedavisi olmalıdır.
Endometrial Hiperplaziler
1. Atipisiz Hiperplazi:
J> Basit (kistik) hiperplazi
J> Kompleks (adenomatöz) hiperplazi
2. Atipili Hiperplazi:
J> Basit (kistik) hiperplazi
J> Kompleks (adenomatöz) hiperplazi
Endometrial Hiperplazilerde Tedavi
Tedavide progesteron kullanılır. Endometriyal
hiperplazi tedavisinde LNG-RIA'lar da kullanılabilir.
Özellikle atipili hiperplazi için tedavi edilen hastalarda
%40-50 tanısı konulmamış endometriyal kanser
mevcuttur. Progesteron tedavisi sonrası tedavi
başarısı endometriyal biyopsi ile kontrol edilmelidir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 177
Atipili kompleks hiperplazi olgularında (fertilite
beklentisi yoksa) ve postmenapozal atipili
hiperplazilerde histerektomi yapılmalıdır.
4. Otuz sekiz yaşında, evli, çocuksuz kadın anormal uterin
kanama nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde
normal bulgular saptanan hastanın transvajinal
ultrasonografı sonucunda endometriyumu 12 mm
olarak ölçülüyor. Hastanın biyopsi sonucu "kompleks
atipik endometriyal hiperplazi" olarak rapor ediliyor.
Bu hasta için bir sonraki aşamada uygulanması
gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2016 Orijinal)
A) Histeroskopi
B) Yüksek doz progestin ve düzenli örnekleme
C) Manyetik rezonans görüntüleme
D) CA-125 takibi
E) 3 ay boyunca kombine oral kontraseptif
tedavisi
Doğru
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Anormal uterin kanama
şikayeti
ile
başvuran
39
yaşındaki,
obez
ve hipertansif nullipar hastanın yapılan endometryial biyopsi
sonucu; kompleks atipili hiperplazi olarak rapor ediliyor.
Bu hasta için ın UYOYD yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
(Eylül 2016 BENZERi)
A) Histerektomi
B) Kolposkopi
C) CA-125 takibi
O) Yüksek doz progestin ve düzenli endometriyal örnekleme
E} Manyetik rezonans ile invazyon derinliğinin saptanması
cevap: D
Endometriyat hiperptazinin nedeninin progesteron
ile karşılanmamış östrojenik etki olduğu ve
tedavisinde bazı istisnalar hariç progesteron
kullanıldığının bilinmesi yeterlidir.
• Endometrial hiperplazilerin tedavisinde progesteron
kullanılır.
Ati pili kompleks hiperplazi olgularında, fertilite beklentisi
yoksa HISTEREKTOMI önerilir ve postmenapozal
atipili hiperplazilerde histerektomi yapılmalıdır.
5. Meme kanseri tedavisi sonrası iki yıldır tamoksifen
kullanan kırk yaşında evli ve çocuklu bir kadın hastada
· endometryium kalınlaşması saptanmıştır. Yapılan
endometriyal biyopside basit atipisiz endometriyal
hiperplazi gelmiştir.
Bu
hastada
aşağıdakilerden
tedavide
yapılması
hangisidir? (Eylül 2004)
A) Oral progestin verilmesi
B) Tamoksifen kesilmesi
C) Progesteronlu RIA takılması
D) Endometrial ablasyon
E) Histerektomi
Doğru
cevap: E
Progesteronlu RIA kullanımı meme kanserli
olgularda kesin kontrendike olduğundan burada
bahsi geçen olguda kullanılması mümkün değildir.
• Tamoksifene bağlı endometriat hiperptazilerde
tedavide yapılabilecekler:
1. Histerektomi
2. ilaç değişimi (aromataz inhibitörlerine geçiş)
Bı'ı nedenle en mantıklı seçenek hastanın 40 yaş ve
çocuklu olması nedeniyle histerektomi olacaktır.
6.i Tamoksifen kullanan
hangisinin görülme
gereken
kadınlarda aşağıdakilerden
sıklığı
artmaz? (Eylül 2005)
A) Endometrial atrofı
B) Endometrium kanseri
C) Endometrial hiperplazi D) Endometrial polip
E) Endometriozis
Doğru
cevap: B
Doğru
Tamoksifen kullanımı sonucunda gelişebilecek
endometriyat
hiperptazilerin
önlenmesi
ve
tedavisinde progesterontar etkisizdir.
cevap: A
Tamoksifen endometriyum üzerine parsiyet agonist
etki (östrojenik) ile endometriyumda proliferasyon
ve hiperptazi yapar.
Tamoksifen kullanan kadınlarda endornetriyal
hiperplazi, endometriyal polip ve endometriyum
kanseri riski artmaktadır. Ayrıca östrojen bağımlı bir
hastalık olan endometriozisin de alevlenmesine yol
açar.
Tamoksifen, antitrombin ve LDL'yi azaltırken, HOL
ve SHBG'i artırır. Kemikleri korur, vajinal mukoza
üzerinde östrojeniktir.
Taıiıoksifen
kullanan kadınlarda endometriyal atrofı
ise beklenen bir değişiklik değildir.
7. Kanama şikayetiyle gelen ve çocuk doğurmak isteyen
bir kadının tanısal amaçla yapılan küretaj materyalinde
patoloji atipik kompleks hiperplazi bulunmuştur.
Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2008)
A) Aromataz inhibitör verilmesi
B) Trakelektomi yapılması
C) Oral progesteron tedavisi
D)
E)
Doğru
Bakırlı rahim içi araç yerleştirilmesi
Metotreksat verilmesi
cevap: C
Verilen olguda ferli/ite isteği olduğu için ilk
seçilecek tedavi progesteron olmalıdır.
"/>!' seçeneğinde karşımıza gelen "Aromataz
inhibitörü", endometrial hiperplazilerde sadece
tamoksifene bağlı hiperplazilerde tamoksifen yerine
kullanılabilir.
Trakelektomi: Genç yaşta, erken evre servikal
kanseri hastalarında fertiliteyi korumak için yapılan
ameliyattır. Uygun olan hastalarda uterus korunarak
sadece serviks çıkarılır.
'
''
'
178 ._ TÜM TUS SORULAR!
Bakırlı rahim içi araç yerleştirilmesi ve metotreksat
tedavisinin endometrial hiperplazide yeri yoktur.
Hiperplazilerin tedavi yönetiminde hastanın çocuk
istemi çok önemlidir. Soruda verilen olgunun, atipili
hiperplazi olmasına rağmen; fertilite beklentisi
vardır. Bu olgularda tedavide en uygun yaklaşım
daima progesteron'dur.
Kanamalı
hastalarda endometria1
karslnomun ekartasyonu için
endometrlal biyopsi alınır.
hangisi Tip 1(östrojen bağımlı} endometrium
kanseri özelliklerinden biridir? (Ağustos 2017 BEN~ERI)
A)
Sıklıkla
baskılayıcı
gen ve K-ras ~nkogeniyle
B) Atrofik endometriyum zemininden kaynaklanır
,
C) Yaşlı postmenopozat kadınlarda daha sık görülür
D) Göreceli olarak zayıf kadınlarda daha sık görülür
E) Çoğunlukla yüksek grade'li, kötü diferansiye ve kötü
prognozludur.
1
cevap: A
PTEN gen mutasyonu Tip 1 endometriyum kanserinde
izlenirken; p53 tümör süpressör gen mutasyon/an ise
Tip 2 endometriyum kanserinin özelliğidir. !
1
1
Düşük doz
progesteron
(Provera 10-20 mg/gün)
(Her ay 11-14 gün)
Endometriyum kanseri tipleri
Hlsterektoml
Daha
1
sık
(%80)
Genç yaş, premenapozal dönem, obez hastalar,beyaz 1rk
östrojen bağımh ve östrojen reseptörü pozitif
Tedaviden 3..S ay sonra
biyopsi tekrarı
Endometriyal hiperplazi zemininde gelişir
l
Perslste atlplk
hlperplazl
Normal/ atroflk
endometrlum
1
1
(Provera 40-100 mglgün).,.
11
1
iyi histolojik tip (endometıioid adenokarsinom)
iyi ve orta derecede diferansiye (düşük grade);
Prognoz iyi
'
PTEN gen mutasyonu (tip I tümörde en
~ık görülen
mutasyon), B-catenin gen mutasyonu, K-ras
- Provera 5 mg/gün
(her ay 10 gün-12 ay
endometrial)
- Yıllık biyopsi ile takip
- Çocuk istemi olanlarda
klomlfen (C.C.) ile ovulasyon
indüksiyonu
Yüksek doz progesteron
(3 ay aralıksız)
PTEN tümör
illşkilidir
1
Fertilitenin kon.ınmayaca{lı
hastalar
hastalar
Aşağıdakilerden
Doğru
1
Fertılitenln korunacağı
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de so,:ıılabilirdi:
Perslste aUplk hlperplazl
Daha az
Yaşh,
postmenapozal,
zayıf
hastalar, siyah
hastalar ve tamoksifen kullananlar
ırk,
multipar
/
östrojen bağımsız
/
Endometıiyal hiperplazi yok (atrofi zemininde bile gelişir)
Kötü histolojik tip (berrak hücreli karsinom, papiller seröz
1
karsinom)
Kötü diferansiye (yüksek grade)
Prognoz kötü
P53 tlll supressör gen mutasyonu, HER/2neu, p16, e-
Hlsteraktomi
Endometrial Hiperplazilerin Tedavi Algoritmas1
caderiri ve heterozigosite kaybı
'
8.
Aşağıdakilerden
hangisi,
östrojene
bağımlı
olmayan
endometriyal
kanser
olgularının
özelliklerinden biri değildir? (Ağustos 2017 Orijinal)
A) Sıklıkla PTEN tümör baskılayıcı gen ve K-ras
onkogeniyle
B) Atrofık
ilişkili olması
endometriyum
kaynaklanabilmesi
zemininden
C) Yaşlı postmenopozal kadınlarda da~a sık
D) Göreceli olarak zayıf kadınlarda daha sık
görülmesi
Çoğunlukla
olması
Doğru
cevap: A
A) Hipertansiyon
B) Obezite
C) Nulliparite
D) Artmış östrojen etkisi
E) Diabetes mellitus
Doğru
görülmesi
E)
9. Endometrium
kanserinin
oluşumunda:
ıın
önemli risk faktörü aşağıdakileri:leıi hangisidir?
(Eylül 1988)
kötü diferansiye ve kötü prognozlu
cevap: D
Endometrial
hiperplazilerin
ve
kanserlerin
etyo/ojisinde en önemli risk faktörü artmış östrojen
etkisidir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 179
Endometrial kanser riskini azaltan faktörler;
Risk faktörleri
1. Atipili kompleks endometriyal hiperplazi
RR = 29
. 2. Herediter nonpolipozis kolorektal kanser
(HNPCC)
RR=20
3. Atipili basit endometriyal hiperplazi
4. Obezite
5.
östrojen
tedavisi
(menapozda)
RR = 2-3
7. Nulliparite
RR = 2·3
geç menopoz
9. Diabetes mellitus
Doğriı cevap: E
Tamoksifen
memede
antiöstrojenik
ve
/endometriyumda ise östrojenik etkilidir. Bu
ı nedenle endometriyal hiperplazi ve kanser riskini
RR = 2.4
RR = 1.3·2.8
arttırır.
10.Anovulatuvar sikluslar (PKOS) ve infertilite
11.Östrojen salgılayan ever tümörleri
12.Hipertansiyon
(eş zamanlı
patoloji)
13.Hipotiroidizm
(eş zamanlı
patoloji)
.
14.Yüksek sosyoekonomik düzey
15. lnfertilite öyküsü
16.Beyaz ırk
A) Vulva
B) ,Serviks
C) Endometriyum
D) Kolon
E) Vajina
kadınlarda
anovulasyonu
olan
östrojen · · etkisinden
dolayı
endametriyum kanseri riski artar.
Doğru
A)
B)
C)
D)
E)
Vejeteryan beslenme biçimi
Nulliparite
Erken menopoz
Sigara alışkanlığı
Kombine oral kontraseptif hap kullanımı
cevap: B
arttırır.
Kronik
A)
,B)
C)
D)
E)
kontraseptifler
Multiparite, Kombine oral kontraseptifler, erken
menopoz ve sigara endometriyum kanseri riskini
azaltırken nu/liparite endometriyum kanseri riskini
karşılanmamış
aşağıdakilerden
Multiparite ve Kombine oral
endometriyal kanser riskini azaltır.
Doğru
cevap: C
11. Endometriyum
• Sigara östrojen metabolizmasını arttırdığından
endometriyal kanser riskini azaltır.
• Erken menopoz daha az östrojen maruziyeli
anlamına gelir bu nedenle endometriyal kanser
insidansı artma beklenmez, tam aksine geç menopoz
ise endometriyal kanser riskini arttırmaktadır.
13. Aşağıdakilerden
hangisi
endometriyal
adenokarsinom gelişme riskini artırır? (Nisan 2004)
10. Uzun süreli anovulasyonu olan genç bir bayanda
hangi organ kanserinin görülme sıklığı artmıştır?
(Eylül - 96)
Doğru
kanser
A) Sigara
B) Mulliparite
C) Kombine oral kontraseptif
D) Erken menopoz
E) Tamoksifen kullanımı
RR = 4·8
6. Tamoksifen tedavisi
menarş,
12. Aşağıdakilerden hangisi endometriyal
riskini.arttırır? (Eylül 1997)
RR=8
RR = 3·10
Karşılanmamış
. 8. Erken
1. Multiparite
2. Kombine oral kontraseptifler
3. Sigara
kanseri risk faktörü olmayan
hangisidir? (Nisan 1997)
Hipertansiyon
Obesite
1nfertilite
Kombine oral kontraseptif kullanımı
Geç menopoz
cevap: D
Hipertansiyon, obezite infertilite ve geç menopoz
endametriyum kanseri için risk föktörüdür.
14. Menometroraji şikayetiyle başvuran 50 yaşındaki
obez, hipertansifve hiç gebe kalmamış bir hastada,
aşağıdakilerden kanserlerden hangisinin görülme
olasılığı en yüksektir? (Nisan 2013)
A) Tuba uterina
C) Endometriyum
B) Serviks
D) Vajen
E) Over
Doğru
cevap:, C
Obezite, hipertansiyon ve nu/liparite endometrium
kanseri için risk faktörüdür.
Tubal kanser sorularında spesifik klinik bulgu,
hidrops tuba profluens olabilir.
Serviks kanseri için HPV etkisi veya servikal
intraepitelyal lezyonlar ya da düşük sosyoekonomik
düzey vurgusu önem taşır.
'
' .''
1 80 .. TÜM TUS SORULAR!
• Over kanseri ise karında kitle ve ağrı ile karşımıza
çıkan bir kanserdir.
d) Berrak hücreli karsinom (< %5)
Sıklıkla
yaşlı
kadınlarda
görülür.
Kötü
prognozludur. Sağ kalım oranı % 33- 64'tür.
Hücrelerde hyalinize saplı papillalar içine
yerleşmiş hobnail yapıları (kabara çivisi) vardır.
• Vajinal kanser ise vajinal lezyon ile karşımıza
çıkabilir.
15. Endometriyum
kanserinin
farklı
histolojik
tiplerinden prognozu en iyi olan aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1999)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Berrak hücreli
Skuamöz
Musinöz
Papiller seröz
Sekretuar endometrioid
e) Skuamöz karsinom
Çok nadirdir. Tanı konduğunda sıklıkla servikal
stenoz, kronik inflamasyon ve piyometra
ile birliktedir. Bunlar da kötü prognoza sahip
tümörlerdendir.
over
kanserleri
genital
Endometriyum
ve
maligniteler içinde en sık birliktelik gösteren
tümörlerdir.
I
cevap: E
Endometrium kanserinde prognozu en iyi olan tip
sekretuar endometrioid tiptir.
Seröz ve berrak hücreli tümörler daima yüksek
grade'li
kabul
edilebilir
ve
grade'leme
yapılmayabilir.
1
Endometrium Kanserlerinin Histolojik Tipleri:
a) Endometrioid adenokarsinom (%80)
Diffüz veya lokal olabilir ve hemen her zaman
büyüme
gösterir.
Endometrioid
adenokarsinomun varyantları:
ekzofıtik
Skuamöz
diferansiyasyon
gösteren
endometriyal karsinom (%15-25)
Villoglapdular (papiller) karsinom (%2)
Sekretuvar karsinom (%1): Bunlar en ıyı
prognoza sahip tümörler olup genellikle erken
evrede ve metastaz yapmamış olurlar.
b) Müsinöz karsinom (%5)
16. Endometriyum kanseri tanısında en güvenilir
yöntem aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1987)
A) Probe küretaj
C) Fizik muayene
B) Smear
D)
Ultrasonografı
E) Laparoskopi
Doğru
cevap: A
Endometriyal patoloji düşünülen tüm olgularda
(endometriya/ polip, endometriyum kanseri, endometriya/ hiperplazi,endometrit gibi.) ~/tın standart
yöntem endometriya/ örneklemedir. (endometriya/
biyopsi pipel/e biyopsi veya probe küretaj şeklinde
yapılabilir.)
Tümöre ait hücrelerin yarısından fazlası
intrasitoplazmik müsin içerir. Bu tümörlerin çoğu
endometrioid karsinoma benzer davranış gösterir
ve prognozları iyidir. Endoservikal, ever ve
bağırsak tümörü metastazı olup olmadığı mutlaka
araştırılmalıdır.
c) Seröz karsinom (%3-4)
Histolojik olarak overin veya tubanın seröz
karsinomuna benzeyen çok agresiv tümörlerdir.
Over karsinomunu taklit edip abdomen
içerisine yayılma eğilimindedir. Olguların
çoğunda psammom cisimcikleri vardır.
Bu tümörler yüksek grade'li lezyonlar olarak
kabul edilirler ve çoğunlukla lenfovasküler
alan tutulumu ile derin miyometrial invazyon
gösterirler.
Seröz karsinomlar genellikle yaşlıca, ileri evre
hastalık bulunan hipoöstrojenik kadınlarda
ortaya çıkar ve endometriyum kanserine bağlı
ölümlerin %50'sinden fazlasından sorumlu olduğu
gösterilmiştir.
Endometrial biopsi
17.Altmış
yaş
üzerindeki 2-3 haftada bir vajinal
olan hastada izlenecek olan en iyi yol
hangisidir? (Nisan - 90)
kanaması
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Endometrial biyopsi
gestagen tedavisi
ôstrojen ve gestagen tedavisi
Total histerektomi
Sadece izleme
Yalnız
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 181
Postmenopozal kanamanın en sık nedeni atrofik
endometriyumdur ancak endometriya/ patolojinin
ekartasyonu için mutlaka endometriya/ biyopsi
alınmalıdır.
Endometriyal biyopsi endikasyonları
1. Postmenapozal
2.
3.
4.
5.
6.
kanaması
olan tüm kadınlar
Postmenapozal piyometrası olan kadınlar
İntermenstruel kanama ya da artan yoğun
kanaması olan perimenapozal kadınlar
Anormal uterin kanaması olan perimenopozal
dönemdeki kadınlar (özellikle anovulasyon öyküsü
olanlar)
Perimenapozal dönemde pop smearda endometriyal
hücre varlığı
Postmenapozal dönemde endometriyal kalınlığın 5
mm ve üzerinde olması
18. Aşağıdakilerden hangisi FIGO sınıflamasına göre
evre 1 (a, b) endometriyum kanseri ayrımı için
yapılan tetkiktir? (Nisan 2001)
A) Kavitenin boyutunu ölçmek için histerometri
B) Histerosalpingografı
C) Myometriyal invazyonu saptamak amacıyla
histerektomi materyalin incelenmesi
D) Endoservikal probe küretaj
E) Laparotomi
Doğru
cevap: C
FIGO evre/emesine göre evre /'i a,b gruplarına
ayırabilmek için histerektomi yaparak myometrial
invazyon derecesine bakmak gerekir.
Evre IA; Myometrial invazyon yok veya myometriyal
invazyon < 1/2
: Evre 1B; Myometrial invazyon" 1/2
smırlı
Miyometrial invazyon-yok veya- miyometrial
invazyon < 1:2
Miyometrial invazyon .<!:1 /2
Servikal stromal invazyon
dışında yayılım
Tümör uterus
vardır
A) Uterin kavite uzunluğu
B) Miyometriyal invazyoıı
C) Vajinal tutulum
DfLenfnodu tutulumu
E) Endoservikal tutulumu
Doğru
cevap: A
Uterin kavite uzunluğunun endometriyum kanseri
. evrelemesinde yeri yoktur.
( • Myometriyal invazyon evre l'in alt sınıflarını
belirlemede önemlidir.
Vajinal tutulum evre 111B'dir.
Pelvik ve paraaortik lenf nodu tutulumu evre IIIC,
inguinal lenf nodu tutulumu ise evre IVB'dir.
Servikal stromal tutulum evre ll'dir.
20. İnguinal lenf nodu metastazı olan endometriyum
kanserli hasta FİGO'ya göre hangi evrededir?
(Eylül 2003)
A) Evre III A
B) Evre 111 B
C) Evre 111 C
D) Evre IVA
E) Evre iV B
Doğru
cevap: E
Endometriyum kanserinde pelvik ve paraaortik
lenf nodu tutulumu evre 11/C iken, inguinal lenf
nodu tutulumu evre IVB'ye karşılık gelir.
Over ve tuba kanserinde pelvik, paraaortik ve
inguinal lenf nodu tutulumunda evre IIIC'dir
FIGO Evrelemesi (Cerrahi)
Tümör korpusta
19. Aşağıdaki bulgulardan hangisi endometriyum
kanserinde FIGO cerrahi evreleme sistemini
değiştiren
parametrelerden
biri
değildir?
(Eylül 2001, Nisan 2008)
ancak uterus
Serviks ve vajen kanserinde lenf nodu tutulumu
evrelemede yoktur.
Vulva kanserinde ingüinofemoral lenf nodu
tutulumunda evre en azında 111 iken, pelvik lenf nodu
tutulumunda ise evre IVB'dir.
yoktur
dışmda,
pelvik yayılım mevcut
Seroza ve/veya adnekslere invazyon
Vajinal metastaz ve/veya parametrial tutulum
mevcut
~~ Pelvik ve/veya paraaortik lenf nodu metastazı
..,;J.Q&j
Pelvik lenf nodu metastazı
tl~
Paraaortik lenf nodu metastazı
[ ~ Ekstrapelvik yayılım mevcut
21. Endometriyum kanserinde prognozu etkilemeyen
aşağıdakilerden
hangisidir?
(Nisan
1989,
Eylül 2000, Eylül 2005)
A) Myometriyum'a invazyon
B) Endometriyum içindeki yaygınlık
C) Uterusun büyüklüğü
D) Histolojik grade
E) Uzak metastaz
Doğru
cevap: C
~ Mesane ve/veya bağırsak mukozasına invazyon
Uzak metastazlar (intraabdominal ve/veya ·
inguinal lenf nodu +)
'
,,.
182 ~ TÜM TUS SORULAR!
Endometriyum kanserinde uterus büyüklüğünün
prognoza etkisi yoktur.
Bu sonı, başka bir hoca tara~ndan şöyle de sonılabilirdi:
1.
il.
111.
iV.
V.
Prognostik faktörler:
1. Hastalığın evresi (en önemli prognostik faktör)
2. Lenf nodu metastazı (erken evre kanserlerde en
önemli prognostik faktör)
3. Yaş (50 yaşın altında sağ kalım %92)
4. Histolojik
tip
(nonendometrioid
tiplerde
rekürrens ve uzak metastaz artmıştır)
5. Histolojik grade
6. Miyometrial invazyon (dış 1/2'sinin tutulumu
lenfatik sisteme geçişe yol açar ve hematojen
rekürrenslerin kuwetli bir belirleyicisidir)
7. Lenfovasküler alan invazyonu
Prognostik faktörler (devamı):
8. İsthmus-serviks yayılımı
9. Adneksiyal tutulum 10.İntraperitoneal tümör
11. Tümörün büyüklüğü (> 2 cm'de prognoz
kötüleşir)
12.Periton sitolojisi
13. Hormon reseptör durumu (P ve E reseptörü (+)
olgularda prognoz daha iyi)
14.DNA
ploidisi
(anöploidi
arttıkça
prognoz
kötüleşir)
15.Genetik/molef<üler tümör belirteçleri
K-ras mutasyonu
E-cadherinin azalmış ekspresyonu
HER-2/neu onkojenin artmış ekspresyonu
c-erb-B2 ekspresyonu
p53 supresyon geninde mutasyon (Seröz
tümörlerin %90'ında vardır ve ileri evreye
eşlik eder)
PTEN geni mutasyonları (endometrioid tümör
ve iyi diferansiyasyona eşlik eder)
MIB-1 (Ki 67) ekspresyonu: Kötü prognostik
kriterdir
Mikrosatellit instabilite: İyi prognostik
kriterdir.
MLH1 inaktivasyonu: Tip I kanserin yaygın bir
kanıtıdır.
p16 inaktivasyonu
22. Aşağıdakilerden hangisi endometriyum kanserinde
kötü prognostik etkenlerden biri değildir?
(Şubat
2018 Orijinal}
A) Histolojik tipin berrak hücreli karsinom olması
B) Lenfovasküler alan tutulumu
C) Miy9metriyal invazyon varlığı
D) FIGO cerrahi evrelemesinin evre IVA olması
E) Hastanın yaşının genç olması
Doğru
cevap: E
Hastanın
genç yaşta olması
Şeffaf hücreli karsinom histolojisinin olması
·
Lenfovasküler alan tutulumunun pozitif olması
Myometrial invazyon derinliğinin >112 olması ,
FIGO cerrahi evrelemede ileri evre tümör olmaSı
Yukarıdakilerden
hangisi ya da hangileri endometrlum
kanserinde iyi prognostlk etkenler içerisinde yer almaktadır?
(Şubat2018 BENZERi)
B)I ve il
D)lvelV
A} Yanız 1
C) 1ve 111
E) l, il ve iV
Doğru
cevap: A
Endometriyum kanserinde en önemli prognostik
faktör hastalığın evresi olup ileri yaş kötü
prognostik faktörler içerisinde yer almaktadır.
23. Endometriyum kanseri varlığında aşağidakilerden
hangisi hastalığın ileri evrede veya metastatik
olma olasılığını artırmaz? (Nisan 2006)
A) Endometrioid histolojik yapı
B) Grade 3 tümör varlığı
C) Tümör kitlesinin büyük olması
D) Yüksek serum CA-125 düzeyi
E) Servikse yayılım
Doğru
cevap: A
Endometrium kanserlerinde en iyi prognozu olan
endometrioid tiptir.
Yüksek grade, tümör çapı >2 cm ve servikse yayılım
kötü prognoz göstergesidir.
/
CA-125 endometriyum kanserlerinde bir prognostik
faktör
olmamasına
rağmen;
endometriyum
kanserlerinin takibinde serum CA-125 takibi
önerilmektedir. Yüksek CA-125 düzeyleri hastalığın
klini~ seyri ve kanser rekürrensi ile direkt' ilişkilidir.
Ute(us dışında metastaz olan endometriyum
kanseri olgularında özellikle CA-125 bakılması
önerilmektedir. Sonuçta rekürrens ve metastazlarda
Ca-125 artar.
24. Uterusun homolog mikst mezodermal tümöründe
aşağıdakilerden hangisi görülür? (Eylül 1999)
A) Malign kıkırdak ve çizgili kas
B) Malign stroma ve gland .
C) Malign stroma
D) Malign gland
E) Malign kemik ve düz kas
Doğru
cevap: B
Uterusun mikst mezodermal tümörleri homolog
veya heterolog olarak ikiye ayrılır.
Homolog (Karsinosarkom); Karsinomatöz eleman
çoğunlukla
glandüler olup sarkomatöz eleman
normal endometrial stromaya benzer
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 183
Heterolog; Karsinomatöz elemanlar çoğunlukla
glandüler olup sarkomatöz elemanlar kıkırdak, kemik,
veya çizgili kas gibi uterusa yabancı dokular içerir.
. 25. Aşağıdakilerden hangisi
sarkomudur? (Eylül 2000)
bir
homolog
uterin
Karışık epitelyal hücre
VI. Stromal malign hücre
V.
Adenoakantoma hangilerini içerir? (Nisan 2000)
cevap: B
Uterin Sarkomların Histolojik Sınıflandırılması:
a) Saf non-epitelial tümörler
1. Homolog
i. Endometriyal stromal tümörler
Endometriyal stromal nodül
• Endometriyal stromal sarkom
• Yüksek grade'li stromal sarkom
ii. Düz kas tümörleri
Doğru
Endometrioid adenokarsinomun 3 varyantı
1. Malign mikst müllerian tümör
i. Homolog (karsinosarlfoiri) (en sık)
ii. Heterolog (mikst mezodermal sarkom)
2. Adenosarkom (benign neoplastik gland +
sarkomatöz stroma); nadir bir karsinosarkom
cevap: E
hangisi
vardır;
• Skuamöz
diferansiyasyon
gösteren
endometrial karsinom (%15-25): Eskiden malign
glandüler komponentin yanında benign skuamöz
komponent içeren tümörlere adenoakantoma,
malign skuamöz komponent içeren tümörlere
ise adenoskuamöz karsinom denirdi. Skuamoz
komponentin diferansiasyon derecesi glanduler
komponent ile benzerlik gösterir. Tümörün
davranışı
glandüler
komponentin
nükleer
grade'ine bağlıdır.
• Villoglandular-papiller karsinom (% 2)
• Sekretuar karsinom (% 1)
28. Postmenopozal dönemde büyüyen myomu olan
bir kadında öncelikle aşağıdakilerden hangisi akla
gelmelidir? (Eylül - 89)
A) Endometrium adenokarsinomu
B) Osteosarkom
C) Leiomyosarkom
D) Over seröz kistadenokarsinomu
E) Koryokarsinom
Doğru
varyantıdır.
Doğru
cevap: D
Uterus'da en sık görülen kanser adenokanserdir. (%-80).
b) Mikst epitelial-nonepitelial tümörler
A) Anjiosarkom
B) Leiomyosarkom
C) Karsinosarkom
D) Endolenfatik stromal myozis
E) Mikst mezodermal sarkom
B) 1 ve il
D) il ve 111
· A)VveVI
C) 1ve 111
E) 111 ve iV
Leiomiyosarkom (2. en sık)
Leiomiyoma varyantları
Miksoid leiomiyosarkom
Leiomiyoblastom
lntravenöz leiomiyomatozis
Benign metastaz yapan leiomiyom
Dissemine peritoneal leimiyomatozis
Metastaz yapan benign tümörler
- lntravenöz leiomiyomatozis
- Dissemine leiomiyomatozis
2. Heterolog
i. Rabdomiyosarkom
ii. Kondrosarkom
iii. Osteosarkom
iv. Liposarkom
26. Aşağıdaki
uterus
sarkomlarından
heterologtur? (Nisan 2001)
27.
1. Malign squaınöz hücre
_ il. .-Malign kolumnar hücre
111. Benign squamöz hücre
iV. Benign kolumnar hücre
A) Mikst mezodermal
B) Karsinosarkom
C) Liposarkom
D) Rhabdomyosarkom
E) Kondrosarkom
Doğru
Mikst mesodermal sarkom heterolog iken
anjiosarkom, Jeiomyosarkom, karsinosarkom ve
endolenfatik stromal myozis homologdur.
cevap: C
Postmenopozal bir olguda uterus
leiomyosarkom akla getirilmelidir.
hızla
büyüyorsa
Leiomyosarkom;
İkinci en sık görülen uterin sarkomdur.
Miyometriumdaki düz kas hücrelerinden veya uterus
kan damarlarındaki düz kaslardan kaynaklanan
malign tümörlerdir. Tanıda ortalama yaş 43-53 olup
diğer uterin sarkomlara oranla daha genç yaşta
görülmektedir ve premenapozal grupta sağ kalım
daha yüksektir. Özellikle postmenapozal bir olguda
uterus hızla büyüyorsa akla getirilmelidir.
. '.
'
184 ~ TÜM TUS SORULAR!
Semptomlar anormal uterin kanama, pelviste basınç
hissi veya ağrı ve pelvik kitledir. Endometriyal
biyopsi ile tanı konulma ihtimali daha düşüktür.
Dinamik MR, preoperatif leiomiyosarkom tanısını
yüksek doğrulukla koyabilmektedir. Sarkomda
tutulum artarken, dejenere fıbroidlerde ise tutulum
azalmıştır. Kesin tanı spesimenin postoperatif
incelenmesiyle konulur.
Maligniteyi belirleyen faktörler:
a) Mitoz sayısı: Mitoz sayısı her 10 alanda 5'ten
az olması durumunda leiomiyom; 5-1 O arasında
olmasına sellüler leiomiyom veya malignite
potansiyeli belli olmayan düz kas tümörü;
10'dan fazla olması durumuna da özellikle
de sitolojik atipinin ve tümör hücrelerinde
koagülalif nekrozun eşlik etmesi durumunda
leiomiyosarkom adını alır.
b) Sitolojik atipi
c) Koagülasyon nekrozu
Tedavide, TAH + BSO + pelvik-paraaortik lenf nodu
diseksiyonu uygulanır. Adjuvan kemoterapi verilir.
RT'nin leiomiyosarkomlarda nüksü azaltıcı etkisi
yoktur.
29. Leiomyom ile leiomyosarkom ayrımında en önemli
kriter hangisidir? (Eylül - 2000)
A) Mitoz sayısı
B) Stratifıkasyon'
C) Hiperselülarite
D) Hiperkromazi
E) Yaygınlık
Doğru
cevap: A
Leiomyom ve Leiomyosarkom ayrımında bazı
histopatotojik kriterler kullanılmaktadır.
Mitoz sayısı
Sitolojik atipi
Koagülasyon nekrozu
30. Aşağıdaki
uterus
sarkomlarından
hangisi
diğerlerinden farklı olarak daha çok genç yaşlarda
görülür? (Nisan 2009)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Sarkoma botryoides
Karsinosarkom
Leyomiyosarkom
Malign mikst müllerian tümör
Servikal adenosarkom
cevap: A
Botroid sarkom serviksin en. sık görülen sarkomu
olup erken y~şta görülmesi ile diğer sarkom/ardan
ayrılan bir rabdomyosarkom türüdür.
Korpus Uterinin Premalign ve Malign Hastalıkları
İle İlgili Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1. Tip I
endometrium kanserinin özellikleri ...
Genç, premenopozal ve obez kadınlarda görülür.
Östrojen bağımlı ve endometrial hiperplazi
zeminindeİ gelişir. Endometrioid adenokarsinom,
iiyi differansiye, düşük grade ve iyi prognozla
ilişkili. PTEN gen mutasyonu ile ilişkili.
2. Tip II endometrium kanserinin özellikleri ...
Yaşlı, postmenopozal ve zayıf kadınlarda ı görülür.
Östrojen bağımsız ve endometrial hiperplazi ile
ilişkisi yok. Berrak hücreli veya seröz karsinom ile
ilişkili. Kötü differansiye, yüksek grad.i ve kötü
prognozla ilişkili. p53 gen mutasyonu ileilişkili.
3. Endometrial adenokanser riskini en çok
arttıran iki neden sırasıyla ... 1. Atipili kompleks
endometrial hiperplazi 2. Herediter noripolipozis
kolorektal kanser (Lynch Sendromu)
4. Endometrium kanser riskini
azaltanlar ...
Multiparite, KOK kullanımı ve sigara
5. Kadın genital
kanserleri içerisinde en sık
birliktelik gösteren ... Over - Endometrium
6. Over - Endometriyum kanser birlikteliklerinde
en sık görülen histolojik tipler... Endometrioid
- Endometrioid
7. FİGO
evrelemesine göre end~metriyum
kanserinde "seroza ve/veya adneks, tutulumu"
olması ... Evre II I A
/
8. FİGO
evrelemesine göre endometriyum
kanserinde
"parametrium tutulumu" olması ...
Evre II I B
9. Endometriyum kanserinde
FİGO cerrahi
evreleme sistemini değiştirmeyen parametre ...
Pozitif peritoneal sitoloji
10.Heterolog uterin sarkomlar ... Rabdomyosarom,
kondrosarkom, osteosarkom, liposarkom
·
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 185
TUBA VE OVERİN PREMALİGN VE
MALİGN HASTALIKLARI
:ı,
.1. Tuba uterina kanserinde primer ya da metastatik
kanser ayrımı için en kesin kriter nedir?
(Eylül - 1996)
A) Multiple olması
B) Tüpü tıkaması
C) Serozada tümör varlığı
D) Tuba epitel hücre displazisinin görülmesi
E) Nekroz odaklarının görülmesi
Doğru
2. Jinekolojik kanserler içinde en ölümcül olan
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 1988)
A) Vulva karsinomu
B) Serviks karsinomu
C) Endometrial karsinom
D) Over karsinomu
E) Fallop tüp karsinomu
Doğru
Genellikle 50-60
yaşlarında
civarındadır.
Sıklık sırasına göre en sık metastaz yapan tümörler
ever, endometrium. GIS ve meme kanseridir.
Klinik
Bol sulu vajinal akıntı, pelvik ağrı, pelvik
kitle klasik triadı ile bilinmesine rağmen bu üçlü
sadece % 15 olguda görülmektedir.
:ı,
Buna karşın vajinal akıntı ve kanama en
rastlanan belirtilerdir (%50).
sık
:ı,
Hastaların %60'ında pelvik kitle mevcut olup,
muayene esnasında bu kitleye bastırılırsa
aşırı bir sulu vajinal akıntı ile birlikte bu kitlenin
giderek küçüldüğü hissedilir. Buna hidrops tuba
profluens adı verilir ve patognomoniktir.
Yayılım
daha çok direkt invazyonla peritoneal
implantasyonlar şeklinde olur. Lenfatik yayılım da
sıktır, olguların %33'ünde paraaortik lenf nodları
Prognoz
:ı>
Prognoz
3.
Aşağıdaki
ovaryan neoplazi tiplerinden hangisi
epitelyal orijinli değildir? (Eylül - 1987)
A) Brenner tümörü
B) Seröz kistadenom
C) Disgerminom
D) Endometrioid tümör
E) Müsinöz kistadenokarsinom
Doğru
cevap: C
Disg~rminom epite/ya/
tümör/erindendir.
değil
germ hücreli over
Histopatolojik Sınıflama
a) Epitelyal Tümörler (Çölomik / Gerrninal Epitelden
Kaynaklananlar) (%65-90)
1. Seröz kistadenokarsinom (% 75-80) (en sık)
2. Endometrioid kistadenokarsinom (% 1O)
Yayılım
tutulmuştur.
•
tanı
Etkili bir tarama yönteminin olmaması ve geç
semptom vermesinden dolayı genelde over kanseri
evre lll'te iken tanı alır.
görülür.
Primer ve metastatik olabilir. Tuba karsinomuna
primer diyebilmek için tubal epitel displazisi
varlığı gereklidir.
:ı>
görülen
Over kanserlerinin yaklaşık % 70 kadarı
konduğunda zaten metastaz yapmıştır.
Over kanseri gibi davranan nadir görülen bir
tümördür (%0.3).
•
sık
5 yıllık survi evre 1 - ll'de % 25, evre 111 - IV'te %
10'un altındadır. Over ca'da 5 yıllık survi % 15
Tuba Kanseri
:ı,
cevap: D
Jineko/ojik kanser ölümlerinin en
.: nedeni over karsinomudur
cevap: D
Primertuba kanseri diyebilmek için en önemli kriter
tuba epitel hücrelerinin displastik değişikliklerinin
tespit edilmesidir.
•
Postoperatif en etkin KT ajanları alkilleyici ajanlar
ve cisplatindir (paclitaxel + karboplatin)
hastalığın
evresine
bağlıdır.
3. Müsinöz kistadenokarsinom (% 5)
4. lndifferansiye karsinom (< % 1)
5. Transizyonel hücreli karsinom (Brenner tümörü)
(< % 1)
6. Berrak hücreli (mezonefroid) karsinom (< % 1)
(en malign, en az)
b) Germ Hücreli Tümörler (%5-15)
•
Evreleme
:ı>
Evreleme cerrahidir ve over kanseri ile
aynıdır.
•
1. Primitif germ hücreli tümörler
Disgerminom (% 30-40) (en
•
Yolk sac tümörü (endodermal sinüs tümörü)
(% 1O) (üçüncü en sık)
•
Embriyonel karsinom (% 4)
•
Poliembriyoma
•
Koryokarsinom (nongestasyonel)
•
Mikst germ hücreli tümörler
Tedavi
:ı,
Cerrahi olarak TAH+BSO+ pelvik-paraaortik
lenf nodu diseksiyonu + İnfrakolik
omentektomi uygulanır.
sık)
•
186 .._ TÜM TUS SORULAR!
lmmatür teratom (% 10-20) {ikinci en sık)
Matür teratom (benign)
Granüloza hücreli tümör seks kord stromal tümör
Overin yüzeye/ epitelinden köken
almaz.
i. Solid teratom
ii. Kistik teratom (dermoid kist, fetiform
teratoma-homunculus)
Seröz adenom, musınoz adenom, endometrioid
karsinom ve Brenner tümörü ise everin yüzeyel
epitelinden köken alır.
2. Bifazik / Trifazik teratomlar
3. Monodermal
teratomlar
ve
somatik
tümörler
Struma ovarii (tiroid dokusu)
Karsinoid (nörosekretuvar doku)
Nöroektodermal tümör
Melanositik
c) Seks Kord Stromal (Mezenkimal) Tümörler (%
5-8)
1. Granüloza-stromal hücreli tümörler
Granüloza hücreli tümör
Tekoma, fıbroma
grubundadır.·
5. Endometrioid tümör over kanser grupları içinde
hangisinde~? (Eylül - 1994)
A) Seks-kord stromal
B) Epitelyal
C) Germ hücreli
D) Metastatik
E) Hiçbiri
Doğru
cevap: B
1
Endometrioid tümör, epite/ya/ over tümqrüdür.
Endometrioid Kistadenokarsinom (% 10)
Bu tümörler %30 bilateraldirler. Endometrioid
neoplazi ve endometriozisin bütün benign
tiplerini içerir.
2. Androblastom (arrhenoblastom)
Sertoli hücreli tümörler
Leydig hücreli tümörler (hilus hücreli
tümörler)
Olguların %5-1 0'unda ipsilateral overde
endometriozis odağı bulunur.
Sertoli-Leydig hücreli tümörler
Endometriyum benzeri yapılardan oluşur ve
endometriyum kanseri ile en sık birliktelik
gösteren over tümörüdür (%15-20).
3. Jinandroblastom (% 1O)
4. Anüler tübüluli seks kord tümörler
5. Steroid ljücreli tümörler (stromal luteoma,
Leydig hücreli tümör)
6.
Sınıflandırılamayan
tümörler
6. Overde çölom epitelinden kaynaklanan tümör
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 2o'o1)
A) Tekoma
B) Fibrom
C) Disgerminom
D) Granüloza hücreli tümör
E) Endometrioid tümör
Doğru ce~ap: E
Seks kord-stromal
- Granüloza hücren
-Tekoma
- Flbroma
- Serto1i hücreli
- Sertoli-Leydg hücreli
- Sterold hücreli
Yüzey epltell
- Seröz
- Müsinöz
- Endometriod
- Berrak hücreıı
- Transizyonel hücreli
Germ hücreli
- Disgerminom
-Yolksac
- Embriyona! karsinom
- Koryokarsinom
-Tef"!=ltom
Over tümörlerinin histopatolojik sm1flamas1
4. Over
yüzeyinden
köken
almayan
tümör
(Nisan 1993, Nisan 1995)
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Granüloza hücreli tümör
B) Brenner tümörü
C) Seröz adenom
D) Müsinöz adenom
E) Endometrioid karsinom
Doğru
cevap:
A
Endometrioid tümörler çölomik=germinal epitelden
kaynaklanırlar.
Tekoma, fıbrom ve granüloza hücreli tümör seks kord
stromal tümörken, disgerminom ise germ hücreli
tümördür.
7. Aşağıdaki malign germ hücreli tümörlerden overde
mli!!!i görüleni hangisidir? (Eylül - 1995, Eylül 1997)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Disgerminom
Embriyonel karsinom
lmmator teratom
Koryokarsinom
Endodermal sinüs tümörü
cevap: A
En sık görülen germ hücreli tümör DERMOİD KİST,
!11il1İ!llJ. germ hücreli tümör ise DİSGERMINOM'dur.
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM .. 187
8. Aşagıdakilerden hangisi bir germ hücreli over
tümörüdür? (fılisan - 1997)
11. İnguinal lenf nodu metastazı olan over kanserli bir
olguda FIGO'ya göre evre kaçtır? (Eylül - 2002)
A) Fibroma
B) Granüloza hücreli tümör
C) Endometrioid tümör
D) Tekoma
E) Endodermal sinüs tümörü
Doğru
A) IIA
B) IIIA
C) 111B
D) IIIC
E) IVB.
cevap: E
Doğru
Endodermal sinüs tümörü,
tümörüdür.
Fibroma, granüloza hücreli tümör ve tekoma seks
kord stromal tümör grubunda, endometrioid tümör ise
epitelyal ever tümörleri grubundadır.
9. Hangisi germ
(Nisan - 1999)
hücreli
cevap: E
germ hücreli over
over tümörü
değildir?
Over kanserinde inguinal lenf nodu tutulumu evre
IVB'dir. Retroperitoneal lenf nodu tutulumu ise
evre ///'dür.
' Aşağıdaki germ hücreli over tümörleri ve tümör
12.
1
belirteçleri eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
(Eylül 2013 Orijinal)
A) Teratom
B) Disgerminom
C) Granuloza hücreli tümör
D) Embriyonel karsinom
E) Koryokarsinom
Doğru
A)
B)
C)
D)
E)
cevap: C
Granüloza
tümördür.
Doğru
hücreli
tümör seks
kord
Disgerminom
Embryonel karsinom
lmmatür teratom
Koryokarsinom
Endodermal sinüs tümörü
AFP(-), hCG (-)
AFP(+), hCG (+)
AFP(-), hCG (-)
AFP(-), hCG (+)
AFP(-), hCG (+)
cevap: E
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
10. Over kanserlerinde evre
hangisidir? (Nisan - 1992)
III
1.
Disgerminom
AFP(-), hCG (-), PLAP+
il. Endodermal sinüs tümörü
111. Embryonel karsinom
iV. Granüloza hücreli tümör
aşağıdakilerden
V. Koryokarsinom
AFP(-), hCG (+)
AFP(+), hCG (+)
lnhibin
hCG
Yukandaki over tümörlerinde kullanıJabllecek oJan tümör
belirteçlerden hangisi Yi!llGı eşleştlrilmlştir? (E~ül 2013 BENZERi)
Bilateral overde tümör+ asit
Sitoloji + plevra! efüzyon
Pelvik lenf nodu metastazı
Tek overde tümör+ asit
A) ,Yalnızı
B) Yalnız il
C) Yalnız ııı
D) I, llvelV
E) il, lllveV
Karaciğer metastazı
Doğru
Doğru
Tümör belirteci
stromal
Teratom, disgerminom, embriyonel karsinom ve
koryokarsinom ise germ hücreli ever tümörlerindendir.
A)
B)
C)
D)
E)
Over tümörü
cevap : B
cevap: C
Endosermal sinüs tümörü primitif yo/k kesesinden
köken almakta olup en önemli tümör belirteci
AFP'dir. AFP pozitif hCG negatif bir tümördür.
Over kanserlerinde pelvik lenf nodu metastazı
evre ///'dür.
Tek veya bilateral overde sınırlı tümör ve asit
mayinde malign hücre varsa evre IC'dir
Pelvik peritoneal
yayılımı
Karaciğer metastazı
Tümör Belirteçleri
-.---,---
olan tümör evre ll'dir.
..
....
,_
.... , ...
Epi'telial Over Tümörü
ve plevra! efüzyon olan tümör
evre IV'tür
.,
. Müsinöz
Kistadenokaı:5inom
Endodermal Sinüs Tümörü
"FIGO Evre/emesi (Cerrahi)" başlıklı tabloya bakınız.
: lmmatür teratom
•
CA-125
CEA
AFP(+), hCG (·)
AFP(·), hCG (·)
Embriyonel Karsinom,
Polyembriyoma
AFP(+), hCG (+)
Koryokarsinom
AFP(·), hCG (+)
Disgerminom
LDH ve PLAP (+), AFP ve hCG (·)
Granüloza Hücreli Tümör
lnhibin
'
'
.
'
'
1
188 _,. TÜM TUS SORULAR!
FIGO Evrelemesi (Cerrahi)
Tek overde s1mrh tümör (kapsül intakt); d1ş yüzeyde tümör ya da malign hücre içeren asit ve/ veya yıkama s1V1s1 yok
Tek veya iki overde s1mrl1 tümör ve
aşağ1dakilerden
herhangi birinin
eşlik
etmesi
1C1: lntraoperatif cerrahi yayıhm
1C2: Cerrahi öncesinde kapsül rüptürünün olmas1 veya over yüzeyinde tümör mevcudiyeti
1C3: Asit s1V1smda veya peritoneal yıkamalarda malign hücre varllğı
Pelvik yayıhm gösteren tek veya her iki overi içeren tümör
Uterus ve/veya tüplere yayıhm gösteren tümör
Diğer
pelvik intraperitoneal dokulara yayıhm gösteren tümör
'
Pelvis dışmda perttoneal yayıllmm sitolojik veya histotojik olarak gösterilmiş olduğu ve/veya retroperitOenal
lenf
nodlarına
metazm olduğu tek veya her iki oveıi içeren tümör
Retoperitoneal lenf nodu
metastazı
± mikroskobik ekstrapelvik peıitoneal tutulum
Sadece retroperitoneal lenf nodlannın pozitif olması.
IIIA1 (i): Metastaz boyutu s 10 mm
I\IA1 (ii): Metastaz boyutu> 10 mm
Mikro:kopik, ekstrapelvik peritoneal tutulum ± retroperitoneal lenf nodu
metastazı
s 2 cm boyutunda makroskopik ekstrapetvik peritoneal metastaz± retroperitoneal lenf nodu
metastazı.
> 2 cm boyutunda makroskopik ekstrapelvik peritoneat metastaz± retroperitoneal lenf nodu metastazı
(Karaciğer/dalak kapsül tutulumunu içerir).
Peritoneal metastazlar dışındaki uzak metastazlar
Sitoloji
pozitifliği
olan plevral efüzyon
Abdominalkavitedışındakilenfnodlanveinguinallenfnodalantutulumudadahilolmaküzere
metastazlan
(Karaciğer/dalak
yaşındaki kadın hastada, sağ adneksiyal
bölgede hissedilen dolgunluk hissi ve ağrı nedeniyle
yapılan
ultrasonografık
incelemede hemorajiyle
uyumlu geniş alanlar, nekroz ve kistik dejenerasyonlar
içeren ovaryan kitle saptanmıştır.
13. Yirmi iki
Serum a-fetoprotein düzeyi yüksek, koryonik
gonadotropin ve karsinoembriyonik antijen
düzeyleri normal sınırlarda ölçülen bu hasta
için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 2015 Orijinal)
A) Endodermal sinüs tümörü
B) Steroid hücreli tümör
C) Metastatik kolon tümörü
D) Matür kistik teratom
E) Sertoli-Leydig hücreli over tümörü
ekstraabdominal organ
parankimal metastazını içerir).
Doğru
cevap: A
Endosermal smus tümörünün en önemli tümör
bellrteci AFP'dir. Koryonik gonadotropin ve
karsinoembriyonik antijen düzeyleri normal
sınırlardadır.
•
Embriyona! karsinomda AFP ve hCG pozitiftir.
Koryokarsinomda AFP negatif hCG pozitiftir.
Matür kistik teratom nan-fonksiyonel over
tümörüdür.
•
Sertoli - Leydig Hücreli Tümör, reprodüktif çağdaki
kadınlarda en sık görülen virilizan tümörlerdir.
Plazma testosteron ve androstenedion düzeyleri
artmıştır, DHEA-S düzeyi normal sınırlarda veya
r
'
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM .,, 189
hafifçe yüksektir. Bu androjenik etkiye bağlı olarak
oligoamenore, meme ve uterus atrofisi, vücut
konturlarının kaybı ile karakterize defeminizasyon
bulguları görülür. Daha sonra kıllanma, akne, saç
hattının gerilemesi, kliteromegali ve ses değişikliği
gibi maskülinizan bulgular da ortaya çıkar.
16. Aşağıdakilerden hangisi epitelyal over kanseri
etiyolojisinde risk faktörleri arasında değildir?
(Eylül 2012)
A) Erken menopoz
B) Erken menarş
C) Lynch sendromu
D) Düşükparite
E) 1nfertilite
14. Serum alfa-fetoprotein (AFP) ve insan koryonik
gonadotropin yüksekliği bulunan germ hücreli
aşağıdakilerden
hangisidir?
over
tümörü
(Nisan 2012)
A) Disgerminom
B) Koryokarsinom
C) Embriyona[ karsinom
D) Endodermal sinüs tümörü
E) lmmatür teratom
Doğru
Doğru
cevap: A
Erken menopoz değil tam tersine geç menopoz
epitelyal over kanseri için risk faktörüdür.
.Risk Faktörleri
İleri ya,;
I
Erken menarş
Geç menopoz
Nulliparite
cevap: C
İnfertilite
Over tümörlerinde kullanılan tümör markerları
bilinmelidir...
Genetik (herediter over kanseri):
kanserlerinin %5-10'dan sorumludur.
Germ hücreli overtümörü olup AFP ve hCG pozitifliği
olan tümörler embriyona[ karsinomdur.
Disgerminom, immatürteratom ve matürteratom-+
AFP ve hCG negatif
17.
Over
Aşağıdaki genlerden hangisinin mutasyonu ailevi
over kanserinin gelişiminde rol oynar? (Nisan - 2003)
Koryokarsinom -+ hCG pozitif, AFP negatif
Endodermal sinüs tümörü .... AFP pozitif, hCG
negatif
aşağıdaki epitelyal
over tümörlerinin hangisinden histolojik olarak
ayırt edilemez? (Aralık- 2010)
15. Primer peritoneal tümörler,
A) Müsinöz
B) Seröz
C) Endometrioid
D) Mezonefroid
E) Brenner
Doğru
cevap: B
Primer peritoneal tümörler histolojik·olarak primer
over seröz tümörlerinden ayırt edilemez.
A) p53
B) BRCA1
C) Retinoblastom
D) ras
E) myc
Doğru
BRCA geni mutasyonu over ve meme kanseri
etyolojisinde rol oynar.
Herediter over kanserlerinin çoğu 17. kromozomdaki
BRCA • 1 tümör supresör genindeki mutasyon
sonucu gelişir(% 28 -44). Daha az bir kısmı ise 13.
kromozomdaki BRCA- 2 tümör supresyon genindeki
mutasyon sonucunda gelişir (% 27).
•
Klinik olarak peritoneal karsinom overtümörlerini
taklit eder.
BRCA gen mutasyonu otozomal dominant olarak
kalıtılır.
Peritonun primer malign transformasyonuna, primer
peritoneal karsinom veya primer peritoneal papiller
seröz karsinom denir.
Seröz peritoneal karsinomlarda esas olarak
uterosakral ligaman, pelvik periton veya omentum
etkilenmiş olup overler ya hiç tutulmamıştır ya da
minimal tutulmuştur.
cevap: B
DiKKAT: Over kanserinde en fazla eksprese
edilen ise p53'tür.
18. Vazomotor semptomlarla başvuran ve aile
öyküsünde ann~annesinde over, babasında kolon,
annesinde meme kanseri olan osteoporotik ve
postmenopozal bir kadında aşağıdaki tarama
testlerinden hangisi gerekli değildir? (Eylül - 2005)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Kolonoskopi, gaitada gizli kan araştırması
Servikal Pap smear
Kolposkopik inceleme
Mammografı ve meme ultrasonografısi
Vajinal pelvik ultrasonografi ve CA-125 düzeyi tayini
cevap: C
'
'
'
l
190 -4 TÜM TUS SORULAR!
'
Bu olgu vazomotor semptomlarıyla menapozal
dönemdeki bir bayanı ve ailesel tümör öyküsüyle
muhtemel Lynch 2 sendromunu (HNPCC)
tanımlamaktadır.
Bu olgularda görülebilecek
kanserler arasında ko/on1 meme, over ve
endometriyum kanserleri bulunmaktadır.
Kolon kanserleri için fleksible rektosigmoidoskopi,
gaytada gizli kan ve gerekli olduğunda ileri tetkik
için çift kontrast kolon grafisi yapılmalıdır.
Menapozdaki olgunun rutin taramasında ise
açlık kan şekeri, karaciğer • böbrek fonksiyon
testleri, lipid profili ve tam kan sayımı yapılır.
Mammografi ve meme ultrasonografisi, kemik
mineral yoğunluğu değerlendirilir. Pelvik muayene
ve konvansiyonel pap smear yapılır.
Over kanseri riskine
CA-125 bakılır.
karşı
vajinal
ultrasonografı
ve
Kolposkopi ise rutin tarama içerisinde yer almaz.
19. Karında asit ve plörezi saptanan asemptomatik
hastanın abdominal kitlesinin nedeni, en büyük
olasılıkla aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1988)
A) Tüberküloz
B) Ute.rin leiomyosarkom
C) Metastatik serviks kanseri
D) Over karsinomu
E) Metastatik enpometriyum kanseri
Doğru
cevap: D
Postmenopozal kadında asitle birlikte abdominal
kitlenin en sık sebebi over karsinomudur.
Over karsinomunun ilk ve en sık klinik prezentasyonu
da genellikle abdominal kitledir.
Postmenopozal dönemde 5 cm'lik so/id kitle olması
over kanseri açısından şüphe uyandırmaktadır. Bu
sebeple hastaya eksplorasyon yapılmalıdır.
Eksplorasyon ile kitlenin orijini ve benignmalign ayrımı yapılmalıdır. Buna göre ameliyat
şekillendirilir.
Takip veya 2 ayda bir kontrol malignite şüpesi
olduğundan uygun yaklaşımlar değildir.
•
Hastada postmenopozal kanama, endometrial
kalınlık ve anormal sitolojik bulgu olmadığından
dolayı fraksiyone küretaj + kolposkopi seçeneği
uygun yaklaşım değildir.
21. Erken evre epitelyal over kanserinde, aşağıdaki
faktörlerden hangisinin kötü prognostik etkisi
azdır? (Eylül - 2009)
]
m
1
Doğru
cevap: D
Erken evre over kanserlerinde kötü Prognostik
faktörler; tümör derecesi, kapsüller penetrasyon,
yüzey tutulum/arı ve ma/ign asittir: Tümörün
operasyon sırasında iatrojenik rüptürü kötü
prognostik faktör değildir ancak preoperatif rüptür
prognozu kötüleştirir.
;
/
Over tümörlerinde risk belirleyici faktörler
Düşük
Yüksek risk
Asit ve plörezi metastaza bağlı lenfatik obstrüksiyon
sebebiy\edir.
Ovaryan fibromaların % 1 'ine asit ve plevra\
effüzyon eşlik eder. Buna Meigs sendromu adı
verilir.
20. Karın ağrısı şikayeti ile başvuran yetmişbeş yaşındaki
postmenopoza\ hastanın yapılan pelvik muayenesinde
vagen, vulva, uterus atrofık ve sol ever pa\pable olarak
izleniyor. Ultrasonografıde sol overde 5 cm çapında
solid kitle tespit ediliyor.
Bu hastada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 1991)
A) Ooferektomi
B) Eksp\orasyon
C) 2 ayda bir muayene
D) Rutin periyodik takip
E) Fraksiyone küretaj + kolposkopi
Doğru
1
A) Tümör diferansiyasyon derecesi
B) Kapsül penetrasyonu
C) Tümör yüzey düzensizlikleri
D) lntraoperatif rüptür
E) Ma\ign hücre içeren asit sıvısı
risk
Düşük
Yüksek dereceli
Cle~r cell kanser
KapSülü aşm1ş tümör
Non-clear cell kanser
Yüzey tutulumu var
Yüzey tutulumu yok
Asit var (malign asit)
Sitoloji (+)
Asit yok
Periton sitolojisi (-)
intakı
dereceli
kapsül
Preoperatif rüptür
Unrüptüre-veya
Anöploid tümör
Pelvik peritonda dens
intraoperatif rüptür
Diploid tümör
,
adezyon var
Pelvik peritonda dens
adezyon yok
22. En sık görülen
(Eylül - 1993)
over
karsinomu
A) Seröz kistadenokarsinom
B) Endometrioid tümör
C) Disgerminom
D) Brenner tümörü
E) Müsinöz kistadenokarsinom
cevap: B
Doğru
cevap: A
hangisidir?
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 191
En sık görülen malign over tümörü epitelyal
over tümörleri (%65-90) olup en sık görülen
malign epitelyal over tümörü de seröz
kistadenokarsinomdur.
25. Üreme çağındaki bir kadının sol overinde gelişen ve
tüm overi kapsayan,
Aşağıdakilerden
olma
Disgerminom ise en sık görülen malign germ hücreli
over tümörüdür
Doğr'!
yapıda
olma
A) Disgerminom
B) Ovaryan fibrom
C) Musinöz tümör
D) Transizyonel hOcreli tümör
E) Sertoli Leydig hücreli tümör
Doğru
Endodermal sinüs tümörünün ise hepsi tek
taraflıdır.
gelişebilen
ve endometriozisle birlikte ~ görülen tümör
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 1997)
A) Adenoskuamöz kanser
B) Berrak hücreli karsinom
C) Endometrioid karsinom
D) Brenner tümörü
E) Granüloza hücreli tümör
Doğru
cevap: C
over tümörterinden hangisinin kistik
ihtimali en yüksektir? (Nisan 2016 BENZER[)
Overin, bilateral olarak en sık gözlenen primer
tümörü seröz kistadenokarsinomdur.
Seröz kistadenokarsinom % 50 bilateraldir.
Müsinöz kistadenokarsinom % 1O bilateraldir.
Matür kistik teratom % 1O bilateraldir. En sık
bilateral olan malign germ hücreli over tümörü
Disgerminom'dur (% 10-15).
odaklarından
hangisinin tanımlanan bu tümör
(Nisan 2016 Orijinal)
azdır?
Aşağıdaki
cevap: C
24. Overde endometriozis
çıkarılıyor.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
A) Müsinöz kistadenokarsinom
B) Teratom
C) Seröz kistadenokarsinom
D) Brenner tümörü
E) Clear celi tümörü
Doğru
en
solid bir kitle
A) Disgerminom
B) Ovaryan fıbrom
C)Musinöz tümör
D) Transizyonel hücreli tümör
E) Sertoli Leydig hücreli tümör
DiKKAT: En sık görülen germ hücreli tümör
DERMOiD KiST, maliqn germ hücreli tümör ise
DiSGERMİNOM 'dur.
23. Overin, bilateral olarak fil!....li!.!!. gözlenen primer
tümörü aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1992,
Eylül 1996)
olasılığı
tamamı
cevap: C
Endometriozis ve endometrium kanseri ile en sık
birliktelik gösteren over tümörü endometrioid
karsinomdur.
Endometrioid Kistadenokarsinom:
cevap: C
Müsinöz over tümörleri kistik ve so/id alanlar içerir
iken diğer şıklarda verilen tümörler solid yapıdadır.
Solid Ovaryan Kitleler
:,, Ffbroma ve fibrotekoma (en
)>
Seks-kord stromal tümörler
)>
Krukenberg tümörü
)>
Karsinoid tümör
sık)
> Ovaryan leiomiyoma ve leiomiyosarkom
> Primer lenfoma
> Transisyonel hücreli tümör (Brenner)
. > Ovaryan remnant sendromu
26. Psödomiksoma
peritonei
hangisidir? (Eylül -1994)
aşağıdakilerden
A) Peritonun miksomatöz dejenerasyonu
B) Müsin salgılayan over tümörünün intraperitoneal
yayılımı
C) Yaygın periton enfeksiyonu
D) Peritonda yaygın sıvı birikimi
E) Hiçbiri
Doğru
cevap: B
M,üsin
salgılayan
over tümörünün intraperitoneal
Bu tümörler% 30 bilateraldirler.
yayılımına psödomiksoma peritonei adı verilir. ·
Endometrioid neoplazi ve endometriozisin
bütün benign tiplerini içerir.
Appendiks karsinomu ve appendiks mukoselinin
de pseudomiksoma peritonei nedeni olabileceği
Olguların
% 5 - 1 0'da ipsilateral overde
endometriozis odağı bulunur.
Endometrium benzeri yapılardan oluşur ve
endometrium kanseri ile en sık birliktelik
gösteren overtümörüdür(% 15 -20).
unutulmamalıdır.
Müsinöz Kistadenokarsinom
Bu tümörler, over tümörlerinin en büyükleridir
(16-17 cm).
Genellikle unilateraldirler, %8-1 O bilateral
olabilirler.
•ı
192 ~ TÜM TUS SORULAR!
Tümör içinde fokal endometriozis
yaygın olarak bulunur.
Bu tümörler müsin salgılayan epitel döşeli loküle
kistlerden oluşur ve intraperitoneal yayılım
göstermelerine psödomiksoma peritonei adı
verilir.
lnutero DES öyküsü mevcuttur.
Tümörlerde berrak hücreler ve kabara çivisi
(hobnail) hücreleri görülür.
Endoservikal epitele benzer epitelle döşelidir.
GIS tipi hücre goblet hücreleri içerdiğinden
histolojik olarak GIS kanserleri ile karışır.
Bazı
tümörler gastrin
yapılmalıdır.
27. Gastrointestinal traktus kanserlerinin overe
metastazları histolojik olarak aşağıdaki epitelyal
över tümörlerinin hangisinden ayırt edilemez?
(Nisan 2012)
A) Müsinöz
B) Seröz
C) Endometrioid
D) Mezonefroid
E) Brenner
Doğru
Erken dönemde metastaz yapan, agresiv, en
kötü prognozlu tümörlerdir.
salgılar
Primer odak o ver veya appendikstir. Bunun ayırımı
için bütün hastalara rutin olarak appendektomi
Müllerian epitelle döşelidir.
29. Histolojik olarak tuba epitel hücrelerine benzeyen
yapı aşağıdaki over tümörlerinin hangisinde
görülür? (Eylül - 1988)
A) Seröz kistadenom
B) Musinöz kistadenom
C) Fibrom
D) Brenner tümörü
E) Dermoid kist
Doğru
cevap: A
Overin epitel kökenli kanserleri ve benzedikleri
hücresel tip sıklıkla sorulmaktadır. Aşağıdaki tablo
dikkatle incelenmelidir.
cevap: A
Müsinöz over tümörleri, endoservika/ veya
intestinal tip (goblet hücresi) hücrelere benzeyen
müsin salgılayan epitel döşeli /okü/e kist/erden
oluşur. Gastrpintestina/ sistem tipi hücre (gob/et
hücreleri) içerdiğinden histolojik olarak GİS
kanserleri ile karışabilir.
Epitel over tümörlerinin özellikleri
Endodsalpingeal
Seröz
Endometrioid
En büyük boyuta ulaşan over tümörü ... Müsinöz
kistadenokarsinom
Goblet hücrelerinin izlendiği over tümörll ...
Müsinöz kistadenokarsinom
Endoservikal glanduler epitele benzeyen over
tümörü ••. Müsinöz kistadenokarsinom
Doğru
Müsinöz kistadenokarsinom
Seröz kistadenokarsinom
Brenner tümörü
Endometrioid tümör
Mezonefroid tümör
cevap: E
Berrak hücreli karsinomlara hiperkalsemi ve
hiperpireksi gibi paraneoplastik bulgular eşlik
eder.
Berrak Hücreli
Karşinom
(Mezonefroid karsinom)
Proliferatif
75-80 ;
50
10
30
5
10
endometrium
Müsinöz
Endoservikal,
lntestinal
Brenner
Transizyonel
Berrak
hücreli
sekretuvar veya
<
1
o
<
1
o
Müllerian,
gestasyonel
endometrfum
28. Hiperkalsemi ve hiperpireksi yapan over tümörü
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 1998)
A)
B)
C)
D)
E)
odakları
30. Aşağıdaki epitelyal over tümörlerinden hangisi
karşısında
verilen hücresel tip ile doğru
eşleştirilmiştir? (Nisan - 1999)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Seröz tümör
Musinöz tümör
Brenner tümörü
Endometrioid tümör
Mezonefroid tümör
Endoservikal hücre
Endosalpingeal hücre
Transizyonel hücre
Müllerian hücre
Anaplastik hücre
cevap: C
Unilateraldirler. Sıklıkla grade 3'tür ve
gradeleme yapılmasına gerek yoktur.
Brenner tamöründe transizyonel hücreler görülür.
• Seröz tümörlerde endosalpingeal hücre tipi
görülür.
Hiperkalsemi ve hiperpireksi ile birlikteliği en
fazla görülen tümörlerdir.
Müsinöz tümörlerde endoservikal, intestinal hücre
tipi görülür.
r
1
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 193
'
•
Endometrioid tümörlerde proliferatif endometrium
hücreleri görülür.
Berrak hücreli tümörlerde müllerian tipinde
hücreler görülür.
31. Aşağıdakilerden hangisinde verilen over tümörü
karşısında belirtilen hücre tipinden köken almaz?
(Eylül - 2003)
Tümör
Hücre tipi
A) Brenner
B) Seröz
C) Musinöz
D) lndiferansiye
E) Endometrioid
Doğru
Transizyonel
Endosalpingeal
Müllerian
Anaplastik
Endometrial
cevap: C
Müsinöz tip
endoservikal
ovarian kanser müllerian değil
ve intestinal tip hücrelerden
kaynaklanır.
~
~
En sık rastlanılan semptom
büyümesidir.
~
. ~ Radyoterapiye
duyarlı
33. Aşağıdaki doku komponentlerinden hangisi fazla
olursa everin immatür malign teratomlarında
malignite derecesi artar? (Nisan - 2000)
A) lmmatür nöroepitelyal doku
D) lmmatür kıkırdak dokusu
E) lmmatür kemik dokusu
32. Aşağıdaki germ hücreli tümörlerden hangisinin
bilateral olma olasılığı en yüksektir? (Nisan 2004,
Nisan 2007, Nisan 2010)
Doğru
Matür teratomdan farklı olarak immatür veya
embriyonel yapılar içerir.
Tümör belirteçleri negatiftir.
En önemli prognostik faktör tümörün grade'didir.
Undiferansiye nöral dokunun miktarı da grade i
belirler.
Tedavi unilateral
evrelemedir.
Benign olan gonadoblastomdan gelişir.
Erkeklerdeki seminoma ile homologdur.
~
Histolojik olarak lobüller içerisinde fıbröz septalar,
granülom ve yaygın nekroz bulunur. Bu nedenle
tüberküloz ile karışır.
ooferektomi ve
Çok nadiren bilateral olduklarından
biyopsi almak gereksizdir.
Disgerminom
~
arttıkça
Embriyonun her üç gerrn yaprağından da komponent
içerir. lmmatür teratomların %50'si 10-20 yaş
arasında görülür.
Germ hücreli over tümörleri içersinde en sık
bilateral olan malign germ hücreli over tümörü
Disgerminom'dur (%10-15). Endodermal sinüs
tümörünün ise hepsi tek taraflıdır.
En sık bilateralite gösteren germ hücreli
tümördür(% 10-15).
teratomlarında
miktarı
İmmatür Teratom
cevap: C
~
cevap: A
Overin
immatür
malign
undiferansiye nöral dokunun
malignite dereceside artar.
A), Malign teratom
B) Embrional karsinom
C) Disgerminom
D) Endodermal sinüs tümörü
E) PoliembriYoma
En sık görülen malign germ hücreli over
tümörüdür. Olguların % 75'i, 10-30 yaşları
arasındadır. Gebelikte en sık karşılaşılan malign
over tümörüdür (% 20-30).
gösteren over
tek over tümörüdür.
Seröz tümörler endosalpingeal tip hücrelerden
kaynaklanır.
hızlı
~, Tedavi ilk konserviıtif cerrahidir (USO). Metastatik
hastalıkta KT uygulanır.
B) lmmatür çizgili kas dokusu
Endometrioid karsinom endometrial tip hücrelerden
~
yayılım
C) lmmatür epitelyal doku
kaynaklanır.
Doğru
En sık lenfatik yolla
tümörüdür.
kaynaklanır.
İndiferansiye karsinom anaplastik tip hücrelerden
karnın
Olguların %95'inde LDH ve plasenta! alkalen
fos.{ataz (PLAP) seviyeleri artar, AFP ve hCG
· negatiftir.
Brenner tümörü transizyonel tip hücrelerden
kaynaklanır.
•
Bazen sinsityotrofoblastik dev hücreler içerebilirler,
bu durumda puberte prekoks veya virilizasyon
görülür.
karşı
cerrahi
overden
Asit varsa grade"e bakılmaksızın kemoterapi
uygulanmalıdır.
34. En çok torsiyone olan over tümörü hangisidir?
(Nisan - 1989)
A) Granüloza hücreli tümör
B) Dermoid tümör
C) Arrhenoblastom
D) Epidermoid karsinom
E) Brenner tümörü
Doğru
cevap: B
194 ~ TÜM TUS SORULAR!
Dermoid tümörler (matür kistik teratom) en sık
torsiyone ve rüptüre olan over tilmörleridir. Bu
tümör ile ilgili diğer önemli bir bilgi ise nadiren
malignleşir ve malignleşir ise de en sık skuamöz
hücreli kanserlere dönüşür.
siruma ovarii, benign germ hücreli tümör olup
spesiya/ize monodermal bir teratomdur. Struma
ovarii'de tedavi basit cerrahi eksizyondur. Soruda
basit cerrahi eksizyon yapılmış olduğundan
operasyona son verilir ve ek birşey yapılmaz.
37. Aşağıdaki germ hücreli over tümörlerinden hangisi
primitif yolk saktan köken alır? (Eylül - 2003)
Matür Kistik Teratom (Dermoid kist)
En sık görülen teratomdur (% 95) ve %10
bilateralite gösterir. 2-3. dekatta en sık rastlanılan
nen-fonksiyonel ever tümörüdür.
Ende, ekte ve mezodermal komponentler
içerirler. En sık rastlanılan ektodermal orijinli
komponentlerdir (saç follikülü, yağ ve ter
bezleri). 40 yaş üzerinde malignleşme riski vardır
ancak insidansı düşüktür (%0,5-2)
A) lmmatür teratom
B) Koriokarsinom
C) Poliembriyoma
D) Endodermal sinüs tümörü
E) Embriyonel karsinom
Doğru
Primitif yolk sakdan köken alan germ hücerli over
tümörü endodermal sinüs tümörüdür. i
Başlangıçta
sık gelişen
En
sık
tamamen benign olan teratomun en
kanseri skuamöz hücreli kanserdir.
torsiyone (%15) olan over tümörüdür.
Matür kistik teratomlar gebelikte en
benign over tümörleridir.
sık
görülen
'
Endodermal Sinus Tümörü (EST)
(Yolk Sac Tümörü)
Primitif vitellin kesesinden gelişir. Tanı sırasında
ortalama yaş 16-18'dirveolguların 1:3'0 premenarşal
dönemdedir.
Tedavide kistektomi, nadiren ooforektomi yeterlidir.
Her zaman unilateral olduklarından diğer overden
biyopsi alınması kesin kontrendikedir. Çok hızlı
büyümesi karakteristik bulgusudur. Abdominal
veya pelvik ağrı en sık görülen semptomdur
(%75).
35. Over dokusunda aberran tiroid dokusu bulunmasıyla
karakterize germ hücreli tümör aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan - 1990, Nisan 1996)
A) Struma ovari
B) Dermoid kilt
C) Kistik teratom
D) Epidermoid karsinom
E) Solid teratom
Doğru
cevap: D
Tümörlerin çoğu AFP salgılar. Hastalığın yaygınlığı
AFP düzeyi ile de koreledir. hCG düzeyi ise
normaldir.
.
Mikroskopik olarak karakteristik yap/ Schiller-Duval
cisimcikleridir.
cevap: A
Tedavi, unilateral salpingoooferektomidir.
Her hastaya mutlak kemoterapi uygulaması
gerektiğinden cerrahi evreleme her hasta için gerekli
Soruda Struma ovari tarif edilmiştir.
Struma ovari
değildir.
Benign bir monodermal teratomdur
Ana komponenti tiroidin parankima! dokusudur
ve klinik olarak hipertiroidi bulguları verir.
Tedavisi basit cerrahi eksizyondur.
36. Yirmi yedi yaşında bir çocuklu hasta karında kitle
nedeniyle laparotomiye alınıyor. Sol overde 8 cm'lik
yer yer kistik ve solid kitle görülüyor. Kitle frozen
sectionda struma ovarii olarak geliyor.
Bu hasta için bundan sonraki en uygun yaklaşım
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 2001)
A) Ameliyata son verilir, bir. şey yapılmaz
B) Total histerektomi + diğer overden biopsi alınır
C) Diğer overden biyopsi yapılır
D) Omentektomi + pelvik lenf nodu diseksiyonu
E) Ameliyata son verilir, kemoterapi yapılır
Doğru
cevap: A
38.
Aşağıdaki tümörlerden hangisi gençlerde daha
izlenir? (Nisan - 1996)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
sık
Endometrioid karsinom
Seröz kist adenokarsinom
Müsinöz kist adenokarsinom
Krukenberg tümörü
Endodermal sinüs tümörü
cevap: E
Endometrioid karsinom, seröz ve müsinöz
kistadenokarsinom epitelyal over tümörleri olup
daha çok postmenopozal yaşlarda görülür.
Krukenberg tümörü everin metastatik karsinomu
olup daha çok ileri yaşlarda görülmektedir.
Endodermaı sinüs tümörü gibi germ hücreli tümörler
ise genellikle ilk 2 de katın hastalığıdır. Endodermal
sinüs tümöründe tanı sırasında ortalama yaş 16 1B'dir ve olguların 1:3'ü premenarşal dönemdedir.
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 195
39. Endodermal sınus tümörü için spesifik antijen
hangisidir? (Eylül -1992, Eylül 2002, Eylül 2004)
A)AFP
B)CEA
C) CA-125
D) Beta-hCG
E)ANA
Doğru
cevap: A
Endodermal sinüs tümörü AFP salgılar. Hastalığın
yaygınlığı AFP düzeyi ile de koreledir. hCG düzeyi
ise normaldir.
Prfmordlal
Over tümörlerinde patognomonik
mikroskobik belirteçler
Seröz
Psammom cisimciği
Müsil1öZ--
Goblet hücresi
Berrak hücreli (mezonefroid
tümör)
Berrak hücreler ve kabara
çivisi hücreleri (hobnail)
Brenner
Walthard
Endodermal sinüs tümörü
Schiller-Duval cisimcikleri
qranüloza hücreli tümör
Call Exner cisimciği
Leydig hücreli tümör
lntrasitoplazmik Reinke
kristalleri
Krukenberg tümörü
Taşl1
Gorm
HQcrelerl
Dlsgennlnom
AFP(•)
hCG(·)
ı
Trofoblast
ı
Ekstraembryonlk
Farklılaşma
•
Yolk sac
(Vltelln kesesi)
t
Embryonlk
Farklılaıma
•
lmmatOr
Teratom
AFP(-)hCG(-)
t
t
t
Korfokarslnom
AFP(-)
hCG(+)
Endotermal
slnDstDm6r
AFP(+) hCG(-)
MatDr Teratom
AFP(-)
hCG(-)
Germ hücreli over tümörlerinin özellikleri
40. Schiller
Duval cisimciği
hangisinde görülür? (Eylül - 1998)
aşağıdakilerden
A) Sertoli - Leyding hücreli tümör
B) Seröz papiller tümör
C) Teratom
D) Granüloza hücreli tümör
E) Endodermal sinüs tümörü
Doğru
cevap: E
Schil/er - Duval cisimciği endodermal sinüs
tümöründe görülür.
adacıklan
yüzük hücresi
41. Cali - Exner cisimciklerinin görülmesi, aşağıdaki
over
tümörleririin
hangisinin
tanısında
patognomoniktir? (Eylül - 2001)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Gonadoblastom
Granüloza hücreli tümör
Endometroid tümör
Endodermal sinüs tümörü
Disgerminom
cevap: B
Cali - Exner cisimcikleri Granüloza hücreli tümörde
görülür.
42. Endometrial hiperplaziye fil..fil!s yol açan over
tümörü aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1989)
A) Struma ovari
B) Brenner tümörü
C) Granüloza hücreli tümör
D) Seröz k.istadenokarsinom
E) Müsinöz kistadenokarsinom
Doğru
cevap: C
Granuloza hücreli tümör, östrojen salgılayan bir
tümördür. Endometrial hiperplazi (% 25 - 50) ve
e'!dometrium kanserine (% 5) şıklar arasında en
sık yol açan over tümörüdür.
Granüloza Hücreli'Tümör
En sık görülen malign seks kord stromal
tümördür. Erişkin (%95) ve juvenil (%5) tipi
bulunmaktadır.
1.
Erişkin
tip
En sık 45-55 yaş grubunda görülür (hemen
menopoz sonrası). Milimetrik boyutlardan
20 cm. kadar olabilirler. Olguların sadece %
2'sinde bilateraldir.
'
'
,
196 ~ TÜM TUS SORULAR!
Karakteristik Call-Exner cisimcikleri
bulunur.
Genellikle
östrojen
salgılarlar.
Endometriyal hiperplazi (%25-50) ve
endometriyum kanserine (%5) en sık
yol açan over tümörleridir. Bu nedenle
overinde granüloza hücreli tümör saptanan
premenopozal bir hasta için ilk olarak
endometriyal biyopsi yapılması gereklidir.
Bazı
olgularda inhibin salınımı olabilir ve bu
oldukça yararlı bir belirteçtir.
44. Tek overinde granüloza hücreli tümör saptanan
premenopozal
bir
hasta
ıçın
aşağıdaki
incelemelerden hangisinin öncelikle yapılması
gerekir? (Nisan 2014 Orijinal)
A) Kolonoskopi
B) Endometriyal biyopsi
C) Toraks tomografisi
D) Gastroskopi
E) Kemik sintigrafisi
Doğru
cevap: B
tanıda
Erişkin
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorutabi/in/i:
eğilimlidir.
Üreme çağındaki bir kadında aşağıdaki over tÜmörlerinden
hangisinin saptanması durumunda ~ endometriyal
biyopsi yapılması gereklidir? (Nisan 2014 BENZERi)
tipin uzun bir doğal süreci
bulunmaktadır ve geç relaps yapmaya
Reprodüktif veya postmenapozal dönemde
primer semptom vajinal kanamadır.
Erken evre tümörlerde çocuk arzusu
varsa konservatif cerrahi (unilateral
salpingoooferektomi) yeterlidir.
Tümörün DNA ploidisi en önemli
prognostik faktördür.
2. Jüvenil tip
ôstrojen salgıları ile izoseksüel
pseudopuberte prekoksa sebep olabilirler
(%75).
Bereiberinde, Olier Hastalığı veya Maffuci
Sendromu görülebilir.
Çoğu juvenil form klinik olarak benigndir
ve sadece %10'u rekürrens yapmaktadır.
Rekürrenslerin çoğu ilk 5 yı I içerisinde
gözlenmektedir.
43. Makroskobik olarak overde unilateral, solid, bazen
de kistik gelişen, salgıladığı östrojen nedeniyle kız
çocuklarda erken cinsel gelişmeye, yetişkinlerde
ise endometriyal hiperplazi ve karsinoma neden
olan overin seks kord tümörü aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1996, Nisan - 2000)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Granüloza hücreli tümör
Disgerminom
Fibroma
Sertoli Leydig hücreli tümör
Hilus hücreli tümör
cevap: A
Granüloza hücreli tümörün Juvenil tipi östrojen
salgısı ile izoseksüel pseudopuberte prekoksa
sebep olabilir.
A)
B)
C)
O)
Matür kisük teratom
Granüloza hücreli tümör
Fibroma
Leydig hücreli tümör
1
1
E) Sertoli hücreli tümör
Doğru
cevap: B
Granüloza hücreli tümörler endometrial hiperplazi
(%25-50) ve endametrium kanserine (%5) en sık yal
açan over tümör/eridir.
Granüloza hücreli tümörler everin seks kord stromal
tümörleri içinde en çok görülenidir. Bu ;tümörlerin en
önemli özelliği hormonal olarak aktif olup östrojen
salgılıyor olmalarıdır. Bu sebeple olguların %25-50
de endometrial hiperplazi; olguların %5 de ise
endometrium kanserine neden olurı~k Bu özellikleri
sebebiyle de granüloza hücreli ever tümörü saptanan
bir olguda öncelikle endometrial biyopsi yapılarak
endometriumun incelenmesi gerekmektedir.
45. İzoseksüel puberte prekoks ve adneksiyel kitle
saptanan hastada aşağıdakilerden hangisi daha
sık izlenir? (Eylül 2013 Orijinal)
A) Sklerozan stromal hücreli tümör
B) lmmatür teratom
C) Endometrioma
D) Granüloza hücreli tümör
E) Berrak hücreli ever tümörü
Doğru
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilin/i:
lzoseksüel puberte prekoksa m.ı.ık neden olan over tümörü
aşağıdakilerden hangisidir? (EylOl 2013 BENZERi)
A) Müsinöz kistadenom
B) Mator kistik teratom
C} Seröz kistadenom
O} Granüloza hücreli tümör
E) Berrak hücreli over tümörü
Doğru
cevap: D
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 197
Seks kord stromal over tümörleri fonksiyonel
olarak aktif tümör/erdir. Bu grupta yer alan
Granuloza-Teka hücreli tümörleröstrojen sentezler
iken, Sertoli-Leydig Hücreli tümörler androjen
sentez/emektedir.
Granüloza Hücreli Tümörler en sık görülen malign
seks kord stromal tümör olup %95'i erişkinde
görülmektedir ancak %5'Iik kısmı jüvenil çağda
görülmektedir. Jüvenil çağda görüldüklerinde
östrojen salaılad•kları için izoseksüel
oseudoouberte prekoksa sebep olabilirler.
lmmatür teratom, endometriyoma ve berrak hücreli
over tümöründe hormon salınımı mevcut değildir.
Tekoma östrojen salgılayan bir tümör olup çok
nadiren juvenil çağda görülürse puberte prekoksa
neden olabilir.
46. Nonspesifik
aşağıdakilerden
mezenkimal
over
neoplazisi
hangisidir? (Nisan 1994, Eylül - 2000)
48. Bir overde fıbrom,
karında
asit ve hidrotoraksı olan
en uygun yaklaşım
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 2000)
doğurganlık çağındaki kadında
A) Radyoterapi
B) Sitostatik tedavi
C) Diüretik tedavi
~) Tümörün ekstirpasyonu
E) Hidrotoraks ve asilin boşaltılması
Doğru
cevap: D
Overde fibrom, karında asit ve hidrotoraksın
birlikte görüldüğü sendrom Meigs sendomudur.
Meigs sendromlu hastaya en uygun yaklaşım
tümörün ekzisyonu (ekstirpasyonu)'dur.
49. Aşağıdaki
over
tümörlerinin
hangisinde
Reinke kristalleri patognomik olarak görülür?
(Eylül • 1999)
A) Lipid hücreli tümör
B) Granülosa hücreli tümör
C) Gonadoblastom
D) Fibrom
E) Gynandroblastom
Doğru
ovaryan fıbromalarla karakterize bir sendromdur.
Tedavi benign fıbromada unilateral salpingoooferektomi, sellüler fıbromada TAH + BSO dur.
cevap: D
Nonspesifik mezotelyal orjinli olan over tümörü
Fibrom'dur.
Lipid hücreli tümör overdeki adrenal korteks
kalıntılarından köken alan tümördür.
Granüloza hücreli tümör ve gynandroblastom seks
kord stromal tümördür.
Gonadoblastom ise germ hücreli tümördür.
A) Granüloza hücreli
B) Disgerminom
C) Seröz Kistadenom
D) Dermoid kist
E) Leydig hücreli tümör
Doğru
cevap: E
Reinke kristalleri /eydig hücreli tümörlerde görülür.
Granüloza hücreli tümörlerde cali exner, seröz
karsinomlarda psammom cisimcik/eri görülür.
Leydig .(Hilus) Hücreli Tümör
47.Karında
asit,
hidrotoraks
ve ovaryan tümör
,rarlığında
aşağıdakilerden
hangisi öncelikle
düşünülmelidir? (Nisan - 1991)
A) Kartagener sendromu
B) Stein • Leventhal sendromu
C) Menier sendromu
D) Charlock sendromu
E) Meigs sendromu
Doğru
cevap: E
Meigs ve gorlin sendromuna
tümörü fibromdur.
eşlik
eden over
Fibroma
Tüm yaş gruplarında görülebilirler ve over
tümörlerinin %1'ini oluştururlar.
Mezotelyal orijinlidir. Nadiren bilateraldirler.
Plevral effüzyon ve batında asit ile birlikte
görülmesine Meigs Sendromu denir.
Gorlin Sendromu ise yaşamın erken dönemlerinde
bazal hücreli nevüslerin varlığı ve bazı kalıtsal
anomaliler ile birlikte görülen, genellikle bilateral
Tümör over hilumundan kaynaklanırsa hilus hücreli
tümör, over hilumu dışından kaynaklanırsa Leydig
hücreli tümör olarak adlandırılır. Oldukça nadirdir
ve hemen her zaman benigndirler. Genellikle
unilateral ve 5 cm'den küçüktürler. Her yaşta
görülebilir; ancak en sık 50-70 yaş arasında
izlenir.
Olguların %80'i androjenik, %10'u östrojenik
veya nonfonksiyoneldir. Premenarşal olgularda
klitoral hipertrofi, pubik ve aksiller kıllanmada
artış görülürken, reprodüktif çağda akne, ses
kalınlaşması, saçların azalması, memelerde atrofı
ve oligo-amenore gözlenir. Bazal testosteron
seviyeleri artar.
Karakteristik olarak intrasitoplazmik Reinke
kristalleri görülür. Çok küçük boyutlardaki bu
tümörlerde 1131-19 iodokolesterol ile yapılan
sintigrafık tetkikler tanıda çok yardımcıdır.
Tedavide unilaleral salpingoooferektomi yeterlidir ve
adjuvan tedaviye gerek yoktur.
. '.
'
198 ~ TÜM TUS SORULARI
50. Overe mı.ıı.ı!s metastaz yapan tümör aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül-1987, Nisan 2002)
A)
B)
C)
D)
E)
Doğru
Endometriyum kanseri
Gastrointestinal sistem tümörleri
Serviks kanseri
Vajen kanseri
Meme kanseri
Doğru
Overin metastatik kanserlerinin % 30 • 40'ı
Krukenberg tümör/eridir. Bu tümörler overin
stromasından gelişirler ve klasik olarak içleri
müsin ile dolu taşlı yüzük hücrelerini içerirler.
Seröz kistadenom, müsinöz listadenom ve brenner
tümörü everin primer epitelyal tümörleri iken,
granüloza hücreli tümör primer seks kord stromal
tümördür.
cevap: A
Overe en
sık
cevap: B
metastaz endometriyum kanserinden
52. Akut karın bulgularıyla acilen ameliyata: alınan gebe
o/maktadır.
kadının
Metastatik Over Tümörleri
Over tümörlerinin yaklaşık %5-6'sı diğer organdan
metastaz sonucu gelişir. Bu metastazlar sıklıkla
genital traktüs, meme veya GİS'ten kaynaklanırlar.
Overe metastazlar direkt komşuluk yoluyla,
hematojen lenfatik veya transçölomik yolla olur.
Tuba kanserleri direkt komşuluk yolu ile
yayılarak %13 olguda overi de sekonder olarak
tutabilmektedirler.
Servikal kanserlerin sekonder olarak evere
yayılmaları oldukça nadir görülür (<%1 ).
Her ne kadar endometriyum kanserlerinin de
%5'ten fazlası sekonder olarak evere yayılıyorsa
da, iki kanserin senkronize olarak bir arada olma
olasılıkları bu rakamın çok daha üzerindedir.
b) Non-jinekolojik Metastazlar
Meme kanserlerinin evere metastazları oldukça sık
rastalana_n bir durumdur ve bu olguların da %80'inin
bilateral olduğu saptanmıştır.
Overin metastatik kanserlerinin %30-40'1
Krukenberg tümörleridir. Bu tümörler everin
stromasından gelişirler ve klasik olarak içleri müsin
ile dolu taşlı yüzük hücrelerini içerirler. Primer
tümör en sık midededir, daha az sıklıkla kolon,
meme ve safra kesesinde olur. Çok nadiren primer
tümör serviks veya mesanede de olabilir. Krukenberg
tümörleri de çoğunlukla bilateraldirler.
Krukenberg grubuna dahil olmayan diğer GİS
kaynaklı metastazların başında kolon kanseri
ve daha az olarak da ince bağırsak kanserleri
gelmektedir.
Malign melanom ve karsinoid tümörlerin evere
metastazları çok nadiren görülür. Lenfoma ve
lösemide de overler tutulabilir ki genellikle bilateral
tutulum olur. Overe en sık metastaz yapan lenfoma
Burkitt lenfomadır.
A) Seröz kistadenokarsinom
B) Krukenberg tümörü
C) Musinöz kistadenokarsinom
D) Granüloza hücreli tümör
E) Brennerfümörü
olmuş
bir ever kitlesinin
bulunduğu
Kistin tipi en büyük olasılıkla
hangisidir? (Aralık - 201 O)
aşağıdakilerden
A) Folikül kisti
B) Over apsesi
C) Endometrioma
a) Jinekolojik Metastazlar
51. Overin
metastatik
tümörü
hangisidir? (Nisan - 1993)
torsiyone
saptanmıştır.
aşağıdakilerden
D) Korpus luteum kisti
E) Kistik teratom
Doğru
cevap: E
Dermoid kist (matür kistik teratom) :gebelikte en
ve en sık torsiyone 'olan benign
tümördür.
sık rastlanılan
Gebelik ve Over Tümörleri
Gebelik birçok ever tümörünün prognozunu
etkilemez; ancak torsiyon veya rüptür gibi
komplikasyonlar sık görülür ve spontan abortus
ile preterm eyleme sık yol açar. /
Gebelikte ever tümörlerinin komplikasyonları
arasında en sık görüleni torsiyondur. Torsiyonların
yarısından çoğu ya uterusun süratle büyüdüğü 816. haftalarda olur ya da uterusun puerperal
d?nemdeki involusyonu sırasında olur.
Gebelikte over tümörleri
1. Matür kistik teratom
(dermoid) (% 36)
2. Seröz kistadenom
(% 25)
3. Müsinöz kistadenom
(% 12)
53. Gebelikte
en
aşağıdakilerden
1. Malign ve bbr'derline
epitelyal tümörler (% 40)
2. Malign germ hücreli tümörler ·
(% 30)
- Disgerminom (% 4)
3. Malign seks kord stromal
tümörler (% 15)
sık
görülen
over tümörü
hangisidir? (Eylül - 1993)
A) Benign kistik teratom (Dermoid kist)
B) Musinoz kistadenom
C) Brenner tümörü
D) Koryokarsinom
E) Tekoma
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 199
Doğru
•
cevap: A
Tuba ve Overin Premalign ve Malign Hastalıkları
İle İlgili Sorulabilecek Önemli Bilgiler
Dermoid kist gebelikte en sık rastlanılan benign
tümör iken, grup olarak malign tümörler ele
alındığında gebelikle en sık karşılaşılan grup malign
epiteliya/ over tümör/eridir.
54. Hangi malign over neoplazmı gebelikle
birliktedir? (Nisan - 2002)
fil..fil!s
A) Endometrioid tümör
B) Disgerminom
1. Overde
yayılımın
evresi.. . Evre ICl .
. 2. Overde sınırlı ancak cerrahi öncesinde kapsül
rüptürO olan over kanserinin FOGO evresi. ..
Evre IC2
3. Karaciğer veya dalak kapsül tutulumu olan over
kanserinin FİFO evresi . .. Evre IIIC
C) lmmatür teratom
1
4. Karaciğer veya dalak parankim tutulumu olan
over kanserinin FİFO evresi. .. Evre IVB
D) Tekoma
E) Gynandroblastom
Doğru
cevap: B
fil..fil!s
aşağıdakilerden
görülen overin malign tümörü
hangisidir? (Aralık - 201 O)
A) Epitelyal
B) Germ hücreli
C) Gonadal stromal
D) Sarkom
E) Metaslatik
Doğru
,,5. Over karsinomunun evrelemesinde yer almayan
parametre ... invazyon derinliği
6. AFP ve hCG'nin ikisinin de negatfi olarak
izlenebileceği germ hacreli over tümörleri .. .
İmmatür teratom ve disgerminom
i
Gebelikte en sık rastlanılan malign tümör
disgerminomdur. Grup olarak malign tümörler
ele alındığında gebelikte en sık karşılaşılan grup
malign epiteliya/ over tümör/eridir.
55. Gebelikte
sınırlı ancak intraoperatif cerrahi
olduğu over kanserlerinde FIGO
cevap: A
Dermoid kist gebelikte en sık rastlanılan benign
.tümör iken, en sık rastlanılan malign tümör ise
disgerminomdur. Grup olarak malign tümörler ele
alındığında gebelikte en sık karşılaşılan grup malign
epiteliya/ over tümör/eridir.
7. Over kanseri için koruyucu olan faktörler . ..
Oral kontraseptif kullanımı, Tüp ligasyonu,
Multiparite, Emzirme
8. İnsan epididimis proteini 4 (HE4) ile ilgili
bilinmesi gerekenler. .. Yaşla birlikte HE4 serum
düzeyi artabilir. Over kanseri olgularında düzeyi
artar. Ca125'in aksine endometriozis olgularının
çoğunda belirgin artış izlenmez.
9. Germ hOcreli over tümörleri içerisinde yer
almayan ... Gynandroblastom
10.Benign kistik teratomada en sık görülen malign
değişim ... Skuamöz hücreli karsinom
11. Matar kistik teratomun en sık görOlen
komplikasyonu ... Torsiyon
birliktelik
12.Peutz-Jeghers
Sendromu
ile
gösterebilen over tiimöra... Annuler tubuller
içeren seks kord stromal tümör
56. Aşağıdaki over tümörlerinden hangisi gebelikte mı
~ görülür? (Eylül - 2004)
GESTASYONEL TROFOBLASTİK
HASTALIKLAR
A) Granüloza hücreli tümör
B) Müsinöz kistadenom
C) Disgerminom
D) Brenner tümörü
E) Tekoma
Doğru
cevap: B
Gebelikte benign over tümörleri, over tümörlerinin
% 98'ini oluşturur. Benign over tümörleri
· sıklık sırasına göre matür kistik teratom, seröz
kistadenom ve müsinöz kistadenomdur.
1. Adet gecikmesi nedeniyle başvuran bir kadında~ hCG
düzeyi 800 mlU/ml olarak saptanıyor. Yapılan vajinal
ultrasonografıde gebelik kesesi gözlenmiyor.
Bu kadın için ayırıcı tanıda aşağıdakilerden hangisi
en az düşünülmelidir? (Nisan 2007)
A) Trofoblastik hastalık
B) Anormal intrauterin gebelik
C) Çok erken normal intrauterin gebelik
D) Ektopik gebelik
E)
Doğru
Yakın
zamanda
cevap: A
sonlanmış,
komple! abortus
200 "4_TÜM TUS SORULAR!
Beta hCG, sinsityotrofob/asttar tarafından üretilen
ve gebelik için oldukça spesifik bir glikoproteindir.
Normal bir gebelikte ilk 1O haftada Beta hCG nin
maternal kan düzeyi yaklaşık olarak 2 günde bir 2
katına ulaşır.
•
Tüm canlı intrauterin gebelikler /3-hCG düzeyi
6.500 m/UlmL'ye ulaştığında transabdaminat
USG ite /3-hCG düzeyi 1.000-2.000 mtu/
mL'ye ulaştığında ise transvajinat USG ile
görülebilirler.
Tanımlanan olguda, tek bir beta-hCG değeri verilmiş
ve seri takip değerleri belirtilmemiştir. Bununla birlikte
hastanın son adet tarihi veya gebelik yaşı hakkında
da herhangi bir bilgi yoktur.
Bu nedenle olgu, çok erken evrede başvurmuş
normal intrauterin gebeliğe sahip bir hasta olabilir.
Tek bir değer verildiğinden hastada ektopik gebelik,
anormal intrauterin gebelik veya komple! abortus
ayrımını yapmak da son derece zordur. Bununla
birlikte beta-hCG değerinin düşük olduğu bu olguda
normal seyirli olmayan bir gebeliği her zaman
akılda bulundurmak gerekir.
Trofoblastik hastalıklar yüksek beta-hCG seviyeleri
ile gittiğinden en az düşünülmesi gerekendir.
2. Komple! maide fil!.filk görülen karyotip hangisidir?
(Eylül 2002, Nisan 2005)
A) 45X
C) 46 XY
Doğru
;
B) 46XX
D) 69XXX
E) 69 XXY
cevap: B
Genetik yapı sadece paternal orijinlidir ve diploid
yapıdadır.- (En sık 46 XX).
3. Beş aylık amenore, sızıntı şeklinde kanama ve
6 aylık cesamette uterus varlığı aşağıdakilerden
hangisini düşündürür? (Nisan 1991)
A) Mal hidatiform
B) Plasenta previa
C) Abortus imminens
D) Ablasyo plasenta
E) Missed abortus
Doğru
cevap: A
Bekteneneden büyük uterus varlığı ve anormal
vajinat kanaması otan bir gebede gestasyanel
trofabtastik hastalık akla getirilmelidir.
Komple! molar gebelikle klinik:
Anormal vajinal kanama en sık karşılaşılan
semptomdur (%84). Kanamayı takiben ağrılı
kontraksiyonlarla molar doku vezikü'ller halinde
atılmaya başlar. Kanamaya bağlı anemi (%5) de
gözlenebilmektedir.
Uterus gestasyonel yaşa göre daha büyüktür
(%28).
Preeklampsi (20. gebelik haftasından önce) (%
27)
Hiperemezis gravidarum (%8)
Hipertiroidi (% 7), hCG düzeyi yüksek olgularda
daha çok ortaya çıkar.
Teka lutein kislileri olguların %50'sinde belirgin
olarak büyümüş(> 6 cm) şekilde bulunur. Genellikle
bilateraldir. Kistler hCG'nin oluşturduğu uyarıya bağlı
olarak gelişir ve hCG düzeyindeki 9üşüşe paralel
olarak 2-4. ay içerisinde involusyon gösterir.
Trofoblastik emboli (%2): Tipik olarak molün
boşaltılmasını takip eden 4-6 saat içinde gelişen
pulmoner amboli ve ona bağlı olarak sol.unum
y~tmezliği tablosu vardır.
Bu genetik yapı iki şekilde oluşmaktadır:
Tek spermden gelen paternal orijinli haploid
genom 23X'tir ve bunun duplikasyonu
sonucunda 46,XX yapı meydana gelmektedir.
Boş
ovum iki ayrı sperm tarafından fertilize
olmakta (dispermi) ve 46,XX veya 46,XY
karyotipi oluşturmaktadır.
Olguların % 90'da karyotip 46,XX daha nadiren de
(%10) dispermiye bağlı olarak 46,XY'dir
@+0---G
---
Dubllkasyon
Komple! maide karyotip
e
4. Avaskülarizasyon, trofoblastik proliferasyon ve
hidropik dejenerasyon gösteren villus patolojisi
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1988)
A) Koryokarsinom
B) Teratokarsinom
C) Endometrial karsinom
D) Mol hidatiform
E) Disgerminom
Doğru
cevap: D
Soruda tanımlanan hasta komple! mol hidatiformdur.
Koryonik villusta vaskülarite olursa parsiyel mal
hidatiform düşünülmelidir. Koryokarsinom da ise
villus yapıları yoktur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 201
Molar gebeliklerin
Histerektomi: Başka bir gebelik düşünülmüyorsa,
malign gelişim riski olan yaşlı hastalarda veya
kanamanın durdurulamadığı olgularda uygulanabilir.
Histerektomi sonrası metastatik hastalık riski azalsa
da tamamen ortadan kalkmadığından, postoperatif
B-hCG takiplerine devam edilmelidir.
karşılaştırılması
Karyotip
Teka lutein kistlerine müdahale edilmez.
Klin ik prezentasyon
- Teşhis
- Beklenenden büyük
uterus
• - Vajinal kanama
· hCG
Molar
gebelik
abortus
%28
%4
Missed
%84
%73
>100.000
<100.000
Medikal komplikasyonlar
"
Preeklampsi
%27
%3
"
Hipertiroidi
%7
Yok
- Teka lutein kisti
%50
Yok
- Hiperemezis
%8
Yok
- Trofoblastik emboli
%2
Yok
6. Mol hidatiformda operasyondan 2 hafta sonra
hCG azalmasına rağmen normalden yüksek ise ne
yaparsınız? (Nisan 1Ş92)
A) Acil histerektomi
B) Küretaj
,' C) Kemoterapi
D) Takibe devam
E) Histerotomi
Doğru
Küretaj sonrası 8-hCG 14 haftada sıfır olmuyorsa
ya da plato çiziyorsa kemoterapi vermek gerekir.
Mol hidatiformda ilk seçenek tedavi vakum
küretajdır. Vakum küretajı takiben hasta haftalık
11-hCG ölçümleri ile takibe alınır. Çünkü malignensi
ve metastaz ihtimalinde ıı-hCG seviyesi
düşmeyecektir.
Patoloji
"
Villuslarda hidropik
dejenerasyon
"
Fetus veya embriyonik
doku
- Trofoblastik
proliferasyon
hidatiform
komplikasyonu
(Nisan 1990)
Diffüz
hidropik
Fokal
hidropik
Yok
Var
Diffüz
Fokal
Yok
Var
•
küretajının
~e,.,n_s,.ı..,k
aşağıdakilerden
görülen
hangisidir?
A) Emboli
B) Rezidüe kalması
C) Koryokarsinom
D) Nüks
E) lnfeksiyon ve peıiorasyon
Olguların% 70'de uterusun boşaltılmasını takip eden
ortalama 9 hafta içinde B-hCG düzeyleri normale
iner.
düzeyi küretajı takiben azaldığından
2 hafta sonra sıfırlanmamış olsa da
haftalık takibe devam edilmelidir.
dolayı
7. Parsiyel mal hidatiformda hangi karyotip
fil!s görülür? (Nisan
•
cevap: E
Mol Hidatiform'un ilk seçenek tedavisi vakum
Bu yöntemin en sık görülen komplikasyonu infeksiyon ve uterus perforasyonudur.
küretaj'dır
Molar GebelikteTedavi
Uterus vakum küretaj ile boşaltılır. Keskin küretaj,
perforasyon riski yüksek olduğundan uterusu
boşaltmak için değil vakumdan sonra kontrol amaçlı
kullanılabilir.
yapı ım
1998)
A)46XX
B) 46 XY
C)69XXY
D) 45XO/XY
E) 47 XXY
Doğru
Doğru
ıı-hCG seviyesi arda arda 3 kez negatif olana dek
haftada bir, sonra ise takip eden bir yıl boyunca ayda
bir izlenir.
lı:hCG
- Trofoblastik stromal
inklüzyon
5. Mal
cevap: D
cevap: C
Genetik yapı hem matemal hem de paternal orijinlidir
vetriploid yapıdadır. (En sık 69 XXY). Ebeveynlerden
birinden diploid sayıda kromozom gelirken diğer
ebeveynden haploid (n=23) kromozom gelmektedir:
69,XXY (% 58), 69,XXX (% 40), 69,XYY (% 2).
202 _,. TÜM TUS SORULAR!
/e
\23,Y
23,X
10. Aşağıdakilerden hangisinde hCG
'e
Parsiyel mal hidatiformda karyotip
A) Parsiyel mal
B) lnvasiv mal
C) Koryokarsinom
D) Komplete mal
E) Plasentanın yerleşim bölgesinden kaynaklanan
trofoblastik tumor
Doğru
8. Parsiyel bir maide aşağıdaki karyotiplerden
hangisi en şık saptanır? (Eylül 2012)
Doğru
1
1
11.
Koryokarsinoma'yı koryoadenoma destruens'den
hangi özellik ayırır? (Eylül 1992)
cevap: D
En sık görülen 69 XXY dir ancak şıklarda yoktur.
İkinci en sık olan ise 69 XXX'dir.
PARSİYEL MOL HİDATİFORM
A) Metastaz
B) Villus görülememesi
C) hCG artışı
D) 46 XX
E) Embriyonun görülmemesi
Doğru
Genetik yapı hem maternal hem de paternal
orijinlidir ve triploid yapıdadır. (En sık 69 XXV).
Babadan diploid sayıda kromozom gelirken anneden
haploid (n=23) kromozom gelmektedir: 69,XXY (%
58), 69,XXX (% 40), 69,XYY (% 2).
9. Aşağıdakilerden hangisi mol'ün parsiyel olduğunu
gösterir? (Eylül 1991)
A) Fetal damarların varlığı
B) Villöz yapılar
C) Aşırı trofoblastik aktivite
D) Tam hidropik dejenerasyon
E) Aşırı interstisyel ödem
Doğru
cevap: A
Parsiyel maide beta hcg diğer gestasyonel
trofoblastik hastalıklardan daha düşüktür.
• Gestasyonel trofoblastik hastalıklarda B hCG
artışı en önemli laboratuvar bulgusudur.
Yaşayan tümör hücresi ne kadar çok .ise B-hCG o
kadar yükselir. Tümör hücresi parsiyeı; maide en az
olduğu için B-hCG artışı da en az olur
yapı
A)46,XX
B) 46, XY
C) 46, YY
D) 69, XXX
E) 69, XYY
•
Belirgin vaskuler invazyon var
Kanama ve nekroz alanları mevcut
Koryonik villus bulunmaz.
•
12. Aşağıdaki gestasyonel trofoblastik hastalıklardan
hangisinde histerektomi en uygun
tedavi
yöntemidir? (Eylül 2014 Orijinal)
A) lnvaziv mal
B) Parsiyel mal
C) Molar gebelik
D) Koryokarsinom
E) Plasenta! site trofoblastik tümör
Molar gebeliklerde kesin tanı küretaj materyalinin
histopatolojik incelenmesi ile konulur.
bulguları;
1. Fokal trofoblastik hiperplazi
2. Koryonik
villuslarda
fokal
dejenerasyon
3. Hidropik villuslar vaskülerdir.
Doğru
cevap: E
hidropik
4. Embriyonik veya fetal dokular mevcuttur
(vaskülarizasyon nedeniyle).
5. Trofoblastik stromal inklüzyon
6. lmmünohistokimyasal olarak p57 pozitiftir
(maternal kromozom tarafından eksprese
edildiğinden).
cevap: B
Patolojik olarak invaziv mol (korioadenoma
destruens), koryokarsinoma çok benzer ancak
tek fark invaziv maide hidropik villu,sların mevcut
olmasıdır. Koryokarsinomda hidropik villuslar
·
bulunmaz.
Koryokarsinomun histopatolojik bulguları;
cevap: A
Parsiyel maide küretaj
göre
daha az bir artış gösterir? (Eylül 1996)
e-----c;>
/"'·•·='
diğerlerine
Bu soru, başka bir hoca tarafından ş ayte de soro/abillrcli:
Diğerlerine göre kemoterapiye daha dirençli olması
nedeniyle hlsterektoml tercih edllmesl gereken gestasyonel
trafoblastlk
hastalık
aşağıdakilerden
hangisidir?
(Eylül 2014 BENZERi)
A) lnvaziv mel
B) Parsiyel mol
C) Komplet mol
D) Koryokars!nom
E) Plasenta! site trofoblastik tümör
Doğru
cevap: E
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 203
Plasenta/ site trofoblastik tümör diğerlerine
göre kemoterapiye dirençlidirler. Bu nedenle
histerektomi tercih edilmelidir.
Plasenta! Bölgeden
Gelişen
Trofoblastik Tümör
Endometriyum ve miyometriumu tutan hücresel bir
kitledir. Baskın olan hücre tipi ara trofoblastlardır.
Uterusta sınırlı kalma eğilimindedir ve ileri dönemde
metastaz yaparlar.
a) Klinik
Anormal vajinal kanama en sık görülen
semptomdur. özellikle term bir gebeliği
takiben kanamanın devam etmesi plasenta!
bölgeden gelişen tümör için kuşkulanmayı
sağlar. Uterin büyüme sıklıkla eşlik eder.
P-hCG seviyeleri hafifçe yüksek olup, hPL
düzeylerinin belirgin yüksekliği önemli
bir belirteçtir.
c) Tedavi
Diğerlerine
göre
kemoterapiye
dirençlidirler. Non-metastatik olduğu
öngörülen bu hastalıkta histerektomi
tek küratif tedavidir. Ancak çocuk istemi
olanlarda sistemik kemoterapi ve uterin
küretaj önerilebilir.
13.Koryokarsinomda
en
şık
ölüm
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 1989)
nedeni
A) Kanama
B) Böbrek yetmezliği
C) Enfeksiyon
D) Metastaz
E) Trombüs
olduğu
14.Kemotefapinin
en
etkili
tümör
aşağıdakilerden
(Eylül 1987, Nisan 1995)
genital
hangisidir?
~) Gestasyonel koryokarsinom
B) Uterin leiomyosarkom
C) Vulva kanseri
D) Overde granüloza hücreli tümör
E) Endometrium kanseri
cevap: A
Gestasyonel koryokarsinomda
çoğu
hasta
kemoterapi ile başarı bir şekilde tedavi edilir. Çok
büyük oranda ,emisyon sağlanır.
15. Koryokarsinomun en fazla metastaz yaptığı organ
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1988, Eylül 1990,
Nisan 1998, Eylül 2004)
A) Vajina
B) Over
C)
D)
Akciğer
Karaciğer
E) Böbrek
Doğru
cevap: C
Gastasyonel
neoplazilerde
en
sık
metastaz
akciğere o/maktadır.
Gestasyonel trofoblastik neoplazilerde
metastazlar
cevap: A
Koryokarsinomda en
Ölüm nedeni sıklıkla kanamadır.
Doğru
b) Tanı
Doğru
Vajen tutulumu olan olgularda kanama ve akıntı,
karaciğer tutulumu olanlarda ise epigastrik ağrı ve
intraabdominal kanama olabilir. Doğal seyri hızlı
ilerleme şeklinde olup birkaç hafta ila birkaç ay içinde
ölüm gerçekleşir.
sık
ölüm nedeni kanamadır.
Koryokarsinom
lnsidansı 1/40000'dir.
%50'si molar gebelik, %25'i normal gebelik
(term gebelik sonrası gelişen trofoblastik
hastalıklarda prognoz daha kötüdür) ve
%25'i abortus veya ektopik gebelik sonrası
1. Akciğerler ................................................... % 80
2. Vajen ............................................................. % 30
3. Pelvis ............................................................. % 20
4. Karaciğer ...................................................... % 10
5. Beyin .............................................................. % 10
6. Böbrek, bağırsak, dalak ............................ % 5
16. Gestasyonel
trofoblastik
neoplazi
en
sık
aşağıdaki organlardan hangisine metastaz yapar?
(Eylül 2016 Orijinal)
oluşur.
A) Beyin
B) Karaciğer
C) Vajina
D) Akciğer
E) Böbrek
Klinik
Birçok patolojiyi taklit edebilir bu nedenle de tanı
gecikmesine sık rastlanılır. Diğer patolojileri taklit
etmesinin temel nedeni çeşitli organ sistemlerini
tutan metastazlarıdır. En sık metastaz yeri akciğerdir
(hematojen yolla). Buna bağlı olarak hemoptizi,
göğüs ağrısı, solunum sıkıntısı ve öksürük
görülebilir.
Doğru
1
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorolabilirdi:
204 ... TÜM TUS SORULARI
Evre IV'de ise Beyin, karaciğer, böbrek, GIS
mevcuttur.
Gestasyonel trofoblastlk neoplazilerin §.D.....1.1.k metastaz
yerler! sırasıyla aşaöıdakllerin hangisinde verilmiştir?
(EylOl 2016 BENZERi)
19. Metastatik trofoblastik hastalıkta aşağıdakilerden
hangisi kötü prognozu göstermez? (Nisan 1993)
A) Akciğer- vajen
B) Karaciğer- vajen
C) Beyin - akciğer
D) Vajen - akciı}er
E) Beyin - vajen
Doğru
metastazları
cevap: A
Gestasyonel trofoblastik neoplazilerde metastaz
birinci sırada akciğer, ikinci sırada ise
vajen geldiği hatırlanmalıdır.
denildiğinde
Gestasyonel trofoblastik neoplazilerde
metastazlar
1. Akciğerler ......................................... % 80
2. Vajen ......................................................... % 30
3. Pelvis ......................................................... % 20
4. Karaciğer .................................................. % 1O
5. Beyin ......................................................... % 10
6. Böbrek, bağırsak, dalak ............................ % 5
A) Serum hCG'nin 40.000 ünite'nin üzerinde olması
B) Tanının 4 aydan daha sonra konmuş olması
C) Karaciğer, beyin metastazı
D) Önceki gebelikte mal olması
E) Önceden kemoterapi almış olması
Doğru
cevap: D
Ônceki gebeliğin mol olması iyi 'prognositik
faktör iken term gebelik olması kötü prognositik
faktördür.
Serum hCG'nin 40.000 ünite'nin üzeıinde olması,
tanının 4 aydan daha sonra konrııuş olması,
karaciğer, beyin metastazı ve önceden kemoterapi
almış olması kötü prognositik faktörlerdir.
1
Skorlamada 4 puanın olduğu sütun en yüksek riski
oluşturur.
17.Genital yapılarda tutulumu olan gestasyonel
trofoblastik tümörlü bir hasta FIGO ya göre hangi
evrededir? (Mayıs 2011)
B) il
D) lllb
A) le
C) illa
E) ille
Doğru
cevap: B
Uterus dışında ancak genital organlarda sınırlı tümör
olması evre il dir.
FIGO evrelemesi
Tümör uterin korpusta s1mrh
Tümör uterusun
dışmda
ancak genital
organlarda sımrh (adneksler, vajen, lig.latum)
Akciğer metastazı
"GTN için risk skorlaması (WHO)" başlıklı tabloya
bakınız.
gestasyonel trofoblastik hastalıkta,
hangisi
kötü
prognoz
kriterlerinden biri değildir? (Nisan 2006)
20. Metastatik
aşağıdakilerden
A) Son gebelikten bu yana 4 aydan fa,zla bir zaman
geçmiş olması
.
B) Serum hCG litresinin 40.000 mlU/rhl nin üzerinde
olması
C) Vajinada metastaz görülmesi
D) Daha önce kemoterapi uygulanmış
E) Term gebelikten sonra görülmesi
Doğru
olması
cevap: C
Vajen ve akciğer metastazı kötü prognositik faktör
Beyin, karaciğer, böbrek, GIS metastazlan
değildir.
Tablo incelenek olursa vajina ve akciğer
tabloda yüksek risk grubunda değil.
18. Akciğer tutulumu olan gestasyonal trofoblastik
tümörlü bir hasta, FIGO ya göre hangi evrededir?
(Nisan 201 O)
B) llb
D) 111
A) le
C) ile
m·eıastazı
Son gebelikten bu yana 4 aydan fazla bir zaman
geçmiş olması, serum hCG litresinin 40.000 mlU/
mi nin üzerinde olması, daha önce kemoterapi
uygulanmış olması ve term gebelikten sonra görülmesi
kötü prognoz göstergeleridir.
E) iV
Doğru
cevap: D
Akciğer tutulumu
evre 11/'tür.
EvrJ I de, tümör uterin korpusta sınırlıdır.
Evre ll'de, tümör uterusun dışında ancak
genital organlarda sınırlıdır (adneksler, vajen,
lig.latum).
21. Aşağıdakilerden
hangisi
koryokarsinomun
kötü
prognozlu
olduğunu
gösterir?
(Nisan 1991, Eylül 1998)
Akciğer metastazı (4 aydan önce)
B) Karaciğer metastazı (4 aydan önce)
C) Vajina metastazı
D) Kan hCG seviyesinin 40.000 altında olması
E) Sedimentasyonda değişiklikler
A)
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 205
Yaş
s 39
Önceki gebelik
Mol
Abortus
Term gebelik
Süre (ay)'
<4
4-6
7-12
< 10 3
103-104
104-105
<3
3-5
hCG düzeyi
En büyük tümör çapı (cm.)
>
39
>
>
12
> 105
5
Metastaz yeri
Dalak, böbfek
GIS
. Metastaz sayısı
1-3
4-8
8
Tek ilaçla
> 2 ilaçla
Daha önce
başansız
KT
Beyin,
karaciğer
* Süre: Son gebelik ile KT arasında geçen zaman Toplam skor: <7 = düşük risk, 2: 7 = yüksek risk
Doğru
cevap: B
Karaciğer
ve beyin
faktörlerdir.
Term
metastazı
kötü prognositik
Kan hCG seviyesinin 40.000 altında olması da kötü
prognositik faktör değildir.
22. Metastatik gestasyonel trofoblastik hastalıkta
hangisi kötü prognoz kriteri değildir? (Nisan 2000)
A) Serum hCG'nin 40.000'in üzerinde
B)
oluşu
Akciğer metastazı
C) Karaciğer metastazı
D) Beyin metastazı
E) Term gebeliği takiben görülmesi
Doğru
cevap: B
Karaciğer
ve beyin metastazı kötü prognositik
faktör iken, akciğer metastazı -kötü prognositik
faktör değildir. Serum hCG titresinin 40.000 m/U/
mi nin üzerinde olması ve term gebelikten sonra
görülmesi kötü prognoz göstergeleridir.
23. Aşağıdakilerden
hangisinden sonra
oluşan
, gestasyonel trofoblastik tümörün kemoterapiye
rezistans oranı en yüksektir? (Eylül 2006)
A) Ektopik gebelik
B) Yasal gebelik sonlandırma
C) Spontan abortus
D) Mal hidatiform
E) Term gebelik
Doğru
cevap: E
gebelik
sonrası
gelişen
trofob/astik
maligndir ve kemoterapiye
en yüksektir.
hastalıkların tamamı
rezistans
oranı
24. Karaciğer metastazı saptanan yüksek riskli
metastatik gestasyonel trofoblastik neoplazili
hastada aşağıdaki tedavilerden hangisi en
uygundur? (Eylül 2011)
A) Histerektomi + Metotreksat
B) Etoposit + Metotreksat + Aktinomisin D
Siklofosfamit + Vinkristin
C) Aktinomisin D
D) Aktinomisin D + Metotreksat
E) Metotreksat + Aktinomisin D + Siklofosfamit
Doğru
+
cevap: B
Yüksek riskli metastatik gestasyonel trofob/astik
neop/azili hastada kombine kemoterapi verilmelidir.
Tedavi
Non-metastatik
hastalık
Fertilitenin korunması isteği varsa tek ajan KT
uygulanır (metotreksat, aktinomisin-D).
KT'nin etkisiz olduğu ve fertilite sorunu olmayanlarda
histerektomi yapılabilir.
İyi prognozlu metastatik hastalık
Non-metastatik hastalık ile aynı tedavi uygulanır.
Histerektomi ise uterin kanama veya sepsis kontrolü
amacıyla yapılabilir.
206 ~ TÜM TUS SORULAR!
GTN
Koriyokarslnoma - - - - - - - - - ,
Evakvasyon ve
haftalık
hCG takibi
hCG veya ----------J>ı
plato
-l,hCG
sevi eleri
Metastaz
Takip
araştırılması
+
Kontrasepsiyon
Uterin
patoloji
Pelvik
metastaz
Akciğer
Uzak
metastazı
metastazlar
t
Evre 1
~
Evre il
...
WHO risk
Tek ilaç KT
veya histerektomi
Kombinasyon KT
+ cerrahi +RT
skorunun
hesaplanması
Yüksek
Düşük
_j
___·•-------.ı•I
.._ Takip
GTN'lerde
yaklaşım
Karaciğer ve beyin metastazlarında tedaviye
radyoterapi eklenir.
Kötü prognozlu (veya yüksek riskli)
metastatik hastalık
Çoklu ajan (kombine} kemoterapi
(MAC, EMA-CO}.
Resistan
uygulanır
MAC; metotreksat, aktinomisin-D, siklofosfamid
EMA-CO; etoposid, metotreksat, aldinomisind-D,
siklofosfamid, vinkristin}; yüksek riskli metastatik
hastalıkta ve tek ajan kemoterapiye rezistans
gösteren düşük riskli hastalıkta EMA/CO
rejimi tercih edilen primer tedavidir ve genellikle
iyi tolere edilir.
Tedavi non-metastatik hastalıktaki gibi hCG üç hafta
art arda normal gelene kadar haftalık kürler şeklinde
uygulanır. hCG normale gelince 2 kür daha tedavi
verilir.
"GTN'lerde yaklaşım" başlıklı
şekile bakınız.
25. Gestasyonel trofoblastik tümör tanısı nedeni
ile kemoterapi almış bir kadının ilerideki üreme
performansı ~ aşağıdakilerden hangisi gibi
olabilir? (Eylül 2009)
A) Term canlı doğum
B) Erken doğum
C) Ölü doğum
D) Abortus
E) Tekrarlayan molar gebelik
Doğru
cevap: A
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 207
Gestasyonel trofoblastik hastalık geçirmek, tekrar
riskini arttırmakla birlikte en çok beklenen termde
Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
canlı doğumdur.
Komp Iet
mol sonrası
Persistan
GTH ve KT
sonrası
% 68,1
%66,9
%18,3
% 18, 1
%7,5
%6,7
% 1.5
% 1.7
%0,9
%1,1
%0.5
%1.4
%2,1
26. İki kez mol hidatidiform geçiren bir kadının
ilerideki üreme performansı en sık ne şekilde olur?
(Aralık 201 O)
A) Term canlı doğum
B) Erken doğum
1. İntermediate (ara)trofoblastlardan kaynaklanan
gestasyonel trofoblastik hastalıklar ••• Plasenta!
site trofoblastik tümör ve epiteloid trofoblastik
tümör
- ··--·-·
2. Komplet
moliin
histopatolojik
bulguları ...
Villusler yaygın olarak hidropik ve avaskülerdir,
fetus yoktur, p57 negatiftir.
3. Parsiyel molun histopatolojik bulguları ... Villuslar
fokal olarak hidropik ve vaskülerdir, fetus vardır
ve p57 pozitiftir.
1- Molar
/
gebeliğin evakuasyonu sonrası erken
dönemde kullanılması uygun olmayan kontraseptif
yöntem ... Rahim içi araç
5. Diğerlerine göre kısmen kemoterapiye dirençli
olup histerektominin daha ön planda düşünülmesi
gereken trofoblastik hastalıklar... Plasenta!
site trofoblastik tümör ve epiteloid trofoblastik
tümör
6. Gestasyonel trofoblastik neoplazi tanısından
önceki en sık görülen gebelik şekli... Molar
gebelik
C) Ölü doğum
7. Prognozu en kötü olan gestasyonel trofoblastik
neoplazilerin tanısından önceki en sık görülen
gebelik şekli. .. Term gebelik
D) Abortus
E) Tekrar molar gebelik
8. Gestasyonel trofoblastik hastalıkta en sık
metastaz lokalizasyonları ... 1. Akciğer 2. Vajen
Doğru
•
cevap: A
İki kez mal hidatiform geçiren kadında da hala
· en çok beklenen termde canlı doğumdur.
9. Gestasyonel trofoblastik neoplazilerin WHO
skorlama sisteminde kullanılmayan parametre ...
Myometrial invazyon derinliği, kan grubu
1O. Metastatik gestasyonel trofoblastik neoplaziler
için ' kötü prognostik kriterlerden olmayan . ..
Akciğer metastazı, vajen metastazı, önceki
gebeliğin molar gebelik olması, yaşın s39 olması,
son gebelikten itibaren geçen sürenin 4 aydan
kısa olması, en büyük tümör çapının < 3cm olması,
hCG'nin <103 mIU/ml olması
11. Gestasyonel trofoblastik neoplazilerin WHO
skorlama sisteminde tek başına en yüksek puanı
(4 puan) oluşturan kriterler. . . Beyin metastazı,
karaciğer metastazı, hCG'nin <105 mIU/ml olması
son gebelikten itibaren geçen sürenin 12 aydan
uzun olması, metastaz sayısının >B olması, ~2 ilaçla
ı:ılınmış bı:ışarısız kemoterapi öyküsünün olması
12: Evre IIl düşük riskli gestasyonel trofoblastik
tümör tanısı alan bir hastada önerilen başlangıç
tedavi yaklaşımı. .. Tek ajan kemoterapi
208 _,.
MATERNAL PLASENTAL FETAL ÜNİTE
sık
görülen maternal mortalite
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1992)
1. En
nedeni
'
B. Gebeliğin kesin olduğu POZİTİF bulgular:
Maternal mortalite nedenleri
1. Obstetrik kanama (en sık) ............... %12,5
2. Gestasyonel hipertansiyon ................. %12,3
3. Enfeksiyon ............................................. %10,7
4. Emboli .......... L ....................................... %10,2
5. Gebelikle ilişkili diğer nedenler ........ %33,2
a. Kardiyomiyopati .............................. %11,3
b. İnme .................................................. %6,3
c. Anestezi ........................................... %1,2
d. Diğer ................................................. %14 ,2
6. Bilinmeyen .............................................. %2,1
bulgularından
birisi
7. Vajinal mukoza renk değişimi (mavi - mor
renklenmeler) (Chadwick belirtisi)
8. Fetal hareketleri algılama (primigravidde 18 - 20,
11. Kanda ya da idrarda hCG testinin P?Zitif olması
cevap: E
Aşağıdakilerden
(kloasma, linea nigra, stria,
9. lsthmusun aşırı yumuşaması (Hegar belirtisi)
1O. Uterin suffle (anne kalp atımına paral,el üfürüm)
Maternal morla/itenin en sık sebebi kanama,
kanamanında en sık sebebinin atoni olduğu
bilinmelidir.
2.
değişiklikleri
telenjiektazi)
primiparda 16 - 18. haftalar)
A) Preeklampsi
B) Uterus rüptürü
C) Koryoamnionit
D) Dış gebelik rüptürü
E) Kanama
Doğru
6. Cilt
hangisi
değildir?
kesin
gebelik
(Nisan -1994)
1. Fetal kalp atımının duyulması (doppler ile 8, fötoskop
ile 18. Hafta)
2. Aktiffetal hareketlerin muayene eden kişi tarafından
belirlenmesi
3. Fetusun sonografik veya radyografik olarak
görülmesi
Doğru
cevap: C
3. Endometrial implantasyon aşağıdaki gestasyonel
gelişim
evrelerinin
hangisinde gerçekleşir?
(Eylül-1987, Nisan - 2005)
A) Blastokist
B) Sekiz hücreli zigot
C) Morula
D) Fetus
E) F~rtilize ovum
Doğru
c;evap: A
A) Muayene eden tarafından fetal hareketlerin
hissedilmesi
B) Ultrasonografıde fetusun gözlenmesi
C) Beta hCG testinin pozitif olması
D) Çocuk kalp seslerinin duyulması
E) Radyolojik olarak fetusun görülmesi
Uterin kaviteye ulaşan gebelik ürünü morula
iken, implantasyonu gerçekleştiren gebelik ürünü
blastokisttir.
'
hCG testinin pozitif olması sadece
gebeliğe özgü değildir. Over kaynaklı germ
hücreli tümörlerde de (embriyonel karsinom,
koryokarsinom) pozitif olarak saptanır.
Blastomerler bölünmeye devam ettikçe önce
morula meydana gelir (16 blastomerli). Morula
fertilizasyondan yaklaşık 3 - 4 gün sonra uterin
boşluğa girer.
Matür oosit tubada fertilize olduktan sonra zigot'a (46
kromozomlu diploid hücre) dönüşür ve bölünmeye
başlar.
Beta
Morula içindeki blastomerler arasında sıvı
ile hücre blastokist'e dönüşür (58 - 256
blastomerli).
A. Gebeliği düşündüren ŞÜPHELİ semptom ve
bulgular:
1. Bulantı ve kusma
2. Sık idrara çıkma
3. Yorgunluk ve halsizlik
4. Adet gecikmesi (en az 1O gün)
5. Memelerde değişiklikler (mastodini, kolostrum
sekresyonu)
toplanması
Beşinci güne gelindiğinde. 107 hücreli blastokistin 8
hücresi embryo oluşumundan sorumlu olurken dışta
yer alan 99 hücre trofoblastları oluşturur.
•
Fertilizasyondan sonraki 6 - 7.gün blastokist
endometriuma implante olur.
l
KADIN HASTALIKLARI VE DOÖUM ~ 209
10-38 adet lobdan (kotiledon) oluşur. Plasenta
sitotrofoblastlarda ve stromada azalma,
sinsityotrofoblastlarda yapı değişimleri (incelme) ve
Hoffbauer hücrelerinde (fetal makrofajlar) artış görülür.
yaşlandıkça
Plasentanın fetal yüzünden maternal yüzüne doğru
bir kesit alınırsa sırasıyla amnion, koryon, koryonik
villuslar; desidua (basalis) ve miyometriumu
içerir.
•
Maternal yüz kotiledonları, fetal yüz ise amnionu
içerir. Amnionun altından fetal koryon damarlar
geçer. Fetal deoksijenize kan hipogastrik arterin
dalları olan iki taraflı umbilikal arterler aracılığı
ile plasentaya gider. Oksijene kan tek umbilikal
ven ile fetusa döner. Fetal yüzde koryonik arterler
ve venler vardır. Koryonik arterler her zaman
koryonik venlerin üzerinden geçerler.
•'
Morula
(16 hücreli evre)
iç hücre kütlesi
Blastokist kavitesl
~ın:©f''-- Trofoblast
Plasentada maternal ve fetal kanlar birbirlerinden
fetomaternal bariyerle ayrılırlar. Gebeliğin 3.
ayına kadar bu bariyerde sinsityotrofoblastlar,
sitotrofoblastlar, embriyonik mezoderm ve
fetal kapiller endoteli bulunurken (hemodikoryal),
3. aydan sonra sitotrofoblastlar devamlılıklarını
kaybeder ve yok olurlar (hemomonokoryal). Maternal
kan intervillöz alana dökülür. Fetal kan ise koryonik
villuslar içindedir.
Gebelikte erken dönem
4. İnsan plasentası hangi tiptedir? (Eylül - 1989)
A) Epiteliokorial
B) Villiokorial
C) Hemokorial
D) Endoteliokorial,
E) Sindesmokorial
Doğru
cevap: C
Plasenta anne ile fetüs arasındaki fizyolojik
değişimi sağlayan bir organdır.
Plasentada
maternal kan direk olarak villöz
ancak bunun içinde yer alan
fetal kapillerler içindeki fetal kan ile karışmaz
(hemokoryal)
trofoblastları yıkar
"Plasenta/ kan
dolaşımı" başlıklı şekile bakınız.
Plasenta
lmplantasyondan yaklaşık 12 gün sonra plasentada
primer koryonik villuslar görülmeye başlar. Solid
trofoblastlar ekstraembriyonik mesodermden köken
alan mezenkimal kordonlarla sarıldığında sekonder
villuslar oluşur. Mezenkimal çekirdekte anjiogenezis
başladıktan sonra ortaya çıkan villusl_ara tersiyer
villus adı verilir.
- - -- -lmplantasyondan yaklaşık 15 gün sonra maternal
kan intervillöz boşluğu doldurmaya başlar ve yaklaşık
17. günde ise fetal kan damarları fonksiyonel hale
gelerek gerçek plasenta! dolaşım başlar.
Villusların
iç yüzü sitotrofoblastlar (Langhans
hücreleri), dış yüzü isesinsityum (sinsityotrofoblaslar)
ile örtülüdür ve plasentadaki maternal kan ile direkt
temas halinde olan sinsityotrofoblastlardır.
l'
,)
Plasenta! kotiledonlar: Kotiledonların herbiri
koryonik villus tarafından beslenen fonksiyonel
ünitelerdir. Maternal yüzde loblar şeklinde görülmekte
olup, sayıları 10-38 arasında değişir. Kotiledonların
sayısı gebelik süresince aynı kalır.
Termdeki plasenta yaklaşık 500 gr ağırlığında
olup 20 cm çapında, 2 cm kalınlığındadır ve
5. Göbek kordonunda bulunan arter ve ven
aşağıdakilerden hangisidir?
sayısı
(Nisan - 1990)
A) 1 arter - 1 ven
B) 2 arter - 1 ven
C) 2 arter- 2 ven
D) 2 arter - 3 ve_n
E) 1 arter - 2 ven
Doğru
cevap: B
Umbilikal Kord (Funis)
Umbilikal kord veya diğer adıyla funis anatomik
olarak fetal membranların bir komponenti olarak
kabul edilir.
Umbilikal kord iki arter (deoksijenize kanı taşır) ve
bir venden (oksijenize kanı taşır) oluşur. Oluşumu
sırasında genellikle sağ umbilikal ven kaybolur
ve sol umbilikal ven açık kalır. Kesitinde umbilikal
vezikül ve umbilikusa yakın bazen allantois kalıntısı
bulunabilir.
Kordon 30 - 100 cm uzunluğunda (ort. 55 cm), 0.8
- 2 cm kalınlığındadır.
Ekstrasellüler matrix olan Wharton jeli içerir.
7
210 ~TÜM TUS SORULAR!
Umbilikal arter
•!!!.'!-- Umbilikal kodon
_.
Koryonik tabaka
----=~':;; "•:
·::":;'.':~-,2l.,, .
Koryonik villus
Desidual septa
Plasenta[ kan
En sık görülen anomalisi ise tek umbilikal
arterdir.
dolaşımı
İnsan korionik gonadotropini (hCG):
hCG, 36,000-40,000 Da ağırlığında glikoprotein
bir hormondur. Heterodimer yapıc,Ja
olup a ve ~ subünitelerinden oluşur. 6. kromozom
üzerinde bulunan tek bir gen hCG; TSH, FSH ve
LH hormonlarının a subünitlerini k6dlamaktadır ~
subüniti ise 19. kromozom üzerindeki 6 farklı
bölge tarafından kodlanmaktadır.
yapısında
Warton jeli
Ven
~~-.- ;;/
I
Amniotık
J
/
basınç
Arteriyal
70 mm
.f;I)'. 1 Hg sistolik 60 mm
·y
, 1
1/
1
asınç
Hg diastolik
P'\J.J
epitel
-"tıı
Arterler
~~(//, . -_·Ve·n· o_·z·b·
25 mm Hg
I
'-'1,1
hCG büyük oranda plasenta! GnRH'nin uyarısıyla
pl;ısentada trofoblastlardan sentezlenir.
1 ~~-,
--- . . ,·
. tır· Plasenta
r
'""
Ven oksijenize kanı taşır. 2 arter ise deoksijenize kan taşır
Umblikal kordon
6. Gebelikte hCG ne zaman pik yapar? (Eylül - 1989)
A) Son adetten sonra 60 - 70. günde
B) Son adetten sonra 20. günde
C) lmplantasyondan hemen sonra
D) Doğumdan hemen sonra
E) Doğumdan üç ay önce
Doğru
cevap: A
HCG ile ilgili bilgi sorusu. HCG
bilinmelidir.
ayrıntılı
olarak
Maternal kanda hCG düzeyi çoğul gebeliklerde, fetal
hemolitikaneminin eşlik ettiği eritroblastosis fetalis'te,
Down sendromlu fetus varlığında ve gestasyonel
trofoblastik hastalıklarda yükselmektedir. Buna
karşılık, gebelik kayıpları ve ektopik gebeliklerde
seviyesi düşmektedir.
Sensitif bir test ile ovulasyondan 8-9 gün sonra
maternal serumda veya idrarda saptanabilir. Son
adet tarihinden 60-70. güne (1 O. haftaya) kadar
maksimum seviyesi olan 100,000 mlU/mL'ye ulaşır.
Gebeliğin ilk 1O haftasında ikiye katlama süresi
yaklaşık 48 saattir. Daha sonra 16. haftaya kadar
düşerek en alt seviyeye iner daha sonra 34. haftaya
kadar hafif bir yükseliş gösterir ve 34. haftada 2.
tepe noktasına ulaşır. Ancak bu yükselme hızı ilk
10 haftadakine göre çok daha yavaştır. Doğumdan
sonraki 10-14. günde maternal serumda 5 mlU/
mL'nin altına düşer.
Yarılanma
ömrü ise 36 saattir. hCG'nin %30'u
böbrekler aracılığı ile kalanı da karaciğer aracılığı
ile metabolize olur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 211
7. Hamilelik boyunca sürekli artış
hormon
aşağıdakilerden
(Eylül - 1990, Nisan-201 O)
göstermeyen
hangisidir?
8.
Aşağıdaki
takibinde
ilişkilidir?
A) Serbest östriol
B) Total östriol
__..
C) insan plasenta lakti:ıjeni
D) insan korionik somatostatini
E) Seruloplazmin
A) östrojen
B) Progesteronl
C) insan koryonik gonadotropini (hCG)
D) Prolaktin
E) insan plaental laktojeni (hPL)
Doğru cevap: C
Doğru cevap:
Prolaktin, hPL, progesteron ve östrojenler gebelik
boyunca artarken hCG sürekli artış göstermez.
hCG, sensitif bir test ile ovulasyondan 7 - 9 gün sonra
maternal serumda saptanabilir. Son adet tarihinden
60 -80.güne (1 O.haftaya) kadar artarak tepe yapar
ve maksimum seviyesi olan 100,000 mlU/mL'ye
ulaşır. Daha sonra 16.haftaya kadar düşerek en alt
seviyeye iner ve gebeliğin sonuna kadar yaklaşık
bu seviyede devam eder. Doğumdan sonraki 1 O
-14.günde maternal serumda 5 mlU/mL'nin altına
İnsan plasenta laktojeni (hPL):
Poleni laktojenik etkilerinin olması ve büyüme
hormonuna benzer yapısı (%96'sı ortak) nedeni
ile hPL (koryonik somatomammotropin) olarak
adlandırılmıştır.
hPL 22,279
polipeptiddir.
·Gebeliğin
ilk 1O haftasında ikiye katlama süresi
yaklaşık 48 saattir. Yarılanma ömrü ise 36 saattir.
140
8
120
7
80
o
60
.c
.-.
5
~
cı
....____ hPL
§
o,
Yarılanma
:,
..,
3
hPL'nin
.c
2
20
10
20
30
40
50
ömrü 10-30
dakikadır.
fonksiyonları:
3. İnsülin rezistans etkisi ile maternal insülin
Gebelik haftası
seviyelerinin yükselmesi ve bunun sonucunda
protein sentezi artışı ve fetusa amino asit
Gebelık hormonları
sağlanması.
4. Polen! bir anjiogenik hormon olup fetal
vaskülarizasyonu arttırması.
Progesteron
5. Leptin inhibisyonu
100.0
"·'
östradiol (E2)
ôstriol (E3)
10,0
Ostron (E1)
,.,
1.0
nonglikozile
2. Periferal glukoz uptake inhibisyonu ile fetusa
daha fazla glukoz sağlanması.
o
o
ağırlığında
1 . . Maternal lipoliz yoluyla besin amaçlı serbest
yağ asitlerinin fetusa sağlanması
40
o
Da
hPL; plasentada trofoblastlarda sentezlenir.
Maternal serumda 3. gebelik haftasından itibaren
saptanabilir ve giderek artarak 34. haftada tepe
seviyesine ulaşır. Termde 1 gri gün salınımı ile
insanda en fazla miktarda salgılanan hormondur.
Salınımı plasenta kütlesi ile doğru orantılıdır.
8
100
C
hPL ile ilgili akılda tutulması gereken bilgiler; Salınımı
plasenta kütlesi ile doğru orantılı olması, yan
,"ömrünün çok kısa olması ve gebelikteki diabetojenik
' süreçten asıl sorumlu hormon olmasıdır.
düşer.
e
hormonlardan hangisi, riskli gebelik
kütlesi ile en yakından
(Nisan - 1988)
plasentanın
/
9. Gebeliğin 5.haftasında serumda artmaya başlayan .
glukoneogenezi inhibe ederken glukoz uptake"ini
azaltan glukoz ' intoleransıyla ilişkili hormon
hangisidir? (Eylül - 2000)
Ôslot,ol(E4)
A) insan koryonik gonadotropini (hCG)
B) insan plaental laktojeni (hPL)
C) Progesteron
D) Prolaktin
E) lnsulin
,.,
0.1
0.05
4 81218202428323840
Doğru
Gebelıkte steroıd
hormonlar
cevap: B
212
-4 TÜM TUS SORULAR!
1. öncelikle steroid sülfataz enzimi DHEA-S'ı
DHEA'a dönüştürür,
insan plasenta laktojeni (hPL) maternal serumda
3.gebelik haftasından itibaren saptanabilir ve
giderek artarak 34 - 36.haftada tepe seviyesine
ulaşır. Glukoneogenezi inhibe ederken, periferal
glukoz uptake inhibisyonu ile fetüse daha fazla
glukoz sağlanmasını sağlar.
10. Gebelik
süresince
hormon
(Nisan - 1997)
salgılanan
korpus
2. Takiben
3~-OHSD
enzimi
androstenediona dönüştürür,
3.
DHEA'ı
Oluşturulan androstenedion sitokrom P450
aromataz (CYP19) enzimi ile östrona (E1)
dönüştürülür.
luteumdan
da
hangisidir?
aşağıdakilerden
4. Bu da 17~-OHSD enzimi ile son ürün olan
östradiole (E2) çevrilir.
A) insan plaental laktojeni (hPL)
B) insan koryonik gonadotropini (hCG)
C) ôstetrol
D) Androstenedion
E) Relaksin
DHEA-S'nin bir kısmı da fetal karaciğerde bulunan
16a-hidroksilaz enzimi ile hidroksilasyona
uğrayarak 16OH-DHEA-S şeklind~ plasentaya
gelir. Bu androjenin 4 enzimle tepkimeye girmesi
sonucunda ise östriol (E3) oluşmaktadır.
1
Doğru cevap: E
•
Fetal adrenalde 3 beta-OHSD enzimi bulunmaz.
Bu nedenle fetüs progesteron ve an drostenedion
sentezleyemez.
1
•
Relaksin, Yapısal olarak insülin ve IGF'ye benzeyen
protein yapıda bir hormondur. Sadece gebelik
korpus luteumundan üretilir. 4-5. haftalarda
rnaternal serumda görünür, 1O. haftada pik yapar
ve terme kadar ise azalır. Etkisi miyometriumun
kontraktilitesini önlemektir.
•
hPL ve hCG ise temel olarak plasentadan salınırlar
ve korpus luteumdan salınımları yoktur.
•
Östetrolün tamamı fetoplasental ünitede yapılır.
Tüm bu basamaklar göstermektedir ki östrojenlerin
biosentezinde plasenta ve fetüs (adrenal glandı ve
karaciğeri) birlikte rol oynamaktadır. E3 sentezinde
plasenta ve fetüs birlikteliği söz konusu olduğundan
E3 fetoplasental ünitenin normal çalışıp
çalışmadığının bir göstergesidir. ·
Progester9n gebeliğin ilk 8-1 O haftasında korpus
luteumdan daha sonra plasentadan sentezlenir.
11. Maternal fetal plasenta! ünitede östriol sentezinde
sadece feb.ısta bulunan enzim aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül - 1999, Nisan-2001)
A) 3 Beta OH steroid dehidrogenaz
B) 17 Beta OH steroid dehidrogenaz
C) Aromataz
D) 16 hidroksilaz
E) 21 hidroksilaz
Doğru
cevap: D
Maternal- plesental- fetal ünite
Östriol biosentezinde plasenta, fetüs adrenal glandı
ve fetüs karaciğeri birlikte rol oynamaktadır.
Plasenta çok yüksek miktarlarda östrojen
sentezleyebilmektedir. Trofoblastlardaki östrojen
biosentezinde ne kolesterol ne de progesteron
prekürsör olarak görev yapmazlar. Plasenta
asetattan kolesterol sentezleyemez ve seks
steroidlerinin yapımı için mutlak gerekli olan 17ahidroksilaz ve 17,20-liyaz (CYP17) enzimlerini
içermez.
Gebelikte östrojenlerin majör prekürsörü olarak
DHEA-S görev yapar ki bunun da gebelikteki
majör kaynağı fetal adrenal gland'dır. Bu nedenle
gebelerde plasentanın üretmiş olduğu östrojenin ana
kaynağı fetal adrenal glanddır. Plasentada DHEAS sinsityotrofoblastıarda bulunan 4 kritik enzimle
östradiiıle dönüştürülür.
12. Fetal adrenal bezde aşağıdaki enzimlerden hangisi
bulunmaz? (Eylül - 2001)
A) 21 beta hidroksilaz
B) 17 beta hidroksilaz
C) 3 beta hidroksi steroid dehidrogenaz
D) HMG - CoA redüktaz
E) 11 beta hidroksilaz
Doğru
cevap: C
3 Beta hidroksi steroid dehidrogenaz enzimi
plasentada olup progesteron sentezinde yer alır ve
fetüste bulunmaz.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 213
13. Gebelikte fetoplasental ünitede hangi hormon
fetüste üretilmez? (Nisan - 2002)
A) Pregnenolon
B) Progesteron
C) 16 alfa dihidroepiandesteron sülfat
D) Kortikosteroid
E) Dihidroepiandrosteron sülfat
Doğru
cevap: B
üretemez.
14. Fetoplasental
ünitenin
normal
fonksiyon
göstergesi aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan-1994, Eylül -2000, Nisan-2008)
gördüğünün
A) östradiol
C) Testosteron
•
Relaksin; korpus luteum, plasenta ve desidua
hCG; plasenta! trofoblastlar tarafından;
hipotalemik benzeri serbestleştirici hormon plasenta!
troföblastlar tarafından ve PAPP A; plasenta
tarafından üretilmekte olup, bu üretimde fetal
birliktelik söz konusu değildir.
tarafından,
Fetusta 3 Beta hidroksisteroid dehidrogenaz
enzimi bulunmadığından fetus pregnenolon
yapabilir ancak bunu progesterona çeviremez
ve bu görevi plasenta üstlenir. Yine bu enzim
çalışmadığından dolayı fetüs androstenedion da
Doğru
Maternal fetal plasenta/ ünitede sentezinde hem
hem de fetusun rol aldığı yegane
hormon östrioldür. Bu nedenle maternal fetal
plasenta/ ünitenin en iyi göstergesidir.
plasentanın
Plasenta çok yüksek miktarlarda östrojen
', sentezleyebilmektedir. Trofoblastlardaki östrojen
biosentezinde ne kolesterol ne de progesteron
prekürsör olarak görev yapmazlar. Plasenta asetattan
kolesterol sentezleyemez ve seks steroidlerinin
yapımı için mutlak gerekli olan 17a- hidroksilaz ve
17,20-liyaz (CYP17) enzimlerini içermez.
~
Gebelikte östrojenlerin majör prekürsörü olarak
DHEA-S görev yapar ki bunun da gebelikteki
majör kaynağı fetal adrenal gland'dır. Bu nedenle
gebelerde plasentanın üretmiş olduğu östrojenin ana
kaynağı fetal adrenal glanddır. Plasentada DHEAS sinsityotrofoblastlarda bulunan 4 kritik enzimle
östradiole dönüştürülür.
1. öncelikle steroid sülfataz enzimi DHEA-S'ı
DHEA'a dönüştürür,
2. Takiben
3~-OHSD
enzimi
DHEA'ı
androstenediona dönüştürür,
3. Oluşturulan androstenedion sitokrom P450
aromataz (CYP19) enzimi ile östrona (E1)
B) Östriol
D) Östron
E) Androstenedion
cevap: B
Östriol
adrenal
biosentezinde plasenta, fetüs
ve fetüs karaciğeri birlikte rol
oynamaktadır. Bu nedenle de östriol fetoplasental
ünitenin normal çalışıp çalışmadığının en iyi
göstergesidir.
glandı
15. Aşağıdaki hormonlardan hangisinin sentezinde
hem fetüs hem de plasenta rol oynar?
(Eylül 2016 Orijinal)
A)hCG
B) östriol
C) Relaksin
D) PAPP-A
E) Hipotalamik benzeri
Doğru
serbestleştirici
dönüştürülür.
4. Bu da 17~-OHSD enzimi ile son ürün olan
östradiole (E2) çevrilir.
DHEA-S'nin bir kısmı da fetal karaciğerde bulunan
16a-hidroksilaz enzimi ile hidroksilasyona uğrayarak
16OH-DHEA-S şeklinde plasentaya gelir. Bu
androjenin 4 enzimle tepkimeye girmesi sonucunda
ise östriol (E3) oluşmaktadır.
hormon
cevap: B
Fetal adrenalde 3beta-OHSD enzimi bulunmaz.
Bu nedenle fetüs progesteron ve androstenedion
sentezleyemez.
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Tüm bu basamaklar göstermektedir ki östrojenlerin
biosentezinde plasenta ve fetus (adrenal glandı
ve karaciğeri) birlikte rol oynamaktadır. E3
sentezinde plasenta ve fetus birlikteliği söz konusu
olduğundan E;3 fetoplasental ünitenin normal çalışıp
çalışmadığının bir göstergesidir
1. Human plasenta! laktojen
il. Relaksin
111. Gebelikle ilişkili plazma proteinA
IV.ôstriol
V. Human koryonik gonadotropin
Fetüs ve plasentanın sentezinde birlikte rol aldı!)ı honnon
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 2016 BENZERi)
A) Yalnız iV
B) YalnızV
C)IVveV
D) ı, il ve iV
E)lllveV
Do§ru cevap: A
16. Aşağıdakilerden hangisinde Estriol
~
(Eylül - 1987)
A) ikiz gebelik
B) Anensefali
C) Preeklampsi
D) Diyabet
E) Esansiyel hipertansiyon
Doğru
cevap: A
artar?
214 '4TÜM TUS SORULAR!
Estriol maternal fetal plasenta/ ünitenin çalışıp
çalışmadığının
bir göstergesi
olduğundan,
estrio/ün arttığı ve azaldığı durumlar bilinmelidir.
E3 AZALDIGI DURUMLAR
1. Fetal Ölüm
2. Fetal Anensefali
3. Fetal Adrenal Hipoplazi
17. Gebelikte
5. Fetal-Plasental Aromataz Eksikliği
6. Trizomi 21 (Down sendromu)
7. Fetal LDL kolesterol sentez bozukluğu
8. Annenin glukokortikoid kullanması
9. Annenin addison hastalığı
•
cevap: D
AFP; fetal yolk sak (vitellin kesesi), karaciğer ve
gastrointestinal sistem tarafından sentezlenen bir
glikoproteindir ve albumin
•
10.Molar gebelikler (Komplet molde fetüsyok)
E3 ARTTIGI DURUMLAR
1. Fetal eritroblastozis (Plasenta! hipertrofi)
2. Çoğul gebelikler
'
proteinlerin hangisi plasenta
(Eylül - 2004)
A) Gonadotropin releasing hormon
B) Oksitosin
C) Somatostatin
D) Alfa - fetoprotein
E) lnhibin
Doğru
4. Fetal-Plasental Sülfataz Eksikliği
aşağıdaki
kaynaklı değildir?
analoğudur.
GnRH, oksitosin, somatostatin ve inhibin ise
plasentadan sentezlenen
hormonlardır.
"Gebelikte hormonlar'' ve "Plasenta/ Dokuda
Tanımlanmış Büyüme Faktörleri, Nörbpeptidler ve
Proteinler'' başlıklı tabloya bakınız.
'
Gebelikte hormonlar
Hipotalamik hormonlar
•
•
•
•
•
GnRH
CRH
TRH
Somatostatin
GHRH
Hipofizer hormonlar
• hCG
1
• hPL
1
• GH varyantı
• PTH benzeri protein
• ACTH
• Oksitosin
Diğer
proteinler
• Opiatlar
• Prorenin
Alfa-fetoprotein
• Gebeliğe özgü 61 glikoprotein
• PAPP-A
• Aktivin
• lnhibin
• Relaksin
• Kalsitonin
• Leptin
• Atrial natriüretik peptit
• Nöropeptit Y
Büyüme faktörleri
• IGF-1
• IGF-2
• Epidermal büyüme faktörü
• Fibroblast büyüme faktörü
• Trombosit derivesi büyüme faktörü
• Transforming (değiştirici) büyüme faktör a, 6
Sitokinler
• lnterlökin
• lnterferon
• Doku nekroz faktörü-o
• Koloni stümülan faktör-1
Desidual proteinler
• Prolaktin
• Relaksin
• Progesteron
ilişkili
endometrial protein
• IGFBP-1
• lnterlökin-1
• Koloni stümülan faktör-1
Korpus luteum proteinleri
• Relaksin
• Pronenin
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 215
Plasenta! dokuda tanımlanmış büyüme faktörleri, nöropeptidler ve proteinler
insan koryonik
gonadotropin,
insan plasental
laktojen, Büyüme
hormonu varyantı,
. ACTH
GnRH, TRH, GHRH,
Somatostatin, CRH,
Oksitosin, Nöropeptid-Y,
Beta endorfin,
Met-enkefalin, Dinorfin
Aktivin,
Follistatin,
CRH-bağlayıcı protein, IGF
bağlayıcı protein-1, IGF
lnhibin, TGF-6, bağlayıcı protein-2, IGF
TGF-a, EGF, -- bağlayıcı·protein-3, IGF
IGF-1, IGF-11,
bağlayıcı protein-4, IGF
FGF, PDGF
bağlayıcı protein-5, IGF
bağlayıcı protein-6
18. Gebelik boyunca seviyesi düşük olan hormon
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1998)
lnterlökin-1, lnterlökin-2,
lnterlökin-6, lnterlökin·
8, lnterferon-alfa,
lnterferon-beta,
lnterferon-gamma,
Tümör nekroz faktör-alfa
Maternal Plasenta! Fetal Ünite İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
A) FSH, LH
1. Maternal mortalitenin en sık nedeni ... Obstetrik
kanama
B) ôstrojenler
C) insan plaental laktojeni (hPL)
D) Progesteron
E) human koryonik gonadotropin
Doğru
2. Vajende gebelik sırasında görülen mavi-mor
renkli mukozadaki renk değişikliği. .. . Chadwick
belirtisi
cevap: A
3. Fertilizasyonu takiben
ulaşan canlı ... Morula
endometrial
kaviteye
Gebelik boyunca plasentadan salınan yüksek
östrojen ve progesteronun (-) feed back etkisi
nedeniyle FSH ve LH seviyesi düşüktür.
4. Gebeliğin 14. Haftasından sonra desidua ve rayı
oluşturan
yapılar...
Desi dua kapsülaris ve
desidua parietalis
Gebelikte serum düzeyi düşük olan bir diğer hormon
da DHEA-S'tır.
5. Villöz stromada bulunan fetal makrofajlar ...
Hofbauer hücreleri
Gebelik sırasında antidiüretik hormon (vazopressin)
ve Atrial natriüretik peptid düzeyi ise değişmez.
6. Fetomaternal bariyerde bulunmayan ... Maternal
kapiller endoteli ,
7. Plasentada maternal kan ile direk temas halinde
19. Aşağıdakilerden hangisi gebelikte PGF2 alfa'nın
bir etkisi değildir? (Nisan - 2000)
A) Korpus luteum devamlılığı
B) Fetal akciğer matüritesi
;C) Ovulasyon
D) Gebelikte serviksin olgunlaşması
E) Doğum eyleminin başlaması
Doğru
cevap: A
Korpus luteumun devamlılığını hcg sağlar, PGF-2
alfanın etkisi değildir.
PG F2 alfa:
Gebede serviksin olgunlaşmasına, uterus
kasılmalara ve doğum eyleminin başlamasına
yolaçar.
Ovulasyonda ve fetal pulmoner
gelişimde
fonksiyonları vardır.
Korpus luteumun regresyonunda rolü
vardır.
olan yapı ... Sinsityotrofoblast
8. hCG'nin alfa ve beta alt birimlerinin 0retiminden
sorumlu kromozomlar... Alfa alt birimi, 6.
Kromozom üzerindeki tek gen bölgesi; beta alt
birimi 19. Kromozom üzerindeki altı farklı gen
bölgesi
9. Normal bir gebelikte insan plasenta! laktojeninin
maternal serumda en yüksek düzeylere ulaştığı
hafta ... 34.hafta
10.Gebelik süresince östriol sentezi için kullanılan
ana kaynak ... Fetal adrenal bezden gelen DHEA-5
11.31)-OHSD enzimi olmadığı için fetal adrenal
bezde yapılamayan hormonlar ... Androstenedion
ve progeste_ron
12.Gebelikte östriol düzeyinde azalmaya neden
: olan bazı durumlar... Fetal anensefali, fetal
adrenal hipoplazi, plasenta! sülfataz eksikliği,·
plasent()I aroıııataz eksikliği, Down Sendromu,
annenin glukokortikoid kullanımı, intrauterin fetal
ölüm
13.İnsan plasentası kaynaklı olmayan hormon ...
Anti-Müllerian Hormon, alfa fetoprotein, prolaktin,
relaksin
216 ~ TÜM TUS SORULAR!
ABORTUSLAR
1. Gebeliğin ilk 6 haftası içinde gelişen düşüklerin
en şık nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
(Nisan 1988)
A) Uterus malformasyonları
B) Kromozom anomalisi
C) Kardiyovaskuler yetersizlik
D) Kan uyuşmazlığı
E) Hormona! nedenler
Doğru
cevap: B
3. Spontan abortuslarda ın_sık görülen kromozom
anomalisi aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1990,
Nisan 1995, Eylül 1999, Aralık 2010, Eylül 2014)
A)Trizomi
B) Monozomi
C) Tetraploidi
D) Triploidi
E) Translokasyonlar
Doğru
Abortus/arda en sık rastlanan karyotip normal
karyotipdir (%45-55).
Abortuslarda en sık görülen kromozoma! anomali
ise trizomilerdir (sıklık sıralamasına göre 16, 22,
21, 18, 13) ve bunu ikinci sıklıkta monozomi (Turner
sendromu) takip eder.
'
Gebelik kayıpları ne kadar erken dönemde olursa
altta yatan nedenin kromozoma/ anomali olma
ihtimali o kadar artar.
Anöploid düşüklerin %75'i gebeliğin ilk 8 haftasında
olur ve bunların %95'inde maternal gametogenezde
hatalar görülürken; sadece %5 kadarında paternal
gametogenezde hatalar izlenir. Öploid fetuslar
anöploid fetuslara oranla daha geç kaybedilirler.
i
Ancak trizomiler bir grup olarak değil de tek tek
ele alınırlarsa monozomi daha sı~ görülen bir
anomalidir.
Abortuslarda tanımlanmayan tek otozomal trizomi,
Trizomi 1 dir.
Anöploidler genellikle gebeliğin ilk 8 haftasında
olurlarken, öploidler daha çok 13. gebelik haftasında
abart olurlar.
kayıplarının %55'i, il. trimester
%35'i ve 111. trimester kayıplarının da
%5'i kromozoma! olarak anormaldirler.
;
2. Spontan abortusa en sık yol açan fetal sebep
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül 1998)
cevap: A
Embriyonik abortus materyallerinde
kromozoma! dağılım
1. trimester
kayıplarının
A) lmmünolojik
B) Anatomik ·
C) Endokrin
D) Genetik
E) Enfeksiyon
Doğru
cevap: D
Spontan abortus gebeliğin 20. haftadan önce
son/anmasıdır.
Fetal nedenler genellikle /.
trimesterde olur ve en sık fetal neden kromozoma/
anomalilerdir (genetik nedenler).
Gebelik kayıplarının yaklaşık yarısı anembriyonik
olmaktadır. Bu nedenle embriyoya ait elemanlar
bulunmamaktadır.
Geri kalan düşükler ise (%50) embriyonik
kayıplardır ve bunlarda genellikle zigot, embriyo,
fetus ya da plasentaya ait anomaliler izlenmektedir.
Embriyonik kayıpların yansında (tüm düşüklerin
%25'i) kromozomal anomaliler bulunmaktadır
(anöploid düşükler).
Öploid (46,XY veya 46,XX)
45-55
Anöploid
Otozomal trizomi
Trizomi 16 (trizomtler içinde en s1k)
Trfzomi 22
Trfzomi 21
i 22-32
1
7-B
l
ı.
Trizomi 18
Trlzomi 13
Monofomi X (45,X) (tek
1
başına
en
sık)
5-20
l'
Triploidi
6-B
,lı
Tetraploidi
2-4
Yap1sal anomaliler
Double veya triple trizomi
2
0.7-2
4. Erken gebelik kayıplarının nedeni olarak en şık
görülen kromozomal trizomi tipi aşağıdakilerden
hangisidir? (Mayıs 2011)
A)13
8)14
C)15
D)16
E)17
Doğru
cevap: D
::
'
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 217
Soru direk bilgi sorusudur.
Bu
Abortuslarda en sık görülen kromozomal anomali ise
trizomilerdir (sıklık sıralamasına göre 16, 22, 21, 18,
13) ve bunu ikinci sıklıkta monozomi X takip eder.
5. Birinci trimesterin erken haftalarında düşük tehdidi
tanısı alan bir gebe kadına uygulanacak tedavi
aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? (Eylül 1987)
A) Progesteron verilmesi
B) ôstrojen verilmesi
C) ôstrojen ve progesteronun birlikte verilmesi
D) Spazmolitik ajanların verilmesi
E) Yatak istirahati
Doğru
koagülasyon (DIC) tablosuna neden olabilirler.
Tedavisi süratle gebeliğin tahliyesidir. Tahliyeden
önce mutlaka DIC paneli kontrol edilmelidir.
d) İnkomplet abortus:
•
-Embriyo-fetus ve eklerinin bir kısmının uterus
kavitesi dışına atılıp, bir kısmının ise kavitede
kaldığı durumdur.
Tek
yaklaşım şekli
rest
küretajdır.
el' Komple! abortus:
Embriyo-fetus ve ekleri tamamen uterin kavite
dışına atılmıştır.
cevap: E
20. gebelik haftasından önce veya 500 gramdan
düşük embriyo/fetus ve eklerinin uterin kavite
dışına atılmasına abortus denir. Abortus tipleri ile
ilgili bilinmesi gereken noktalar...
Her hangi bir müdahalede bulunmaya gerek
yoktur.
f) Anembriyonik gebelik:
Gebeliğin 7-8. hafta üzerinde olmasına rağmen
embriyo gelişememiştir ve ultrasonografide
embriyoya ait yapılar görülememektedir.
Transvajinal ultrasonografide gestasyonel
kese çapı> 20 mm iken embriyo izlenemiyorsa
tanı konulur. Özellikle monozomi-X de sıkça
görülmektedir.
a) Abortus imminens
Düşük tehdididir. Gebeliğin
20. haftasından önce
ancak serviksin kapalı
durumudur. Fetal kardiyak aktivite
kanamanın olması,
olması
durumda doku tromboplastinleri
dolaşıma karışarak dissemine intravasküler
vardır.
Kanama gebelik kaybının en önemli prediktif
faktörüdür. Olguların %50'si genellikle düşük ile
sonuçlanır. Ancak fetal kardiyak aktivite varsa
risk belirgin olarak azalır.
Küretaj
g) Septik abortus:
Endomiyometrit en sık karşılaşılan klinik
tablodur. Klinikte ateş, kötü kokulu akıntı,
karında ve servikal muayenede şiddetli
hassasiyet vardır ve ihmal edilen olgularda
DIC gelişebilmektedir.
Abortus imminens vakalarının çoğunda
gebelik kaybı olmasa da gebeliğin ilerleyen
dönemlerinde kötü obstetrik sonuçlar ortaya
çıkabilir. 1. trimesterde kanaması olan gebelerde
artan komplikasyonlar; preterm doğum, İUGG,
preterm erken membran rüptürü, dekolman
plasenta, plasenta previa, fetal-neonatal
ölümler, sezaryen oranlarının artması, düşük
doğum ağırlığı ve plasentanın elle çıkarılma
riski artar.
Kesin bir tedavisi yokfüf.-Yatak istirahati
önerilebilir.
b) Abortus insipiens:
Kaçınılmaz
(durdurulamayan) düşüktür. Bu
gebelerde 20. haftadan önce kasıklarda kramp
tarzında ağrı, bol miktarda vajinal kanama ve
servikste açıklık-silinme vardır.
Bu olgularda düşük önlenemez ve küretaj
yapılır.
c) Missed abortus:
20. gebelik haftasından önce intrauterin fetal
kardiyak aklivitesi olmayan gebeliğin olduğu ve ölü
dokunun atılmadığı durumlardır. Serviks kapalıdır,
kramp veya kanama yok veya çok azdır.
yapılır.
Septik abort durumunda kavite küretaj ile
temizlenir ve geniş spektrumlu antibiyotikler verilir.
Sepsis belirtileri varve üreme isteği tamamlanmış
ise histerektomi uygulanabilir. Üreme isteği olsa
da klinik düzelme küretaj ile sağlanamazsa
histerektomi yapılması gerekebilir.
Düşükleri takiben Rh (·) olgularda mutlaka anti-D
immünglobulin yapılmalıdır.
6. Üç aylık gebe olup, abortus insıpıens tanısı
ile hastaneye yatırılmış ağrılı ve kanamalı bir
h11staya, aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?
(Eylül 1988, Eylül 1996)
A) Hormonal tedavi
B) Yatak istirahati
C) Acil küretaj
D) Histerekotomi
E) Serklaj operasyonu
Doğru
cevap: C
218 ~TÜMTUSSORULARI
•
Abortus insipiens
Kaçınılmaz
(durdurulamayan)
düşüktür.
Bu gebelerde 20. haftadan önce kasıklarda kramp
bol miktarda vajinal kanama ve
servikste açıklık-silinme vardır.
tarzında ağrı,
Bu olgularda
düşük
önlenemez ve küretaj
yapılır.
7. On
haftalık
gebe kadın, vajinal kanama ve karın
geliyor. Serviks 2 cm açıklıkta ve %80
ise tedavide ne yapılır? (Eylül 1992)
ağrısıyla
silinmiş
A.lmmlnens
A) istirahat ve gözlem
B) Servikse sütür
C) Progesteron + tokolitik tedavi
D) Gebeliğin küretaj ile sonlandırılması
~
•
A:lncipiens
~ompletabortu~
E) Gebelik kontrolü ve Ultrasonografıye göre karar
Doğru
cevap: D
olgu kanama ve servikal açıklık
Abortus insipienstir.
Bu gebelerde 20.haftadan önce kasıklarda kramp
tarzında ağrı, bol miktarda vajinal kanama ve
servikste açıklık-silinme vardır.
Bu olgularda düşük önlenemez ve küretaj
Soruda
anlatılan
olduğundan
Abortus tipleri
yapılır.
8. Durdurulamayan abortusun tanı ve tedavisi ile
ilgili aşağıdaki
(Nisan 201 O)
'
ifadelerden
hangisi
yanlıştır?
A) 20. gebelik haftasından önce olur.
B) Vajinal kanama fazla, serviks açık ve silinmiştir.
C) Kramp tarzında alt karın ağrısı vardır.
D) Gebelik ürünü kısmen veya tamamen atılmıştır.
E) Tedavisi gebeliğin sonlandırılmasıdır.
Doğru
cevap: D
Abortus insipiens Kaçınılmaz (durdurulamayan)
düşük olan gebelerde 20.haftadan önce kasıklarda
kramp tarzında ağrı, bol miktarda vajinal kanama
ve servikste açıklık-si/inme vardır. Bu olgularda
düşük önlenemez ve küretaj yapılır.
D
şıkkı
ise
anlatmaktadır.
komple!
ve
inkomplet
abortusu
9. Tavuk teleği ile düşük yapmaya teşebbüs eden 7
çocuklu bir kadında, vajinal kanama ile birlikte,
yüksek ateş, titreme, idrar miktarında azalma,
periferde ekimozlar ve subikter gelişiyor. Kan
basıncı 90/50 mmHg, nabzı 100 da~ika ve fıliform
olan bu hastada genel durumu düzeltici tıbbi
hazırlıkları takiben en uygun tedavi yaklaşımı
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 1990)
A) lrytravenöz heparinizasyon
B) Abdominal histerektomi
C) Dilatasyon ve küretaj
D) Peritoneal diyaliz
E) Radikal histerektomi
Doğru
cevap: C
Vajinal kanama ile birlikte yüksek ateş, titreme,
o/igüri, anüri ve periferde ekimoz/arı olan hastanın
tansiyonu düşük ve filiform nabız alınıyorsa septik
abortus düşünülür.
Septik abart durumunda kavite küretaj ile temizlenir
ve geniş spektrumlu antibiyotikler verilir. Sepsis
belirtileri var ve üreme isteği tamamlanmış ise
histerektomi uygulanabilir. üreme isteği olsa da
klinik düzelme küretaj ile sağlanamazsa histerektomi
yapılması gerekebilir.
'
l
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 219
1 O. Aşağıdaki etiyolojik faktörlerden hangisi habitüel
abortusların en az nedenidir? (Eylül 2004)
A)Anatomik
B) Endokrinolojik
C) Enfeksiyöz
D) lmmünolojik
E) Trombotik
Doğru
Bu nedenle sorunun A ve B şıkları ön plana
Sorunun tanımlama paragrafında
verilen bir ipucu ise bizi sonuca götürmektedir
ki, hastanın kardeşinde de tromboembolik
komplikasyonların varlığı tablonun kalıtsal olduğunu
çıkmaktadır.
düşündürmektedir.
•
cevap: C
gebelik kayıplarında ayırıcı tanıda öncelikle
düşünülmelidir.
Birbirini takip eden 2 veya daha fazla gebeliğin
abortus/a sonuçlanmasına habituel abortus denir.
•
Burada diğer şıklardan bizi uzaklaştıran önemli bir
etken ise sorunun tanımlama paragrafında.verilen 2.
trimester abortus öyküsüdür. C ve E şıklarında yer
alan risk faktörleri daha çok 1. trimester abortus
etkeni olarak gözlenmektedir.
Tekrarlayan gebelik kayıplarının en sık nedeni
idiopatiktir (%50-60). Bilinen sebepler arasında
ise en sık İmmünolojik faktörlerdir. En az görülen
neden ise enfeksiyöz nedenlerdir.
Önemli bir ayrıntı da çeldiricinin oldukça kuvvetli
olup, A şıkkına yerleştirilmesidir. Antifosfolipid
antikor sendromunda (özellikle antikardiyolipin
antikor varlığında) da tekrarlayan gebelik kayıpları
gözlenirken, antifosfolipid antikor sendromunun
edinsel olduğu mutlaka hatırlanmalıdır.
Tekrarlayan gebelik kayıplarında birçok sebep
öne sürülmekle beraber bunlardan 3 tanesi en
önemlileridir:
1. Parental kromozoma! anomaliler
2. Antifosfolipid antikor sendromu (AFAS)
3. Uterin anomaliler
Diğer kanıtlanmamış
ancak öngörülen sebebler
arasında; alloimmünite, endokrinopatiler,
çevresel toksinler ve bazı enfeksiyonlar yer alır.
Sebebin
belirlenebildiği
durumlar
1.İmmünolojik Nedenler & Trombofililer ........ % 15 -20
2.Anatomik Nedenler ..................,_ _ _ _ .... % 15
3.Endokrin Nedenler _ _ _ _ _ _ _ _ _ % 8-12
4.Diğer Nedenler ......... _ _ _ _ _ _ _ % 10
5.Genetik Nedenler _ _ _ _ _ _ _ ....... % 2-4
.. .... ., ........ % 0.5-1
6.Enfeksiyöz Nedenler......
11. Yirmibeş yaşında
3 kez 2. trimesterde abortus
yapan ve yaşayan çocuğu olmayan bir kadının aile
öyküsünden kardeşinde tekrarlayan akciğer embolisi
olduğu öğreniliyor.
Bu
hastanın
En. sık rastlanan kalıtsal trombofıli tablosu ise
faktör V Leiden mutasyonu olup, tekrarlayan
abortus etiyolojisinde ilk olarak
hangisi
düşünülmelidir?
aşağıdakilerden
Trombofililer
1) Aktive protein C rezistansı (APCR) (en
sık
trombofili nedeni),
- Kalıtsal = Faktör V Leiden mutasyonu(% 95)
- Edinsel =Gebelik, malignite, ilaçlar (%5)
2) Protrombin gen mutasyonu (2. sıklık)
3) Hiperhomosisteinemi (3. sıklık)
- Kalıtsal
= Metilen Tetra Hidro
eksikliği
Folat Redüktaz
(MTHFR eksikliği)
- Edinse! = B vitamin eksikliği, folat eksikliği
(Folat eksikliği direkt hiperhomosisteinemi'ye
neden olmaz. B12 (aktif) seviyesini düşürerek
etki eder.)
4) Antitrombin III gen mutasyonu (tromboz riski en
yüksek trombofili tipi)
5) Protein C eksikliği
6) Protein S eksikliği
(Eylül 2008)
A) Antifosfolipid antikor sendromu
B) Faktör V Leiden mutasyonu
C) Luteal faz yetmezliği
D) Septat uterus
E) Kromozomal anomali
Doğru
12. Aşağıdakilerden
hangisi tekrarlayan gebelik
kayıplarında en sık rastlanan kromozomal anomali
tipidir? (Eylül 2013 Orijinal)
A) Dengeli resiprokal translokasyon
B) Robertsonian translokasyon
C)Trizomi
D) Trizomi 13
E) X kromozom mozaizmi
21 -
cevap: B
Olgu tanımlanırken 3 kez 2. trimester abortusu
ifade edilmektedir. Tekrarlayan gebelik
kayıplarının en sık rastlanan nedenleri immüno/ojik
faktörler ve trombofililerdir.
yaptığı
Doğru
cevap: A
220 .. TÜM TUS SORULARI
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü olan çiftlerde periferik
karyotlp anallzl yapılması durumunda U-..§..lk görülen
ebeveynlere alt kromozoma! anomali tipi aşağıdakilerden
hangisidir? (EylOl 2013 BENZERi)
A) Dengeli resiprokal translokasyon
B) Robertsonian translokasyon
Bu sınavda direkt tablodan sorulan zor olarak
nitelendirilebilecek bir bilgi sorusu. Uterin
anomaliler gebelikte malprezentasyon, preterm
doğum, spontan ve tekrarlayan abortus gibi
komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu
anomalilerden gebelik prognozu açısından şıklarda
en iyi olan arkuat uterustur.
'
C) Ring kromozom
D) lnversiyon 16
E) X kromozom mozaizmi
Doğru
Konjenital Uterin malformasyonlar:
Uterus septus: Abort hızı en yüksek olan
anomalilerden biri olup onarım işleminden
en fazla yarar gören uterin anomalidir.
cevap: A
Spontan abortuslardan farklı olarak tekrarlayan
gebelik kayıplarında yapısal anomaliler görülür.
Gebelik
Kayıplarında
Arkuat uterus: Miyometriumun uterin kavite
içine doğru 1 cm'den az girmesi durumudur.
Genetik Nedenler:
Bikornu uterus:
Anöploidiye bağlı tekrarlayan gebelik kayıpları
özellikle 35 yaş üzerinde artmaktadır ve tekrarlayan
gebelik kaybı öyküsü olan 35 yaş üzerindeki
kadınlarda, kayıpların büyük çoğunluğunun nedeni
spontan fetal kromozomal anomalilerdir.
büyük kısmında spontan abortuslardan
olarak yapısal anomaliler görülür ve
tekrarlayan gebelik kayıplarına eşlik eden en sık
parental kromozomal anomali, dengeli resiprokal
traslokasyondur (%50). Bunu ikinci sırada
Robertsonian translokasyonları izler (%25).
Üçüncü sırada ise X kromozom mozaisizmi
(47,XXY Kleinfelter sendromu) bulunur (%12).
'
Uterus didelfıs: Unikornu uteriye göre gebeliğin
devam etme şansı daha yüksektir. Yine de
olguların %40'1 abortusla sonuçlanır.
Olguların
Kromozomalanomalilerintanısı parental kaıyotipleme
ile konur. Tedavisinde ise preimplantasyon genetik
tanı (PGD) kullanılır.
13. Aşağıdaki
uterin
anomalilerden
hangisinin;
spontan düşük, malprezentasyon, preterm doğum
gibi gebelik komplikasyonlarıyla !ın_il ilişkili
olması beklenir? (Şubat 2018 Orijinal)
A) Uterus didelfıs
B) Bikornuat uterus
C) Uterus septus
D) Arkuat uterus
E) Unikornuat uterus
Doğru
cevap: D
Gebelik prognozu m.!x1 olan uterln anomali aşağıdakilerden
hangisidir? (Şubat 2018 BENZERi)
A) Bikomuat uterus
B) Uterus didelfis
C) Arkuat uterus
D) Unikornuat uterus
E) Uterus septus
Doğru
cevap: C
,,
Uterin anomalilerin görülme sıklığı ve abortus
oranları
llıl1!1~n!arıorıi'!li
0,anı~11•
Bikorn uterus
Septum veya unikorn
uterus
~ıro"r.tııslo•lrnıl!JJ
40-70
39
.
14-24
'
34-88
1
, Uterus didelfis
11
40
, Arkuat uterus
7
Hipo-Aplazi
4
.
.
14. Bir k~dın 3 defa erken düşük, bir tane de 38 haftalık ölü
doğuirı yapıyor.
Bu
hastada illi yapılacak
hangisidir? (Eylül 1990)
aşağıdakilerden
A) Servikal inceleme
B) Açlık kan şekeri
C) Toksoplazma incelenmesi
D)
E)
Kaıyotip bakılması
Histerosalpingografı
Doğru
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
%40-70,'inde abortus
:
Unikorn uterus: Uterin septus ile b,irlikte gebelik
seyrini en kötü etkileyen anomalidir. Olguların
%50'si abortusla sonuçlanır. Hiçbir cerrahi
girişim uterusu genişletemez. Seçilmiş olgularda
servikal serklaj denenebilir.
Preklinik ve erken klinik gebelik kayıplarının çoğunun
nedeni fetal anöploidilere bağlıdır. Genelik nedenlere
bağlı gebelik kayıpları sıklıkla ilk 4-6. hafta içinde olur.
farklı
Olguların
izlenir.
cevap: B
Tekrarlayan düşükleri ve 38. haftada intrauretin
ölü fetus öyküsü olan hastada, habitüel abortus
nedenleri araştırılmalıdır.
Gebeliğin
hem erken hem de geç döneminde
akla ilk immünolojik nedenler
gelmektedir. Şıklarda immünolojik nedene yönelik
cevap yoktur.
kayıplar olduğundan
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 221
Bunun dışında hem erken dönem gebelik kaybına
hem de ileri haftalarda açıklanamayan ölü doğumlarla
ilişkili olan en önemli hastalık diabet olup diyabeti
ekarte edebilmek için açlık kan şekerine bakılması
gerekmektedir.
15. Tekrarlayan
aşağıdaki
düşük
etyolojisinin araştırılmasında
tetkiklerden
hangisi
gereksizdir?
(Eylül 2000)
A) Periferik kan karyotiplendirme
B) Antikardiyolipin ve antifosfolipid tayini
C)
Histerosalfıngografı
D) Tıroid fonksiyon testleri
E) Romatoid faktör
Doğru
cevap: E
Tekrarlayan gebelik kayıplarının en sık rastlanan
nedeni idiopatik olup öngörülen tüm nedenler
ekarte edildikten sonra ancak idiopatik tanısı
konulabilmektedir. Bu nedenle habitüel abortusun
öngörülen tüm nedenleri araştırılmalıdır.
lmmunolojik nedenlerin araştırılmasına yönelik
olarak öncelikle, antikardiyolipin antikorları,
lupus antikoagülanı ve anti 132-glikoprotein1 antikorlarının düzeylerine bakılmalıdır. ikinci
olarak rutin değil ancak eğer tromboz öyküsü veya
aile öyküsü olanlarda trombofıli paneli istenerek
tromboza meyili olup olmadığı araştırılmalıdır.
Endokrin nedenlerin araştırılmasına yönelik olarak
özellikle DM taraması ve tiroid fonksiyon testleri
yapılmalıdır.
Anatomik nedenlerin ve intrauterin kavitenin
araştırılması na yönelik olarak histerosalpingografı,
ultrasonografi hatta gerekirse laparaskopi
ve histeroskopi gibi daha ileri tetkiklere
başvurulmalıdır.
Çevresel nedenlerin sorgulanmasını takiben genetik
nedenlerin ekarte edilebilmesi adına ebeveynlerin
periferik kandan karyotipleifresi yapılmalıdır
Ayrıca mevcut ise düşük materyalinin kromozomal
incelemesi yapılmalıdır.
abortus olgularının araştırılmasında,
laboratuvar testlerinden hangisinin
değeri en azdır? (Nisan 2009)
16. Habitüel
aşağıdaki
tanısal
A) Ebeveyn peri/erik karyotip analizi
B) lntrauterin kavitenin görüntülenmesi
C) Tiroid fonksiyon testleri
D) Antikardiolipin antikorları
E) Antinüklear ve antitiroid antikor ölçümleri
Doğru
cevap: E
antikor ölçümleri tanısal değeri
testler arasındadır. Antinüklear
antikorlar ise tanısal değeri hiç olmayan
testlerdendir.
Antitiroid
kanıtlanmamış
Tekrarlayan Gebelik
Kayıplarında Yaklaşım
A) Tanısal değeri KANITLANMIŞ olan testler
1. Konsepsiyon ürününün kromozomal analizi
2. Parental peri/erik karyotip analizi
3. lntrauterin
kavitenin
görüntülenmesi
(histerosalpingografi,
h istereskopi,
sonohisterografi, 3 boyutlu transvaginal
ultrasonografı)
4. Tiroid fonksiyon testleri
5. Antikardiyolipin antikorları, lupus antikoagülanı
ve anti 132-glikoprotein-1 antikorları
6. Trombosit sayısı
B) Tanısal
1.
değeri KANITLANMAMIŞ
olan testler
Trombofıli
testleri (FaktörV Leiden mutasyonu,
protrombin gen de/ekti, protein S/C aktiıiitesi,
homosistein düzeyi, antitrombin de/ekti)
2. Ovaryan rezerv testleri (3. gün FSH değeri,
klomifen sitrat yükleme testi, antimüllerian
hormon)
3. PKOS'un taranması (LH, androjen seviyeleri)
4. TH1/TH2 sitokin disregülasyonunun test
edilmesi
5. Periferik NK hücrelerinin prekonsepsiyonel
araştırılması
Son olarak ve en nadir görülen enfeksiyöz
nedenler ilişki henüz tam olarak ispatlanmamış
olup enfeksiyon şüphesinde kültür yerine ampirik
antibiyotik verilmelidir. Enfeksiyon düşünülmüyorsa
idiyopatik tanısı konulmuş olur.
6. Antitiroid antikor ölçümleri
Habituel abortusun etyolojisinin araştırılmasında,
etyolojik faktörler göz önünde tutulduğunda romatoid
faktör araştırılmasına gerek yoktur.
9. Luteal faz defekti tanısı için endometriyal biyopsi
alınması (Noyes kriterleri)
7. Diğer otoantikorların ölçümü (romatoid faktör
vb.}
8. Mycoplasma, Ureaplasma ve klamidya için
servikal kültürlerin alınması
C) Tanısal değeri HiÇ OLMAYAN testler
1. Antinükleer antikorlar
2. Antipaternal sitotoksik antikorlar
3. Parental HLA profili
4. Lenfosit kültürü
5. Sitokinler, onkojenler, büyüme faktörleri
ölçümü
222 ._ TÜM TUS SORULAR!
17. G3P0Y0A3 olan 28 yaşındaki hastada düşüklerin 7. 8.
ve 5. haftalarda olduğu öğreniliyor.
Bu hastada prekonsepsiyonel danışmanlık ıçın
aşağıdaki testlerden hangisinin istenmesi gerekli
değildir? (Eylül 2015 Orijinal}
A} Histerosalpingografı
B} TSH seviyeleri
C) Bantlama tekniğiyle parental kan karyotiplemesi
D) Antipaternal sitotoksik antikorlar
E} Antitosfolipid antikorları
Doğru
cevap: C
4: Lenfosit kültürü
5. Sitokinler, onkojenler, büyüme faktörleri ölçümü
l> Parental kan karyotiplemesi genetik nedenlerin
araştırılması için gereklidir.
l> Antikardiolipin antikorları immunolojik nedenlerin
araştırılmasına yönelik olarak yapılması
gereklidir.
l> Tıroid fonksiyon testleri endokrinolojik nedenlerin
araştırılması için gereklidir.
l> Histerosalpingografi anatomik: nedenlerin
araştırılmasına gerekli olan tetkktir.
)>
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonı/abi/irdi:
Habltuel abortusun araştırılmasında aşağıdaki testlerden
hangisinin tanısal değeri yoktur? (Eylül 2015 BENZERi)
A) Parental kan karyotiplemesi
B) Antikardiolipin antikorları
C) Antfpatemal sitotoksik antikorlar
D) Tiroid fonksiyon testleri
E) Histerosalpingografi
Doğru
cevap: C
Hem Yanda/, hemde TUS ta daha önce sorulmuş
çak benzer soru seçenekleri ve olgunun özellikleri
değişitirilip bu sınavda tekrar soruldu.
Olgu çok kolaylıkla anlaşılabildiği üzere Tekrarlayan
Gebelik Kaybı;olgusu. 3 adet gebelik kaybı var ve
hastanın araştırılması gerekiyor.
Ne yazık ki bu olgular araştırılsa bile %50'sinde
neden ortaya konulamıyor. Ancak hastalarda tam
bir değerlendirme yapıldığında pek çok hasta tedavi
edilebiliyor.
TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARINDA
YAKLAŞIM
1. Konsepsiyon ürününün kromozomal analizi
Antipaternal sitataksik antikorlar tanısal
değeri hiç almayan testler grubundadır.
Maternal Plasenta/ Fetal Unıte
Ile Ilgılı Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
1. Spontan
abortuslarda
göralen
anormal
kromozoma/ yapıların görülme sıklığı çoktan aza
doğru...
Trizomiler, monozomiler, triploidiler,
tetrap/oidiler, yapısal anomaliler
2. Spontan abortuslarda
trizomi... Trizomi 1
gösterilmemiş
olan
1
3. Abortus imminens {düşük tehtidi) ile ilgili
bilinmesi gerekenler... Gebeliğin 20. haftasından
öncedir, vajinal kanama var, serviks kapalı ve feta/
kardiyak aktivite vardır.
4. Dissemine intravasküler koagü/asyon {DIC) ile
ilişkisi olabilen abortus tipleri ... Missed abortus
ve septik abortus
/
5. Tekrarlayan gebelik kayıplarına en fazla yolaçan
sebep ... Idiopatik
6. Gebelikte
antifosfolipid
antikor
sendr.omu
o/ankırda riski artan komplikasyonlar içerisinde
yer almayanlar ... Gestasyonel diabet, makrozomi
ve postterm gebelik
3. lntrauterin kavitenin görüntülenmesi (HSG, HiS.
sonohisterografı, 3 boyutlu TVUSG}
7. Tekrarlayan abortusa neden olabilecek akkiz
anatomik nedenler... Myoma uteri, asherman
sendromu, servikal yetmez/ik, __o,_denomyozis,
endometrial polip
4. Tiroid fonksiyon testleri
8. Tekrarlayan
2. Parental periferik karyotip analizi
5. Antikardiolipin antikorları, lupus antikoagülanı ve
anti 1>2-glikoprotein-1 antikorları (Antitosfolipid
antikorları)
6. Trombosit sayısı
Temel kitabımızdan sorulan soruda aşağıdaki
maddeler incelenirse sorunun cevabı ortaya çıkacaktır.
Daha önce Yandal sınavında "Antinükleer antikorlar"
sorulmuştu.
Tanısal değeri HİÇ OLMAYAN testler
1. Antinükleer antikorlar
2. Antipaternal sitotoksik antikorlar
3. Parental HLA profili
gebelik
değerlendirilmesinde
kanıtlanmamış
olan
tanısal
kayıplarının
değerli
testlerden
bazıları . ..
Trombofili testleri, romatoid faktör, servikal
kültür
9. Tedavi sonrası canlı gebelik ihtimali en yüksek
olan tekrarlayan gebelik nedeni... Endokrin
nedenler
10.Medikal abortus amacıyla kullanılan ilaçlar ...
Mifepriston
(antiprogesteron),
Misoprostol
(PGEl), Metotreksat
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 223
EKTOPİK GEBELİK
Abdominal gebelikler (%1.0) : En mortal ektopik
gebeliktir.
gebeliğin
1. Ektopik
aşağıdakilerden
en
az
görüldüğü
hangisidir? (Nisan-1997)
A) Kornual
C) Posthisterektomik
yer
B) Ovaryan
D) Heterotopik
3. Ektopik gebelik insidansı toplumda son yıllarda
artmıştır.
Bu artıştan aşağıdaki faktörlerden
hangisi sorumlu tutulamaz? (Nisan 1994)
A)- Cinsel yolla geçen
E) Servikal
Doğru
cevap: C
Ektopik gebelik ferli/ize ovumun endometrial kavite
dışındaimplanteo/masıdır.lıktrimesterdekimatemal
ölümlerin en sık sebebidir. Tuba/ anatominin
bozulması ektopik gebeliklerin oluşmasının temel
nedenidir ve en sık tuba uterinada görülür.
hastalıklarda artış
B) Pelvik enfeksiyonların etkili tedavisi ile tüplerin
obstruksiyonunun önlenmesi
C) Cerrahi tekniklerin gelişmesi ile tuboplasti
: endikasyonlarında artma
D) Rahim içi araç uygulamasında artış
E) Endometriozis
Dcığru
cevap: B
Enfeksiyonların
Ektopik gebelik
lokalizasyonları
Tubal gebelikler (%95) --, En sık ektopik gebelik
lokalizasyonudur
~ Ampulla (% 70) --, En sık tubal ektopik
gebelik yerleşim yeridir
~ İstmus (% 12) --> En erken rüptüre olan tuba!
ektopik gebeliktir
~ Fimbria (% 11)
~ İnterstisiel (kornual) (% 2-3) --> En geç
rüptüre olan tuba! ektopik gebeliktir
Ovaryan gebelikler (%3) --, Tubadan sonra en
sık görülen ektopik gebelik yerleşim yeridir
Abdominal gebelikler (% 1. O) --> En mortal
ektopik gebeliktir
İntraligamenter
gebelik ( <% 1)--> Hepsi
sekonder olarak oluşmaktadır
Heterotopik gebelikler (<% 1) --> Yardımcı
üreme teknikleri ile insidansı en fazla artan
ektopik gebeliktir
Servikal gebelikler ( <%1)
Sezaryen skarında ektopik gebelik ( <%1)
Posthisterektomik (en az); en nadir ektopik
gebeliktir.
cağından
ektopik gebelik sayısında artış
Bunun en önemli nedeni salpenjit oranında
artış, ovulasyon indüksiyonları, tüp bebek
uygulamaları, kontraseptif kullanım artışı, tubal
cerrahi ve sterilizasyonlar ile ektopik gebeliklerin
tanısının daha erken ve daha kesin yapılmasıdır.
Son
4.
Aşağıdakilerden
A) Kombine oral kontraseptif kullanımı
B) Tubal endometriosis
C) Geçirilmiş pelvik inflamatuar hastalık
D) Geçirilmiş ektopik gebelik
E) Geçirilmiş pelvik cerrahi
Doğru
Tuba/ anatominin bozulması ektopik gebeliklerin
temel nedenidir.
Daha
önce
yaşanan bir tuba/ ektopik gebelik en yüksek riski
oluşturmaktadır.
Bir ektopik gebelik geçirilmesi, tekrar ektopik
gebelik oluşma riskini 12,5 kat arttırır.
önceden geçirilmiş CYBH veya tubal enfeksiyonlar
da normal tubal anatomiyi bozan ve sık karşılaşılan
ektopik gebelik risk faktörleridir. Genellikle bir
salpenjit geçirme öyküsünden sonra ektopik
gebelik oluşma riski %9'a kadar çıkar. Benzer şekilde
apandisit veya endometriyozis sonrası oluşan
peritubal yapışıklıklarda ektopik gebelik oluşma
riskini arttırır. Salpingitis isthmica nodosa'da da
artmış risk bulunmaktadır.
B) Heterotopik
D) Ovaryan
E) Abdominal
cevap: D
Konjenital tubal anomaliler özellikle de intrauterin
DES maruziyeti de ektopik gebelik riskini arttırır.
En sık görülen tuba/ olmayan ektopik gebelik
ovarian gebeliklerdir (%3).
•
Heterotopik gebelikler(<% 1) :Yardımcı üreme
teknikleri ile insidansı en fazla artan ektopik
gebeliktir
cevap: A
oluşmasının
C) Servikal
Posthisterektomik (en az): En nadir ektopik
gebeliktir
hangisi
ektopik
gebelik
(Eylül 1994, Eylül 2001)
insidansını artırmaz?
A) Posthisterektomik
•
yıllarda
vardır.
2. En sık görülen tubal olmayan ektopik gebelik
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2000)
Doğru
etkili tedavisi tuba/ hasarı azaltaektopik gebeliklerin oluşumunu azaltır.
İnfertilite ve yardımcı üreme tekniklerinin kullanılması
ektopik gebelik riskini arttıran diğer bir faktördür.
•
Sigaranın tam olarak mekanizması bilinmemekle
beraber ektopik gebelik risk faktörü olduğu
gösterilmiştir.
224 ~ TÜM TUS SORULAR!
Kombine oral kontraseptifler ve diğer bütün
kontrasepsiyon yöntemleri ektopik gebelik
insidansını azaltırlar, çünkü gebe kalma olasılığını
azaltırlar. Ancak tuba! sterilizasyon, bakırlı ve LNG
salınımlı rahim içi araçların kullanılması sırasında
gebeliğin oluşması durumunda ektopik gebelik riski
belirgin oranda artar.
salpenjektomi veya konjenital tuba! atrezi ise
komple! tuba! tıkanıklılığa yol açarlar.
7.
~
12.5 RR
Geçirilmiş
4.0 RR
tubal cerrahi
Sigara(> 20/gün)
3.5 RR
cinsel yolla bulaşıcı hastalık
(laparoskopi ile teyid edilmiş PID ve/veya
Klamidya test pozitifliği)
~
3 spontan abortus öyküsü
Doğru
3.0 RR
Medikal veya cerrahi abortus öyküsü
2.8 RR
lnfertilite (> 1 Yıl)
2.6 RR
Cinsel partner sayısı
>
5
1.6 RR
Daha önce RIA kullanmış olmak
5.
1.3 RR
Aşağıdakilerden
arttırmaz?
hangisi ektopik gebelik riskini
(Eylül 1998)
A) Geçirilmiş tuba! operasyon
B) Sigara
C) Genç yaş,
D) Tüp ligasyonu
E) Geçirilmiş abortus
Doğru
Geçirilmiş
tuba! cerrahi ektopik gebelik riskini 4 kat,
sigara 3 kat arttırır.
üç veya daha fazla abortus öyküsü olması da ektopik
gebelik riskini 3 kat arttırır.
gelişme
ihtimali en
hangisinde ektopik
sıktır? (Nisan 2001)
gebelik
A) Oral kontraseptif kullanımı
B) Uterus myomu
C) Adenomyozis
D) Pelvik iltihabi hastalığa bağlı kronik salpenjit
E) Multipartner
Doğru
cevap: D
Ektopik gebeliğin ana sebebi olan tuba! hasar;
inflamasyon, enfeksiyon ve cerrahi sonrasında
ortaya çıkar.
lnflamasyon ve enfeksiyon tuba! tıkanıklık
hasara yol açarlarken; inkomplet
tuba! ligasyon, tuba! fertilite cerrahisi, parsiyel
oluşturmadan
8.
Oluşan bir gebeliğin ekstrauterin lokalizasyonda
yerleşme olasılığı aşağıdaki durumların hangisinde
en yüksektir? (Nisan 2011)
A) Tüp bebek tedavisi sonrası
B) Salpingitis istmika nodoza
C) Tüp ligasyonu sonrası
D) Dietilstilbestrol kullanımı
E) Kromozoma! anomali varlığı
cevap: C
Ektopik gebelik için en yüksek riskfa,ktörü öyküdür.
Ancak şıklarda verilmemiştir. İkinci.en yüksek risk
'
faktörü ise geçirilmiş tuba/ cerrahidir.
cevap: _c
Aşağıdakilerden
cevap: C
1
Doğru
Genç yaş ektopik gebelik riskini arttırmaz. Aksine
40 yaş üzerinde olmak ektopik gebelik için bir risk
faktörüdür.
6.
kullanımı
Ektopik gebelik için en yüksek risk faktörü
öyküdür. İkinci en yüksek risk faktörü ise
geçirilmiş
tuba/ cerrahidir. Yine; sigara ve
geçirilmiş genital enfeksiyon da ektopik gebelik
risk faktörlerindendir/er.
3.4 RR
2.9 RR
ıın
B) Geçirilmiş pelvik cerrahi
C) Geçirilmiş dış gebelik
D) Geçirilmiş cerrahi abortus
E) Geçirilmiş genital enfeksiyon
Geçirilmiş
Yaş,40
hangisi ektopik gebelik için
risk faktörüdür? (Nisan 2006)
A) Sigara
Ektopik Gebelik Risk Faktörleri
Ektopik gebelik öyküsü
Aşağıdakilerden
9. Ektopik gebelik riski ile ilgili aşağıdaki ifadelerden
hangisi yanlıştır? (Eylül 2012)
A) önceden ektopik gebelik geçirenlerde risk artar.
B) Seksüel yolla bulaşan hastalıklarda risk artar.
C) Sigara içenlerde risk artar.
D) Elektrokoter yöntemi ile yapılan tübal
sterilizasyonda risk artar.
E) Gebe olmayan kontrol gruplarına göre, oral
kontraseptif kullanımında risk artar.
Doğru
cevap: E
Kombine oral kontraseptifler ve diğer bütün
kontraseptif yöntemler gebeliği önledikleri için
ektopik gebelik insidansını azaltırlar, çünkü
gebe kalma olasılığını azaltırlar. Ancak tuba/
sterilizasyon, bakırlı ve LNG salınımlı rahim içi
araçların kullanılması sırasında gebeliğin oluşması
durumunda ektopik gebelik riski belirgin oranda
artar.
•
Bariyer yöntemleri ve oral kontraseptifler ektopik
gebelik riskini arttırmaz.
•
Depo MPA, acil kontraseptif haplar veya
etonorgestrel içeren implantlarda da risk artışı
gösterilememiştir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 225
1O. İstemik yerleşimli ektopik gebelik, doğal sürecine
bırakıldığında
sıklıkla
ne şekilde sonlanır?
(Nisan 2003)
•
A) Tuba! abortus
B) Tuba! rüptür
C) Sekonder abdominal gebelik
D) Kalsifıkasyon
E) Persistan dış gebelik
Gestasyonel kese içinde vitellin kesesi (yolk sac)
görülmesi ektopik gebeliğin ekartasyonunda çift
desidual halkadan üstündür.
•
Ancak bir ektopik gebeliğin ekartasyonunda en
.. değerli· bulgu ultrasonografıde gestasyonel kese
içinde fetal kardiyak aktivitenin görülmesidir.
Ayrıca intrauterin santral yerleşimli yalancı gebelik
kesesi, Douglas'ta sıvı, adneksial bölgede kitle ve
adneksial halkalar·(ömeğin tubal ring) gözlenmesi
de ektopik gebeliği düşündürmesi açısından önemli
Doğru
görünümü olur. Nadiren ektopik gebeliklerde de çift
desidual halka görünümü olabilir.
cevap: B
Ektopik gebelikler ya spontan gerilerler, ya tubal
rüptür olurlar ya da fimbrial uçtan abdomene
abortusla sonlanırlar ki bu süreç semptomların
şiddetini etkiler.
Klasik triadı; ağrı, vajinal kanama ve adet
gecikmesi'dir. Ancak bu üçlü her zaman birlikte
görülmeyebilir (%50).
En erken rOptür istmik bölgede (6-8 hf), takiben
ampuller bölgede (8-12 hf) ve en geç interstisiel
bölgede (12-16 hf) olur.
11. Dış gebelik tanısı en erken
ile konulur? (Eylül 1988)
aşağıdakilerden
A) Ultrasonografı
B) Gebelik bulguları vermesine
karşın
ultrasonografı bulgularıdır.
J•
Adneksial alanda bir kitle görünümünde ayırıcı tanıda
korpus luteum, endometrioma, hidrosalpinks,
ovaryan kitleler (dermoid kist) veya pedinküllü
miyom akla gelmelidir.
•
Adneksial yerleşimli gestasyonel kese ile birlikte fetal
pal ve kardiyak aktivitenin bulunması en spesifik
bulgudur ancak en az sensitif bulgudur (%10-17).
•
Ultrasonografide gebeliğe ait bulguların elde
edilebilmesi için j3-h_CG seviyesinin belli bir
belirleyici düzeyin üstüne çıkması gerekir. Tüm
canlı intrauterin gebelikler j3-hCG düzeyi 6.500 mlU/
mL'ye ulaştığında transabdominal ultrasonografı ile
j3- hCG düzeyi 1.000-2.000 mlU/mL'ye ulaştığında
da transvajinal ultrasonografı ile görülebilirler. Bu
düzeylerde intrauterin bir gebeliğin görülememesi
durumunda kaybedilmiş bir intrauterin gebelik veya
ektopik gebelik akla getirilmelidir ve seri j3-hCG takibi
hangisi
idrar testinin (-)
olması
C) Her iki günde bir hCG'nin ikiye
D) Pelvik muayene
E) Kuldosentez
Doğru
katlanmaması
cevap: C
Ektopik gebelik tanısında hCG, USG ve kuldosentez
kullanılabilir. Ancak soruda en erken hangisi ile
konulduğu sorgu/anmaktadır.
Kantitatif 13-hCG ölçümü
yapılmalıdır.
Douglas Ponksiyonu (kuldosentez):
•
Nomıal intrauteıin bir gebelikte, gebeliğin ilk 6. haftasında
[3-hCG 48 saatte ikiye katlanırken 6. haftadan sonra bu
katlanma hızı yavaşlar ve sabit olmaz.
Erken dönemdeki bu ikiye katlanma zamanı ektopik
gebelikleri intrauterin gebeliklerden ayırabilir.
•
Erken dönemde 48 saatteki bu katlanmanın
%66'dan daha az olması gebeliğin normal
olmadığını gösterir (abortus, exfetus, ektopik
gebelik).
•
Ektopik gebeliği en iyi belirleyen ise (3-hCG
paterninin platoya ulaşmasıdır.
•
Özellikle ikiye katlanma süresi 7 günü aşarsa ya da
yarıya düşme süresi 7 günü geçerse, ektopik gebelik
için kuwetli bir belirleyici kriterdir.
Ultrasonografi:
•
Ultrasonografide normal intrauterin gebeliklerin %6495'inde çift desidual halka görünümü vardır. Ektopik
gebeliklerde ise genellikle tek katlı desidual halka
Arka vajinal fomiksden enjektörle girilip aspirasyon
sonucunda pıhtılaşmayan kan gelmesi,
douglasa kanamanın olduğunu gösterir ve ayırıcı
tanıda önemlidir.
yapılması
•
Ancak günümüzde çok
kullanılmamaktadır.
Laparoskopi
•
Birçok vakada laparoskopi ile direkt görüntü almak
güvenilir bir tanı yöntemidir ve aynı zamanda olguda
tedavi olanağı da sağlar.
12. Adet. gecikmesi olan ve vajinal kanama ile gelen
hastanın pelvik muayenesinde unilateral ovarian
kitle saptanmıştır, bu hastada ayırıcı tanı için
aşağıdakilerden hangisi kullanılır? (Eylül 1989)
A) Beta-hCG
B) Alfa fetoprotein
C) Karsinoembriyonik antijen
D) Folikül stimüle edici hormon
E) Luteinizan hormon
Doğru
cevap: A
226 ~ TÜM TUS SORULAR!
Adet gecikmesi olan üreme çağındaki her kadından
mutlaka ilk olarak ~-hCG istenmelidir. Soruda
bahsedilen vajinal kanaması olan ve unilateral
kitlesi bulunan hastada ilk akla gelmesi gereken
ise ektopik gebelik olmalıdır ve ayırıcı tanı için
13-hCG bakılmalıdır.
13. Yirmi altı yaşındaki kadın hasta son adet tarihine göre
5 günlük adet gecikmesi, pelvik ağrı ve lekelenme
taızı kanama şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden
6 aylık evli olduğu ve herhangi bir korunma yöntemi
kullanmadığı öğreniliyor. Laboratuvar incelemelerinde
serum ~-hCG değeri 600mIU/mL olarak bulunuyor.
Transvajinal ultrasonografisinde herhangi bir patoloji
saptanmayan hastanın hemodinamik olarak stabil
olduğu belirleniyor.
aşamada
Bu hasta için bundan sonraki
ıooııın
yaklaşım
aşağıdakilerden
ıın
hangisidir?
(Eylül 2015 Orijinal)
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
;
değeri
750mlU/ml
olarak tespit edilen 23 yaşındaki hastada yapılan transvajinal
ultrasonografislnde intrauterin alanda gestasyonel kese izlenmiyor.
Hemodlnamlk olarak stabll olan hastada bundan
sonraki en. uygun yaklaşım aşaöıdakllerden hangisidir?
(Eylül 2015 BENZERi)
A) Klinik izlem ve iki gün sonra ~-hCG testi
B) Laparoskopi
C) Metotreksat tedavisi
D) Progesteron tedavisi
E) Ditatasyon ve küretaj
Doğru
cevap: A
Sekonder
amenoresi
ve
serum
fJ-hCG
<1000mlU/mL
olan olguda mevcut
gebelik hem intrauterine hem de ekstra-uterin
değerde
transvajinal
gebelik
olabilir.
Bu
ultrasonografide gebelik kesesi görülmeyebilir.
Bu nedenle en uygun yaklaşım 2 gün sora fJ-hCG
testinin tekrarlanmasıdır.
değeri
Normal intrauterin bir gebelikte, gebeliğin ilk 6.
~-hCG 48 saatte ikiye katlanırken 6.
haftadan sonra bu katlanma hızı yavaşlar ve sabit
olmaz. Erken dönemdeki bu ikiye katlanma zamanı
ektopik gebelikleri intrauterin gebeliklerden ayırabilir.
Erken dönemde 48 saatteki bu katlanmanın
%66'dan daha az olması gebeliğin normal
olmadığını gösterir (abortus, ex fetus, ektopik
gebelik).
haftasında
14. Ektopik gebelikte serumda hangisinin seviyesi
normal gebeliğe oranla daha fazla yükselir?
(Eylül 2000)
B) Estradiol
Relaksin
A) Progesteron
C) Krealinin kinaz
q)
E) hCG
Doğru
cevap: C
Ektopik gebelikte normal
düşük olanlar;
gebeliğe
göre daha
:
1. 13-hCG
2. Östradiol
3. Relaksin; Ektopik gebelik ve abortuslarda belirgin
4. Prorenin, Renin; Viable intrauterin gebeliklerde
belirgin yüksek olup, >33 pg/ml'Iik tek değer ektopik
gebeliği ekarte ettirir.
5. Serum plasenta! büyüme faktöiü; Ektopik ve
nonviable gebelikte tespit edilemez.
cevap: D
Sekonder amenoresi otan ve serum !3--hCG
Ektopik gebeliği en iyi belirleyen ise 13-hCG
paterninin platoya ulaşmasıdır. özellikle ikiye
katlanma süresi 7 günü aşarsa ya da yarıya düşme
süresi 7 günü geçerse, ektopik gebelik için kuwetli
bir belirleyici kriterdir.
düşüktür
A) Progesteron tedavisi
B) Laparoskopi
C) Metotreksat tedavisi
D) Klinik izlem ve ~ hCG testi tekrarı
E) Ditatasyon ve küretaj
Doğru
•·
Ektopik gebelikte normal gebeliğe göre daha
yüksek olanlar
1. Serum Kreatinin kinaz;Normal gebeliklere ve
missed abortusa göre ektopik gebeliklerde artar.
Klinik ve ~-hCG düzeyi ile ilişkisi ypktur.
2. LDH
3. CA125; Bir glikoproteindir ve normal gebeliklerde
1. trimesterde artarken, 2. ve 3. trimesterd~ gebelik
öncesine dönmektedir. Doğumdan sonra ise tekrar
artmaktadır. Ektopik gebeliklerde ise çelişkili
sonuçlar olup yükselebilmektedir.
4. MS-AFP
5. PAPP-C (SP-1); Gebeliğe spesifik ~ glikoproteindir
ve sinsityotrofoblastlar tarafından üretilirler. En önemli
avantajı IVF sikluslarında son hCG yapıldıktan
sonra gebelik teşhisinde kullanılabilmesidir. >
2ng/L ise gebeliğin tanısını koydurucudur, ancak
menstruasyonun gecikmesinden önce tanı konması
şüphelidir. Non-viable gebeliklerde geç dönemde artar
ancak tek ölçümün tanısal değeri bulunmamaktadır.
15. Halban sendromunda (Persistan corpus luteum
kisti) ayırıcı tanıda karışan aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1992)
A) Over torsiyonu
C) Akut apandisit
Doğru
cevap: B
B) Ektopik gebelik
D) Pelvik yapışıklıklar
E) Salpenjit
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 227
Persistan corpus luteum kisti (Halban
Sendromu), overlerin fonksiyonel, non neoplastik büyümesidir. Kistler ağrı, hassasiyet,
amenore veya gecikmiş menstruasyona neden
olabilirler.
Ektopik gebelik klasik triadı; ağrı, vajinal kanama
ve adet gecikmesi'dir. Bu nedenle ektopik gebelik
ile karışabilen klinik tabloya neden olabilir.
16. Metotreksat tedavisi planlanan bir
vakasında
aşağıdaki
durumlardan
tedavi
ıçın
kontrendikasyon
beklenmez? (Nisan 2014 Orijinal)
dış
gebelik
hangisinin
oluşturması
A) Hastanın emziriyor olması
B) Aktif kronik karaciğer hastalığı olması
C) Aktif akciğer hastalığının olması
D) Serum 13-Hcg konsantrasyonunun 5000
IU/R'nun altında olması
E) Aktif preptik ülser hastalığının
Doğru
olması
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca taıafından şöyle de sorolablllrdl:
Ektoplk gebelikte
kontrendlkasyon
metotreksat tedavisi için kesin
durum
aşağıdakilerden
.l2lınllllD.
hangisidir? (Nisan 2014 BENZERi)
A)
B)
C)
D)
Laktasyon
Kan diskrazileri
Aktif akciğer hastalığının olması
Serum ~hCG konsantrasyonunun düşük olması
uygulamalarda pek görülmez. Eğer tedavi uzayacak
olursa yan etkileri önlemek için Leucovorin
kullanılabilir.
Metotreksatın
kesin kontrendikasyonları
1. Rüptüre ektopik gebelik (hemodinamik olarak
stabil olmayan hastalar)
2. Emzirme
3. İmmün yetmezlik
4. Karaciğer hastalıkları (enzim yüksekliği)
5. Renal hastalıklar (serum kreatinin yüksekliği)
6. fllematolojik hastalıklar
7. Metotreksat hassasiyeti
1\. Aktif pulmoner hastalık
9. Peptik ülser
il O.Gebelik
11.Alkolizm
17. Laparoskopik olarak ampüller
yerleşimli
intak!
bir tubal gebelik saptanan ve fertilitesini korumak
isteyen genç bir kadın için en uygun cerrahi
yaklaşım
aşağıdakilerden
hangisi olmalıdır?
(Eylül 2009)
A)
B)
C)
D)
E)
Lineer salpingostomi
Salpinjektomi
Segmental rezeksiyon
lntratubal metotireksat
Tüpü sağarak gebelik ürününü fımbriyal uçtan
çıkarmak
E) Aktif preptik ülser hastalığının olması
Doğru
Doğru
cevap: A
cevap: D
Serum /3-hCG konsantrasyonunun düşük olması
kontrendikasyon değil tedavi başarısını arttıran bir
faktördür.
Ektopik Gebelikte Medikal Tedavi (Metotreksat)
Metotreksat dihidrofolat redüktazı inhibe eden
ve ONA sentezini engelleyen bir folik asit
antagonistidir. Tek doz kı.illiıiiiıir.-
Ektopik gebeliklerin cerrahi tedavisinde seçilecek
prosedür hastanın hemodinamik durumuna
ve ferli/ite arzusuna göre belirlenmektedir.
Hemodinamik olarak stabil ve rüptüre olmayan
olgularda ferli/ite isteği de varsa tercih edilmesi
gereken cerrahi yöntem lineer salpingostomidir.
Ektopik gebelikte cerrahi tedavi seçenekleri;
Ektopik Gebelikte Cerrahi Tedavi
Tedavinin başarısı %90 seviyelerindedir ve% 15-20
olguda ikinci bir doza gerek duyulabilir.
Ektopik gebeliklerin cerrahi tedavisinde laparoskopi
ilk tercih edilen yöntemdir.
Tedavinin başarısını etkileyen faktörler; 13-hCG
seviyesinin düşük olması, gebelik kesesinin
küçük olması ve fetal kardiyak aktivitenin
olmamasıdır. Ancak tedavinin başarısız
olmasındaki en önemli etken 13-hCG düzeyinin
yüksekliğidir. 13-hCG> 5000 mlU/mL ise başarısızlık
oranı % 15'tir.
1. Salpingostomi
sık
yan etkiler gastrointestinal sisteme aittir;
kusma, stomatit ve karın ağrısı. Diğer
yan etkiler; kemik iliği supresyonu, hemorajik
enleri!, alopesi, dermatit, karaciğer enzimlerinde
yükselme ve pnömonitistir. Ancak bu yan etkiler
ektopik gebeliklerde kullanılan düşük doz ve tek
En
bulantı,
Hemodinamik olarak stabil ve rüptüre
olmayan vakada ileride üreme isteği de.
varsa tercih edilmelidir (en az invaziv olan
girişimdir).
Lineer salpingostomi sonrasında persistan
trofoblastik doku riskini (%5-20) arttıran
faktörler:
Çok küçük gebelikler (amenore süresi <
42. gün)
Serum 13-hCG düzeyinin 3000 mlU/
ml'den yüksek olması
Küçük gebelik kesesi (< 2 cm)
228 _. TÜM TUS SORULAR!
2. Salpenjektomi
Tubal rezeksiyon rüptüre olan veya
olmayan ektopik gebeliklerin tedavisinde
kullanılabilir.
19. Servikal ektopik gebelik ile düşükle sonuçlanmak
üzere olan intrauterin gebeliği birbirinden ayırt
etmek için aşağıdakilerden hangisi en yararlıdır?
(Nisan 2017 Orijinal)
Ektopik gebeliğin rekürrensini önlemek
için tubanın tamamının çıkarılması
gerekmektedir.
•
A) Vajinal kanama
B) Gebelik testinin pozitif olması
C) Ultrasonografık incelemede gestasyonel
kesenin serviks içinde görülmesi
D) Ultrasonografik incelemede gestasyonel
kese içindeki embriyoda kardiyak aktivitenin
izlenmemesi
E) Ultrasonografıde transvajinal prob ile servikse
baskı uygulandığında gestasyoreı kesenin
hareket etmemesi
Salpingosentez; Bazı ajanların ultrason
eşliğinde, transservikal yoldan ya da
laparoskopi ile ektopik gebelik kesesi içine
enjekte edilmesidir.
Milking (sağma); Burada tüp proksimalden
tutulur ve infındibüler uca doğru kompres
yapılarak konsepsiyon ürünlerinin fımbriadan
dışarı çıkartılması sağlanır. Fimbrial
ektopik gebeliklerde yapılabilir ancak
ampuller ektopik gebeliklerde nüks riskini
arttırmaktadır
1
Doğru
cevap: E
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle~ sanılabilirdi:
1.
Segmental rezeksiyon; Ektopik gebeliğin
rekürrensini önlemek için tubanın tamamının
çıkarılması gerekmektedir.
Vajinal kanama
il. Ultrasonografide gestasyonel kesenin yeri
111. Ultrasonografide gestasyonel kese içerisinde yolk sac
görülmesi
iV. Ultrasonografıde fetal kardiyak aktivitenin izlenmemesi
V. Ultrasonografide transvajinal prob ile servikse baskı
uygulandığında gestasyonel kesenin har~ket etmemesi
Yukarıdakilerden hangisi servikal ektoplk gebelik ile abortus
incipiens (kaçınılmaz düşük} ayrımında · en faydalıdır?
(Nisan 2017 BENZERi)
A)Yalnız
B)Yalnız ıv
111
C) YalnızV
D)I-II
E) 111-IV
'
Doğru
cevap: C
Servikal ektopik gebelik ayırıcı ta'nısı daha önce
YDUS'dasorgulandı. Ultrasonografide, transvajinal
prob ile servikse baskı uygulandığında gestasyonel
kesenin hareket etmemesi ve servikste .intemal
os'un kapalı olması servikal ektopik gebelik ayırıcı
tanisında kullanılan önemli kriterlerdendir.
B
Servikal Gebelikte
Lineer salpenjektomi
18. Ampuller tubal gebelikte hangi yaklaşım ektopik
gebelik rekürrensini artırır? (Nisan 1999)
A) Lineer salpingotomi
B) Metotreksat kullanımı
C) Salpinjektomi
D) Segmental rezeksiyon
E) Sıkarak embriyoyu fimbrial uçtan
Doğru
çıkarma
cevap: E
Milking
(sağma);
Fimbrial ektopik gebeliklerde
Ancak ampuller ektopik gebeliklerde
nüks riskini arttırmaktadır.
yapılabilir.
Ultrasonografı
Kriterleri
1. Gestasyonel kese ve plasenta! dokunun serviks
'
içinde görülmesi
2. Servikste internal os seviyesinin aşağısında
kardiyak aktivite izlenmesi
3. lntrauterin gebelik olmaması
4. Balonlaşmış servikal kanal ile kum saati uterus
görünümünün olması
5. Transvaginal ultrasonografi probu ile servikse
bası uygulandığında gestasyonel kesenin hareket
etmemesi (negatif sliding bulgusu); lnkomplet
abortuslarda ise sliding bulgusu pozitiftir.
6. Servikal internal os'un kapalı olması
Vajinal kanama ve gebelik testinin pozitif
olması servikal gebeliktede düşmekte olan
intrauterin gebeliktede saptandığından ayrımda
kullanılamaz.
Düşmekte olan intrauterin gebelik düşerken
ultrasonografide servikste görülebilir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 229
Düşmekte olan intrauterin gebelikte ve servikal
gebelikte kardiak aktivite saptanabilir.
4. Aktif transport: Esansiyel amino asitler, iyod,
kalsiyum, fosfor, askorbik asit (vitC), demir, folik
asit
Ektopık Gebelık
Ile
5. Pinositoz (Endositoz): LDL, lgG
Ilgılı Sorulabılecek Onemlı Bılgıler
1. Tubal ektopik gebeliklerin görülme
çoktan
aza
doğru
sıklıklarının
sıralanması...
Ampulla,
isthmus ve intertisyel (kornual)
2. Tubal rüptürün en erken
Plasentadan geçmeyenler: lgA, lgM, heparin,
eritropoetin,. TSH, ACTH, triaçilgliserol ve
koagülasyon faktörleri
9eliştiği tubal ektopik
2. Glukozun plasentadan fetusa geçışı aşağıdaki
mekanizmalardan
(~isan 2017 Orijinal} .
gebelik yerleşim yeri ... Isthmus
3. Mortalite riski en yUksek olan ektopik gebelik ...
Abdominal
4. Yardımcı
A) Basit difüzyon
C) Aktif transport
tekniklerinin kullanılmasını
takiben insidansı en fazla artan ektopik gebelik
şekli...
üreme
Heterotopik gebelik
oluşma şansı olmayan ve hepsi tubal
ektopik gebeliğe sekonder gelişen ektopik
gebelik şekli. .. İntraligamenter gebelik
6. Ektopik gebeliğin metotreksat ile medikal
tedavisinin başarısını etkileyen faktörler. . . ~-
hCG seviyesinin düşük olması, gebelik kesesinin
küçük olması, fetal kardiyak aktivitenin olmaması
tedavisi
ıçın
bazı
kesin
kontrendikasyonlar...
Peptik ülser, rüptüre
ektopik gebelikler, hematolojik hastalıklar, renal
ve karaciğer hastalıkları
8. Servikal gebeliklerde tanıda bilinmesi gereken ...
İnternal servikal os kapalıdır.
yaşama ihtimali olan
ektopik gebelik denince akla gelmesi gereken ...
9. Miada kadar fetusun
Abdominal gebelik
10. Tanısında seri beta hCG takibinin faydasız
olduğu ve fertilite arzusu olanlarda medikal
tedavinin kullanılmaması gereken ektopik gebelik
şekli ... Heterotopik gebelik
FETAL FİZVOLOJİ
A) lgG
C) lgM
Doğru
aşağıdakilerden
B) Kızamık antikorları
D) Suda eriyen vitaminler
E) Oksijen ve Karbondioksit
Doğru
cevap: B
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabillrdi:
Aşağıdakilerden
hangisi plasentadan fetOse kolaylaştırılmış
difüzyon ile geçmektedir? (Nisan 2017 BENZERi)
A) Oksijen
C) lyod
geçiş şekilleri:
1. Pasif difüzyon: Molekül ağırlığı 500 daltonun
altında olan moleküller ve birçok ilaç bu şekilde
geçiş gösterirler. lnsülin, steroid hormonlar
ve tiroid hormonları daha yavaş hızda geçiş
gösterirler.
2. Pasif difüzyonla geçenler: Oksijen,
karbondioksit, su ve elektrolitler, anestezi
gazları
3.
B) Glukoz
D) Folik asid
E) Kalsiyum
Doğru
cevap: B
Plasenta/ transfer şekillerini, plasentadan geçen
ve geçmeyen molekülleri iyi bilmemizi gerektiren
bir soru örneği. Daha önce ki TUS sınavlarında
Kadın Doğum soruları içinde sık karşılaşmadığımız
bir konu olmakla birlikte nadir de olsa bu konu ile
ilgili sorularla karşılaşmaktayız ...
Plasentadan geçiş şekilleri:
1. Pasif difüzyon: Molekül ağırlığı 500 daltonun
altında olan moleküller ve birçok ilaç bu şekilde
geçiş gösterirler. lnsülin, steroid hormonlar ve tiroid
hormonları daha yavaş hızda geçiş gösterirler.
2. Pasif difüzyonla geçenler: Oksijen, karbondioksit,
su ve elektrolitler, anestezi gazları
3. Kolaylaştırılmış difüzyon: Glukoz (GLUT-1 ve
GLUT-3 ile), lakta! (laktik asit olarak)
4. Aktif transport: Esansiyel amino asitler, iyod,
kalsiyum, fosfor, askorbik asit (vitC), demir, folik
asit
5. Pinositoz (Endositoz): LDL, lgG
cevap: C
Plasentadan
B) Kolaylaştırılmış difüzyon
D) Pinositoz
E) Sızma
7. Metotreksat
geçmeyen yapı
hangisidir? (Nisan - 1991) ..
sağlanır?
i
5. Primer
1. Plasentadan
hangisiyle
Kolaylaştırılmış difüzyon: Glukoz (GLUT-1 ve
GLUT-3 ile), lakta! (laktik asit olarak)
Plasentadan geçmeyenler: lgA, lgM, heparin,
eritrnpoetin, TSH, ACTH, triaçilgliserol ve koagülasyon
faktörleri
3. Fetüste oksijeni ilk alan organ aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül-1987, Nisan-1991)
A)Akciğer
C)
B) Beyin
D) Böbrek
Karaciğer
E) Dalak
Doğru
cevap: C
230
r
~ TÜM TUS SORULAR!
· olan kan vena cava inferiorun orta bölümünde
akarken, deoksijenize kan damar duvarına yakın dış
kısımda akar. Böylece sağ atriuma döküldüğünde,
atrium içinde bulunan Krista dividens adı verilen
bölmeler daha hızlı akan ve orta kesimde bulunan
oksijenize kanı foramen ovaleye yönlendirirken;
damar duvarına yakın dış kısımda akan deoksijenize
kanı ise triküspid kapağa yönlendirir.
Fetal dolaşım sistemi erişkinlerden bazı farklılıklar
gösterir; Bunların başında fetal kanın oksijenlenmek
için pu/moner arter sistemine gerek duymaması ve
bu nedenle sağ ventrikülden çıkan kanın akciğerleri
by-pass etmesi gelir. Yine fetal kalp boşluk/an seri
olarak değil paralel olarak çalışır ve oksijenden en
zengin kanı myokard ile beyin alır.
Fetal kalp intrauterin 4-5. haftada çalışmaya
başlar.
Umblikal ven tarafından taşınan oksijenize kan
ilk olarak fetal karaciğere ulaşır (oksijenden
en zengin kan). Umblikal ven burada ikiye ayrılır,
duktus venozus ve portal sinüs.
•
•
Duktus venozus, karaciğeri by-pass ederek
direk olarak vena cava inferiora dökülür. Diğer
organlara kan vermediğinden oksijen içeriği yüksek
olan bu kan direk olarak kalbe gider. Buna karşılık
portal sinüs, hepatik venler aracılığı ile karaciğere
kan verdiğinden içeriğindeki oksijen miktarı azalır.
Karaciğerde deoksijenize olan bu kanda daha sonra
vena cava inferiora dökülür.
Böylece vena cava inferior ile kalbe gelen kan, duktus
venozusun taşıdığı iyi oksijenize kanla, karaciğer ve
diyafram seviyesi altından gelen deoksijenize kanın
bir karışımı haline gelir.
Sağ atriuma dökülen vena cava inferior içindeki kanın iyi
oksijen ize olan kısmı foramen ovale yolu ile sol atriuma,
sol ventrikül"? ve buradan myokard ile beyine giderken;
kanın deoksijenize olan kısmı ise sağ ventriküle dökülür
ve vücudun diğer bölümlerine gider.
Vena cava superior yolu ile sağ atriuma dökülen
beyinden gelen az oksijenize kan da sağ ventriküle
dökülür.
•
Tüm bu akım sistemleri nedeniyle sağ
ventriküldeki kanın oksijen içeriği sol
ventrikü/den % 15 - 20 daha azdır.
Sağ ventrikülden çıkan kanın % ~0'ı duktus
arteriozus aracılığı ile akciğerleri by-pass ederek
direk abdominal aortaya dökülür. Kanın % 10'luk
bölümü ise akciğerlere gider.
1
Abdominal aortanın taşımış olduğu budeoksijenize
kan, ana iliak arterlerden ayrılan a.iliaca interna
(hipogastrik arterler) ve bunun devamı olan umblikal
arterler aracılığı ile plasentaya taşınır.
"İntrauterin
dolaşımın
ekstrauterin
4. Fetusta 0 2 azlığına neden olan aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan - 1991)
A) Plasentada
karışma
B) HbA, artması
C) HbF azalması
D) Fetusun 0 2 ihtiyacının artması
E) Annenin 0 2 ihtiyacının artması
Erişkin Dolaşım
Dolaşım
Llgamenlum
arteriosus
Llgamentum
tres
(obl tere
umb. ven)
f
İntrauterin dolaş1mm
dolaşıma
dönüşümü" başlıklı şekile bakınız.
Oksijen içeriğine göre kanın bu farklı dağılımını
kanın vena cava inferior içindeki akım şekli ile
sağ atriumun yapısı sağlamaktadır. iyi oksijenize
Fetal
•
ekstrauterin
de -oksijene kan
dolaş1ma dönüşümü
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 231
Doğru
•
Umbilikal ven tarafından taşınan oksijenize kan
(oksijenden en zengin kan) ilk olarak fetal karaciğere
ulaşır. Umbilikal ven burada ikiye ayrılır, duktus
venozus ve partal sinüs.
cevap: A
En yüksek 0 2 düzeyi maternal arter sistemindedir.
Plasentada karışma ile bu 0 2 azalmaktadır.
5. Aşağıdakilerin hangisinde pO2 en yüksek oranda
bulunur? (Nisan - 1988)
A) Maternal arter sisteminde
B) Umblikal arterde
C) Fetal pulmoner arterde
D) Umblikal vende
E) lntervillöz mesafede
Doğru
cevap: A
Fetal kan anne
olur
kanından
gelen oksijen ile sature
En yüksek saturasyon bu yüzden maternal arter
sistemindedir.
•
6. Fetal hayatta duktus venozus hangi yapıları
birbirine bağlar? (Nisan - 1995)
cevap: D
Duktus venozus, karaciğeri by-pass ederek
umblikal veni direkt olarak vena cava inferiora
· bağlar.
7.
fetal damarların hangisinde oksijen
s'atürasyonu en yüksektir? (Ağustos 2017 Orijinal)
B) Arteria umbilicalis
A) Ductus venosus
C) Vena cava inferior
D) Vena pulmonalis
E) Ductus ı;ırte_rios_us
cevap: A
Sağ ventrikülden çıkan kanın %90'1 duktus
arteriozus aracılığı ile akciğerleri by-pass ederek
direkt abd om inal aortaya dökülür. Kanın % 10'Iuk
bölümü ise akciğerlere gider. Abdominal aortanın
taşımış olduğu bu deoksijenize kan, ana iliak
arterlerden ayrılan a.iliaca interna (hipogastrik
arterler) ve bunun devamı olan umbilikal arterler
aracılığı ile plasentaya taşınır.
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sonı/abilirdi:
Oksijen satOrasyonunun en yüksek olduğu fetal damarlar
aşağıdakilerden hangisinde ~ olarak verilmiştir?
(A~uslos 2017 BENZERi)
A) Umblikal ven - Ouktus venozus
B) Arteria umblikalls -Asendan aorta
C) Arteria umblikalis - Desenden aorta
D) Vena kava superior-Vena kava inferior
E} Duktus venozus - Vena kava inferior
Doğru
cevap: A
8. Ductus venozus· nereye dökülür? (Nisan - 2001)
B) Partal ven
D) Pulmoner ven
A) V. cava inferior
C) Atrium dextra
E)Aorta
Doğru
Fetal damarlar içerisinde oksijen satürasyonu en
yüksek olan Umblikal vendir. İkinci en yüksek ise
Duktus venozus'tur.
Buna karşılık partal sinüs, hepatik venler aracılığı
ile karaciğere kan verdiğinden içeriğindeki oksijen
miktarı azalır. Karaciğerde deoksijenize olan bu
kan da daha sonra vena cava inferiora dökülür.
Böylece vena cava inferior ile kalbe gelen kan,
duktus venozusun taşıdığı iyi oksijenize kanla,
karaciğer ve diyafram seviyesi altından gelen
deoksijenize kanın bir karışımı haline gelir.
Vena cava superior yolu ile sağ atriuma dökülen
beyinden gelen az oksijenize kan da sağ ventriküle
dökülür. Tüm bu akım sistemleri nedeniyle sağ
ventriküldeki kanın oksijen içeriği sol ventrikülden
%15-20 daha azdır.
Aşağıdaki
Doğru
~
Oksijen içeriğine göre kanın bu farklı dağılımını
kanın vena cava inferior içindeki akım şekli ile sağ
atriumun yapısı sağlamaktadır. iyi oksijenize olan
kan vena cava inferiorun orta bölümünde akarken,
deoksijenize kan damar duvarına yakın dış kısımda
akar. Böylece sağ atriuma döküldüğünde, atrium
içinde bulunan Krista dividens adı verilen bölmeler
daha hızlı akan ve orta kesimde bulunan oksijenize
kanı foramen ovaleye yönlendirirken; damar
duvarına yakın dış kısımda akan deoksijenize kanı
ise triküspid kapağa yönlendirir.
A) Sol pulmoner arter- arcus aorta
B) Ductus arteriozus- hepatik arter
C) Sol atrium- inferior vena kava
D) Umblikal ven- inferior vena kava
E) Sağ atrium- superior vena cava
•
Duktus venozus, karaciğeri by-pass ederek
direkt olarak vena cava inferiora dökülür. Diğer
_organlara kan vermediğinden oksijen içeriği
yüksek olan bu kan direkt olarak kalbe gider.
Sağ atriuma dökülen vena cava inferior içindeki kanın iyi
oksijenize olan kısmı foramen ovale yolu ile sol atriuma,
sol ventriküle ve buradan· miyokard ile beyne giderken;
kanın deoksijenize olan kısmı ise sağ venlriküle dökülür
ve vücudun diğer bölümlerine gider.
Daha sonra sırasıyla intervillöz mesafe, V. umblikalis
(% 80), V. Cava inferior (% 65), aorta (% 60) ve
pulmoner arterde (% 50)'dir.
Doğru
~
•
cevap: A
Duktus venozus, karaciğeri by-pass ederek direk
olarak vena cava inferiora dökülür.
232 ~ TÜM TUS SORULAR!
9.
Aşağıdakilerden
hangisi
kalıntısıdır? (Nisan - 1998)
umblikal
venin
A) Lig. venozum
B) Umblikal ligament
C) Duktus venozus
D) Lig. teres
E) lnguinal ligament
Doğru
cevap: D
Umblika/ venin doğumdan
/igamentum teres hepatistir.
sonraki
kalıntısı
11. İn
utero
büyümeyi
etkileyen
hormon
aşağıdakilerden hangisidir? (Eylül - 1989)
A) Tiroksin
B) Glukagon
C) lnsülin
D) Epinefrin
E)ACTH
Doğru
cevap: C
Fetal büyüme hızında belirgin biyolojik varyasyonlar
Bazı fetal yapılar ve erişkindeki karşılığı
Umbilikal arter - Medial umbilik katlantılar
Umbilikal ven - Lig. teres hepatis
Duktus arteriosus - Lig. arteriosus
Duktus venosus - Lig. venosum
Urachus
(Allantois)
- Median umbilikal
ligament
1O. Umblikal arterlerin doğumdan sonraki
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 1997)
kalıntısı
A) Ligamentum teres hepatis
B) Ligamentum umblikale
C) Urakus
D) Ductus arteriosus
E) Ductus venosus
Doğru
Doğumdan tıemen
sonra yeni doğanın nefes alması
ve akciğerlerin ekspansiyonu ile akciğerin rezistansı
düşer ve sağ ventrikül kanı akcierlere yönelir
böylelikle duktus arteriozus fonksiyonel olarak kapanır
ve ligamentum arteriozum adını alır.
Duktus venozus doğumdan 10-96 saat sonra
fonksiyonel olarak, 2-3 hafta sonra ise anatomik
olarak kapanır ve ligamentum venozum adını alır.
Doğumdan
atrofıye
3-4 gün sonra umblikal arterler ablilere
olarak umblikal ligamentleri oluşturur.
Umblikal ven ise ablilere olarak ligamentum teresi
Foramen ovale ise postpartum 6-8.haftada
oluşturur.
kapanır.
Fetal büyümeyi erken dönemde temel olarak
belirleyen fetal genomik etkiler iken; geç
dönemde çevresel, besinsel ve hormona/ etkiler
belirlemektedir. örneğin; İnsülin, IGF 1-11, leptin.
Adiponektin ve EGF
'
Leptin gebelikte ilk iki trimester boyJnca artar ve
ile korelasyon gösterir.Ancak düşük
doğum ağırlığı üzerine etkisi tartışmalıdır.
doğum ağırlığı ı
Fetal Fizyoloji
İle İlgili Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1. Fetal
sirkülasyonda
en
yüksek
oksijen
satürasyonu olan yerler sırayla ... Umblikal ven,
duktus venozus
cevap: B
ve
olmaktadır.
2. Fetal dolaşımda en düşük oksijen saturasyonu
olan yer ... Vena kava superior
I
3. Sürfaktan yapısında en çok bulunan fosfolipid ..•
Fosfotidil kolin
/
4. Fetal hematopoezin gerçekleşme sırası ... Yolk
sac, fetal
karaciğer,
fetal kemik
iliği
5. İntrauterin hayatta fetal yutmanın başladığı
gestasyonel hafta ... 10-12. Gebelik haftası
1
6. Fetıil akciğer matüritesi ile en fazla ilişkisi olan
fosfolipid ... Fosfotidilgliserol
r
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM .,, 233
MATERNAL FİZYOLOJİ
1. Otuz sekiz
haftalık
gebe
3. Term bir gebede ağırlık
bağlıdır? (Eylül 1999)
muayene
esnasında bayılıyor.
İlk yapılması
gereken
aşağıdakilerden
hangisidir?
(Nisan
1995.
Nisan 2006)
Doğru
Doğru
Termdeki bir gebede sırt üstü yatmak aorta ve
v.cava inferiora bası oluşturarak kalbe venöz dönüşü
azalttığı gibi uterusa giden kan miktarını da azaltır.
Termdeki bir gebenin sırt üstü yatması gerektiğinde
uterus hafif dekstrorote olduğundan gebenin 1530 derece kadar sol yanına doğru çevrilmesi
oluşabilecek supin hipotansiyonu önleyecektir
gelişimine aşağıdaki
cevap: C
Fetüs dışında gebelikteki kilo alımından en
fazla sorumlu olan maternal yağ depolannın
ıiıiktarındaki artıştır. Bunu sırası ile interstisyel sıvı
miktarında ki artış ve kan vo/ümündeki artış izler.
cevap: B
2. Meme
en fazla hangisine
A) Meme dokusu
B) Plasenta
C) Kan volümü
D) Uterus
E) Amnion volümü
sırtüstü
A) Kan vermek
B) Yan çevirmek
C) Oksijen vermek
D) lntravenöz serum fizyolojik vermek
E) lntravenöz dopamin vermek
artışı
hormonlardan hangisi
; Term bir gebelikte ağırlık artışının dağılımı
'
Fetus ......................................................................3400 9
Plasenta .................................................................650 g
Amniotik sıvı ........................................................800 g
Uterus ...................................................................970 9
Kan hacmi artışı ................................................. 1450 9
Maternal yağ birikimi. ......................................3345 9
Ekstravasküler sıvı ............................................1480 9
Meme dokusu .......................................................405 g
TOPLAM ...............................................................12.5 kg
etki etmez? (Nisan 1993)
A) Kortizol
C) Progesteron
B) Oksitosin
D) Prolaktin
E) östrojen
Doğru
cevap: B
Laktasyonda prolaktin önemli bir rol oynar ve
gebelik boyuncada artar. Ancak laktasyonun
doğumdan önce başlamaması için devamlı olarak
östrojen, progesteron ve hPL tarafından baskılanır.
Laktasyon doğumdan sonra bu hormonların
seviyelerinin ani düşüşü ile başlar. Oksitosin
süt salınımının devamından sorumludur, meme
gelişimine etki etmez.
Meme gelişimi ve laktasyon ile ilgili hormonlar
aşağıdakilerden hangisi
karbonhidrat
metabolizmasında
gözlenen
durumlardan birisi değildir? (Nisan 2006)
4. Normal bir gebelikte
A) Hiperinsülinemi
B) Periferal insülin rezistansı
C) Postprandial hiperglisemi
D) Açlık hipoglisemisi
E) Gl.ukoza insülin cevabında azalma
Doğru
cevap: E
Gebelik diabetojenik bir zemindir. Bunda artmış
HPL, östrojen ve progesteron rol oynar. Bu
hormonlar insülin rezistansı oluştururlar, böylece
kanda bulunan glukoz dokulara geçemeyerek
fetüse yönlenir.
Gebelikte karbonhidrat metabolizmasındaki
değişiklikler:
Östrojen
Progesteron
Prolaktin
, Büyüme hormonu
Epidermal
büyüme faktorü
. Glukokortikoidler
lnsülin (l)
Östrojen
azalması
Progesteron
azalması
hPL azalması
Emme (Oksltosfn +
Prolaktin)
Östrojenin azhğl
Progesteronun
azlığı
Prolaktin
lnsülin
Glukokortikoidler
Büyüme hormonu
lnsülin
T4 ve paratiroid
hormon
Glukokortikoidler
Hafif açlık hipoglisemisi
Postprandial hiperglisemi
• · Periferal insülin rezistansı
Hiperins.ülinemj
Glukoza
olur.
pankreasın
insülin
cevabında
ise
artış
• Gebelikte glukozun glomeruler fıltrasyonu
artarken tubuler reabsorbsiyonu minimal azalır.
Gebelikte glukozüri için eşik kan düzeyi 155 mg/
dl'ye düşer bu nedenle gebelerin yarısında
fizyolojik glukozüri görülür (150 mg/dl).
~ TÜM TUS SORULAR!
234
5.
Aşağıdaki
durumlardan hangisi 36 haftalık
olan kadının acile gitmesini gerektirmez?
(Eylül 1991, Nisan 1996)
Doğru
gebeliği
A) Ayak sırtı ödemi
B) Şiddetli baş ağrısı
C) Şiddetli kusma
D) Görme bulanıklığı
E) Karında hassasiyet ve
Doğru
Gebelikte 3. Dereceye kadar sistolik üfürüm
görülmesi fizyolojik iken diastolik üfürüm
görülmesi patolojiktir.
Gebelikte kardiyovaskuler sistemde meydana
gelen değişiklikler:
Son trimesterde diaframın yükselmesi ile kalp
itilir, öne doğru rotasyona uğrar ve sol kenar
laterale doğru yer değiştirir. Bu yer değişiminden
dolayı EKG'de hafif sol aks deviasyoı;ıu izlenir.
ağrı
yukarıya
cevap: A
Ancak gebelikteki albümin azalmasına bağlı olarak
onkotik basınç azalır ve ödem görülür. Bu nedenle
gebelerde ayak bileği ve bacaklarda gode bırakan
ödem görülmesi tamamen fizyolojik bir bulgudur.
Artmış
su tutulumu
gebeliğin
Kalp seslerinde önemli
değişiklikler
ortaya
çıkar;
(1)Birinci kalp sesi belirgin şekilde çiftleşir ve sesi
artar.
normal fizyolojik
(2)İkinci
bulgularındandır.
kalp
elemanlarında
Bu retansiyondan sorumlu olan renin-anjiotensinaldosteron sisteminin aktivasyonudur.
sesının aortik Je
bir değişiklik olmaz.
pulmoner
1
-
1
(3)Uçüncü kalp sesi belirginleşir ve kolayca duyulur
hale gelir.
Gebelikte erken dönemden itibaren tübüler
reabsorpsiyon artar ve vücutta su tutulumu
olur. Buna bağlı olarak gebelerde yaklaşık 6.5 L
ekstrasellüler sıvı artışı olur.
(4)Sistolik üfürüm normaldir (3.dereceye kadar)
(%90)
(5)Diastolik üfürüm normal
araştırılması gerekir.
6. Gebelik ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
yanlıştır? (Nisan 1990, Eylül 1992)
•
A) Plazma hacmi artar.
B) Serum demiri azalır.
C) Total eritrosit hacmi artar.
D) Hematokrit artar.
E) Hemoglobin azalır.
Doğru
cevap: B
değil~ir
(%10) ve
Kardiak output artar ve 6 Udk:oıur. Gebelik
boyunca %30-50 oranında artan output en fazla
doğumu takip eden 10-30 dk. içinde artar. Kalp
hızında artış gebeliğin artmış östrojeninin yapmış
olduğu inotropik etki ile oluşur.
• Kalp
hızı
100
atım/dk
araştırılmalıdır.
üzerine
1
!
çıkarsa
cevap : D
Gebelikte kan hacmi yaklaşık 1600-1700 mi artar.
Artışın çoğu plazmada olur (1200 mL). Eritrosit
hacmi ise sadece 450 mi arttığı için dilüsyonel etki
ile fizyolojik bir anemi mevcuttur.
Gebelikte kan hücre
içeriğindeki değişimler
Nötrofil ................................. .'................ Artar
Eritrosit •••.••••..•••..•••...••...•••..•••..••••...•••.•• Artar
Eritrosit frajilitesi ....•................................. Artar
Sedimantasyon ...................................•...... Artar
Lökosit ••••..•••.••••..•••..•••...•••..•••..•••••.••••.••• Artar
Ort.EritHacmi ........•................................•. Hafif artar
Lenfosit ..........................•....•.....•....•.....•. Değişmez
Ort.Erit.Hgb.Kons ...................................... Değişmez
Bazofil. ................................................•.. Azalır
Hemoglobin ....••.•.••.••.••••••.••••••••••••••••••••••• Azalır
Hematokrit ...•••.••••.•••••.••••.••.•..•.....•.•..••••.
Azalır
: Trombostt •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Azalır
7. Gebe kadında aşağıdakilerden hangisi kardiyak
patoloji olarak kabul edilir? (Nisan 1991)
A) Sol aks deviasyonu
C) Sistolik üfürüm
E)
B) Diastolik üfürüm
D) Kardiak output artışı
Taşikardi
Hemodinamik parametrelerin term gebede
durumu
(Puerperiuma ve gebe olmayana oranla)
Kalp-at1~- hlzı·-.· ..-.-.-..-~ :.·.::.: ........-.~ ....-...... :... ::.~.-Artar
Kardiak output ........................................... Artar
Ortalama arterial basınç ...................••............ Değişmez
· Pulmoner kapiller wedge basıncı ........•••........... Değişmez
Santral ven öz basınç ...........•.....••....•...........• Değişmez
: Sol ventriküler güç indeksi .............. ~ .. :~-.. .-; ...... Değişmez
. Pulmoner vasküler direnç ••••••••••••••••••••••• , ...... Azahr
Sistemik vasküler direnç ................................ Azahr
. Kolloid onkotik basınç ................................... Azalır
8.
Aşağıdakilerden
normal fizyolojik
(Eylül 1997)
hangisi
gebelikte
birisi
değişikliklerden
A) Kalbin hacim ve büyüklüğünün artması
B) Periferik rezistans azalması
C) Diastolik basınçta sürekli yükselme
D) Kardiak outputun artması
E) Aldosteron artar
Doğru
cevap: C
görülen
değildir?
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 235
Gebelikte diastolik basınçta sürekli yükselme
fizyolojik değişikliklerden birisi değildir.
Gebeliğin
24-26.haftalarında
progesteronun
periferik rezistansı azaltmasına bağlı olarak kan
basıncında hafif bir düşme olur ve bu düşüklük
diastolik basınçta daha belirgindir. Diastolik basınç
ilk iki trimesterde hafif azalır ancak termde gebelik
öncesi dönemdeki normal seviyesine döner.
• Kardiak outputun artıp diastolik kan basıncının
düşmesi periferik rezistansın azaldığını işaret eder.
• Gebelikte hipotansiyona sekonder renin-anjiotensinaldosteron sistem aktivasyonu mevcuttur. Renin,
Anjiotensin il ve Aldosteron seviyeleri artar. Bu
da sıvı tutulumunu açıklar. Gebelikte Pg E2 ve
Pg 12 artar, atrial natriüretik peptid seviyeleri ise
değişmez.
• Kalbin hacim ve büyüklüğü artar.
•
Kardiak output artar ve 6 Udk.olur. Gebelik boyunca
%30-50 oranında artan output en fazla doğumu takip
eden 10-30 dk. içinde artar.
Artanlar:
1. Tidal volüm 150- 200 ml
2. lnspiratuvar kapasite %5-1 Oartar (200- 250 mL)
3.
Dakikalık
ventilatuvar volüm % 40 artar (3.000 mU
dk)
4.-Dakikalık
ciksijen uptake'i
5. Peak ekspiratuvar akım
oranı
6. Oksijen tüketimi
Değişmeyenler:
1. Akciğer kompliansı
. 2. Vital kapasite
3. Solunum
hızı
Azalanlar:
1. Total
akciğer
kapasitesi %5
azalır
2. Fonksiyonel rezidüel kapasite %20-30
700 mL)
3. Rezidüel volüm %20-125
azalır
A) Pulmoner vasküler resistansta azalma
B) Fonksiyonel rezidüel kapasite artar.
C) Tidal volüm artar.
D) Respiratuar alkaloz
E) Total akciğer kapasitesi azalır.
Doğru
azalır
1O. Gebelikte,
Tıdal
volüm arttığından arterial pCO, hafif oranda
düşer. Gebelikteki hiperventilasyona bağlı olarak
hafif kompanse respiratuar alkaloz olur.
Buna karşılık HC03 kompansatuar olarak düşer
(20-22 mEg/L) ve plazma pH'sı hafif oranda yükselir
(7.45) (alkalemi).
oksijen dissosiasyon eğrisini sola
kaydırarak
maternal
hemoglobinin
oksijene
affinitesini arttırır ve böylelikle maternal kanın
oksijen serbestleştirme kapasitesini azaltır.
Bu ph
artışı
Maternal hiperventilasyon sonucu gelişen pCO,'deki
azalma fetustan anneye CO, geçişini kolaylaştırırken,
aynı zamanda fetüse oksijen geçişini de arttırır.
pulmoner
aşağıdaki
fonksiyonlarla
değerlerden
hangisi
ilgili
değişmez?
(Eylül 2014 Orijinal)
A) Fonksiyonel rezidüel kapasite
B) Tidal volüm
C) Vital kapasite
D) lnspiratuvar kapasite
E) Rezidüel volüm
Gebelikte solunum sisteminde meydana gelen
Gebelikte bazal oksijen tüketiminin artması,
progesteronun
aşırı
yükselmesi
(pulmoner
damarlarda rezistans azalır) ve kostaların dışa
doğru açılıp diaframın 4 cm. kadar yükselmesi,
gebelikte solunum fonksiyonları ve kapasitelerinde
bir takım farklılıklar oluşturur. - -- -
(200-300
mL)
cevap: B
değişiklikler:
(400-
(200-400 mL)
4. Ekspiratuvar rezerv volüm %15-20
9. Aşağıdakilerden hangisi gebelikte normal fizyolojik
değişikliklerden değildir? (Eylül 1996)
azalır
Doğru
cevap: C
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sorolabilirdi:
1. Tidat Volüm
ıı. Vitaı Kapasite
ııı.
Rezidüel vo10m
iV. lnspiratuar kapasite
V. Fonksiyonel rezidüet kapasite
Gebelikte,
pulmoner
fonksiyonlarla
ilgili
yukarıdaki
değerlerden hangisi değişmez? (Eylül 2014 BENZERi)
A)Yalnrz 1
B)Yalnız
C) 1, il ve 111
D)I,
il
lllveıv
E)l,IVveV
Doğru
cevap: B
Gebelikte tidal volüm ve inspiratuar kapasite artar.
Rezidüel volüm ve fonksiyonel rezidüe/ kapasite
azalır. Vital kapasite ise değişmez.
Artanlar:
1. Tıdal volüm 150- 200 ml
2. lnspiratuar kapasite 150- 300 ml
3. Dakikalık ventilatuar volüm 3.000 mUdk (% 40 artar)
4. Dakikalık oksijen uptake'i
236 ._ TÜM TUS SORULAR!
Değişmeyenler:
12. Gebelikte,
1. Akciğer kompliansı
2. Vital kapasite
3. Solunum hızı
A) Sodyum retansiyonu
B) Su retansiyonu
C) Serum kreatininde azalma
D) Günlük idrar hacminde artma
E) Glomerül fıltrasyon değerinin azalması
Azalanlar:
1. Total akciğer kapasitesi 200 mL
2. Fonksiyonel rezidüel kapasite 350-500 mL (E-96)
3. Rezidüel volüm (200-300 mL)
4. Ekspiratuar rezerv volüm (150-200 mL)
11. Aşağıdakilerden
değişikliklerden
Doğru
cevap: D
Gebelikte Glomerül fi/trasyon hızı (GFR) %150
değil %50 oranında artar. Diğer şıklarda verilenler
ise normal gebelikte görülebilen fizyolojik
değişikliklerdir.
Gebelikte Üriner sistemde meydana gelen
cevap: E
Glomerül filtrasyon
artar.
hangisi gebelikte fizyolojik
birisi değildir? (Eylül 1987)
değeri
azalmaz, %50
oranında
Gebelikte sodyum ve potasyumun glomerüler
artar ancak tübüler reabsorpsiyonları
daha çok artmış olduğundan, gebelikte 1.000 mEq
Na ve 300 mEq K tutulumu olur. Anca_k plazmadaki
artış nedeniyle Na ve K seviyeleri göreceli olarak
hafif düşüktür. (0,5 mEq/L düşer
,
fıltrasyonları
A) Glukozüri ve proteinüri
B) Krealinin klirensinde artma
C) Sodyum reabsorbsiyonunda artış
D) Glomerüler filtrasyon hızının % 150 artması
E) Serum ürik asit düzeyinde azalma
Doğru
böbrek fonksiyonunda aşağıdaki
hangisi oluşmaz? (Nisan 1992)
değişikliklerden
• Glomerül filtrasyon
artar.
•
hızı
'
(GFR) %50
oranında
Kreatinin klirensi %30 oranında artar
• Serum kreatinin seviyesi %25 oranında azalır (0.9
mgldL ve üzerindeki değerlerde renal patoloji
açısından hasta araştırılmalıdır)
Günlük idrar hacmi %25 artar.
değişiklikler
hafif bir artış olur ve gebelik
sırasında heJ iki böbrekte de yaklaşık %30 hacim
artışı görülür. Renal pelvis hacmi normalde 1O
mL'den 60 mL hacme ulaşır. Gebe uterusunun
basısı ve dekstrorotasyonu nedeniyle sıklıkla sağ
tarafta hidroüreter ve hidronefroz görülebilir.
Böbrek
boyutlarında
Gebelerin %5'inde asemptomatik bakteriüri olur
ve bunun da %25-30'u piyelonefrite yol açar.
üreterler dilate olur ve idrar akımında yavaşlama
enfeksiyona yatkınlığı arttırır.
Gebelikte fizyolojik glukozüri dışında hiperfıltrasyon
ve tobüler reabsorbsiyondaki azalma nedeni ile
gebelikte proteinüri görülür ve özellikle gebeliğin
ikinci yarısında daha belirgindir. Gebelikte fizyolojik
proteinüri için üst sınır 300 mglgün'dür.
Günlük idrar hacmi %25 artar. Glomerül
filtrasyon hızı (GFR) ise %50 oranında artarken,
kreatinin klirensi · %30 oranında artar. Serum
kreatinin seviyesi %25 azalır ve 0.9 mg/dL ve
üzerindeki değerlerde renal patoloji açısından hasta
araştırılmalıdır. Üre seviyesi (%25) ve ürik asit
düzeyi de azalır. Hiperkalsüri görülür.
Gebelikte sodyum ve potasyumun glomerüler
artar ancak tübüler reabsorpsiyonları
daha çok artmış olduğundan, gebelikte 1.000 mEq
Na ve 300 mEq K tutulumu olur. Ancak plazmadaki
artış nedeniyle Na ve K seviyeleri göreceli olarak
hafif düşüktür. (0,5 mEq/L düşer)
fıltrasyonları
13. Gebelikte
gastrointestinal sistemin fizyolojik
olmayan
aşağıdakilerden
hangisidir? (Nisan 1998)
değişikliklerinden
A) Epulis olabilir.
B) Mide boşalma hızı değişmez.
C) Mide hacmi küçülür.
D) Safra akımının yavaşlaması ve
yoğunluğunun
artışı
E) Reflü özofajit (pirozis) olabilir.
Doğru c,evap: C
Geb~lerde artan mide salgısı nedeniyle mide
hacminde küçülme değil artma görülür
Gebelikte gastrointestinal sistemde meydana
gelen değişiklikler
Bulantı ve kusma (emezis gravidarum) gebelerin
%70'inde görülür, genellikle 10. haftada tepe yapar
ve 16. haftaya kadar geçer.
Diş
etlerinde hipertrofi ve hiperemi gözlenebilir ve
etleri kolayca kanar. Bu gebelik gingiviti tipik
olarak postpartum azalır. Ayrıca gebelik sırasında
dişetlerinde epulis denilen vasküler şişlikler (pyojenik
granülom) da görülebilmektedir ve gebelikten sonra
spontan düzelmektedir. Gebelik diş çürümesine yol
açmaz ve gebelikte tükürük miktarı değişmez.
diş
Progesteronun etkisiyle GIS düz kaslarında
relaksasyon ve bunun sonucunda bağırsak
motilitesinde azalma, alt özofageal sfinkterin
gevşemesine bağlı reflü özofajit (pirozis) görülür.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 237
Gebelikte gastrik asit salgısı azalmış ancak
mukus salgısı oldukça fazla artmıştır, bu nedenle
gebelerde aktif peptik ülser hemen hemen hiç
görülmez.
Gebelerde artan mide salgısı nedeniyle mide
hacminde bir artma görülür . Gebelik süresince
mide boşalma hızında bir yavaşlama olmaz; ancak
travay başladığında mide boşalma hızı yavaşlar.
Kolondaki
relaksasyon, su ve tuz emiliminin
ve bunun sonucunda da konstipasyona
yol açrrıaktadır. Bası ve konstipasyon nedeniyle
gebelerde hemoroid sıkça görülür. Dalak boyutları
da yaklaşık %70 artar.
artmasına
Gebelikte safra taşı oluşumu kolaylaşır. Bunun
nedeni progesteron aktivitesi ile ortaya çıkan safra
kesesinin azalmış kontraktilitesi, buna bağlı
safranın yoğunlaşması ve safra kesesinin rezidü
volumünün artmasıdır. Gebelerde kolesterol
artmış olduğundan en sık rastlanılan safra taşları
kolesterol taşlarıdır.
• Karaciğer fonksiyon testleri (AST, ALT, GGT)
ve bilirubin düzeyi hafif azalır. Serum alkalen
fosfatazı 2 kat artar (plasenta! sentez artmıştır).
Bromsulfoftalein (BSP) klirensi ise azalır.
14. Aşağıdakilerden hangisi, gebelikte gastrointestinal
sistemde ortaya çıkan değişikliklerden biri
değildir? (Eylül 2008)
15. Gebelik
sırasında
tiroid bezinin fonksiyonunun
kullanılan
testlerden
görülmez? (Eylül - 87)
değerlendirilmesinde
hangisinde
artıs
A) Bazal metabolizma hızı
B) Total tiroksin
C) Tiroksin bağlayıcı globulin
D) Serbest tiroksin
E) Serum kolesterol düzeyi
Doğru
cevap: D
Gebelikte serbest tiroksin düzeylerinde değişiklik
olmaz.
, • Gebelik sırasında artan bazal metabolizma hızına
bağlı olarak tiroid bezi anatomik olarak büyür,
glanduler hiperplazi ve vaskularitesinde artış olur.
Yüksek östrojen etkisiyle tiroksin bağlayıcı globülin
(TBG) artar. Total tiroksin {T4) seviyesi artar; ancak
serbest tiroksin {T4) seviyesinde hCG artışına
bağlı olarak hafif bir yükselme görülür ve takiben
normale iner. Total triiodotironin (T3) artar; ancak
serbest triiodotironin (T3) seviyesinde belirgin bir
değişiklik olmaz. Resin T3 alımı (uptakE)
azalır.
Gebelikte TRH seviyesi değişmemektedir. Ancak
TRH plasentadan geçip fetal hipofızden tirotropin
salınımını uyarabilir. Tirotropin (TSH) seviyesi her
ne kadar gebelikte hafif baskı lansa da serum düzeyi
gebe olmayan kadınlardaki normal sınırlar içindedir.
• Gebelikte serum kolesterol düzeyi artar.
A) Safra kesesinde rezidü hacim artışı
B) Motilitenin yavaşlaması
C) Peptik ülsere yatkınlık oluşması
D) Mukus salgısının artması
E) Alt özofageal sfınkterin gevşemesi
Doğru
Maternal
kompartman
1---1----t----lTBG
1 ---t----t----lrotalT4
cevap: C
Gebelikte
progesteronun etkisiyle GIS düz
relaksasyon ve bunun sonucunda barsak
motilitesinde azalma, alL özafageal sfinkterin
gevşemesine bağlı reflü özofajit (pirozis) görülür.
TSH
kaslarında
Gebelikte gastrik asit salgısı azalmış ancak
mukus salgısı oldukça fazla artmıştır, bu nedenle
gebelerde aktif peptik ülser hemen hemen hiç
görülmez.
Gebelikte safra taşı oluşumu kolaylaşır. Bunun
nedeni progesteron aktivitesi ile ortaya çıkan safra
kesesinin azalmış kontraktilitesi, buna bağlı
safranın yoğunlaşması ve safra kesesinin rezidü
volümünün artmasıdır. Gebelerde kolesterol
artmış olduğundan en sık rastlanılan safra taşları
kolesterol taşlarıdır.
Maternal ve fetal kompartmanda tiroid
hormonlanmn dağ1lım1
16. Gebelerde,
gebe
olmayan
kadınlarla
karşılaştırıldığında sentezinde artış olmayan
hormon aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan 2001)
A) ôstriol
B) Progesteron
C) Deoksikortikosteron
D) 17 Beta ôstradiol
E) Serbest kortizol
Doğru
cevap: E
\
238
'4 TÜM TUS SORULAR!
Kortizol üretimi gebelikte artmamasına rağmen,
artan CBG (kortizol bağlayıcı globulin) nedeniyle
klirensinin azalması sonucunda kan seviyesi
yükselir.
Gebe ve olmayanlarda günlük hormon
salınım
miktarları
17 B Estradiol
0.1 -0.6
15 - 20
Östriol
0.02-0.1
50 - 150
Progesteron
0.1 - 40
250 - 600
Aldosteron
0.05 - 0.1
0,250 - 0.600
Deoksikortikosteron
0.05 - 0.5
1 - 12
10 - 30
10 · 20
Serbest Kortizol
Maternal Fizyoloji İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
1. Gebelik sırasında insülin direnci gelişiminde katkısı
olan hormonlar... İnsan plasenta! laktojeni (hPL),
östrojen, progesteron, kortizol
2. Gebelerde; plazma hacmi, eritrosit hacmi ve
lokosit sayısı artar; hematokrit, hemoglobin ve
trombosit azaJır.
3. Gebelerde serum osmolaritesi
azalır.
4. Gebelerde;
fibrinojen ve aktive protein C
artar; protein S ve protein C azalır,
antitrombin · ise değişmez.
rezistansı
5. Gebelikte; kardiyak output ve kalp atım hızı artar,
periferik vasküler rezistans ve sistemik vasküler
rezistans azalır, santral venöz basınç ve pulmoner
kapiller wedge basınç değişmez.
6. Gebelikte kardiyak output'un en fazla arttığı
dönem; Doğumdan sonraki 10-30 dakika arası
7. Gebelikte antrial natriüretik peptik, antidiüretik
hormon (vazopressin) ve serbest T4 değişmez.
8.
Gebeliğin 10. Haftasında en düşük seviyeye
tiroid fonksiyon testi. .. TSH
ulaşan
9. Gebelikte vital kapasite ve solunum hızı değişmez.
10.Gebelikte kan pH'ı kompanse respiratuar alkaloz
olup, bikarbonat düzeyi azalmıştır.
11.Gebelerde alkalen fosfataz artarken
karaciğer fonksiyon testleri azalır.
diğer
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 239
GEBELİK ve EMZİRMEDE İLAÇ KULLANIMI
(TERATOJENİTE)
1. Preimplantasyon
kullanıldığında
döneminde
aşağıdakilerden
Doğru
cevap: D
Fetal kardiak anomali etyo/ojisini soran ve farklı
konuların gözden geçirilerek cevap verilmesini
gerektiren zor bir bilgi sorusudur.
teratojen
hangisi olur?
Pregestasyonel diabetik gebelerde konjenital
ll"lajör anomali riski 2 kat artar ve konjenital
anomalilerin yarısından fazlasını kardiyak
anomaliler oluşturmaktadır.
(Nisan 1991)
A) Konjenital malformasyon
B) Abortus
C) Kromozomal anomali
D) Organ hipoplazisi
E) Organomegali
Doğru
Gebelikte lityum
ile ilişkilidir.
cevap: B
Ebstein anomalisi
Kalp hastalıkları için aile öyküsü (anne ya da
babada) fetal kardiyak anomali riskini arttırır.
Teratojen/ere maruziyet gelişimin belli kritik
dönemlerinde olmalıdır ve bu dönemlere göre
oluşan etki de farlılık göstermektedir.
Trizomi 21 (Down sendromu): Yenidoğanda
görülme sıklığı 1:800-1000 civarındadır.
Canlı doğumlarda en sık rastlanan anöploidi
olduğu için, gebelik sırasında en sık taranan
kromozom anomalisidir. Down sendromuna
eşlik eden anomaliler arasında en sık kardiyak
anomaliler (sıklıkla endokardiayal yastıkçık
defekti) ve GİS anomalileri (en sık duodenal
atrezi) izlenir.
•
a. Fertilizasyondan sonraki ilk 2 hafta "ya hep ya
hiç dönemi" olarak adlandırılır. Bu dönemde
gebelik ya hiç etkilenmez, ya da düşükle
sonuçlanır.
b. Fertilizasyondan sonraki ilk 2 ile 8 hafta
arasında (embriyonik dönem) organogenez
olduğundan, bu dönemde alınan teratojenler
yapısal malformasyonlara yol açarlar.
3. Gebelerde kullanımı kontrendike olan antibiotik
hangisidir? (Nisan - 1989, Eylül - 1997)
c. Maturasyon ve fonksiyonel gelişim 8. haftadan
sonra (fetal dönem) devam eder. Bu dönemde
de bazı organlar etkilenebilir (beyin ve kalp
vb.).
A) Eritromisin
B) Tetrasiklin
C) Sefalosporin
D) Oral siprofloksasin
E) Parenteral vankomisin
2. Fetal kardiyak anomali riski aşağıdaki durumlardan
hangisinde artış göstermez? (Eylül 2011)
Doğru
A) Diabetes mellitus
B) · Lityum tedavisi
C) Aile öyküsü
D) Preeklampsi
E) Down sendromu
cevap: B
gebeliğin
Tetrasiklinler
25.haftasından
sonra
ve uzun kemiklerde
birikerek san-kahverengi renk değişikliğine yol
açarlar.
kul/anıldıklarında
PREORGA•
NOGENEZ
1
kullanımı
2
.-
EMBRIYON[K DÖNEM
3
1
"--·
_(Haftalar)
4
5
6
1
7
1
dişlerde
FETAL DÖNEM - - - / J------+,
(Haftalar)
8
10
9
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
1 Üst
1
1
1
1
11
12
20
~alp
1
stremlte er
1
Alt
e
: Dudak
1
1
1
sıremlte
1
er
1
amak
1
ABORTUS
MAJÖR MALFORMASYONLAR
1
1
MiNÖR MALFORMASYONLAR
VE FONKSiYONEL OEFEKTLER
Teratojenlerin etki mekanizmas1
38
240 ~ TÜM TUS SORULAR!
Penisilinler ve sefalosporinler gebelikte kullanılabilirler.
Penisilinlere
duyarlılık
varlığında
makrolidler
(eritromisin, azitromisin) kullanılır.
Bazı konjenital anomali etkenleri
Lityum -> Ebstein anomalisi
t>iyabetik anne çocuğu -> Sakral agenezi
T alidomid -> Fokomeli, Amelia
t>ES -> Vagina! adenosis, T şeklinde uterus,
uterin hipoplazi
Warfarin -> Nasal hipoplazi
Kokain -> Mikrosefali, intestinal atrezi, infaktlar
Sifiliz -> Parrot pseudoparalizisi
Rubella -> Pt>A
'
SLE -> Konjenital kalp bloğu ve bradikardi
Metimazol -> Aplasia cutis
Bilinen teratojenler
Alkol
Acitretin
ACE inhibitörleri
Anjiotensin reseptör
blokerleri
Androjenler
Beksaroten
Bosentan, Ambrisentan
Civa
Danazol
Dietilstilbesterol (DES)
Efavirenz
Fenitoin
Fenobarbital
Flukonazol
lsotretinoin
Karbamazepin
Kloramfenikol
Kokain
Kortikosteroidler
Leflunomid
Lityum
Metimazol
Metotreksat
Misoprostol
Mikofenolat
Paroksetin
Radyoaktif iyod
Ribavirin
Sigara
Siklofosfamid
Tamoksifen
Talidomid, Lenalidomid
Tetrasiklin
Toluen
Topiramat
Trastuzumab
Tretinoin
Valproat
Warfarin
Kurşun
Lamotrijin
Maternal hipertermi özellikle 4-14. gestasyonel
Anensefaliye
yol
haftalarda
teratojeniktir.
açabilir.
1
5.
Gebeliği boyunca kronik hastalığına• yönelik ilaç
kullanan bir hastaya, gebeliğinin 22. haftasında fetal
ultrasonografı yapılıyor. Fetusta meningomyelosel,
yarık dudak-damak ve kaplte ventriküler septal defekt
saptanıyor.
Bu hastanın kullandığı en olası ilaç aşağıdakilerden
hangisidir? (Eylül 2014 Orijinal)
A) Enalapril
B) Lityum
C) Valproik asit
D) Prednizolon
E) Kumadin
4. Aşağıdakilerden hangisi, gebelikte kullanılması
durumunda insanda teratojenik etkisi kanıtlanmış ya
da şüpheli olan ilaçlardan biri değildir? (Eylül - 2009)
A) Metotreksat
B) ACE inhi_bitörleri
C) Tamoksifen
D) Lityum
E) Prednizon
Doğru
•
•
cevap: E
Glukokortikoidlerin ilk trimesterde kullanılmaları
Doğru
cevap: C
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirc/i:
Aş'aöıdakl
kullanılması
ilaçlardan hanhgisinin gebelik sırasında
durumunda fetoste nöral top defekti, kardiyak
anomali ve yank damak-dudak görülme ihtimali en viiksektir?
yarık damak-dudak anomalisine yol açtığından
(Eylül 2014 BENZERi)
önerilmemektedir, ancak Prednizon plasenta da
inaktive edildiği için fetüse etkisi olmamaktadır.
A) ACE inhibitörü
Metotreksat, kranial ve ekstremite anomalilerine
neden olabilir.
ACE inhibitörleri, fetal renal yetmezlik ve kalvaryum
defektlerine neden olabilir.
Lityum, ebstein anomalisine neden olabilir.
Tamoksifen, genitoüriner sistem anomalilerine
neden olabilir.
B) Lityum
C) Valproik asit
D) Dekzametazon
E) lndometazin
Doğru
cevap: C
Gebelikte teratojeniteyi sorgulayan bilgiyi kullanımı
gerektiren soru.
Antikonvülzanlar
Hiçbir antikonvülzan ilaç gerçekten güvenli kabul
edilmemektedir. Geleneksel olarak epilepsili
kadınlarda fetal malformasyon riski 2-3 kat arttığı
belirtilse de son çalışmalarda valproik asid hariç
yeni antiepileptiklerin monoterapisi sırasında
majör malformasyon oranı, antiepileptiklere
maruz kalmayanlara benzerdir (%3).
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 241
Antikonvülzan kullananlarda en sık görülen fetal
malformasyonlar orofasiyal yarıklanmalar (yarık
dudak- damak riski 1 O kat artar), kardiyak
malformasyonlar ve nöral tüp defektleridir.
Monoterapilerde bu risk biraz daha düşükken,
politerapilerde risk oldukça artabilmektedir.
Tüm antikonvülzanlar arasında fetal malformasyon
riskini en fazla arttıran valproik asittir (majör
malformasyon riski %9, NTD riski %4) ve diğer
antiepileptiklere maruz kalanlarla karşılaştırıldığında
belirgin IQ düşüklüğü ile ilişkili bulunmuştur.
Lityum
kullanımında
Ebstein anomalisi,
Enalapril kullanımında renal iskemi, pulmoner
hipoplazi, uzuv kontraktürleri
Kumadin
kullanımında
ossöz anomaliler
Prednizolon kullanımında ise yarık dudak-damak
anomalileri insidansı artar.
İlk Trimesterde Antiepileptik Kullanımı ile
Majör Konjenital Malformasyon Riski
Antfeplleptlk
Her iki grup ilaç da fetal dönemde fetusun renal
için gerekli olan renin-anjiotensin sistemini
bozarlar. Ayrıca uzun süren fetal hipotansiyon ve
hipoperfüzyon sonucunda renal iskemi, renal
tübüler disgenezi ve anüriye yol açarlar. Gelişen
oligohidramnioz ise pulmoner hipoplazi ve uzuv
kontraktürlerine yol açar. Fetustaki hipoperfüzyon
· böbrekteki etkilerinin yanı sıra uzuvlarda kısalık,
İUGG ve kalvarium gelişme defektine yol açar
(ACE inhibitör fetopatisi).
gelişimi
7. Fetal duktus arteriozusun intrauterin kapanma riski
açısından, gebelikte nonsteroidal antiinflamatuvar
. ilaç kullanımına kaçıncı gebelik hafta aralığından
. itibaren son verilmelidir? (Eylül - 2008)
A) 14-16
B) 22-24
C) 26-28
D) 32-34
E) 36-38
Doğru
Rölatif Risk
Gebelikte non-steroid anliinflamatuvar ilaç (özellikle
indometazin) kullanımı teratojenik değildir ancak
111. trimesterde kullanılmaları istenmeyen felal yan
etkilere yol açar.
Gabapentin ............................................ 0,6
Lamotrijin .•••...••••..•••••..•••..•••...••..........•• 1,8
Okskarbazepfn ....••...••••..•••..•••••.••••..•••..••• 2,0
Levatirasetam ........................................ 2,2
lndometazin, duktus arteriozusun erken
ve bunun sonucunda pulmoner
hipertansiyona yol açar.
Fenitoin ............................................... 2,6
Karbamazepin •••..••••..••••..•••..••••.••••..••••... 2, 7
Klonazepam ........................................... 2,8
kapanmasına
Topiramat .............................................. 3,8
Fetusun idrar yapımını azaltarak oligohidramniosa
yol açar (özellikle 72 saat üzerinde kullanıldıklarında
Fenobarbital .......................................... 5, 1
Valproik asid .......................................... 9,0
oluşur).
NSAI kullanımı 34. haftadan sonra bırakıldığı
takdirde tüm bu yan etkiler düzelmektedir bu nedenle
34. haftadan sonra kullanılmamalıdırlar.
6. Gebelikte, kronik hipertansiyon tedavisinde hangi
ilaç kontrendikedir? (Eylül - 2006)
A) Metildopa
B) Hidralazin
C) Angiotensin dönüştürücü en_zim in_hibitörü
D) Labetalol
E) Kalsiyum kanal blokörleri
Doğru
cevap: C
Gebelikte
kontrendike
olan
antihipertansif
ilaçlar; ACE inhibitörleri ve anjiotensin reseptör
blokerleridir.
ACE inhibitörleri fetotoksiktir ve ACE inhibitör
fetopatisine neden olmaktadırlar. Anjiotensin
reseptör blokerleri de aynı mekanizma ile etki
gösterdiklerinden bu ilaçlar da ACE inhibitörleri
gibi fetotoksik kabul edilir. Bu iki grup ilacın
embriyotoksisiteleri ise düşüktür.
cevap: D
Bunların yanı sıra intraventriküler hemoraji,
bronkopulmoner displazi ve nekrotizan
enterokolit de görülebilmektedir.
8. Aşağıdaki ilaçlardan hangisinin kullanılması
durumunda teorik olarak fetüste ototoksik ve
nefrotoksik etki görülebilir? (Eylül - 1995)
A) Streptomisin
C) Etambutol
Doğru
B) Rifampisin
D) lzoniazid
E) Piridoksin
cevap: A
Aminog/ikozid (gentamisin, streptomisin vb.J;
Preterm yenidoğanlarda kullanılması durumunda
ototoksisite ve nefrotoksisiteye rastlanılsa da
bu ilaçlara maruziyete bağlı konjenital defektler
gösterilememiştir. Bu nedenle artık teratojen
olarak kabul edilmemektedirler.
,·.
242 . ~ TÜM TUS SORULAR!
2. Stokastik etkiler (genelik hastalıklar,
karsinogenez)
9. Aşağıdakilerden
hangisi
gebelik
süresince
uygulanan heparin tedavisinin yan etkilerinden biri
değildir? (Eylül - 2006)
Gebeliğin ilk 8 haftası içinde yüksek dozda
x ışınına maruz kalındığında mikrosefali en
sık rastlanan fetal anomali i~en, etkilenme
dönemi 8-15. haftalar arasında olduğunda
mental retardasyon en sık görülen yan etki
olur.
A) Trombositopeni
B) Fetal anomali
C) Osteoporoz
D) Postpartum kanama
E) Pelvik hematom
Doğru
Gebeliğin 8.haftasından
cevap: B
haftasından
görülmez.
Heparin plasentayı geçmediğinden teratojeniteye
yol açmaz.
En yüksek radyasyon etkisi; baryum enema,
takiben intravenöz pyelografı'de olur.
Heparin, gebelik ve trombofıli olgularında güncel
tedavi uygulamasıdır.
Tekrarlayan gebelik kayıplarında; akkiztrombofilinin
en sık nedeni SLE (Antifosfolipid antikor sendromu),
konjenital trombofilinin en sık nedeni heterozigot
faktör V Leiden mutasyonudur
Trombofılik bayanlarda
prekonsepsiyonel düşük doz
aspirin profılaksisi, folik asit ve B12 vitamin takviyesi
yapılmaktadır.
•
Heparinin yan etkileri: Trombositopeni, osteoporoz,
pelvik hematom, postpartum kanamada artıştır.
10. Gebelikte
karşılaşılan
radyasyonun
fetüste
yapabileceği majör malformasyon açısından, etkisi
ihmal edilebilir düzeyde kabul edilen eşik değer
kaç cGy dir? (Nisan - 2008)
Ultrason ve MR incelemeleri zararsızdır.
12. Bir hamile kadın son trimesterde astım krizi
I
geçiriyorsa aşağıdakilerden hangisi kullanılmaz?
(Nisan - 1990)
A) Metilksantin
B)
Teofılin
C) Kromolin Na
D) Salbutamol
E) Potasyum iyodür
Doğru
Doğru
cevap: A
Gebelikle 5 rad (0.05 Gy) altında iyonizan radyasyonun
hiçbir malformasyon etkisi yoktur.
11. Gebeliğin ilk haftalarında yüksek doz radyasyona
maruz kalınması durumunda, fetüste görülme
olasılığı
en
yüksek
olan
malformasyon
aşağıdakilerden hangisidir? (Nisan - 2007)
A) Hidrosefali
B) Mikrosefali
C) Kalp ve damar anomalileri
D) Genitoüriner anomaliler
E) iskelet anomalileri
Doğru
cevap: B
Yüksek dozlarda x veya gamma ışınına maruz
kalınması durumunda oluşabilecek fetal riskler iki
gruba ayrılır:
1. Deterministik etkiler {abortus, mikrosefali,
IUGG, mental retardasyon)
cevap: E
Gebe astmatik kadınların tedavisi normal kadınlarla
aynıdır.
·
•
Status astmatikus'ta; Aminofılin 1
llımlı asıma ataklarında; Epinefrin, lsoproteronol
ve teofılin
'
•
Geçici tedavide; Metilksantin, beta- adrenerjikler
glukokortikoidler ve kromolin sodyum kullanılır.
A) 1-4
B) 5-9
C) 10-14
D) 15-19
E) 20-24
önce ve 25.
sonra mental retardasyon
Fakat potasyum iyodür içinde bulunan iyot,
pla~enta yoluyla fetüse geçerek fetüste kdnjenital
hipotiroidi oluşmasına sebebiyet verdiğinden
kullanılmaz.
Prostaglandin F2 alfa ve ergotamin
astımı
olan
gebelerde belirgin bronkospazma neden olduğu için
kontrendikedir.
-·
13. Gebede aşağıdaki aktif immünizasyonla~dan
hangisi yapılabilir? (Nisan - 1988, Eylül - 1990)
A) Rubella
B) Kızamık
C) Kabakulak
D) Polio
E) Tetanoz
Doğru
cevap: E
Gebelikte kontrendike
bilinmelidir.
olan
aşılar
mutlaka
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 243
Mutlak Kontrendike Olan Aşılar:
1. Kabakulak
2. Kızamık
Gebelikte influenza aşısı yapılabilir. Ancak kızamık,
kızamıkçık, kabakulak, varicella ve çiçek aşıları
kontrendikedir.
3. Kızamıkçık
4. Varicella
5. Çiçek
17. Aşağıdakilerden hangisine karşı bağışıklama
gebelikte kontrendikedir? (Eylül 2011)
A) Hepatit B
B) Kızamık
C) HepatitA
D) Grip
E) Tetanoz
Gerektiğinde Kullanılabilen Aşılar:
1. lnfluenza
2. Kuduz
3. Hepatit B
4. HepatitA
5. Pnömokok
6. Meningokok
7. Difteri, Boğmaca ve Tetanoz; Üçlü aşı her gebeye
27-36. haftalar arasında önerilmektedir.
Rutin Olarak Önerilmeyen Ancak Zorunlulukta
Yapılabilen Aşılar:
Doğru
• Kızamık aşısı canlı virüs aşısı olduğu için gebelikte
kontrendikedir.
1
18. Aşağıdaki
aşılardan
hangisinin
gebelikte
kullanımından kaçınılmalıdır? (Nisan 2016 Orijinal)
1. Oral veya subkutan polio
2. Tifo
3. Sarı humma
14. Gebede hangi immünizasyonun
kontrendikedir? (Nisan - 1999)
cevap: B
A) Rubella
B) lnfluenza
C) Hepatit B
D) Tetanoz
E) Difteri
uygulanması
Doğru
A) Kuduz hiperimmünglobulini
cevap: A
B) Tetanoz-difteri toksoidi
C) Kabakulak aşısı
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
D) Hepatit B aşısı
E) Hepatit B hiperimmünglobulini
Aıağıdaki aşılardan
Doğru
hangisinin gebelikte kullanımı kesin
kontrendlkedir? (Nisan 2016 BENZERi)
cevap: C
B) Varicella-zoster aşısı
C) Kuduz aşısı
D) Tetanoz aşısı
E) Pnömokok aşısı
Doğru
cevap: B
Varicella-zoster aşısı canlı virus aşısı olduğu için
gebelikte kullanılması kontrendikedir.
16. Aşağıdaki viral aşılardan hangisinin gebelikte
uygulanması kontrendike değildir? (Nisan - 2007)
A) lnfluenza aşısı
B) Kabakulak aşısı
C)
Kızamık aşısı
D) Kızamıkçık aşısı
E) Varisella aşısı
Doğru
cevap: A
lnfluenza
D)Tetanoz
E) Pnömokok
Doğru
hangisi
A) Hepatit B aşısı
Kızamıkçık
B)
C) Hepatit B
Kabakulak aşısı canlı virus aşısı olduğu için
gebelikte kullanılması kontrendikedir.
15. Gebelerde
aşağıdaki
aşılardan
kontrendikedir? (Nisan - 2003)
A)
cevap: A
Kızamıkçık aşısı canlı virüs aşısı olduğu için
gebelikte kontrendikedir.
GEBELİKTE MUTLAK KONTRENDİKE OLAN
AŞILAR
1. Kabakulak
2.
Kızamık
3. Kızamıkçık
4. Varicella
5, Çiçek
GEBELİKTE. GEREKTİGİNDE KULLANILABİLEN
AŞILAR
1. lnfluenza
2. Kuduz
3. Hepatit B
4. HepatitA
5. Pnömokok
6. Meningokok
7. Difteri, Boğmaca ve Tetanoz
244 ~ TÜM TUS SORULARI
19. Emziren annelerde aşağıdaki ilaçlardan hangisi
kontrendikedir? (Nisan - 2003)
A) Morfin
B) Heparin
C) Lityum
D) Makrolid antibiyotikler
E) lnsülin
Doğru
ilaçlardan hangisini kullanıyor
emzirme için bir kontrendikasyon
oluşturmaz? (Nisan - 2006)
20. Annenin
A) Metotreksat
B) Siklofosfamid
C) Prednizolon
D) Lityum
E) Siklosporin
cevap: C
Doğru
Genel bilgi olarak /aktasyon sırasında lityum
kul/anıldığında süt ile bebeğe geçmekte ve
hipotiroidiye neden o/maktadır. Bu nedenle
emzirenlerde Lityum kontrendikedir.
Emzirmede kontrendike olan ilaçlar
•
Hipotansiyon, bradikardi, takipne
5-Aminosalisilik asit Diare
Atenolol
Siyanoz, bradikardi
Bromokriptin
Laktasyon inhibisyonu
· Salisilatlar
Gebelik ve Emzirmede İlaç Kullanımı İle İlgili
Sorulabilecek Önemli Bilgiler
DOşOk riskli teratojenler... Nitrof;urantoin ve
ı
Sülfonamid
2. Tek başına kullanımında majör malformasyon
riski en fazla olan antiepileptik... Viılproik asit
4. Gebelikte kontrendike olan antiret~oviral ilaç ...
Efavirenz
'
Metabolik asidoz
Uyuklama, irritabilite, yüksek tonda
ağlama, ense sertliği
Ergotamin
Bulant1, kusma, diare, konvülsiyon,
Lityum
Yenidoğanda
Fenobarbital
Emziren kadınlarda prednizolon I kontrendike
3. Teratojenite riski en az olan antiepileptik ilaç...
Gabapentin
Klemastin
. Fenindion
cevap: C
değildir.
1.
Asebutalol
aşağıdaki
olması,
yüksek kan düzeyi
Artm1ş
protrombin ve parsiyel
tromboplastin zamanı
Sedasyon, methemoglobinemi
5. Gebelikte teratojenite riski olan antifungal ...
Flukanazol
6. Gebelik sırasında kullanılması kontrendike olan
SSRI... Paroksetin
·
7. Gebelikte kullanılması durumund~ teratojenik
etkisi olmayan... Beta -karaten
8. Re nal transplantasyon öykOsü olan bir gebede
organ rejeksiyonunu engellemek için kesinlikle
kullanılmaması gereken ilaç ... Mikofeno.lat·
· Pirfmidon
Sedasyon, beslenme zorluktan
· Radyoaktif
izotoplar
Süratle süte geçerler
9. Gebelikte radyasyon maruziyetine bağlı mentel
retardasyon riski en yüksek olan dönem... 8-15.
Hafta arası
lmmün supresyon, nötropeni,-teorik
10.Gebelikte kontrendike olan aşı... Vqrisella,
Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak,-Çiçek
Sitotoksik ilaçlar
: (siklofosfamid,
: siklosporin,
: doksorubisin, Mtx)
olarak çocukluk
. Sülfasalazin
Kanll daire
artış
çağı
kanserlerde
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 245
PERİNATAL ENFEKSİYONLAR
Parvovırus
B19
maruzlye!I
L
1. Fetal kemik iliği aplazisine yol açarak fetal hidropsa
yol açabilen virüs hangisidir? (Eylül 1998)
A) EBV
B)CMV
C)HSV
D) Rubella
E) Parvovirüs B19
Doğru
ı
ı
cevap: E
lgG (-)
lgG (+)
lgM (+)
lgM (+)
l
eaoı,ık
Eritema infeksiyozum veya 5. hastalık etkenidir
,ileri de{ıerlendlnne
'
gerekmaı:
Eritrosit membranında P antijeni taşıyanlar virusa
daha duyarlıdırlar ve hemolitik anemisi olan
kadınlarda (örn. orak hücre anemisi) virus aplastik
krize neden olabilir.
Maternal parvovirus enfeksiyonlarının 1:3'de vertikal
geçişle fetal enfeksiyon oluşur. Fetal enfeksiyon
nonimmün hidrops fetalis, spontan abortus
ve ölü doğuma yol açar. Gebeliğin 20.haftasında
önce geçirilen enfeksiyonlarda fetal kayıp% 15 iken,
20.haftadan sonra kayıp oranı % 2 civarındadır
Parvovirus B19 DNA'sını, eritroblast prekürsörleri
gibi hızlı çoğalan hücrelerde replike eder ve bunun
sonucunda fetal anemi ile hidrops tablosu ortaya
çıkar. Fetal hidrops gelişimi için en yüksek risk
13-16.haftalar arasıdır (fetal hepatik hemopoezin
en fazla olduğu dönem).
Parvovirus enfeksiyonu kaptığından şüphe duyulan
bir gebenin her 2 haftada bir seri ultrasonografık
muayenesi ile fetal hidrops araştırılmalı ve fetal
anemi yönünden de orta serebral arter doppleri
yapılmalıdır. Fetal hidrops tanısı konduktan
sonra fetal aneminin düzeyinin saptanması için
kordosentez ile fetal kan örneği alınmalıdır.
Hidrops gelişen olgularda fetal transfüzyon
mortalite %30 iken, transfüzyon ile
bu oran %10'a inmektedir.
yapılmadığında
Parvovirus B-19, non-immün hidrops fetalisin
en sık enfeksiyöz nedenidir.
lgG {+/-)
tgM (+) - . .
ı
ı
ı
Yok
ı
+
ıayımı,PCR
lntrautarln transfilzyon
+---__J
ı
v,,
Kordosenteı: ile
fetat tam kan, retlkllloslt
Yeni enfeksiyon
Seviye 11/JII USG
ve/veya MCA doppler
(10 hafla süresince
her 2 haftada b!r)
USG'de enfeksiyon bulguları
(Hldrops, Hepatosplenomegaıı,
PJasentomegall, MCA doplerde
slstolik hız artışı)
seroloji ile konur.
lgM 10-12 günde pozitifleşir ve 3-6 ay kadar
pozitif kalır. lgM pozitifleştikten birkaç gün sonra
lgG de pozitifleşir. Fetal enfeksiyonun tanısı ise
amniyosentez sıvısında PCR ile veya kordosentez
kanında lgM gösterilmesi ile konur.
~l
lgG (·)
tgM (·)
Enfeksiyon yok
Heri değerlendlnne
gerekmez
Bulaş sıklıkla solunum yolu ile olur ve bulaştan 4-14
gün sonra viremi ortaya çıkar.
tanısı
~
24h!..ooora
enfeksiyon
ı
JgG (-)
lgM (·)
ı
Geçlrilmtş
Maternal enfeksiyonun
1
.,.____J
lgMvelgG
ı
Non!mmün
h!drops felalis
I
,..,t.•,,
tgG(+)
lgM(-)
Parvovirus:
•
Parvovırua B19 enfeksiyonu
llarl d&Oerlendlnne
gerekmez
planlanır
Parvovirus B19 enfeksiyonunda algoritma
2. Termde mikrosefalik
doğan
inklüzyon cisimcikleri
hangisidir? (Nisan 2002)
bebeğin
varsa
en
idrarında
olası
tanı
A) HPV enfeksiyonu
B) CMV enfeksiyonu
C) Sifıliz
D) Poliomyelit
E) Granüloma inguinale
Doğru
cevap: B
CMV en sık görülen perinatal enfeksiyondur.
Sitomegalovirus (CMV)
Periferik kanda CMV DNA:sı pozitif olan bir gebeye
amniyosentez uygulanması ile fetusa geçişin
olmadığı gösterilmiştir. Diğer herpes viruslarda.
olduğu gibi prirryer enfeksiyonu takiben vücutta latent
olarak kalır ve j:ıeriodik reaktivasyonlar gösterir.
Bağışık olan ve IgG pozitifliği olan bireylerde
rekürrens, reaktivasyon, reinfeksiyon görülebilmekte
ve konjenital malformasyonlar önlenememektedir.
Toplumda seropozitiflik
tedavisi yoktur.
sıktır.
CMV'nin
aşısı
ve
Hem tedavisinin olmaması hem de seropozitifliğin
nedeniyle gebelik öncesi danışmanlıkta
sık olması
246 ~ TÜM TUS SORULAR!
CMV taranması önerilmez.
Primer enfeksiyon tanısı serolojik olarak lgM ile
konabilir ancak rekürrens ve reaktivasyonda da
lgM pozitifliği serolojik tanıyı yetersiz kılar. Bu
nedenle primer enfeksiyonun kesin tanısında
lgG aviditesine bakılması gerekir. Tanıda viral
kültürden de faydalanılır.
Toksoplazmozis
Çocuk sahibi olabilecek yaştaki kadınların
%85'nde doğal bağışıklık olmadığından gebelikte
enfeksiyon geçirme olasılıkları yüksektir. Yine
de toksoplasmozis prevalansı düşük bir hastalık
olduğundan
prekonsepsiyonel
dönemde
taranması önerilmemektedir.
• Fetal enfeksiyon tanısında amniyosentez sıvısının
PCR ile test edilmesi altın standart yöntem olarak
kabul edilir. Ancak amnion sıvısının kültür sonucu
veya PCR sonucunun negatif çıkması fetal
enfeksiyonu her zaman ekarte ettirmez.
tomografi ve MRG bulguları
da tanıda yardımcı olabilmektedir. Bu bulgular
arasında; mikrosefali, ventrikülomegali, serebral
kalsifıkasyonlar,
asit,
hepatosplenomegali,
hiperekojen barsak, hidrops ve oligohidramnios
yer almaktadır.
Anormal matemal
CMV
!
Bazı ultrasonografı,
Prime, maternal CMV enfeksiyonu %40 olguda
fetüse geçmekte ve ciddi morbiditeye yol açmaktadır.
Buna karşılık rekürren enfeksiyonlarda fetal geçiş
%1'in altında oluşmaktadır.
Transplasental geçiş daha çok gebeliğin ilk yarısında
olmaktadır. Enfekte fetüslerin %5-6'da konjenital
CMV sendromu gelişebilir.
lnfekte bebeklerin % 90'ı doğumda asemptomatiktir,
ancak datia sonra bazılarında uzun dönem
sekellerinden işitme kaybı, nörolojik defısitler,
koryoretinit, psikomotor gelişme geriliği ve
öğrenme güçlüğü görülebilir. Doğumdan sonra
yenidoğanın idrarında inklüzyon cisimcikleri
görülür.
• Konjenital CMV Sendromu
1. IUGG
2. Mikrosefali
3. lntrakranial kalsifıkasyonlar
4. Koryoretinit
5. Mental - motor retardasyon
6. Sensörinöral defısit
7. Hepatosplenomegali
8. Sarılık
9. Hemolitik anemi
10.Trombositopenik purpura
3. Aşağıdaki protozoal hastalıklardan hangisinin
gebelikte
geçirilmesi
fetüste
tipik
olarak
intrakranial kalsifıkasyonlara ve koryoretinite yol
açabilir? (Nisan 2008)
A) Histoplazmozis
B) Malarya
C) Amebiazis
D) Toksoplazmozis
E) Listeriozis
Doğru
cevap: D
CMV lgG ve lgM (EIA)
CMV lgG avidltesl (EIA)
CMV lgM (immunob!ot)
CWlgG(-)
CMVlgM(-)
CMVlgG(+)
lgG avldltesly(lksel:
CMVlgM(·)
CMVlgG(+)
lgG avkfrtesl düşük
CMVlgM{+)
Kesin olmayan
seroloji
ı
enfeksiyon
""''
Rekiiren
enfeksiyon
1
1
NÖİİL,ıv.,
~!
"'
t~n;dlmıe
CMV enfeksiyonunda algoritma
Konjenital enfeksiyonun insidansı ve şiddeti annenin
enfeksiyona maruz kaldığı dönemdeki fetal yaşla
direk ilişkilidir. Fetal enfeksiyon riski gebelik
haftası ilerledikçe artış gösterir (13haftada %6
iken 36.haftada %72 dir).
Gebeliğin 20. haftasından önce_enfekte olah fetuslar
%11'de, gebeliğin 20.haftasından sonra enfekte
olan fetusların ise yaklaşık %45'de konjenital
toksoplasmozis gelişir. Bunun tam aksi yönde
enfeksiyonun şiddeti gebelik haftası ne kadar
erkense o oranda fazla olur.
Toksoplazmozis spontan abortusa yol açabilir ancak
tekrarlayan gebelik kayıplarına neden olmaz.
Enfekte olan gebelerde preterm eylem riskinde
4 kat artış izlenir. Etkilenen yenidoğanlarda klinik
olarak düşük doğum ağırlığı, hepatosplenomegali,
sarılık ve anemi izlenir. Bazı olgularda lntrakranial
kalsifıkasyonlar, hidrosefali, mikrosefali, koryoretinit
ve ileride öğrenme güçlüğü de görülmektedir.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ._ 247
• Klasik triad olan intrakranial kalsifikasyonlar,
koryoretinit
ve
hidrosefaliye
sıklıkla
konvülsiyonlar eşlik eder.
Antitoksoplazma lgG antikorları enfeksiyondan 1-2
hafta sonra oluşurlar ve 1-2 ayda maksimum tepe
noktasına ulaşırlar ve hayat boyu pozitif kalırlar. Eğer
bir olguda lgG aviditesi yüksek olarak saptanıyorsa
bu son 3-5 ay içinde gelişen bir enfeksiyonu ekarte
ettirir.
•
4. Fetal ve neonatal enfeksiyon yapabilen aşağıdaki
virüslerden hangisinin aşısı XQ!rn!ı:? (Nisan 2009)
A) lnfluenza
B) Rubella
C) Rubeola
D) Sitomegalovirus
E) Kabakulak virusu
Doğru
Sitomegalovirusun aşısı ve tedavisi yoktur.
lgM antikorları ise enfeksiyondan 1O gün sonra
ortaya
çıkarlar
ve genellikle 3-4 ay içinde
ancak bazı olgularda çok uzun
yıllar pozitif olarak kalabilir, bu nedenle akut
toksop/asmosis tanısında lgM antikor/an tek
negatifleşirler
başlarına kullanılmazlar.
Toksoplasmozisin prenatal tanısı, amniyon sıvısında
veya fetal kanda PCR yöntemi ile enfeksiyon
ajanının gösterilmesi ile konur. Amniyon sıvısında
lgM ve lgA gösterilmesi ile de tanı konabilir ancak
bu antikorlarının saptanmaması enfeksiyonu ekarte
ettirmez.
Sonografik olarak intrakranial
karaciğer
kalsifıkasyonlar,
kalsifıkasyonları,
hidrosefali, asit,
plasenta! kalınlaşma, barsaklarda hiperekojenite
ve İUGG (intrauterin gelişme geriliği) görülmesi
tanıyı kolaylaştırır.
Toksoplazmozis tanısı koyulan ve gebeliğin
devamını
isteyen bireylerde hemen tedaviye
başlanılmalıdır. Yine de tedavi ile fetus tam
olarak konjenital toksoplasmozisten korunamaz.
Spiramisin konjenital toksoplasmozis riskini azaltır
ancak fetal enfeksiyonu tedavi edemez. Eğer fetal
enfeksiyon gelişmisse bu olgularda primetamin,
sülfonamid ve folinik asid kullanılır.
Malaria
• Malarya insanlarda en
sık rastlanılan
parazite,
hastalıktır.
Malarya insidansı özellikle . so-n ..iki lrimester
ve postpartum dönemde artış gösterir. Erken
dönemde geçirilen enfeksiyonlarda düşük riski
oldukça fazladır. Yüksek seviyelerdeki plasental
parasitemi ölüdoğum, preterm eylem ve IUGG'ne
yol açmaktadır.
çoğu
gebelikte güvenle
Tüm p/asmodium/ar için
klorokin tedavide ilk seçenektir. Klorokine
rezistan olgularda ise kinin+ klindamisin kullanılır.
Kinin hiperglismeye ne.den olduğundan maternal ve
fetal hipoglisemiye yol açabilmektedir..
Antimalaryal
ilaçların
kullanılabilmektedir.
Meflokin
kullanımı
ve atovakuon-proguanilin
önerilmemektedir.
gebelikle
cevap: D
5.
Aşağıdaki
enfeksiyonlardan hangisinin gebelikte
geçirilmesi ölü doğuma en şık neden olur?
(Eylül 2009)
A) Gonore
B) Sifiliz
C) Herpes simpleks virüsü enfeksiyonu
D) insan papillomavirüs enfeksiyonu
E) Klamidya enfeksiyonu
Doğru
cevap: B
Fetal ölüme yol açan enfeksiyonlar
a. Konjenital sifiliz (en sık fetal ölüm yapan enfeksiyon)
b. CMV
c. Parvovirus B19
d. Rubella
e. Varisella
f. Listeriosis
g. Borreliosis
h. Toksoplasmosis
Sifıliz
Etkeni Treponema pallidum
Enfeksiyonun fetusa
ancak en yaygın
yoldur.
geçişi
geçiş
adlı
bir spirokettir.
birkaç yoldan olabilir
yolu transp/asental
Maternal sifiliz tanısı serolojik olarak konmaktadır.
Nontreponemal testler kantitatiftir ve litreleri
hastalığın takip ve tedavisinde kullanılır. Tedavinin
etkin olmadığı veya reinfeksiyon olgularında titre
azalması izlenmez.
Konjenital sifilizin prenatal
tanısı
oldukça güçtür.
• Amniotik sıvıda PCR ile treponemaların
, gösterilmesi %100 tanı koydurucudur ancak
enfekte olguların sadece %40'da treponemal DNA
saptanabilmektedir.
Her dönemdeki maternal sifiliz fetal infeksiyona
yol açabilir. Enfekte fetuslarda karaciğer fonksiyon
bozuklukları, anemi, trombositopeni, asit, hidrops
ve ölüdoğum, yenidoğanlarda ise sarılık, peteşiler,
purpura, lenfadenopati, rinit, pnömoni, myokardit ve
nefroz izlenebilir.
248 ~ TÜM TUS SORULAR!
Sifılizde
plasenta soluk ve büyük bir hal alır.
Mikroskopik olarak villus yapısı özelliğini kaybetmiş
ve kalınlaşmıştır. Endarterit ve stroma hücrelerindeki
proliferasyon nedeniyle plasentadaki damarlar
sayıca azalmış hatta ileri olgularda tamamen
kaybolmuşlardır. Bu durum uterin ve umbilikal
arter doppler incelemesinde vaskuler rezistansın
artmasına yol açar.
Sifi/izin altın standart tedavisi Penisilin G dir. Bu
hem maternal hem de fetal sifılizi tedavi etmektedir.
Ancak penisilin alerjisi olan hastalarda eritromisin,
sefalosporin, azitromisin de kullanılabilir. Bu
durumda maternal tedavi sağlanırken fetal tedavi
etkinliği düşük olacağından fetusta tedaviye rağmen
konjenital sifıliz bulguları oluşabilir.
• Bu nedenle penisiline alerjisi olan gebelerde
desensitizasyon programına alınarak Penisilin G
ile tedavi edilmelidirler.
Penisilin ile tedavi edilen olguların çoğunda
Jarisch-Herxheimer reaksiyonu ortaya çıkar. Bu
reaksiyon uterin kontraksiyonların başlamasına
sebep olabilmekte ve fetal kalp atım trasesinde geç
deselerasyonlara yol açabilmektedir.
Sifiliz fetal ölüme en çok yol açan perinatal
enfeksiyondur.
6. Otuz dokuz y~şındaki 34 haftalık gebe, 3 gün önce
başlayan yüksek ateş ve bir gün önce ortaya çıkan
karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden
daha önce iki defa ilk trimesterde düşükle sonuçlanan
gebeliği olduğu öğreniliyor. Fetal kalp atım trasesinin
güven vermemesi ve koryoamniyotik şüphesi ile
acil sezaryen planlanıyor. Bebeğin cildinde yaygın
granülomatöz lezyonlar ve amniyon sıvısında
mekonyum tespit ediliyor.
Bu
tabloya
neden
olabilecek
aşağıdakilerden
mikroorganizma
(Nisan 2016 Orijinal)
en
olası
hangisidir?
A) Metisiline dirençli Staphylococcus aureus
B) Grup A streptokok
C) Sitomegalovirus
D) Parvovirus
E) Listeria monocytogenes
Doğru
cevap: E
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
Gebelikte geçirilmesi durumunda yenidoğanda ciltte yaygın
granülomatöz lezyonlara neden olabilecek enfeksiyon ajanı
aşağıdakilerden hangisidir? (Ni~an 2016 BENZERi)
A) Metislline duyarlı Staphylococcus aureus
B) Grup A streptokok
C) Sitomegalovirus
D) Parvovirus B19
E} Listeria
Doğru
iııonocytogenes
cevap: E
Klinik olarak değerlendirme gerektiren bir
intrauterin enfeksiyon sorusu. İleri yaş, kötü
obstetrik öyküsü olan 3. trimester gebede ortaya
çıkan bir intrauterin enfeksiyon ve ardından fetal
iyilik halinin bozulması sebebiyle acilen sezaryenle
doğurtulan yenidoğanda granülomatöz lezyonların
saptandığı bir gebelik komplikasyonu.
Metisilin
dirençli
stafilokokkus
aureus
daha çok maternal cilt ve yumuşak
doku enfeksiyonları şeklinde gözlenir.
enfeksiyonları
Grup A streptokok enfeksiyonlarında da daha çok
maternal hastalık belki de sepsise gidebilecek bir
tablo; ateş ve döküntüler öne çıkar.
• Sitomegalovirüs enfeksiyonlarındaki neonatal
bulgular; gelişme geriliği, intrakranial kalsifıkasyonlar,
korioretinit gibi tablolar şeklinde ortaya rıkar.
'
Parvovirus enfeksiyonlarındaki neonatal
bulgular;
genellikle hidrops fetalis tablolar şeklinde ortaya
çıkar.
• Listeria enfeksiyonlarında ise koryoamnionit ve
buna bağlı fetal distress bulguları ayrıca, neonatal
ciltte yaygın mikroabseler gözlenir.
Perinatal Enfesiyonlar İle İlgili Sorulabilecek
Önemli Bilgiler
1. Grup B streptokok proflaksisinde önerilmeyen
antibiyotik ... Metronidazol
2. Akut toksoplazmozis tanısı koyduran maternal
serum sonucu ... Ig G (+), Ig M (+), Ig G aviditesi
düşük olması
ı
3. Fetal kemik iliği aplazisine yol açarak fetal
hidropsa yol açabilen virUs ... Parvovirüs B19
4. Termde mikrosefalik doğan bebeğin idrarında
inklüzyon cisimcikleri varlığında en olası tanı ...
CMV enfeksiyonu
5. Gebelikte
geçirilmesi
halinde
fetUste
tipik
olarak
intrakranial
kalsifikasyonlara
ve
koryoretinite yol açabilen protozoal enfeksiyon...
Toksoplazmozis
6. Gebeliğin 13-20. Haftaları arasında maternal
enfeksiyon geçirilmesi durumunda konjenital
enfeksiyon riski en yüksek olan hastalık ...
Varisella-Zoster
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 249
PREKONSEPSİYONEL ve PRENATAL
DEGERLENDİRME
3. Hepatit B (bağışıklık yoksa
4. HIV
5. Hepatit C
6. Tüberküloz (yalnız yüksek riskli olgularda
taranmalıdır)
7.
A) HIV infeksiyonu
yüksek riskli olgularda
(yalnız
yüksek
riskli
Gebelik öncesi
enfeksiyonlar
Gebelikten önce veye gebelikte taranması
önerilmeyen enfeksiyonlardan CMV, toksoplazma
ve Herpes simlex mutlaka bilinmelidir.
ı
1.
2.
3.
4.
taranması
gerekmeyen
Toksoplazma
CMV
HSV
Bakteriyel vaginozis
gereken enfeksiyonlar
"Gebelik süresince önerilen takip
yoksa aşıla ve 1 ay etkin
kontrasepsiyon uygula)
1. Rubella
olgularda
,taranmalıdır)
cevap: D
taranması
taranmalıdır)
yüksek riskli olgularda taranmalıdır)
(yalnız
9. Klamidya
Kızamıkçık
D) Sitomegalovirus
E) Sifıliz
Gebelik öncesi
Sifılii(yalnız
8. Gonore
B) Hepatit B
Doğru
yüksek riskli olgularda
taranmalıdır)
·1. Aşağıdaki infeksiyonlardan hangisinin gebelikten
önce veya gebelikte taranmasının pratikte yararı
~ ? (Eylül 2005)
C)
(yalnız
aşıla)
(bağışıklık
başlıklı
tabloya
algoritması"
bakınız.
2. Varisella (bağışıklık yoksa aşıla)
Gebelik süresince önerilen takip
algoritması
ilk 28 hafta ayda bir
28-36. haftalar arasında 2·3 haftada bir
36. haftadan sonra haftada bir
Kan
basınc1
Kilo ölçümü
Fundus yüksekliği
Fetal kalp at1m1 ve fetal pozisyon
Genetik, medikal, obstetrik ve Pslkososyal faktörler için risk analizi
ıJ
ı
''
Tahmini doğum tarihinin hesaplanmas1 (Naegele formülü: ay-3, Gün+?)
Genel fizik ve obstetrik muayene
Hematokrit veya hemoglobin
Kan grubu ve Rh
lndirekt Coombs ile antikor taramas1 (gerekenlerde)
Pap smear
! ~ Jd_ı:arda protein ve idrar kültürü
• Klamidya kültürü
• Rubella, sifiliz, hepatit B, HIV taramas1
Fetal anöploidi taraması (11-14.haftalar aras1) hastaya önerilmelidir. Kistik fibrozts
taraması hastaya önerilmelidir.
Gonokok kUltürü (yüksek riskli hastalarda
uygulanmalıdır)
Hematokrit veya hemoglobin (28-32 hf arasında)
• Glukoz tarama testi (gereğinde glukoz tolerans testi) (24· 28 hafta
• lndirekt Coombs ile antikor taraması (gerekenlerde 28.haftada)
• lndirekt Coombs (·) olanlarda anti-D imrnünglobülin uygulanır.
Fetal anöploidi
taraması
(15-20.haftalar
arası)
arasında)
hastaya önerilmelidir. NTD
taraması
(MS-AFP) (15-20.haftalar arası) hastaya önerilmelidir. Kistik fibrozis taraması hastaya
önerilmelidir.
• Grup B streptokok kültürü (rektovajinal) (35-37.haftalar arasında)
Gonokok kültürü (yüksek riskli hastalarda)
Klamidya kültürü ve sifiliz taraması (yüksek riskli hastalarda)
Hepatit B taraması (yüksek riskli gebelerde özellikle doğum için hastaneye
verildiğinde tekrar bakılmalı)
HIV taraması (yüksek riskli gebelerde tekrar bakılmalı)
,
yatış,
'
~ TÜM TUS SORULAR!
250
translusen subkütan dokunun maksimum
2. Gebelerde ilk trimesterde yapılan Down sendromu
taramasında aşağıdakilerden hangisinin maternal
serum düzeyi diğerlerine göre daha güvenilirdir?
kalınlığıdır.
Ense kalınlığının artması lenf
bozukluk olduğunu gösterir.
(Eylül 2003)
A) Alfa fetoprotein
B) Gebelik ilişkili plazma proteini A
C) Serbest östriol
D) Total HCG
E) lnhibin A
Doğru
dönüşümünde
Genellikle serum belirteçleri ile kombine
kullanılır ancak çoğul gebeliklerde tek başına
tarama testi olarak kullanılmaktadır.
•
Kromozomal anormalliklerin 1/3'ünde NT
anormal olarak ölçülür ve
yarısı
cevap: B
AFP 2. trimesterde üçlü testte bakılmaktadır, ancak
soruda ilk trimester vurgu/andığından A şıkkı
çeldiricidir. (AFP 16-19. haftalar arasında güvenilir
sonuçlar verir.) İlk trimesterde maternal serumda
en önemli gösterge serbest beta-HCG ve gebelikle
ilişkili plazma protein A (PAPP-A)dir. Total HCG
diğer çeldirici şıktır. İkinci trimesterde bakılır.
bunlarında yaklaşık
Down sendromu'dur.
Kromozomal aneuploidiler dışında, genetik
sendromlar, çeşitli doğum defektleri ve özellikle
kardiyak anomalilerde de NT artmaktadır
Bu nedenle NT'nin 3.5 mm :ve üzerinde
durumlarda önce koryon villüs
örneklemesi ile karyotip analizi ;eğer karyotip
analizi normal ise fetal ekokardiografi
ölçüldüğü
yapılmalıdır.
BİRİNCİ TRİMESTER TARAMA TESTLERİ
(11-14. hf)
Gebeliğin
11-14.haftaları
serumdaki
bazı
arasında
belirteçler ve
kullanılarak ikili tarama testi yapılır.
maternal
ultrasonografı
Maternal serumda gebelikle ilişkili plasenta proteini-A
(PAPP-A) ve hCG (veya serbest P-hCG) düzeylerine
bakılır.
;
Bu serum belirteçlerine ek olarak ultrasonografık
fetal ense kalınlığı ölçümü (NT) ve nazal kemik
incelemesi eklenebilir.
1. Serbest P-hCG:.
•
Down sendromunda artarken, trizomi 18 ve
trizomi 13'te azalır.
Serbest P-hCG
düşüklüğü
ile fetal
kayıp
arasında ilişki bulunmaktadır.
NT Ölçümü
2. PAPP-A (Gebelikle ilişkili plazma proteini-A):
salgılanan
Plasenta
tarafından
glikoproteindir.
bir
Maternal seruma direkt salınır bu nedenle
amnionik sıvıda bulunmaz. Gebeliğin 6.
haftasından itibaren tespit edilir ve her 6 günde
iki katına çıkar, 14. haftadan sonra tanımlayıcı
4. Nazal kemik:
Down sendromlu fetüslerin 2/3'de 11-14
hafta arasında ultrasonografı ile nazal k~mik
hipoplazik veya aplaziktir.
özelliği azalır.
Down sendromu, trizomi 18 ve trizomi 13'te
azalır.
PAPP-A düşüklüğü ile preterm doğum, IUGR,
preeklempsi ve fetal kayıp arasında ilişki
bulunmaktadır.
3. Ense,kalınlığı (NT) ölçümü:
Fetüsün
yumuşak
ensesinde
doku ile
omurga üzerindeki
cilt arasında kalan
Nazal kemik
değerlendirilmesi
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 251
Anöp/oidiler ve biyokimyasal belirteçleri önemlidir.
Daha öncede soru olarak karşımıza çıktı, bu soru
trizomilerdeki serum belirteç/erinin bilinmesi
1. trimester trizomi tarama testi
(11-14. gebelik haftası)
iitc!mıfü,w;+j
· · hCG veya serbest 8-hCG
Artar (> 2.0 MoM)
Azalır
PAPP·A
(s 0.5 MoM)
gerektiğini kanıtladı.
İkinci Trimester Tarama Testleri
(15-20. Gebelik Haftaları)
Gebeliğin
15-20.haftaları
arasında
maternal
serumda alfa-fetoprotein (AFP), unkonjuge östriol
(uE3) ve hCG (veya serbest (3-hCG) bakılarak üçlü
tarama testi yapılır.
Artar (> 3.5 mm)
, Hazal kemik
Hipoplazik / Aplazik
• Down sendromunda kesin tanı genetik inceleme
ile konur. Bu amaçla ilk trimester tarama testinde
yüksek riskli çıkan hastalarda koryon villus
örneklemesi, ikinci trimester tarama testinde yüksek
riskli çıkan hastalarda kesin tanı için amniyosentez
yapılmalıdır.
Buna ek olarak inhibin A düzeyine de
dörtlü tarama yapılır.
• • Bu belirteçlerle elde edilen risk skoru 1 :385 ve
üzerinde ise hastaya tanı testi olarak amniyosentez
ile karyotip analizi uygulanmalıdır.
ikinci trimester trizomi tarama testindeki markerları tek
tek inceleyecek olursak,
PAPP-A (Pregnoacy associated plasma protein-A)
taramasında en
güvenilir test.
--> ilk trimester Down sendromu
PAPP-C (Pregnancy associated plasma protein-C =
Schawangerschafis protein=SPl) --> Erken gebelik
tanısında kullanılabilir. Ektopik gebelik olgularında da
yükselir.
~
Serbest (3-hCG: Down sendromunda düzeyleri
artarken, trizomi 18'de azalır.
~
Unkonjuge östriol (uE3): Hem Down sendromunda
hem de trizomi 18'de azalır.
~ İnhibin A: Serum düzeyi Down sendromunda artar.
~
3. İkincitrimesterbiyokimyasalanöploiditaramasında
metarnal serum a-fetoprotein (MSAFP), human
koryonik gonadotropin (hCG), östriol ve inhibin
A değerleri aşağıdaki durumların hangisinde
anöploidi riskinin en fazla olduğunu düşündürür?
(Nisan 2017 Orijinal)
A)
B)
MSAFP
Normal
Yüksek
hCG
Yüksek
Yüksek
ôstriol
Normal
Düşük
Düşük
C)
Düşük
Düşük
Düşük
Yüksek
D)
E)
Düşük
Yüksek
Yüksek
Yüksek
Düşük
Düşük
Yüksek
Doğru
Düşük
bakılarak
Maternal serum alfa-fetoprotein (MS-AFP): Down
sendromu ve trizomi 18 de azalırken; nöral tüp
defektlerinde artar.
"E" şıkkındaki bulgular Down Sendromunun
(Trizomi 21) özelliğidir.
il. trimester trizomi tarama testi
(15-20.
lnhibinA
gebelik
haftası)
Düşük
MS·AFP
Unkonjuge östriol
(uE3)
hCG veya serbest
. B-hCG
cevap: E
lnhibin-A
Azalır
(s 0.6 MoM)
Azalır
(s O. 7 MoM)
Azalır
(s 0.5 MoM)
Azalır
(s 0.8 MoM)
Azalır
(s 0.55 MoM)
Artar (> 2.0 MoM)
Artar (> 1.8 MoM)
Bu soru, başka bir hoca taıafından şöyle de sonılabiliırli:
ikinci trimester biyokimyasal ~ taramasında
metarnal serum a-fetaproteln (MSAFP), human koıyonlk
gonadotropin (hCG), östrlol ve lnhlbln A değerlerinin
aşağıdaki durumlardan hangisinin olması durumunda Down
Sendromu riski ın fazladır? (Nisan 2017 BENZERi)
B)
-
Yüksek
Normal
Düşük
Düşük
C)
Yüksek
DOşük
DOşük
Yüksek
D)
Düşük
DOşük
Yüksek
Düşük
E)
Düşük
Yüksek
Düşük
Yüksek
A)
Doğru
Normal
=
Yüksek
Normal
cevap: E
Qm,[
ın!ıi!ıinh
DOşük
4. İkinci
trimester
anöploidi
taramasında
"dörtlü
tarama
testi"
aşağıdaki.
biyokimyasal b~lirteçlerden hangisini içermez?
(Şubat 2018 Orijinal)
kullanılan
A) Konjuge olmamış östriol (UE3)
B) Human koryonik gonadotropin (hCG)
C) Maternal serum alfa fetoprotein (MSAFP)
D) Gebelikle ilişkili plazma proteini-A (PAPP-A)
E) Dimerik inhibin A
Doğru
cevap: D
252 .,_ TÜM TUS SORULAR!
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Birinci
trimester
matemal
serum
aneuploidl
tarama
testinde kullanılmasına rağmen gebeliğin 15M20. haftalan
arasında yapılan ikinci trlmester aneuploldl tarama testinde
kullamlmayan blyoklmyasal belirteç aşağıdakilerden
hangisidir? (Şubat 2018 BENZERi)
Doğru
AFP
:ı,
A) Konjuge olmamış östriol
B) insan koryonik gonadotropin
kadar AFP hem fetal serum
hem de amnion sıvısında yükselir takiben süratle
düşer. Bunun tam tersi olarak maternal serumda
12.haftadan sonra yükselmeye başlar. MS-AFP
düzeyini maternal kilo, gebelik haftası, ırk/etnik
köken, diyabet ve çoğul gebelik etkilemekte olup
tekil gebeliklerde normal olarak kabul ~dilen üst sınır
değeri 2.5 MoM'dur.
cavap: D
Gebelikle ilişkili plazma proteini-A (PAPP-A) ikinci
trimester değil birinci trimester tarama testinde
kullanılan bir biyokimyasal belirteçtir.
Gebeliğin
11-14.
bazı
haftaları
arasında
belirteçler ve
kullanılarak yapılan tarama testidir.
1
kadının
Birinci Trimester Tarama Testleri
(11-14. Gebelik Haftaları)
serumdaki
maternal
Doğru
cevap: C
Alfa-fetoprotein düzeyinin arttığı
durumlar dikkatle incelenmelidir.
~f.litı!lı clımumlan
Nöral tüp defektleri
Re nal anomaliler (ren at agenezi,
polikistik böbrek)
Çoğul gebelikler (normal sınır
3.5-4.0 MoM olur)
Düşük doğum ağırlığı
İkinci Trimesterde Tarama Testleri
Kistik hlgroma
(15-20. Gebelik Haftaları)
Özofageal ve
obstrüksiyon
·•
arasında yapılır.
lamada kullanılan biyokimyasal belirteçler:
:ı, Serbest 13-hCG: Down sendromunda düzeyleri
artarken, trizomi 18'de azalır.
:ı, Unkonjuge
östriol
(uE3):
Hem
Down
sendromunda hem de trizomi 1 S'de azalır.
:ı, İnhibin A: Serum düzeyi Down sendromunda
artar.
:ı, Maternal serum alfa-fetoprotein (MS-AFP):
Down sendromu ve trizomi 18'de azalırken;
nöral tüp defektlerinde artar.
nereden
A) Fetal beyin
B) Medulla spinalis
C) Fetal kemik iliği
D) Fetal karaciğer
E) Fetal adrenal bez
ve
azaldığı
MS-AFP düzeylerine etki eden faktörler
• PAPP-A (Gebelikle ilişkili plazma proteini-A):
Plasenta tarafından salgılanan bir glikoproteindir.
Maternal seruma direkt salınır bu nedenle amnionik
sıvıda bulunmaz. Gebeliğin 6. haftasından itibaren
tespit edilir ve her 6 günde iki katına çıkar, 14.
haftadan sonra tanımlayıcı özelliği azalır. Down
sendromu, trizomi 18 ve trizomi 13'te azalır.
ikinci trimester tarama testi gebeliğin 15-20.haftaları
h~stalıklardan
A) Down sendromu
B) Tay-Sachs hastalığı
C) Açık nöral tüp defekti
D) Seks kromozom bozuklukları
E) Fokomeli
Serbest 13-hCG: Down sendromunda artarken,
trizomi 18 ve trizomi 13'te azalır.
sıvısına
sıvısında aııl.fetoprotein
6. Gebe bir
amnion
düzeyinin
artması aşağıdaki
hangisini düşündürür? (Eylül 1989)
ultrasonografı
Maternal serumda gebelikle ilişkili plazma proteiniA (PAPP-A) ve hCG (veya serbest 13-hCG)
düzeylerine bakılır. Bu serum belirteçlerine ek olarak
ultrasonografık olarak fetal ense kalınlığı (NT) ve
nazal kemik ölçümü de eklenebilir.
5. Alfa-fetoprotein
amnion
salgılanır? (Eylül 1993)
AFP, fetal yolk sak (vitellin kesesi), karaciğer ve
gastrointestinal sistem tarafından sentezlenen bir
glikoproteindir ve albumin analoğudur.
:ı, Gebeliğin 13.haftasına
C) Maternal serum alfa fetoprotein
D) Gebelikte ilişkili plazma proteini-A
E) lnhibinA
Doğru
cevap: D
tntesttnal
Üriner obstrüksiyon
Sakrokoksigeal teratom
Osteogenezis imperfekta
Preeklampsi
Dekolman
Plasental intervillöz tromboz
Fetal gelişme kısıtlılığı
Oligohidramnios
;•
Batın
ön
duvarı
defektleri
(omfalosel, gastroşlzis)
i • Pilonidal kist
:•
Konjenital nefroz
. • Konjenital cilt defektleri
Kloakal ekstrofi
. • Plasental korioanjioma
,•
Karaciğer
nekrozu
, • Fetal ölüm
· • Düşük maternal ağırlık
Maternal hepatom, teratom
: • Gebelik yaşının küçük
hesaplanması
·
Wmıcı@jfcıımumıM
Trizomi 21 veya 18
Gestasyonel
trofoblastik hastalıklar ·
Fetal ölüm
Maternal diyabet
Maternal obezite
Gebelik yaşının büyük
hesaplanması
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 253
7.
Aşağıdaki
durumlardan hangisinin gebelikte
anne kanında a-fetoprotein artışına yol açması
beklenmez? (Nisan 2014 Orijinal)
MS-AFP (15-20 ~alta)
r·-·
DüZe.ltllmi_ş Mof,11-Değeri
[(Matemal ya,, kllo,
A) Çoğul gebelik
B) Fetal nöral tüp defekti
C) Down sendromu
D) Omfalosel
E) Kistik higroma
Doğru
etı:ılslte,
ı
gebelik yaşı ve dlabet)
l AFP< 2.Q_MoM-
f-A_FP_·;;: 2._Q:MoM 'J
r
· Noniıal
cevap: C
----
ı .:
-D-İh-a,ô-_,nce-.-;,,,~-,Pı-'ımmnışSı(
'.:-.J.•:",-.:.ı_ffila
. '.~.- !:ı:.~.-~
.. J~~.'.~.'!~.:
-;ekB!:lil8)'01)U,lçjn',U~Sc(3JY,l!Pl!J~
·Gıi.rekll l~~i,MöM,deOıii~:
vtekr.iır hesaplanır:·,':·''
Bu sanı, başka bir hoca tarafından şöyle de sanılabilirdi:
[*AFP.< 2.5 MoM
alfa fetoprotein düzeyinde düşüklük
aşaöıdakllerln hangisinde görülür? (Eylül 1995, Nisan 1998,
Gebelik
sırasında
A) ikiz gebelik
E) Kistik higroma
MS · AFP
'
'
değerine
göre yönetim
cevap: C
Trizomilerde alfa fetoprotein düzeyi azalır. İkiz
gebelik, Spina bifida, intestinal atrezi ve kistik
higromada ise alfa fetoprotein düzeyi artmaktadır.
8. Alfa fetoprotein aşağıdaki
artmaz? (Nisan 2001)
durumların
1O. Aşağıdaki belirteçlerden hangisinin fetal kromozom
anomalileriyle
ilişkili
(Eylül 2015 Orijinal)
Doğru
beklenemez?
cevap: B
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
'
Prenatal
cevap: A
aşağıdaki
Trizomilerde alfa fetoprotein düzeyi azalır. Spina
bifida ve anensefali gibi nöral tüp defektlerinde,
epidermolizi"f_ülloza da ise seviyesi artmaktadır.
altıncı
olması
A) Ventrikülomegali
B) Gastroşizis
C) Piyeloektazi
D) Diyafragmatik hemi
E) Kısa humerus
hangisinde
A) Trizomi 18
B) Anensefali
C) Spina bifıda
D) Nöral tüp defekti
E) Epidermolizis bülloza
1
ı
*ikiz gebeliklerde AFP eşik de{ier!
2: 3.5 MoM olarak alınmalıdır.
C) Trizomi 21
D) lntestinal atrezi
l
i AF~~2.'s]MoM~I
'
B) Spina bifida
Doğru
·:· - ~ : :
i ·.sev·ıs,,:,:ıi.'.uS_ö}
ı
,·:/eya.AJ,S ·
Nisan 2002, Nisan 2014 BENZERi)
Doğru
0
haftasında
9. On
gebelik
alfafetoprotein düzeyleri
· maternal
ve
ölçülmüş
serum
düşük
tanı
amacıyla yapılan fetal ultrasonografıde
anomalilerden hangisinin varlığı durumunda
anöploldl riski llDJWIJ[? (EylOl 2004, EylOl 2015 BENZERi)
A) Gastroşizis
B) Kistik higroma
C) Duodenal atrezi
D) Omfalosel
E) Diafragmatik hemi
Doğru
cevap: A
bulunmuştur.
Bu
durumda
aşağıdakilerden
düşünülmelidir? (Aralık
A)
. B)
C)
D)
E)
Doğru
hangisi
2010)
Spina bifıda
Kistik higroma
Sakrokoksigeal teratom
Gestasyonel trofoblastik
Omfalosel
hastalık
cevap: D
Gestasyonel trofoblastik hastalıkta maternal
serum alfafetoprotein düzeyleri düşük iken spina
bifida, kistik higroma, sakrokoksigeal teratom ve
omfalosel de yüksektir.
Konjenital anomalilerin bazısında eşlik eden anöploidi riski artmıştır ve anomaliler ile eşlik eden
anöploidi ilişkisi aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.
Buna göre ilişkinin en az olduğu durum Gastroşi­
zis'dir.
En fazla anöploidi riski olan anomali ise Kistik
higromadır. (BEKLENEN SORU)
,
254 ~ TÜM TUS SORULAR!
USG ile tespit edilen defektlerin anöploidi ile
ilişkisi
Kistik higroma
50-70
45 X (11.trimesterde en
sık) t21 (1. trimesterde
en s1k) t18, t13,
triploidi
Omfalosel
30-50
t18, t13, t21 1 triploidi
40
t18, t13, t21, triploidi
Holoprosensefali
30-40
t13, t18, t22, triploidi
Duodenal atrezi
30
Dandy-Walker
kompleksi
t21
Kardiak
, defektler
10-30
t21, t18, t13, 45 X,
22q11.2 delesyon
Clubfoot
5-30
t18, t13
Ventrikülomegali
5-25
t13, t18, t21, triploidi
Nonimmün
hidrops
10-20
Diyafram hernisi
5-15
Vankdamak /
dudak
5-15
Özofageal atrezi
·
Gastroşizis
11.
· t18, t13, t21
i
10
12. Sakrokoksigeal teratom ile ilgil'i aşağıdaki
ifadelerden hangisi yanlıştır? (Nisan 2015 Orijinal}
bebeklerde daha sık gözlenir.
en sık gözlenen neoplazmdır.
C) Polisitemi ve buna bağlı kalp yetmezliği
A)
B)
t18,t21
Yenidoğan kız
Yenidoğanda
gelişir.
Yok
D) Postnatal dönemdeki ölüm nedenlerinden biri
malign invazyondur.
/
E) Antenatal dönemde 7 cm'nin altındaki kitleler
ultrasonografık olarak takip edilebilir.
Doğru
cevap: C
Bu soru, başka bir hoca tara~ndan şöyle de sorulablliıdi:
1.
il.
Yenidoğan kız
bebeklerde daha sık gözlenir.
Yenidoğanda en sık gözlenen neoplazmdır.
111. Polisitemi ve buna bağlı kalp yetmezliği gelişir.
iV. Olgularda hidramniosa sık olarak rastıao.ıhr.
V. Olgularda yüksek outpuUu kalp yetmezliği sonucunda
hidrops tablosuna gelişebilir.
cevap: D
Bu sonı, başka bir hoca tarafından şöyle de sonılabilirdi:
Sakrokokslgeal teratom ile ilgili yukarıdaki ifadelerden
hangisi D.D.lıitı[? (Nisan 2015 BENZERi)
A) Yalnız 1
B) Yalnız il
C) Yalnız 111
O) l,llvelV
1. Dar Hiak açı
bağırsak
111. Nazal kemik yokluğu
Kısa
Ense kahnlığında artma (Down olas1hğm1 en fazla arttıran
bulgu)
K1sa humerus
Ekojenik bağırsak
Ekojenik intrakardiak odak
K1sa femur
Hafif düzeyde renal pelviste dilatasyon
Kısa kulak
Nasal kemikte hipoplazi veya aplazi
Brakisefali veya k1sa frontal lob
lliak açıda genişleme
Klinodaktili (5. parmağın orta falanksının hipoplazisi)
Düz yüz görüntüsü
'
• Tek transvers palmar (avuç içi) çizgisi
• Sandal gap
• Tek umbilikal arter
t18, !13
A) Nazal kemik yokluğu
B) Kislik higroma
C) Hiperekojen bağırsak
D) Dar iliak açı
E) Kısa femur
iV.
Down sendromunda ikinci trimesterde
ultrasonografi ile tespit edilebilecek bulgular
triploidi
AIITIŞ YOK
il. Hiperekojen
sendromunda ikinci trimesterde iliak
daralma değil genişleme ultrasonografide
görülebilen bulgulardandır.
açıda
t21, t18, t13, 45X,
Aşağıdaki ultrasonografık bulgulardan hangisinin
Down sendromu ile ilişkili olması beklenmez?
(Nisan 2016 Orijinal)
Doğru
Down
E) 11. lllveV
femur
V. lliak açıda genişleme
Doğru
cevap: C
Yukandakl ultrasonografik bulgulardan hangisinin Down
sendromu ile lllşklll olması beklenmez? (Nisan 2016 BENZERi)
B) Yalnız il
A) Yalnız 1
C) Yalnız ili
D)
E)I, HlveV
Doğru
cevap: A
ı.
il ve iV
Bugüne kadar görmediğimiz ve beklemediğimiz
zorlukta bir perinatoloji sorusu. Bu tip bir sorunun
yeri TUS değil YDUS tur.
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 255
Yine bir önceki soruda olduğu gibi TUS sınırlarını
bir perinatoloji sorusudur. Ayrıntı bir bilgidir
ve yeri YDUS olmalıdır.
Sakrokoksigeal Teratom
J> Sakrokoksigeal teratomun (germ hücreli tümör)
yenidoğan döneminde en çok izlenen neoplazm
olduğu görülmektedir (1 :28000).
J>
Kız
bebeklerde
yüksektir.
insidansı
erkek bebeklerden daha
J> Cocyx önünde yer alan Hensen nodundaki totipotent
hücrelerden köken aldığına inanılmaktadır.
aşan
Renal Pelvis Dilatasyonu
J> Renal pelvis dilatasyonu
izlenmektedir.
···
J>
J> Tümör matür, immatür veya malign olabilmektedir.
J> Perinatal mortalite orani %40 civarındadır. Olguda
hidrops veya plasentomegali gelişirse kayıp
% 100 olmaktadır. Postnatal dönemdeki ölüm
nedenlerinden birisi de malign invzyondur.
J> Olgularda hidramniosa sık olarak
Olguların %40-90'nda geçicidir ve herhangi bir
anomali ile ilişkisi yoktur. Olguların 1/3 kadarında
üriner sisteme ait bir anomali izlenebilir bunlar
~rasında
en sık
üreteropelvik bileşkede
obstrüksiyon veya vezikoüreteral reflü izlenir.
ultrasonografik takibinde renal pelvis
ölçümü transvers planda ön-arka çap olarak
yapılır.
J> Tümör vaskularitesindeki artış veya tümör içi kamaya
bağlı olarak gelişen anemi nedeniyle oluşan yüksek
outputlu kalp yetmezliği olgularda hidrops tablosuna
yol açar.
şeklinin
mutlak
J> il. trimesterda ön-arka çap ölçümü 4 mm'yi aşıyorsa
ve 111.trimesterda da 7 mm'yi aşıyorsa renal pelvis
dilatasyon tanısı konur.
J> il. trimesterda izlenen hafif piyelektaziler Down
Sendromu görülme riskini hafif oranda arttırırlar.
14.
13.Gebelikte fetal renal pelvis dilatasyonuyla
ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
(Nisan 2015 Orijinal)
uyuşmazlığı olan olgularda fetal Rh
durumunun belirlenmesinde kullanılabilir.
il. Tekil gebeliklerde, fetal Down sendromunu
saptamadaki duyarlılığı çok yüksektir.
ili. Tekil gebeliklerde, koryon villus örneklemesi ve
amniyosentez gibi invaziv fetal Down sendromu
tanı testlerinin yerini almıştır
1. Rh
A) ikinci trimesterde izlenen hafif düzeyde renal
pelvis dilatasyonu, Down sendomu riskini
minimal artırır.
B) Renal pelvis değerlendirilmesi, longitudinal
planda ön - arka çapın ölçülmesiyle yapılır.
C) Renal
pelvis
dilatasyonu,
hastaların
bazılarında geçici veya fizyolojiktir.
D) Hastaların yaklaşık üçte birinde yenidoğan
döneminde
üriner
sistem
anomalisi
Maternal kanda serbest fetal DNA incelenmesiyle
ilgili .yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
(Şubat 2018 Orijinal)
A) Yalnız 1
B) Yalnız il
C) Yalnız ili
D) ı ve il
E) il ve ili
doğrulanır.
E) Renal pelvis dilatasyonu saptanan hastalarda
sık
gözlenen patolojik durumlardan
üreteropelvik bileşke obstrüksiyonudur.
Doğru
biri
cevap: B
Doğru
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
1.
ikinci trimestrde izlenen hafif düzeyde renal pelvls
dilatasyonu, Down sendromu riskini minimal arttırır.
değerlendirilmesi,
çapın ölçülmesiyle yapılır.
Olguların çoğunda geçicidir ve
ilişkisi yoktur.
Olguların 1/3 kadarında Oriner
il. Renal pelvis
longitudinal planda ön
- arka
111.
iV.
herhangi bir anomali ile
sisteme ait bir anomali
izlenebilir.
V. 11.trimesterda ön-arka çap ölçümü 4 mm yi aşıyorsa ve
111.trimesterda da 7 mm aşıyorsa renal pelvis dilatasyon
tanısı
konur.
Gebelikte
fetal
renal
pelYls
dlltasyonuyla
llglll
yukandakllerden hangisi nniwıc? (Nisan 2015 BENZERi)
B)Yalnız il
D)I, llvelV
A) Yalnız 1
C) Yalnız ili
%1-2 nde
)> Fetüsün
rastlanılır.
J> 5 cm ve üzerindeki kitlelerde doğum
sezeryan olması gerekmektedir.
fetusların
cevap: D
Bu soru, başka bir hoca tarafından şöyle de sorulabilirdi:
Aşağıdakilerden
hangisi
maternal
kanda
serbest
ONA incelemesiyle ilgill olarak doğru .dı.ölLdlt?
'(Şubat 2018 BENZERi)
: fetal
A) Fetal Rh durumunun belirlenmesinde kullanılabilir.
B) Yüksek'. riskli Qebeliklerde aneuploidiler için tarama testi
olarak kullanılabilir.
C) Çoğul gebeliklerde kullanılması önerilmemektedir.
D) Tekil gebeliklerde, fetal Down sendromunu saptamadaki
duyarlılığı çok yüksektir.
E) Tekil gebeliklerde, aneuploidi tanısında koıyon villus
örneklemesi ve amniyosentez gibi invaziv tanı testlerinin
yerini almıştır
Doğru
cevap: E
E)II, lllveV
Doğru
cevap: B
\
256 -4 TÜM TUS SORULAR!
Maternal kanda serbest fetal DNA incelemesi
tanısal bir test olmayıp bir tarama testidir. Sonucun
anormal olması durumunda invaziv tanısal testlerle
sonuç doğrulanmalıdır.
Maternal Dolaşımdaki Serbest Fetal DNA ile
Tarama (Noninvaziv Prenatal Test= NIPT)
Sadece yüksek riskli gebeliklerde gebeliğin 1O.
haftası gibi erken bir dönemde trizomi 21, 18 ve 13
için tarama testi olarak kullanılması önerilmektedir.
Tanısal bir test olmayıp sonucun anormal olması
durumunda invaziv tanısal testlerle sonuç
doğrulanmalıdır. Down sendromu için %98 tespit
oranı ve %0.5 yalancı pozitifiiği bulunmaktadır.
Düşük
riskli gebelikler ve çoğul gebeliklerde
önerilmemektedir.
kullanılması
Klinik
~
kullanım alanları;
Rh genotipinin belirlenmesi
~ Fetal cinsiyetin
belirlenmesi; X'e bağlı geçiş
gösteren hastalık riski olanlarda ve konjenital
adrenal hiperplazi riski olan fetuslerde maternal
steroid tedavsinin belirlenmesi için kullanılabilir.
~
Aneuploidi taraması (Noninvaziv prenatal test =
NIPT)
Prekonsepsiyonel ve Prenatal Değerlendirme
İle İlgili Sorulabilecek Önemli Bilgiler
1. İleri anne yaşı... Trizomi riski artmasına karşın,
monozomi-X ve triploidi riski artmaz
2. Gebelik öncesinde taranmasına gerek olmayan ...
CMV, toksoplazma
3. Gebelikte 11-14 hafta arasında yapılan birinci
trimester tarama testinde kullanılan serum
belirteçleri ... hCG ve PAPP-A
4. Gebelikte 15-20 hafta arasında yapılan ikinci
trimester tarama testinde kullanılan serum
belirteçleri... hCG, östriol, alfafetoprotein ve
İnhibin A
5. Trizomi 21 ve 18 de PAPP-A seviyesi azalır.
6. Maternal serum AFP düzeyinin azaldığı durumlardan
bazıları ... Trizomiler, maternal obezite ve maternal
diabet
7. Maternal serum AFP düzeyinin arttığı durumlardan
bazıları ... Nöral tüp defekti, çoğul gebelik, batın ön
duvar defektleri, üriner veya intestinal obstruksiyon,
sakrokoksigeal teratom, kistik g,higroma ve
epidermolizis bülloza
8. Maternal kanda fetal DNA testi ile taramanın
önerilmediği durum ... Çoğul gebelik
9. Down sendromlu bir fetaste birinci trimesterde
ultrasonografi ile tespit edilebilecek bazı
bulgular... NT artışı, nazal kemik hipoplazisi/
aplazisi, frontomaksiller açıda genişleme, triküspit
regurşitasyon, anormal duktus venozus kan akımı
(ters a dalgasının izlenmesi
1O.Anöploidi riski en fazla anomali. .. Kistik Higroma
KADIN HASTALIKLARI VE DOGUM ~ 257
FETAL MONİTORİZASYON
1. Gebe
kadının
bir
Biyofizik profiliinin
değerlendirilmesinde
1ti:~~iİii'~~ı-~,ffi~
ı,~ıftı{~l:1\1
,.!~0~it
.,n...
:::<~: -~. : ~t,, ....~~M~,-~... >,r ,! ; , i ~ ~
ı,· ...
aşağıdakilerden
hangisi
biyofizik
profil
parametrelerinden birisi değildir? (Nisan 2005)
A) Kontraksiyon stres test
B) Fetal tonus
C) Fetal solunum
D) Amniyon sıvı
E) Fetal hareketler
Doğru
miktarı
cevap: A
Biyofizik profili fetal iyilik halinin değerlendirilmesi
için kullanılan skorlama sistemidir.
Biyofizik profili (BPP):
Son dönemde NST ile birlikte amniyon sıvısının
ölçümüne dayalı modifiye BPP uygulanmaktadır.
Yapılan çalışmalar en az klasik BPP kadar sensitif
ve spesifik olduğunu göstermiştir. Daha az süre
gerektirdiğinden
bugün klasik BPP'nin yerini
almıştır.
kullanımı
biyofizik profili belirgin olarak
8 / 10
(AF\ azalmış)
Şüpheli
kronik fetal
asfiksi
Doğum
azalm1şsa
doğum > 36. hafta
AFi
1
6
Muhtemel fetal
asfiksi
4
Yüksek olasılıkla
fetal asfiksi
0-2
Kesin fetal asfiksi
2. Term
bir
ve AFi normalse
doğum Test
tekrannda < 6 puan
ise doğum Test
tekrannda > 6 puan
ise takip
gün test tekrar
edilir ve skor < 6
olursa doğum ·
Aynı
Süratle doğurtulur
(sezaryen)
fetusta distres belirtisi ·olmayan
hangisidir? (Nisan 1991)
aşağıdakilerden
A) Nonreaklif Nonstres test (NST)
B) pH'nın < 7.2 olması
C) Fetal kalp atım hızının 120 atım/dk'nın üzerinde
azaltmaktadır.
olması
Normal değerlendirilen biyofizik profil sonrası
fetal ölümün en sık sebepleri:
D) Sinüzoidal patern
E) Geç deselerasyon
Doğru
,Fetomaternal kanama
• 'Umblikal kord kazaları
• Dekolman plasenta
ÖNEMLİ BİLGİ: Fetal asfıkside ilk bozulan NST
iken, son bozulan parametre fetaı_tonııs,'tur.
Biyofizik profili
.·i
Müdahale yok, test
haftalık olarak
tekrar edilebilir
1! L10--- Normal, nonasfiktik Müdahale yok, test
haftalık olarak
(AFi normal) fetus
tekrar edilebilir
8 / 8 (NST yok)
Tüm 4 ultrasonografik parametre normal ise NST
ihmal edilebilir. En büyük vertikal amniyon sıvı cebi
s2cm ise biyofizik profil ne olursa olsun ileri inceleme
gerekir.
Morfin
Normal, nonasfiktik
fetus
10
1
Fetal iyilik halinin belirlenmesinde kullanılan 5 farklı
parametreden oluşan bir skorlama sistemidir. Test
genellikle 30-60 dk. sürer. BPP'de 5 temel değişken
bulunur
değerlendirilmesi
cevap: C
Normal fetal kalp atım hızı 120-160 atım arasıdır.
Do/ayısıyla fetal kalp atım hızının 120 atım/
dk'nın üzerinde olması fetüsün iyi olduğunun
göstergesidir.
Fetal distres bulguları;
1. Nonreaktif nonstres test (NST)
•NST
(20-40 dk.)
1
Fetal solunum
(30 dk.)
2:
2 akselerasyon
0-1 akselerasyon
2. Nonstres test veya kontraksiyon stres testte geç
,veya değişken deselerasyonun olması
< 30 sn süren
3. Fetal EKG'de bozukluk (En sık görülen fetal aritmi;
Prematür atriai ekstrasisto/'dür)
(20-40 dk. içerisinde)
2:
30 sn süren 1
solunum (30 dk.
solunum
içerisinde)
: Fetal hareket